Komatsu Kalitesi Yer Altına da Taşınıyor! - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Komatsu Kalitesi Yer Altına da Taşınıyor!

Yayınlandı

-

 

Yüzey madenciliğinde, dayanıklı, güvenilir ve uygun işletme maliyetleri ile iş ortaklarına avantajlar sağlayan Komatsu, GHH’ın devir alınma sürecinin tamamlanması ile yer altı madenciliğindeki etkisini artırıyor. Marubeni Dağıtım ve Servis tarafından temsil edilen Komatsu’nun Türkiye’deki ilk yer altı kamyonunun satışı tamamlanırken, yer altı yükleyicilerinin siparişleri de alınmaya başlandı. 

Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin distribütörlüğünde faaliyetlerine devam eden Komatsu, madencilik ve tünel açma sektörlerinin önde gelen makine üreticilerinden Alman GHH Group GmbH’ı (GHH) devralma sürecini tamamladığı gibi yeni ürün ve hizmetlerini iş ortakları ile buluşturuyor. Marubeni Dağıtım ve Servis, Komatsu markalı ilk yer altı kamyonları ve yer altı yükleyicileri için sipariş alımlarına başladı. Marubeni Dağıtım ve Servis’in, maden müşterilerine özel satış ve satış sonrası hizmetlerini de barındıran tekliflerle sunulan yeni ürünlerinde komponent garantisi, lokal olarak hazırda bulundurulan yedek parça stokları ve operatör eğitimleri gibi avantajlar sağlanıyor. 

Burçak Birand: “Komatsu’nun kanıtlanmış dayanıklılığını yer altı madenciliğine de taşıyoruz!” 

İş ortaklarının farklı ihtiyaçlarına yönelik ürün çeşitliliğini yer altı maden sektörüne doğru genişlettiklerini belirten Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand, “Marubeni Dağıtım ve Servis’in satış ve satış sonrası hizmetlerindeki güçlü kadrosu ve Komatsu’nun yeni maden ürünleri ile Türkiye’deki madencilik faaliyetlerinin hızlanmasında verimli ve sürdürülebilir bir büyümeye katkı sağlayacağımıza inanıyoruz. 42 yıldır Türkiye distribütörü olduğumuz Komatsu’nun yer üstü ve yüzey madenciliğinde kanıtlanmış kalitesi ve dayanıklılığını, yeni ürünlerimizle yer altı madenciliğine de taşıyoruz” dedi.

Burçak Birand: “Kişiselleştirilmiş finansal çözümler oluşturuyoruz” 

Yer altı madencilik sektöründe sağladıkları özel hizmetlerle sözlerini sürdüren Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand, “Türkiye’deki yer altı maden sektörüne en uygun ürün ve hizmetleri sunabilmek için deneyimli kadromuza ve temsil ettiğimiz markaların kalitesine güveniyoruz. Yeni ürünlerimizin iş ortaklarımıza uygunluğunu deneyimlemek için üretici firmalarla beraber demolar gerçekleştiriyor, ürün ile kullanıcı uyumunu sağlandıktan sonra kişiselleştirilmiş finansal çözümleri de oluşturarak siparişlerimizi tamamlıyoruz. Sahaya ve yapılacak işe özel bu yaklaşımımız sayesinde iş ortaklarımızın kazanımları artıyor. Bu yaklaşım ile yeni Komatsu yer altı maden ürünlerimizin kısa zamanda sektörde büyük ilgi göreceğine inancımız tam” dedi. 

İsmail Öner: “Satış sonrası hizmetlerde iş ortaklarımıza kesintisiz hizmet sunuyoruz!” 

Marubeni Dağıtım ve Servis’in satış sonrası hizmetlerindeki kanıtlanmış güvenilirliğini yer altı madencilik sektöründe de sürdüreceklerini belirten Marubeni Dağıtım ve Servis İş Makinaları Satış Sonrası Hizmetler Ülke Müdürü İsmail Öner, “İş ve maden makinelerinde müşteri odaklı yaklaşımla sürdürdüğümüz satış sonrası hizmetlerimizi yer altı madenciliğine de aktarıyoruz. Zorlu çalışma koşullarında yer altı makinelerinin kesintisiz çalışması için haftada 7 gün hizmet veriyor, iş ortaklarımızın en önem verdiği konulardan birini karşılıyoruz. Uzun yıllardır bakım paketlerimizi tercih ederek orta ve uzun vadede öngörülebilir masraflarını yönetebilen iş ortaklarımızdan aldığımız olumlu geri bildirim ile, yer altı kamyonları ve yer altı yükleyicilerinde de bu avantajları sunuyoruz” dedi. 

Yeni Komatsu yer altı makinelerinin sipariş alımları başladı

Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. distribütörlüğündeki ilk Komatsu yer altı kamyonu çalışmaya başlarken, bu ürün 20 tonluk taşıma kapasitesi, 209 kW’lik güçlü ve çevreci Cummins QSB6.7 motoru ile öne çıkıyor. Komatsu’nun yeni yer altı kamyonları, ilk aşamada HX20, HX30 ve HX45 olarak; 20 ile 45 ton arasında taşıma kapasiteleri sunuyor. Dar kesitlerdeki esnek hareket kabiliyetleri ve kanıtlanmış teknolojileri ile sorunsuz bir yapı sergileyen yer altı kamyonları, yükleme-boşaltma performansındaki üstünlükleri, salınımlı artikülasyon sayesinde de optimum çekiş ve daha yüksek sürüş konforu sağlamaları ile de öne çıkıyorlar. Komatsu yer altı kamyonları, DPF filtrelerini barındıran çevreci motorları ile düşük yakıt tüketimi ve işletme maliyetleri de sunarak maden işletmecilerinin verimliliğine katkı sağlıyor.

Komatsu, yeni yer altı yükleyicilerinde de ilk etapta 7, 11 ve 15 tonluk seçenekler sunuyor. Sınıfının en iyi güç/ağırlık oranlarını sunan Komatsu yer altı yükleyicileri (LHD), asırlık tecrübeyi modern teknolojilerle birleştirerek iş ortaklarıyla buluşturuluyor. GET ile özelleştirilmiş kova seçenekleri ve damperli kamyonların yüklenmesi için optimize edilmiş Z-link kollar, Komatsu yer altı yükleyicilerinin öncelikli tercihler arasına katılmasını sağlıyor. 

Yer altı madenciliğinde kanıtlanmış dayanıklılık

Komatsu, farklı ihtiyaçları karşılayan ürünleri iş ortaklarına sunmaya devam ediyor. Komatsu yer altı kamyonları, yüksek kapasiteli klima, otomatik yağlama, otomatik yangın söndürme, geri görüş kamerası ve damper kapağı gibi çok sayıda ekipmanla donatılabiliyor. Sağlam ve dayanıklı yapıdaki yer altı kamyonlarının günlük, rutin bakımları çalışma sahasında 7/24 yapılabiliyor. Bu sayede operatörler, zorlu yer altı koşullarında daha az efor sarf ederek işlerine odaklanabiliyor.  

Komatsu’nun yaygın yetkili servis ağı

Yaygın yetkili servis ağı ile Komatsu iş ve maden makinelerinin kesintisiz çalışmasını sağlayan Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., hayata geçirdiği satış sonrası kampanyaları ile ürünlerinin uzun yıllar ilk günkü gücü, performansı ve sağlamlığı korumasını sağlıyor; en uygun fiyatlar ve kampanyalarla iş ortaklarının yanında olmaya devam ediyor. Komatsu, maden müşterilerine özel olarak haftanın 7 günü aralıksız satış sonrası hizmeti veriyor. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Pimapen, Nirvana Serisi ile Ses ve Isı Yalıtımında Üstün Performans Sunuyor

Yayınlandı

-

Pimapen, Nirvana serisiyle yüksek ısı ve ses yalıtımını bir arada sunarak şehir yaşamında konfor standartlarını yukarı taşıyor. 

Modern şehir yaşamında gürültü kirliliği, konforu doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Pimapen Nirvana serisi, uygun cam kombinasyonlarıyla dış ortam sesini 41 dB’e kadar azaltarak özellikle ses kirliliğinin yoğun olduğu kent merkezlerinde daha dengeli ve sakin iç mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Türkiye’de konutlarda yaşanan ısı kayıplarının önemli bir bölümünün pencerelerden kaynaklandığı biliniyor. Serinin 6 odacıklı yapısı ve üçlü conta sistemi sayesinde yalnızca ses değil; ısı yalıtımı ve hava sızdırmazlık performansı da üst seviyede destekleniyor. 

“Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardına göre pencerelerde ısı iletim değerinin (Uw) en fazla 1,80 W/m²K olması gerekirken, Pimapen Nirvana serisi uygun cam kombinasyonlarıyla bu değeri 0,78 W/m²K seviyesine kadar düşürerek yüksek enerji performansı sunuyor. Ayrıca cephe orta kayıt profili sayesinde yüksek katlı yapılarda rüzgâr yüküne karşı mukavemet sağlarken, geniş kanat ölçüsü maksimum görüş alanı sunuyor.

Tüm bu özelliklerinin yanı sıra Passive House Institute’in düşük enerji maliyetleri ve dört mevsim yaşam konforu konsepti ile geleceğin yapı tipi olarak tanımladığı “Pasif Ev” sertifikasına sahip olan Nirvana serisi, özel tasarımı ve teknik alt yapısıyla pencereye adını veren marka olmayı sürdürüyor.  

Estetik ve Teknik Uyum Bir Arada

Kendinden pervazlı kasa profili, duvar birleşim noktalarında görsel bütünlük sağlarken; farklı renk seçenekleri ve laminasyon alternatifleri sayesinde mimari projelere uyum sağlıyor. 

Şehir yaşamında artan konfor beklentisine dikkat çeken Pimapen Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin Aslan: “Yaşam alanlarında konfor artık yalnızca ısı yalıtımıyla değil, akustik performansıyla birlikte değerlendiriliyor. Konut projelerinden kentsel dönüşüm uygulamalarına kadar geniş kullanım alanına sahip Nirvana serisi, performans ve estetiği birlikte sunuyor. Nirvana serimizle hem yüksek yalıtım performansı hem de şehir gürültüsünü azaltmaya yardımcı çözümler sunuyoruz. Hedefimiz, kullanıcıların dört mevsim daha konforlu yaşam alanlarına ulaşmasına katkı sağlamak” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Kentsel Dönüşümde Doğru Malzeme Seçimi Yaşamsal Önem Taşıyor

Yayınlandı

-

Doğru malzeme, güvenli yapı, dayanıklı şehir

Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alan bir deprem ülkesi. Yaşanan acı tecrübeler, güvenli yapılaşmanın ve depreme dayanıklı kentlerin önemini ortaya koyuyor. Yıllar içerisinde artan nüfus, hızlı ve plansız yapılaşma sonucu oluşan çarpık kentleşme, şehirlerimizin önemli sorunlarından biri haline geldi. Kentsel dönüşüm, bu sorunların çözümünde hem güvenli hem de sürdürülebilir şehirlerin inşası için büyük bir fırsat sunuyor.

Kentsel dönüşüm projelerinde yalnızca binaların yenilenmesine odaklanmamalıyız; doğru malzeme seçimi de yaşamsal bir öneme sahip. Türk Ytong Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Saban, doğru malzeme seçiminin güvenli, dayanıklı ve enerji verimli yapılar oluşturmanın temel şartı olduğunu vurgulayarak, “Ytong ürünleri tüm temel kriterleri karşılıyor ve bu özellikleri sayesinde sadece Türkiye’de değil  dünyada da tercih ediliyor” dedi.

Barış Saban, depreme dayanıklı, enerji verimli ve yangına karşı güvenli binalar inşa edilmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Deprem ve yangına dayanıklı, güvenli, enerji verimliliği yüksek binalar inşa etmeliyiz. Bunun için sağlam, hafif ve ısı yalıtım performansı yüksek, uzun ömürlü yapı malzemelerini tercih etmeliyiz. Türk Ytong olarak piyasaya sunduğumuz ürünlerle yapılara  hafiflik sağlıyoruz; ısı yalıtımı ve yangın dayanımı kazandırıyoruz. AR-GE’ye sürekli yatırım yapıyor, dünyanın güvenle kullandığı, kaliteli ve çevre dostu ürünler üretiyoruz.”

Deprem ülkesi olduğumuzu unutmadan yapılaşmamız gerekiyor

Barış Saban, binaların depremlerden olumsuz etkilenme ve zarar görme olasılığının bina ağırlıklarıyla doğru orantılı olduğunu hatırlatarak, Ytong Blok’un en önemli özelliklerinden birinin  hafifliği olduğunu belirtti: “Daha hafif binalar inşa edildiğinde binaya etkiyen deprem yükleri ve bunun sonucunda oluşacak riskler azalır. Hem yeni yapılarda hem de güçlendirme çalışmalarında yapıyı gereksiz yüklerden kurtaran, deprem emniyetini artıran, enerji verimliliği sağlayan, yanmaz bir duvar malzemesi sunuyoruz. Ayrıca kendimizi daima daha iyisini yapmaya zorluyoruz.  Halihazırda hafifliği ile öne çıkan bloklarımızı dayanıklılıkları aynı kalacak şekilde daha hafif hale getiriyoruz. Önce Ytong 0,09 daha sonra Ytong 0,08 blokları ürettik. Ürünlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. “ 

Çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz

Barış Saban, Türk Ytong’un çevreye duyarlı üretim anlayışına da değinerek şunları söyledi: 

“Şehirlerimizi güvenli ve çevreye duyarlı biçimde inşa etmek zorundayız. Çevre dostu şehirler; enerji tasarrufu sağlayan, kaynakları verimli kullanan, karbon salınımını azaltan yapılarla mümkün olur. Türk Ytong olarak üretimden kullanıma kadar her aşamada çevreye duyarlı bir yaklaşım benimsiyoruz. Doğal hammaddelerle ürettiğimiz, geri dönüştürülebilir ve uzun ömürlü ürünlerimizle çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul’ün öz tüketimi için 51 MW’lık yeşil enerji yatırımı yapacak

Yayınlandı

-

Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması hayata geçiyor.

Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Rönesans Enerji, grup şirketlerinden Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın öz tüketim ihtiyacını karşılamak üzere iki yeni projeyi hayata geçiriyor. Bu kapsamda, İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip projelerin yatırımı gerçekleştirilecek. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Enerji ile Rönesans Gayrimenkul Yatırım arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması (YEYTA) modeli hayata geçirildi. Yatırım ve işletme süreçlerinin enerji üretim şirketi tarafından üstlenildiği bu model çerçevesinde Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın ihtiyaç duyduğu enerji tesislerini kuracak ve işletmesini sağlayacak. Bu kapsamda; İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip tesisler kurulacak. Bu kurulu güç kapasitesi ile yıllık 142 milyon kWh’lık üretim bekleniyor. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, grup şirketleri Rönesans Gayrimenkul Yatırım ile imzaladıkları YEYTA modeli ile Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle konuştu: “Bir örneğini gayrimenkul grup şirketimizle imzaladığımız YEYTA modelinde yatırım maliyetinin tamamı Rönesans Enerji tarafından karşılanıyor. Proje geliştirme, inşaat, tedarik, finansman, devreye alma ve işletme gibi tüm süreçler Rönesans Enerji tarafından yürütülürken, tüketici herhangi bir yatırım yükü üstlenmeden kendi ihtiyaçlarına yönelik yeşil elektrik tedarik edebiliyor. Bu sayede hem sera gazı emisyonlarının hem de elektrik maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Ayrıca tüketiciler, yatırım ve işletme risklerini üstlenmeden, tüketim kapasiteleri kapsamında lisanssız üretim haklarını 20 yıl vadeli bir sözleşme ile güvence altına alabiliyor.

Bu model ile indirimli yeşil elektrik tedarik edilebildiğine dikkat çeken Emre Hatem, “Tüketicinin elektrik üretimi için herhangi bir sermaye ayırmasını gerektirmeyen bu yapı sayesinde, lisanssız üretim projeleri de lisanslı projelerde olduğu gibi enerji üretim şirketlerinin uzmanlığıyla hayata geçiriliyor. Böylece tüketici kendi faaliyet alanlarına odaklanmaya ve sermayelerini esas iş kolları için kullanmaya devam edebiliyor. Bu yaklaşım hem sektörel düzeyde hem de makro ölçekte toplam verimliliğin artmasına katkı sağlıyor” dedi.

RÖNESANS GAYRİMENKUL YATIRIM PORTFÖYÜNDEKİ TÜM VARLIKLARIN ELEKTRİK İHTİYACI KARŞILANACAK

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2017 yılından bu yana uygulanan enerji yönetimi ve tasarruf önlemleri sayesinde, varlıkların merkezi otomasyon ve enerji izleme sistemleri ile proaktif şekilde yönetildiğini, bu sürecin LED dönüşüm projeleriyle de desteklendiğini belirtti. Bu çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Yaşar, alışveriş merkezlerinde 2025 yılı sonu itibarıyla, 2017 yılına kıyasla birim inşaat alanı başına ortak alan elektrik tüketiminin yüzde 60,4 oranında azaltıldığını ifade etti.

Yeşil enerjiye geçiş kapsamında yürütülen projelere de değinen Yaşar, 2028 yılı itibarıyla tüm projelerin enerji ihtiyacının yüzde 100’ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu doğrultuda Rönesans Enerji ile YEYTA imzalandığını belirten Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım portföyündeki gayrimenkullerin elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin yeşil enerji kaynaklarından sağlanacağını kaydetti. Söz konusu anlaşmanın, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olduğunun altını çizdi.

Rönesans Enerji ise geliştirdiği yenilikçi ve güvenilir yeşil enerji çözümleriyle iş ortaklarının sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, Türkiye’nin enerji dönüşümüne ivme kazandırmaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye