GENEL
Daikin Türkiye: İklimlendirme Sektöründe Sürdürülebilirlikte Yeni Bir Dönem
Yayınlandı
1 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
100 yıllık deneyimiyle Daikin, Sakarya’daki üretim üssünden dünyaya enerji verimli çözümler sunuyor. FUSION 25 stratejisiyle 2050’de sıfır karbon hedefleyen marka, ‘Temiz Hava Elçileri’ ve ‘Sakura Kadın Girişimci’ projeleriyle çevreye ve topluma değer katmaya devam ediyor.
- Öncelikle, markanızın/firmanızın genel yapılanması hakkında bilgi verir misiniz? Hem global ölçekte hem de bölgesel olarak markanızın/firmanızın genel değerlendirmenizi alabilir miyiz? Markanızın sektörünüzdeki konumu hakkında neler söylemek istersiniz?
Daikin olarak 100 yıllık geçmişimizle iklimlendirme sektörünün öncü markası olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. 1924 yılında Japonya’da kurulan Daikin, 2011 yılında Airfel markasını satın alarak Daikin Türkiye’yi kurdu. Günümüzde ulaştığımız nokta da bugün ısıtma, soğutma ve havalandırma alanında Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip şirketiyiz. 4 bölge müdürlüğümüz, yaklaşık 2000 çalışanımız, 500 bayimiz, 500 satış noktamız ve 500’ün üzerindeki yetkili servisimizle Türkiye’nin geniş bir coğrafyasına hizmet veriyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Avrupa, Orta doğu, Kuzey Afrika ve CIS ülkelerinde AR-GE, üretim ve lojistik üssü olarak konumlanıyor, ihracat gerçekleştiriyoruz.
Ürünlerimizi bireysel ve endüstriyel sistemler olarak iki kategoriye ayırıyoruz. Bireysel sistemler ürün gamımızda kombiler, klimalar, multi split klimalar, ısı pompaları, kazanlar ve hava temizleme cihazları yer almakta. Endüstriyel sistemler yani mühendislik sistemleri ürün gamımızda ise merkezi sistemler, fancoil, klima santralleri, endüstriyel soğutma ve VRV çözümlerimiz yer almaktadır. Bunların yanı sıra Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) hizmetlerimizle iklimlendirme sistemlerinin sürdürülebilir işlevselliğini ve verimliliğini artırma konusunda destek sağlayarak, iklimlendirme sektöründeki enerji dönüşümüne katkıda bulunmaktayız.
Sakarya-Hendek’te bulunan üretim tesisimiz, bölgesel bir üretim ve ihracat üssü olarak faaliyet göstermekte. Tesisimizde kombi, klima, kazan, klima santrali, fancoil ve VRV sistemleri gibi geniş bir ürün yelpazesi üretiyor ve ihraç ediyoruz. Gelecek yıllarda da iklimlendirme sektörüne olan katkılarımızı artırarak, hem Türkiye’de hem de globalde sektördeki rolümüzü güçlendirmeye devam edeceğiz.
- Sürdürülebilir bir geleceğin sağlanmasında, üretim süreçlerinin ve ilgili hammadde/tedarik zinciri operasyonlarının tüm dünya ile koordineli bir şekilde yönetilmesi günümüzde çok daha önem arz eden bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla, Sürdürülebilirlik konusunda firmanızın Evrensel Yaklaşımını ve Kurumsal Stratejilerini bizimle paylaşabilir misiniz? Sürdürülebilir Dünya kapsamında özellikle odaklandığınız/hayata geçirdiğiniz Sosyal Sorumluluk Projeniz var mıdır, detaylarını öğrenebilir miyiz?
Daikin olarak doğal kaynakları etkin şekilde kullanmak ve ürünlerimizin çevresel etkisini azaltmak konusunda büyük bir sorumluluk hissediyoruz. Hayata geçirdiğimiz her ürünün çevresel etkilerini düşünüyoruz. Ürün ve hizmetlerimizi de geliştirirken, süreci yönetirken “Daikin Çevre Vizyonumuz” çerçevesinde ilerliyoruz. İşimizin her adımında sürdürülebilirliği merkeze alarak ilerliyoruz ve ürünlerimizi özenle geliştirirken, dünyayı korumak için de çalışıyoruz.
FUSION 25 (F25) stratejimiz doğrultusunda, 2050 yılına kadar iklim değişikliğini tetikleyen en önemli etken olan sera gazı emisyonlarını net sıfıra indirmek ana hedefimiz. 2019 temel yıl olmak üzere, net sera gazı emisyonlarının önlem alınmayan emisyonlara kıyasla 2025 yılında %30 veya daha fazla, 2030 yılında ise %50 veya daha fazla azaltılmasını hedefliyoruz.
Sosyal sorumluluk projelerimizi de bu misyona uygun olarak oluşturuyoruz. 2017 yılında başladığımız “Temiz Hava Elçileri” projemizle 5 ila 12 yaş aralığındaki ilköğretim öğrencilerini temiz hava, kapalı mekanlardaki (evlerimizin, okullarımızın) hava kalitesi ve iklim değişikliği konularında bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz. Proje kapsamında bugüne kadar 21 köy okulunda temiz hava sınıfı açtık, 1840 öğrenciye ulaştık. 2025 yılına kadar 3 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Projemizi Kasım ayında yayına aldığımız “Temiz Hava Elçileri Websitesi” ile destekliyoruz. Çocukların temiz hava ve çevre bilinci kazanmasını sağlayan websitemizle Temiz Hava Elçileri yetişiyoruz.
Bir diğer sosyal sorumluluk projemiz ise “maratHOME”. İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı Koordinatörü Prof. Dr. Tamer Aker’in iklim krizinin olumsuz etkilerine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirdiği MaratHOME projesinin sponsorluğunu üstlendik. Daikin Türkiye olarak bu proje sayesinde, iklim ve çevre konusundaki farkındalığın artmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. MaratHOME projemiz, dünyanın farklı coğrafyalarında maraton mesafesinde bir dizi koşuyu ve bunun sonucunda elde edilen deneyimlerin bir kitaba dönüştürülmesini kapsıyor. “Sürdürülebilirlik” ifadesinin yalnızca çevre ile değil, toplumsal gelişimle de bağlantılı olduğunu vurgulamak isteriz. Bu doğrultuda, kadınları iş hayatında destekleyen Sakura Kadın Girişimci ve Sakura Kadın Teknisyen sosyal sorumluluk projelerimizle sürdürülebilirlik hedeflerimizi genişletiyoruz.
- Üretimde Sürdürülebilir Stratejiye sahip bir firma olarak, markanıza sağladığı katma değerler neler oldu? Sürdürülebilir marka olarak ürünleriniz müşteri tercihlerinde farkındalık oluşturdu mu? Müşteri tercihlerindeki değişimleri bizlerle paylaşır mısınız?
İklimlendirme sektörünün öncü markalarından biri olarak, sürdürülebilir üretim stratejilerimiz, müşteri güveni, marka itibarı ve sadakati gibi önemli katma değerler sağladı. Doğal kaynakların verimli kullanımı ve çevresel etkimizi azaltmaya yönelik çalışmalarımız, hem tüketiciler hem de sektör genelinde büyük farkındalık yaratmış durumda.
Günümüzde iklim değişikliğinin hayatımızdaki etkilerinin artmasıyla birlikte tüketicilerin sürdürülebilirlik ilkelerine ve sürdürülebilir markalara ilgisinin giderek arttığını gözlemliyoruz. Bu ilgi de markamıza olan talebin düzenli artmasına katkıda bulunuyor. Biz de “Daikin Çevre Vizyonumuz” ve müşterilerimizin talepleri doğrultusunda sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Müşteri odaklı yaklaşımımızın bir yansıması olarak, müşteri deneyimini en iyi yaşatan markaların ödüllendirildiği “Şikayetvar A.C.E. Awards”ta kombi kategorisinde birinci olarak Diamond ödülünü kazandık. The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde yılın itibarlısı olarak soğutma kategorisinde birinci seçilirken, ALFA Awards’ta ise üst üste dördüncü kez soğutma kategorisinde müşterilerine en iyi deneyimi sunan marka olarak birincilik ödülüne layık görüldük. Daikin olarak bu ödüllerle, iklimlendirme sektöründeki müşteri bağlılığını ve gücünü sürdürülebilir şekilde koruduğumuzu göstermiş olduk.
- Sektörünüzün gelişimi için büyük bütçeler ayırdığınızı takip ediyoruz. Emek yoğun AR-GE çalışmalarınızda sürdürebilirlik odaklı neler yaptığınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Bu doğrultuda, yeni yatırımlarınız ve sürdürülebilir yeni ürünleriniz/yeni markalarınız olacak mıdır?
Ar-Ge çalışmalarımızın arkasında Daikin’in karbon nötr hedefine ulaşması, müşteri odaklı çözümlerle işini genişletmesi ve en önemlisi de havayla değer yaratmayı amaçlaması yatıyor. Düşük küresel ısınma potansiyeline sahip çevre dostu R-32 soğutucu akışkanının klima sistemlerinde kullanılabilirliği, Daikin Ar-Ge’sinin katkılarıyla tüm dünyada mümkün hale geldi.Çevre dostu bu soğutucu akışkanın yaygınlaştırılması için de R-32 soğutucu akışkan kullanımı ile ilgili 93 adet patenti de sektörle ücretsiz bir şeklde paylaştık..
Kurulduğu günden bu yana çalışan sayısını 3,5 kat, bütçesini ise 5 kat artıran Ar-Ge Merkezimiz, Daikin Avrupa’nın en hızlı büyüyen bağlı Ar-Ge merkezi konumunda bulunuyor. Sakarya-Hendek’te yer alan üretim tesisimizde AR-Ge ekibimiz Sakarya Üniversitesi ile birlikte “Yüzde 100 Hidrojen Yakıtlı Kombi Tasarımı ve Prototip İmalatı” projesine imza attı. Bu proje kapsamında Sakarya Üniversitesi ile birlikte hidrojenli yanma süreçlerinde gerekli güvenlik şartlarını sağlayan ve mevcut kombi sistemlerinde en az ekipman değişimi ile doğalgazdan yüzde yüz hidrojene geçişi sağlayacak sistem geliştirmeyi hedefliyoruz. Projemiz şimdiden TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanarak büyük bir başarı elde etti.
Daikin’in Fusion 25 planının bir parçası olarak küresel ölçekte AR-GE’mizi daha da güçlendirmek için yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.
- Sürdürülebilir Çevre Politikaları ve Yaşanabilir Çevre Stratejileri adına uygulanan Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve Avrupa Birliği İklim Hedefleri birtakım değişiklikleri de beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar Sera Gazı Emisyon Oranlarının çok ciddi oranda azaltılması ve 2050 yılında da net sıfırlanması hedeflemektedir. Geliştirdiğiniz ürünlerinizin üretim ve dağıtım süreçleri doğrultusunda çevresel etkileri de düşünüldüğünde, “Kurumsal Karbon Ayak İzi” konularında neler söylemek istersiniz?
Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve iklim hedeflerinin getirdiği değişiklikler doğrultusunda, 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonu hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Sera gazı emisyonlarını azaltmak ve çevresel etkilerimizi minimize etmek için, ürünlerimizin üretim ve dağıtım süreçlerinde her aşamada sürdürülebilirlik ilkesini benimsemekteyiz. Üretim aşamasında kullanılan doğal kaynakları etkin bir şekilde yönetmek, enerji verimliliğini artırmak ve atık yönetimini optimize etmek, bu hedeflere ulaşmamızda önemli adımlardır.
Kurumsal karbon ayak izimizi yönetirken, tüm iş süreçlerimizi kapsayan bir yaklaşım benimsiyoruz. Tedarik zincirinden lojistiğe, Ar-Ge süreçlerimizden enerji yönetimine kadar her aşamayı değerlendirerek karbon emisyonlarımızı azaltmaya yönelik stratejiler uyguluyoruz. Daikin olarak, Sakarya Hendek’teki üretim tesisimizde 2020 yılında ilk fazı, 2023 yılında ise ikinci fazı hayata geçirerek başlattığımız Güneş Enerjisi Santrali (GES)projemizle, tesisimizin tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan karşılayarak, karbon nötr olma doğrultusunda ilerliyoruz. Bu kapsamda aldığımız Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası, (I-REC) Hendek Üretim Tesisimizde kullanılan elektriğin tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildiğini ve sıfır emisyon hedefinin başarıyla sağlandığını belgelendiriyor.
Sonuç olarak, 2050 yılına kadar net sıfır karbon hedefimize ulaşmak için iş süreçlerimizi sürekli olarak optimize ediyor ve çevresel etkilerimizi azaltmak adına yenilikçi teknolojilere yatırım yapmaya devam ediyoruz. I-REC gibi uluslararası belgelendirme sistemleri ise bu yolculuğumuzda güvenilirliğimizi ve kararlılığımızı güçlendiriyor.
- Sürdürülebilir Gelecek odaklı bir firma olarak geleceğe yönelik sürdürülebilirlik hedefleriniz, hedefleriniz doğrultusunda oluşturduğunuz yol haritanız hakkında da bilgi alabilir miyiz?
Güzel bir gelecek için çevresel etkilerimizi azaltma ve doğal kaynakları etkin kullanma konusunda büyük bir sorumluluğumuz olduğunu biliyoruz. Bu doğrultuda, 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarını net sıfıra indirmeyi hedefleyen bir çevre vizyonuna sahibiz. Hedeflerimiz doğrultusunda 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarını net sıfıra indirmek. 2019 yılı temel alındığında, 2025’te net sera gazı emisyonlarını %30 veya daha fazla, 2030 yılında ise %50 veya daha fazla azaltmayı hedefliyoruz.
Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın temelinde yenilikçi çözümler üretmek ve sektörde öncü adımlar atmak yatıyor. R-32 soğutucu akışkanı kullanımını geliştirerek sektöre kazandıran bir marka olarak, sadece ürünlerimizde değil, tüm operasyonlarımızda karbon nötr bir yaklaşımı benimsemek, yol haritamızın temel taşlarından biri. Bu kapsamda yenilikçi teknolojiler ve süreçlerle sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmak için çalışmaya devam ediyoruz. Her adımda, çevresel etkilerimizi en aza indirerek daha iyi bir gelecek inşa etmeyi amaçlıyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
İklimle mücadelede en erişilebilir çözüm: Yalıtım
Yayınlandı
2 gün önce-
Mayıs 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
İklim krizine karşı mücadelede enerji verimliliği kritik rol oynarken, yalıtım çözümleri karbon salımını azaltmanın en etkili ve erişilebilir yollarından biri olarak öne çıkıyor. ODE Yalıtım, geliştirdiği yüksek performanslı ürünlerle enerji verimliliğini artırırken, üretim süreçlerinde hayata geçirdiği sürdürülebilirlik adımlarıyla da iklim dostu dönüşümünü güçlendiriyor.
İklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl daha görünür hale geliyor. Bu durum, enerji verimliliğini küresel ölçekte en kritik başlıklardan biri haline getiriyor. Toplam enerjinin yüzde 33’ü binalarda tüketilirken, ısıtma ve soğutma ihtiyacı karbon salımlarının da temel nedenleri arasında yer alıyor. Bu noktada yalıtım, enerji tasarrufu sağlarken sera gazı emisyonların azaltılmasına da büyük oranda katkı sağlıyor.
ODE Yalıtım da bu dönüşümü yalnızca ürünleriyle değil, üretim süreçleriyle de destekliyor. Şirket, sürdürülebilir üretim vizyonu doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam ederken, üretim tesislerinde enerji verimliliği ve kaynak kullanımını iyileştirmeye yönelik uygulamalar gerçekleştiriyor. Eskişehir tesislerinde kullanılan çatı tipi güneş enerji sistemlerinin yanı sıra, Çorlu üretim tesisinde de yenilenebilir enerji kullanımını destekleyecek çalışmalar yürütülüyor.
“Yalıtım, iklim kriziyle mücadelede en etkili çözümlerden biri”
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, Dünya İklim Günü’nde yaptığı değerlendirmede yalıtımın iklim kriziyle mücadeledeki rolünü şu sözlerle vurguluyor: “Küresel ölçekte enerjinin üçte biri binalarda tüketiliyor. Isıtma ve soğutma kaynaklı enerji ihtiyacı ise karbon salımlarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Doğru tasarlanmış ve standartlara uygun uygulanan yalıtım sistemleri, binalarda enerji tüketimini yüzde 70’e kadar azaltabiliyor. Bu da yalnızca enerji faturalarında düşüş anlamına gelmiyor; aynı zamanda karbon emisyonlarının azalması ve doğal kaynakların korunması açısından da doğrudan bir iklim katkısı sağlıyor. Bu yönüyle yalıtım, iklim kriziyle mücadelede en hızlı ve en erişilebilir çözümlerden biri olarak öne çıkıyor.”
“İklim krizi için tüm sektörler sorumluluk almalı”
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, iklimle mücadelenin çok boyutlu bir yaklaşım gerektirdiğine dikkat çekerek şunları söylüyor: “İklim krizi, tüm sektörlerin sorumluluk almasını gerektiren küresel bir mesele. Biz bu sürece hem ürün geliştirme hem de üretim altyapımızı dönüştürme perspektifiyle yaklaşıyoruz. Yalıtım, binalarda ve sanayide enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşüren en etkili ve ekonomik çözümlerden biri. Bununla birlikte üretim süreçlerimizde yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya ve karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Çevre odaklı yaklaşımını küresel pazarlara da taşıyan ODE Yalıtım, Türkiye’nin yalıtım malzemeleri ihracatının yüzde 17’sini gerçekleştiriyor. Şirket, İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) tarafından düzenlenen İhracatın Liderleri Ödül Töreni’nde “Yalıtım Malzemeleri İhracatı” kategorisinde 2022’den beri ihracat şampiyonu.
GENEL
Sistem Alüminyum, Saha Expo’da dövme ve ekstrüzyon çözümlerini sergiledi
Yayınlandı
2 gün önce-
Mayıs 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’nin savunma, havacılık ve ileri teknoloji sanayilerine odaklanan önemli organizasyonlarından SAHA EXPO, bu yıl da sektörün öncü firmalarını İstanbul’da bir araya getirdi. Sistem Alüminyum da fuarda yer alarak savunma sanayisine yönelik yüksek katma değerli çözümlerini sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Özellikle dövme ve ekstrüzyon çözümlerimiz, ziyaretçiler ve sektör temsilcileri tarafından büyük ilgi gördü.
Küresel savunma ve havacılık sanayisinin en prestijli buluşmalarından biri olarak kabul edilen Saha Expo 2026, sektörün global ölçekte en önemli buluşma noktaları arasında yer alıyor. Üreticileri, mimarları, mühendisleri ve yatırımcıları bir araya getiren organizasyonda Sistem Alüminyum, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerini tanıttı. Fuarda özellikle alüminyum dövme ve ekstrüzyon alanındaki üretim kabiliyetlerini öne çıkaran Sistem Alüminyum’un Savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu yüksek mukavemetli, hassas toleranslı ve kritik uygulamalara uygun alüminyum çözümleri ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve sektör buluşmalarıyla SAHA EXPO, Sistem Alüminyum açısından verimli ve başarılı bir organizasyon oldu.
“Savunma sanayisine değer katmaya devam edeceğiz”
Fuara, Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban da katılım sağladı. Organizasyon kapsamında gerçekleştirilen temaslarda, şirketin savunma sanayiine yönelik stratejik üretim gücü, yüksek mühendislik kabiliyeti ve katma değerli çözümleri sektör temsilcileriyle paylaşıldı. Sistem Alüminyum’un savunma ve havacılık sanayiindeki etkin konumu ile sürdürülebilir büyüme vizyonu, fuar boyunca gerçekleştirilen görüşmelerde bir kez daha öne çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın SAHA EXPO’ya katılımı ise Türkiye’nin milli teknoloji hamlesi doğrultusunda savunma sanayisinde ulaştığı güçlü konumu ve küresel rekabet vizyonunu ortaya koydu. Fuar katılımına ilişkin değerlendirmede bulunan Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban, “SAHA EXPO, savunma ve havacılık sanayimizin ulaştığı teknolojik seviyeyi ve yerli üretim gücünü ortaya koyan çok değerli bir platform. Sistem Alüminyum olarak özellikle dövme ve ekstrüzyon alanındaki yüksek mühendislik kabiliyetlerimizi sektör profesyonelleriyle paylaşmaktan büyük memnuniyet duyduk. Savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu yüksek mukavemetli ve hassas toleranslı alüminyum çözümlerinde, entegre üretim yapımız ve sürdürülebilir yatırım vizyonumuzla ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz.” İfadelerini kullandı.
“Alüminyumun Geleceğinde İmzamız Var”
“Alüminyumun Geleceğinde İmzamız Var” vizyonuyla hareket eden Sistem Alüminyum; yüksek teknoloji yatırımları, mühendislik gücü ve stratejik sektörlerdeki güçlü varlığıyla Türkiye sanayisinin yükselen değerleri arasında yer alıyor.
30 yılı aşkın üretim tecrübesine sahip Sistem Alüminyum; ekstrüzyon, dövme alüminyum, kompozit panel ve mimari sistemler alanlarında üretim gerçekleştiriyor. Özellikle dövme alüminyum, yüksek mekanik dayanım gerektiren savunma, havacılık, otomotiv, enerji ve denizcilik gibi stratejik sektörlerde kullanılan özel bir üretim alanı olarak öne çıkıyor.
Tam entegre üretim yapısı sayesinde; dökümden ekstrüzyona, yüzey işlemden mekanik işleme ve dövme teknolojilerine kadar tüm süreçleri tek çatı altında yönetebilen Sistem Alüminyum, bugün yıllık 103 bin ton alüminyum profil, 9 milyon m² kompozit panel ve yaklaşık 7 bin ton dövme alüminyum üretim kapasitesiyle Türkiye sanayisinin güçlü üreticileri arasında yer alıyor.
GENEL
BOYA VE KAPLAMA SEKTÖRÜ DÜNYANIN 3’ÜNCÜ, AVRUPA’NIN 2’NCİ BÜYÜK FUARI PAINTISTANBUL’DA BİR ARAYA GELİYOR
Yayınlandı
2 gün önce-
Mayıs 15, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Avrasya’nın en büyük boya ham maddeleri ve kaplama buluşmalarından biri olan Paintistanbul Boya Ham Maddeleri, Yapı Kimyasalları ve Yapıştırıcı Ham Maddeleri Teknolojileri Fuarı’nın basın lansmanı, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla Çırağan Sarayı’nda düzenlendi. Lansmanda, 400’ün üzerinde katılımcı firma ile 10 bini aşkın ziyaretçinin bir araya gelmesi beklenen fuarın kapsamı, sektöre sağlayacağı katkılar ve bu yıl öne çıkacak yenilikçi başlıklar kamuoyuyla paylaşıldı. Lansman kapsamında yapılan konuşmalarda 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle dünya pazarından pay alan Türkiye boya sektörünün 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü vurgulandı.
Avrasya’nın en büyük boya ham maddeleri ve kaplama fuarı olan Paintistanbul Boya Ham Maddeleri, Yapı Kimyasalları ve Yapıştırıcı Ham Maddeleri Teknolojileri Fuarı’nın basın lansmanı Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Başkanı Kenan Baytaş, CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman ve Paintistanbul Fuar ve Kongre Çalışma Grubu Başkanı Hakan Ünel’in ev sahipliğinde düzenlenen lansmanda; sektöre ilişkin değerlendirmeler ve Paintistanbul 2026’ya dair öne çıkan başlıklar paylaşıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Baytaş, boya sanayisinin; üretim kapasitesi, ileri teknoloji altyapısı ve yarattığı yüksek katma değer ile Türkiye ekonomisinin stratejik ve öncü sektörleri arasında yer aldığını söyleyerek, inşaattan otomotive, enerjiden denizciliğe kadar pek çok alanda kritik rol üstlenen sektörün hem koruyucu hem de estetik çözümleriyle modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti.


BOSAD Başkanı Baytaş: “Sektörümüz 1 Milyon Ton Büyüklüğe Sahip”
Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) olarak, 130’u aşkın üyeyle sektörün yaklaşık yüzde 85’ini temsil eden güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirten BOSAD Başkanı Baytaş, “Katılımcı ve ziyaretçi sayılarıyla dünya çapında kabul gören Paintistanbul yerli ve yabancı firmaları bir araya getirerek boya, boya ham maddeleri ve yapı kimyasalları alanında önemli bir ticaret ve etkileşim köprüsü kuruyor. Bu yıl da fuarımızın sektörümüze, sanayimize ve ülke ekonomimize değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
Türkiye boya sektörüne yönelik bilgiler de paylaşan Baytaş, sektörün hacim olarak 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle dünya pazarından yaklaşık yüzde 2 pay aldığını kaydetti. 2025 itibarıyla 1,5 milyar doları aşan boya ve ham maddeleri ihracatının sektörün uluslararası entegrasyonunu açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Baytaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa’da üretim sıralamasında Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından beşinci sırada yer alıyoruz. Hedefimiz, bu sıralamada daha üst basamaklara çıkarak küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmak. Bölgesel bir üretim üssü olmanın ötesine geçerek, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerle dünya pazarında daha etkin bir rol üstlenmeyi amaçlıyoruz.”
Kayalar: “Sektörümüz 2,47 Milyar Dolarlık Ekonomik Büyüklüğe Sahip”
Etkinlikte konuşan BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tolga Kayalar, küresel boya pazarının 2026’da yaklaşık 198 milyar dolar büyüklüğe ve 48 milyon tonluk hacme ulaşacağını, 2030’a gelindiğinde ise pazarın 227 milyar dolara ve 52,7 milyon tona çıkmasının beklendiğini vurguladı. Türkiye boya sektörünün, köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı ve yaygın KOBİ yapısıyla bölgesinde önemli bir oyuncu konumunda bulunduğunu kaydeden Kayalar, “BOSAD 2024 verilerine göre Türkiye boya sektörü, yaklaşık 926 bin tonluk iç pazar hacmine ve 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip. Üretim gücümüz ile ihracattaki değer payımız arasındaki bu makas, sektörümüzün önündeki en somut büyüme alanını gösteriyor. Yalnızca daha fazla üretmek değil, daha fazla değer yaratmak ve bunu ihracata taşımak işte asıl hedef bu” diye konuştu.
Akçalı: “Sektörümüzün En Güçlü Yönlerinden Biri Dünya Regülasyonlarına ve Değişen Standartlara Çok Hızlı Adapte Olabilmesi”
Yaptığı konuşmada Türkiye’nin küresel boya sektöründeki avantajları vurgulayan BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Akın Akçalı, “Dünyanın en büyük boya üreticilerinin önemli bir bölümü Türkiye’yi yalnızca bir pazar olarak değil aynı zamanda üretim ve ihracat merkezi olarak değerlendirip büyük yatırımlar yapıyor. Özellikle Avrupa, Afrika ve Orta Doğu pazarlarına yönelik operasyonlarda Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, hızlı üretim kabiliyeti, kaliteli insan kayna ve esnek sanayi yapısı büyük avantaj sağlıyor. Bunun yanında sektörümüzün en güçlü yönlerinden biri de dünya regülasyonlarına ve değişen standartlara çok hızlı adapte olabilmesi” dedi. BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Fuar Komite Başkanı Hakan Ünel de yaptığı konuşmada uluslararası arenada takip edilen, verimli ve sürdürülebilir bir etkinlik gerçekleştirmek istediklerini söyleyerek, farkındalık yaratacak, güçlü bir etki oluşturacak sosyal ve teknolojik etkinlikler planlandığını vurguladı.
CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Yaman: “Avrupa ve Asya’dan çok sayıda katılımcı ve ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz”
BOSAD Yönetim Kurulu Üyeleri’nin ardından söz alan CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman ise bu yıl “Renklerin Büyüsünü Keşfedin” (Discover the Magic of Colours) temasıyla yola çıkan fuarın, yakaladığı ivme ile Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın ise en büyük üçüncü fuarı konumuna yükseldiğini söyledi. Bu yıl katılımcı sayısında rekor kırıldığını söyleyen Yaman sözlerine şöyle devam etti: “Başlangıçta 350 katılımcı hedefiyle yola çıkmış olsak da bugün itibarıyla 35 farklı ülkeden 400’ün üzerinde kayıt alarak beklentilerimizin üzerine çıktık. Almanya, Belçika ve İtalya başta olmak üzere; Avrupa ve Asya kıtalarından çok sayıda katılımcı ve ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz. Yabancı katılımcı oranında yüzde 35 olan hedefimizi, yüzde 46 gibi rekor bir seviyeye taşıdık. Fuarımızın profili de her geçen gün güçleniyor. Boya üreticisi firma oranımızı yüzde 6’dan yüzde 20’ye, genel üretici sayımızı ise yüzde 7’den yüzde 25’e yükselerek nitelikli bir büyüme sergiledi. Katılımcılarımızın yüzde 38’inin fuarımıza ilk kez katılıyor olması, sektördeki değişim ve yenilik arayışının en somut kanıtıdır. Hedefimiz; 70 ülkeden 3 bin 500’ü yabancı olmak üzere, toplam 10 binin üzerinde sektör profesyonelini bu çatı altında buluşturmak” dedi.
Üç gün sürecek olan organizasyonun, sadece bir ticari platform değil, aynı zamanda sektörel bir “akademi” işlevi göreceğini de vurgulayan Yaman, gerçekleştirilecek oturumlar ve panellerle, en yeni teknolojilerden sürdürülebilirlik çözümlerine kadar sektörün geleceğine hep birlikte ışık tutacaklarını söyledi.
10 Bini Aşkın Ziyaretçi Bekleniyor
Bu yıl 8’inci kez kapılarını açacak olan Paintistanbul 2026, 17-19 Haziran’da boya, ham madde, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim ekipmanları sektörlerini tek çatı altında buluşturacak. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek organizasyon, sektörün önde gelen firmalarını, karar vericilerini ve uzmanlarını güçlü bir iş ağı içinde bir araya getirmeyi hedefliyor.
İstanbul Fuar Merkezi’nde dört ayrı salonda düzenlenecek organizasyon, toplam 40 bin metrekare brüt ve 14 bin metrekare net sergi alanıyla boya ve kaplama sektörünün en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yapacak. Fuarda, sektörün öncü markaları arasında yer alan 400’ün üzerinde katılımcı firma ile 10 bini aşkın ziyaretçinin bir araya gelmesi bekleniyor. Etkinlik, katılımcılara yeni ticari bağlantılar kurma, potansiyel iş ortaklıkları geliştirme ve küresel pazardaki güncel eğilimleri yakından takip etme imkânı sunacak.
“Yenilikçi Ürünler ve İleri Teknoloji Uygulamaları Tanıtılacak”
Üç gün boyunca fuar kapsamında sergilenecek yenilikçi ürünler, ileri teknoloji uygulamaları ve sektörün dönüşümüne yön veren çözümler, firmalar için uluslararası ölçekte güçlü bir tanıtım ve iş geliştirme platformu oluşturacak. Fuarla eş zamanlı gerçekleştirilecek konferans programında ise alanında uzman isimler sektörün geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulunacak. Yurt içi ve yurt dışından profesyonellerin katılımıyla gerçekleşecek oturumlarda sürdürülebilirlikten teknolojik dönüşüme, yeni üretim trendlerinden küresel pazardaki fırsatlara kadar birçok kritik konu masaya yatırılacak.
Son Yazılar
- İklimle mücadelede en erişilebilir çözüm: Yalıtım Mayıs 15, 2026
- Sistem Alüminyum, Saha Expo’da dövme ve ekstrüzyon çözümlerini sergiledi Mayıs 15, 2026
- BOYA VE KAPLAMA SEKTÖRÜ DÜNYANIN 3’ÜNCÜ, AVRUPA’NIN 2’NCİ BÜYÜK FUARI PAINTISTANBUL’DA BİR ARAYA GELİYOR Mayıs 15, 2026
- Koçtaş’tan Türkiye’de Bir İlk: Online ve Offline’ı Buluşturan Mağaza İçi Gaming Deneyim Alanı Mayıs 15, 2026
- Doğal Gaz Kademeli Tarifede Avantajlı Kalmanın Yolu: ista Heatpilot Mayıs 15, 2026
- Mercedes-Benz Türk’ün ödüllü projesiyle 4 sezonda 50 etkinlikle yaklaşık 16 bin şoföre ulaşıldı! Mayıs 14, 2026
- RAMS Park House Maslak’a Küresel Arena’da Ödül Yağmuru! Mayıs 14, 2026
- TKE’den Gençlere Stratejik Yatırım Mayıs 14, 2026
- Bticino Light Now Serisi ile Yaşam Alanlarında Sürdürülebilir Estetik ve Akıllı Dönem Mayıs 14, 2026
- KJ Power Generator SAHA Expo 2026’da yeni nesil saha enerji teknolojilerini tanıttı: yerli mühendislik, NATO standartları, uluslararası sahaya hazır portföy Mayıs 14, 2026
- Günsan GEO serisi: Evlerde pratik dönüşümün anahtarı Mayıs 14, 2026
- Baumit Türkiye’nin Sosyal Sorumluluk Projesi Kayıp Sesler Ödülle Taçlandı Mayıs 14, 2026
- Klima Seçiminde Tüketicilerin Yüzde 49’u “Uzun Garanti Süresi” Diyor Mayıs 14, 2026
- ORKA Banyo’dan doğadan ilham alan seri: VICO Mayıs 14, 2026
- Volvo Trucks, Geleceğin Taşımacılık Vizyonunu Paylaştı! Mayıs 14, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










