İzocam’dan Yaşam Alanlarında “Bütünsel Yalıtım” Yaklaşımı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İzocam’dan Yaşam Alanlarında “Bütünsel Yalıtım” Yaklaşımı

Yayınlandı

-

Türkiye’nin lider yalıtım üreticisi İzocam, yalıtımın yalnızca tek bir uygulama değil, binaların tümünü kapsayan bütünsel bir sistem olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Dış cepheden çatıya, iç mekânlardan tesisata kadar doğru çözümlerle hayata geçirilen yalıtım uygulamaları; enerji tasarrufu, konfor, dayanıklılık ve güvenliği aynı anda sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve lider yalıtım markası İzocam, yaşam alanlarında konfor, enerji verimliliği ve güvenliğin sağlanması için yalıtımın tek bir uygulama olarak değil; binanın tümünü kapsayan bütünsel bir sistem olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Yalıtım; yalnızca kış aylarında ısınma ihtiyacını karşılayan bir uygulama olmanın ötesinde, yazın soğutma yükünü azaltan, enerji tüketimini düşüren, bina ömrünü uzatan, yangın ve gürültüye karşı koruma sağlayan çok yönlü bir çözüm olarak öne çıkıyor. Doğru tasarlanmış ve tüm yapı bileşenlerini kapsayan yalıtım uygulamaları sayesinde, yalıtımsız binalara kıyasla yüzde 60’ın üzerinde enerji tasarrufu sağlanabiliyor.

İzocam, yaşam alanlarında maksimum fayda sağlamak için yalıtımın dış cepheden çatıya, iç mekânlardan tesisatlara kadar her noktada doğru ürün ve uygulamalarla planlanması gerektiğini vurguluyor.

Dış Cephe Yalıtımı: Enerji Tasarrufu ve Yapı Sağlığı Bir Arada

Binalarda ısı kayıplarının ve kazançlarının en yoğun yaşandığı alanların başında dış cepheler geliyor. Dış cephe yalıtımı, enerji tüketimini önemli ölçüde azaltırken aynı zamanda yapı elemanlarını dış etkenlere karşı koruyarak bina ömrünü uzatıyor.

İzocam’ın mantolama çözümleri arasında yer alan Manto İzopor Plus ve Manto Taşyünü R+, yüksek ısı yalıtım performanslarının yanı sıra ses yalıtımı ve yangın güvenliği açısından da önemli avantajlar sunuyor. Hafif ve kolay uygulanabilir yapısıyla öne çıkan Manto İzopor Plus, uygulama kolaylığı sağlarken; taşyünü esaslı Manto Taşyünü R+ ürünü, yangın dayanımı ve akustik performansıyla güvenli ve konforlu yaşam alanları oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Çatı ve Teraslar: Dört Mevsim Dengeli Konfor

Isı kayıplarının önemli bir bölümü çatı ve teraslardan gerçekleşiyor. Bu alanlarda yapılan doğru yalıtım uygulamaları, yazın aşırı ısınmayı, kışın ise ısı kaybını önleyerek iç mekânlarda dengeli bir sıcaklık sağlıyor.

İzocam Teras Çatı Levhaları; ısı ve ses yalıtımının yanı sıra yangın güvenliği sağlayarak çatılarda çok yönlü koruma sunuyor. Yürünen ve yürünmeyen teras çatılarda güvenle kullanılabilen bu ürünler, su yalıtımı altında konumlanarak sistemin bütüncül performansına katkı sağlıyor.

Öte yandan İzocam Tekiz Solar Çatı Paneli, enerji verimliliğini bir adım ileri taşıyarak çatıların aynı zamanda enerji üretim alanına dönüşmesine imkân tanıyor. Solar panellerle uyumlu yapısı sayesinde sürdürülebilir çözümler sunarken, su yalıtım zafiyetini ve korozyon riskini ortadan kaldırarak çatılarda maksimum koruma sağlıyor.

İç Mekânlar ve Bölme Duvarlar: Sessiz ve Güvenli Yaşam Alanları

İç mekânlarda yalıtım akustik konfor açısından büyük önem taşıyor. Özellikle ofis, okul ve toplu kullanım alanlarının olduğu yapılarda gürültü kontrolü ile yaşam kalitesi doğrudan etkileniyor.

“Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri 2024” kapsamında “Yılın Ses Yalıtımı Ürünü” ödülünü alan İzocam Optima Smart, bina duvarlarında kesintisiz yalıtım imkânı sağlıyor. Üstün ısı yalıtımı, ses yalıtımı ve yangın güvenliği özelliği ile öne çıkan İzocam Optima Smart, kolay uygulama özelliğiyle de usta dostu bir yalıtım malzemesi olarak tanımlanıyor.

İzocam’ın geliştirdiği Everest Mineral Asma Tavan Levhası ise, yüksek ses yutma kapasitesi sayesinde gürültüyü önemli ölçüde azaltırken, A sınıfı yanmazlık özelliği ile yangın güvenliğini de üst seviyeye taşıyor. Estetik tasarımı ile iç mekânlara değer katan bu çözüm, daha konforlu ve verimli ortamlar oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Tesisat Yalıtımı: Gizli Ama Kritik Bir Tasarruf Alanı

Yalıtım denildiğinde çoğu zaman bina kabuğu akla gelse de tesisat yalıtımı enerji verimliliği açısından kritik bir rol üstleniyor. Isıtma ve soğutma sistemlerinde oluşan enerji kayıplarının önlenmesi, ancak doğru tesisat yalıtımı ile mümkün oluyor.

“Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri 2025” kapsamında “Yılın Teknik Yalıtım Ödülü”ne layık görülen kauçuk esaslı yapıya sahip İzocamflex Boru ve Levha, yüksek ısı yalıtımı ve yoğuşma kontrolü sağlayarak sistem verimliliğini artırıyor. Aynı zamanda B sınıfı yangın dayanımı ile güvenliği destekliyor.

Camyünü esaslı İzocam HT Prefabrik Camyünü Boru ürünleri ise sıcak su tesisatlarında enerji kayıplarını önleyerek daha hızlı ve verimli ısınma sağlıyor. İzocam Vana Ceketi ise özellikle vana ve ekipmanlarda donma riskini ortadan kaldırarak sistem güvenliğini artırıyor.

Zemin ve Suya Maruz Alanlar: Dayanıklılık ve Uzun Ömür

Toprak altı duvarlarda ve temel altında yapılan su yalıtımı, bina dayanıklılığı açısından kritik önem taşıyor. Aynı zamanda bu alanlarda yapılan doğru ısı yalıtımı uygulamaları ile hem ısı kayıpları önleniyor hem de yapı elemanlarının yoğuşmaya ve suya karşı korunması sağlanıyor.

İzocam Foamboard, yüksek basma mukavemeti ve suya dayanıklı yapısı ile özellikle toprak altı ve teras uygulamalarında uzun ömürlü ve güvenilir bir çözüm sunuyor.

Bütünsel Yalıtım ile Maksimum Fayda

İzocam, yaşam alanlarında konfor, enerji verimliliği ve güvenliğin sürdürülebilir şekilde sağlanabilmesi için yalıtımın tüm yapı bileşenlerini kapsayacak şekilde bütünsel olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor.

Doğru ürün, doğru uygulama ve uzman işçilikle hayata geçirilen yalıtım çözümleri; yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda daha dayanıklı, güvenli ve konforlu yaşam alanlarının inşa edilmesine katkı sunuyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul’ün öz tüketimi için 51 MW’lık yeşil enerji yatırımı yapacak

Yayınlandı

-

Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması hayata geçiyor.

Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Rönesans Enerji, grup şirketlerinden Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın öz tüketim ihtiyacını karşılamak üzere iki yeni projeyi hayata geçiriyor. Bu kapsamda, İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip projelerin yatırımı gerçekleştirilecek. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Enerji ile Rönesans Gayrimenkul Yatırım arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması (YEYTA) modeli hayata geçirildi. Yatırım ve işletme süreçlerinin enerji üretim şirketi tarafından üstlenildiği bu model çerçevesinde Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın ihtiyaç duyduğu enerji tesislerini kuracak ve işletmesini sağlayacak. Bu kapsamda; İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip tesisler kurulacak. Bu kurulu güç kapasitesi ile yıllık 142 milyon kWh’lık üretim bekleniyor. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, grup şirketleri Rönesans Gayrimenkul Yatırım ile imzaladıkları YEYTA modeli ile Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle konuştu: “Bir örneğini gayrimenkul grup şirketimizle imzaladığımız YEYTA modelinde yatırım maliyetinin tamamı Rönesans Enerji tarafından karşılanıyor. Proje geliştirme, inşaat, tedarik, finansman, devreye alma ve işletme gibi tüm süreçler Rönesans Enerji tarafından yürütülürken, tüketici herhangi bir yatırım yükü üstlenmeden kendi ihtiyaçlarına yönelik yeşil elektrik tedarik edebiliyor. Bu sayede hem sera gazı emisyonlarının hem de elektrik maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Ayrıca tüketiciler, yatırım ve işletme risklerini üstlenmeden, tüketim kapasiteleri kapsamında lisanssız üretim haklarını 20 yıl vadeli bir sözleşme ile güvence altına alabiliyor.

Bu model ile indirimli yeşil elektrik tedarik edilebildiğine dikkat çeken Emre Hatem, “Tüketicinin elektrik üretimi için herhangi bir sermaye ayırmasını gerektirmeyen bu yapı sayesinde, lisanssız üretim projeleri de lisanslı projelerde olduğu gibi enerji üretim şirketlerinin uzmanlığıyla hayata geçiriliyor. Böylece tüketici kendi faaliyet alanlarına odaklanmaya ve sermayelerini esas iş kolları için kullanmaya devam edebiliyor. Bu yaklaşım hem sektörel düzeyde hem de makro ölçekte toplam verimliliğin artmasına katkı sağlıyor” dedi.

RÖNESANS GAYRİMENKUL YATIRIM PORTFÖYÜNDEKİ TÜM VARLIKLARIN ELEKTRİK İHTİYACI KARŞILANACAK

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2017 yılından bu yana uygulanan enerji yönetimi ve tasarruf önlemleri sayesinde, varlıkların merkezi otomasyon ve enerji izleme sistemleri ile proaktif şekilde yönetildiğini, bu sürecin LED dönüşüm projeleriyle de desteklendiğini belirtti. Bu çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Yaşar, alışveriş merkezlerinde 2025 yılı sonu itibarıyla, 2017 yılına kıyasla birim inşaat alanı başına ortak alan elektrik tüketiminin yüzde 60,4 oranında azaltıldığını ifade etti.

Yeşil enerjiye geçiş kapsamında yürütülen projelere de değinen Yaşar, 2028 yılı itibarıyla tüm projelerin enerji ihtiyacının yüzde 100’ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu doğrultuda Rönesans Enerji ile YEYTA imzalandığını belirten Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım portföyündeki gayrimenkullerin elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin yeşil enerji kaynaklarından sağlanacağını kaydetti. Söz konusu anlaşmanın, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olduğunun altını çizdi.

Rönesans Enerji ise geliştirdiği yenilikçi ve güvenilir yeşil enerji çözümleriyle iş ortaklarının sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, Türkiye’nin enerji dönüşümüne ivme kazandırmaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Schmid Pekintaş, SolarEX 2026’ya P-Tech lansmanıyla damga vurdu

Yayınlandı

-

Avrupa’nın en büyük güneş paneli üretim kapasitesine sahip Schmid Pekintaş, bu yıl 8-10 Nisan tarihleri arasında 18’incisi düzenlenen SolarEX 2026’ya damgasını vurdu. Kurulduğu günden bu yana fuarın daimi katılımcısı olan şirket, bu yıl stratejik yatırımı P-Tech’in lansmanını gerçekleştirerek yüksek verimlilikli yerli panel çözümleriyle teknoloji odağını ve üretim gücünü bir kez daha ortaya koydu.

Schmid Pekintaş, bu yıl 18’incisi düzenlenen SolarEX – Uluslararası Güneş Enerjisi Teknolojileri ve Depolama Fuarı’nda, kurulduğu günden bu yana fuara katılımını sürdürerek sektördeki güçlü konumunu pekiştirdi. Fuarın öne çıkan başlıklarından biri, Schmid Pekintaş’ın güneş hücresi teknolojisindeki atılımını temsil eden P-Tech markasının tanıtımı oldu. 5 Nisan itibarıyla fabrikada tam kapasite üretime başlayan P-Tech, TOPCon G12R Plus hücre teknolojisi ile Türkiye’nin enerji dönüşümüne yerli mühendislik gücü katıyor.

Yüksek verimli panel çözümleri sergilendi

Fuar kapsamında sergilenen yerli üretilen SPE 620 Watt G12R TOPCon Plus Glass-Glass Bifacial güneş panelleri, yüksek güç çıkışı ve gelişmiş hücre teknolojisiyle öne çıkarken; yüksek verimlilik ve uzun ömürlü performans avantajlarıyla dikkat çekti.

“P-Tech ile dikey entegrasyonumuzu güçlendirdik”

Lansman kapsamında açıklamalarda bulunan Schmid Pekintaş Enerji Satış ve Pazarlama Müdürü Kamil Şahinşah, P-Tech yatırımını şu sözlerle değerlendirdi: 

“Enerjide dönüşüm artık yalnızca bir hedef değil, bugünün en kritik sorumluluğudur. 5 Nisan’da üretim meşalesini yaktığımız P-Tech tesisimizle, yüksek verimli hücre üretimini kendi bünyemize taşıyarak dikey entegrasyonumuzu güçlendirdik. SolarEX’te gördüğümüz yoğun ilgi, Türkiye’den dünyaya uzanan bu teknoloji gücünün global pazardaki rekabetçi konumunu şimdiden kanıtlıyor.”

Yeni iş birliklerinin temeli atıldı

Pekintaş için 2026 yılının ilk çeyreği, hem P-Tech yatırımı hem de genişleyen iş hacmiyle verimli geçti. Fuar süresince başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere farklı ülkelerden gelen heyetlerle önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Mevcut iş ortaklıklarının pekiştirildiği fuarda, yeni müşteri bağlantılarıyla stratejik iş birliklerinin temelleri atıldı. Güneş enerjisi sektörünün en prestijli buluşma noktalarından biri olan SolarEX’te Schmid Pekintaş, 2. Hol girişindeki standında ziyaretçilerini ağırlayarak fuardan güçlü kazanımlarla ayrıldı. Şirket, 2026’nın geri kalanında P-Tech’in yerli üretim gücüyle küresel pazardaki payını artırmayı hedefliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Daimler Truck AG’nin Avrupa’daki İlk Konteyner Veri Merkezi Aksaray Kamyon  Fabrikası’nda Devreye Alındı

Yayınlandı

-

Mercedes-Benz Türk, küresel IT organizasyonundaki stratejik sorumluluklarını genişleten yatırımlarına devam ediyor. Daimler Truck AG’nin Avrupa lokasyonları içerisinde ilk kez hayata geçirilen Konteyner Veri Merkezi Aksaray Kamyon Fabrikası’nda devreye alındı. Bu yatırım, şirketin iş sürekliliği ve operasyonel dayanıklılığını üst seviyeye çıkarırken, ileri teknoloji altyapısı ve dijital yetkinliğiyle Türkiye’nin Daimler Truck küresel IT yapılanmasındaki konumunu ve hizmet ihracatındaki etkisini daha da pekiştiriyor.

Mercedes-Benz Türk, sürdürülebilir, dayanıklı ve geleceğe hazır bir veri merkezi mimarisine geçiş hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği Container Data Center projesiyle IT altyapısında yeni bir dönemi başlatıyor. Daimler Truck AG’nin Avrupa lokasyonları içerisindeki ilk Konteyner Veri Merkezi olma özelliği taşıyan yatırım, Türkiye’nin Daimler Truck küresel IT yapılanması içindeki stratejik konumunu somut bir şekilde ortaya koyuyor.

Dayanıklı, Modüler ve Geleceğe Yön Veren IT Altyapısı

Yaklaşık 200 kişilik IT ekibiyle dünya genelindeki operasyonlara teknolojik çözümleri sunmayı sürdüren Mercedes-Benz Türk, bu yeni altyapı yatırımıyla bilgi teknolojileri alanındaki yetkinliğini daha da ileri taşıyor. Aynı zamanda Türkiye’den gerçekleştirilen IT hizmet ihracatını güçlendirerek küresel ölçekte katma değer üretmeye devam ediyor. 

Deprem ve diğer fiziksel risklerden bağımsız, modüler ve yüksek enerji verimliliğine sahip olarak tasarlanan veri merkezi, İstanbul ve Aksaray arasında yaklaşık 700 kilometrelik coğrafi yedeklilik sağlayarak kritik iş uygulamalarının kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir şekilde çalışmasını güvence altına alıyor. 

Modüler ve ölçeklenebilir mimarisi sayesinde hızlı devreye alınabilir bir yapı sunan merkez, şirketin dijital dönüşüm yolculuğunda daha sade, daha dayanıklı ve daha esnek bir IT altyapısına geçişini destekliyor. Bu yatırım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin büyüme ve teknoloji gereksinimlerine de cevap verecek şekilde konumlandırıldı.

Açılış törenine Daimler Truck Bilgi Teknolojileri Altyapı Direktörü Kilian Köhnlein, Mercedes-Benz Türk Bilgi Teknolojileri Direktörü Gökçe Bezmez ve Aksaray Kamyon Fabrikası Direktörü Pedro Afonso katıldı.

“Her Sürecin Merkezinde IT var, Türkiye de Daimler Truck Küresel IT Yapılanmasında Stratejik Önemde”

Yeni yatırımın şirket için stratejik önemine dikkat çeken Mercedes-Benz Türk Bilgi Teknolojileri Direktörü Gökçe Bezmez şunları söyledi: “Bilgi teknolojileri, Mercedes-Benz Türk’te üretimden tedarik zincirine, satıştan satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreçlerin temelini oluşturuyor. Şirketimizdeki hemen her operasyon, güçlü ve entegre bir IT altyapısı üzerine inşa edilmiş durumda. Aksaray Kamyon Fabrikamızda devreye aldığımız Container Data Center yatırımı, yalnızca teknik bir altyapı hamlesi değil; iş sürekliliğimizi, veri güvenliğimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı uzun vadeli bir perspektifle güçlendiren stratejik bir adım.

Daimler Truck AG’nin Avrupa lokasyonları içerisinde hayata geçirilen ilk örnek olması, Türkiye’deki IT organizasyonumuzun küresel ölçekte üstlendiği rolün açık bir göstergesi.

IT Yetkinlik Merkezimiz, İstanbul ve Aksaray’da görev yapan yaklaşık 200 kişilik uzman kadrosuyla Daimler Truck ve Buses’ın dünya genelindeki operasyonlarına hizmet sunmaya ve Türkiye’den değer üretmeye devam ediyor.

Önümüzdeki dönemde mobilite, veri analitiği ve akıllı üretim teknolojileri odağında yatırımlarımızı sürdürerek Daimler Truck’ın küresel IT ağındaki stratejik rolümüzü daha da büyütmeyi hedefliyoruz.”

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye