“Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” Buluşmalarının Üçüncü Durağı Gaziantep Oldu - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

“Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” Buluşmalarının Üçüncü Durağı Gaziantep Oldu

Yayınlandı

-

 

Nippon Paint – Betek, Türkiye’nin ekonomik potansiyelini ve yerel dinamiklerini paydaşlarıyla değerlendirmek üzere başlattığı “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” buluşmaları kapsamında Gaziantep’te yerel yönetim ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Küresel ekonomik gelişmelerin ve Türkiye’nin makro göstergelerinin bölgeye etkilerinin analiz edildiği toplantıda sanayideki dönüşüm fırsatları, enerji verimliliği ve güvenli yapılaşma vizyonu, yerelden küresele uzanan geniş bir perspektifte masaya yatırıldı.

Türkiye boya ve ısı yalıtım sektörünün öncü ismi Nippon Paint – Betek, ekonomi ile sektörün nabzını tutmak ve iş ortaklarıyla bağlarını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” serisine Gaziantep ile devam etti. Dünya ekonomisindeki değişimlerin, Türkiye’nin makroekonomik hedeflerinin geniş bir perspektifte değerlendirildiği buluşmada; tekstil, halı ve gıda sektörlerindeki dev altyapısıyla sanayi ve ticaretin merkezi konumunda bulunan Gaziantep’in stratejik önemi vurgulandı. Yerel yönetim ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, sanayi faaliyetlerinin sürekliliği ve artan nitelikli yapı ihtiyacıyla dikkat çeken Gaziantep’in, özellikle deprem sonrası dönemde kazandığı büyüme ivmesi detaylıca analiz edildi.

Güner: Türkiye’nin Sanayi Atılımları Çok Değerli, Yatırımcımızın Yanındayız

Buluşmaların temel felsefesi olan “ortak akıl” vurgusuyla konuşmasına başlayan Nippon Paint – Betek Türkiye Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, paydaşlarla kurulan diyaloğun sektörel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. Güner, “İnanıyoruz ki gerçek ilerleme, herkesin yalnızca kendi bakış açısıyla değil; tüm paydaşlarla birlikte düşünerek ve ortak akılla hareket etmesiyle mümkün olabilir. Böylece hem sektörün hem de kamunun faydası en üst düzeye taşınabilir. Bu toplantıların ana çıkış noktası, sizlerle bir araya gelip daha iyiye nasıl yol alacağımızı birlikte bulmaktır” dedi.

Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığına ve sanayi potansiyeline olan güvenini dile getiren Güner, “Ülke olarak son iki yıldaki en zorlu dönemi geride bıraktık ve bu süreçten çok daha güçlü, derslerini almış bir şekilde çıktık. Ülkemizde sanayi atılımları çok değerli. Özellikle komşu coğrafyalardaki savaş sonrası yeniden yapılanma ve ekonomik canlanma sürecinde Türkiye, bu bölgenin parlayan yıldızı ve en stratejik üretim merkezidir. Çevre coğrafyada ihracatın hızla artacağı bir dönemin eşiğindeyiz. Gaziantep de bugün bizzat şahit olduğumuz gibi, dev sanayi yatırımları ve inşaat sektöründeki hareketliliğiyle bu sürecin en önemli aktörlerinden biridir. Biz de sanayi boyalarından inşaat boyalarına uzanan geniş ürün yelpazemiz ve ısı yalıtımındaki teknolojik uzmanlığımızla hem burada hem de tüm ülkemizde yeni yatırımlara imza atan sanayicilerimizin ve iş dünyasının her aşamada güçlü çözüm ortağıyız” diye konuştu.

Gebze’deki 15 Milyon Dolarlık Yeni Tesisle Taleplere Daha Hızlı Yanıt Veriyor

Şirketin Anadolu’ya yayılmış üretim gücüne değinen Güner; İstanbul, Gebze, Balıkesir, Kayseri ve son olarak Diyarbakır’daki tesisleriyle Türkiye’nin her noktasına hizmet verdiklerini hatırlatarak “Biz Türkiye’ye sonuna kadar güveniyoruz ve bu nedenle yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Bu anlayışla son olarak Gebze’de 15 milyon dolarlık yatırımla yeni su bazlı boya tesisimizi devreye aldık. Yeni tesisimizle birlikte makine kapasitemizi %100 artırdık. Tesis tam kapasite çalıştığında yıllık 225 bin ton üretim kapasitesine ulaşacak ve böylece toplam üretim kapasitemiz 350 bin tona çıkmış olacak. Bu da ürün gamımızın yaklaşık %65’ini yeni nesil üretim teknolojileriyle üreteceğimiz anlamına geliyor. Bu yatırım sayesinde pazardaki değişimlere, müşteri taleplerine ve yeni ürün geliştirme süreçlerine çok daha hızlı yanıt verebilen bir üretim yapısına kavuşmuş olduk” açıklamasında bulundu.

Uludağ: Betek’in Yarattığı Değeri Nippon Paint’in Global Uzmanlığıyla Büyütüyoruz

Toplantıda söz alan Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, şirketin pazar liderliğini ve bu başarının küresel birleşmeyle kazandığı yeni boyutu paylaştı. Betek’in Türkiye’deki köklü mirasına vurgu yapan Uludağ; “Filli Boya ile çeyrek asırdır Türkiye pazarının belirleyici gücü olmanın ve tüketicilerimizin kalbinde ‘Güven Markası’ listesindeki tek boya markası olarak yer almanın gururunu yaşıyoruz. 2019 yılında gerçekleşen stratejik Nippon Paint birleşmesiyle birlikte, Betek’in bu sarsılmaz yerel gücünü küresel bir vizyonla taçlandırdık. Bugün, 145 yıllık köklü geçmişiyle Asya’nın lideri olan ve dünya nüfusunun içinde 5 milyara ulaşan bir etki alanına sahip bulunan Nippon Paint’in devasa Ar-Ge ağını, Betek’in kendi öz kaynaklarıyla yarattığı bu büyük değer ve yerel yetkinlikle harmanlıyoruz. Bu sinerji sayesinde sadece Türkiye’de değil, bölge coğrafyasında da standartları belirleyen, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunan bir teknoloji üssü olarak yolumuza devam ediyoruz” dedi.

İklim Değişikliği ile Gelen Hava Olaylarına Karşı Nucleus Tanıtıldı

Buluşmada, ekonomik projeksiyonların yanı sıra iklim krizinin yapılar üzerindeki fiziksel etkileri ve bu sürece karşı geliştirilen inovatif çözümler de geniş yer buldu. Özellikle Gaziantep’te son dönemde yaşanan ve yapıların dış cephelerinde ciddi tahribat yaratan “Süper Hücre” gibi ekstrem doğa olayları, dış cephede boyanın önemini bir kez daha kanıtladı. Değişen iklim koşullarıyla birlikte dış cephelerin artık çok daha dirençli olması gerektiği vurgulanırken; Filli Boya’nın Frontier Polymer Technology® ile üretilen Nucleus dış cephe boyasının sunduğu teknolojik avantajlara dikkat çekildi. Maksimum su iticilik, nefes alma ve kendi kendini temizleme özelliklerini tek bir bünyede toplayan bu teknolojinin, ekstrem yağış ve fırtınalara karşı yapıların ömrünü uzatmadaki kritik rolü üzerinde duruldu. Canlı organik renklerde 5 yıl, pastel tonlardaki inorganik renklerde ise 10 yıl kesintisiz renk solmazlık garantisi sunan bu çözümün, sürdürülebilir şehirleşme açısından önemi vurgulandı.

Isı Yalıtımında Bilimsel Kanıt ve Sektörel Öncülük

Buluşmada ele alınan başlıklardan biri de binalarda ısı yalıtımı oldu. Gaziantep gibi mevsim geçişlerinin keskin olduğu bölgelerde ısı yalıtımı, sadece kışın ısınma değil, yazın artan soğutma maliyetlerini düşürmek adına da stratejik bir öneme sahip. Revize edilen TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardı ile ısı yalıtımı artık bir yapı zorunluluğu haline gelirken; yalıtımın sadece ısıtma değil, sıcak dönemlerde soğutma maliyetlerini düşürmedeki rolü vurgulandı. Isı yalıtımı sektörünün Türkiye’deki öncüsü olan Dalmaçyalı, yaptığı kapsamlı araştırmalar ve bilimsel testlerle ısı yalıtımının enerji tüketimini %60’a varan oranda azalttığını ortaya koyan ilk marka olarak sektöre yön vermeye devam ediyor. Dalmaçyalı’nın Gebze ve Kayseri’deki test evlerinde gerçekleştirilen teknik ölçümlerin yanı sıra Erzurum gibi zorlu iklim şartlarına sahip illerdeki referans projeler, binalarda ısı yalıtımının sağladığı faydayı net bir şekilde ortaya koyuyor. Isı yalıtım sistemini oluşturan ve birbiriyle mutlak uyum içinde çalışması gereken yedi temel bileşeni de kendi bünyesinde üreten tek entegre üretici olma gücüyle Dalmaçyalı, sanayicilere ve konut sahiplerine en zorlu koşullarda bile uzun ömürlü, garantili ve yüksek performanslı çözümler sunuyor.

Ekonomi Kurmaylarından Güncel Ekonomik Değerlendirmeler

Nippon Paint – Betek yöneticilerinin yanı sıra ekonomi dünyasının önemli isimleri Vahap Munyar ve Hakan Güldağ da toplantıda yer alarak, Gaziantep’in ticaret dinamikleri ile Türkiye ve dünya ekonomisine dair güncel verileri paylaştı. Sektörel sorunların ve fırsatların interaktif şekilde tartışıldığı “Gündem Sohbetleri”, Türkiye’nin stratejik şehirlerinde paydaşlarla buluşmaya devam edecek.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Üçay Mühendislik, 850 Milyon TL’lik Halka Arz Gelirinin Yatırım Planını Açıkladı

Yayınlandı

-

Üçay Mühendislik, 850 milyon TL’lik halka arz gelirinin kullanımına ilişkin güncel yatırım ve harcama detaylarını kamuoyuyla paylaştı. 

Üçay Mühendislik, halka arz sürecinden elde ettiği 850 milyon TL’lik net gelirin kullanım alanlarını ve bugüne kadar gerçekleştirilen harcamaları açıkladı. Kaynağın büyük bölümünü güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarına ayıran şirket, bugüne kadar sağlanan fonun yaklaşık 44,3 milyon TL’lik kısmının fiilen harcandığını paylaştı.

Halka arzın net geliri 850 Milyon TL’yi aştı

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, “Sermaye artırımı kapsamında gerçekleştirdiğimiz halka arz sürecinde 900 milyon TL brüt gelir elde ettik. Halka arz giderlerinin düşülmesiyle birlikte net 850 milyon 15 bin 706,33 TL’lik gelire ulaştık. Bu tutar, şirketimizin uzun vadeli büyüme ve dönüşüm stratejileri açısından önemli bir finansal güç oluşturmaktadır.

En büyük pay GES yatırımlarına ayrılıyor

Elde ettiğimiz fonu; güneş enerjisi santrali yatırımları, sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik projeleri, şube ağımızın genişletilmesi ve elektrikli araç şarj istasyonu altyapısının geliştirilmesi gibi alanlarda değerlendiriyoruz. Bu kapsamda en büyük payı GES yatırımlarına ayırıyoruz.”

Fon dağılımına ilişkin detayları da paylaşan Şakacı, kaynakların yüzde 40-50’sinin GES kurulumu projelerinde, yüzde 30-40’ının sürdürülebilirlik ve organizasyonel verimlilik projelerine, yüzde 10-15’inin şubeleşme faaliyetlerine ve yüzde 5-10’unun ise Elaris elektrikli araç şarj istasyonu ağının genişletilmesinde değerlendirileceğini ifade etti.

42,9 Milyon TL araç filosu dönüşümüne aktarıldı

Şakacı ayrıca, bugüne kadar planlanan kullanım doğrultusunda yaklaşık 44,3 milyon TL’lik kısmın fiilen harcandığını belirterek, bu tutarın 42,9 milyon TL’lik bölümünün araç filosunun dönüşümü ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlara, kalan 1,39 milyon TL’lik kısmının ise elektrikli araç şarj istasyonu altyapısına aktarıldığını ifade etti. Geriye kalan yaklaşık 806 milyon TL’lik net fonun ise planlanan yatırım takvimi çerçevesinde değerlendirileceğini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Henkel, 2045 yılına kadar net sıfır emisyonlara ulaşmayı hedefliyor

Yayınlandı

-

Henkel, 2045 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma kararlılığı doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, sürdürülebilirlik dönüşümünde stratejik bir eşik olarak, Mutlak Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar (2021’e kıyasla) yüzde 42, Mutlak Kapsam 3 emisyonlarını ise yüzde 30 oranında düşürmeyi planlıyor. Yeni sürdürülebilirlik hedefleri, şirketin değer zinciri boyunca yarattığı etkiyi daha da hızlandırmaya yönelik stratejik bir kararı yansıtıyor. İklim odaklı çalışmaları, eşitliği ve sürdürülebilir tedarik zincirlerini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşımla Henkel, yeni bir döngünün başlangıcına işaret ediyor.  

 

Henkel CEO’su Carsten Knobel görüşlerini şu sözlerle ifade etti: “Henkel, 150 yıldır sorumlu iş uygulamalarının güçlü iş performansıyla paralel ilerlediğini ortaya koymaktadır. Günümüzün zorlu ve değişken ortamında, sürdürülebilir bir geleceği şekillendirme konusunda net ve tutarlı bir duruş sergilemek her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Amaca yönelik büyüme gündemimiz doğrultusunda, şimdi yeni ve iddialı, aynı zamanda somut sürdürülebilirlik hedefleriyle bir sonraki adımı atıyoruz.” 

Net sıfıra ve döngüsel ekonomiye giden yolda ivme kazanmak 

Henkel, 2045 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma kararlılığı doğrultusunda 2024 yılında Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi – Science Based Targets Initiative) tarafından onaylanan kapsamlı bir yol haritası belirlemiştir. Şirket, bir yandan enerji verimliliğini artırırken bir yandan da yenilenebilir enerji ve daha sürdürülebilir yakıtların kullanımını yaygınlaştırarak değer zinciri boyunca emisyonları önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Henkel, bu yolda önemli bir kilometre taşı olarak Mutlak Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar (2021’e kıyasla) yüzde 42 oranında azaltmayı, Mutlak Kapsam 3 emisyonlarını ise yüzde 30 oranında düşürmeyi hedefliyor.  Kapsam 1 ve 2 emisyonları, faaliyetlerimizden kaynaklanan doğrudan ve dolaylı emisyonları, Kapsam 3 emisyonları ise değer zincirinin yukarı ve aşağı yönlü aşamalarından kaynaklanan emisyonları ifade etmektedir. Bugüne kadar kaydedilen ilerleme, Henkel’in doğru yolda olduğunu gösteriyor: 2025 yılına kadar şirket, 2021 baz yılına kıyasla Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarda yüzde 29’luk bir azalma sağlamış ve dünya çapında 37 tesiste karbon-nötr üretime geçmiştir. Bu bağlamda Henkel, dünya genelindeki faaliyetlerinde yenilenebilir elektriğin payını önemli ölçüde artırarak yüzde 97’ye çıkarmıştır. Bu sonuçlar, hem operasyonel iyileştirmelerin hem de tedarikçiler ve iş ortaklarıyla güçlenen iş birliğinin bir yansımasıdır.

 

Henkel’in çevre koruma konusundaki çalışmalarının bir diğer önemli unsuru, döngüsel ekonomiyi destekleme konusundaki kararlılığıdır. Şirket, hem tüketici ürünleri ambalajlarında geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanım oranı hem de geri dönüşüme uygun olarak tasarlanan ambalajların payı için net hedefler belirlemiştir. 2030 yılına kadar, geri dönüştürülmüş malzemelerin payının mevcut yüzde 28 seviyesinden en az yüzde 35’e ulaşması planlanmaktadır. Buna ek olarak Henkel, 2030 yılına kadar ambalajlarının yüzde 100’ünü geri dönüşüme uygun olarak tasarlamayı hedefliyor. Bu oran bugün yüzde 88 seviyesindedir. 

 

Global ölçekte çalışan eşitliğinin geliştirilmesi 

Henkel fırsat eşitliği, kapsayıcı bir iş yeri ortamı ve adil ücret konusundaki taahhüdünü bir kez daha teyit etmektedir. Şirket, 2030 yılına kadar tüm yönetim kademelerinde her iki cinsiyetin de yüzde 45’in üzerinde bir oranda temsil edilmesiyle, yönetimde global cinsiyet dengesini sağlamayı hedefliyor. 2025 yılı sonu itibarıyla, yönetim kademelerindeki kadın çalışan oranının yüzde 43’ün üzerine çıkmasıyla önemli bir kilometre taşına ulaşılmış ve somut bir etki elde edilmiştir. Buna ek olarak Henkel, 2030 yılına kadar global ölçekte ücret eşitliğine ulaşmayı* da hedefliyor. Her iki hedef de, yerel yasalara uyumlu ve bölgesel olarak uyarlanmış yaklaşımlar doğrultusunda hayata geçirilmektedir. 

  

Henkel’in kaydettiği ilerleme, uluslararası ölçekte kabul görmüş sürdürülebilirlik derecelendirmeleriyle de teyit ediliyor. 2025 CDP değerlendirmesinde Henkel, iklim kategorisinde ilk kez “A” notunu aldı. Henkel ayrıca, son EcoVadis derecelendirmesinde performansını daha da iyileştirerek bir kez daha Altın Madalya ile ödüllendirilmiştir. 

 

Yeni sürdürülebilirlik hedeflerinin tamamına buradan ulaşılabilmektedir (Sürdürülebilir Etki Raporu 2025 – Sustainable Impact Report 2025) 

 

*Yerel yasalara uyumlu ve bölgesel olarak uyarlanmış yaklaşımlar doğrultusunda.

Okumaya Devam Et

GENEL

İzocam, İSG Haftasında Güvenlik Kültürünü Çalışan Katılımıyla Daha Da Güçlendirdi

Yayınlandı

-

İş sağlığı ve güvenliğini tüm operasyonlarının merkezinde konumlandıran İzocam, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında eğitimlerden sanal gerçeklik simülasyonlarına, forklift yarışmalarından sürdürülebilirlik odaklı atölyelere kadar birçok etkinlik gerçekleştirdi. Şirket, çalışan katılımını merkeze alan uygulamalarıyla güvenli üretim kültürünü güçlendirmeyi sürdürüyor.

Yalıtım sektörünün lider markası İzocam, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında çalışan farkındalığını artırmaya yönelik birçok etkinlik ve uygulamayı hayata geçirdi. İş sağlığı ve güvenliğini yalnızca prosedürlerle sınırlı bir yaklaşım olarak değil, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alan şirket; eğitim, deneyimsel öğrenme ve çalışan katılımı odaklı uygulamalarıyla güvenlik kültürünü tüm operasyonlarında güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda gerçekleştirilen etkinlikler arasında; EHS&S Turnuvası, sanal gerçeklik simülasyon eğitimleri, güvenli sürüş eğitimleri, forklift yarışmaları ve çalışan katılımına yönelik sürdürülebilirlik uygulamaları yer aldı. Tarsus Tesisi’nde düzenlenen forklift yarışması ile güvenli forklift kullanımına dikkat çekilirken, sanal gerçeklik destekli eğitimlerle çalışanların riskleri deneyimleyerek öğrenmesi hedeflendi.

Şirket aracı kullanan çalışanlara yönelik düzenlenen güvenli sürüş eğitimleriyle sürüş güvenliği konusunda farkındalık artırılırken, beyaz yaka çalışanlara özel gerçekleştirilen “İSG Yasal Sorumluluklar Eğitimi” ile iş sağlığı ve güvenliği süreçlerine ilişkin bilinçlendirme çalışmaları da yürütüldü.

İzocam’ın çalışan katılımını merkeze alan uygulamaları sosyal ve sürdürülebilirlik odaklı projelerle de desteklendi. GEBKİM, Eskişehir ve Tarsus tesislerinde gönüllülük esasına dayalı olarak hayata geçirilen Hobi Bahçe Projesi ile çalışanların ortak üretim deneyimi teşvik edildi.

Bu hafta özelinde ve 23 Nisan kapsamında düzenlenen EHS ve sürdürülebilirlik temalı çocuk resim yarışmasıyla çalışanların aileleri de sürece dahil edildi.

El güvenliğinde farkındalık çalışmaları sürüyor

İzocam, iş güvenliğini yalnızca prosedürlerle değil, çalışan davranışlarını dönüştüren bir kültür yaklaşımıyla ele alıyor. Yapılan analizlerde, geçmiş iş kazalarının yaklaşık yüzde 45’inin el yaralanmalarıyla ilişkili olduğunun tespit edilmesi üzerine, 2025 yılının ikinci yarısında el güvenliği odaklı kapsamlı bir farkındalık programı hayata geçirildi.

“El Güvenliğimiz” temasıyla tüm tesislerde eş zamanlı olarak uygulanan program, çalışanların güvenli çalışma alışkanlıklarını güçlendirmeyi ve özellikle el koruma farkındalığını artırmayı hedefliyor. Kampanya kapsamında hazırlanan video ve görsel eğitim içerikleriyle; kesici ekipmanların doğru kullanımı, el aletleriyle güvenli çalışma yöntemleri, malzeme sabitleme teknikleri ve kişisel koruyucu ekipmanların doğru kullanımı gibi birçok kritik konu çalışanlara uygulamalı olarak aktarılıyor.

Deneyimsel öğrenme ve dijital destekli farkındalık

İzocam’ın “El Güvenliğimiz” programı, deneyimsel öğrenme uygulamaları ile dikkat çekiyor. Tek parmağın bantlanması veya tek kol ile çalışma gibi oyunlaştırılmış aktiviteler sayesinde çalışanlar, günlük iş akışında oluşabilecek fiziksel kısıtların operasyonel süreçlere etkisini birebir deneyimleme fırsatı buluyor. El güvenliğinin iş sağlığı ve güvenliği içindeki kritik rolünü sahada güçlü bir şekilde pekiştiren bu çalışmalarla, el yaralanmalarına yönelik risklerin azaltılması ve güvenli çalışma alışkanlıklarının güçlendirilmesi hedefleniyor.

“Güvenlik Seninle Başlar” yaklaşımı ile sıfır iş kazası hedefi

İzocam, iş güvenliği süreçlerini yalnızca bir uyum zorunluluğu değil, kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyor. Şirket, “Güvenlik Seninle Başlar” yaklaşımı doğrultusunda iş sağlığı ve güvenliği kültürünü sürekli geliştirmeyi, çalışan katılımını artırmayı ve sıfır iş kazası hedefi doğrultusunda kalıcı davranış değişiklikleri oluşturmayı amaçlıyor. Tesislerinde sürdürdüğü güvenli üretim anlayışıyla bu yaklaşımını somut biçimde ortaya koyan lider firma, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Bu yaklaşım; güçlü güvenlik kültürü, düzenli saha denetimleri, çalışan farkındalığına yönelik uygulamalar ve sürekli iyileştirme anlayışıyla destekleniyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye