Kale Grubu’nun Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi Sosyal Girişimcilik Programı için başvurular başladı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Kale Grubu’nun Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi Sosyal Girişimcilik Programı için başvurular başladı

Yayınlandı

-

18–25 yaş arası üniversite öğrencilerine birlikte düşünmeye, birlikte üretmeye ve birlikte dönüştürmeye dayalı bir gelişim süreci sunan program için son başvuru tarihi 22 Nisan…

Kale Grubu’nun ‘İyi Bak Dünyana’ yaklaşımıyla hayata geçirdiği Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi: Sosyal Girişimcilik Programı için başvurular başladı. 18–25 yaş arası üniversite öğrencilerine açık olarak tamamen ücretsiz gerçekleştirilecek programa son başvuru tarihi 22 Nisan 2026. Başvurular, ibrahimbodurodulleri.com platformu üzerinden kabul ediliyor.

Gençlerin sosyal girişimcilik alanını deneyimleyerek öğrenmesine odaklanan program; birlikte düşünmeye, birlikte üretmeye ve birlikte dönüştürmeye dayalı bir gelişim süreci sunuyor. Türkiye genelinden seçilecek 50 üniversite öğrencisiyle hayata geçirilecek programa, bireysel ya da ekip olarak başvuru yapılabiliyor.

Kale Grubu’nun uzun yıllardır sürdürdüğü sosyal etki yaklaşımının bir uzantısı olan Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi, gençleri sosyal inovasyon ve sosyal girişimcilik ekosistemiyle buluşturmayı amaçlıyor. Katılımcılar bu süreçte yalnızca bilgi edinmekle kalmıyor; aynı zamanda farklı paydaşlarla bağlantı kurarak, fikirlerini somut projelere dönüştürebilecekleri bir gelişim alanına dahil oluyor.

Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi: Sosyal Girişimcilik Programı, Kale Grubu ve Kaleseramik Vakfı’nın (KSV) toplumsal etki vizyonunu; Onarım Atölyesi ve Impact Hub İstanbul’un genç odaklı, kapsayıcı ve kolektif öğrenme yaklaşımıyla bir araya getiriyor. Program kapsamında eğitim süreci Onarım Atölyesi tarafından yürütülürken, ön kuluçka aşaması Impact Hub İstanbul tarafından destekleniyor.

Rana Birden: “Birlikte öğrenen, birlikte üreten bir yolculuk başlatıyoruz”

Kale Grubu Kurumsal İletişim ve Etki Yatırımları Bölüm Başkanı ve Kaleseramik Vakfı Genel Müdürü Rana Birden, “İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı ile 10 yıldır etki odaklı fikirleri görünür kılıyor, bu alandaki dönüşümü destekliyoruz. Ancak zaman içinde şunu daha net gördük: Bu ekosistemi büyütmenin yolu, gençlerin çok daha erken aşamada sürece dahil olmasından geçiyor. Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi’ni de bu ihtiyaçtan yola çıkarak kurguladık. Amacımız, gençleri sadece izleyen değil, üreten ve katkı sağlayan birer özne olarak bu ekosistemin parçası haline getirmek. Bu yüzden programı bir eğitimden öte, gençlerin birbirinden beslendiği, birlikte düşündüğü ve birlikte ürettiği bir topluluk olarak tasarladık. Gençlerin meselelerle bağ kurabildiği, denemeye alan bulduğu ve fikirlerini birlikte geliştirdiği bir zemin oluştuğunda, etki de doğal olarak derinleşiyor. Biz de bu programla, o alanı açmayı ve gençlerin sosyal etki ekosistemine güçlü bir başlangıç yapmasını sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Fikirden projeye: Adım adım gelişim yolculuğu

Programa katılım için daha önce bir girişim deneyimi ya da net bir iş fikri beklenmiyor. Toplumsal bir meseleyi sahiplenmek ve çözüm üretme isteğiyle harekete geçmek programın temel çıkış noktası olarak görülüyor.

Sekiz haftalık program, çevrimiçi eğitimlerle başlıyor ve katılımcılar, sosyal girişimcilik, liderlik ve proje geliştirme başlıklarında kapsamlı bir içerikle buluşuyor. Eğitim sürecini ideathon takip ediyor. Ardından katılımcılar, fikirlerini sunum aşamasında geliştirirken; iki ay süren ön kuluçka programıyla projelerini olgunlaştırma fırsatı buluyor.

Program kapsamında sekiz haftalık eğitim süreci 11 Mayıs – 29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Eğitimlerin ardından 6–10 Temmuz tarihlerinde ideathon ve sunum aşaması olacak. 13 Temmuz – 16 Ekim tarihleri arasında devam edecek ön kuluçka programının ardından süreç, 26–30 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek Demo Day ile tamamlanacak.

Ekosistemin öncü isimleriyle etkileşim

Katılımcılar için bu program, salt bir eğitim müfredatının ötesinde; sosyal girişimcilik, etki yatırımları ve dönüşüm liderliği ekosisteminin öncü isimleriyle yan yana öğrenme ve birlikte üretme fırsatı sunuyor.

Süreç, Dr. Uygar Özesmi, Can Atacık, Elif Atmaca, Mine Ekinci ve Arnas Akbaş gibi alanında fark yaratan uygulayıcıların deneyimleriyle zenginleşecek. Farklı disiplinlerden gelen isimler, gençlerin gerçek saha tecrübesiyle buluşmasını sağlayacak.

Akademi katılımcıları için sürecin en heyecan verici duraklarından biri de 12 Haziran’da gerçekleştirilecek İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödül Töreni olacak. Gençler, sosyal girişimcilik dünyasının en büyük buluşmasına tanıklık etme ve ekosistemin öncü isimleriyle yüz yüze gelme fırsatı yakalayacak.

Girişim desteği ve İBSG finalisti olma şansı

Demo Day’de başarılı bulunan ekiplerden birincilik ödülü kazanan ekip 45.000 TL, ikincilik ödülü kazanan ekip ise 30.000 TL destek almaya hak kazanacak. Aynı zamanda katılımcılar, 2027 yılı İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı Ödülleri’nde (İBSG) Gençlik Kategorisi finalistliği için değerlendirmeye alınarak fikirlerini daha geniş bir etki alanına taşıma fırsatı elde edecek.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Dış Cephede Bahar Mesaisi Başladı: Binanızı Nucleus ile Geleceğin İklimine Hazırlayın!

Yayınlandı

-

Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte inşaat sektöründe hareketlilik artarken, mevcut binalarda da dış cephe yenileme çalışmaları hız kazandı. Günümüzün değişen iklim koşullarına karşı yapıları korumak her zamankinden daha kritik bir ihtiyaç haline gelirken, Filli Boya bu sürece Frontier Polymer Technology® ile geliştirdiği Nucleus ile yön veriyor. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek maksimum su iticilik ve nefes alma, kendi kendini temizleme ve yüksek UV direnci özelliklerini “3D Koruma” etkisiyle tek bir üründe sunan Nucleus, binaları bugünden geleceğin zorlu şartlarına hazırlıyor.

Soğuk ve yağışlı kış döneminin ardından hava koşullarının iyileşmeye başladığı bahar ayları, yapı dünyası için en verimli çalışma döneminin kapılarını aralıyor. Havanın ısınmasıyla birlikte bir yandan yeni inşaat projelerinde çalışmalar hızlanırken, diğer yandan mevcut binalarda dış cephe yenileme mesaisi başlıyor. Ancak günümüzde küresel iklim değişikliği nedeniyle yaşanan ani hava olayları, dış cephe boyalarından beklenen performans standartlarını da kökten değiştiriyor. Yazın ortasında yağan şiddetli dolular, gece ve gündüz arasındaki keskin sıcaklık farkları ve yoğunlaşan hava kirliliği karşısında binaların korunması her zamankinden daha güç bir hal alıyor. Filli Boya, bu ihtiyacı öngörerek hayata geçirdiği Nucleus ile hem yeni projelerde hem de yenileme çalışmalarında standartları yukarı taşıyor.

Maksimum Su İticilik ve Nefes Alma

Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek üç temel koruma özelliğini tek bir üründe buluşturan Nucleus, Frontier Polymer Technology® sayesinde binaların ömrünü uzatırken estetik görünümün de kalıcı olmasını sağlıyor. Dünyanın dört farklı kıtasında, en zorlu iklim bölgelerinde test edilerek geliştirilen ürün, içeriğindeki silikon aşılanmış özel polimer teknolojisi sayesinde yapı fiziği için yüksek performans sunuyor. “Maksimum nefes alma” kabiliyetiyle cephedeki nemin hızla tahliye edilmesini sağlarken, “maksimum su iticilik” özelliğiyle de en şiddetli yağışlarda bile cepheyi dayanıklı kılıyor. 

Kendi Kendini Temizleme Özelliği

Nucleus’un bütünsel dayanıklılık yaklaşımı, estetiği ve temizliği de bu koruma kalkanının bir parçası haline getiriyor. Ürünün sahip olduğu fotokatalitik özellik, güneşin UV ışınlarını kullanarak yüzeydeki kirleri okside edip parçalıyor ve dış cephenin kendi kendini temizlemesine imkan tanıyor. Bu teknoloji sayesinde binalar, şehir kirliliğine rağmen uzun yıllar boyunca ilk günkü temiz görüntüsünü muhafaza ediyor.

Yüksek UV Direnci ve Kalıcı Renkler

Dış cephelerdeki en büyük zorluklardan biri olan renk solması problemi de Nucleus’un yüksek UV direnciyle çözüme kavuşuyor. Özel pigment yapısı ve “soft parlak” dokusuyla güneşin yakıcı etkilerine karşı renklerini başarıyla koruyan Nucleus, Antalya’nın nemli sıcağından Konya’nın sert karasal iklimine kadar her bölgede binalara modern ve kalıcı bir kimlik kazandırıyor. Yenileme sezonunda yapılarına değer katmak isteyenler için Nucleus, gelişmiş teknolojiyi estetikle birleştirerek geleceğin koruma standartlarını bugüne taşıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor

Yayınlandı

-

fischer FIS RC II, yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi uygulamaları için yüksek güvenlik, kontrollü uygulama ve uzun hizmet ömrünü bir arada sunan bir kimyasal dübel çözümü olarak öne çıkıyor.

Yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi; taşıyıcı sistem sürekliliğinin sağlanması ve mevcut betonarme elemanlara yeni donatıların güvenle bağlanması açısından kritik bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu bağlantının doğru tasarlanması ve sahada kontrollü şekilde uygulanması, yapının hem taşıma kapasitesi hem de uzun vadeli performansı üzerinde belirleyici rol üstleniyor.

FIS RC II: Filiz Ekimi İçin Geliştirilmiş Kimyasal Dübel Çözümü

Bu çerçevede fischer, filiz ekimi uygulamalarına yönelik geliştirdiği çözümlerle bağlantı detaylarının mühendislik hesaplarıyla uyumlu ve öngörülebilir şekilde tasarlanmasını destekliyor. Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı ise fischer FIS RC II oluyor.

Filiz ekimi uygulamalarında güvenli, kontrollü ve uzun ömürlü performans sunmak üzere geliştirilen FIS RC II; çatlaklı ve çatlaksız betonda filiz ekimi uygulamaları için Avrupa Teknik Değerlendirmesi (ETA) kapsamında tanımlı bir sistemdir. Bu kapsam, ürünün farklı beton koşullarında kullanılmasına ilişkin performans sınırlarının teknik olarak belgelendiğini ortaya koyar.

Sistem, donatı ile beton arasında güvenli aderans sağlayarak yüklerin kontrollü şekilde aktarılmasına imkân tanır. Bu sayede, özellikle taşıyıcı sistem sürekliliğinin yeniden kurulduğu detaylarda bağlantı davranışının tasarım öngörüleriyle örtüşmesine katkı sağlar.

Sismik Onay, Geniş Donatı Aralığı ve Uzun Hizmet Ömrü

FIS RC II’nin sismik onaylı filiz ekimi performansı, özellikle deprem etkilerinin dikkate alındığı projelerde önemli bir güvenlik katmanı oluşturuyor. 8–40 mm arası donatı çaplarına uyumlu yapısı, farklı proje ölçeklerinde ve detay çözümlerinde esneklik sağlıyor. Tozsuz delme uygulamalarıyla uyumluluğu ise sahada hem iş güvenliğini hem de uygulama kalitesini destekliyor.

Hızlı kürlenme özelliği sayesinde bekleme sürelerini azaltan sistem, şantiye programlarının daha verimli yönetilmesine katkı sunuyor. 100 yıl hizmet ömrü hedefiyle geliştirilen FIS RC II, filiz ekimi uygulamalarında yalnızca kısa vadeli taşıma performansını değil; yapıların uzun yıllar boyunca güvenle kullanılmasını da odağına alıyor.

fischer Yenileme ve Güçlendirme Çözümleri

fischer, yenileme ve güçlendirme alanında mevcut yapı stokunun performansını artırmayı hedefleyen uygulamalara sabitleme çözümleri sunuyor. FIS RC II ile filiz ekimi uygulamalarında sağlanan hız ve güvenlik katkısı, yapıların güçlendirilerek depreme dayanıklı hale getirilmesine yönelik bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TKE’den Akıllı Teknolojiler

Yayınlandı

-

Deprem Sonrasında Asansörleri Bulut Tabanlı Teknolojiyle Uzaktan Analiz Ediyor

Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite alanında dünyanın öncü şirketlerinden TK Elevator (TKE), asansörlerin depremdeki rolünü yeniden tanımlıyor. TKE’nin ileri teknoloji çözümleri, depremde asansörü güvenli bir tahliye aracına dönüştürüyor.

Türkiye nüfusunun %70’inin deprem riski taşıyan şehirlerde yaşaması, binalardaki güvenlik standartlarını temel bir öncelik haline getiriyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan TK Elevator (TKE) Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, TKE’nin deprem sonrasında binalardan insan tahliyesini kolaylaştıran akıllı teknolojilerini paylaştı.

Akıllı Bina Mobilite Çözümlerine Olan İhtiyaç Artıyor 

Türkiye’nin depremselliğine değinen Artuğ Özeren şu değerlendirmede bulundu: “Topraklarımızın %92’si deprem kuşağında yer alırken, nüfusumuzun %70’i bu riskle her an karşı karşıya olan bölgelerde yaşıyor. Ülkemizde şehirleşme hızı çok yüksek. TÜİK verilerinin ortaya koyduğu üzere nüfusun %93’ü şehirlerde yaşıyor. Şehir merkezlerindeki alan kısıtı ve artan maliyetler, dikey yapılaşmayı hızlandırırken, akıllı bina mobilite çözümlerine olan ihtiyacı artırıyor. Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite çözümleri alanında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak, deprem riskinin ve şehirleşme hızının yüksek olduğu ülkemizde kentsel hareketliliği güçlendiren, insanların güvenli erişimini ve yaşam kalitesini artıran yenilikçi teknolojiler geliştiriyoruz.”

Depremde Saniyeler İçinde Tahliye

TKE’nin sismik sensör teknolojisi, depremin ilk dalgalarını algılayarak asansörü anında en güvenli kata yönlendiriyor. Sistem, yolcuların saniyeler içinde tahliyesini sağlarken, önleyici mekanik korumalar sayesinde asansörün yapısal bütünlüğünü muhafaza ediyor. Bu teknoloji, afet sonrası oluşabilecek yüksek maliyetli onarımların ve uzun süreli devre dışı kalma durumlarının önüne geçiyor.

Deprem Sonrası Dijital Check-Up

Deprem sonrası binaların hızla işlevsellik kazanması, özellikle hastaneler, oteller, iş merkezleri ve yüksek katlı konutlar için hayati önem taşıyor. TKE’nin bulut tabanlı Iot platformu MAX, sismik bir olay sonrası teknik bir ekibin binaya ulaşmasına gerek kalmaksızın asansörün durumunu uzaktan analiz edebiliyor. Yapay zeka destekli bu dijital denetim, sistemin güvenli olup olmadığını tespit ederek, kontrollü ve hızlı bir şekilde yeniden devreye alınmasına olanak sağlıyor.

EOX ile Akıllı Kentsel Dönüşüm

Kentsel dönüşümle yenilenen projelerde EOX platformu ile yapım hızı ve enerji verimliliğinin yanı sıra deprem güvenliğini de artırdıklarını belirten Özeren, sözlerini şöyle tamamladı:

“Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede asansörler yapı güvenliğinin merkezinde yer alan kritik bir bileşendir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapım hızını artıran ve ileri teknolojiyi enerji verimliliğiyle buluşturan EOX gibi çözümlerimizle, binaları afet anında hızlı tepki veren akıllı sistemlerle donatıyoruz. Temel hedefimiz, Türkiye’nin yenilenen ve modernizasyonla güçlendirilen yapılarında, sismik güvenliği dijitalleşme ile birleştirerek bir güvenlik standardı haline getirmek.”

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye