SİF İş Makinaları JCB ile 50. Yılını Kutladı  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

SİF İş Makinaları JCB ile 50. Yılını Kutladı 

Yayınlandı

-

Türkiye’nin köklü iş makinaları firmalarından SİF İş Makinaları, JCB ile 50 yıllık başarılı ortaklığını ve sektördeki 68. yılını görkemli bir geceyle kutladı. Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen etkinliğe, İngiltere Başkonsolosu Kenan Poelo, STFA Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Adnan Nas, SİF Yönetim Kurulu Başkanı Alp Taşkent, JCB Yönetim Kurulu Başkanı Lord Anthony Bamford’un oğlu ve JCB Yönetim Kurulu Üyesi George Bamford, JCB CEO’su Graeme Macdonald, JCB üst düzey yöneticileri, SİF yöneticileri, müşteriler ve basın mensupları katıldı.

Gecenin açılış konuşmasını yapan STFA Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Nas, sözlerine elli yıllık işbirliğinin olağanüstü bir başarı ve güvenin, ortak değerlerin, mükemmelliyete duyulan bağlılığın bir göstergesi olduğunu söyleyerek başladı ve “SİF İş Makinaları olarak, Türkiye’de 50 yıldır JCB’nin distribütörü olmaktan ve yenilikçilik, kalite ve müşteri değeri konusunda standardı belirleyen bir markayı temsil etmekten gurur duyuyoruz. 1938’de Sezai Türkeş ve Feyzi Akkaya’nın ileri görüşlü vizyonuyla kurulan STFA Grubu ile 1945 yılında Joseph Cyril Bamford’un dehasıyla başlayan JCB’nin olağanüstü hikayesi, 1974 yılında Işıklar Holding’in de desteği ile Türkiye’de kesişti. Bu üç grubun yollarının birleşmesi, güçlerini birleştirerek günümüze kadar süren, başarılarla dolu ve her geçen gün daha da güçlenen bir ortaklığın temelini attı. Tabii ki, bu ortaklığın en önemli parçası müşterilerimizdir. Sayın Bamford’un şu sözleri, her zaman ilham kaynağımız olmuştur: “Müşteri, işimizin var olma sebebidir.” Bu felsefe, JCB ve SİF İş Makinaları’nın 50 yıllık ortaklığını yönlendirmiş ve müşterilerimize değer yaratma hedefimizi pekiştirmiştir. Bu akşam bu önemli dönüm noktasını kutlarken, geleceğe büyük bir iyimserlikle bakıyoruz. JCB’nin Türkiye’ye gösterdiği özel ilgi, dünya standartlarındaki ürünleri ve STFA’nın SİF’e yaptığı yatırımlar sayesinde önümüzdeki yıllarda çok daha büyük başarılara imza atacağımıza eminim” dedi.

İngiltere Türkiye Başkonsolosu Kenan Poelo yaptığı konuşmada, İngiltere’nin endüstri alanında güçlü bir ülke olduğunu, Türkiye ile işbirliklerinin geliştirilmesinden ve bu işbirliklerinin uzun sürmesinden mutluluk ve gurur duyduğunu belirtti. 

Etkinliğe video mesaj göndererek katılan JCB Yönetim Kurulu Başkanı Lord Anthony Bamford, “Türkiye pazarındaki geçmiş performansınız herşeyi anlatıyor ve siz büyümeye devam ediyorsunuz, özellikle de servis merkezlerinizle. Türkiye faaliyet göstermesi kolay bir pazar değil. Ancak siz sıkı rekabet koşullarında çok iyi bir performans sergiliyorsunuz. Son elli yıldır yaptığınız gibi pozitif kalın! Hep birlikte Türkiye’deki varlığımızı ve itibarımızı büyütmeye devam edeceğiz. Doğum günün kutlu olsun, nice güzel yıllara SİF JCB!” dedi.

Geceye İngiltere’den gelerek katılan JCB CEO’su Graeme Macdonald sözlerine “Kilometre taşları önemlidir ve onları kutlamamız gerekir. Elli yıllık iş hayatı her şirket için çok önemlidir. JCB’nin 1995 yılındaki 50. yaş gününde, Merhum Kraliçe II. Elizabeth, bu olayı kutlamak için JCB’yi ziyaret etti. O halde… ‘elli yaşına’ girmekten ne kadar gurur duyduğumuzu tahmin edebilirsiniz. Macdonald, “Bu akşam salonda bulunan SİF ekibine şunu söylemek istiyorum: Türkiye’de pazar şu anda zorlu. Üstelik inşaat ekipmanı sektöründe rekabet oldukça sıkı olmaya devam ediyor. Ama çok fazla endişelenmiyorum çünkü her zaman müşterisine yakın olmayı başaran SİF-JCB’nin neler yapabileceğini biliyorum” dedi.

SİF İş Makinaları Genel Müdürü Hayati Kösoğlu yaptığı konuşmada, “JCB markası Türkiye’de 50. Yılını doldurdu. Özellikle kazıcı-yükleyici segmentinde jenerik marka oldu. Birçok müşterimizin rakiplere “kazıcı-yükleyici” yerine “JCB”’niz var mı diye sorduğunu biliyoruz. Ayrıca teleskobik yükleyici pazarında da liderliğimiz devam etmektedir. 2023 tarihi JCB’nin Türkiye’de büyüme planları açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Emisyon standartlarının değişmesi ile birlikte, müşterilerimize Avrupa’da satılan JCB ürünleri ile aynı ve hatta daha üstün özelliklere sahip makinaları sunmaya başladık. Önümüzdeki 5 yıla baktığımızda lider olduğumuz tarım sektörü, kazıcı-yükleyici ve teleskobik yükleyici pazarının yanında gerek ağır gerekse kompakt iş makinalarına eklenecek ürünlerle beraber pazar payımızı önemli ölçüde arttırarak müşterilerimizin çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz. Ürün gamımızı bu şekilde güçlendirirken, SİF olarak Türkiye’deki yatırımlarımıza son hız devam edeceğiz. Şu anda yurt çapına dağılmış 8’i merkez olmak üzere toplam 32 tane servisimiz ve 6 tane satış bölge müdürlüğümüz ile Türkiye’nin en ücra köşesinde çalışan müşterilerimize yüksek standartlı hizmetlerimizi ulaştırıyor, her zaman yanlarında olduğumuzu hissettiriyoruz. Önümüzdeki dönemde merkez servis sayımızı 12’ye arttırarak müşterilerimize daha da yakın olacağız” diye belirtti.

Sektöre yön veren marka: JCB

1945’te kurulan JCB, bugün dünya çapında tanınan bir iş makinesi üreticisi. Şirket, sadece kazıcı yükleyicilerle değil, teleskobik yükleyiciler, tarım makineleri ve daha birçok alanda öncü teknolojiler geliştirmekte. JCB’nin yenilikçi yaklaşımı, elektrikli ve hidrojenli makinalara yaptığı yatırımlarla sürdürülebilir bir gelecek için çalışmasını sağlıyor. Guinness Rekorlar Kitabı’na giren dünyanın en hızlı dizel motoru gibi başarıları ile mühendislik alanındaki yetkinliğini kanıtlamış olan JCB, 24 fabrikasında yılda 125 bin iş makinesi üreterek küresel bir üretim gücüne sahip. Halen dünyada satılan her iki kazıcı yükleyiciden biri ve her üç Telehandler’dan biri JCB markalı.

STFA Yatırım Holding şirketlerinden SİF İş Makinaları, 68 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin en köklü iş makinesi firmalarının başında geliyor. JCB’nin global gücüyle yerel pazar bilgisini bir araya getiren SİF, önümüzdeki yıllarda da pazar payını arttırmaya devam ettirmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor!

Yayınlandı

-

Weber’in usta sadakat programı we-club, 2026’da 25. yılını kutluyor. Ustalarla kurduğu güvene dayalı ilişkiyi çeyrek asırlık yolculuğunun merkezinde tutan program; mesleki gelişimden eğitime, sosyal projelerden ailelere uzanan kapsamlı bir ekosistem sunuyor. Weber, etkileşim odaklı uygulamaları, sosyal sorumluluk çalışmaları ve saha buluşmalarıyla ustaların yanında olmayı sürdürüyor.

Saint-Gobain’in endüstriyel harç üretiminde dünya lideri markası Weber’in usta sadakat programı we-club, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla çeyrek asırdır birlikte gelişiyor ve büyüyor. Program, bu özel yıldönümünü yalnızca geçmişe dönük bir kutlama olarak değil, ustalarla kurduğu uzun soluklu yol arkadaşlığını geleceğe taşıyan yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor. Kurulduğu günden bu yana ustaların geri bildirimleriyle yenilenen we-club; kampanyalar, oyunlar, eğitim fırsatları ve farklı deneyimlerle üyelerine ulaşmaya devam ediyor.

we-club sadakat programı, puan ve ödülün ötesinde!

we-club, geleneksel sadakat programlarının ötesine geçerek ustalarla kalıcı bir bağ kuruyor. Ustalara puan ve ödüllerin yanı sıra eğitim içerikleri, kampanyalar ve farklı deneyimler sunan program, üyelerinin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekliyor. Program, ustaların başarılarını görünür kılarken çocuklarının eğitim hayatına burs desteği sağlıyor ve sosyal projeler aracılığıyla toplumsal faydaya katkıda bulunuyor. Böylece ustaların emeğine verdiği değeri farklı alanlarda somutlaştırıyor.

Weber Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış & Pazarlama Direktörü Gökmen Ersoy, we-club’ın 25. yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor:

“Yapı sektörünün gelişiminde ustaların bilgi birikimi, deneyimi ve emeği büyük önem taşıyor. Weber olarak, sunduğumuz ürün ve çözümlerin yanı sıra ustaların mesleki yolculuklarını desteklemeyi de sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. 25 yıldır devam eden we-club, bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri. Önümüzdeki dönemde de ustalara değer katan uygulamalarımızı geliştirerek bu uzun soluklu birlikteliği sürdürmeyi hedefliyoruz.”

25 yıldır sahada, ustalarla yan yana

Weber’in gücünün temelinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla kurduğu yakın ilişki bulunuyor. Her yıl gerçekleştirilen buluşmalarda ustalarla aynı masaya oturan, onların sorunlarını ve ihtiyaçlarını dinleyen marka, çözüm ve gelişim süreçlerini sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendiriyor. Bu buluşmaların önümüzdeki dönemde de artarak sürdürülmesi hedefleniyor.

Çeyrek asırlık yolculuğun sonunda değişmeyen tek gerçek var: Ustalarla birlikte büyümek. Weber, ustaları dinleyen, emeklerine değer veren, sahada onların yanında duran ve geleceğe birlikte yürüyen gerçek bir yol arkadaşı olmayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Panasonic ile mevsim geçişlerinde dengeli iklimlendirme

Yayınlandı

-

 
Sonbahara geçişle birlikte gün içerisinde değişen sıcaklıklar, yaşam alanlarında hem serinleme hem de ısınma ihtiyacını beraberinde getiriyor. Panasonic, Etherea klima serisinin gelişmiş ısıtma ve soğutma performansını Aerowings 2.0 hava yönlendirme teknolojisiyle bir araya getirerek değişken hava koşullarında dengeli ve konforlu bir iç ortam deneyimi sağlıyor.

 

Mevsim geçişleri, günün farklı saatlerinde değişen sıcaklıklarla birlikte yaşam alanlarındaki iklimlendirme ihtiyacını da farklılaştırıyor. Gündüz saatlerinde devam eden sıcak hava serinleme ihtiyacı yaratırken, sabah ve akşam saatlerinde düşen sıcaklıklar ısınma ihtiyacını beraberinde getirebiliyor. İklimlendirme teknolojilerinde kullanıcı konforunu odağına alan Panasonic, dört mevsim konfor yaklaşımıyla değişen hava koşullarına uyum sağlayan çözümler geliştiriyor.

 

Panasonic Etherea klima serisi, güçlü ısıtma ve soğutma performansını gelişmiş hava yönlendirme teknolojileriyle bir araya getirerek özellikle mevsim geçişlerinde ihtiyaç duyulan dengeli iklimlendirmeyi destekliyor. Etherea’da yer alan Aerowings 2.0 teknolojisi ise havanın yalnızca sıcaklığını değil, yaşam alanı içerisinde hangi yönde ve nasıl dağıldığını da kontrol ederek gün içerisindeki farklı ihtiyaçlara uyum sağlıyor.

Değişen sıcaklıklara uyum sağlayan hava akışı
 
İki bağımsız ve esnek kanattan oluşan Aerowings 2.0, hava akışını tek bir noktaya yoğun şekilde yönlendirmek yerine kontrollü biçimde dağıtıyor. Sistemde yaklaşık 103 mm’ye kadar büyütülen alt kanat, hava akışının daha geniş bir açıyla yönlendirilmesine yardımcı olurken, ortamın farklı noktalarında dengeli bir sıcaklık hissi oluşmasını destekliyor.

 

Günün daha sıcak saatlerinde soğutma ihtiyacı ortaya çıktığında “Shower Cooling – Soğuk Duş Etkisi” ile serin hava doğrudan kullanıcıların üzerine üflenmek yerine tavana doğru yönlendiriliyor. Tavana ulaşan hava, 15 metreye kadar daha geniş bir alana yayılarak aşağıya yumuşak ve homojen biçimde dağılıyor. Böylece yoğun ve doğrudan soğuk hava akışı yerine yaşam alanının geneline yayılan dengeli bir serinlik elde ediliyor.

 

Sabah ve akşam saatlerinde sıcaklığın düşmesiyle ısıtma ihtiyacı oluştuğunda ise “Floor Heating Effect – Yerden Isıtma Etkisi” devreye giriyor. Sıcak havanın zemine doğru yönlendirilmesi ve buradan yukarı yükselmesiyle tıpkı yerden ısıtma etkisine benzer şekilde tüm odaya eşit biçimde yayılarak yaşam alanında dengeli bir ısınma sağlıyor.

 

Dört mevsim değişen ihtiyaçlara uyum sağlayan konfor
 
Panasonic, kullanıcı ihtiyaçlarını odağına alan iklimlendirme teknolojileriyle yılın farklı dönemlerinde değişen koşullara uygun çözümler geliştirmeye devam ediyor. Etherea serisi de güçlü ısıtma ve soğutma performansı ile gelişmiş hava yönlendirme teknolojisini bir araya getirerek yazdan sonbahara, kıştan ilkbahara değişen hava koşullarında yaşam alanlarında dört mevsim konforu destekliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Jotun 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar” ile   Köklerimizin Renklerine İniyor

Yayınlandı

-

 

Jotun’un 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar”, hayatın farklı dönemlerine eşlik eden renklerden ilham alıyor. Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler olmak üzere üç tema ve 24 renkten oluşan koleksiyon, yaşam alanlarını kişisel hikayelerin bir yansımasına dönüştürüyor.

 

Renkler, yaşam alanlarının atmosferini belirlemenin ötesinde anılar, deneyimler ve dünyayı keşfetme biçimleriyle güçlü bir bağ kuruyor. Bazen çocukluktan hatırlanan bir ton, bazen bir yolculukta karşılaşılan beklenmedik bir renk, bazen de zaman içinde değişen zevkler, yaşam alanlarında yapılan seçimlere yön veriyor.

 

“Belki zihninizden hiç silinmeyen bir sarı, asla unutamadığınız bir mavi ya da hala dönüşmekte olduğunuz derin bir mor… Renk, yaşam yolculuğumuzun hiç değişmeyen bir eşlikçisi; çoğu zaman farkında olduğumuzdan çok daha fazlasını anlatır.

Bu yıl sizi, renklere olan tutkunuz üzerinden kendinizi yeniden tanımaya davet ediyoruz. Yeni renk koleksiyonumuz Yolculuklar, sizi kendi renk yolculuğunuzu keşfetmeye çağıran kişisel bir davet. Köklerinize dönmeniz, anılarınızı tazelemeniz, keşiflerinizi kutlamanız ve deneyimlerinize yön veren renkleri keşfetmeniz için… Sonuçta renk; verdiğimiz en kişisel karar, konuştuğumuz en evrensel dil.

Peki ya siz hangi renklere dönüşüyorsunuz?”

 
 -Jotun Global Renk Ekibi
 

Mekana yön veren üç farklı tarz

2027 Global Renk Koleksiyonu, ilham veren kurgular ve fotoğraflarla Jotun renklerinin mekana nasıl özgün bir ruh kattığını gözler önüne seriyor. Koleksiyon; Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler adını taşıyan ve her biri birbiriyle uyumlu 8 renkten oluşan üç ana temaya ayrılıyor. “Yolculuklar”, üç temayla birlikte renkler arasında kişisel bağlar kurmaya davet ediyor. Koleksiyondaki 24 renk, kendi temaları içinde birbiriyle uyum sağlarken farklı temalardaki tonlarla da yeni kombinasyonlar oluşturulmasına olanak tanıyor. Böylece herkes kendi anılarından, keşiflerinden ve deneyimlerinden yola çıkarak kişisel renk paletini yaratabiliyor.

 

Hatıralar

Bize eşlik eden renkler

Yumuşak ve huzur veren renkler, mekana ait olma hissi katıyor. Sıcak kiremit ve toprak tonları ferahlatıcı bir sarı ve doğal yeşille birleşerek kök salmanın verdiği o güveni hissettiriyor. ‘Hatıralar’ teması geçmişten bugüne taşınan renklerin izini sürüyor ve Jotun’un bir asırlık renk mirasını yansıtıyor. Arşivden yeniden gün yüzüne çıkarılan tonlar yeni renklerle bir araya geliyor. Geçmişten gelen objeler, doğal malzemeler ve kişisel anlam taşıyan parçalarla uyum sağlayan palet, geçmiş ile bugün arasında renkler aracılığıyla bağ kuruyor.

Keşifler 

Dünyamızı genişleten renkler

Derin bir morla yan yana gelen canlı bir mavi; modern bir pembe ile buluşan sıcak ve zamansız bir sarı… Renkler, yol boyunca karşılaşılan insanlardan ve keşfedilen mekanlardan kalan tatlı hatıralar gibi yaşam alanlarına giriyor. Her yolculuk dünyaya bakış açısını genişletirken, yaşam alanları da bu keşiflerin bir yansımasına dönüşüyor. ‘Keşifler’ teması, beklenmedik renk eşleşmeleriyle özgür ve kişisel mekanlar yaratmaya alan açıyor. Her bir renk birlikteliği farklı bir hikaye anlatırken, yaşam alanlarını dünyayla kurulan bağın kişisel bir ifadesine dönüştürüyor.

 

Deneyimler
Ait hissettiren renkler
Deneyim, beraberinde zahmetsiz ve dingin bir özgüven getirir; seçimleri içgüdüyle ve özenle yapabilme becerisini sunar. Zaman içinde biriken deneyimler, kişisel beğenilerin ve iyi hissettiren ortamların daha iyi anlaşılmasını sağlar. ‘Deneyimler’ teması da bu içgüdüsel seçimlerden ve zamanla gelişen özgüvenden ilham alıyor. Gece mavisi ile altın kahvenin uyumu gibi derinlik ve denge sunan klasik renk paletleriyle, çaba gerektirmeden şık bir görünüm kazanan yaşam alanları oluşturulabiliyor. Zamansız ve sofistike detaylarla birleşen renkler, eve güçlü bir aidiyet duygusu kazandırıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye