GENEL
HEKİM HOLDİNG’DE KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUSU: BİRLİKTEN DOĞAN GÜÇLE GELECEĞE HAZIRIZ…
Yayınlandı
3 gün önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Hekim Holding’in 20. yılı, Hekim Yapı’nın 25. yılı ve Hebo Yapı’nın 30. yılı “Birlikten Doğan Güçle Geleceğe Hazırız” sloganı eşliğinde büyük bir coşku ve gurur içerisinde kutlandı. Crowne Plaza Asia’da gerçekleştirilen gala gecesi; Hekim Holding yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyeleri, şirket çalışanları, iş ortakları ve davetlilerin katılımıyla büyük bir coşku içerisinde gerçekleşti.
Gecenin açılış konuşmasını yapan Hekim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öner Hekim, iş hayatındaki 41 yıllık üretim tecrübesi, değer odaklı büyüme anlayışıyla Holding’in bugün ulaştığı başarıların; üretim, bilgi, yenilikçilik ve birlikte çalışma kültürünün eseri olduğunu ifade etti.
Cumhuriyetimizin ilk yıllarında başlayan sanayileşme ruhunu kendilerine rehber edindiklerini belirten Dr. Öner Hekim, ülke ve millet için çalıştıklarını, hazır yapı ve yapı malzemeleri sektörüne pek çok yenilik kazandırırken sadece üretim yapmadıklarını; bilgi ürettiklerini, insan yetiştirdiklerini ve sektöre yön verdiklerini vurguladı. Hekim Holding’in bugün dünyanın birçok ülkesinde tercih edilen güçlü bir marka konumuna ulaştığını belirten Dr. Öner Hekim, bu başarının ortak emek ve kurumsal kültürün bir sonucu olduğunu ifade etti.
Başarının arkasındaki ekip ruhuna teşekkür…
Dr. Öner Hekim ayrıca, elde edilen tüm başarıların arkasında büyük bir ekip ruhunun bulunduğunu belirterek çalışma arkadaşlarına ve yıllardır Hekim Holding ailesine emek veren herkese teşekkür etti. “Birlikten Doğan Güçle Geleceğe Hazırız” sözleriyle, holding ailesinin ortak azim ve dayanışmasının bugünlere gelmelerindeki en büyük etken olduğunu bir kez daha vurguladı.
Gecede Hekim Holding’in yenilikçi vizyonunu ve geleceğe yönelik hedeflerini anlatan özel video gösterimleri davetlilerle buluştu. Dr. Öner Hekim’in Giresun’da konumlandırılan yeni projeleri Hekimoğlu Konağı ve Hekim Tower’ın tanıtım filmleri büyük ilgi gördü.
Hekim Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Handan Hekim Seçkin ve Yönetim Kurulu Üyesi Özge Hekim Gülenç gerçekleştirdikleri konuşmalarda, grubun yeni dönem yatırımları, ihracat hedefleri, üretim kapasitesi, sürdürülebilir büyüme vizyonu hakkında davetlilere bilgi verdi. Teknolojiye, inovasyona ve katma değerli üretime yaptığı yatırımlarla büyümeyi kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden yönetim kurulu üyeleri, birlikten doğan gücün holdingin en büyük sermayesi olduğunu belirterek, gelecekte de sektörüne yön veren projeler üretmeye devam edeceklerini vurguladı.
Uluslararası başarılarla gelen büyüme…
Gecenin onur konuğu T.C. Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu (önceki dönem) Üyesi ve Türkiye – Azerbaycan , Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) Başkanı, Giresun Üniversitesi eski rektörü, Akademisyen ve Tarihçi Sn Prof. Dr. Aygün Attar ise konuşmasında Hekim Holding’in üretim gücü, ülke ekonomisine sağladığı katkılar ve uluslararası başarılarına dikkat çekti.
Attar, Hekim Holding’in ortaya koyduğu başarı hikâyesinin Türkiye adına önemli bir değer olduğunu ifade ederek, üretime, istihdama ve milli ekonomiye sağlanan katkılardan dolayı Hekim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öner Hekim’i ve tüm Hekim Holding ailesini yürekten kutladı. Konuşmasında ayrıca, merhum Ömer Hekim anısına Azerbaycan Büyükelçiliği iş birliğiyle oluşturulan Ankara Karabağ Şehitleri Hatıra Ormanı hakkında bilgi paylaşarak bu anlamlı çalışmanın manevi değerine vurgu yaptı.
Hekim Yapı A.Ş adına Danışman Mehmet Fatih Ulusoy ve Hazır Yapı grubu adına Genel Koordinatör Mustafa Tolunay‘ın tecrübe ve deneyimlerini paylaştıkları konuşmalarının ardından Dr. Öner Hekim’in hayat hikâyesini konu alan belgesel konukların izlenimine sunuldu.
Dr. Öner Hekim’e plaket takdimi
Sektörde 41 yılını geride bırakan Hekim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öner Hekim’e; eşi Perihan Hekim ile Yönetim Kurulu Üyeleri Handan Hekim Seçkin ve Özge Hekim Gülenç tarafından plaket takdim edildi.
Program kapsamında ayrıca Hekim Holding ve grup şirketlerinde uzun yıllardır özveriyle görev yapan yönetici ve çalışanlarına 10, 15, 20, 25, 30. hizmet yılları dolayısıyla başarı plaket ve hediyeleri takdim edildi. Kuruma uzun yıllar boyunca değer katan çalışma arkadaşları, alkışlar eşliğinde ödüllerini yönetim kurulunun elinden aldılar.
Coşkunun, gururun, birlik ve beraberlik duygusunun hâkim olduğu gecede sahne alan Karadeniz nağmelerinin sevilen sanatçısı Resul Dindar seslendirdiği eserlerle davetlilere unutulmaz anlar yaşattı.
Birlik ve Beraberlik ile ortak başarıya…
Program, Hekim ailesi ve tüm davetlilerin katılımıyla gerçekleştirilen pasta kesimiyle devam ederken, birlik, beraberlik ve ortak başarı duygusunun ön plana çıktığı gece, Hekim Holding’in köklü geçmişini, üretim gücünü ve geleceğe duyduğu güveni bir kez daha ortaya koydu.
Pasta töreninin ardından sahne alan sevilen sanatçı Şevval Sam şarkıları ve türküleriyle Hekim Holding çalışanlarına unutulmaz anlar yaşattı.
Gecenin en özel anlarından biri ise Şevval Sam ile Dr. Öner Hekim’in birlikte seslendirdiği “Hekimoğlu” türküsü oldu. Davetlilerin büyük beğenisini kazanan bu anlamlı performans uzun süre alkışlandı.
Hekim Holding, “Birlikten Doğan Güçle Geleceğe Hazırız” sloganını rehber edinerek, geride bıraktığı başarılı yıllardan aldığı güçle; geliştirmeye, ülkemiz için değer üretmeye ve geleceğe emin adımlarla yürümeye kararlılıkla devam edecektir.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Wilo, EcoVadis’te Rekor Skora Ulaştı
Yayınlandı
2 gün önce-
Ağustos 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Modern su teknolojilerinin öncü markası Wilo Group, EcoVadis sürdürülebilirlik değerlendirmesinde 100 üzerinden 91 puan alarak şirket tarihindeki en yüksek skora ulaştı. Üst üste beşinci kez Platin Madalya ile ödüllendirilen Wilo Group, üçüncü kez de “üstün” (Outstanding) derecesine layık görüldü.
Sürdürülebilirliği kurumsal stratejisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandıran Wilo Group, EcoVadis değerlendirmesinde geçtiğimiz yıla kıyasla puanını üç puan artırarak 91’e yükseltti. Şirketin bugüne kadar elde ettiği en yüksek EcoVadis sonucu olan bu skorda; sürdürülebilirlik yönetimi, şeffaf raporlama, etik iş uygulamaları ve tedarik zincirinde risk yönetimi alanlarında yürütülen çalışmalar etkili oldu. Wilo Group böylece derecelendirme kuruluşunun verdiği en yüksek seviye olan Platin derecesine üst üste beşinci kez ulaşırken, “Outstanding” değerlendirmesini de üst üste üçüncü kez elde etti.
Sürdürülebilirlikte Yeni Rekora İmza Attık
Ödüle ilişkin açıklamalarda bulunan Wilo Group Başkanı ve CEO’su Oliver Hermes: “Platin ödülünü üst üste beşinci kez almanın yanı sıra 91 puanla şirket tarihimizdeki en yüksek skora ulaşmış olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu başarı, sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığımızın ve bu alanda ortaya koyduğumuz sürekli gelişimin güçlü bir göstergesidir. Wilo için sürdürülebilirlik, ayrı bir faaliyet alanı değil; yapay zeka gibi grup stratejimizin temel unsurlarından biri ve tüm iş faaliyetlerimizin merkezinde yer alıyor. Halihazırda güçlü olan performansımızı daha da ileri taşımamız, standartlarımızı sürekli yükselttiğimizi ve gelişim odağımızı koruduğumuzu ortaya koyuyor” dedi.
Sürekli Bir Gelişim İçerisindeyiz
Wilo Group CTO’su Georg Weber ise yaptığı değerlendirmede: “91 puan, sürdürülebilirlik yönetimimizi istikrarlı biçimde geliştirme yaklaşımımızın bir sonucudur. Raporlamamızın bağımsız doğrulanmasından PACI kapsamındaki çalışmalarımıza ve tedarik zinciri risk yönetimimize kadar birçok alanda performansımızı daha ileri taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sürdürülebilirlik, tamamlanıp geride bırakılabilecek bir süreç değil; sürekli gelişimi ve dönüşümü gerektiren uzun vadeli bir yolculuktur” şeklinde konuştu.
EcoVadis, dünya genelinde en saygın sürdürülebilirlik derecelendirme kuruluşlarından biri olarak öne çıkıyor. Platin madalya, değerlendirilen şirketler arasında en üst yüzde 1’lik dilimde yer alan kuruluşlara verilen ve EcoVadis’in sunduğu en yüksek başarı seviyesini temsil ediyor.
GENEL
Depreme dayanıklı yapıların gücü su yalıtımından geçiyor
Yayınlandı
2 gün önce-
Ağustos 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
ODE Yalıtım, 17 Ağustos’un yıl dönümünde binaların taşıyıcı sistemlerini koruyan su yalıtımının hayati rolüne dikkati çekiyor.
17 Ağustos Depremi’nin yıl dönümünde yapı güvenliği Türkiye’nin ana gündem maddesi olmaya devam ederken, binaların depreme karşı direncini belirleyen en kritik unsurlardan biri olan su yalıtımı göz ardı ediliyor. Bir yapının deprem performansı yalnızca kullanılan beton ve donatının kalitesiyle belirlenmiyor. Yapı ömrü boyunca taşıyıcı sistemin su, nem ve diğer dış etkenlere karşı korunması da deprem güvenliğinin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.
Su yalıtımı bulunmayan ya da standartlara uygun uygulanmayan yapılarda, zaman içinde yapı elemanlarına ulaşan su, donatı çeliğinde korozyona neden oluyor. Bu süreç, betonarme elemanların dayanımını azaltarak yapı güvenliğini olumsuz etkileyebiliyor. Araştırmalar, su yalıtımı bulunmayan yapılarda taşıyıcı sistemin 10 yıl içinde yüzde 66’ya varan oranda dayanım kaybına uğrayabileceğini ortaya koyuyor.
Araştırma sonuçları önemli bir farkındalık açığına işaret ediyor
ODE Yalıtım’ın 2023 yılında gerçekleştirdiği Su Yalıtımı ve Binaların Deprem Güvenliği Algı Araştırması’na göre, toplumda su yalıtımı ile deprem güvenliği arasındaki ilişkinin yeterince bilinmediğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre katılımcıların yalnızca yüzde 2,2’si binanın depreme karşı dayanıklılığında su yalıtımının önemini bildiğini ifade ederken, her 100 kişiden 45’i oturduğu binada su yalıtımı bulunup bulunmadığını bilmiyor. Katılımcıların yüzde 34,2’si binasında su yalıtımı olmadığını belirtirken, su yalıtımı bulunduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 20,4’te kalıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan şunları söyledi: “Depreme dayanıklı yapıların bu özelliklerini uzun yıllar koruyabilmesi için su yalıtımının yapım aşamasından itibaren doğru projelendirilmesi ve standartlara uygun şekilde uygulanması gerekiyor. Su yalıtımı, nem ve su sızıntısına karşı koruma sağlamanın yanı sıra taşıyıcı sistemi koruyor ve yapının tasarım ömrünü destekliyor. Araştırmalarımız, toplumda su yalıtımının maliyetine ve yapı güvenliğindeki rolüne ilişkin önemli bilgi eksiklikleri bulunduğunu gösteriyor.
Oysa su yalıtımının toplam bina maliyeti içindeki payı yaklaşık yüzde 1 seviyesinde. Bu nedenle ODE Yalıtım olarak yeni teknolojiler geliştirmenin yanında doğru teknik bilginin yaygınlaşmasına da katkı sunmayı sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız Binalarda Su Yalıtımı kitabıyla mimarlar, mühendisler, uygulamacılar ve sektör profesyonellerini güncel standartlar, doğru uygulama detayları ve teknik bilgilerle buluşturuyoruz. Su yalıtımı konusunda farkındalığın artmasına ve doğru uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi.
GENEL
İZODER’DEN 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİNİN 27. YILINDA AÇIKLAMA
Yayınlandı
2 gün önce-
Ağustos 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
İZODER Başkanı Atalay Özdayı “Yapılarımızın güvenliği için temelden çatıya su yalıtımı uygulamalarını yaygınlaştırmalıyız”
Yalıtım sektörünün çatı örgütü İZODER, ’17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaparak binaların depreme karşı güçlendirilmesi noktasında temelden çatıya su yalıtımının hayati önemine dikkat çekti.
İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Özdayı, “17 Ağustos’ta her yıl depremin yarattığı büyük yıkımı hatırlıyor, önlemler konusuna dikkat çekmeye çalışıyoruz. Depremin yol açtığı yıkımların en önemli nedenlerinden birinin yapının taşıma gücünü etkileyen korozyon olduğu bir gerçek. Bir yapının ana unsurları olan demir ve betonu, suyun olumsuz etkilerinden yalıtımla koruyarak binalarımızı depremin etkilerine karşı güçlü hale getirmeliyiz. Mevcut binalarımızın depreme dayanıklılığı konusunda endişe duyuyor, güvenli ve sağlıklı binalara sahip olmak için kentsel dönüşümü fırsat olarak görüyoruz.” dedi.
Depremin yol açtığı yıkımların en önemli nedenlerinden biri korozyon
Depremde yaşanan ağır hasarların başlıca nedenlerinden birinin, yapıların taşıma kapasitesini azaltan korozyon olduğuna dikkat çeken Özdayı, şunları söyledi: “Betonarme yapı sistemlerinin en zayıf noktalardan biri suya karşı olan hassasiyetleridir. Yağmur, kar, yeraltı suları, zeminde yer alan nem, mutfak, banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerdeki su kaçakları, binanın inşa edildiği zeminde bulunan basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle binalar sürekli olarak suya maruz kalabiliyor. Suyun taşıyıcı yapı elemanlarına nüfuz etmesi durumda özellikle betonun içindeki demirin paslanmasıyla başlayan ‘korozyon’ yapının yük taşıma kapasitesini azaltıyor. Betonarme yapıların sağlıklı bir şekilde tasarım ömürleri süresince işlevlerini sürdürebilmesi için yapının tamamının standartlara uygun şekilde ısı ve su yalıtımı ile korozyondan korunması gerekiyor.”
Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Erdoğdu’nun donatı ve korozyon ilişkisini ortaya koyan araştırmasını hatırlatan Özdayı, sözlerine şöyle devam etti: “Bu araştırma binalarımızı bekleyen tehlikeyi gözler önüne seriyor. Suya maruz kalan bir donatı, taşıma kapasitesinin 5 yılın sonunda yüzde 50’sini, 15 yılın sonunda yüzde 90’ını, 24 yılın sonunda ise tamamını kaybettiğini ortaya koyuyor. Donatı korozyonu, deprem veya herhangi bir dış etki olmaksızın belirli süre sonra yapıların çökmesine yol açabiliyor. Bu durum da maalesef ülkemizin yabancı olmadığı bir gerçeklik. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından yapılan incelemeler sonucunda, yüzde 79’u hasarlı bulunan 55 bin 651 konut ve işyerinin yüzde 64’ünde korozyon tespit edilmişti.”

Kentsel dönüşüm güvenli yapılaşma için kritik önem taşıyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan “İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi” raporunda yer alan sonuçları paylaşan Özdayı, “İstanbul’da 7,5 büyüklüğündeki bir deprem senaryosunda binaların ortalama yüzde 17’sinin (yaklaşık 194 bin bina) orta ve üst seviyede hasar göreceği tahmin ediliyor. 7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 26’sının hafif, yüzde 13’ünün orta, yüzde 3’ünün ağır ve yüzde 1’inin çok ağır hasar görmesi bekleniyor. Senaryo depreminde ağır ve çok ağır hasarlı binaların aldıkları deprem hasarının onarılamayacak boyutta olacağı ve bu hasar seviyelerindeki binaların yıkılıp tekrar yapılması gerektiği ortaya çıkıyor. Öte yandan orta hasarlı binaların da onarım yerine yıkılıp yeniden inşasının çoğunlukla daha uygun olduğu belirtiliyor. Böyle bir depremden etkilenecek diğer iller de hesaba katıldığında tablo daha da karamsar bir hal alıyor” dedi.
Ülke genelinde hız kazanan kentsel dönüşüm sürecinin, Türkiye’nin yapı stokunda kapsamlı bir yenilenme için kritik bir fırsat sunduğunu vurgulayan Özdayı, “Türkiye genelinde mevcut bina stokunun detaylı şekilde analiz edilmesi, güvenli hale getirilebilecek yapılar ile riskli binaların net biçimde ayrıştırılması gerekiyor. Yeterli dayanıma sahip olan yapıların güçlendirilmesi; güvenli olmayan binaların ise kentsel dönüşüm kapsamında yeniden inşa edilmesi büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.
Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin 1 Haziran 2018 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatan Özdayı, bu tarihten sonra inşa edilen ve zorunlu olarak su yalıtımı yapılan binaların, toplam yapı stokunun yalnızca yüzde 5-5,5’ini oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “10 milyonun üzerinde bina, 30 milyonu aşan hanenin bulunduğu ülkemizde bu düşük oranlardaki su yalıtımı uygulaması maalesef güvenli bina noktasında zayıf bir yerde durduğumuzu gösteriyor. Bundan sonra su yalıtımı ile güçlendirilmiş, güvenli, sağlıklı ve konforlu yapılar inşa etmemiz gerekiyor. Kentsel dönüşümün bir yandan güvenli kentler sağlarken diğer yandan çevreye duyarlı, enerji verimli, konforlu yapılaşma için de büyük bir fırsat barındırdığını unutmamak gerekiyor. Su yalıtımı, güvenli yapılaşmanın ayrılmaz bir parçası. Bir binanın temeli çürüyorsa, biz bu binayı güvenli sayamayız. Özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yaşayanların, binalarındaki su yalıtımı durumunu sorgulamaları ve uzman kontrolü yaptırmaları çok önemli” dedi.
Son Yazılar
- Wilo, EcoVadis’te Rekor Skora Ulaştı Ağustos 14, 2026
- Depreme dayanıklı yapıların gücü su yalıtımından geçiyor Ağustos 14, 2026
- İZODER’DEN 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİNİN 27. YILINDA AÇIKLAMA Ağustos 14, 2026
- Panasonic’in Türkiye’deki ilk showroom’u Antalya’da açıldı Ağustos 14, 2026
- Mitsubishi Electric, M70 ve M700 NC Üniteleri İçin Türkiye’de Yenileme Hizmeti Sunmaya Başladı Ağustos 14, 2026
- Herpa Maden, 2 Adet Komatsu PC700 ile Filosunu Gençleştirdi Ağustos 14, 2026
- Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın net operasyonel geliri yüzde 25 artarak 116 milyon Euro’ya ulaştı Ağustos 14, 2026
- Büyüme odağını stratejik alanlara çeviren Sabancı’dan ilk yarıda güçlü performans Ağustos 14, 2026
- Kimpur, Avrupa Yapı Sektöründeki Konumunu Güçlendiriyor Ağustos 14, 2026
- Yapılarda Yangın Güvenliği İçin Güvenilir Su Kaynağı Şart Ağustos 13, 2026
- Geberit boru sistemleri, endüstriyel tesislerde kritik hatlar için güvenilir ve uzun ömürlü altyapı sağlıyor Ağustos 13, 2026
- Systemair Türkiye, küresel üretim ve inovasyon üssü rolüyle uzmanlığını geliştiriyor Ağustos 13, 2026
- Masdaf, Akıllı Pompa Sistemleriyle Verimlilik ve Dijital Dönüşüme Odaklanıyor Ağustos 13, 2026
- İstanbul Teknik, Üretim Gücünü Ar-Ge ve İzlenebilirlik Çözümleriyle Pekiştiriyor Ağustos 13, 2026
- HEKİM HOLDİNG’DE KURULUŞ YILDÖNÜMÜ COŞKUSU: BİRLİKTEN DOĞAN GÜÇLE GELECEĞE HAZIRIZ… Ağustos 13, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak












