GENEL
İmar Davalarında Yeni Dönem
Yayınlandı
6 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
İmar Yargısında Yeni Sayfa Açılıyor
Resmi Gazete’de yayımlanan kararla imar uyuşmazlıkları için ihtisas mahkemeleri devreye alınıyor. İlk etapta Ankara’da uygulanması beklenen düzenleme, artan dava yükü ve teknik karmaşıklık karşısında yargıda uzmanlaşmayı hedefliyor. Şehir ve Bölge Plancısı, İmpomes Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Müberra Oflaz Türkiye’de imar davalarının son yıllarda ciddi artış gösterdiğine işaret ederek “Aynı imar planına ilişkin farklı mahkemelerde eş zamanlı davalar açılması, çelişkili karar riskini artırıyor. Bu durum hem yatırımcıyı hem de vatandaşı belirsizlik içinde bırakıyor” dedi.
Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) kararıyla, imar mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde yeni bir döneme giriliyor. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile imar davalarının, bu alanda uzmanlaşmış mahkemelerde görülmesinin önü açıldı. Şehir Plancısı Dr. Müberra Oflaz’a göre, ihtisas mahkemelerinin açılması, dava sayısının artması nedeniyle uzayan dava süreçlerinin kısalarak bu yöndeki mağduriyetlerin giderilmesini sağlayacak.
Şehir ve Bölge Plancısı, İmpomes Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Müberra Oflaz, Türkiye’de hızlanan kentleşme, artan kentsel dönüşüm projeleri ve yoğun yapılaşma baskısının, imar hukukunu hem teknik hem de hacim olarak yargının en karmaşık alanlarından biri haline getirdiğini, son yıllarda imar davalarının da ciddi şekilde arttığını söyledi.
Dr. Oflaz “Bugün bir imar planı değişikliği, parselasyon işlemi ya da ruhsat iptali gibi konular; şehir planlama, mimarlık, çevre hukuku ve mülkiyet hakkını aynı anda ilgilendiren çok katmanlı uyuşmazlıklara dönüşebiliyor. Özellikle aynı imar planına ilişkin farklı mahkemelerde eş zamanlı davalar açılması, çelişkili karar riskini artırıyor. Bu durum hem yatırımcıyı hem de vatandaşı belirsizlik içinde bırakıyor. Yargı verilerine göre idare mahkemelerinin iş yükü içinde imar davaları önemli bir paya sahip ve bu davaların sonuçlanma süresi çoğu zaman birkaç yılı bulabiliyor. Bu nedenle öncelikle Ankara’da başlayan İmar İhtisas Mahkemesi işleyişinin dava sayısının çok olduğu diğer büyükşehirlerde de yaygınlaşarak, davaların sonuçlanma süresini kısaltmasını ve bu yöndeki mağduriyetleri gidermesini bekliyoruz” dedi.
İmar İhtisas Mahkemesi Nedir?
İmar ihtisas mahkemeleri, klasik idare mahkemelerinden farklı olarak sadece belirli bir alana yani imar ve şehircilik hukukuna odaklanan özel yetkili mahkemeler olarak tanımlanıyor. Bu mahkemelerde görev yapacak hâkimlerin şehir planlama mevzuatına hâkim olması, teknik bilirkişi süreçlerini daha etkin yönetebilmesi, benzer davalarda içtihat birliği oluşturabilmesi bekleniyor.
Modelin bu yönüyle ticaret ya da fikri mülkiyet mahkemelerine benzer bir “uzmanlaşma” yaklaşımı taşıdığını ifade eden Dr. Müberra Oflaz, “İlk etapta Ankara’da uygulanması beklenen sistemin, dava yoğunluğu yüksek olan İstanbul, İzmir, Bursa gibi büyükşehirlerde de devreye alınması güçlü bir ihtimal olarak görülüyor. Bu, Türkiye’de yargı sisteminde “alan bazlı uzmanlaşma” eğiliminin güçlendiğinin de bir göstergesi” yorumunu yaptı.
Türkiye’nin Neden İhtiyacı Var?
Türkiye’de imar davaları son yıllarda kentsel dönüşüm projelerinin yaygınlaşması, plan değişikliklerine karşı artan itirazlar, büyükşehirlerde arsa değerlerinin yükselmesi ve çevresel hassasiyetlerin güçlenmesi gibi nedenlerle ciddi artış gösterdi. Bu açıdan ihtisas mahkemelerinin devreye girmesiyle birlikte teknik dosyaların uzmanlaşmış hâkimler tarafından ele alınmasının, süreci kısaltabileceğini, aynı konuda farklı mahkemelerden çıkan çelişkili kararların önüne geçilebileceğini dile getiren Dr. Müberra Oflaz “Aynı zamanda öngörülebilir yargı kararları, özellikle gayrimenkul ve inşaat sektöründe yatırım iştahını artırabilir. Planlama, yoğunluk, emsal gibi teknik kavramların daha doğru değerlendirilmesi sağlanabilir.” Değerlendirmesinde bulundu.
İdari Yargıdaki Tablo:
İdare mahkemelerinde görülen toplam dava sayısı: yüz binler seviyesinde Bu davaların önemli bir bölümü imar planı iptali, ruhsat işlemleri, kamulaştırma ve parselasyon davalarını içeriyor.
Davalar ortalama olarak, ilk derece mahkemesinde 8 ile 18 ay arasında, istinaf süreciyle birlikte: 1,5 ile 3 yıl arasında, Danıştay aşamasıyla 3 yıldan uzun zamanda sonuçlanabilmekte.
En çok dava konusu olan işlemler nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri, yapı ruhsatı iptali / verilmemesi, kentsel dönüşüm kararları ve Parselasyon (18. madde) işlemleri olarak belirleniyor.
Sistemin Potansiyel Riskleri
İmar İhtisas Mahkemeleri, işte bu tablodaki olumsuzlukları gidermek üzere hayata geçiyor. Ancak her uzmanlaşma modelinde olduğu gibi bu sistemin de bazı potansiyel riskleri olduğuna değinen Dr. Oflaz sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tüm imar davalarının belirli mahkemelerde toplanması, kısa vadede yeni bir yığılma yaratabilir. Farklı şehirlerin kendine özgü planlama gerçekleri, merkezi bir uzmanlaşma içinde yeterince yansımayabilir… “
Vatandaşlar Nelere Dikkat Etmeli?
Dr. Müberra Oflaz imar uygulamalarına muhatap olan veya mülk alımı düşünen vatandaşlar ve yatırımcıların sonradan mahkemelerde uğraşmaması için başlangıç aşamasında şu noktalara dikkat etmesi uyarısında bulundu:
Plan değişikliklerini yakından takip edin: Askı süreçleri kaçırıldığında hak kaybı yaşanabiliyor.
Ruhsat ve imar durum belgesini sorgulamadan alım yapmayın: Tapu tek başına yeterli güvence değil.
Dava açma sürelerine dikkat edin: İmar davalarında süreler oldukça kısa ve hak düşürücü.
Uzman görüşü almaktan kaçınmayın: Şehir plancısı ve hukukçunun birlikte değerlendirmesi kritik önem taşıyor.
İmpomes olarak yıllardır mülk sahiplerinin bu tür durumlarda hak kaybına uğramaması için hizmet verdiklerini anımsatan Dr. Oflaz “Yatırımcıların özellikle de çok sayıda mülkü varsa, hatta bunlar bazen çok değişik coğrafyalarda yer alıyorsa hepsini takip ve kontrolü zor olabiliyor. Biz yatırımcılar adına mülk dedektifi gibi hizmet verip takiplerini yapıyor, düzenli raporlamalar gerçekleştiriyor, gerekli konulardaki uyarılarımızı gecikmeden yapıyoruz” diye konuştu.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Şişecam COP31’de İklim Dirençli Şehirlerin Geleceğini Gündeme Taşıyacak
Yayınlandı
16 dakika önce-
Ekim 12, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Küresel bir cam üreticisi olarak ülkemizi gururla temsil eden Şişecam, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) İklim Destekçisi oldu. Şişecam, COP31’de şehirlerin iklim değişikliğine uyumu ve sürdürülebilir yaşamın geleceğine ilişkin yaklaşımını küresel paydaşlarla ele alırken, şehirlerde enerji verimliliği, karbonsuzlaşma ve iklim değişikliğine adaptasyonda cam teknolojilerinin kritik rolüne dikkat çekecek.
12.10.2026 – Şişecam, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) İklim Destekçisi olarak katılarak sürdürülebilir ve iklim dirençli şehirlerin geleceğine ilişkin çözüm ve perspektiflerini küresel paydaşlarla paylaşacak.
COP31 kapsamında enerji verimliliği, karbonsuzlaşma ve iklim değişikliğine uyum alanlarında camın dönüştürücü rolüne dikkat çekecek olan Şişecam, bina performansını artıran ve şehirlerin net sıfır yolculuğunu destekleyen yenilikçi teknolojilerini gündeme taşıyacak.
Şirket ayrıca düzenleyeceği özel panelde, şehirlerin iklim hedeflerine ulaşmasında enerji verimli binaların ve ileri malzeme teknolojilerinin önemini farklı bakış açılarıyla ele alacak. Şişecam, malzeme bilimi, teknoloji ve sürdürülebilirliği bir araya getiren yaklaşımıyla iklim eylemine katkı sunmayı ve şehirlerin dönüşümüne yönelik çözüm geliştirme süreçlerinde paydaşlar arasında diyaloğu güçlendirmeyi hedefliyor.
COP31 boyunca İklim Dirençli Şehirler Alanı’nda yer alacak Şişecam, yüksek performanslı kaplamalı cam çözümleri başta olmak üzere sürdürülebilir kentleşmeyi destekleyen uygulamalarını da katılımcılarla buluşturacak.
Şehirlerin Geleceği İçin Dönüştürücü Çözümler
Küresel enerji tüketiminin ve sera gazı emisyonlarının önemli bir bölümünden sorumlu olan şehirler, aynı zamanda aşırı sıcaklıklar, kuraklık, sel ve diğer iklim kaynaklı afetlerden en fazla etkilenen yaşam alanları arasında yer alıyor. Bu nedenle enerji verimliliğini artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve iklim değişikliğine uyumu destekleyen çözümler, sürdürülebilir şehirlerin geleceğinde kritik önem taşıyor.
Net sıfır hedeflerine ulaşmanın yalnızca temiz enerji üretimiyle değil, enerji tüketiminin gerçekleştiği binaların ve kentsel altyapının dönüşümüyle mümkün olduğuna inanan Şişecam, COP31 kapsamında enerji verimliliği ve iklim uyumuna yönelik çözümlerin sürdürülebilir şehirlerin geleceğindeki rolünü farklı boyutlarıyla ele alacak.
Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Şişecam, malzemeleri insanların yaşam kalitesine, çevresel faydaya ve toplumsal gelişime katkı sağlayan çözümlere dönüştürme anlayışıyla hareket ediyor. COP31 katılımıyla da iklim değişikliğiyle mücadelede bilim, teknoloji ve iş birliklerinin dönüştürücü gücüne dikkat çekmeyi hedefliyor.
Cam, Şehirlerin Karbonsuzlaşma Yolculuğunda Stratejik Bir Güç
Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, zirveye ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti:
“İklim değişikliğiyle mücadele, ertelenemeyecek ortak bir sorumluluk. Gelecek kuşaklara çok daha yaşanabilir bir dünya bırakmak, Net Sıfır hedeflerine ulaşmak ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için iş dünyasının, kamu kurumlarının, akademinin ve finans dünyasının kolektif bir çözümün parçası olması gerekiyor. Bu dönüşüm yalnızca enerjiyi nasıl ürettiğimizle değil, nasıl tükettiğimizle ve nasıl muhafaza ettiğimizle de ilgili. Şehirlerimizi ve binalarımızı daha verimli, daha dayanıklı ve sürdürülebilir yaşamı daha da destekler hale getirmek bu nedenle kritik önem taşıyor.
İnsanlığın en temel ihtiyaçlarından olan barınmanın vazgeçilmez unsurucam, bugün yaşam kalitesinin ötesinde enerji verimliliği yüksek ve iklim değişikliğine karşı daha dirençli şehirlerin inşasında önemli bir rol üstleniyor. Camı salt bir yapı malzemesi olarak değil, şehirlerin karbonsuzlaşma ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılık süreçlerini destekleyen stratejik bir çözüm unsuru olarak görüyoruz; malzemelerin sahip olduğu potansiyeli yaşam için değere dönüştürmeye odaklanıyoruz. Geliştirdiğimiz teknolojilerle sadece daha yüksek performanslı ürünler sunmakla yetinmiyor, aynı zamanda insanların yaşadığı ve çalıştığı alanların daha aydınlık ve iyi bir geleceğe katkı sunmasına gayret ediyoruz.
İleri malzeme teknolojilerinin sürdürülebilir bir yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu şüphesiz. Yüksek performanslı cam teknolojilerimiz camı katma değerli bir emtiaya dönüştüren yatırımlarımız ve yarım asırlık Ar-Ge birikimimizle şehirlerin enerji verimliliği ve iklim değişikliğine uyum ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretiyoruz. Odağımızı Türkiye sınırları dışına da taşıyarak bu dönüşümün küresel ölçekte bir parçası olmaya ve daha yaşanabilir bir dünya için katkı sunmaya durmaksızın devam edeceğiz.”
Şişecam, COP31 kapsamında sürdürülebilir ve iklim dirençli şehirlerin geleceğine ilişkin diyaloğa katkı sunmak amacıyla farklı paydaşları bir araya getiren etkinlikler de gerçekleştirecek.
Bu kapsamda 10 Kasım’da Şişecam’ın ev sahipliğinde düzenlenecek panel; akademi, uluslararası sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcilerini buluşturarak şehirlerin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesinde bina performansının, enerji verimliliğinin ve yenilikçi malzemelerin rolünü farklı boyutlarıyla ele alacak.
Panelde ayrıca Şişecam’ın ODTÜ-GÜNAM iş birliğiyle yürüttüğü ve yüksek performanslı kaplamalı cam çözümlerinin farklı iklim, bina ve enerji dönüşüm senaryolarındaki etkilerini inceleyen kapsamlı araştırmasının ilk bulguları da kamuoyuyla paylaşılacak. Araştırma, enerji verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması ve ekonomik etkiler açısından ileri cam teknolojilerinin sunduğu potansiyeli ortaya koyarken, sürdürülebilir kalkınma ve yaşam kalitesine katkılarına ilişkin önemli içgörüler sunacak.
Böylece Şişecam, COP31 platformunda yalnızca çözüm ve teknoloji perspektiflerini değil, bilimsel araştırmalarla desteklenen bilgi ve deneyimini de küresel paydaşlarla paylaşarak iklim eylemine yönelik ortak çözüm arayışlarına katkı sağlamayı hedefliyor.
GENEL
Yönetmelik, Sanayide Verimli Isıtma Sistemlerinin Önemine İşaret Ediyor
Yayınlandı
47 dakika önce-
Ekim 12, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Sanayi tesislerinde yüksek tavan, geniş hacim ve sık açılan kapılar ısıtma kaynaklı enerji tüketimini artırabiliyor. Enerjinin verimli kullanılması, ısıtma sistemlerinin seçiminden uygulama şekline kadar pek çok unsuru önemli hale getiriyor.
Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik’in 10’uncu maddesinde de ısıtma sistemlerinde yüksek verimin elde edilmesine yönelik düzenlemeler bulunduğunu belirterek, radyant ısıtma sistemlerinin sanayi tesislerinin enerji verimliliğine katkısını değerlendirdi.
Enerji maliyetlerinin önemli bir gider kalemi olduğu sanayi tesislerinde, ısıtma sistemlerinin verimli çalışması işletmelerin enerji tüketiminin kontrol altında tutulmasında önemli rol oynuyor. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi uygulamalar da sanayide enerji ve kaynak verimliliğinin önemini artırırken işletmeleri, enerji tüketimlerini azaltmaya yönelik çözüm arayışlarına yönlendiriyor. Bu noktada tesisin fiziksel koşullarına ve kullanım özelliklerine uygun ısıtma sistemleri öne çıkıyor.
Sanayi tesislerinde yüksek tavan, geniş kullanım alanları ve sürekli açık tutulan sevkiyat kapılarının ısıtma sistemlerinin çalışma performansını ve enerji tüketimini doğrudan etkilediğini belirten Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, enerji verimliliğine ilişkin yönetmeliğin de ısıtma sistemlerinde yüksek verim elde edilmesine yönelik düzenlemeler içerdiğine dikkat çekti.
Isıtma sisteminin seçiminde tesisin fiziki koşullarına dikkat!
“Sanayi tesislerinde enerji verimliliğinin sağlanması için ısıtma sistemlerinin doğru seçilmesi büyük önem taşıyor. Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik’in 10’uncu maddesinde de ‘ısıtma, soğutma, iklimlendirme ve ısı transferinde yüksek verimin elde edilmesi’ öncelikli önlemler arasında yer alıyor.
Isıtma sistemlerinde yüksek verim elde etmek için ürün seçiminde binanın fiziki şartlarının ve kullanım özelliklerinin yanı sıra sistemin donanımsal özelliklerine de dikkat etmek gerekiyor. Özellikle yüksek tavanlı ve geniş hacimli sanayi tesislerinde kullanılan sistemin çalışma prensibi, enerji tüketimi ve ısı dağılımı üzerinde belirleyici oluyor.
Geleneksel ısıtma sistemlerinde öncelikle ortam havası ısıtılıyor. Isınan hava doğal olarak yükseldiği için özellikle izolasyonu yetersiz olan, kapıların sık açıldığı veya hava değişiminin yoğun olduğu büyük hacimli yapılarda homojen ve verimli bir ısıtma sağlamak zorlaşabiliyor. Tavan ve zemin arasındaki sıcaklık farkı 12°C ila 20°C’ye kadar çıkabiliyor. Bu durum hem ortam koşullarını olumsuz etkileyebiliyor hem de enerji tüketiminin artmasına neden olabiliyor.
%50’ye varan enerji tasarrufu
Bu noktada radyant ısıtma sistemleri, çalışma prensibi sayesinde merkezi sıcak hava üflemeli sistemlere kıyasla %50’ye varan enerji tasarrufu sağlayabiliyor. Radyant sistemlerde ısı kaynağından yayılan kızılötesi ışınlar sayesinde insanlar, yüzeyler ve nesneler doğrudan ısıtılıyor. Sistemde sıcak hava, buhar veya sıcak su taşınmadığı için transfer kayıpları minimum seviyede tutuluyor. Isı, zeminden başlayarak kısa sürede hissedilirken tavan ile taban arasındaki sıcaklık farkı 4°C-8°C seviyelerinde kalabiliyor. Böylece hem daha homojen hem de daha verimli ısıtma sağlanıyor.
Radyant sistemlerin lokal ve spot ısıtma özelliği de yalnızca ihtiyaç duyulan alanların ısıtılmasına olanak tanıyor. Böylece tesisin tamamının aynı anda ısıtılması yerine, çalışma yapılan bölümlere odaklanılarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiliyor.
Sanayi tesislerine özel keşif ve projelendirme
Çukurova Isı olarak, Avrupa Komisyonu’nun Ecodesign Direktifi’ne (ErP) uygun olarak geliştirdiğimiz Goldsun CPH seramik plakalı radyant ısıtıcı ve Silversun borulu radyant ısıtıcı ürünlerimizle sanayi tesislerinin ısıtma ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyoruz. Özellikle renovasyon projelerine keşif ve projelendirme hizmeti de veriyoruz. Böylece mevcut sistemleri iyileştirerek sanayi tesislerinde enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik çalışmalara destek oluyoruz.”
GENEL
Kale, Noviso Ürünüyle Red Dot Design Award 2026’nın Sahibi Oldu
Yayınlandı
2 saat önce-
Ekim 12, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kaleseramik’in banyo grubu markası Kale, Noviso ürünüyle tasarım dünyasının en prestijli ödüllerinden Red Dot Tasarım Ödülü’nde Ürün Tasarımı kategorisinin kazananı oldu.Bu başarı, Kale’nintasarım ve üretim kabiliyetini uluslararası platformda ortaya koyarken, Türk tasarımının global arenadaki rekabetçiliğini de bir kez daha tescilledi.
Tasarım dünyasının en saygın organizasyonlarından Red Dot Design Award’da Kaleseramik’in köklü markası Kale; minimalist tasarımı mühendislik dehasıyla birleştiren yeni lavabosu Noviso ile uluslararası jürinin takdirini topladı. “Ürün Tasarımı” kategorisinde ödüle layık görülen marka, ödülünü Almanya’nın Essen kentinde düzenlenen prestijli bir törenle aldı.
1955 yılından bu yana küresel tasarım standartlarını belirleyen -Red Dot Award, her yıl binlerce başvuru arasından yalnızca mükemmelliği yakalayan tasarımları ödüllendiriyor. Noviso; estetik, işlevsellik, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik kriterlerinde uzman jüriden tam not alarak bu zorlu değerlendirmeden başarıyla geçti.
Kısa süre önce iF Design Award 2026’dan ödülle dönen Noviso, şimdi de Red Dot Award’ı kazanarak Kale’ye tasarım dünyasının en prestijli iki ödülünü birden getirdi. Bu çifte başarı; Kale’nin banyo alanındaki üretim kabiliyetini güncel tasarım trendleriyle buluşturan vizyonunu küresel ölçekte tescilledi.

Mühendislik ve Estetiğin Kusursuz Buluşması
Ödüle layık görülen Noviso lavabo, kullanım ihtiyacını teknik bir gereklilik olmaktan çıkarıp duyusal bir dengeye dönüştürüyor. Tasarımın merkezinde yer alan gizli gider sistemi ve geleneksel içbükey formu tersine çeviren hafif dışbükey iç hazne, ürünün en dikkat çekici inovasyonları arasında öne çıkıyor. Su akışını kontrollü yan kanallara yönlendirerek sıçramayı önleyen bu özel yapı, suyun yüzeyde kalmasını engelleyerek hijyen ve temizlik kolaylığını üst seviyeye taşıyor.
Zamansız Tasarım Dili
Teknik gereklilikleri görsel bir sadelikle sunan Noviso, keskin hatları ve yumuşak geçişleriyle mekânlarda güçlü bir mimari bütünlük oluşturuyor. İnce kenar detayları, yüksek yüzey kalitesi ve hassas üretim teknolojisi, yalın bir estetikle birleşiyor. Üç farklı form seçeneği sunan ürün, farklı mimari kurgulara ve banyo konseptlerine kusursuz uyum sağlıyor.
Son Yazılar
- Şişecam COP31’de İklim Dirençli Şehirlerin Geleceğini Gündeme Taşıyacak Ekim 12, 2026
- Yönetmelik, Sanayide Verimli Isıtma Sistemlerinin Önemine İşaret Ediyor Ekim 12, 2026
- Kale, Noviso Ürünüyle Red Dot Design Award 2026’nın Sahibi Oldu Ekim 12, 2026
- Ravago Bina Çözümleri, yüksek performans gerektiren projelerde teknik XPS çözümleriyle öne çıkıyor Ekim 12, 2026
- Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu Ekim 9, 2026
- Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak Ekim 9, 2026
- Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı Ekim 9, 2026
- Eminevim’den 600 bininci teslimatla tarihi rekor Ekim 9, 2026
- Vaillant Türkiye, 2026’nın 2. İletişim Kurulu Toplantısı’nda İş Ortaklarıyla Bir Araya Geldi Ekim 9, 2026
- GÖKYÜZÜNDE BİR SIĞINAK: LONDRA’NIN İKONİK SOUTH BANK BÖLGESİNDE PENTHOUSE YAŞAMINA YENİ BİR YORUM Ekim 9, 2026
- Form MHI Klima Sistemleri Interclima 2026’da Uluslararası Temaslarını Güçlendirdi Ekim 9, 2026
- Filli Boya’nın da çatısı altında yer aldığı Nippon Paint Group, AkzoNobel’in Güneydoğu Asya Operasyonlarını Satın Almak Üzere Anlaşma İmzaladı Ekim 9, 2026
- Boreas Teknoloji, Veri Merkezlerinde Akıllı Yönetim Dönemini 6. OSB Teknoloji Zirvesi’ne Taşıdı Ekim 9, 2026
- Creavit Gen-Z Serisi ile Banyoda Kişisel İfade Ekim 9, 2026
- ASAŞSANAT’tan Alüminyumun Sanatla Buluştuğu Sergi: “13. Element” Ekim 8, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!













