GENEL
Daikin Türkiye: İklimlendirme Sektöründe Sürdürülebilirlikte Yeni Bir Dönem
Yayınlandı
1 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
100 yıllık deneyimiyle Daikin, Sakarya’daki üretim üssünden dünyaya enerji verimli çözümler sunuyor. FUSION 25 stratejisiyle 2050’de sıfır karbon hedefleyen marka, ‘Temiz Hava Elçileri’ ve ‘Sakura Kadın Girişimci’ projeleriyle çevreye ve topluma değer katmaya devam ediyor.
- Öncelikle, markanızın/firmanızın genel yapılanması hakkında bilgi verir misiniz? Hem global ölçekte hem de bölgesel olarak markanızın/firmanızın genel değerlendirmenizi alabilir miyiz? Markanızın sektörünüzdeki konumu hakkında neler söylemek istersiniz?
Daikin olarak 100 yıllık geçmişimizle iklimlendirme sektörünün öncü markası olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. 1924 yılında Japonya’da kurulan Daikin, 2011 yılında Airfel markasını satın alarak Daikin Türkiye’yi kurdu. Günümüzde ulaştığımız nokta da bugün ısıtma, soğutma ve havalandırma alanında Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip şirketiyiz. 4 bölge müdürlüğümüz, yaklaşık 2000 çalışanımız, 500 bayimiz, 500 satış noktamız ve 500’ün üzerindeki yetkili servisimizle Türkiye’nin geniş bir coğrafyasına hizmet veriyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Avrupa, Orta doğu, Kuzey Afrika ve CIS ülkelerinde AR-GE, üretim ve lojistik üssü olarak konumlanıyor, ihracat gerçekleştiriyoruz.
Ürünlerimizi bireysel ve endüstriyel sistemler olarak iki kategoriye ayırıyoruz. Bireysel sistemler ürün gamımızda kombiler, klimalar, multi split klimalar, ısı pompaları, kazanlar ve hava temizleme cihazları yer almakta. Endüstriyel sistemler yani mühendislik sistemleri ürün gamımızda ise merkezi sistemler, fancoil, klima santralleri, endüstriyel soğutma ve VRV çözümlerimiz yer almaktadır. Bunların yanı sıra Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) hizmetlerimizle iklimlendirme sistemlerinin sürdürülebilir işlevselliğini ve verimliliğini artırma konusunda destek sağlayarak, iklimlendirme sektöründeki enerji dönüşümüne katkıda bulunmaktayız.
Sakarya-Hendek’te bulunan üretim tesisimiz, bölgesel bir üretim ve ihracat üssü olarak faaliyet göstermekte. Tesisimizde kombi, klima, kazan, klima santrali, fancoil ve VRV sistemleri gibi geniş bir ürün yelpazesi üretiyor ve ihraç ediyoruz. Gelecek yıllarda da iklimlendirme sektörüne olan katkılarımızı artırarak, hem Türkiye’de hem de globalde sektördeki rolümüzü güçlendirmeye devam edeceğiz.
- Sürdürülebilir bir geleceğin sağlanmasında, üretim süreçlerinin ve ilgili hammadde/tedarik zinciri operasyonlarının tüm dünya ile koordineli bir şekilde yönetilmesi günümüzde çok daha önem arz eden bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla, Sürdürülebilirlik konusunda firmanızın Evrensel Yaklaşımını ve Kurumsal Stratejilerini bizimle paylaşabilir misiniz? Sürdürülebilir Dünya kapsamında özellikle odaklandığınız/hayata geçirdiğiniz Sosyal Sorumluluk Projeniz var mıdır, detaylarını öğrenebilir miyiz?
Daikin olarak doğal kaynakları etkin şekilde kullanmak ve ürünlerimizin çevresel etkisini azaltmak konusunda büyük bir sorumluluk hissediyoruz. Hayata geçirdiğimiz her ürünün çevresel etkilerini düşünüyoruz. Ürün ve hizmetlerimizi de geliştirirken, süreci yönetirken “Daikin Çevre Vizyonumuz” çerçevesinde ilerliyoruz. İşimizin her adımında sürdürülebilirliği merkeze alarak ilerliyoruz ve ürünlerimizi özenle geliştirirken, dünyayı korumak için de çalışıyoruz.
FUSION 25 (F25) stratejimiz doğrultusunda, 2050 yılına kadar iklim değişikliğini tetikleyen en önemli etken olan sera gazı emisyonlarını net sıfıra indirmek ana hedefimiz. 2019 temel yıl olmak üzere, net sera gazı emisyonlarının önlem alınmayan emisyonlara kıyasla 2025 yılında %30 veya daha fazla, 2030 yılında ise %50 veya daha fazla azaltılmasını hedefliyoruz.
Sosyal sorumluluk projelerimizi de bu misyona uygun olarak oluşturuyoruz. 2017 yılında başladığımız “Temiz Hava Elçileri” projemizle 5 ila 12 yaş aralığındaki ilköğretim öğrencilerini temiz hava, kapalı mekanlardaki (evlerimizin, okullarımızın) hava kalitesi ve iklim değişikliği konularında bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz. Proje kapsamında bugüne kadar 21 köy okulunda temiz hava sınıfı açtık, 1840 öğrenciye ulaştık. 2025 yılına kadar 3 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Projemizi Kasım ayında yayına aldığımız “Temiz Hava Elçileri Websitesi” ile destekliyoruz. Çocukların temiz hava ve çevre bilinci kazanmasını sağlayan websitemizle Temiz Hava Elçileri yetişiyoruz.
Bir diğer sosyal sorumluluk projemiz ise “maratHOME”. İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı Koordinatörü Prof. Dr. Tamer Aker’in iklim krizinin olumsuz etkilerine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirdiği MaratHOME projesinin sponsorluğunu üstlendik. Daikin Türkiye olarak bu proje sayesinde, iklim ve çevre konusundaki farkındalığın artmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. MaratHOME projemiz, dünyanın farklı coğrafyalarında maraton mesafesinde bir dizi koşuyu ve bunun sonucunda elde edilen deneyimlerin bir kitaba dönüştürülmesini kapsıyor. “Sürdürülebilirlik” ifadesinin yalnızca çevre ile değil, toplumsal gelişimle de bağlantılı olduğunu vurgulamak isteriz. Bu doğrultuda, kadınları iş hayatında destekleyen Sakura Kadın Girişimci ve Sakura Kadın Teknisyen sosyal sorumluluk projelerimizle sürdürülebilirlik hedeflerimizi genişletiyoruz.
- Üretimde Sürdürülebilir Stratejiye sahip bir firma olarak, markanıza sağladığı katma değerler neler oldu? Sürdürülebilir marka olarak ürünleriniz müşteri tercihlerinde farkındalık oluşturdu mu? Müşteri tercihlerindeki değişimleri bizlerle paylaşır mısınız?
İklimlendirme sektörünün öncü markalarından biri olarak, sürdürülebilir üretim stratejilerimiz, müşteri güveni, marka itibarı ve sadakati gibi önemli katma değerler sağladı. Doğal kaynakların verimli kullanımı ve çevresel etkimizi azaltmaya yönelik çalışmalarımız, hem tüketiciler hem de sektör genelinde büyük farkındalık yaratmış durumda.
Günümüzde iklim değişikliğinin hayatımızdaki etkilerinin artmasıyla birlikte tüketicilerin sürdürülebilirlik ilkelerine ve sürdürülebilir markalara ilgisinin giderek arttığını gözlemliyoruz. Bu ilgi de markamıza olan talebin düzenli artmasına katkıda bulunuyor. Biz de “Daikin Çevre Vizyonumuz” ve müşterilerimizin talepleri doğrultusunda sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Müşteri odaklı yaklaşımımızın bir yansıması olarak, müşteri deneyimini en iyi yaşatan markaların ödüllendirildiği “Şikayetvar A.C.E. Awards”ta kombi kategorisinde birinci olarak Diamond ödülünü kazandık. The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde yılın itibarlısı olarak soğutma kategorisinde birinci seçilirken, ALFA Awards’ta ise üst üste dördüncü kez soğutma kategorisinde müşterilerine en iyi deneyimi sunan marka olarak birincilik ödülüne layık görüldük. Daikin olarak bu ödüllerle, iklimlendirme sektöründeki müşteri bağlılığını ve gücünü sürdürülebilir şekilde koruduğumuzu göstermiş olduk.
- Sektörünüzün gelişimi için büyük bütçeler ayırdığınızı takip ediyoruz. Emek yoğun AR-GE çalışmalarınızda sürdürebilirlik odaklı neler yaptığınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Bu doğrultuda, yeni yatırımlarınız ve sürdürülebilir yeni ürünleriniz/yeni markalarınız olacak mıdır?
Ar-Ge çalışmalarımızın arkasında Daikin’in karbon nötr hedefine ulaşması, müşteri odaklı çözümlerle işini genişletmesi ve en önemlisi de havayla değer yaratmayı amaçlaması yatıyor. Düşük küresel ısınma potansiyeline sahip çevre dostu R-32 soğutucu akışkanının klima sistemlerinde kullanılabilirliği, Daikin Ar-Ge’sinin katkılarıyla tüm dünyada mümkün hale geldi.Çevre dostu bu soğutucu akışkanın yaygınlaştırılması için de R-32 soğutucu akışkan kullanımı ile ilgili 93 adet patenti de sektörle ücretsiz bir şeklde paylaştık..
Kurulduğu günden bu yana çalışan sayısını 3,5 kat, bütçesini ise 5 kat artıran Ar-Ge Merkezimiz, Daikin Avrupa’nın en hızlı büyüyen bağlı Ar-Ge merkezi konumunda bulunuyor. Sakarya-Hendek’te yer alan üretim tesisimizde AR-Ge ekibimiz Sakarya Üniversitesi ile birlikte “Yüzde 100 Hidrojen Yakıtlı Kombi Tasarımı ve Prototip İmalatı” projesine imza attı. Bu proje kapsamında Sakarya Üniversitesi ile birlikte hidrojenli yanma süreçlerinde gerekli güvenlik şartlarını sağlayan ve mevcut kombi sistemlerinde en az ekipman değişimi ile doğalgazdan yüzde yüz hidrojene geçişi sağlayacak sistem geliştirmeyi hedefliyoruz. Projemiz şimdiden TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanarak büyük bir başarı elde etti.
Daikin’in Fusion 25 planının bir parçası olarak küresel ölçekte AR-GE’mizi daha da güçlendirmek için yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.
- Sürdürülebilir Çevre Politikaları ve Yaşanabilir Çevre Stratejileri adına uygulanan Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve Avrupa Birliği İklim Hedefleri birtakım değişiklikleri de beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar Sera Gazı Emisyon Oranlarının çok ciddi oranda azaltılması ve 2050 yılında da net sıfırlanması hedeflemektedir. Geliştirdiğiniz ürünlerinizin üretim ve dağıtım süreçleri doğrultusunda çevresel etkileri de düşünüldüğünde, “Kurumsal Karbon Ayak İzi” konularında neler söylemek istersiniz?
Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve iklim hedeflerinin getirdiği değişiklikler doğrultusunda, 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonu hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Sera gazı emisyonlarını azaltmak ve çevresel etkilerimizi minimize etmek için, ürünlerimizin üretim ve dağıtım süreçlerinde her aşamada sürdürülebilirlik ilkesini benimsemekteyiz. Üretim aşamasında kullanılan doğal kaynakları etkin bir şekilde yönetmek, enerji verimliliğini artırmak ve atık yönetimini optimize etmek, bu hedeflere ulaşmamızda önemli adımlardır.
Kurumsal karbon ayak izimizi yönetirken, tüm iş süreçlerimizi kapsayan bir yaklaşım benimsiyoruz. Tedarik zincirinden lojistiğe, Ar-Ge süreçlerimizden enerji yönetimine kadar her aşamayı değerlendirerek karbon emisyonlarımızı azaltmaya yönelik stratejiler uyguluyoruz. Daikin olarak, Sakarya Hendek’teki üretim tesisimizde 2020 yılında ilk fazı, 2023 yılında ise ikinci fazı hayata geçirerek başlattığımız Güneş Enerjisi Santrali (GES)projemizle, tesisimizin tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan karşılayarak, karbon nötr olma doğrultusunda ilerliyoruz. Bu kapsamda aldığımız Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası, (I-REC) Hendek Üretim Tesisimizde kullanılan elektriğin tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildiğini ve sıfır emisyon hedefinin başarıyla sağlandığını belgelendiriyor.
Sonuç olarak, 2050 yılına kadar net sıfır karbon hedefimize ulaşmak için iş süreçlerimizi sürekli olarak optimize ediyor ve çevresel etkilerimizi azaltmak adına yenilikçi teknolojilere yatırım yapmaya devam ediyoruz. I-REC gibi uluslararası belgelendirme sistemleri ise bu yolculuğumuzda güvenilirliğimizi ve kararlılığımızı güçlendiriyor.
- Sürdürülebilir Gelecek odaklı bir firma olarak geleceğe yönelik sürdürülebilirlik hedefleriniz, hedefleriniz doğrultusunda oluşturduğunuz yol haritanız hakkında da bilgi alabilir miyiz?
Güzel bir gelecek için çevresel etkilerimizi azaltma ve doğal kaynakları etkin kullanma konusunda büyük bir sorumluluğumuz olduğunu biliyoruz. Bu doğrultuda, 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarını net sıfıra indirmeyi hedefleyen bir çevre vizyonuna sahibiz. Hedeflerimiz doğrultusunda 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarını net sıfıra indirmek. 2019 yılı temel alındığında, 2025’te net sera gazı emisyonlarını %30 veya daha fazla, 2030 yılında ise %50 veya daha fazla azaltmayı hedefliyoruz.
Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın temelinde yenilikçi çözümler üretmek ve sektörde öncü adımlar atmak yatıyor. R-32 soğutucu akışkanı kullanımını geliştirerek sektöre kazandıran bir marka olarak, sadece ürünlerimizde değil, tüm operasyonlarımızda karbon nötr bir yaklaşımı benimsemek, yol haritamızın temel taşlarından biri. Bu kapsamda yenilikçi teknolojiler ve süreçlerle sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmak için çalışmaya devam ediyoruz. Her adımda, çevresel etkilerimizi en aza indirerek daha iyi bir gelecek inşa etmeyi amaçlıyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
GELECEĞİN CEPHE ÇÖZÜMLERİ ZAK WORLD OF FACADES 2026’DA!
Yayınlandı
5 saat önce-
Nisan 30, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
NG KÜTAHYA SERAMİK, NG SLIM PORSELEN CEPHE KOLEKSİYONUNU YAPI PROFESYONELLERİ İLE BULUŞTURDU.
NG Kütahya Seramik, İstanbul’da 4’üncü kez düzenlenen ve cephe tasarımı ve mühendisliği alanında dünya çapında tanınan konferans serisi ‘Zak World of Façades 2026’ya katılarak NG Slim porselen cephe koleksiyonunu profesyonellerle buluşturdu. 3 mm kalınlığında, dayanıklılığı ve kolay işlenebilirliği ile dönüşümün yeni temsilcisi olan NG Slim, dış cephelerden iç mekan duvarlarına geniş kullanım alanı sunmasıyla da geleceğin özgün mimari projelerine ilham verdi.
NG Kütahya Seramik, İstanbul’da dördüncükez düzenlenen ve cephe tasarım ile mühendisliği alanında dünya çapında saygın bir etkinlik olan Zak World of Façades 2026’ya sponsor firma olarak katıldı. Şirket, mimaride yenilikçi yaklaşımını yansıtan NG Slim porselen cephe koleksiyonunu sektör profesyonelleriyle buluşturarak büyük ilgi gördü.
Etkinlik kapsamında mimar, mühendis ve sektör profesyonelleri ile bir araya gelen NG Kütahya Seramik, estetik ve teknik performansı bir arada sunan çözümleriyle dikkat çekti. İnce yapısı, dayanıklılığı ve modern tasarım anlayışıyla öne çıkan NG Slim koleksiyonu, çağdaş cephe uygulamalarına getirdiği yenilikçi yaklaşım ile katılımcılardan tam not aldı.
NG Kütahya Seramik, uluslararası platformlarda yer alarak markasını global ölçekte güçlendirmeye ve sektörün gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.

3 mm ultra ince yapısıyla ileri teknoloji ürünü: NG Slim
NG Kütahya Seramik’in yenilikçi vizyonuyla estetik ve mühendisliği buluşturan NG Slim ürünleri, yalnızca 3 mm, ultra ince yapısına rağmen yüksek dayanıklılık ve güçlü performans özellikleriyle sektörde fark yaratıyor.
Esnek yapısı, kolay işlenebilirliği ve mevcut yüzeylerin üzerine uygulanabilme avantajıyla dönüşüm projelerinde öne çıkan NG Slim büyük ebat seçenekleri sayesinde kesintisiz yüzeyler oluşturuyor.
Dış cephe kaplamalarından mobilya ve dolap kapaklarına kadar pek çok iç mekân uygulamasında kullanılabilen koleksiyon; mimarlara, iç mimarlara ve yapı profesyonellerine tasarımda sınırsız özgürlük sağlıyor.
Mobilyadan renovasyona geniş kullanım ve teknik üstünlükler öne çıktı
Sade, güçlü ve çağdaş mimariye ilham veren NG Slim’in; dış cephelerden iç mekân duvarlarına, mobilya tasarımlarından renovasyon projelerine kadar uzanan geniş kullanım alanı, etkinlik ziyaretçilerinden yoğun ilgi gördü.
Solid, Cement, Natural Stone, Metallic ve Woodolmak üzere beş farklı yüzey seçeneğine sahip koleksiyon; anti-graffiti özelliği, alev almaz yapısı, düşük su emme oranı, kimyasallara karşı direnci, UV dayanımı ve yüksek aşınma direnci ile dört mevsim uzun ömürlü ve güvenilir bir çözüm sunuyor.
Geleceğin yapı trendleri değerlendirildi
Bugüne kadar dünya genelinde 200’ün üzerinde etkinlik düzenleyen Zak World of Façades kapsamında; sürdürülebilir yenilikler, bina cephe sistemleri, cephe mühendisliği ve sektörün güncel ihtiyaçları ele alındı. Gün boyu süren dört ayrı oturumda alanında uzman konuşmacılar, yenilikçi çözümler ile geleceğin yapı trendlerine ilişkin önemli sunumlar gerçekleştirdi.
GENEL
DemirDöküm stratejik iş ortaklarıyla 2026 hedeflerine odaklandı
Yayınlandı
5 saat önce-
Nisan 30, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
İklimlendirme sektörünün öncü markası DemirDöküm, Türkiye genelindeki toptancı ve taahhütçü iş ortaklarıyla İstanbul’da bir araya geldi. 2025 yılının değerlendirildiği ve 2026 stratejilerinin paylaşıldığı buluşmada, şirketin sürdürülebilir büyüme hedefleri ve yeni iş fırsatları masaya yatırıldı.
DemirDöküm, 70 yılı aşan köklü geçmişinden aldığı güçle iş ortakları ekosistemini güçlendirmeye devam ediyor. İstanbul Cemile Sultan Korusu’nda düzenlenen “Değerlendirme Toplantısı” kapsamında, Türkiye’nin dört bir yanından gelen 60’ı aşkın iş ortağı DemirDöküm yöneticileriyle buluştu. 2025 yılı performansının analiz edildiği etkinlikte, 2026 yılının ilk çeyrek verileri ve gelecek dönem yol haritası paylaşıldı.
DemirDöküm CEO’su Alper Avdel, Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Atan, Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erol Kayaoğlu ve şirket yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda; pazar dinamikleri, bayi geri bildirimleri, gelişim alanları, teknolojik dönüşümün getirdiği yeni iş fırsatları ele alındı. Etkinliğin sonunda 2025 yılında yüksek performans sergileyen iş ortaklarına ödülleri takdim edildi.


“HEDEFİMİZ BÜYÜMEYİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KILMAK”
Kuruluşundan günümüze sektöre birçok ilki kazandıran DemirDöküm’ün 1954’te başlayan yolculuğunun bugün Türkiye’nin her noktasına ve dünyanın 50’yi aşkın ülkesine ulaşan dev bir ekosisteme dönüştüğünü belirten CEO Alper Avdel, “2025 yılını, küresel zorluklara rağmen hedeflerimize sadık kalarak geride bıraktık. Bu başarı bir rakamdan ibaret değil; iş ortaklarımızla kurduğumuz güvenin sonucu. 2026 yılını değişim ve atılım dönemi olarak görüyoruz. Öncü olduğumuz alanlardaki liderliğimizi korurken, yeni nesil teknolojilere ve dijital dönüşüme yaptığımız yatırımlarla sektördeki çıtayı yukarı taşımaya kararlıyız. Amacımız sadece büyümek değil, bu büyümeyi iş ortaklarımızla birlikte sürdürülebilir kılmak” dedi.
“ASIRLIK HEDEFLERİMİZE TEK YÜREK İLERLİYORUZ”
Konuşmasında Türkiye iklimlendirme pazarında her yıl milyonlarca cihazın tüketiciyle buluştuğunu, DemirDöküm için kritik noktanın ise güçlü iş ortağı ağı ile servis zincirini hem desteklemek hem de geleceğe hazırlamak olduğunu belirten Avdel; “Hedeflerimize yürürken sahanın her alanındaki iş ortaklarımızı desteklemeye devam ediyoruz. Yıllık buluşmamızda stratejik ortaklarımızla 2026 fırsatlarını konuştuk. Sahadan aldığımız geri bildirimleri, teknoloji ve hizmet kalitemizle birleştirerek her yuvaya güvenilir ısı konforu taşımaya devam edeceğiz. Birlikte büyümeye odaklandığımız bir yıl bizi bekliyor” açıklamasını yaptı.
GENEL
GYODER 20’nci zirvesinde sektörü bir kez daha buluşturdu
Yayınlandı
5 saat önce-
Nisan 30, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye gayrimenkul sektörünün çatı kuruluşu GYODER’in 20’nci kez düzenlediği Gayrimenkul Zirvesi bugün Zorlu PSM’de ‘Soruyu Değiştirmek’ temasıyla gerçekleşti. Zirvenin açılışını ezber bozan bir formatla interaktif diyalog üzerinden gerçekleştiren GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, “Soruyu Değiştirmek bizim için bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı” diye konuştu. Açılış; Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ömer Bulut’un konuşmalarıyla devam etti.
Türkiye gayrimenkul sektörünün önemli buluşma platformlarından biri olan 20’nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi bugün Zorlu PSM’de ‘Soruyu Değiştirmek’ ana temasıyla kapılarını açtı. Geliştiricilerden yatırımcılara, kamu kurumlarından uluslararası uzmanlara kadar sektörün tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturan zirve, bu yılki temasıyla sektörü alışılagelmiş yaklaşımların ötesinde düşünmeye davet ediyor.
COP31’den yapay zekaya, veri merkezlerinden longevity mekanlarına uzanan geniş bir perspektifte panel ve oturumlara ev sahipliği yapan zirve; sektörün güncel gündemlerini yeni sorularla masaya yatırıyor.




“Soruyu değiştirmek bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı”
Zirvenin açılışı bu yıl alışılmışın dışında bir formatla gerçekleşti. GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen ile sahneye çıkarak interaktif bir diyalogla zirvenin startını verdi. Protokol selamlarının ardından açılış konuşmasını yapan Çekici şunları söyledi:
“27 yıllık saygın geçmişimizle bu özel eşiğe, 20’nci zirveye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sadece rekor bir sayıyı değil; bir durup düşünme, eksiklere bakma ve geleceğin vizyon belgesini yeniden yazma zamanını ifade ediyor. Gayrimenkul sektörü bu ülkenin ekonomik kalkınmasının daima lokomotifi olmuştur, dün de öyleydi bugün de böyle. Geçen yıl ‘Yeniden Başlat’ derken sektöre bir düşünme ve tazelenme alanı açıyorduk. Bu yıl bir adım daha ileri gidiyoruz. Neyi yeniden başlattığımız kadar, hangi bakış açısıyla yeniden başladığımız sorusunu ekliyoruz. ‘Soruyu Değiştirmek’ bizim için bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı. Doğru soru; daha erişilebilir konuta, daha sağlam bir finansmana ve daha güvenli şehirlere açılan ilk kapı.”
Açılış konuşmasında iki önemli lansmanı da duyuran Başkan Çekici, “Bu yıl Üçüncü Ankara Gayrimenkul Zirvesi’ne hazırlanıyoruz. Kış aylarında Ankara’da konut odaklı bir araya geleceğiz. 3. Ankara Zirvesi’nin teması ‘KONU:TÜRKİYE’dir” dedi. Ayrıca SPK öncülüğünde Küresel Para Haftası kapsamında üniversitelerde yürütülen finans ve gayrimenkul okuryazarlığı seminerlerine de değinerek, sektörün gençlerle kurduğu bağın önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini vurguladı.
Kamudan ve sivil toplumdan güçlü mesajlar
Açılışın ardından söz alan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, “Gayrimenkul sektörü sadece yapı üretmez yaşam üretir, şehirlerin karakterini şekillendirir ve gelecek kuşakların çevresel kaderini belirler. Bugün konuştuğumuz her metrekare karbon bütçemizin, doğal kaynaklarımızın ve toplumsal dayanıklılığımızın bir yansımasıdır. Erişilebilir konut sağlanmadığında, dünyanın farklı coğrafyalarında gecekondu oluşumları kaçınılmaz hale geliyor. En büyük ekonomilerde bile bu gerçekle karşılaşıyoruz. Bu nedenle COP31 sürecinde önceliğimiz; alınan kararların uygulanabilir, ölçülebilir ve sahada karşılığı olan sonuçlar üretmesi. İklim meselesi yalnızca bir çevre konusu değil; tüm insanlığı ilgilendiren ortak bir gelecek meselesi. Anadolu’dan doğan Sıfır Atık Hareketi bugün 193 ülkeye yayıldı. Artık ‘Sıfır Atık’ denildiğinde akla Türkiye geliyor” dedi.
Konut verilerinin daha doğru okunması gerektiğine işaret eden İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, birinci el ve toplu konut verilerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, değişen toplumsal yapıya da dikkat çekti:
“Bundan sonra rakamları değerlendirirken birinci el satışlar ile toplu konut verilerini ayrıştırmamız gerekiyor. Türkiye’de tek başına yaşayanların oranı bazı illerde yüzde 20’lere ulaşmış durumda. Boşanma oranları ise yüzde 36 seviyesine geldi. Bu tablo, konut talebinin yapısının değiştiğini açıkça gösteriyor. Önceliğimiz şehirleri geleceğe hazırlamak. Başta GYODER olmak üzere sektördeki tüm STK’lar ve paydaşlarla beraber hareket etmeye çalışıyoruz. Özellikle deprem kontrolü ve kentsel dönüşüm süreçlerinde elde ettiğimiz güçlü birikimi, Bu tecrübenin yanı sıra binalarda enerji verimliliği, sıfır enerjili binalar, kentsel enerji çözümleri, dirençli altyapı ve iklime dayanıklı yerleşim modellerini hep birlikte hayata geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kentsel dönüşümle ilgili İstanbul’dan bir örnek vermek istiyorum. Özellikle İstanbul’da otopark konusunda çok büyük bir sıkıntımız var. Konut başına düşen otopark miktarının mutlaka artırılması gerekiyor.Kentsel dönüşümün yanında mutlaka iş yerlerinin dönüşümü, sanayi merkezlerinin dönüşümü ve bu tür ticari alanların dönüşümü de aynı konut dönüşümü gibi bir paket içinde ele alınmalı ve gündemine alınmalı” açıklamasında bulundu.
Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz,” Bu yıl zirvenin teması olarak belirlenen “Soruyu Değiştirmek”, içinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak açısından son derece anlamlı. Gayrimenkul artık yalnızca yapı üretimiyle sınırlı bir alan değil; teknolojiyle, enerjiyle ve değişen yaşam biçimleriyle şekillenen stratejik bir yapıya dönüşmüş durumda. Bu dönüşümün merkezinde yer alan dijitalleşme ve veri odaklı yaklaşımlar, “ev” kavramını yeniden tanımlıyor. Artık bir projenin gücü yalnızca bulunduğu konumla veya fiziksel özellikleriyle değil, sunduğu teknolojik altyapı, sağladığı operasyonel verimlilik ve kullanıcıya kattığı somut fayda üzerinden ölçülüyor. Bugün geldiğimiz noktada geliştirdiğimiz yeni finansman modelleri, üretim gücümüz ve kurumsal kapasitemizle sektörde güçlü bir konumdayız. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz gayrimenkul sertifikası gibi yenilikçi modellerle yatırım süreçlerine farklı bir bakış açısı kazandırıyoruz. Aynı zamanda uluslararası alanda attığımız adımlarla bu birikimi daha geniş bir zemine taşıyoruz. Emlak Konut Global ile birlikte Suudi Arabistan’da hayata geçireceğimiz proje ile ülkemizin gayrimenkul geliştirme kapasitesini küresel ölçekte temsil etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Açılış konuşmalarını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut tamamladı. Bulut, GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde yaptığı konuşmada sektörün dönüşümüne ve deprem sonrası ihya çalışmalarına dikkat çekerek şunları kaydetti:
“GYODER’in ‘Soruyu Değiştirmek’ temasıyla ortaya koyduğu bu güçlü platform, sektörün ortak aklını büyüterek geleceğe yön vermektedir. Bugün artık yalnızca üretim miktarını artırmayı değil, bu üretimi nitelik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik açısından en ileri seviyeye taşımayı hedefliyoruz. ‘Asrın İnşası ve İhya Çalışmaları’ kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; TOKİ’den Emlak Konut’a kadar tüm kurumlarımız ve özel sektör paydaşlarımızla el ele vererek 455 bin bağımsız bölümü tamamladık ve vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk. Gerek kullanılan teknoloji gerekse üretim hızıyla Türk yapı sektörünün gücünü dünyaya gösteren bu başarıyı; şimdi enerji verimliliği yüksek, sıfır atık uyumlu ve iklim değişikliğine dirençli şehirler kurma vizyonumuzla taçlandırıyoruz. Bakanlık olarak tüm çalışmalarımızı, niceliği nitelikle birleştiren bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda kararlılıkla sürdürüyoruz.”
Depreme dayanıklı şehirler inşa etme noktasında kentsel dönüşümün önemini vurgulayan Bulut, İstanbul özelindeki sürece dair şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye genelinde 2 milyondan fazla bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor. Bu sürecin en kritik halkası olan İstanbul için tarihimizin en kapsamlı kentsel dönüşüm hamlesini yürütüyoruz. Dönüşümün önündeki engelleri kaldırmak amacıyla sahada güçlü koordinasyon modellerini devreye aldık. Özellikle ‘Yarısı Bizden’ kampanyası ve sağladığımız yeni finansman imkânlarıyla vatandaşlarımızın bu sürece katılımını en üst seviyeye çıkarıyoruz. İstanbul için artık ertelenemez bir noktada olan bu dönüşümü, devletimizin tüm imkânlarını seferber ederek ve vatandaşımızla el ele vererek başarıya ulaştıracağız” değerlendirmesini yaptı.
Ekonomi sahnesinde sektör değerlendirildi
Zirvede CNBC-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım moderatörlüğünde gerçekleşen ekonomi oturumunda ekonomist Fatih Keresteci, gayrimenkulün her ekonomik döngüde değer üreten bir varlık sınıfına dönüşüp dönüşemeyeceğini mercek altına aldı.
CEO perspektifinden Türkiye konuşuldu
Zirvenin en kapsamlı oturumlarından “CEO’lar Türkiye’yi nasıl okuyor?” panelinde Vahap Munyar moderatörlüğünde PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO’su Hasan Pehlivan, Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı Mehmet Özalp, Mesa Holding CEO’su Mert Boysanoğlu ve Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker bir araya geldi. Panelde, Türkiye’nin büyüme odaklı yaklaşımdan dayanıklılık ve dönüşüm eksenine geçişi CEO perspektifinden ele alındı.
Zihin Atölyeleri zirvenin çalıştayı oldu
Kasım 2025’ten bu yana gerçekleştirilen 11 Zihin Atölyesi’nden derlenen fikirler ve çıkarımlar, GST Danışmanlık Kurucu Ortağı Gülfem Sena Tandoğan ve Pasifik GYO Genel Müdürü Mustafa Candan tarafından zirvenin gündemine taşındı. Kolaj video eşliğinde hayat bulan bu oturum, sektörün sahadan yukarıya oluşan kolektif aklını gözler önüne serdi.
Değer yaratan GYO’lar ödüllerini aldı
Ödül töreninde 2024-2025 döneminin başarıları sahneye taşındı. Emlak Konut GYO her iki yıl için “Gayrimenkul Yatırımlarını En Çok Artıran GYO / Kamu”, Reysaş GYO ise “Gayrimenkul Yatırımlarını En Çok Artıran GYO / Özel Sektör” ödülünü aldı. Akmerkez GYO “Pay Başına En Çok Temettü Dağıtan GYO” (2024), Torunlar GYO “Tutar Bazında En Çok Temettü Dağıtan GYO” (2024) ödüllerinin sahibi oldu.
Akiş GYO hem “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu En Yüksek Olan GYO” hem de “Sürdürülebilirlik Notu En Yüksek Olan GYO” ödüllerini 2024 ve 2025 yılları için aldı. Vakıf GYO 2024’te “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO” ve 2025’te “Sürdürülebilirlik Endeksine Giriş”, Mhr GYO 2025’te “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO”, İş GYO 2024’te “Sürdürülebilirlik Endeksine Giriş” ödülünü kazandı. Fuzul GYO ve Adra GYO sırasıyla 2024 ve 2025 yılları için “Toplam Kurumsal Yatırımcı Payını En Çok Artıran GYO”, Asce GYO ve Emlak Konut GYO ise “Toplam Bireysel Yatırımcı Sayısı En Yüksek Olan GYO” ödüllerini aldı.
Zirve COP31’den longevity’ye uzanan oturumlarla devam etti
Zirve öğleden sonra da hız kesmedi. COP31 iklim gündemi, yapay zekanın gayrimenkulde yarattığı dönüşüm, veri merkezleri ve longevity mekanları sektörün önde gelen isimleriyle ele alındı. Türkiye’nin 2026’da COP31’e ev sahipliği yapacak olması zirvede özellikle öne çıkan başlıklardan biri oldu. İklimden finansmana, kentsel dönüşümden sürdürülebilirliğe uzanan geniş bir eksende sektörün bu tarihi fırsatı somut bir dönüşüm platformuna taşıma vizyonu paylaşıldı.
Zirve, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula’nın sorular değiştiğinde nelerin mümkün hale geldiğini ileri bir perspektiften aktardığı kapanış konuşmasıyla tamamlandı. 20’nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi, sektörün tüm paydaşlarını bir çatı altında buluşturarak yeni düşünme biçimlerine ve çözüm arayışlarına güçlü bir zemin hazırladı.
Son Yazılar
- GELECEĞİN CEPHE ÇÖZÜMLERİ ZAK WORLD OF FACADES 2026’DA! Nisan 30, 2026
- DemirDöküm stratejik iş ortaklarıyla 2026 hedeflerine odaklandı Nisan 30, 2026
- GYODER 20’nci zirvesinde sektörü bir kez daha buluşturdu Nisan 30, 2026
- Vaillant Türkiye, 2026’nın İlk İletişim Kurulu Toplantısı’nda İş Ortaklarıyla Stratejik Hedeflerini Paylaştı Nisan 30, 2026
- Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti Nisan 30, 2026
- OYAK Çimento’nun Küresel Başarısı: WCA’dan İSG ve İklim Eylemi Kategorilerinde İki Ödül Nisan 30, 2026
- TÜRKİYE ÇİMENTO SEKTÖRÜ DÜŞÜK KARBON DÖNÜŞÜMÜNÜ HIZLANDIRIYOR Nisan 30, 2026
- İmar Davalarında Yeni Dönem Nisan 30, 2026
- Çimento Sektöründe Güvenli Üretim Anahtarı: Proses Güvenliği Nisan 30, 2026
- Borusan Cat CEO’su Fuat Murat Basın Mensuplarıyla Buluştu Nisan 30, 2026
- Güvenlik ve Tasarruf İçin Düzenli Kombi Bakımı Şart Nisan 28, 2026
- Kimpur, Gebze ve Düzce Tesisleri için ISCC PLUS Sertifikası Aldı Nisan 28, 2026
- TMB, 2026 YILININ İLK ÇEYREĞİNE AİT İNŞAAT SEKTÖRÜ ANALİZİ RAPORU’NU YAYIMLADI Nisan 28, 2026
- İzocam: Kentsel Dönüşümün Gücü, Doğru Yalıtım Çözümleriyle Artıyor Nisan 28, 2026
- OYAKKENT Silüet, İstanbul’un yeni ulaşım akslarının merkezinde konumlanıyor Nisan 28, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










