GENEL
Systemair Türkiye, küresel üretim ve inovasyon üssü rolüyle uzmanlığını geliştiriyor
Yayınlandı
2 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Systemair Türkiye Genel Müdürü Derya Çuha
Türkiye havalandırma ve iklimlendirme sektörü, 2025 yılını 20 milyar dolarlık büyüklük ve rekor ihracatla geride bırakırken Systemair Türkiye de yüksek katma değerli üretimi, Veri Merkezi ve VRF segmentindeki büyümesi, yüksek ihracat potansiyeli ve Ar-Ge gücüyle grubun küresel merkezleri arasındaki stratejik konumunu pekiştiriyor. Grubun 13 ülkedeki Ar-Ge merkezlerinden birine ev sahipliği yapan Systemair Türkiye yapılanması, sadece burada üretilen ürünlerle dünyanın 25 ülkesine ihracat yaparken danışmanlık ve destek kalitesiyle de satıştan sonrasına uzanan her adımda müşterilerinin yanında oluyor.
Türkiye iklimlendirme ve havalandırma sektörünün sahip olduğu yüksek üretim gücü ve bölgesi için bir üs haline gelmesi, ekonomik anlamda da başarıyı beraberinde getiriyor. İSKİD verilerine göre sektör, 2025 yılında 7,4 milyar dolarlık rekor ihracata imza atarak toplam ekonomik büyüklüğünü yaklaşık 20 milyar dolara taşıdı. Türkiye’nin küresel ölçekte bir üretim ve ihracat üssü haline geldiği tabloda global iklimlendirme devi Systemair de Türkiye yapılanması ile sürdürülebilir büyüme adımları ve Ar-Ge odaklı sayesinde sektöre öncülük etmeyi sürdürüyor.
Sektör küresel üretim ve ihracat üssüne dönüştü
Sektörün son yıllarda yakaladığı ivmeyle birlikte ekonomik büyüklüğünü 20 milyar dolar seviyesine çıkardığını ve bunda kentsel dönüşüm ve yeni konut yatırımları pazarının büyümesinin önemli rol oynadığını belirten Systemair Türkiye Genel Müdürü Derya Çuha, “Sektördeki satışlara ürün grupları bazında baktığımızda tesisat sistemleri, ısıtma ve soğutma segmentleri ihracatta öne çıkarken, havalandırma ve klima sistemlerinin de güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığını görüyoruz. Bu tablo, Türkiye’nin sadece bölgesel değil küresel ölçekte de bir üretim ve ihracat üssü haline geldiğini net şekilde ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk aylarında sektör genelinde gözlemlediğimiz çift haneli büyüme eğilimi de yılın güçlü geçeceğine ilişkin beklentilerimizi destekliyor. Enerji verimliliği, kentsel dönüşüm ve yeni konut yatırımlarının yanı sıra veri merkezleri ve sanayi yatırımlarının önümüzdeki dönemde sektörümüzün büyümesinde çok daha önemli bir paya sahip olacağını öngörüyoruz” diye konuştu.
Systemair Türkiye olarak bu dönüşümü yalnızca takip etmek değil, sahip oldukları mühendislik gücü, üretim kabiliyeti ve yüksek katma değerli çözümleriyle bu dönüşümün öncü şirketlerinden biri olmak istediklerini belirten Derya Çuha, “Özellikle veri merkezleri ve endüstriyel uygulamalardaki güçlü ürün portföyümüzü ve mühendislik yetkinliğimizi hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Türkiye’den dünyaya daha fazla teknoloji, mühendislik ve katma değer ihraç ederek büyümeye devam edeceğiz” dedi.
Veri merkezi soğutma çözümlerinde Systemair Grubu’nun tek üretim merkezi
51 ülkede faaliyet gösteren Systemair Group’un 2025/26 mali yılında yaklaşık 7 bin 400 kişiyi istihdam ettiğini ve yüzde 6,1 organik büyüme gerçekleştirdiğini ifade eden Çuha, Türkiye organizasyonuna ait şu bilgileri paylaştı: “Systemair Türkiye olarak grubun 13 ülkedeki Ar-Ge merkezlerinden birine ev sahipliği yapıyor ve Avrupa’da klima santrali pazar liderliğinde kilit bir üretim üssü konumunda bulunuyoruz. Bu da bize sadece yerel bir pazar oyuncusu olmanın ötesinde, global inovasyon süreçlerine doğrudan katkı sağlama fırsatı veriyor. Dilovası’ndaki fabrikamızda geliştirdiğimiz veri merkezi soğutma cihazlarımız dünyanın farklı noktalarına ihraç ediliyor ve bu da hem mühendislik ekibimizin hem de üretim kadromuzun global ölçekte ne kadar değerli bir rol oynadığını gösteriyor. Enerji verimliliği, güvenilirlik ve kritik operasyon koşullarına uygun olarak geliştirdiğimiz Fan-Wall çözümlerimizle, Türkiye’nin yanı sıra uluslararası veri merkezi projelerinde de güçlü bir konuma ulaşıyoruz. Özellikle Fan-Wall ürün grubumuzda yakaladığımız yüksek ciro artışı ve hızla büyüyen ihracat hacmimiz, bu alandaki mühendislik ve üretim yetkinliğimizin önemli bir göstergesi. Hedefimiz yalnızca artan veri merkezi yatırımlarından daha fazla pay almak değil; Türkiye’deki güçlü mühendislik, üretim ve proje yönetimi kabiliyetlerimizi kullanarak ülkemizi veri merkezi iklimlendirme çözümlerinde önemli bir üretim ve ihracat merkezi haline getirmek. Önümüzdeki dönemde veri merkezi projelerinin şirketimizin ihracat ve sürdürülebilir büyüme yolculuğundaki payını daha da artırmayı hedefliyoruz.”
2026 yılı ve sonrasında VRF ürün ağını güçlendirecek
Halihazırda 25 ülkeye ihracat yapan Systemair Türkiye’nin özellikle Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri’nde güçlü bir varlığa sahip olduğunu ve Avrupa’daki payını da kademeli olarak artırdığını vurgulayan Çuha, 2026 hedeflerine dair değerlendirmelerde de bulundu. Derya Çuha, “ “İhracat için yeni pazar arayışlarımız sürüyor. Özellikle enerji verimliliği düzenlemelerinin sıkılaştığı coğrafyalarda Türkiye’de üretilen ürünlerimizin rekabet avantajını değerlendiriyoruz. 2026 ve sonrası için önceliklerimizden biri VRF ürün ağımızı güçlendirmek. Bu alan hem ticari projelerde hem de daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmamızda bize önemli bir kapı açıyor. VRF sistemlerindeki büyümeyle birlikte, zamanla nihai tüketiciye daha yakın çözümler sunma potansiyelimizi de değerlendiriyoruz ama bunu net bir tarih ya da hedefle sınırlamak yerine organik bir gelişim süreci olarak görüyoruz. Bu stratejinin merkezinde yine müşteri deneyimi var. VRF gibi teknik karmaşıklığı yüksek sistemlerde müşterilerimize sunduğumuz danışmanlık ve destek kalitesi, bizi rakiplerimizden ayıran en önemli unsur” şeklinde konuştu.
Systemair Eğitim Akademisi 2026 yılı sonunda hayata geçiyor
2026 yılı sonunda hayata geçirmeyi planladıkları Systemair Akademi ile HVAC sektörünün geleceğine ve nitelikli insan kaynağının gelişimine yatırım yapmayı hedeflediklerini açıklayan Derya Çuha, “Akademimizde başta genç mühendisler olmak üzere sektör profesyonellerine; iklimlendirme teknolojileri, enerji verimliliği, iç hava kalitesi, sürdürülebilir HVAC çözümleri ve yeni nesil uygulamalar konusunda teorik ve uygulamalı eğitimler sunacağız. Systemair’in global bilgi birikimini, Türkiye’deki güçlü mühendislik ve uygulama deneyimimizle bir araya getirerek sektörümüz için bir bilgi ve gelişim platformu oluşturmak istiyoruz. Systemair Akademi’yi yalnızca kendi çalışanlarımızın gelişimine hizmet eden bir eğitim merkezi olarak değil, HVAC sektöründeki mühendislerin ve geleceğin mühendis adaylarının bilgi ve yetkinliklerini geliştirebilecekleri, sektörün teknolojik dönüşümüne katkı sağlayacak açık bir öğrenme platformu olarak konumlandırıyoruz. Amacımız, sahip olduğumuz bilgi ve deneyimi sektörle paylaşarak Türkiye’de HVAC mühendisliğinin gelişimine ve daha enerji verimli, sürdürülebilir yapıların yaygınlaşmasına uzun vadeli katkı sağlamak” diye konuştu.
Sürdürülebilir başarının temelini doğru ürünler ve doğru deneyimler oluşturuyor
İklimlendirme ve havalandırma sektörünün günümüzde yalnızca konfor sağlayan bir sektör olmaktan ziyade enerji verimliliği, iç hava kalitesi, veri merkezlerinin kesintisiz çalışması, sağlık yapılarındaki güvenli ortamlar ve sürdürülebilir şehirlerin oluşturulması açısından kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Derya Çuha, “Systemair Türkiye olarak sektörün dönüşümünün önemli bir parçası olmaya devam edeceğiz. Bunun yanında inanıyoruz ki sürdürülebilir başarının temelinde yalnızca doğru ürünler değil, doğru deneyimler de yer alıyor. Bu nedenle hem çalışan deneyimini hem de müşteri deneyimini geliştirmeyi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. Çalışanlarımızın kendilerini geliştirebildikleri, fikirlerini özgürce paylaşabildikleri ve değer gördükleri bir çalışma ortamı oluşturmak için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Aynı zamanda müşterilerimizin ihtiyaçlarını daha iyi anlayan, daha hızlı çözüm üreten ve her temas noktasında daha yüksek memnuniyet sağlayan bir yapı oluşturmak için süreçlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Bizim için başarı yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, çalışanlarımızın, iş ortaklarımızın ve müşterilerimizin bize duyduğu güvenle ölçülüyor. Bu güveni güçlendirmeye ve uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu
Yayınlandı
8 saat önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kastamonu Entegre’nin iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncü durağı İzmir oldu. Ankara ve Kayseri’nin ardından İzmir’de sektör profesyonelleriyle bir araya gelen Kastamonu Entegre bölgenin ihtiyaçlarını ve sektöre yön veren yeni yaklaşımları birlikte değerlendirdi.
Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncüsünü 6 Ekim’de İzmir’de gerçekleştirdi. Ankara ve Kayseri’nin ardından düzenlenen buluşmada şirket, Ege Bölgesi’ndeki iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.
Üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinde rol alan iş ortaklarını bir araya getiren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, sektörün ihtiyaçlarını farklı uzmanlıkların bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor. İzmir buluşmasında bayiler, mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar ve üreticiler; değişen müşteri beklentilerini, bölgedeki pazar dinamiklerini ve bunların ürün seçimi ile uygulama süreçlerine yansımalarını birlikte değerlendirdi.
Ege Bölgesi’nin üretim, ticaret ve tasarım ekosisteminin önemli merkezlerinden İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte, Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün portföyü sektör profesyonelleriyle buluştu. Etkinlik kapsamında oluşturulan showroom alanında ürünlerin farklı kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sunduğu avantajlar aktarılırken katılımcılar, Kastamonu Entegre’nin yenilikçi çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu.
Kastamonu Entegre Global Ürün Yönetimi Grup Müdürü Hande Okul Yılmaz, İzmir buluşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Ankara ve Kayseri’nin ardından Bölgesel İş Ortakları Buluşmalarımızın üçüncü durağı olan İzmir’de, Ege Bölgesi’ndeki iş ortaklarımızla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. İzmir buluşmamızda da diğer buluşmalarımızda olduğu gibi ürünlerimizi yakından inceleyebilecekleri, renk, doku ve yüzey seçeneklerini bir arada görebilecekleri bir deneyim alanı oluşturduk. Eylül ayında gerçekleşen INTERMOB’da sergilediğimiz yenilikleri de bu alana taşıyarak iş ortaklarımıza yeni ürünlerimizi ve sundukları tasarım olanaklarını kendi bölgelerinde yakından tanıma fırsatı sunduk. Ürünlerimizin farklı tasarım ve uygulama ihtiyaçlarına nasıl karşılık verdiğini birlikte değerlendirmek ve iş ortaklarımızın görüşlerini doğrudan dinlemek, ürün yönetimi çalışmalarımız açısından da değerli. Bu buluşmalarla, ürünlerimiz etrafında kurduğumuz iletişimi güçlendirmeyi ve bölgesel ihtiyaçları daha yakından anlamayı hedefliyoruz.”
Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları İstanbul’da Devam Edecek
Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı sürdürüyor. Ankara, Kayseri ve İzmir’de gerçekleştirilen buluşmalarla yerel dinamikleri yakından takip eden şirket, sektör paydaşlarıyla ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın bir sonraki durağı İstanbul olacak.
GENEL
Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak
Yayınlandı
9 saat önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, Türk özel sektöründe sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası iş dünyasına taşınması hedefleniyor.
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iş dünyasında da yeni iş birlikleriyle güçleniyor.
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik ve sıfır atık alanındaki dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş birliğine gitti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile DEİK Başkanı Nail Olpak tarafından imzalanan protokolle, DEİK üyesi kuruluşlar ve İş Konseyleri nezdinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesinin önü açıldı.
Samed Ağırbaş: “Önemli Bir İş Birliğini Hayata Geçiriyoruz”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümü açısından önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, “Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden, ‘Dünya Ortak Evimiz’ anlayışını Türkiye’den dünyaya taşıyan Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu özellikle ifade etmek isterim. 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün; atığın yönetilmesinin ötesinde, kaynakların korunmasını, verimliliği, döngüsel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan kapsamlı bir dönüşüm modeline ulaşmıştır. Bu vizyonun ülkemizin çevre ve iklim politikalarına güçlü biçimde yansımasında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ile Sayın Murat Kurum’un kararlı uygulama yaklaşımı önemli bir yere sahiptir” dedi.
“DEİK’in Güçlü Uluslararası İş Ağı Büyük Bir Fırsat Sunuyor”
Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil; üretim, yatırım, rekabetçilik ve ekonomik kalkınma meselesi olduğunu belirten Ağırbaş, “DEİK’in İş Konseyleri ve üye kuruluşları aracılığıyla sahip olduğu güçlü uluslararası iş ağı, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi deneyimini küresel iş dünyasına taşımamız açısından büyük bir fırsat sunuyor. Bu vizyonun uluslararası ölçekteki karşılığını, Haziran ayında ikincisini gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık Forumu’nda da gördük. 183 ülkeden katılımın sağlandığı Forum, sıfır atığın artık sadece çevre politikalarının değil; iklim eyleminin, ekonomik dönüşümün ve uluslararası iş birliğinin de önemli bir unsuru olduğunu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimini Dünyaya Uygulama ve İş Birliği Modeli Olarak Sunan Bir Ülke Olması”
İş birliği için DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve DEİK’in yönetimine teşekkür eden Ağırbaş, “Hedefimiz Türkiye’nin sıfır atık deneyimini dünyaya uygulama ve iş birliği modeli ile sunan bir ülke olmasıdır. COP31 sürecinde de bu yaklaşımı güçlendireceğiz. İklim gündemini yalnızca taahhütler üzerinden değil; yatırımlar, teknolojiler, finansman ve sahadaki somut uygulamalar üzerinden ele alacağız” dedi.
Nail Olpak: “DEİK Olarak, Ticari Diplomasi Faaliyetlerimize İklim Diplomasisi Kavramını da Dahil Edeceğiz”
DEİK Başkanı Nail Olpak ise, “Ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31’e çok az bir süre kaldı ve DEİK olarak biz de bu süreçte iş dünyası olarak verebileceğimiz katma değeri ortaya koyabilmeye çalışıyoruz. COP toplantıları ilk ortaya çıktığı zaman, sadece hükümetler arası iklim müzakerelerinin görüşüldüğü bir platformdu. Ancak günümüzde, iklim konuları aynı zamanda ekonomi ve iş dünyasının da ana gündem maddelerinden birisi oldu. Yeşil ekonomiye geçiş, döngüsel ekonomi, yeşil finansman gibi birçok alt başlıkta ve yeniden düzenlenen küresel ticarette iş dünyasının da kaçınılmaz ve önemli bir rolü bulunuyor. Bu çerçevede biz de DEİK olarak iklim diplomasisini ticari diplomasi faaliyetlerimizin ana unsuru olarak görüyor ve COP31 öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere atılacak adımlarda iş dünyamızla birlikte hareket etmeye devam ediyoruz. İş dünyası olarak en önemli önceliğimiz öngörülebilirlik. Bugün hayatımıza çok daha önemli yeni bir rekabet alanı eklendi: güven rekabeti. Güven hem iş dünyasının hem de devletlerin en fazla önem verdiği başlık haline geldi ve böyle olmaya da devam edecek” dedi.
“Sıfır Atık Vakfı ile Yakın İş Birliği İçindeyiz”
“COP31 gibi çok taraflı ve katmanlı bir sürece girerken, iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kurumları da kendilerine güvenli ortak arayışı içerisinde” diyen Olpak, şöyle devam etti:
“DEİK olarak, bu süreçte uzun zamandır Sıfır Atık Vakfı ile yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi kapsamında, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Liderler Toplantısı’nı bizim düzenlememizi arzu ettiler. DEİK de yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetlerine iklim diplomasisi kavramını da dahil ederek, her zaman olduğu gibi iş dünyası ile kamu arasında bir arayüz vazifesi görüyor. DEİK ailemiz ile Sıfır Atık Vakfı arasında bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle, mevcut iş birliğimizi daha üst seviyeye çıkararak, başta döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olmak üzere, sürdürülebilirlik alanında daha etkin bir koordinasyon merkezi kuracağız.”
İmza töreninin ardından, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilerek sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanlarında özel sektörün rolü ve küresel sürdürülebilirlik gündemine katkı sağlayacak iş birliği alanları ele alındı.
Sıfır Atık Yaklaşımı İş Dünyasının Uluslararası Faaliyetlerine Taşınacak
İş birliğiyle, sürdürülebilirlik ilkelerinin dış ticaret ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde daha güçlü şekilde ele alınması ve Türk özel sektörünün uluslararası arenada sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanında öncü konuma taşınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.
GENEL
Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı
Yayınlandı
10 saat önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, “Türkiye, Hisense için uzun vadeli potansiyeline inandığımız önemli bir pazar. Bu nedenle önceliğimiz yalnızca ürünlerimizi satışa sunmak değil, yerel ekibimiz, güçlü satış ve dağıtım iş ortaklarımız ve güvenilir satış sonrası hizmet ağımızla doğru temelleri oluşturmak oldu. TV ve klima ile başlayan yolculuğumuzu 2027’den itibaren yeni ürün kategorileriyle kademeli olarak büyütmeyi planlıyoruz. Bu yolculuğun merkezinde ‘Ulaşılabilir Lüks’ yaklaşımımız var. İleri teknolojinin, güçlü tasarımın ve üstün deneyimin yalnızca belirli bir kesime değil, çok daha fazla insana ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’deki hikayemizi de tek başımıza değil, iş ortaklarımız ve tüketicilerimizle birlikte yazmak istiyoruz. Global hikayemiz 1969’da başladı, bugün ise Türkiye’de yeni bir bölüm açıyoruz. Gelin, Hisense’in ışığını Türkiye’de birlikte yayalım.” dedi.
“Teknolojiyi Hayatın Önünde Değil, Hayatın İçinde Konumlandırıyoruz”
Son Yazılar
- Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu Ekim 9, 2026
- Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak Ekim 9, 2026
- Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı Ekim 9, 2026
- Eminevim’den 600 bininci teslimatla tarihi rekor Ekim 9, 2026
- Vaillant Türkiye, 2026’nın 2. İletişim Kurulu Toplantısı’nda İş Ortaklarıyla Bir Araya Geldi Ekim 9, 2026
- GÖKYÜZÜNDE BİR SIĞINAK: LONDRA’NIN İKONİK SOUTH BANK BÖLGESİNDE PENTHOUSE YAŞAMINA YENİ BİR YORUM Ekim 9, 2026
- Form MHI Klima Sistemleri Interclima 2026’da Uluslararası Temaslarını Güçlendirdi Ekim 9, 2026
- Filli Boya’nın da çatısı altında yer aldığı Nippon Paint Group, AkzoNobel’in Güneydoğu Asya Operasyonlarını Satın Almak Üzere Anlaşma İmzaladı Ekim 9, 2026
- Boreas Teknoloji, Veri Merkezlerinde Akıllı Yönetim Dönemini 6. OSB Teknoloji Zirvesi’ne Taşıdı Ekim 9, 2026
- Creavit Gen-Z Serisi ile Banyoda Kişisel İfade Ekim 9, 2026
- ASAŞSANAT’tan Alüminyumun Sanatla Buluştuğu Sergi: “13. Element” Ekim 8, 2026
- Mobilya Tasarımında Porselen Dönemi: Kalebodur, Furnishings & Design Istanbul’a Damgasını Vurdu Ekim 8, 2026
- Baumit Türkiye, kış gelmeden nitelikli ısı yalıtımı yapmanın 5 kritik başlığına dikkat çekiyor Ekim 8, 2026
- Yaşam alanına dönüşen banyolar için zamansız bir tasarım: Thetis Ekim 8, 2026
- Baymak Hizmet Kalitesini Eğitimle Güçlendiriyor Ekim 8, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!


















