Tosyalı’dan bir ilk daha: Demir Cürufundan Asfalt! - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Tosyalı’dan bir ilk daha: Demir Cürufundan Asfalt!

Yayınlandı

-

Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, döngüsel ekonomiye yönelik en iyi örneklerden birine daha imza atarak demir-çelik üretiminde bir yan ürün olan cüruf malzemesinden asfalt üretti. Tosyalı’nın geri dönüşümde uzman şirketlerinden Tosyalı Harsco tarafından yoğun bir Ar-Ge çalışması sonucunda geliştirilen su geçirgenliği daha az, araç güvenliğini artıran ve depreme dayanıklı asfalt malzemesi Türkiye’de ilk defa TEM Otoyolu Gebze Kavşağı–Dilovası Kavşağı arasında kullanıldı. 

Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, sürdürülebilir yaşam için döngüsel üretimle katma değer yaratan yenilikçi işleri hayata geçirmeye devam ediyor.

Tosyalı 3 kıtada, 50’ye yakın tesisinde tamamen sürdürülebilirlik odaklı yeşil çelik üretimine yönelirken üretim esnasında ortaya çıkan her türlü yan malzemeyi yeniden ekonomiye kazandıracak araştırma ve geliştirme çalışmalarını da somut iş sonuçlarına dönüştürüyor.

Tosyalı bu vizyon doğrultusunda, döngüsel ekonomiye yönelik en iyi örneklerden birine daha imza atarak demir-çelik üretiminde bir yan ürün olan cüruf malzemesinden asfalt üretti. Tosyalı’nın geri dönüşümde uzman şirketlerinden Tosyalı Harsco tarafından yoğun bir Ar-Ge çalışması sonucunda geliştirilen su geçirgenliği daha az, araç güvenliğini artıran ve depreme dayanıklı asfalt malzemesi Türkiye’de ilk defa TEM Otoyolu Gebze Kavşağı–Dilovası Kavşağı arasında kullanıldı. 

Döngüsel üretimi sürdürülebilirlik stratejisinin ayrılmaz parçalarından biri olarak gördüklerini dile getiren Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Dünyanın sayılı yeşil çelik üreticilerinden biri olarak ekosistemimizdeki her şeyi döngüsel ekonomiyle yeniden değerlendiriyoruz. Bu konuda hem düşük karbon teknolojilerine yatırım yapıyoruz hem de tesislerimizde döngüsel ekonomi odaklı bir proses yönetimi gerçekleştiriyoruz. Bu anlayışla atık, hava, su, enerji, atık ısı başta olmak üzere hiçbir şeyi israf etmiyor, en küçük bir toz parçasını bile teknoloji ve inovasyon ile insan, toplum ve doğa için yarar sağlayacak hale getiriyoruz. Demir-çelik hurdaları geri dönüştürüyor, süreç kaynaklı tozun lisanslı firmalara gönderimi ile yaşam döngüsünün devamlılığını sağlıyor, kaynağında atık ayrıştırması yaparak, sahada çıkan tehlikesiz atıkları lisanslı firmalara göndererek dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. Demir-çelik üretim sürecinde yan ürünlerden biri olan cürufu da asfalt yapımında kullanılabilecek ileri düzey bir malzeme olarak geliştirerek ekonomiye kazandırıyoruz. Türkiye’de ilk defa yol yapımında kullanılan bu malzemenin döngüsel ekonomi açısından herkese ilham olmasını diliyorum. Ülke olarak üretimde rekabet gücümüzü artırmak istiyorsak sadece verimlilik ve kalitemizi artırmakla yetinmemeli her türlü malzemeyi döngüsel üretim yaklaşımıyla değerlendirmeliyiz.” dedi.

Karbon ayak izini yüzde 70’e kadar azaltan inovasyon

Tosyalı Harsco ve Simgemat iş birliğiyle Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen çelikhane cürufunun asfalt karışımında kullanıldığı bu yeni nesil KGM otoyol kaplaması, TEM Otoyolu Gebze Kavşağı–Dilovası Kavşağı arasındaki 6 km boyunca ve her iki yönde olmak üzere toplam 192.000 metrekarelik alanda hayata geçirildi.

Normal koşullarda bu kadar alanda yapılacak bir asfalt için yaklaşık 35.000 ton kadar doğal taş (agrega) gerekecek ve bu agregayı elde etmek için doğadan en az 50.000 ton malzeme kırılıp taşınacaktı. Ancak Tosyalı Harsco tarafından, elektrik ark ocağı cüruflarının işlenmesi ile elde edilen yapay agrega kullanılmasıyla aynı zamanda doğal kaynaklar da korunmuş oldu. 

Proje kapsamında toplamda Tosyalı Harsco tarafından temin 22.500 ton çelikhane cürufu, Harsco’nun İngiltere merkezli bir şirketi olan Steelphalt’ın teknolojisi ile Simgemat tarafından yapay bir taş mastik asfalt ürününe dönüştürülerek bu projede kullanıldı. Yol yapımında toplam 25.000 ton taş malzeme kullanılırken bunun yüzde 90’ı Tosyalı Harsco tarafından üretilen cüruf malzemesinden oluştu. Bu inovatif uygulama sayesinde asfalt daha uzun ömürlü ve daha düşük maliyetli hale getirilirken aynı zamanda yol yapımında karbon ayak izinin yüzde 70’e kadar azaltılmasına da katkı sağlandı. 

Döngüsel üretim tabanlı bu asfalt projelerinin Tosyalı Harsco’nun faaliyet gösterdiği ve çelik üretiminin olduğu İskenderun, Osmaniye, İzmir/Aliağa bölgelerine de yayılması planlanıyor. 

Tosyalı Harsco döngüsel üretimde öncü işleriyle dikkat çekiyor

Tosyalı Holding ve ABD’li Harsco ortaklığıyla kurulan Tosyalı Harsco; Türkiye’de demir çelik, alüminyum, bakır nikel, ferro krom ve çimento fabrikalarına birçok yenilikçi hizmet sunuyor. Bu çerçevede tesislerinde gerçekleştirdiği geri dönüşüm işlemiyle cüruf atıklarının asfalt, yol yapımı, çimento katkı malzemesi, gübre üretimi gibi sektörlere ham madde olacak agrega malzemesi ve demir yolu balastı üretimi gibi alanlarda ham madde ve katkı maddesi olarak kullanılmasını sağlıyor.

Su geçirgenliği daha az, araç güvenliğini artıran ve depreme dayanıklı asfalt Ar-Ge çalışmaları neticesinde sıfır atık prensibine göre dizayn edilmiş makineler ve bünyesinde geliştirilen “Bloodhund” isimli yazılım sayesinde cüruf içindeki metalik demir online olarak takip edilebiliyor ve cüruftaki metal oranı asgariye indiriliyor. Geri dönüştürülen cüruf, gözeneklerine çimento şerbetinin işlemesi ve yüksek aşınma direnci nedeniyle agregadan katbekat daha üstün bir malzeme haline geliyor. Ayrıca, cüruf ile yapılan asfaltın su geçirgenliğinin bulunması nedeniyle yağmurda araç güvenliğini artırmasının yanı sıra betondan çekme ve basma direnci daha iyi olduğu için depreme karşı da güvenli bir malzeme olarak dikkat çekiyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Avrupa, Isı Pompasında Vites Büyüttü… Türkiye Bu Dönüşümü Kaçırmamalı

Yayınlandı

-

İklim değişikliği, yükselen enerji maliyetleri ve enerji arz güvenliği kaygıları, dünya genelinde binaların ısıtma ve soğutma anlayışını yeniden şekillendiriyor. Özellikle Avrupa’da fosil yakıtlı sistemlerden elektrikli ve yüksek verimli teknolojilere geçiş hız kazanırken, bu dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor. Uluslararası Enerji Ajansı‘nın (IEA) 2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu’na göre, 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa’da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 arttı.

Avrupa’daki dönüşümün yalnızca cihaz değişiminden ibaret olmadığını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, Türkiye’nin de bu süreci bütüncül bir enerji vizyonuyla değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

 

Avrupa’da enerji dönüşümünün lokomotifi haline gelen ısı pompaları yeniden güçlü bir büyüme trendine girdi. Avrupa Isı Pompası Birliği’nin (EHPA) yayımladığı 2025 öncü verilerine göre, 16 Avrupa ülkesinde konut tipi ısı pompası satışları bir önceki yıla göre ortalama %10,3 artarak 2,62 milyon adede ulaştı. Böylece Avrupa genelindeki kurulu ısı pompası sayısı yaklaşık 28 milyona yükseldi. Satışların yeniden ivme kazanmasında; istikrarlı teşvik programları, elektrifikasyon politikaları ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmaya yönelik kamu politikaları belirleyici rol oynadı.

Avrupa’da ısı pompası satışları ilk çeyrekte %17 arttı

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) 2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu da elektrifikasyonun küresel enerji yatırımlarındaki ağırlığının her geçen yıl arttığını ortaya koyuyor. Rapora göre, 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa’da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 artış gösterdi.

Enerji dönüşümünün yalnızca yeni teknolojilere geçiş olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, şunları söyledi:

Dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor

Bugün Avrupa’da yaşanan dönüşüm, yalnızca doğal gaz kazanlarının yerini ısı pompalarının alması olarak değerlendirilmemeli. Yeniden tasarlanan sadece cihazlar değil; enerjinin üretiminden depolanmasına, yönetiminden tüketimine kadar uzanan bütün enerji sistemidir. Isı pompaları da bu entegre ekosistemin en önemli bileşenlerinden biridir.”

Avrupa’da ısı pompalarına olan ilginin temelinde karbon emisyonlarını azaltma hedefleri, fosil yakıtlara bağımlılığı düşürme politikaları, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla tam uyumlu sistemlere geçiş ve uzun vadede enerji maliyetlerini kontrol altında tutma ihtiyacının bulunduğunu belirten Çuman, bu dönüşümün kamu politikalarıyla da desteklendiğini ifade etti. Birçok Avrupa ülkesinde elektrik üzerindeki vergi yükünün azaltılmasına yönelik uygulamaların da pazarın büyümesini desteklediğini söyledi.

Dört mevsim çözüm sunuyor

Enerji verimliliği yüksek sistemlere geçişin artık yalnızca çevresel değil, ekonomik bir gereklilik haline geldiğini vurgulayan Çüman, şunları söyledi: 

“Isı pompaları yalnızca kış aylarında ısıtma sağlayan sistemler değildir. Aynı zamanda yaz aylarında soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyacını da karşılayarak dört mevsim çözüm sunuyor. Bu özellikleri sayesinde hem bireysel kullanıcılar hem de ticari işletmeler için enerji maliyetlerini düşüren önemli bir teknoloji haline geliyor. Öte yandan Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği ve yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde ısı pompası teknolojilerinin yaygınlaşması için önemli avantajlara sahip.”

Enerji sektörünün önümüzdeki dönemde birbirini tamamlayan teknolojiler üzerine kurulacağını ifade eden Çüman, sözlerini şöyle tamamladı:

“Enerji dönüşümünü yalnızca yeni cihazlara geçiş olarak değerlendirmemek gerekiyor. Gelecekte; güneş enerjisi sistemleri, ısı pompaları, enerji depolama çözümleri ve elektrikli araç şarj altyapıları birbirini tamamlayan entegre bir ekosistem oluşturacak. Türkiye’nin bu dönüşümü bugünden planlaması hem enerji güvenliği hem de sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıyor.”

Okumaya Devam Et

GENEL

 YAZ SICAKLARINDA KLİMANIN ÖMRÜNÜ KORUMANIN YOLLARI 

Yayınlandı

-

 
Yaz aylarında artan klima kullanımı, doğru bakım ve bilinçli kullanım alışkanlıklarını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Düzenli bakım, yetkili servis desteği ve orijinal yedek parça kullanımı, cihazın üretici standartlarında çalışmasını destekliyor. Ayrıca enerji verimliliğinin korunmasına ve klima ömrünün uzamasına katkı sağlıyor.

 

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklarla birlikte klimalar da günün büyük bölümünde kesintisiz çalışıyor. Ancak yoğun kullanım, doğru bakım ve bilinçli kullanım alışkanlıklarıyla desteklenmediğinde hem enerji tüketimini artırabiliyor hem de cihaz performansını olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, düzenli bakım, yetkili servis desteği ve doğru kullanım alışkanlıklarının yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmadığını, klimaların daha uzun ömürlü ve güvenli çalışmasına da önemli katkı sunduğunu belirtiyor.
 
Yaz aylarında uzun süre çalışan klimalarda filtrelerde toz ve kir birikimi hızlanırken, bu durum cihazın daha fazla enerji harcamasına ve soğutma performansının düşmesine neden olabiliyor. Düzenli bakımı yapılmayan klimalar, istenilen sıcaklığa ulaşmak için daha fazla çalışarak elektrik tüketimini artırırken, iç ortam hava kalitesini de olumsuz etkileyebiliyor. Periyodik bakım sayesinde filtreler, iç ve dış üniteler ile sistem bileşenleri kontrol edilerek olası sorunlar büyümeden tespit edilebiliyor. Böylece hem cihazın performansı korunuyor hem de beklenmedik arızaların önüne geçilebiliyor.

Yoğun Kullanım Döneminde Bakım Önemli
 
Baymak uzmanları; klimaların uzun ömürlü ve verimli çalışabilmesi için düzenli bakımın büyük önem taşıdığını vurguluyor. Yetkili servisler tarafından yapılan bakım işlemlerinin cihaz performansının korunmasında ve olası arızaların önlenmesinde kritik rol oynadığını belirten uzmanlar, “Orijinal yedek parça kullanımı, klima sistemlerinin tasarlandığı performansta çalışmasını desteklerken enerji verimliliğinin korunmasına da katkı sağlıyor. Yaz aylarında dikkat edilecek birkaç küçük nokta ile enerji tüketimini azaltmak ve kullanıcı konforunu artırmak mümkün” diyor.

 

Klimaların düzenli bakımının en önemli avantajlarından biri enerji verimliliğinin korunması oluyor. Temiz filtreler ve sağlıklı çalışan sistem bileşenleri sayesinde cihazlar daha kısa sürede istenilen sıcaklığa ulaşırken, daha düşük elektrik tüketimiyle çalışabiliyor.
Düzenli bakım aynı zamanda daha etkili soğutma performansı sağlarken, sistemde oluşabilecek aşınmaların önüne geçerek cihaz ömrünü uzatıyor. Özellikle yaz sezonu öncesinde ve yoğun kullanım dönemlerinde gerçekleştirilen kontroller, kullanıcıların hem konforunu hem de bütçesini koruyor.
 
Orijinal Yedek Parça Tercih Edilmeli

 

Klimalarda bakım ve onarım süreçlerinde kullanılan yedek parçaların kalitesi de cihaz performansını doğrudan etkiliyor. Orijinal yedek parçalar, klima sistemlerinin üretici standartlarına uygun şekilde çalışmasını desteklerken sistem uyumluluğunu koruyor.
Bunun yanında performans kayıplarının önlenmesine katkı sağlayan orijinal parçalar, güvenlik risklerini azaltıyor, garanti süreçlerinin korunmasına destek oluyor ve uzun vadede daha ekonomik bir kullanım sunuyor.

 

Klima bakım ve onarım işlemlerinin yetkili servisler tarafından gerçekleştirilmesi, cihazın performansını koruyabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Eğitimli teknik ekipler tarafından yapılan kontroller sayesinde arızalar doğru şekilde tespit edilirken, üretici standartlarına uygun bakım uygulamaları ve orijinal yedek parça kullanımıyla enerji verimliliğinin sürdürülebilmesine katkı sağlanıyor.

 

Yaz aylarında dikkat edilecek küçük kullanım alışkanlıklarının hem enerji tüketimini azalttığına hem de klima performansını artırdığına dikkat çeken Baymak uzmanları tarafından:
  • Klima sıcaklığının 22-26°C aralığında ayarlanması,
  • Kapı ve pencerelerin kullanım sırasında kapalı tutulması,
  • Filtre temizliğinin düzenli olarak yapılması,
  • Cihazın çok düşük sıcaklıklarda uzun süre çalıştırılmaması,
  • Periyodik bakım takviminin ihmal edilmemesi öneriliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TCL Klima, Türkiye’nin önde gelen e-ticaret pazaryerlerinde resmî mağazalarını açtı!

Yayınlandı

-

TCL Klima, Türkiye’de Trendyol, Amazon, N11 ve Hepsiburada üzerindeki resmi mağazalarını açarak tüketicilere güvenli ve doğrudan alışveriş deneyimi sunmaya başladı. Marka, bu açılış nedeniyle başlattığı kampanya kapsamında ise resmi mağazalarından klima satın alan tüm kullanıcılara 2 yıl geçerli ücretsiz klima temizlik hizmeti hediye ediliyor. 

Dünyanın önde gelen tüketici elektroniği markalarından TCL, Türkiye klima pazarındaki büyümesini e-ticaret yatırımlarıyla sürdürüyor. TCL, artık Türkiye’nin önde gelen dört pazaryeri Trendyol, Amazon, N11 ve Hepsiburada’ki resmi mağazalarında klima ürünlerini tüketicilerle buluşturacak. Marka, e-ticaret mağazalarının açılışı kapsamında satış sonrası çok önemli bir kampanya da başlattı. Ağustos ayına özel kampanya kapsamında, TCL’in resmi e-ticaret mağazalarından klima satın alan tüm müşterilere, 2 yıl geçerli ücretsiz klima temizlik hizmeti hediye ediliyor. Böylece TCL klimalarının verimli ve konforlu kullanımını destekleyen satış sonrası hizmetleriyle de kullanıcılarının yanında yer alıyor.

TCL Klima’nın pazaryerlerindeki mağazaları; tüketicilerin markanın klima ürünlerine güvenli, kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlıyor. Yeni e-ticaret mağazaları sayesinde tüketiciler, ihtiyaçlarına uygun TCL klima modellerini inceleyebiliyor, ürün özelliklerini karşılaştırabiliyor ve resmî satış kanallarının sunduğu avantajlardan yararlanabiliyor.

Satış öncesinden satış sonrasına uzanan kullanıcı deneyimi
TCL Klima, Türkiye pazarındaki büyüme stratejisini yalnızca satış kanallarını genişletmek üzerine kurmuyor. Marka, ürün seçimi ve satın alma sürecinden kurulum, kullanım ve satış sonrası hizmetlere kadar uzanan bütüncül bir tüketici deneyimi vadediyor. Ağustos ayına özel ücretsiz klima temizlik hizmeti kampanyası da bu yaklaşımın bir parçasını oluşturuyor. Düzenli klima temizliği; ürünün performansının korunmasına, hava akışının verimli şekilde sürdürülmesine ve daha konforlu bir kullanım deneyiminin desteklenmesine katkıda bulunuyor.

Küresel teknoloji gücü Türkiye’deki tüketicilerle buluşuyor
Son beş yılda 100 milyon klima üreten TCL Klima, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 160’tan fazla ülke ve bölgede faaliyet gösteriyor. Markanın küresel operasyon yapısı içerisinde; 25 Ar-Ge merkezi, 7 ortak laboratuvar ve 21 üretim tesisi bulunuyor.  TCL Klima, iç mekân hava kalitesini, günlük konforu, sessizliği ve akıllı yaşam deneyimini destekleyen hava çözümlerine Türkiye’de sunduğu ürün portföyünde de yer veriyor.

İki yıl boyunca ücretsiz klima temizlik hizmeti kampanyasının tüm şartlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler