RAMS Park House Maslak’ta “500. Aile” Mutluluğu: Dev Dönüşüm Projesinde Büyük Buluşma - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

RAMS Park House Maslak’ta “500. Aile” Mutluluğu: Dev Dönüşüm Projesinde Büyük Buluşma

Yayınlandı

-

 
RAMS Türkiye’nin İstanbul Maslak’ta hayata geçirdiği, Türkiye’nin özel sektör eliyle yürütülen en büyük kentsel dönüşüm projesi RAMS Park House Maslak, 500’üncü ailesine kavuştu. Projenin ulaştığı bu kritik eşik için düzenlenen kutlamada; kısa sürede yakalanan yüzde 20’lik değer artışına ve takvimin önünde ilerleyen inşaat sürecine dikkat çekildi.
 
Gayrimenkul sektörünün öncü markalarından RAMS Türkiye, İstanbul Maslak’ta yükselen dev projesi RAMS Park House Maslak’ta önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Projeden konut sahibi olan 500’üncü ailenin gelişi; hak sahipleri, iş ortakları ve davetlilerin katılımıyla Hyatt Regency İstanbul Ataköy’de düzenlenen özel bir organizasyonla kutlandı.
 
“500 Sayısı Bir Rakama Değil, Güçlü Bir Güvene İşaret Ediyor”
Gecede bir konuşma gerçekleştiren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Ciritçi, 500 ailelik barajın bir konut projesi için güven sembolü olduğunu vurguladı. Ciritçi, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “İş dünyasında ilk 500 rakamı; bir markanın artık sadece bir fikir değil, güçlü bir topluluk haline geldiğinin kanıtıdır. Gayrimenkul sektöründe de bu eşik, projenin sunduğu yaşam vizyonunun pazarda karşılık bulduğunu gösterir. Bugün burada kutladığımız 500 aile, sadece bir satış başarısı değil; ortak bir hayale duyulan güvenin ve birlikte büyüyecek olan yeni bir yaşam kültürünün simgesidir.”
 
İnşaat Süreci Planlanan Takvimin Önünde İlerliyor
Projenin teknik detayları ve saha çalışmaları hakkında bilgi veren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Kul, inşaat sürecinin takvimin önünde ilerlediğini belirterek, şöyle revam etti: “Zemin güçlendirme ve kaba yapı çalışmalarımızda planladığımız takvimin ilerisinde yolumuza devam ediyoruz. Güncel deprem yönetmeliklerinin de ötesinde güvenlik standardıyla, mühendislik süreçlerini titizlikle denetleyerek, teslim disiplininden taviz vermeden çalışıyoruz.”
 
Yatırımcı Güveni Değer Artışıyla Tescilleniyor
RAMS Türkiye Satış Direktörü Musa Karabulut ise projenin gördüğü yoğun ilginin arkasında doğru lokasyon ve marka güveni olduğunun altını çizdi. Musa Karabulut, “İnsanlar artık sadece bir ev değil; sürdürülebilir bir değer satın alıyor. RAMS Park House Maslak, inşaatı devam ederken bile sunduğu yüzde 20 değer artışıyla yatırımcılarını memnun eden bir proje haline geldi. Bu değer artışının daha başlangıç olduğuna inanıyoruz. Çünkü projenin gerçek gücü, tamamlandığında ortaya çıkacak yaşam kültürü ve yaşam kalitesinden geliyor” diye konuştu.
 
“RAMS Park House Maslak, yaşayan bir ekosistem olarak tasarlandı”
RAMS Park House Maslak, yaklaşık 409 bin metrekarelik inşaat alanında, 10 blok ve yaklaşık 3 bin bağımsız bölümden oluşuyor. Türkiye’nin özel sektör eliyle geliştirilen en büyük ölçekli dönüşüm projelerinden biri olma özelliği taşıyan proje; konut, sosyal yaşam, ticaret ve rekreatif alanları bir araya getiren kapsamlı yaşam kurgusuyla dikkat çekiyor.
Projede yaklaşık 8 bin metrekarelik çarşı alanı, restoran ve kafeler, açık ve kapalı sosyal tesisler, yürüyüş ve bisiklet yolları, geniş peyzaj alanları ve temiz su kanalı çevresinde konumlanan rekreatif yaşam alanları yer alıyor. Yaklaşık 100 bin metrekarelik otopark kapasitesiyle bölgenin önemli ihtiyaçlarından birine de çözüm sunuluyor.
RAMS Park House Maslak; yaşamı yalnızca konut anlayışıyla değil, sosyal donatılar ve ayrıcalıklı yaşam deneyimiyle yeniden tanımlayan kapsamlı bir yaşam konseptini tasarlıyor. Proje bünyesinde yer alan toplam 4 bin metrekarelik aktivite alanında; 1.200 metrekare büyüklüğünde modern fitness merkezi, yarı olimpik standartlarda tasarlanan üç adet açılır-kapanır ve ısıtmalı yüzme havuzu, el sanatları atölyesi, poliklinik ve evcil hayvan oteli gibi birçok ayrıcalıklı hizmet yer alıyor. Projenin 25. katında konumlanan teras alanlarında bulunan iki adet sky pool, sky fitness ve sky lounge alanları ise İstanbul manzarası eşliğinde benzersiz bir sosyal yaşam deneyimi yaşatıyor. Gün ışığını merkeze alan mimari yaklaşımı, ferah yaşam alanları ve yoğun yapılaşmadan uzak planlamasıyla öne çıkan RAMS Park House Maslak; mimari estetik ile fonksiyonelliği buluştururken, şehir merkezinde doğayla dengeli, konforlu ve prestijli bir yaşam vadediyor.

 

RAMS Türkiye: Global Vizyon, Yerel Güç
RAMS Türkiye, 38 yılı aşkın tecrübesiyle bugün 5 ülkede ve 11 şehirde; inşaat ve gayrimenkul başta olmak üzere 8 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 100 projede 6 milyon metrekareyi aşan inşaat alanı tamamlayan şirket, geliştirdiği projelerde insan odaklı yaşam yaklaşımını önceliklendiriyor.

 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Bosch PRO360’ı Geliştiriyor: Yeni Pro Deals Modülü ile Profesyonellere Ek Avantajlar Sunuyor

Yayınlandı

-

  • Bosch Professional’ın profesyonellere yönelik dijital platformu PRO360, yeni kampanya modülü Pro Deals ile kapsamını genişletiyor.
  • Platforma eklenen Keşfet modülü ile PRO360, ürün yönetimi ve garanti işlemlerinin ötesine geçerek avantaj odaklı bir deneyim sunuyor.
  • Kullanıcılar, farklı satış kanallarından yaptıkları alışverişleri PRO360 üzerinden tanımlayarak kampanyalara katılabiliyor ve çeşitli ödüller kazanabiliyor.
İstanbul – Teknoloji ve servis alanlarında dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Bosch, profesyonel elektrikli el aletleri kullanıcılarına yönelik geliştirdiği dijital hizmet platformu PRO360’ı yeni özelliklerle güçlendirmeye devam ediyor.

 

Bayiler, fabrikalar ve inşaat firmaları gibi endüstriyel müşteriler ile profesyonel son kullanıcıların ihtiyaçlarına özel geliştirilen yapısıyla öne çıkan PRO360 sayesinde kullanıcılar, Bosch Professional ürünlerinin yanı sıra farklı markalara ait ekipmanlarını da tek bir dijital çatı altında toplayarak merkezi bir şekilde yönetebiliyor. Bu bütüncül yapı, ekipman takibini kolaylaştırırken profesyonellerin zamanlarını daha verimli kullanmalarına ve işlerine odaklanmalarına imkân tanıyor.

 

“PRO360 ile profesyoneller için değeri büyütüyoruz”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Bosch Türkiye, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Ali Fahri Özcan, “Dijitalleşmenin sahadaki profesyoneller için yarattığı değeri her geçen gün daha ileriye taşıyoruz. PRO360, ilk günden bu yana kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını merkeze alarak geliştirdiğimiz bir platform.

 

 Bugün Pro Deals modülü ile bu deneyimi yeni bir boyuta taşıyor, kullanıcılarımıza yönetim kolaylığının yanı sıra aynı zamanda somut avantajlar sunuyoruz. PRO360 artık profesyoneller için iş süreçlerine değer katan bütünsel bir platform. 2026 yılının ilk yarısında platforma eklediğimiz yeni kampanya modülüyle PRO360’ı daha da zenginleştirerek profesyoneller için güçlü bir dijital iş ortağı olmasını sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.

 

PRO360 Yeni Modüllerle Kapsamını Genişletiyor
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de kullanıma sunulan PRO360, ürün yönetimi, garanti uzatma süreçlerini tek noktadan yönetme imkânı sunarken, bugün yeni eklenen Pro Deals kampanya modülü ile kullanıcılarına daha kapsamlı bir deneyim sunuyor.

 

Platforma entegre edilen bu yeni modül sayesinde PRO360, yalnızca bir ürün yönetim aracı olmanın ötesine geçerek profesyoneller için avantaj ve fırsatların da sunulduğu bütünsel bir dijital platforma dönüşüyor.

 

PRO360 ile ürün yönetiminden avantaj dünyasına
PRO360, lansmanından bu yana kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilerek güncellenen kullanıcı arayüzü ve yeni modüllerle kapsamını genişletiyor. Platforma eklenen Keşfet modülü ile birlikte kullanıcılar artık yalnızca ürünlerini yönetmekle kalmıyor, aynı zamanda belirli dönemlerde sunulan kampanyalara da kolayca erişebiliyor.

 

Yeni Pro Deals modülü ile kullanıcılar, online, bayi ya da yapı market fark etmeksizin gerçekleştirdikleri alışverişleri sisteme tanımlayarak kampanyalara katılabiliyor. Kullanıcılar, PRO360 uygulaması üzerinden faturalarını ve satın aldıkları ürün bilgilerini yükleyerek başvurularını hızlı ve kolay bir şekilde tamamlayabiliyor.

 

Alışverişten kazanca dönüşen yeni deneyim
Pro Deals ile kullanıcılar, belirli alışveriş tutarlarına karşılık gelen farklı hediyeler kazanma fırsatı elde ediyor. İlk kampanya ile birlikte belirlenen alışveriş baremlerine ulaşanlar çeşitli ödüller kazanabiliyor. Farklı satış kanallarından gerçekleştirilen alışverişlerin PRO360 üzerinden kolayca tanımlanabildiği bu yapı, satın alma sürecini doğrudan avantaja dönüştürürken Pro Deals modülü, belirli periyodlarda hayata geçirilecek yeni kampanyalarla kullanıcılarına düzenli olarak farklı fırsatlar sunmaya devam edecek.
Bu yaklaşım sayesinde satın alma süreci bir ihtiyaç yönetimi olmaktan çıkarak katma değer yaratan bir deneyime dönüşüyor. PRO360, kullanıcıların sahadaki operasyonlarını kolaylaştırırken aynı zamanda onlara somut faydalar sunan bir platform olarak konumlanıyor.

 

PRO360 uygulaması, App Store ve Google Play Store’dan ücretsiz olarak indirilebiliyor veya web sitesi üzerinden anında kullanılabiliyor.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

CuboFix ile Seramik Uygulamalarında Güçlü ve Bütünsel Çözümler

Yayınlandı

-

Cubo, CuboFix ürün grubu altında geliştirdiği CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı ve CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu ile seramik uygulamalarında dayanıklılık, esneklik ve estetiği bir arada sunarak profesyonellere uzun ömürlü ve güvenilir çözümler sağlıyor.

Yapı kimyasalları alanındaki gücü ve yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkan Cubo, seramik uygulamalarına yönelik geliştirdiği CuboFix ürün grubuyla projelere değer katmaya devam ediyor. CuboFix ürün grubunda yer alan CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı ve CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu, birlikte kullanıldığında uygulama performansını artırırken yüzeylerde daha dayanıklı ve estetik sonuçlar elde edilmesini destekliyor.

CuboFix CTA-600S Seramik Flex Yapıştırma Harcı

Çimento esaslı, polimer katkılı ve tek bileşenli yapısıyla dikkat çeken CTA-600S, seramik, fayans, granit ve doğal taş gibi kaplama malzemelerinde güçlü ve kalıcı yapışma sağlıyor. Artırılmış esnekliği sayesinde yüzey hareketlerine uyum sağlayan ürün, özellikle sıcaklık farklarının yoğun olduğu iç ve dış mekânlarda güvenli kullanım sunuyor. Suya ve dona karşı dayanıklı formülü ile zorlu koşullarda dahi performansını koruyan CTA-600S, uzun çalışma süresi ve azaltılmış kayma özelliğiyle uygulayıcılara konfor ve kontrol avantajı sağlıyor.

CuboFix CDD-S700 Silikonlu Flex Derz Dolgusu

Çimento esaslı, silikon ve polimer katkılı yapısıyla yüksek performanslı bir derz çözümü sunan CDD-S700, 3–10 mm aralığındaki derz boşlukları için ideal bir uygulama imkânı sağlıyor. Kolay uygulanabilirliği ve pürüzsüz yüzey oluşturma özelliğiyle öne çıkan ürün, esnek yapısı sayesinde çatlama riskini azaltırken iç ve dış mekânlarda uzun ömürlü kullanım sunuyor.

CTA-600S ile birlikte tercih edildiğinde uygulama bütünlüğünü destekleyen CDD-S700, Cubo derz kartelasındaki farklı renk seçenekleriyle estetik beklentilere de yanıt veriyor ve mekânlarda dengeli, bütüncül bir görünüm oluşturuyor. Dayanım, esneklik ve yüzey kalitesini bir arada sunan ürün, profesyonel uygulamalar için güvenilir bir tercih olarak konumlanıyor.

CuboFix ürün grubu, yapıştırıcı ve derz dolgusunu uyum içinde sunarak seramik uygulamalarında sistem çözümü yaklaşımını destekliyor. Bu bütünsel yapı sayesinde hem uygulama süreci kolaylaşıyor hem de elde edilen sonuçların kalıcılığı ve performansı artırılıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

İnşaat sektörünün geleceğini finans belirleyecek; SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE YENİ GÜÇ BANKALAR VE  SİGORTACILAR

Yayınlandı

-

Saint-Gobain 2026 Sürdürülebilir İnşaat Barometresi, iklim krizinin inşaat sektörünü kökten dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Araştırmaya göre sürdürülebilir inşaat artık yalnızca çevresel bir tercih değil; ekonomik değer, dayanıklılık ve risk yönetiminin merkezinde yer alıyor. Türkiye’de paydaşların yüzde 70’i sürdürülebilir inşaatı öncelik olarak görürken, sektör dönüşümünde en kritik rolün finans kuruluşları tarafından üstlenileceği vurgulanıyor

Giderek daha sık yaşanan aşırı hava olayları karşısında sürdürülebilir inşaat, yalnızca çevresel performansın ötesine geçerek; risk yönetimi, bölgesel dayanıklılık ile ekonomik ve varlık değerinin korunması açısından merkezi bir konu haline geliyor.

Türkiye sonuçları da bu dönüşümün giderek daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre Türkiye’de sürdürülebilir inşaat kavramını tam olarak bildiğini söyleyen paydaşların oranı yüzde 45’e ulaşırken, vatandaşlarda bu oran yüzde 26 seviyesinde bulunuyor. Ayrıca sürdürülebilir inşaatın öncelikli bir konu olduğunu düşünenlerin oranı paydaşlarda yüzde 70, vatandaşlarda ise yüzde 75 olarak ölçülüyor.

Bununla birlikte, Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi tarafından yayımlanan 2026 Sürdürülebilir İnşaat Barometresi, sektörde önemli bir eksiğe işaret ediyor: Finansal aktörler, yapılı çevrede uyum ve dayanıklılığın önemini kabul etse de; bu alanların yatırım, finansman ve sigorta kararlarına entegrasyonu hâlâ sınırlı kalıyor. Bunun temel nedeni ise faydalarının yeterince somut ve ölçülebilir şekilde ortaya konulamaması.

Türkiye’de de sürdürülebilir inşaatın yarattığı ekonomik değer konusunda önemli ancak gelişime açık bir algı bulunuyor. Araştırmaya göre paydaşların yüzde 44’ü sürdürülebilir inşaatın geleneksel inşaata kıyasla daha fazla değer yarattığını düşünüyor. Küresel ortalamaya oldukça yakın seyreden bu oran, sektörün dönüşüm potansiyeline yönelik güçlü bir beklentiye işaret ediyor.

Dayanıklılık bankalar ve sigortacılar için görünmeyen kriter

Sürdürülebilir İnşaat Barometresi, 2023 yılında başlatılmasından bu yana ilk kez; ticari bankalar, kalkınma bankaları ve sigorta şirketlerini kapsayan, uyum ve dayanıklılık konularına odaklanan niteliksel bir uluslararası araştırmayı da içeriyor.

Bu yeni araştırma bileşeni, her yıl gerçekleştirilen uluslararası niceliksel araştırmayı tamamlıyor. Araştırma, 30 ülkede 4.800 sektör paydaşı ve 30.000 vatandaşla gerçekleştirildi.

Sonuçlar; iklim uyumu ve dayanıklılık konularının hem finansal kuruluşlar hem de sektör paydaşları nezdinde giderek daha fazla önem kazandığını gösteriyor. Paydaşlar arasında bu alanlara yapılan vurgu oranı yüzde 26’ya yükselirken, bu oran 2025’e kıyasla 5 puanlık bir artış anlamına geliyor.

Türkiye’de ise sürdürülebilir inşaatın en önemli tanımları arasında “ekolojik malzemeler kullanılarak yapılan inşaat” öne çıkıyor. Bu tanımı tercih edenlerin oranı paydaşlarda yüzde 47, vatandaşlarda ise yüzde 41 seviyesinde bulunuyor. Vatandaşlar ayrıca doğal afetlere ve iklim risklerine dayanıklı yapıların önemine dikkat çekiyor.

Bu yaklaşım; binaların ve altyapıların iklim kaynaklı risklere karşı dayanıklılığını artırmayı, olası kriz ve afetlerin etkilerini karşılayabilmesini ve zaman içinde değerini koruyabilmesini ifade ediyor. Ancak tüm bu kazanımlara rağmen, dayanıklılık kavramı hâlâ ekonomik modellerde temel bir kriter haline gelmekte zorlanıyor ve kredi ya da sermaye tahsisi kararlarına operasyonel olarak yeterince entegre edilemiyor.

En büyük engel: Yatırım getirisinin yeterince gösterilememesi

Barometre kapsamında görüşülen tüm paydaşlar aynı noktaya dikkat çekiyor: Uyum ve dayanıklılık yatırımlarının geri dönüşünün net biçimde ortaya konulması gerekiyor.

CO₂ emisyonlarının azaltılması, yaygın şekilde standardize edilmiş göstergelerle ölçülebilirken; dayanıklılık yatırımları daha uzun vadeli, olasılıksal ve dolaylı faydalara dayanıyor. Bunlar arasında gelecekte oluşabilecek kayıpların azaltılması, iş sürekliliğinin korunması ve varlık değerinin sürdürülebilmesi yer alıyor.Bu nedenle kısa vadede yüksek ve görünür maliyetler oluşurken, uzun vadeli faydalar finans ve sigorta modellerine hâlâ yeterince entegre edilemiyor.

Türkiye’de sürdürülebilir inşaatın yaygınlaşması için öne çıkan öncelikler de bu tabloyu destekliyor. Paydaşların yüzde 35’i tüm paydaşlar arasında farkındalığın artırılması ve iş birliğinin güçlendirilmesini öncelikli adım olarak görürken, yüzde 33’ü enerji renovasyonlarını artıracak düzenlemelerin önemine dikkat çekiyor. Vatandaşlar ise sürdürülebilir malzeme ve çözümlerin daha rekabetçi hale getirilmesini öncelikli görüyor.

Dayanıklılığı ekonomik bir değere dönüştürmek

Sürdürülebilir inşaatın yaygınlaşması ve sektörde dönüşümün hızlanması için dayanıklılığın artık yalnızca çevresel bir unsur değil; ekonomik performansı güçlendiren, rekabetçiliği artıran ve riskleri azaltan stratejik bir değer olarak konumlandırılması gerekiyor. Barometre sonuçları da bu dönüşümün giderek daha fazla kabul gördüğünü ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan paydaşların yüzde 47’si sürdürülebilir inşaatın geleneksel inşaata kıyasla daha fazla değer yarattığını düşünüyor. Ancak özellikle Avrupa ve Asya-Pasifik bölgelerinde bu algının hâlâ yeterince güçlü olmadığı görülüyor.

Türkiye sonuçları ise sektör dönüşümünde güven duyulan aktörleri net biçimde ortaya koyuyor. Araştırmaya göre paydaşların yüzde 48’i sürdürülebilir inşaatın gelişiminde en önemli rolü mimar ve mühendislerin üstlendiğini belirtirken, yerel yönetim temsilcileri yüzde 38 ile ikinci sırada yer alıyor. Bu sonuçlar, teknik uzmanlık ile kamu otoritelerinin dönüşüm sürecindeki belirleyici etkisini ortaya koyuyor.

Araştırma ayrıca sürdürülebilir inşaat konusunda daha çekimser yaklaşan kesimlerin desteğini artırmak için üç temel unsurun öne çıktığını gösteriyor. Buna göre sürdürülebilir çözümlerin somut faydalarının daha görünür hale getirilmesi, kullanıcılar açısından gerçek performansın güvence altına alınması ve uygulamaların ekonomik açıdan rekabetçi olduğunun objektif verilerle ortaya konulması kritik önem taşıyor.

Finans kuruluşları ölçeklenmede kritik rol üstleniyor

Barometreye göre bankalar ve sigorta şirketleri, sürdürülebilir inşaatın yaygınlaşmasında stratejik bir rol üstleniyor. Finans kuruluşlarının uyum ve dayanıklılık kriterlerini karar alma süreçlerine daha sistematik biçimde dahil etmesi, sektörde ortak hedeflerden büyük ölçekli dönüşüme geçiş açısından belirleyici görülüyor. Özellikle finansman mekanizmalarının dönüşümü destekleyecek şekilde yapılandırılması, sektörün hız kazanması açısından kritik önem taşıyor.

Bu dönüşümün gerçekleşebilmesi için daha uygulanabilir standart ve referans çerçevelerinin geliştirilmesi, fiziksel risklerin finansal etkilerinin daha doğru modellenmesi ve sürdürülebilirlik odaklı finansman araçlarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Aynı zamanda dayanıklılık kriterlerinin proje ve portföy değerlendirme süreçlerine daha sistematik biçimde entegre edilmesi, sürdürülebilir inşaatın finansal sistem içinde daha güçlü bir karşılık bulmasına katkı sağlayacak önemli adımlar arasında yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye