GENEL
Siemens Türkiye, sürdürülebilirlik performansını 2025 raporuyla ortaya koydu
Yayınlandı
4 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
170 yıldır Türkiye’nin teknolojik dönüşümüne katkı sunan Siemens Türkiye, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında yarattığı etkiyi ortaya koyan Siemens Türkiye Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu’nu yayımladı. Rapora göre Siemens Türkiye, 2019 yılına kıyasla operasyonel karbon emisyonlarını yüzde 70 azaltırken, tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanımına geçti. Şirket ayrıca 4 ülkede 22 müşteriye sunduğu enerji verimliliği hizmetleriyle yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağladı.
Siemens Türkiye Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu, şirketin dekarbonizasyon, enerji verimliliği, kaynak verimliliği, fırsat eşitliği, çalışan gelişimi ve etik yönetişim alanlarında kaydettiği ilerlemeleri somut verilerle ortaya koyuyor.
Operasyonel emisyonlarda yüzde 70 azalma
Siemens Türkiye, Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu’na göre 2025 yılında kendi operasyonlarından kaynaklanan karbon ayak izini 4.500 ton CO₂ eşdeğeri seviyesine düşürerek 2019 yılına kıyasla yüzde 70 oranında azaltım sağladı. Şirket, 2030 yılına kadar Net Sıfır emisyon hedefine ulaşmak amacıyla çalışmalarını sürdürürken, operasyonlarının çevresel etkisini azaltmaya yönelik uygulamalarını da kararlılıkla hayata geçiriyor. Tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanan Siemens Türkiye, enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamalarını sistematik biçimde sürdürerek enerji hedeflerini sürdürülebilir gelecek vizyonuyla uyumlu hale getiriyor. 2022-2025 döneminde enerji verimliliği uygulamaları sayesinde toplam enerji tüketiminde yüzde 13 oranında azalma sağlanırken, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi kapsamında yürütülen çalışmalar da enerji performansının iyileştirilmesine katkı sundu.
22 müşteriye enerji verimliliği hizmeti
Siemens Türkiye, enerji verimliliği alanındaki uzmanlığını müşterilerine sunduğu çözümlerle de desteklemeyi sürdürdü. Bu kapsamda 4 ülkede faaliyet gösteren 22 müşteriye enerji verimliliği hizmeti sunan şirket, toplam 448 enerji tasarruf önleminin uygulanmasına destek verdi. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda müşteriler için 21,72 milyon euro seviyesinde tasarruf potansiyeli ortaya konulurken, Siemens Türkiye bu projeler aracılığıyla 17,6 milyon euro iş hacmi yarattı. Şirket ayrıca müşterilerine sunduğu çözümler sayesinde yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkıda bulunarak sürdürülebilir büyümenin desteklenmesinde aktif rol oynadı.
Kaynak verimliliğinde güçlü performans
Kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla yürütülen çalışmalar da 2025 yılında önemli sonuçlar verdi. Siemens Türkiye, çöp depolama alanına gönderilen atık miktarını 81 tondan 13 tona düşürerek yüzde 84 oranında azaltım sağladı. Böylece atık yönetimi ve döngüsel ekonomi uygulamalarında önemli bir ilerleme kaydedildi.
Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri kazanım uygulamalarının yaygınlaştırılması sayesinde şirketin geri dönüşüm performansı da yükselişini sürdürdü. 2022 yılında 514 ton olan geri dönüştürülebilen atık miktarı 2025 yılında 715 tona ulaştı. Düşük çevresel etkiye sahip EcoTech ürünleri ve kaynak verimliliğini odağına alan uygulamalar da Siemens Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaya devam etti.
Çalışan gelişimi ve kapsayıcı kurum kültürü önceliğini koruyor
Siemens Türkiye, sürdürülebilir başarının temelinde insan kaynağının yer aldığı anlayışıyla çalışan gelişimine yatırım yapmayı sürdürdü. 2025 yılında çalışan başına ortalama dijital öğrenme süresi 40 saate ulaşarak şirketin küresel hedeflerinin üzerine çıktı. Dijital yetkinliklerin geliştirilmesine yönelik eğitim programları ve sürekli öğrenme kültürü, çalışanların mesleki gelişimlerini desteklemeye devam etti. Şirket çalışanlarının yaklaşık yüzde 50’si Hisse Paylaşım Planı’ndan yararlanırken, çalışanların şirket başarısına ortak olmasını teşvik eden uygulamalar güçlendirildi. Ayrıca 10 yıldır kesintisiz devam eden Çalışan Destek Programı kapsamında çalışanlara ve ailelerine psikolojik danışmanlık, sosyal destek ve farklı refah uygulamaları sunulmaya devam edildi.
Etik ve sorumlu iş anlayışı değer zincirine yayılıyor
Etik yönetişim yaklaşımını güçlendirmeye devam eden Siemens Türkiye, iş süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumlu yönetim ilkelerini odağına alıyor. Düzenli olarak güncellenen İş Ahlakı Rehberi ve Türkiye’de uygulanan “etik topluluğu” yaklaşımı sayesinde kurum genelinde yüksek düzeyde etik farkındalık kültürü destekleniyor. Şirket ayrıca ESG kriterlerine dayalı değerlendirme ve denetim süreçleriyle etik ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendirirken, tedarik zinciri boyunca sürdürülebilirlik yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Tedarikçi Davranış Kuralları’na bağlılık esasına dayalı yaklaşımıyla sürdürülebilir iş modellerinin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.
Hüseyin Gelis: “Sürdürülebilir gelecek için kararlı adımlar atıyoruz”
Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, yayımlanan rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Büyük bir dönüşüm çağında ilerlerken, dünyamızı gelecek nesillere aktarabilmek adına harekete geçme aciliyeti her zamankinden daha belirgin hale geliyor. Siemens Türkiye olarak sürdürülebilirliği stratejimizin, karar alma süreçlerimizin ve günlük faaliyetlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Türkiye’de 170 yıldır ilerlemeyi şekillendirme kararlılığımızı, bugün sürdürülebilir bir gelecek inşa etme sorumluluğuyla bir adım daha ileri taşıyoruz. Siemens Türkiye Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu, bu alanda attığımız adımların yarattığı etkiyi somut verilerle ortaya koyuyor.”
Thomas Kolbinger: “Uzun vadeli değer yaratmayı odağımıza alıyoruz”

Siemens Türkiye CFO’su Thomas Kolbinger ise sürdürülebilirlik yaklaşımının tüm iş süreçlerine entegre edildiğini belirterek şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, uzun vadeli değer yaratmanın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Küresel sürdürülebilirlik çerçevemiz; dekarbonizasyon, etik, yönetişim, kaynak verimliliği, fırsat eşitliği ve istihdam edilebilirlik alanlarında veri odaklı yaklaşımımıza yön veriyor. İş Ahlakı İlkelerimizi düzenli olarak güncelliyor; ESG kriterlerine dayalı değerlendirme ve denetim süreçleriyle etik ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendiriyoruz. Tedarikçi Davranış Kuralları’na bağlılık esasına dayalı yaklaşımımızla sürdürülebilir iş modellerini desteklemeyi sürdürüyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu
Yayınlandı
3 gün önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kastamonu Entegre’nin iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncü durağı İzmir oldu. Ankara ve Kayseri’nin ardından İzmir’de sektör profesyonelleriyle bir araya gelen Kastamonu Entegre bölgenin ihtiyaçlarını ve sektöre yön veren yeni yaklaşımları birlikte değerlendirdi.
Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncüsünü 6 Ekim’de İzmir’de gerçekleştirdi. Ankara ve Kayseri’nin ardından düzenlenen buluşmada şirket, Ege Bölgesi’ndeki iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.
Üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinde rol alan iş ortaklarını bir araya getiren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, sektörün ihtiyaçlarını farklı uzmanlıkların bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor. İzmir buluşmasında bayiler, mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar ve üreticiler; değişen müşteri beklentilerini, bölgedeki pazar dinamiklerini ve bunların ürün seçimi ile uygulama süreçlerine yansımalarını birlikte değerlendirdi.
Ege Bölgesi’nin üretim, ticaret ve tasarım ekosisteminin önemli merkezlerinden İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte, Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün portföyü sektör profesyonelleriyle buluştu. Etkinlik kapsamında oluşturulan showroom alanında ürünlerin farklı kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sunduğu avantajlar aktarılırken katılımcılar, Kastamonu Entegre’nin yenilikçi çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu.
Kastamonu Entegre Global Ürün Yönetimi Grup Müdürü Hande Okul Yılmaz, İzmir buluşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Ankara ve Kayseri’nin ardından Bölgesel İş Ortakları Buluşmalarımızın üçüncü durağı olan İzmir’de, Ege Bölgesi’ndeki iş ortaklarımızla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. İzmir buluşmamızda da diğer buluşmalarımızda olduğu gibi ürünlerimizi yakından inceleyebilecekleri, renk, doku ve yüzey seçeneklerini bir arada görebilecekleri bir deneyim alanı oluşturduk. Eylül ayında gerçekleşen INTERMOB’da sergilediğimiz yenilikleri de bu alana taşıyarak iş ortaklarımıza yeni ürünlerimizi ve sundukları tasarım olanaklarını kendi bölgelerinde yakından tanıma fırsatı sunduk. Ürünlerimizin farklı tasarım ve uygulama ihtiyaçlarına nasıl karşılık verdiğini birlikte değerlendirmek ve iş ortaklarımızın görüşlerini doğrudan dinlemek, ürün yönetimi çalışmalarımız açısından da değerli. Bu buluşmalarla, ürünlerimiz etrafında kurduğumuz iletişimi güçlendirmeyi ve bölgesel ihtiyaçları daha yakından anlamayı hedefliyoruz.”
Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları İstanbul’da Devam Edecek
Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı sürdürüyor. Ankara, Kayseri ve İzmir’de gerçekleştirilen buluşmalarla yerel dinamikleri yakından takip eden şirket, sektör paydaşlarıyla ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın bir sonraki durağı İstanbul olacak.
GENEL
Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak
Yayınlandı
3 gün önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, Türk özel sektöründe sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası iş dünyasına taşınması hedefleniyor.
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iş dünyasında da yeni iş birlikleriyle güçleniyor.
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik ve sıfır atık alanındaki dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş birliğine gitti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile DEİK Başkanı Nail Olpak tarafından imzalanan protokolle, DEİK üyesi kuruluşlar ve İş Konseyleri nezdinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesinin önü açıldı.
Samed Ağırbaş: “Önemli Bir İş Birliğini Hayata Geçiriyoruz”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümü açısından önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, “Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden, ‘Dünya Ortak Evimiz’ anlayışını Türkiye’den dünyaya taşıyan Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu özellikle ifade etmek isterim. 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün; atığın yönetilmesinin ötesinde, kaynakların korunmasını, verimliliği, döngüsel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan kapsamlı bir dönüşüm modeline ulaşmıştır. Bu vizyonun ülkemizin çevre ve iklim politikalarına güçlü biçimde yansımasında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ile Sayın Murat Kurum’un kararlı uygulama yaklaşımı önemli bir yere sahiptir” dedi.
“DEİK’in Güçlü Uluslararası İş Ağı Büyük Bir Fırsat Sunuyor”
Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil; üretim, yatırım, rekabetçilik ve ekonomik kalkınma meselesi olduğunu belirten Ağırbaş, “DEİK’in İş Konseyleri ve üye kuruluşları aracılığıyla sahip olduğu güçlü uluslararası iş ağı, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi deneyimini küresel iş dünyasına taşımamız açısından büyük bir fırsat sunuyor. Bu vizyonun uluslararası ölçekteki karşılığını, Haziran ayında ikincisini gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık Forumu’nda da gördük. 183 ülkeden katılımın sağlandığı Forum, sıfır atığın artık sadece çevre politikalarının değil; iklim eyleminin, ekonomik dönüşümün ve uluslararası iş birliğinin de önemli bir unsuru olduğunu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimini Dünyaya Uygulama ve İş Birliği Modeli Olarak Sunan Bir Ülke Olması”
İş birliği için DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve DEİK’in yönetimine teşekkür eden Ağırbaş, “Hedefimiz Türkiye’nin sıfır atık deneyimini dünyaya uygulama ve iş birliği modeli ile sunan bir ülke olmasıdır. COP31 sürecinde de bu yaklaşımı güçlendireceğiz. İklim gündemini yalnızca taahhütler üzerinden değil; yatırımlar, teknolojiler, finansman ve sahadaki somut uygulamalar üzerinden ele alacağız” dedi.
Nail Olpak: “DEİK Olarak, Ticari Diplomasi Faaliyetlerimize İklim Diplomasisi Kavramını da Dahil Edeceğiz”
DEİK Başkanı Nail Olpak ise, “Ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31’e çok az bir süre kaldı ve DEİK olarak biz de bu süreçte iş dünyası olarak verebileceğimiz katma değeri ortaya koyabilmeye çalışıyoruz. COP toplantıları ilk ortaya çıktığı zaman, sadece hükümetler arası iklim müzakerelerinin görüşüldüğü bir platformdu. Ancak günümüzde, iklim konuları aynı zamanda ekonomi ve iş dünyasının da ana gündem maddelerinden birisi oldu. Yeşil ekonomiye geçiş, döngüsel ekonomi, yeşil finansman gibi birçok alt başlıkta ve yeniden düzenlenen küresel ticarette iş dünyasının da kaçınılmaz ve önemli bir rolü bulunuyor. Bu çerçevede biz de DEİK olarak iklim diplomasisini ticari diplomasi faaliyetlerimizin ana unsuru olarak görüyor ve COP31 öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere atılacak adımlarda iş dünyamızla birlikte hareket etmeye devam ediyoruz. İş dünyası olarak en önemli önceliğimiz öngörülebilirlik. Bugün hayatımıza çok daha önemli yeni bir rekabet alanı eklendi: güven rekabeti. Güven hem iş dünyasının hem de devletlerin en fazla önem verdiği başlık haline geldi ve böyle olmaya da devam edecek” dedi.
“Sıfır Atık Vakfı ile Yakın İş Birliği İçindeyiz”
“COP31 gibi çok taraflı ve katmanlı bir sürece girerken, iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kurumları da kendilerine güvenli ortak arayışı içerisinde” diyen Olpak, şöyle devam etti:
“DEİK olarak, bu süreçte uzun zamandır Sıfır Atık Vakfı ile yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi kapsamında, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Liderler Toplantısı’nı bizim düzenlememizi arzu ettiler. DEİK de yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetlerine iklim diplomasisi kavramını da dahil ederek, her zaman olduğu gibi iş dünyası ile kamu arasında bir arayüz vazifesi görüyor. DEİK ailemiz ile Sıfır Atık Vakfı arasında bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle, mevcut iş birliğimizi daha üst seviyeye çıkararak, başta döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olmak üzere, sürdürülebilirlik alanında daha etkin bir koordinasyon merkezi kuracağız.”
İmza töreninin ardından, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilerek sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanlarında özel sektörün rolü ve küresel sürdürülebilirlik gündemine katkı sağlayacak iş birliği alanları ele alındı.
Sıfır Atık Yaklaşımı İş Dünyasının Uluslararası Faaliyetlerine Taşınacak
İş birliğiyle, sürdürülebilirlik ilkelerinin dış ticaret ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde daha güçlü şekilde ele alınması ve Türk özel sektörünün uluslararası arenada sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanında öncü konuma taşınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.
GENEL
Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı
Yayınlandı
3 gün önce-
Ekim 9, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, “Türkiye, Hisense için uzun vadeli potansiyeline inandığımız önemli bir pazar. Bu nedenle önceliğimiz yalnızca ürünlerimizi satışa sunmak değil, yerel ekibimiz, güçlü satış ve dağıtım iş ortaklarımız ve güvenilir satış sonrası hizmet ağımızla doğru temelleri oluşturmak oldu. TV ve klima ile başlayan yolculuğumuzu 2027’den itibaren yeni ürün kategorileriyle kademeli olarak büyütmeyi planlıyoruz. Bu yolculuğun merkezinde ‘Ulaşılabilir Lüks’ yaklaşımımız var. İleri teknolojinin, güçlü tasarımın ve üstün deneyimin yalnızca belirli bir kesime değil, çok daha fazla insana ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’deki hikayemizi de tek başımıza değil, iş ortaklarımız ve tüketicilerimizle birlikte yazmak istiyoruz. Global hikayemiz 1969’da başladı, bugün ise Türkiye’de yeni bir bölüm açıyoruz. Gelin, Hisense’in ışığını Türkiye’de birlikte yayalım.” dedi.
“Teknolojiyi Hayatın Önünde Değil, Hayatın İçinde Konumlandırıyoruz”
Son Yazılar
- Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu Ekim 9, 2026
- Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak Ekim 9, 2026
- Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı Ekim 9, 2026
- Eminevim’den 600 bininci teslimatla tarihi rekor Ekim 9, 2026
- Vaillant Türkiye, 2026’nın 2. İletişim Kurulu Toplantısı’nda İş Ortaklarıyla Bir Araya Geldi Ekim 9, 2026
- GÖKYÜZÜNDE BİR SIĞINAK: LONDRA’NIN İKONİK SOUTH BANK BÖLGESİNDE PENTHOUSE YAŞAMINA YENİ BİR YORUM Ekim 9, 2026
- Form MHI Klima Sistemleri Interclima 2026’da Uluslararası Temaslarını Güçlendirdi Ekim 9, 2026
- Filli Boya’nın da çatısı altında yer aldığı Nippon Paint Group, AkzoNobel’in Güneydoğu Asya Operasyonlarını Satın Almak Üzere Anlaşma İmzaladı Ekim 9, 2026
- Boreas Teknoloji, Veri Merkezlerinde Akıllı Yönetim Dönemini 6. OSB Teknoloji Zirvesi’ne Taşıdı Ekim 9, 2026
- Creavit Gen-Z Serisi ile Banyoda Kişisel İfade Ekim 9, 2026
- ASAŞSANAT’tan Alüminyumun Sanatla Buluştuğu Sergi: “13. Element” Ekim 8, 2026
- Mobilya Tasarımında Porselen Dönemi: Kalebodur, Furnishings & Design Istanbul’a Damgasını Vurdu Ekim 8, 2026
- Baumit Türkiye, kış gelmeden nitelikli ısı yalıtımı yapmanın 5 kritik başlığına dikkat çekiyor Ekim 8, 2026
- Yaşam alanına dönüşen banyolar için zamansız bir tasarım: Thetis Ekim 8, 2026
- Baymak Hizmet Kalitesini Eğitimle Güçlendiriyor Ekim 8, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!


















