Warmhaus’tan 2026 Vizyonu: Sürdürülebilir Teknoloji ve Akıllı Isıtma Çözümleri - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Warmhaus’tan 2026 Vizyonu: Sürdürülebilir Teknoloji ve Akıllı Isıtma Çözümleri

Yayınlandı

-

WARMHAUS Genel Müdürü Şebnem Güner


Yeni genel müdürlük döneminde büyüme ve dönüşüm hedeflerini netleştiren Warmhaus, enerji verimli ürünler, H2 Ready teknolojisi ve dijital çözümleriyle iklimlendirme sektöründe güçlü bir gelecek inşa ediyor.

  1. Geçen yılın sonlarına doğru şirketinizde bir üst yönetim organizasyon değişikliği olarak genel müdür olarak atandınız. Öncelikle sizi yeni pozisyonunuzdan dolayı tebrik eder, başarılar dileriz. Warmhaus için 2026 yılında gerçekleştirmeyi planladığınız çalışmalar konusunda sizden bilgi alabilir miyiz?

Öncelikle güzel temennileriniz için teşekkür ederim. Warmhaus’ta uzun yıllar Finans ve Mali İşler alanlarında sürdürdüğüm görevlerimin ardından, Ekim 2025 itibarıyla Genel Müdürlük görevini devraldım. Warmhaus’un inovatif ve teknolojik çözümler yaratarak ürettiği faydayı maksimum değerlere taşımak ve sektörüne liderlik etme hedefi doğrultusunda oluşturduğu vizyonuna katkı sağlayacak projeler gündemimizde yer alıyor. Ekibimiz ile birlikte stratejilerimizi vizyonumuza katkı sağlayacak projeler üzerine oluşturuyoruz. Bu yılın yurtiçi pazarlarda yeni açıklanan konut projeleri ile birlikte hareketli bir yıl olacağını düşünüyoruz. Projelerde sunduğumuz çözüm odaklı yaklaşımız ve ürünlerimiz ile projelerin içinde aktif olarak yer almayı hedefliyoruz. Doğal gazın yeni ulaştığı yerleşimlerde, yetkili satıcı ve servis ağımızı güçlendirmek için çalışmalarımız sürüyor. Yurtdışı pazarlar için elektrikli kombi projemiz sürüyor. Ayrıca yılın son çeyreğinde ısı pompasını ürün gamımıza eklemeyi planlıyoruz.

2. Çevre dostu ve enerji verimli teknolojiler, iklimlendirme sektöründe artık temel bir gereklilik haline geldi. Ürünlerinizin çalışma prensipleri, enerji performansı ve sürdürülebilirlik yaklaşımı açısından hangi yenilikçi çözümleri sunduğunu anlatabilir misiniz?

Ürünlerimizin geliştirme ve çalışma prensiplerinin temelinde üç ana unsur yer alıyor: Çevreye duyarlılık, yüksek enerji verimliliği ve kullanıcıya sağlanan maksimum tasarruf. Tüm Ar-Ge ve üretim süreçlerimizi bu üç öncelik doğrultusunda şekillendiriyoruz.

Bu yaklaşımımızın somut çıktılarından biri olan Gaz Adaptif Sistemli kombilerimiz, yakıt tüketimini optimize ederek enerji kullanımını minimum seviyede tutuyor. Bununla birlikte, ürünlerimizde kullanılan gelişmiş izolasyon teknolojileri sayesinde ısı kaybı en aza indiriliyor; böylece hem gereksiz enerji tüketiminin hem de çevresel etkinin önüne geçiliyor.

Ayrıca kombilerimizin NOx Sınıf 6 seviyesinde olması, düşük emisyon değerleriyle çevre dostu bir performans sunmamıza olanak tanıyor. Ürünlerimizde tercih ettiğimiz yüksek kaliteli komponentler ise cihazların uzun ömürlü olmasını sağlayarak kaynak kullanımını azaltıyor ve dolaylı olarak karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sunuyor.

Bunların yanı sıra en son Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında önemli bir adım atarak H2 Ready Sertifikası aldık. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz kombilerimiz, doğal gazla birlikte yüzde 20 oranında hidrojen kullanımına uyumlu olacak şekilde tasarlandı. Bu da geleceğin enerji dönüşümüne bugünden hazır olduğumuzu gösteriyor.

Yakın zamanda üretimine başladığımız yeni nesil eşanjör tasarımımız da sürdürülebilirlik yaklaşımımızın önemli bir parçası. Bu yenilikçi tasarım ile enerji verimliliğini artırmayı, karbon salımını azaltmayı ve kullanıcılarımıza daha uzun ömürlü, yüksek performanslı çözümler sunmayı hedefliyoruz.

Ürünlerimizin en verimli şekilde kullanılmasını destekleyen dijital çözümler de geliştiriyoruz. Bu alandaki öne çıkan uygulamalarımızdan biri olan RecoWa, Wi-Fi Akıllı Oda Termostatı ile entegre çalışarak enerji tüketimini optimize ediyor. Mobil uygulama üzerinden kullanıcıların yaşam alışkanlıklarına göre ısıtma sistemlerini yönetebilmesine olanak tanıyan RecoWa, daha düşük enerji tüketimi ve daha az karbon salımı ile sürdürülebilir bir kullanım deneyimi sunuyor.

3. Projelerde tercih edilen ürün ve hizmetleriniz; yatırımcı, proje geliştirici ve son kullanıcı açısından ne gibi avantajlar sağlıyor?

Enerji tasarrufu, işletme maliyetleri, uzun ömürlülük ve konfor kriterleri açısından yarattığınız katma değeri nasıl tanımlarsınız?

Projelerde kendimizi sadece bir ürün tedarikçisi olarak değil bir çözüm ortağı olarak görüyoruz. Uzman kadromuz ile birlikte projeyi oluşturanlar ile tüm süreçte yer alarak söz konusu proje için en doğru ve en uygun maliyetli ürünü seçmek için çalışıyoruz. Konut projelerine, proje ve inşaat firmalarına çok hızlı ve efektif çözümler sunabiliyoruz. Ürünlerimiz özelinde değerlendirdiğim zaman; duvar tipi çelik eşanjörlü premix yoğuşmalı kazan serimiz kolay kurulumu, yüksek performansı, tasarruflu ve uzun ömürlü olması gibi öne çıkan özellikleri ile konut, üniversite, okul, lojman ve otel gibi büyük projeler tarafından tercih ediliyor. Hızlı ısı yayılımı sağlayan panel radyatörlerimiz yüksek korozyon direnci ve dayanıklı yapısı ile uzun ömürlü kullanım sağlıyor. Panel radyatördeki farklı çeşitlerimiz mekanlara aynı zaman estetik ve konfor da sunuyor. Doğru projelendirilmiş bir panel radyatör sistemi kombi ile birlikte maksimum verim sağlayabiliyor.  

Kombi ve duvar tipi yoğuşmalı kazan ürün gamımızda farklı kapasite seçenekleri var. Bunların hepsinin ortak noktası maksimum verim, düşük gaz tüketimi, kolay kurulum kompakt ve aynı zamanda şık tasarımlara sahip olması. Son kullanıcı açısından tüm bunlar tasarrufa ve konfora dönüşürken, projeciler tarafından da düşük merkezi sistem alt yapı maliyeti sağlıyor. 

4. Türkiye iklimlendirme pazarındaki konumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Pazar payı, segment odakları ve bölgesel yaygınlık açısından güçlü yönleriniz nelerdir?

Önümüzdeki döneme ilişkin büyüme ve yatırım hedeflerinizi de paylaşır mısınız?

Warmhaus iklimlendirme sektöründeki yolculuğuna 1996 yılında panel radyatör üretimi ile başladı. Şirketimiz 2016 yılının Eylül ayında kombi üretimine başladı. Cihaz tarafında nispeten genç bir marka olsak da ısıtma sektöründe 30 yıllık bir geçmişe sahibiz. Sektörümüzde hızla yaygınlaşan ve büyüyen bir marka olarak hedefimiz hiçbir zaman yalnızca üretmek olmadı. Her zaman odağımızda fark yaratan inovatif ürünler geliştirerek sektörümüze yön vermek yer aldı. Nitekim bu kapsamda da Gaz Adaptif Sistemli kombi, kendi kapasitesinde dünyanın en küçük kombisi gibi örneklerini verebileceğim pek çok ilki de sektörümüze kazandırdık.  Ürünlerimizin ülkemizdeki yaygınlığını ise en iyi şu cümle ile ifade edebilirim; Türkiye’de radyatör kullanılan her 5 evden birini Warmhaus fabrikasında ürettiğimiz ürünler ısıtıyor. Kombi üretiminde her zaman kalite odaklı çalıştık. Tüketicilerin ısınma ihtiyacını tasarruf ederek karşılamasını sağlamak için özellik ve kalitesi ile üst segment olan ürünlerimizi, orta segment fiyatına satıyoruz.

2023 yılının sonlarına doğru TEKNOSAB’daki yeni üretim tesisimize taşınmıştık. Üretim tesisi anlamında uzun vadede yeni bir yatırım planlamıyoruz. Kısa vadeli iş hedeflerimiz arasında soğutma kanalına girmek yer alıyor. Ayrıca üretim tesisimiz bünyesinde bir Ar-Ge Merkezi açmayı planlıyoruz. Yurtiçi pazarlarda, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde doğal gaz altyapısının yeni devreye alındığı yerleşimlerde büyüme potansiyelini yakından takip ediyoruz. Bu bölgelerde artan talebe hızlı ve etkin şekilde yanıt verebilmek adına yetkili satıcı ve servis ağımızı stratejik olarak genişletmeye ve güçlendirmeye yönelik yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Yurtdışında ise yeni pazarlara açılmak ve mevcut pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştırmak 2026 yılı öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Global ölçekte rekabet gücümüzü artıracak adımlar atarken, sürdürülebilir büyüme stratejimiz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz.

5. AR-GE yatırımlarınızın sektörel gelişime katkısı hakkında neler söylemek istersiniz? Özellikle dijitalleşme, akıllı sistem entegrasyonları ve yüksek verimlilik odağında yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir?

Yakın vadede piyasaya sunmayı planladığınız yeni ürün veya hizmet modelleri hakkında ipuçları verebilir misiniz? 

Her yaşam alanı için kaliteli, güvenilir ve fark yaratan çözümler bulmak için çalışıyoruz. Pek çok farklı yaşam alanı var. Kullanıcıların yaşam tarzları ihtiyaçları da farklılık gösteriyor. İklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olarak bu değişimi yakalayabilmeniz, ihtiyaçlara çözüm üretebilmeniz için yenilikçi bir bakış açısına sahip olmanız, yeni yaşam standartlarına uygun teknolojik ve dijital çözümler sunmanız gerekiyor. Ayrıca 40’tan fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Farklı coğrafyaların ihtiyaçlarına cevap verebilecek esneklikte olmaz iseniz rekabet edemezsiniz. Biz tüm bu bahsettiğim konularda avantajlı konumdayız. Çünkü çevik ve dinamik bir Ar-Ge ekibimiz var. Üretim altyapımız ve teknolojik gücümüz sayesinde ürünlerimizin donanım ve yazılımlarını ihtiyaçlara göre hızlı şekilde uyarlayabiliyoruz. Ar-Ge tarafında geliştirdiğimiz ürünlerde ve ürünlerimizde kullandığımız teknolojilerde enerji ve su gibi kaynakların verimli kullanımını sağlamak, kullanıcıya tasarruf sağlayabilmek ve tabi çevreye zarar vermeyecek ürünlerin geliştirilmesi öncelikli konularımız arasında olarak yer alıyor. Ürünlerimizin en verimli şekilde kullanılabilmesi için dijital trendler doğrultusunda çözümler sunuyoruz. Kullanıcıya kolaylık ve konfor sağlayacak mobil cihazlar için özel uygulamalar geliştiriyoruz. 

2026 yılında da yeni ürün ve hizmetler için Ar-Ge Bölümümüz ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bunlara birkaç örnek vermem gerekirse; Mart ayında hali hazırda yurtdışı pazarlar için ürettiğimiz yeni nesil pnömatik kombi Glowa’yı yurtiçi pazarlara da sunduk. Yeni endüstriyel yüz tasarımı, yüksek verim, akıllı modülasyon ve XL seviyesinde sıcak su performansı Glowa’nın öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Glowa’nın geniş modülasyon özelliği ise kombinin kapasitesinin ihtiyaca göre ayarlanmasına ve bu sayede hem gaz hem de elektrik enerjisinden tasarruf edilmesine olanak veriyor. İlk etapta 24 kW ısıtma kapasitesi ile piyasaya sunduğumuz ürünümüzün ilerleyen dönemde  farklı kapasite seçeneklerini de satışa sunmayı planlıyoruz. Diğer bir projemiz ise yüksek kapasiteli şofben. Mevcut 12 litre kapasiteli modelimize ek olarak, 14 litre kapasiteli yeni bir şofben üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.

Çok kısa bir süre önce, kombinin adeta kalbi olarak nitelendirilen eşanjörün üretimine başladık. Sektörümüzde büyük ölçüde ithal edilen bu kritik bileşeni kendi bünyemizde üretebilmek adına teknolojik altyapımıza önemli ve stratejik bir yatırım gerçekleştirdik.Bu seviyede kritik bir parçanın üretimi için Ar-Ge ekibimizle birlikte uzun, titiz ve çok aşamalı bir hazırlık süreci yürüttük. Tasarım, mühendislik analizleri, numune üretimleri ve kapsamlı test süreçlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından seri üretime geçtik. Geliştirdiğimiz yeni nesil eşanjör tasarımı sayesinde cihazlarımızda yüzde 98’e varan verimlilik seviyesine ulaştık. Bu başarı, hem mühendislik yetkinliğimizin hem de üretim kabiliyetlerimizin geldiği noktayı açıkça ortaya koyuyor. Yüzde yüz yerli sermaye ile üretim yapan bir firma olarak, böylesine kritik bir bileşeni yerli imkanlarla üretmenin ülke ekonomisine sağladığı katkı ise bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır.

6. İklimlendirme sistemlerinde satış sonrası hizmetlerin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Servis ağı, teknik destek, bakım sözleşmeleri ve müşteri deneyimi süreçleri açısından sunduğunuz hizmetler markanızın güvenilirliğine nasıl katkı sağlıyor?

Panel radyatör, kombi ve kazan gibi ürünler uzun ömürlü yapıları gereği kullanıcı konforu ve enerji verimliliği üzerinde doğrudan belirleyici rol oynar. Bu nedenle müşteri deneyimi açısından satış sonrası hizmetlerin kalitesi, en az ürünün teknik performansı kadar kritik bir unsurdur. Warmhaus olarak en kaliteli malzemeler ile en güvenli, kullanıcının maksimum verimi alacağı ve uzun ömürlü ürünler üretmek için çalışıyoruz. Verimlilik anlayışımız sadece ürün ile kısıtlı değil.  Satış sonrası hizmetler, teknik servis gibi tüm süreçlerin verimliliği de bizim için çok önemli. Türkiye’de, 186 yetkili servis noktamız ile faaliyet gösteriyoruz. Yetkili servislerimiz düzenli olarak teorik ve sahada ihtiyaç duyacakları konularda eğitim veriyoruz. Bu eğitimlerle servislerin bilgi birikimlerini pekiştirmeyi ve satış sonrası hizmet süreçlerinde kaliteyi artırmayı hedefliyoruz. Hiç şüphesiz ki güçlü bir servis organizasyonu markaya olan güven ve sadakatin inşa edilmesinde en önemli unsurlardandır.  Bu bilinçle, satış sonrası hizmetlerimizi stratejik bir değer alanı olarak konumlandırmaya devam ediyoruz. 

7. Üretim süreçlerinizden ürünlerin kullanım ömrüne kadar uzanan çevresel etki perspektifinde sürdürülebilirlik yaklaşımınızı nasıl şekillendiriyorsunuz?

Yenilenebilir enerji kullanımı, karbon ayak izi azaltım hedefleri ve döngüsel ekonomi uygulamaları konusunda şirketinizin vizyonunu paylaşır mısınız?

Özellikle küresel iklim krizi, enerji kaynaklarının kullanımı ve enerji güvenliği gibi konular, daha verimli ve farklı enerji türleri ile çalışabilen yeni ürünlere ciddi bir talep oluşturdu. Gerçekleştirdiğimiz tüketici ve Pazar araştırmalarımızda da enerji ve su gibi önemli kaynakların sorumlu kullanımı konusunda farkındalığın arttığını gördük. İklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren bir marka olarak, bu dönüşümün bir parçası olmanın ötesinde, yön verici aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda sürdürülebilirlik yaklaşımımızı; ürün geliştirmeden üretim süreçlerine, satış sonrası hizmetlerden dijital çözümlere kadar tüm değer zincirimizi kapsayacak şekilde bütüncül bir yapıda ele alıyoruz. Markamızın geliştirdiği ürünlerde ve kullandığı teknolojilerde kaynakların verimli kullanımı önemli özelliklerinin başında geliyor. Kaynakların en verimli şekilde kullanılmasını sağlayan çevreci ürünler geliştiriyoruz. Sadece ürün verimliliği değil aynı zamanda kullanıcılarımıza sunduğumuz satış sonrası hizmetler, dijital uygulamalar gibi tüm süreçleri verimli şekilde inşa etmeye çalışıyoruz.

Üretim süreçlerimizde de sürdürülebilir üretim bizim için çok önemli bir konu. Fabrikamızdaki hatlarımızdaki otomasyon kontrolü ile verimliliğimizi artırarak enerji kullanımını düşüyoruz. Tesis alt yapımızda aynı zamanda enerji verimliğini sağlayan yüksek enerji sınıfına sahip elektrik motorları ve modülasyonlu pompa sistemleri kullanıyoruz.  Ters ozmoz sistemimizde oluşan atık suyun geri kazanımına yönelik de iyileştirme çalışması yürütüyoruz. Bu uygulama ile proses suyu tekrar sisteme kazandırılarak bu sayede yıllık yaklaşık 2.250 m³ su tasarrufu sağlanarak doğal kaynak tüketimi azaltılacaktır.  Önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji ile uyumlu ürün portföyümüzü genişleterek, karbon ayak izimizi azaltan ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen çözümler geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler