GENEL
Irak Kalkınma Yolu ile yıllık 5 milyar dolarlık potansiyel
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye Müteahhitler Birliği’nin (TMB) 2024 yılının ilk yarısına ilişkin İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayınladı. Irak’ı güneyden kuzeye geçecek 1200 kilometrelik demiryolu ile ona paralel otoyolunu içeren Kalkınma Yolu Projesi’nin en az 15 milyar ABD Doları tutarında olacağı tahmininin yer aldığı raporda, “Irak, yılda en az 5 milyar ABD Doları tutarında proje üstlenilebilecek bir pazar olarak öne çıkmaktadır.” denildi.
Öte yandan raporda, yılın ilk yarısında depremin de etkisiyle inşaat sektöründe yaşanan büyümenin yılın geri kalanında, özellikle Mayıs ayında açıklanan Kamuda Tasarruf ve Tedbir Paketi kapsamında kamu yatırımlarının durdurulmasıyla birlikte yavaşlayacağı tahmini de yer alırken, kamu projelerinde şartsız tasfiye hakkı getirilmesinin kamuya iş yapan müteahhitler için hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Ekonominin genelinde 200’ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam gücüyle lokomotif rolü üstlenen inşaat sektörünün önde gelen kuruluşlarını temsil eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri ve sektör tarafından ilgiyle takip edilen İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nun Temmuz 2024 sayısını yayımladı. “İyileşmeye Giden Engebeli Yol” başlıklı analizde, küresel ve ulusal ekonomi ile inşaat sektörüne ilişkin veriler değerlendirildi.
İnşaat sektörünün, deprem bölgesi dışındaki kamu yatırımlarının yavaşlayacağı sinyallerini 2023 yılı sonunda aldığına dikkat çekilen İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nda, sektörün yeni yıla da rotasını yurt dışına çevirerek başladığı hatırlatıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Nisan 2024 tarihinde Irak’a gerçekleştirmiş olduğu resmi ziyaret vesilesiyle Bağdat’ta Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Irak Ticaret Bakanı Atheer Daoud Al-Ghurairi’nin eş başkanlıklarında düzenlenen “Irak-Türkiye Yuvarlak Masa Toplantısı”nda iki ülke arasında Kalkınma Yolu Hakkında Mutabakat Zaptı imzalandığının ifade edildiği raporda, Irak’a müteahhitlik heyeti ziyareti düzenlenmesinin planlandığına yer verildi.
Proje 3-4 yıl içinde tamamlanabilir
Türk firmalar tarafından yakından takip edilen, Basra’daki Faw Limanı’ndan Türkiye sınırında yeni açılacak Ovaköy Sınır Kapısı’na kadar uzanacak 1200 kilometrelik demiryolu ile ona paralel otoyolunu içeren Kalkınma Yolu Projesi’nin en az 15 milyar ABD Doları tutarında olacağı tahmininin yer aldığı raporda, “Projenin Türk müteahhitlik firmalarının oluşturacağı konsorsiyumlar tarafından 3-4 yıl içerisinde tamamlanabileceği belirtilerek, fizibilite çalışmalarının Karayolları Genel Müdürlüğü ve Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü danışmanlığında Türk teknik müşavirlik firmaları tarafından yapılması önerilmiş, bilahare Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Irak’ı ziyaretleri sonucunda proje için Karayolları Genel Müdürlüğü ve Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda çalışmaya başlandığı belirtilmiştir. Kalkınma Yolu Projesi’ne ek olarak ülkede gerçekleştirilmesi planlanan 100’e yakın hastane, 3 binin üstünde okul ve yaklaşık 4 milyona yakın yeni konut projesi bulunduğu öğrenilmiştir. Irak, yılda en az 5 milyar ABD Doları tutarında proje üstlenilebilecek bir pazar olarak öne çıkmaktadır.” denildi.
Suudi Arabistan ile ilişkiler yoğunlaşıyor
İnşaat sektörü için öne çıkan pazar olan Suudi Arabistan ile yoğunlaşan ilişkilerin vurgulandığı raporda; ”3 Temmuz 2024 tarihinde İstanbul’da Türkiye Müteahhitler Birliği organizasyonunda Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Suudi Arabistan Belediye, Kırsal İşler ve Konut (MOMRAH) Bakanı Majed bin Abdullah Al-Hogail ve Suudi Müteahhitler İdaresi (SCA) Başkanı Zakariya Al-Abdulqader’in katılımlarıyla “Türkiye-Suudi Arabistan İnşaat Forumu” gerçekleştirilmiştir. Suudi Arabistan’da “Vizyon 2030” programı kapsamında 1,2 trilyon ABD Doları tutarında alt ve üstyapı projesinin hayata geçirilmesinin hedeflendiği, NEOM projesi için 500 milyar ABD Doları, “Kral Salman Enerji Parkı” için 500 milyar ABD Doları, Expo için 8 milyar ABD Doları bütçe ayırıldığı ve ülkenin farklı şehirlerinde 20 havalimanı inşa edilmesinin planlandığı açıklanmıştır. Suudi Arabistan Belediye, Kırsal İşler ve Konut Bakanlığı’nın yürüteceği yol, atık yönetimi ve geri dönüşüm projelerine de gelecek 5 yılda 60,5 milyar ABD Doları tutarında bütçe ayırılmasının öngörüldüğü belirtilmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir. Ayrıca Türk müteahhitlik firmaları ile Suudi kamu idareleri ve müteahhitlik firmalarını bir araya getirecek etkinliklere yıl içinde devam edilmesinin planlandığı da belirtilmiştir.
Özbekistan’a ziyaret gerçekleştirilecek
Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Sekretaryası Başkanı İzzat Tangriev başkanlığındaki Özbek heyetinin 23 Mayıs 2024 tarihinde TMB’yi ziyaretine değinilen raporda, TMB üyesi firma temsilcileri ile bir araya gelen Özbek heyeti üyeleri tarafından ülkede Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) modeli ile hayata geçirilecek eğitim, sağlık, ulaştırma ve kentsel altyapı projeleri ile ülkedeki iş ortamı hakkında bilgi verildiği ifade edilmiştir. Ayrıca, 2024 yılının ikinci yarısı içerisinde TMB organizasyonunda Özbekistan’a bir müteahhitlik heyeti ziyareti gerçekleştirilmesi planlandığı belirtilmiştir.
Şartsız tasfiye hakkı hayati önemde
Raporda, yılın ilk yarısında depremin de etkisiyle inşaat sektöründe yaşanan büyümenin yılın geri kalanında, özellikle Mayıs ayında açıklanan Kamuda Tasarruf ve Tedbir Paketi kapsamında kamu yatırımlarının durdurulmasıyla birlikte yavaşlayacağı tahmini de yer aldı. Kamuda Tasarruf ve Tedbir Paketi kapsamında ihalesi yapılmış veya yeni başlanmış projelerin ilerlemesinin çok yavaş olacağı vurgulanırken, şu ifadelere yer verildi: “Pakette ayrıca hakediş ödemeleri konusunda da bütçeden herhangi bir aktarım olmayacağının belirtilmesi, ilerleme oranı %75’in altında olan projelerin sürdürülmesini önemli ölçüde kısıtlayacağı ve bu projeleri devam ettirmek zorunda olan müteahhitlerin şantiyeleri açık tutmak için gerekli giderlerin yarattığı ağır yükün altında ezileceği endişesini doğurmuştur. Bu nedenle, Türkiye Müteahhitler Birliği öncülüğünde sektör temsilcileri tarafından kamu projelerinde şartsız tasfiye hakkı getirilmesinin kamuya iş yapan müteahhitler için taşıdığı hayati önem tekrar dile getirilmiştir.”
Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 2024 yılının ilk yarısının değerlendirildiği raporda, inşaat sektörüne ilişkin özetle şu tespitlere de yer verildi:
İNŞAAT SEKTÖRÜ İLK ÇEYREKTE BÜYÜMEYE DEVAM ETTİ: İnşaat sektörü, deprem bölgesinin yeniden inşası, yerel seçimler öncesi artan faaliyetler ve kentsel dönüşümün etkisi ile birlikte 2024 yılının ilk çeyreğini %11,1’lik genel ekonominin de üzerinde bir büyüme rakamı ile tamamlamıştır. Böylelikle sektör, üst üste 6 çeyrektir yakaladığı ivmeyi artırarak 2017 yılı üçüncü çeyrekten sonraki en hızlı çeyrek dönemlik büyümesini gerçekleştirmiştir. Öte yandan gayrimenkul sektöründe büyüme %2,5 ile yavaş gerçekleşmiştir. 2024 yılı birinci çeyrek döneminde zincirlenmiş hacim endeksine göre gayrisafi sabit sermaye oluşumu içerisinde sektörel yatırımların payı %9,6’ya yükselmiştir. İnşaat sektörünün istihdamdaki payı ise %6,6 olarak gerçekleşmiştir.
İŞÇİLİK MALİYETİ VE KALİFİYE ELEMAN SORUNU: Sektörün yılın ilk yarısında karşılaştığı en önemli zorluklardan biri, yükselen inşaat maliyetleri içinde en hızlı artışın yaşandığı işçilik maliyetleri ve buna paralel yaşanan kalifiye eleman sıkıntısı olmuştur. İç piyasadaki mavi yaka eleman sorununu yurt dışından eleman getirerek çözmeye çalışan sektör, özellikle deprem bölgesinde olağanüstü artış yaşayan işçilik ücretleri ile başa çıkmaya çalışmaktadır.
SIKI PARA POLİTİKASI NEDENİYLE KONUT SATIŞI DURAĞAN KALACAK: İlk el konut satış sayısı Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,8 azalarak 25 bin 425 olurken, toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı %32,1 olarak gerçekleşmiştir. İlk el konut satışları Ocak-Haziran döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,3 artışla 173 bin 324 olmuştur. İkinci el konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %6,7 azalarak 53 bin 888 olurken, toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı %67,9 olarak gerçekleşmiştir. İkinci el konut satışları Ocak-Haziran döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %5,8 azalarak 317 bin 750 olmuştur. Sıkı para politikaları nedeniyle yılın üçüncü çeyreğinde yeni konut satışlarının durağan kalacağı öngörülmektedir.
YABANCILARA KONUT SATIŞI DÜŞÜŞE DEVAM ETTİ: Yabancılara yapılan konut satışlarındaki düşüş devam etmiş, Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %45,1 azalarak bin 440 olmuştur. Haziran ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,8 olurken, Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %45,7 azalarak 10 bin 461 olarak gerçekleşmiştir. Yabancılara en fazla konut satışı yapılan iller sırasıyla 593 ile Antalya, 478 ile İstanbul ve 116 ile Mersin olurken, ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 332 ile Rusya Federasyonu, 156 ile İran ve 102 ile Ukrayna vatandaşlarına yapılmıştır.
PROJE BEDELİNDE GABON LİDER: Ocak-Haziran 2024 dönemi itibarıyla Türk inşaat sektörü tarafından yurt dışında 7,6 milyar ABD Doları tutarında 82 proje üstlenilmiştir. Böylece sektörün 1972 yılında Libya ile yurt dışı pazara açılmasından bu yana ulaştığı uluslararası proje portföyü büyüklüğü, 137 ülkede üstlenilen 12.207 projeyle toplam 511 milyar ABD Doları olmuştur. 2024 yılının ilk yarısında yurt dışında en çok iş üstlenilmiş ülke 1,2 milyar ABD Doları ile Gabon olurken, 1 milyar ABD Doları ile Polonya ikinci, 975 milyon ABD Doları ile de Kazakistan üçüncü sırada yer almıştır.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Legrand Türkiye Grubu, Enerji Verimliliği Odaklı Akıllı Çözümlerle Sürdürülebilir Geleceğe Değer Katıyor
Yayınlandı
14 dakika önce-
Şubat 16, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik, çevresel sorumluluk anlayışını güvenli, dayanıklı ve ekonomik yaşam alanlarıyla bir araya getiriyor. Legrand Türkiye Grubu, sürdürülebilirlik yaklaşımını destekleyen akıllı bina sistemleri ve enerji verimliliği çözümleriyle, yapıların ve şehirlerin geleceğine değer katmaya devam ediyor.
Artan enerji maliyetleri, karbon salınımını azaltma hedefleri ve sürdürülebilirlik bilincinin yükselmesi hem bireysel kullanıcıları hem de kurumları enerji tasarrufu sağlayan akıllı sistemlere yönlendiriyor. Türkiye’de enerji verimliliği, akıllı binalar ve sürdürülebilir enerji çözümleri her geçen gün daha fazla önem kazanırken enerji verimliliğine yönelik teşvikler, sanayi sektöründe dijitalleşmenin hızlanması ve yenilenebilir enerji yatırımları bu dönüşümü destekliyor. Akıllı bina otomasyonları, enerji izleme ve yönetim sistemleri ile elektrikli araç şarj istasyonları gibi teknolojiler giderek daha yaygın hale geliyor. Bu dönüşümün aktif bir parçası olan Legrand Türkiye Grubu, güvenli, dayanıklı, sürdürülebilir ve enerji verimliliği sağlayan sistemlerin artık tartışılmaz bir zorunluluk olduğu bilinciyle elektriksel altyapı, akıllı bina ve güvenlik çözümleri geliştiriyor. Yüksek kaliteli ve dayanıklı modüler koruma ürünleri, yapıların güvenliğini artıran kritik bileşenler arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, Legrand Türkiye Grubu’nun 2025–2027 Kurumsal Sosyal Sorumluluk yol haritası kapsamında belirlediği somut ve ölçülebilir sürdürülebilirlik taahhütleriyle destekleniyor.
Akıllı Sistemlerle Enerji Kullanımında Kontrol ve Tasarruf
Enerji kalitesi ve enerji verimliliğini artıran çözümler konutlardan ticari yapılara, endüstriden veri merkezlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Konutlarda zaman saatleri, ev otomasyon sistemleri, aydınlatma yönetimi ve sensörler, ticari binalar ve endüstride ise aydınlatma yönetimi sistemleri, düşük kayıplı yeşil transformatörler, enerji analizörleri ve elektrikli araç şarj istasyonları enerji kullanımının daha verimli ve kaliteli hale gelmesine katkı sağlıyor. Bticino markası altında sunulan Living Now with Netatmo akıllı anahtar-priz serisi sayesinde kullanıcılar evlerindeki elektrik tüketimini uzaktan izleyip kontrol edebiliyor. Cihazların ne kadar enerji tükettiğini görebilerek daha bilinçli tüketim alışkanlıkları geliştirebiliyor.
Geleceğin Yaşam Alanları İçin Sürdürülebilir Teknoloji
Enerji verimliliği ve karbon ayak izinin azaltılması, günümüzde yalnızca çevre politikalarının değil, aynı zamanda ticari başarının da ayrılmaz bir parçası olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda Legrand Türkiye Grubu, tasarım ve üretim süreçlerinde sürdürülebilirliği önceliklendiriyor. Ürün geliştirme süreçlerinde eko-tasarım ilkelerini benimseyen Legrand Türkiye Grubu, yeniden tasarlanan ve yeni geliştirilen ürün ailelerinin %50’sinin Legrand eko-tasarım endeksi kriterlerine uygun hale getirilmesini hedefliyor. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Türkiye Ar-Ge Merkezi tarafından tasarlanan ve Pelitli fabrikasında üretilen, güneş enerjisiyle şarj olabilen Estia Hybrid UPS çözümü olarak öne çıkıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan bu ürün, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda atılan önemli adımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Aynı zamanda 2027 yılına kadar grup genelinde üretilen ürünlerin %37’sinde sürdürülebilir malzeme kullanımına ulaşılması hedeflenirken, ambalaj alanında yürütülen dönüşümle ürünlerde kullanılan birincil plastik ambalajların %80’inin ortadan kaldırılması amaçlanıyor.
Önümüzdeki dönemde Legrand Türkiye Grubu, bina otomasyonu, akıllı enerji yönetimi sistemleri ve yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanmayı sürdürüyor. Yapay zekâ ve IoT destekli akıllı sistemlerle geliştirilen çözümler, bireysel kullanıcıların ve işletmelerin enerji tüketimlerini daha verimli yönetmelerine katkı sağlıyor. Legrand Türkiye Grubu, yenilikçi yaklaşımıyla Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemeye devam ediyor.
Komple çözüm sunma felsefesi ile Legrand’ın ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için www.legrand.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
GENEL
6 Şubat Depremleri: Yıkımın Nedenleri ve Güçlendirme Gerçeği
Yayınlandı
2 saat önce-
Şubat 16, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Etriye Stüdyo’nun 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin 3. yılına özel bölümünde, yapı stokunun gerçek risk haritası ve güçlendirme süreçlerindeki tıkanmalar; Oya Eşenli Gazioğlu moderatörlüğünde, Pak Danışmanlık Kurucusu İnş. Yük. Müh. Bayram Aygün (DEGÜDER YK Üyesi) ile Seismodynamics Kurucusu İnş. Müh. ve Deprem Yük. Müh. Mustafa Görkem Yıldız (DEGÜDER YK Başkanı) tarafından mühendislik perspektifiyle ele alındı.

Yıkımın Ortak Profili: 2000 Öncesi Yapılar
6 Şubat depremleri sonrasında yapılan saha incelemeleri ve açıklanan veriler, ağır hasar ve yıkımın büyük ölçüde 2000 yılı öncesinde inşa edilmiş yapılarda yoğunlaştığını ortaya koydu. Bu yapılarda yapı denetimi bulunmaması, beton kalitesinin belirsizliği ve taşıyıcı sistem detaylarının standartlara uygun uygulanmaması, deprem performansını doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer aldı.
Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, 2000 yılının bir milat olarak kabul edilmesinin nedenini yapı denetim sisteminin bu tarihten sonra devreye girmesi ve hazır beton kullanımının yaygınlaşmasıyla açıkladı.
Sorun Yönetmelikte Değil, Uygulamada
Söyleşide yeni yapılarda yaşanan yıkımlar ele alındığında, sorunun yürürlükteki deprem yönetmeliklerinden kaynaklanmadığı ortak bir değerlendirme olarak öne çıktı. Taşıyıcı sistem kurgusu, perde oranları, proje–uygulama uyumu ve denetim süreçleri, yapı performansını belirleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.
Bu çerçevede Mustafa Görkem Yıldız, özellikle paket yazılımlar üzerinden hızlı biçimde üretilen projelere dikkat çekti. Yıldız, yazılımın sunduğu çıktının mühendislik bilgisiyle sorgulanmadan uygulanmasının ciddi riskler doğurabildiğini; yazılımın bir araç olduğu, kararın ise mühendislik sorumluluğu taşıdığını vurguladı. Yönetmeliklerin teknik olarak yeterli olduğunu, asıl sorunun sahadaki uygulama kalitesi ve denetim mekanizmalarında yoğunlaştığını ifade etti.
Asıl Öncelik: 2000 Yılından Önce İnşa Edilmiş Yapılar
Deprem sonrası yapılan değerlendirmeler, can kayıplarını azaltmak açısından önceliğin 2000 yılından önce inşa edilmiş yapılar olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bu yapılar düşük yanal rijitlik, yetersiz perde kullanımı ve düzensiz taşıyıcı sistem kurgusuna ilave olarak düşük malzeme kalitesi ve uygunsuz donatı detayları nedeniyle yüksek risk grubunda yer alıyor. Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, yeni yapıların güvenliği kadar mevcut yapıların performansının da sistemli biçimde güçlendirme odağında ele alınması gerektiğini vurguladı.
Deprem Riski Teknikten Önce Bir “Erişim” Meselesi: Güçlendirme Neden Hâlâ Tıkanıyor?
Güçlendirme, teknik olarak doğruluğu kanıtlanmış ve kamu yapılarında uzun süredir kullanılan bir yöntem olmasına rağmen, konut ölçeğinde yeterince yaygınlaşmış durumda değil. Söyleşide bu durumun temel nedenleri finansman eksikliği, teşvik mekanizmalarının sınırlı olması ve bürokratik süreçlerin karmaşıklığı başlıkları altında ele alındı.
Bu çerçevede Bayram Aygün, güçlendirmenin mevcut kentsel dönüşüm anlayışı içinde geri planda kaldığını belirterek, “Güçlendirme bugün kentsel dönüşümün üvey evladı gibi ele alınıyor,” değerlendirmesinde bulundu. Aygün, kamu binalarında uygulanan güçlendirme politikalarının, benzer bir yaklaşımla konutlara da yayılması gerektiğini ifade etti.
İdari ve Hukuki Engeller Süreci Kilitliyor
Akışta öne çıkan bir diğer başlık ise güçlendirme sürecindeki idari sorunlar oldu. İskânsız yapıların güçlendirme ruhsatı alamaması gibi uygulamaların, en riskli yapıların sistem dışında kalmasına yol açtığı aktarıldı.
Bu konuda Mustafa Görkem Yıldız, idari süreçlerin sadeleştirilmemesinin, güçlendirme yapmak isteyen yapı sahipleri için süreci fiilen tıkadığını belirtti. Teknik çözümlerin sahada karşılık bulabilmesi için, bu çözümleri mümkün kılacak idari düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Yeni Güçlendirme Yönetmeliği Neleri Değiştirecek?
Yakın dönemde yürürlüğe girmesi beklenen Türkiye Bina Güçlendirme Yönetmeliği, mevcut yapılar için daha gerçekçi performans hedefleri tanımlaması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Yönetmeliğin teknik çerçeveyi netleştirmesinin, güçlendirme uygulamalarında maliyetleri daha öngörülebilir hale getirmesi bekleniyor.
Bu noktada Mustafa Görkem Yıldız, teknik düzenlemelerin ancak finansal ve idari destek mekanizmalarıyla birlikte ele alındığında sahada etkili olabileceğine dikkat çekti.
Sonuç: Güçlendirme Şefkatle Ele Alınmalı
Söyleşinin sonunda, Etriye Stüdyo moderatörü Oya Eşenli Gazioğlu, yapılan değerlendirmeleri şu çerçevede özetledi: 6 Şubat depremleri, Türkiye’de yapı güvenliği konusundaki asıl meselenin teknik bilgi eksikliğinden ziyade uygulama, erişilebilirlik ve politika tercihlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Güçlendirme, bilimsel olarak geçerliliği kanıtlanmış ve kamu yapılarında başarısı görülmüş bir yöntem olarak önemli bir çözüm sunuyor. Ancak bu çözümün yaygınlaşabilmesi için, teknik doğrular kadar finansal desteklerin, idari kolaylıkların ve toplumsal farkındalığın birlikte ele alınması gerekiyor.
GENEL
Avrupa Yakası’nda ‘şehirden kopmadan nefes almak isteyenler’ için yeni bir yaşam standardı sunuluyor!
Yayınlandı
3 gün önce-
Şubat 13, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
YALI KEYFİNİ KÜÇÜKÇEKMECE’DE YAŞATACAK, İSTANBUL’A NEFES ALDIRACAK!
DENİZ VE GÖL MANZARALI YALI360, ŞEHİRDEN KOPMADAN FERAH BİR YAŞAMIN KAPILARINI AÇACAK!
Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında başlatılan 472 konutluk Yalı360 projesi, göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, yeşil avluları, gün ışığını maksimum düzeyde alan ferah daireleri ve geniş balkonları ile bölgede fark yaratıyor. Modern mimariyi doğanın huzuru ile birleştirerek İstanbul’a yeni bir yaşam standardı getiren proje; Marmaray, metrobüs, E-5’e ve TEM’e yakınlığı ile ‘şehirden kopmadan nefes almak’ isteyenlerin tercihi oldu
Konut sektöründe sanayi ve ekonomisiyle hızla gelişen ve yatırım değeri her geçen gün artan ilçelerden Küçükçekmece’de başlatılan Yalı360 projesi, İstanbul’da yaşam kalitesini en üst seviyeye çıkaran özellikleriyle yıldızı parlayan projelerden biri oldu.
Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında temelleri atılan Yalı360; göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, yeşil avluları, gün ışığını maksimum düzeyde alan ferah daire planları ve geniş balkonları ile bölgeye ‘nefes aldırarak’ fark yarattı.




İstanbul’da nadir yaşanabilecek yaşam standardı Küçükçekmece’de!
Toplam 53 bin metrekare inşaat alanı üzerinde 5 bloktan oluşan Yalı360 projesinde 1+1, 2+1, 3+1 gibi farklı daire tiplerinden oluşan 472 konut yer alıyor. Kapalı ve açık otopark imkânı, çocuk oyun alanları, 7/24 kesintisiz güvenlik hizmeti, yürüyüş alanları, donanımlı spor salonu ve saunanın yanı sıra, geniş bir peyzaj düzenlemesi sunan proje; göl ve deniz manzarasıyla buluşan ferah ve konforlu daireleriyle İstanbul’da nadir deneyimlenebilecek yüksek bir yaşam standardı getirdi. Modern mimariyi doğanın huzuru ile birleştiren Yalı360’da malzeme seçiminden renk paletine, peyzaj düzenlemelerinden ortak alanlara kadar her detay; dinginlik, zarafet ve kalite anlayışıyla tasarlandı.
Marmaray, metrobüs ve çevre yollarına yakınlığı ile şehre bağlanma kolaylığı
Merkezi konumu, yeşil alanlarla çevrili yapısı ve göl manzarasıyla şehir hayatının yoğun temposundan uzak, dengeli ve prestijli bir yaşam sunan Yalı360, ulaşım ağlarının merkezinde yer alan konumuyla, konforlu bir yaşama şehirden kopmadan kavuşma ayrıcalığını sağlıyor. Marmaray ve metrobüs ve E-5 bağlantılarına yürüme mesafesinde olan proje, metroya 1,8 km, Florya Sahil ve Aqua Florya AVM’ye ise 4 km mesafesiyle İstanbul’un her noktasına hızlı ve kolay ulaşım imkânı veriyor. Okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığı ise projeyi hem yaşam hem de yatırım değeri açısından güçlü bir noktaya taşıyor.
Turan: “Projemiz,insanı merkeze alan, dengeli bir yaşam ve yatırım fırsatı”
İnşaatına 2025 yılında başladıkları projeyi 2028 yılında teslim etmeyi planladıklarını kaydeden Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, “Çağdaş mimari detayları, ferah yaşam alanları ve yeşil alanlarla bütünleşen yapısıyla Yalı360 projemizi, şehirden kopmadan dengeli bir yaşam arayanlarve sadece yaşamak için değil, nefes almak, dinginliği hissetmek ve şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için tasarladık. Bu özel proje ile İstanbul’da ve Küçükçekmece bölgesinde nadir bulunan bir yaşam deneyimi vadediyoruz. Şehir hayatının dinamizmi ile doğayla iç içe bir yaşamı, yeşil ile maviyi buluşturduğumuz proje, hem ayrıcalıklı bir yaşam hem de güçlü bir yatırım değeri sunuyor” değerlendirmesini yaptı. Sega Yapı olarak müşteri memnuniyetini merkeze alan, insan odaklı ihtiyaçlara özel çözümler sunan bir vizyonla çalıştıklarını kaydeden Turan, “Geleceğin yaşam alanlarını şekillendirirken sağlıklı, sürdürülebilir ve estetik yaşam alanları üreterek sektörde yön belirleyen bir marka olma vizyonuyla hareket ediyoruz. Bulunduğumuz bölgelerde yaşam kalitesini yükseltmek ve insanlara değer üreten yapılar sunmak, en önemli önceliğimiz” dedi.
Son Yazılar
- Legrand Türkiye Grubu, Enerji Verimliliği Odaklı Akıllı Çözümlerle Sürdürülebilir Geleceğe Değer Katıyor Şubat 16, 2026
- 6 Şubat Depremleri: Yıkımın Nedenleri ve Güçlendirme Gerçeği Şubat 16, 2026
- Avrupa Yakası’nda ‘şehirden kopmadan nefes almak isteyenler’ için yeni bir yaşam standardı sunuluyor! Şubat 13, 2026
- Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti Şubat 12, 2026
- Çuhadaroğlu, intersecure Yangına Dayanıklı Yapı Sistemleriyle Turizm Sektöründe Güvenlik Standartlarını Güçlendiriyor Şubat 12, 2026
- TR Invest Sun City’nin 2. Projesinde de Mitsubishi Heavy Industries Klimalar Tercih Edildi Şubat 11, 2026
- Gree Airy Klima ile Dört Mevsim Konfor Şubat 11, 2026
- Otis “Little Engineers” programını tüm dünyaya taşıyor Şubat 11, 2026
- ASAŞ’ta Yenilikçi Fikirler Ödüllendirildi: “ASAŞ’ın AS’ları Proje Yarışması” Sonuçlandı Şubat 11, 2026
- ORKA Banyo ve Karabük Üniversitesi, Geleceğin Banyo Deneyimlerini Yapay Zekayla Tasarlıyor Şubat 11, 2026
- Mercedes-Benz Türk, İlk Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatını Medcem Çimento’ya Gerçekleştirdi Şubat 10, 2026
- Mardin Şehir Hastanesi Yüksek Verimli İklimlendirme Altyapısı İçin Form Endüstri Ürünleri’ni Seçti Şubat 10, 2026
- DAIKIN TEMİZ HAVA BİLİNCİNİ YAYMAYA DEVAM EDİYOR! 5 YENİ OKULDA DAHA TEMİZ HAVA SINIFI Şubat 10, 2026
- İzocam’da Üst Düzey Görev Değişimi: Kerem Kürklü, Genel Direktörlüğe Atandı Şubat 10, 2026
- Şişecam’ın Pazarlama Genel Müdür Yardımcılığı Görevine Yılmaz Erceyes Atandı Şubat 10, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak









