GENEL
Tosyalı’dan bir ilk daha: Demir Cürufundan Asfalt!
Yayınlandı
6 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, döngüsel ekonomiye yönelik en iyi örneklerden birine daha imza atarak demir-çelik üretiminde bir yan ürün olan cüruf malzemesinden asfalt üretti. Tosyalı’nın geri dönüşümde uzman şirketlerinden Tosyalı Harsco tarafından yoğun bir Ar-Ge çalışması sonucunda geliştirilen su geçirgenliği daha az, araç güvenliğini artıran ve depreme dayanıklı asfalt malzemesi Türkiye’de ilk defa TEM Otoyolu Gebze Kavşağı–Dilovası Kavşağı arasında kullanıldı.
Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, sürdürülebilir yaşam için döngüsel üretimle katma değer yaratan yenilikçi işleri hayata geçirmeye devam ediyor.
Tosyalı 3 kıtada, 50’ye yakın tesisinde tamamen sürdürülebilirlik odaklı yeşil çelik üretimine yönelirken üretim esnasında ortaya çıkan her türlü yan malzemeyi yeniden ekonomiye kazandıracak araştırma ve geliştirme çalışmalarını da somut iş sonuçlarına dönüştürüyor.
Tosyalı bu vizyon doğrultusunda, döngüsel ekonomiye yönelik en iyi örneklerden birine daha imza atarak demir-çelik üretiminde bir yan ürün olan cüruf malzemesinden asfalt üretti. Tosyalı’nın geri dönüşümde uzman şirketlerinden Tosyalı Harsco tarafından yoğun bir Ar-Ge çalışması sonucunda geliştirilen su geçirgenliği daha az, araç güvenliğini artıran ve depreme dayanıklı asfalt malzemesi Türkiye’de ilk defa TEM Otoyolu Gebze Kavşağı–Dilovası Kavşağı arasında kullanıldı.
Döngüsel üretimi sürdürülebilirlik stratejisinin ayrılmaz parçalarından biri olarak gördüklerini dile getiren Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Dünyanın sayılı yeşil çelik üreticilerinden biri olarak ekosistemimizdeki her şeyi döngüsel ekonomiyle yeniden değerlendiriyoruz. Bu konuda hem düşük karbon teknolojilerine yatırım yapıyoruz hem de tesislerimizde döngüsel ekonomi odaklı bir proses yönetimi gerçekleştiriyoruz. Bu anlayışla atık, hava, su, enerji, atık ısı başta olmak üzere hiçbir şeyi israf etmiyor, en küçük bir toz parçasını bile teknoloji ve inovasyon ile insan, toplum ve doğa için yarar sağlayacak hale getiriyoruz. Demir-çelik hurdaları geri dönüştürüyor, süreç kaynaklı tozun lisanslı firmalara gönderimi ile yaşam döngüsünün devamlılığını sağlıyor, kaynağında atık ayrıştırması yaparak, sahada çıkan tehlikesiz atıkları lisanslı firmalara göndererek dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. Demir-çelik üretim sürecinde yan ürünlerden biri olan cürufu da asfalt yapımında kullanılabilecek ileri düzey bir malzeme olarak geliştirerek ekonomiye kazandırıyoruz. Türkiye’de ilk defa yol yapımında kullanılan bu malzemenin döngüsel ekonomi açısından herkese ilham olmasını diliyorum. Ülke olarak üretimde rekabet gücümüzü artırmak istiyorsak sadece verimlilik ve kalitemizi artırmakla yetinmemeli her türlü malzemeyi döngüsel üretim yaklaşımıyla değerlendirmeliyiz.” dedi.
Karbon ayak izini yüzde 70’e kadar azaltan inovasyon
Tosyalı Harsco ve Simgemat iş birliğiyle Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen çelikhane cürufunun asfalt karışımında kullanıldığı bu yeni nesil KGM otoyol kaplaması, TEM Otoyolu Gebze Kavşağı–Dilovası Kavşağı arasındaki 6 km boyunca ve her iki yönde olmak üzere toplam 192.000 metrekarelik alanda hayata geçirildi.
Normal koşullarda bu kadar alanda yapılacak bir asfalt için yaklaşık 35.000 ton kadar doğal taş (agrega) gerekecek ve bu agregayı elde etmek için doğadan en az 50.000 ton malzeme kırılıp taşınacaktı. Ancak Tosyalı Harsco tarafından, elektrik ark ocağı cüruflarının işlenmesi ile elde edilen yapay agrega kullanılmasıyla aynı zamanda doğal kaynaklar da korunmuş oldu.
Proje kapsamında toplamda Tosyalı Harsco tarafından temin 22.500 ton çelikhane cürufu, Harsco’nun İngiltere merkezli bir şirketi olan Steelphalt’ın teknolojisi ile Simgemat tarafından yapay bir taş mastik asfalt ürününe dönüştürülerek bu projede kullanıldı. Yol yapımında toplam 25.000 ton taş malzeme kullanılırken bunun yüzde 90’ı Tosyalı Harsco tarafından üretilen cüruf malzemesinden oluştu. Bu inovatif uygulama sayesinde asfalt daha uzun ömürlü ve daha düşük maliyetli hale getirilirken aynı zamanda yol yapımında karbon ayak izinin yüzde 70’e kadar azaltılmasına da katkı sağlandı.
Döngüsel üretim tabanlı bu asfalt projelerinin Tosyalı Harsco’nun faaliyet gösterdiği ve çelik üretiminin olduğu İskenderun, Osmaniye, İzmir/Aliağa bölgelerine de yayılması planlanıyor.
Tosyalı Harsco döngüsel üretimde öncü işleriyle dikkat çekiyor
Tosyalı Holding ve ABD’li Harsco ortaklığıyla kurulan Tosyalı Harsco; Türkiye’de demir çelik, alüminyum, bakır nikel, ferro krom ve çimento fabrikalarına birçok yenilikçi hizmet sunuyor. Bu çerçevede tesislerinde gerçekleştirdiği geri dönüşüm işlemiyle cüruf atıklarının asfalt, yol yapımı, çimento katkı malzemesi, gübre üretimi gibi sektörlere ham madde olacak agrega malzemesi ve demir yolu balastı üretimi gibi alanlarda ham madde ve katkı maddesi olarak kullanılmasını sağlıyor.
Su geçirgenliği daha az, araç güvenliğini artıran ve depreme dayanıklı asfalt Ar-Ge çalışmaları neticesinde sıfır atık prensibine göre dizayn edilmiş makineler ve bünyesinde geliştirilen “Bloodhund” isimli yazılım sayesinde cüruf içindeki metalik demir online olarak takip edilebiliyor ve cüruftaki metal oranı asgariye indiriliyor. Geri dönüştürülen cüruf, gözeneklerine çimento şerbetinin işlemesi ve yüksek aşınma direnci nedeniyle agregadan katbekat daha üstün bir malzeme haline geliyor. Ayrıca, cüruf ile yapılan asfaltın su geçirgenliğinin bulunması nedeniyle yağmurda araç güvenliğini artırmasının yanı sıra betondan çekme ve basma direnci daha iyi olduğu için depreme karşı da güvenli bir malzeme olarak dikkat çekiyor.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Pimapen, Nirvana Serisi ile Ses ve Isı Yalıtımında Üstün Performans Sunuyor
Yayınlandı
19 saat önce-
Nisan 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Pimapen, Nirvana serisiyle yüksek ısı ve ses yalıtımını bir arada sunarak şehir yaşamında konfor standartlarını yukarı taşıyor.
Modern şehir yaşamında gürültü kirliliği, konforu doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Pimapen Nirvana serisi, uygun cam kombinasyonlarıyla dış ortam sesini 41 dB’e kadar azaltarak özellikle ses kirliliğinin yoğun olduğu kent merkezlerinde daha dengeli ve sakin iç mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyor.
Türkiye’de konutlarda yaşanan ısı kayıplarının önemli bir bölümünün pencerelerden kaynaklandığı biliniyor. Serinin 6 odacıklı yapısı ve üçlü conta sistemi sayesinde yalnızca ses değil; ısı yalıtımı ve hava sızdırmazlık performansı da üst seviyede destekleniyor.
“Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardına göre pencerelerde ısı iletim değerinin (Uw) en fazla 1,80 W/m²K olması gerekirken, Pimapen Nirvana serisi uygun cam kombinasyonlarıyla bu değeri 0,78 W/m²K seviyesine kadar düşürerek yüksek enerji performansı sunuyor. Ayrıca cephe orta kayıt profili sayesinde yüksek katlı yapılarda rüzgâr yüküne karşı mukavemet sağlarken, geniş kanat ölçüsü maksimum görüş alanı sunuyor.
Tüm bu özelliklerinin yanı sıra Passive House Institute’in düşük enerji maliyetleri ve dört mevsim yaşam konforu konsepti ile geleceğin yapı tipi olarak tanımladığı “Pasif Ev” sertifikasına sahip olan Nirvana serisi, özel tasarımı ve teknik alt yapısıyla pencereye adını veren marka olmayı sürdürüyor.
Estetik ve Teknik Uyum Bir Arada
Kendinden pervazlı kasa profili, duvar birleşim noktalarında görsel bütünlük sağlarken; farklı renk seçenekleri ve laminasyon alternatifleri sayesinde mimari projelere uyum sağlıyor.
Şehir yaşamında artan konfor beklentisine dikkat çeken Pimapen Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin Aslan: “Yaşam alanlarında konfor artık yalnızca ısı yalıtımıyla değil, akustik performansıyla birlikte değerlendiriliyor. Konut projelerinden kentsel dönüşüm uygulamalarına kadar geniş kullanım alanına sahip Nirvana serisi, performans ve estetiği birlikte sunuyor. Nirvana serimizle hem yüksek yalıtım performansı hem de şehir gürültüsünü azaltmaya yardımcı çözümler sunuyoruz. Hedefimiz, kullanıcıların dört mevsim daha konforlu yaşam alanlarına ulaşmasına katkı sağlamak” dedi.
GENEL
Kentsel Dönüşümde Doğru Malzeme Seçimi Yaşamsal Önem Taşıyor
Yayınlandı
20 saat önce-
Nisan 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Doğru malzeme, güvenli yapı, dayanıklı şehir
Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alan bir deprem ülkesi. Yaşanan acı tecrübeler, güvenli yapılaşmanın ve depreme dayanıklı kentlerin önemini ortaya koyuyor. Yıllar içerisinde artan nüfus, hızlı ve plansız yapılaşma sonucu oluşan çarpık kentleşme, şehirlerimizin önemli sorunlarından biri haline geldi. Kentsel dönüşüm, bu sorunların çözümünde hem güvenli hem de sürdürülebilir şehirlerin inşası için büyük bir fırsat sunuyor.
Kentsel dönüşüm projelerinde yalnızca binaların yenilenmesine odaklanmamalıyız; doğru malzeme seçimi de yaşamsal bir öneme sahip. Türk Ytong Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Saban, doğru malzeme seçiminin güvenli, dayanıklı ve enerji verimli yapılar oluşturmanın temel şartı olduğunu vurgulayarak, “Ytong ürünleri tüm temel kriterleri karşılıyor ve bu özellikleri sayesinde sadece Türkiye’de değil dünyada da tercih ediliyor” dedi.
Barış Saban, depreme dayanıklı, enerji verimli ve yangına karşı güvenli binalar inşa edilmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Deprem ve yangına dayanıklı, güvenli, enerji verimliliği yüksek binalar inşa etmeliyiz. Bunun için sağlam, hafif ve ısı yalıtım performansı yüksek, uzun ömürlü yapı malzemelerini tercih etmeliyiz. Türk Ytong olarak piyasaya sunduğumuz ürünlerle yapılara hafiflik sağlıyoruz; ısı yalıtımı ve yangın dayanımı kazandırıyoruz. AR-GE’ye sürekli yatırım yapıyor, dünyanın güvenle kullandığı, kaliteli ve çevre dostu ürünler üretiyoruz.”
Deprem ülkesi olduğumuzu unutmadan yapılaşmamız gerekiyor
Barış Saban, binaların depremlerden olumsuz etkilenme ve zarar görme olasılığının bina ağırlıklarıyla doğru orantılı olduğunu hatırlatarak, Ytong Blok’un en önemli özelliklerinden birinin hafifliği olduğunu belirtti: “Daha hafif binalar inşa edildiğinde binaya etkiyen deprem yükleri ve bunun sonucunda oluşacak riskler azalır. Hem yeni yapılarda hem de güçlendirme çalışmalarında yapıyı gereksiz yüklerden kurtaran, deprem emniyetini artıran, enerji verimliliği sağlayan, yanmaz bir duvar malzemesi sunuyoruz. Ayrıca kendimizi daima daha iyisini yapmaya zorluyoruz. Halihazırda hafifliği ile öne çıkan bloklarımızı dayanıklılıkları aynı kalacak şekilde daha hafif hale getiriyoruz. Önce Ytong 0,09 daha sonra Ytong 0,08 blokları ürettik. Ürünlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. “
Çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz
Barış Saban, Türk Ytong’un çevreye duyarlı üretim anlayışına da değinerek şunları söyledi:
“Şehirlerimizi güvenli ve çevreye duyarlı biçimde inşa etmek zorundayız. Çevre dostu şehirler; enerji tasarrufu sağlayan, kaynakları verimli kullanan, karbon salınımını azaltan yapılarla mümkün olur. Türk Ytong olarak üretimden kullanıma kadar her aşamada çevreye duyarlı bir yaklaşım benimsiyoruz. Doğal hammaddelerle ürettiğimiz, geri dönüştürülebilir ve uzun ömürlü ürünlerimizle çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz.”
GENEL
Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul’ün öz tüketimi için 51 MW’lık yeşil enerji yatırımı yapacak
Yayınlandı
2 gün önce-
Nisan 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması hayata geçiyor.
Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Rönesans Enerji, grup şirketlerinden Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın öz tüketim ihtiyacını karşılamak üzere iki yeni projeyi hayata geçiriyor. Bu kapsamda, İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip projelerin yatırımı gerçekleştirilecek. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.
Rönesans Enerji ile Rönesans Gayrimenkul Yatırım arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması (YEYTA) modeli hayata geçirildi. Yatırım ve işletme süreçlerinin enerji üretim şirketi tarafından üstlenildiği bu model çerçevesinde Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın ihtiyaç duyduğu enerji tesislerini kuracak ve işletmesini sağlayacak. Bu kapsamda; İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip tesisler kurulacak. Bu kurulu güç kapasitesi ile yıllık 142 milyon kWh’lık üretim bekleniyor. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, grup şirketleri Rönesans Gayrimenkul Yatırım ile imzaladıkları YEYTA modeli ile Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle konuştu: “Bir örneğini gayrimenkul grup şirketimizle imzaladığımız YEYTA modelinde yatırım maliyetinin tamamı Rönesans Enerji tarafından karşılanıyor. Proje geliştirme, inşaat, tedarik, finansman, devreye alma ve işletme gibi tüm süreçler Rönesans Enerji tarafından yürütülürken, tüketici herhangi bir yatırım yükü üstlenmeden kendi ihtiyaçlarına yönelik yeşil elektrik tedarik edebiliyor. Bu sayede hem sera gazı emisyonlarının hem de elektrik maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Ayrıca tüketiciler, yatırım ve işletme risklerini üstlenmeden, tüketim kapasiteleri kapsamında lisanssız üretim haklarını 20 yıl vadeli bir sözleşme ile güvence altına alabiliyor.
Bu model ile indirimli yeşil elektrik tedarik edilebildiğine dikkat çeken Emre Hatem, “Tüketicinin elektrik üretimi için herhangi bir sermaye ayırmasını gerektirmeyen bu yapı sayesinde, lisanssız üretim projeleri de lisanslı projelerde olduğu gibi enerji üretim şirketlerinin uzmanlığıyla hayata geçiriliyor. Böylece tüketici kendi faaliyet alanlarına odaklanmaya ve sermayelerini esas iş kolları için kullanmaya devam edebiliyor. Bu yaklaşım hem sektörel düzeyde hem de makro ölçekte toplam verimliliğin artmasına katkı sağlıyor” dedi.
RÖNESANS GAYRİMENKUL YATIRIM PORTFÖYÜNDEKİ TÜM VARLIKLARIN ELEKTRİK İHTİYACI KARŞILANACAK

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2017 yılından bu yana uygulanan enerji yönetimi ve tasarruf önlemleri sayesinde, varlıkların merkezi otomasyon ve enerji izleme sistemleri ile proaktif şekilde yönetildiğini, bu sürecin LED dönüşüm projeleriyle de desteklendiğini belirtti. Bu çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Yaşar, alışveriş merkezlerinde 2025 yılı sonu itibarıyla, 2017 yılına kıyasla birim inşaat alanı başına ortak alan elektrik tüketiminin yüzde 60,4 oranında azaltıldığını ifade etti.
Yeşil enerjiye geçiş kapsamında yürütülen projelere de değinen Yaşar, 2028 yılı itibarıyla tüm projelerin enerji ihtiyacının yüzde 100’ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu doğrultuda Rönesans Enerji ile YEYTA imzalandığını belirten Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım portföyündeki gayrimenkullerin elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin yeşil enerji kaynaklarından sağlanacağını kaydetti. Söz konusu anlaşmanın, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olduğunun altını çizdi.
Rönesans Enerji ise geliştirdiği yenilikçi ve güvenilir yeşil enerji çözümleriyle iş ortaklarının sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, Türkiye’nin enerji dönüşümüne ivme kazandırmaya devam ediyor.
Son Yazılar
- Depreme Karşı Akıllı Çözümler: Güvenli Yapılar İçin Entegre Cephe ve Yalıtım Sistemleri Nisan 15, 2026
- Depreme Dayanıklı ve Bütüncül Yalıtım Çözümleriyle Güvenli Yapılar Nisan 15, 2026
- Pimapen, Nirvana Serisi ile Ses ve Isı Yalıtımında Üstün Performans Sunuyor Nisan 15, 2026
- Koramic Yapı Kimyasalları, İzmir Torbalı Üretim Tesisiyle Gücüne Güç Katıyor Nisan 15, 2026
- Kentsel Dönüşümde Doğru Malzeme Seçimi Yaşamsal Önem Taşıyor Nisan 15, 2026
- Yangın Anında Hayat Kurtaran Teknoloji: Kablolarda Yeni Nesil Güvenlik Standartları Nisan 15, 2026
- Global Bilgi, Yerel Uzmanlık: Doka’nın Proje Yönetim Modeli Nisan 15, 2026
- Warmhaus’tan 2026 Vizyonu: Sürdürülebilir Teknoloji ve Akıllı Isıtma Çözümleri Nisan 15, 2026
- Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul’ün öz tüketimi için 51 MW’lık yeşil enerji yatırımı yapacak Nisan 14, 2026
- Schmid Pekintaş, SolarEX 2026’ya P-Tech lansmanıyla damga vurdu Nisan 14, 2026
- Daimler Truck AG’nin Avrupa’daki İlk Konteyner Veri Merkezi Aksaray Kamyon Fabrikası’nda Devreye Alındı Nisan 14, 2026
- Tremco CPG Türkiye, ZAK World of Façades 2026’da Enerji Verimli ve Yangın Güvenli Cephe Çözümlerini Anlatacak Nisan 14, 2026
- Draft Panel Teknolojisi Klima Havasına Bağlı Rahatsızlık Hissini Azaltmaya Yardımcı Oluyor Nisan 14, 2026
- KOÇTAŞ GÜVENCESİYLE HIZLI HİZMET ARTIK USTABİLİR’DE Nisan 14, 2026
- Akçansa, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayınladı Nisan 13, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










