İSİB,ticari iş birlikleriyle Türkiye’nin makro kalkınmasına katkı sunmaya devam ediyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İSİB,ticari iş birlikleriyle Türkiye’nin makro kalkınmasına katkı sunmaya devam ediyor

Yayınlandı

-

Türk iklimlendirme sektörünün global gücü İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB), sektörü ileriye taşımak ve marka değerini artırmak amacıyla ulusal ve uluslararası platformlarda aktif rol almaya devam ediyor. Bu kapsamda Irak, Şili, Arjantin ve Uruguay’da Sektörel Ticaret Heyeti organizasyonları düzenleyen İSİB, bu ülkelere giden firmaları iklimlendirme sektörünün uluslararası temsilcileri ile bir araya getirdi. Geniş katılımla gerçekleşen sektörel ticaret heyetlerinde iş birlikleri için ikili görüşmeler sağlandı.

İSİB, haziran ve temmuz ayı boyunca Irak Sektörel Ticaret Heyeti, Şili, Uruguay ve Arjantin Sektörel Ticaret Heyeti programlarını gerçekleştirdi. Hem Irak’ta hem de Şili, Arjantin ve Uruguay’da gerçekleştirilen organizasyonlara Türkiye’den 19’ar firma katılım gösterdi. Düzenlenen organizasyonlarda çok sayıda firma ile görüşme yapıldığını belirten İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, farklı pazarlardaki potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek için çalışmalarına tüm hızıyla devam edeceklerini vurguladı.

Yeni ortaklıklar için önemli temaslar gerçekleştirildi

Irak ile ticari ilişkileri geliştirmek için düzenlenen sektörel ticaret heyeti programının oldukça verimli geçtiğini dile getiren Mehmet Şanal; “Türkiye’den 19, Irak’tan ise 85 firmanın katılım sağladığı heyet programımıza Irak Türkiye İş Konseyi Başkanı Jaffer Al Hamdani ve T.C. Ticaret Bakanlığı Bağdat Ticaret Müşaviri Abdullah Fatih Çelenk de katılım sağladı. Heyet katılımcıları ile birlikte Irak’ta Türkiye’nin sektörel varlığını ve birliğini güçlendirmek, ülkenin iklimlendirme sektörü ithalatında Türkiye’nin pazar payını artırmak için girişimlerde bulunulmasının büyük önem taşıdığı karına vardık. TradeMap kaynakları da bu önemi ortaya koyuyor. Şöyle ki, Türkiye’nin Irak’a 2023 yılı toplam ihracatı 14.8 milyar dolarken iklimlendirme sektör ihracatı ise 400 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin Irak iklimlendirme sektörü ithalatındaki payı ise yüzde 9.6. Özellikle Iraklı iş insanlarının Türkiye’den ihracatçılar ve ürünler arayışında olduğu göz önüne alındığında yeni iş ortaklıkları kurmak ve ticari faaliyetleri artırmak için heyet organizasyonunun önemi daha net ortaya çıkıyor. Açıkçası Irak’ta organize ettiğimiz her program oldukça verimli geçiyor. Bu programı da verimli görüşmeler yaparak başarıyla tamamladık. Sonuçlarının ülkemizin makro kalkınmasına önemli yansımaları olacağı kanaatindeyiz” şeklinde konuştu.

Şili, Arjantin ve Uruguay’ın önemli dernekleriyle iş birliği kapsamında görüşmeler yapıldı

Türkiye’den 19 firmanın katılım gösterdiği heyet programlarını yoğun görüşmelerle tamamladıklarını belirten Şanal; “Şili’den 52, Arjantin’den 35, Uruguay’dan ise 26 firma heyetimize katılım gösterdi. Sektörel Ticaret Heyeti Programı kapsamında ilk olarak Şili ikili iş görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Toplantıların açışında T.C. Santiago Büyükelçisi Ahmet İhsan Kızıltan ve Santiago Ticaret Müşaviri Yardımcısı Selda Nil Güner sunum gerçekleştirdiler. Açış konuşmasının ardından etkinliğe katılan Türk firmaları ziyaret ederek firmalar ve ürünleri hakkında da bilgiler aldılar. Heyetimiz, 3 Temmuz’da Arjantinli firmalarla iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Düzenlenen toplantılar sırasında T.C. Buenos Aires Büyükelçiliği Müsteşarı Sabih Can Kanadoğlu etkinliğimizi ziyaret ederek firmalar ve ürünleri hakkında bildi edindi. Heyet organizasyonunun üçüncü kısmı ise 4 Temmuz’da Uruguay’da gerçekleştirildi. Heyet kapsamında Şili ve Arjantin’de önemli derneklerle bir araya geldik. Şili’de Şili Soğutma ve Klima Odası Derneği Başkanı Klaus Peter Schmid Spilker ile görüşmeler yaptık. Arjantin’de ise İthalatçılar Derneği ve Isıtma, Soğutma Havalandırma ve Klima Odası ile görüşmeler gerçekleştirdik. Şili ve Arjantin’de sektörel derneklerle kurulan temasların neticesi olarak ilerleyen dönemlerde iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik faaliyetler yapılmasını planlıyoruz” dedi.

Güney Amerika pazarındaki potansiyel, Türk iklimlendirme sektörü için kritik

Komşu ülkeler Arjantin, Uruguay ve Şili’de yapılan Ticari Heyet programlarının önemine değinen Mehmet Şanal; “TradeMap verilerine göre Arjantin’in 2023 yılında iklimlendirme sektörü ithalatı 3 milyar dolar seviyesindeyken, Türkiye’nin, Arjantin’in ithalatındaki payı toplamda yüzde 0,73 oranla 17. sırada yer alıyor. Türkiye’nin sektör ihracatında ise Arjantin 17. sırada yer alıyor. 2023 sektör ihracatımız ise toplamda 23 bin 460 dolar olarak gerçekleşmiş. Ülkemizin sektör ithalatında Arjantin’in sıralaması 53 iken 2023 yılı ithalatımız ise 4 bin 632 dolar. Tabloya Uruguay özelinde baktığımızda ülkemizin Uruguay’ın ithalatında 14.sırada yer aldığını görüyoruz. İthalat payı ise yüzde 0,98 olarak yansıyor. Türkiye’nin sektör ihracatında Uruguay’ın sıralaması toplam bazda 106. Aynı şekilde Şili’yi değerlendirdiğimizde Türkiye’nin bu ülkedeki ithalat payı yüzde 0,9, sıralama olarak ise 22. sırada yer alıyor. Şili, ülkemizin ihracatında 67. sırada yer alırken, ihracatında biz ise 16. sırada kendimize yer buluyoruz. Bu tabloya baktığımızda üç ülkedeki mevcut potansiyeli daha efektif kullanmamız gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla yeni iş birlikleri ile üç ülke arasındaki ticari ilişkileri daha uyumlu hale getirmek niyetindeyiz. Bu organizasyonlarımız sayesinde önemli görüşmeler yaptık, üye firmalarımızı bölgenin en güçlü sektör temsilcileri ile bir araya getirdik. Amacımız bu temasların güçlü stratejik ortaklıklara dönüşmesi” şeklinde sözlerini tamamladı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

İzocam’a İki Prestijli Ödül Birden!

Yayınlandı

-

Türkiye’nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı.

İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” seçilirken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası, Şantiye’nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü.

Türkiye’nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı. Firmanın, yalıtım sektöründe fark yaratan ürünleri arasında yer alan İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” ödülüne layık görülürken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ise Şantiye’nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü. Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi” ve “Şantiye’nin Yıldızı” ödülleri, yeni-inovatif-sürdürülebilir çözümlerin inşaat sektörüne daha yakından tanıtılması amacıyla gerçekleştiriliyor.

İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Sanayi Tesislerine Özel Olarak Geliştirildi

Sektörde 60 yılı aşkın deneyimiyle sürdürülebilir, güvenli ve yüksek kaliteli yalıtım çözümleri sunan İzocam, geçen sene piyasaya kazandırdığı yeni ürünü “HT Camyünü Prefabrik Boru” ile yüksek sıcaklıklarda yalıtım performansını bir üst seviyeye taşıdı. Performans, güvenlik ve konforu bir arada sunduğu bu ürününü sanayi tesislerine özel olarak tasarlayan lider firma, endüstriyel yalıtıma güçlü bir katkı daha sunmuş oldu.

Yüzde 80’e kadar geri dönüştürülmüş içeriğe sahip camyününden imal edilen ve dış yüzeyi alüminyum folyo ile kaplanan bu inovatif ürün, 450°C’ye kadar sıcaklıklara dayanıklılığı ile öne çıkıyor. Sanayi tesisleri, enerji santralleri, doğalgaz ve petrokimya hatları gibi yüksek sıcaklıkla çalışan sistemlerde ideal bir çözüm sunan bu benzersiz ürün, tesisatlarda ve boru hatlarında ısı yalıtımı, terleme ve donmaya karşı koruma gibi temel işlevlerinin yanı sıra; basınçlı su borularında titreşim ve ses yalıtımı amacıyla da kullanılıyor.

A sınıfı yangın dayanımı ile öne çıkan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, yangın güvenliği açısından da önemli bir avantaj sunuyor. Yüksek sıcaklıklarda bile düşük ısı iletkenlik değerleriyle mükemmel bir enerji tasarrufu sağlayan ürün, çalışanlar için daha sessiz, güvenli ve konforlu bir ortam yaratılmasına katkıda bulunuyor. Modüler yapısı sayesinde kolay montaj imkânı sunan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, montaj sürecinde zaman ve iş gücünden de önemli ölçüde tasarruf edilmesini sağlıyor. Böylece büyük ölçekli endüstriyel projelerde hem ekonomik hem de verimli bir tercih olarak öne çıkıyor.

İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ile Yalıtımı Zirveye Taşıdı

İzocam, geçen yıl sektöre kazandırdığı diğer ürünü “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası” ile de iç mekan tasarımında estetik ve işlevi bir arada sunuyor. Üstün teknik performansı şık tasarımla birleştiren bu özel ürün, modern mimarinin ihtiyaçlarına kusursuz bir çözüm getirirken yalıtımı da zirveye taşıyor.

“İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, yüksek performanslı mineral yün yapısı sayesinde A sınıfı yangın dayanımı sunarken, aynı zamanda ses ve ısı yalıtımında da üstün bir performans sergiliyor. Farklı en, boy ve kalınlık seçenekleri ile projelere esneklik kazandıran bu yenilikçi çözüm, üzerindeki dekoratif cam tülü kaplama sayesinde estetik beklentileri de karşılıyor. Ofislerden okullara, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok alanda kullanım için ideal olan ürün, mekanlara güvenli ve konforlu bir atmosfer kazandırıyor.

Mineral yünün doğal ses yutma özelliği, “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”nın en güçlü yönlerinden biri. Ortamda oluşan gürültüyü önemli ölçüde azaltarak daha huzurlu ve verimli yaşam alanları sunan “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, okul ve ofislerde hem öğrenciler hem de çalışanlar için dikkatlerini daha kolay toplayarak, performanslarını artırabilecekleri ortamların oluşmasına maksimum katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Şişecam’ın 2026 İlk Çeyrek Net Satışları 57,5 Milyar TL Oldu

Yayınlandı

-

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk üç ayında 57,5 milyar TL net satış elde etti. Bu dönemde Şişecam’ın toplam satışları içinde uluslararası satışlarının payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken; toplam yatırımları 5,7 milyar TL, ihracatı ise 228 milyon dolar oldu. Şişecam’ın aynı dönemdeki üretim performansı da güçlü seyrini sürdürdü. Şirket, ilk çeyrekte 1,3 milyon ton cam, 1,1 milyon ton soda külü ve 0,9 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi.

“2026, dayanıklılığın test edildiği bir yıl”

Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, ilk çeyrek sonuçlarını değerlendirirken küresel ekonomik görünüme dikkat çekti: “2026 yılı, jeopolitik gelişmelerin, enerji arzına ilişkin endişelerin ve süregelen enflasyon baskılarının etkisiyle başladı. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilim, küresel ölçekte yeni bir maliyet baskısı ve enflasyon dalgası beklentisini güçlendirdi. Bu tablo, sıkı para politikalarının devamını desteklerken, şirketler açısından daha dayanıklı ve esnek yapılar kurma ihtiyacını da ön plana çıkardı.

Bu ortamda Şişecam, küresel konumlanmasının avantajlarını kullanarak ve katma değerli ürün portföyünü geliştirerek risk odaklı yaklaşımı sürdürdü. 2025 boyunca uyguladığımız dengeli ve disiplinli yönetim anlayışını 2026 yılına da kesintisiz şekilde taşıyoruz. Teknoloji odaklı dönüşümümüze devam ederken, enerji verimliliği ve maliyet optimizasyonu programlarımızı hızlandırıyor; aynı zamanda tedarik zincirimizi daha da güçlendiriyoruz.”

Yatırımlar büyümeyi destekliyor

Yücel, Şişecam’ın 2026 yılına güçlü bir yatırım performansıyla başladığını vurgulayarak şunları söyledi: “Yıla, orta ve uzun vadede gelirlerimizi destekleyecek yatırımlarımızı devreye alarak başladık. Avrupa’daki ilk cam ambalaj yatırımımız olan Macaristan Kaposvár tesisimizde ilk fırınımızı test üretimi için devreye aldık. Bulgaristan ve İtalya’daki düz cam tesislerimizde devreye aldığımız iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa’daki kaplama kapasitemizi yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyümüzü genişlettik.

Tarsus’ta hayata geçirdiğimiz yeni yeşil saha düz cam yatırımımızda TR9 hattını devreye alarak yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesi oluşturduk ve dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birine ulaştık.

Ayrıca Kuzey İtalya düz cam fabrikamızda planlı bakım ve soğuk tamir çalışmalarını tamamlayarak üretimi yeniden başlattık. Planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer tesislerimizin kapasite kullanım oranlarını dengeli şekilde optimize ederken, bu adım ile FVÖK seviyesindeki kârlılığımıza 25 milyon Euro olumlu katkı sağladık.”

Finansman ve nakit yönetiminde güçlü adımlar

Yücel, finansman tarafındaki gelişmelere de dikkat çekti: “2026 yılının başında İngiltere’deki bağlı ortaklığımız üzerinden 500 milyon ABD doları tutarında Eurobond ihracı gerçekleştirdik. 1,7 milyar ABD doları talep gören bu işlem, uluslararası yatırımcıların Şişecam’a duyduğu güveni bir kez daha teyit etti.

Son bir yıl içinde sağladığımız uzun vadeli kaynaklarla birlikte bu işlem, küresel belirsizlikler karşısında likidite yönetimimizi güçlendirmemize önemli katkı sağladı.”

Yılın geri kalanında odak: verimlilik ve değer yaratma

2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmelerin ardından Yücel, yılın geri kalanıyla ilgili beklentilerini şöyle paylaştı: “İlk çeyrekte elde ettiğimiz performans güçlü bir zeminde ilerlediğimizi gösteriyor. Yılın geri kalanında da dengeli ve disiplinli yönetim anlayışımızı sürdürmeye; devreye giren yeni yatırımlarımızdan azami verim sağlamaya, şirket değerimizi artırmaya ve kârlılığı önceliklendirmeye devam edeceğiz.

Bu doğrultuda portföyümüzü daha rasyonel ve katma değerli bir yapıya dönüştürürken, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Güçlü finansal disiplinimiz, genişleyen katma değerli ürün portföyümüz, nitelikli müşteri yapımız ve Şişecam’ın 90 yıllık tecrübesi ile küresel rekabette fark yaratmaya devam edeceğiz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Tabanlıoğlu Mimarlık ve Erişilebilir Her Şey’den  “Herkes İçin Tasarım” Adımı

Yayınlandı

-

Türkiye’deki binaların %66,9’unun erişilebilir olmadığı günümüzde, Tabanlıoğlu Mimarlık kendi tasarım süreçlerindeki kapsayıcılığı artırmak ve ekiplerinin farkındalığını tazelemek amacıyla, Dünya Engelliler Haftası öncesinde “Erişilebilir Her Şey” ile özel bir eğitim programı düzenledi.

Tabanlıoğlu Mimarlık, yapısal çevrenin herkes için eşit kullanılabilir olması yönündeki hassasiyetini kurum içi bir eğitimle pekiştirdi. Farklı engel grupları için hizmetleri ve mekânları daha erişilebilir hale getirmeyi hedefleyen sosyal girişim Erişilebilir Her Şey (EHŞ) ile bir araya gelen mimarlık ofisi, 7 Mayıs tarihinde tasarım ekiplerinin katılımıyla “Evrensel Tasarım ve Fiziksel Erişilebilirlik Eğitimi” gerçekleştirdi.

Mimari Tasarımda Uzmanlığa Verilen Değer

TÜİK verilerine göre Türkiye’deki binaların %66,9’u erişilebilir standartları karşılamıyor. Dünya nüfusunun %15’ini engellenen bireylerin oluşturduğu gerçeği göz önüne alındığında, mekânsal erişilebilirlik giderek daha önemli bir ihtiyaç haline geliyor.

Mimari tasarım süreçlerinde akustik, trafik, yangın ve cephe gibi alanlarda uzman danışmanlarla her zaman yoğun bir iletişim içinde olan Tabanlıoğlu Mimarlık; erişilebilirlik standartları konusunda da aynı profesyonel yaklaşımı benimsiyor. Her projede erişilebilirlik uzmanlarıyla çalışma fırsatı olmamasından yola çıkan ofis, bu iş birliği sayesinde kendi mimari tasarım ekiplerinin evrensel tasarım konusundaki bilgilerini güncellemeyi ve genişletmeyi hedefliyor.

Tasarımda Eşitlikçi ve Yenilikçi Bir Bakış Açısı

7 Mayıs’ta gerçekleşen eğitim programında; evrensel tasarım kuralları, fiziksel erişilebilirlik standartları, iç ve dış mekânda yatay/dikey dolaşım ilkeleri ele alındı. Görme, işitme, bilişsel ve fiziksel farklılıkları olan bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda, herkesin kullanımını eşit hale getiren tasarım anlayışı masaya yatırıldı.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye