GENEL
TLC Klima’dan Dijital Dönüşüm Hamlesi: Yapay Zeka ile Geleceğe Akıllı Adımlar
Yayınlandı
8 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Filiz Doğan – TLC Klima Genel Müdür
30 yılı aşkın tecrübesiyle iklimlendirme sektöründe öncü bir rol üstlenen TLC Klima, dijital dönüşüm yolculuğunda teknolojiyi yalnızca bir araç değil, stratejik bir vizyon olarak konumlandırıyor.
- Öncelikle; firmanızı kısaca tanıyarak, Dijital Dönüşüm Yolculuğunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?
TLC Klima olarak, 30 yılı aşkın sektörel deneyimimizle 2016 yılından bu yana Gree Klima Sistemleri’nin Türkiye’deki resmi distribütörlüğünü yürütüyoruz. Gree, dünyanın en büyük klima üreticisi olarak güçlü
Ar-Ge altyapısı, geniş ürün yelpazesi ve milyonlarca kullanıcıya ulaşan global deneyimiyle sektörün öncülerindendir.
Biz de bu güçlü markanın temsilcisi olarak, dijital dönüşümü yalnızca teknolojik bir geçiş süreci değil, aynı zamanda müşteri memnuniyetini ve operasyonel verimliliği artıran stratejik bir yapı taşı olarak görüyoruz. Satıştan pazarlamaya, servis yönetiminden bayi iletişim ağımıza kadar tüm temas noktalarımızı veri odaklı sistemlerle yeniden tasarlıyoruz.
Bu kapsamda, özellikle Salesforce CRM altyapısına geçişimiz, dijital dönüşüm yolculuğumuzda önemli bir adımı temsil ediyor. Bu sistem sayesinde müşterilerimizi daha iyi tanıyor, daha hızlı çözümler sunuyor ve iş ortaklarımızla daha sağlam bağlar kurabiliyoruz.
Dijital dönüşüm sürecimizi, sadece günün gerekliliklerine uyum sağlamak değil, aynı zamanda iklimlendirme sektöründe fark yaratan, çevik ve yenilikçi bir oyuncu olma vizyonumuzla sürdürüyoruz.
Son zamanlarda, tedarikten üretime ve üretimden satışa ilgili tüm operasyonel süreçlerinizdeki Teknolojik Değişimlerinizi öğrenebilir miyiz?
Operasyonel süreçlerimizi, dijital dönüşüm stratejimiz doğrultusunda uçtan uca yeniden ele alıyoruz. Tedarik zincirinden satışa, lojistikten satış sonrası hizmetlere kadar tüm iş akışlarında teknoloji tabanlı çözümleri devreye alarak verimliliği artırmaya odaklanıyoruz.
Son dönemde özellikle satış, pazarlama, servis ve bayi yönetimi alanlarında entegre sistemlere geçiş sağladık. Salesforce CRM altyapımız, sadece müşteri ilişkilerini yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda bayilerimiz ve teknik servis ağımızla olan veri akışını merkezi ve ölçülebilir bir yapıya taşıyor.
Bunun yanı sıra, sipariş ve sevkiyat takibi, teknik destek süreçleri gibi kritik adımlarda, mobil uyumlu yazılımlar ve platformlar aracılığıyla daha hızlı ve şeffaf bir yönetim sağlıyoruz. Her adımı izlenebilir hale getirmek hem iç süreçlerde kontrolü artırıyor hem de son kullanıcıya daha istikrarlı ve kesintisiz bir hizmet sunmamıza imkân tanıyor.
Tüm bu teknolojik dönüşüm adımları, yalnızca süreç odaklı değil, aynı zamanda müşteri deneyimini ve iş ortaklarımızla olan iş birliğini derinleştiren bir anlayışla şekilleniyor. Kurum kültürümüzde dijitalleşmeyi bir refleks haline getirmeye çalışıyor, dönüşüm sürecimizi sürdürülebilir kılmak için sürekli yenileniyoruz.
- Dijital dönüşüm yolculuğunuzda Yapay Zeka’yı (YZ) kullanıyor musunuz?
Yapay zekâ teknolojilerini dijital dönüşüm yolculuğumuzun önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Özellikle satış, pazarlama ve müşteri hizmetleri alanlarında bu teknolojilerden aktif şekilde faydalanmaya başladık.
Müşteri ihtiyaçlarını daha iyi anlamak, satış tahminlerini güçlendirmek ve bayi ile servis ağımıza daha doğru yönlendirmeler sunmak amacıyla, yapay zekâ destekli veri analiz araçlarını süreçlerimize entegre ettik. Bu sayede hem daha hızlı karar alabiliyor hem de daha isabetli aksiyonlar geliştirebiliyoruz.
Servis taleplerinin önceliklendirilmesi, müşteri geri bildirimlerinin sınıflandırılması ve kampanya optimizasyonu gibi alanlarda yapay zekâ tabanlı uygulamalar iş süreçlerimizi daha verimli ve etkili hale getiriyor.
Tüm bu çalışmaların temel amacı hem iş ortaklarımıza hem de son kullanıcıya daha akıllı, hızlı ve kişiselleştirilmiş çözümler sunmak. Yapay zekâyı sadece bugünün değil, geleceğin de vazgeçilmez bir parçası olarak konumlandırıyoruz.
Yapay Zeka’nın Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) entegrasyonu ile ilgili operasyonel süreçlerin verimliliğinde nasıl sonuçlar elde edildiğini öğrenebilir miyiz?
Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) entegrasyonu, doğrudan kendi operasyonel süreçlerimiz içinde aktif olarak yer almasa da sektör genelinde bu teknolojinin özellikle projelendirme, sistem yerleşimi ve enerji verimliliği analizlerinde ciddi faydalar sağladığını yakından gözlemliyoruz.
Bu bilinçle, önümüzdeki dönemde iş ortaklarımızla birlikte yürüttüğümüz projelerde BIM uyumlu veri paylaşımı ve entegrasyonlara açık bir yaklaşım benimsiyoruz. Yapay zekâ destekli analizlerin BIM ile birleştiğinde projelere hız, doğruluk ve sürdürülebilirlik kattığını biliyoruz.
Teknolojiyi sadece dijital araçlar üzerinden değil, insan dokunuşuyla bütünleşen akıllı çözümler şeklinde ele alıyor, bu sayede daha çevik, kullanıcı dostu ve verimli süreçler oluşturmayı hedefliyoruz.
- AR-GE süreçlerinizde Yapay Zeka destekli veri analizi ve tahminleme teknolojileri ürün geliştirmeye nasıl katkı sağlamaktadır? Ürün inovasyon süreçlerinizde bu teknolojilerin yeri nedir?
Gree’nin Türkiye temsilcisi olarak, ürünlerin AR-GE ve üretim süreçleri doğrudan bünyemizde yürütülmese de bizler satış, pazarlama ve müşteri hizmetleri tarafında yapay zekâ destekli veri analizlerinden aktif olarak faydalanıyoruz.
Özellikle satış ekiplerimizin yeni müşteri kazanım stratejilerinde ve pazarlama ekiplerimizin hedef odaklı kampanyalar oluşturmasında, tahmine dayalı modelleme ve segmentasyon araçları önemli rol oynuyor. Bu sayede hem müşteri beklentilerine daha uygun çözümler sunabiliyor hem de pazarlama etkinliğimizi artırabiliyoruz.
Ürün inovasyon sürecine dolaylı olarak katkı sunan bu veri odaklı yaklaşım, aynı zamanda müşteri geri bildirimlerinin sistematik şekilde analiz edilmesini sağlayarak, genel ürün ve hizmet kalitesinin artırılmasına da destek oluyor.
- Müşteri Destek Hizmetlerinizde Yapay Zeka’dan faydalanıyor musunuz? Akıllı arıza tespit sistemleri ya da uzaktan izleme çözümleri gibi uygulamalarınız var mıdır? Bu doğrultuda müşterilerinizden aldığınız geri bildirimler için neler söylemek istersiniz?
Müşteri destek hizmetlerimizde yapay zekâ teknolojilerinden giderek daha fazla faydalanıyoruz. Salesforce CRM altyapımızla entegre çalışan veri setleri ve uzaktan izleme çözümleri, servis süreçlerimizi daha hızlı, proaktif ve verimli hale getiriyor.
Bu sayede müşterilerimizin taleplerini daha etkin şekilde analiz edebiliyor, arıza önceliklendirmelerini sistematik olarak gerçekleştirebiliyor ve servis süreçlerimizi daha şeffaf bir yapıya kavuşturabiliyoruz. Yapay zekâ tabanlı araçlar, aynı zamanda müşteri geri bildirimlerini sınıflandırmamıza ve bu geri bildirimlerden anlamlı içgörüler üretmemize de imkân tanıyor.
Kullandığımız teknolojilerin ortak hedefi, müşteri memnuniyetini artırmak ve kullanıcı deneyimini kesintisiz hale getirmek. Bu dönüşüm sayesinde müşterilerimizden gelen geri bildirimler son derece olumlu ve bu da attığımız dijital adımların ne kadar yerinde olduğunu bize net biçimde gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde, yapay zekâ destekli çözümlerimizi daha da geliştirerek, servis hizmetlerimizi daha akıllı, erişilebilir ve öngörülü hale getirmeyi hedefliyoruz.
- Dijital dönüşümünüz kapsamında, son dönemde pazara sunduğunuz yüksek teknolojiye sahip ve enerji verimliliği ile öne çıkan ürünlerinizle ilgili bilgi alabilir miyiz?
Dijital dönüşüm vizyonumuzu yansıtan en güncel örneklerden biri, yüksek teknolojiye sahip yeni nesil klima çözümümüz olan Airy. Kullanıcı odaklı inovasyon anlayışıyla geliştirilen bu ürün hem konforu hem de enerji verimliliğini ön planda tutan akıllı bir sistem olarak öne çıkıyor.
Airy’nin en dikkat çeken özelliklerinden biri, akıllı nem kontrolü sayesinde ortamı serinletirken havayı kurutmaması. Böylece yaşam alanlarında daha doğal ve dengeli bir iklim sağlanıyor; bu da özellikle yaz aylarında daha kaliteli uyku ve yaşam konforu anlamına geliyor.
Ürün, yapay zekâ destekli öğrenme kabiliyetiyle kullanıcı alışkanlıklarını analiz ediyor ve ortam koşullarını buna göre otomatik olarak optimize ediyor. Android tabanlı cihazlardan sesli komutlarla yönetilebilen yapısı ve Wi-Fi bağlantısı sayesinde uzaktan erişim imkânı, kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyor. Aynı zamanda yüksek enerji verimliliği sunan yapısıyla çevre dostu bir ürün olan Airy, dijitalleşme stratejimizin somut bir çıktısı olarak hem kullanıcıya hem gezegene değer katıyor. Bu ürünle, sektördeki teknolojik liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz.
Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonu sahipsiniz?
Ürün portföyümüzü, farklı ihtiyaçlara ve kullanım alanlarına özel çözümler sunacak şekilde yapılandırıyoruz. Konut segmentinde, inverter teknolojisine sahip duvar tipi ve multi split sistemlerimiz öne çıkıyor. Bu ürünler, enerji verimliliği, sessiz çalışma, yapay zekâ destekli sıcaklık ayarı ve mobil uygulama entegrasyonu gibi özellikleriyle yüksek kullanıcı konforu sağlıyor.
Ticari ve endüstriyel segmentte ise özellikle VRF (Variable Refrigerant Flow) teknolojisiyle donatılmış sistemlerimiz tercih ediliyor. Bu sistemler, birden fazla iç ünitenin tek dış üniteye bağlanması sayesinde farklı alanların bağımsız sıcaklık kontrolünü mümkün kılıyor. Bu da ofis, mağaza ya da üretim tesisleri gibi çoklu kullanım alanlarında hem esneklik hem de verimlilik sağlıyor.
Tüm segmentlerdeki çözümlerimizde ortak hedefimiz; kullanıcıya daha akıllı, sürdürülebilir ve yüksek performanslı iklimlendirme sistemleri sunmak.
Ürünlerinizle ilgili biraz da teknik bilgi alabilir miyiz? Bu sistemlerin çalışma prensipleri, kullanıcıya sunduğu avantajlar ve çevre dostu yönleri nelerdir?
Ürünlerimiz, yüksek verimlilik ve çevre duyarlılığı odağında geliştirilen inverter kompresör teknolojisi ile çalışıyor. Bu teknoloji sayesinde sistem, ihtiyaca göre kapasitesini otomatik olarak ayarlıyor; böylece hem enerji tasarrufu sağlanıyor hem de cihazın ömrü uzuyor.
Özellikle VRF sistemlerimiz, modüler yapıları sayesinde projeye özel kapasite çözümleri sunuyor. Her alanın farklı sıcaklık ihtiyaçlarını karşılayabilen bu sistemler hem konut dışı büyük yapılarda hem de karma projelerde ideal bir iklimlendirme çözümü sunuyor.
Ürünlerimizde çevre dostu R32 soğutucu gaz kullanıyoruz. Bu gaz, daha düşük karbon salınımı ile iklimlendirme süreçlerinin çevresel etkisini minimuma indiriyor. Aynı zamanda, gelişmiş otomasyon ve merkezi kontrol sistemleri sayesinde kullanıcılar enerji tüketimini anlık olarak takip edebiliyor, arıza durumlarını uzaktan görebiliyor ve hızlı müdahale edebiliyor.
Bu özellikler, sadece enerji verimliliği ve çevre duyarlılığı açısından değil; aynı zamanda konfor, güvenlik ve uzun vadeli işletme maliyetleri açısından da önemli avantajlar sunuyor.
- Sürdürülebilirlik odağında en çok karşılaştığınız zorluklar nelerdir?
Üretici firma olmadığımız için doğrudan üretim kaynaklı emisyon azaltımı veya enerji dönüşüm projeleri yürütemiyoruz. Ancak bu durum, sürdürülebilirlik konusundaki sorumluluğumuzu azaltmıyor. En büyük zorluklardan biri, tedarik zincirimizdeki her bileşenin çevresel standartlara uygunluğunu sürekli olarak gözetmek ve iş ortaklarımızı bu konuda bilinçlendirmek oluyor.
Sürdürülebilirlik artık sadece çevre odaklı bir konu değil; aynı zamanda tedarik, maliyet ve marka itibarı açısından da kritik bir unsur haline geldi. Bu sebeple, sürdürülebilirlik yaklaşımını iş modelimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.
Küresel enerji krizleri ve karbon emisyonu hedefleriniz doğrultusunda, üretim hatlarınızda gerçekleştirdiğiniz enerji verimliliği uygulamalarınız nelerdir?
Türkiye’de üretim faaliyetimiz bulunmadığı için doğrudan üretim hatlarımızda enerji verimliliği uygulamaları gerçekleştirmiyoruz. Ancak Gree’nin küresel ölçekte benimsediği yüksek verimlilik ve çevreci üretim politikalarını destekliyor, bu standartlara uygun ürünleri pazara sunuyoruz. Temsilciliğini yaptığımız ürünlerde kullanılan R32 çevre dostu soğutucu gaz, inverter teknolojisi ve uzun ömürlü tasarımlar, karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlayan başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Bu kapsamda geri dönüşüm, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında neler yaptıklarınızı öğrenebilir miyiz?
Lojistik operasyonlarımızda taşıma verimliliğini artırmaya ve ambalaj malzemelerinde geri dönüştürülebilir içerik kullanmaya öncelik veriyoruz. Bu sayede çevresel etkileri azaltırken, operasyonel sürdürülebilirliğimizi de güçlendirmiş oluyoruz.
Ofis içi uygulamalarda ise atık yönetimi programları yürütüyor ve yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya yönelik adımlar atıyoruz. Tüm bu çabalar, sadece çevreye duyarlı olmakla kalmayıp, aynı zamanda şirket kültürümüzün sürdürülebilirlik ekseninde gelişmesine de katkı sağlıyor.
Hedefimiz; tüm paydaşlarımızla birlikte hareket ederek Türkiye iklimlendirme sektöründe çevre bilinci yüksek, enerji verimliliği öncelikli bir örnek model oluşturmak.
- Son olarak, geleceğe dair öngörülerinizi ve röportajımızın sonuna eklemek istediklerinizi bizimle paylaşır mısınız?
İklimlendirme sektörü, teknolojiyle daha da bütünleşmiş hale gelen, dinamik ve dönüşen bir yapıya sahip. Bu dönüşümün merkezinde; dijitalleşme, yapay zekâ, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi konular yer alıyor. Biz de bu gerçekliğin farkında olarak, sadece bugünü değil, geleceği de şekillendirecek çözümler üretmeye odaklanıyoruz.
Müşteri beklentilerinin hızla değiştiği, teknolojinin sürekli evrildiği bir dünyada; esnek, veri odaklı ve çevik kalabilmek artık bir tercih değil, bir zorunluluk. Bu nedenle yatırımlarımızı sadece teknolojiye değil, aynı zamanda insan kaynağımıza ve iş birliklerimize de yönlendiriyoruz.
Gree gibi global ölçekte güçlü bir markayı temsil etmenin verdiği sorumlulukla; yüksek teknolojiye sahip, çevre dostu ürünler sunarken, hizmet altyapımızı da sürekli geliştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hem ticari hem konut çözümlerinde daha da akıllı, daha sezgisel ve daha sürdürülebilir sistemlerle pazarda fark yaratmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle, dijitalleşmenin yalnızca teknik bir geçiş değil, aynı zamanda kültürel bir dönüşüm olduğuna inandığımızı bir kez daha vurgulamak isterim. Sektöre katkı sağlayan bu kıymetli röportaj vesilesiyle emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul’ün öz tüketimi için 51 MW’lık yeşil enerji yatırımı yapacak
Yayınlandı
15 saat önce-
Nisan 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması hayata geçiyor.
Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Rönesans Enerji, grup şirketlerinden Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın öz tüketim ihtiyacını karşılamak üzere iki yeni projeyi hayata geçiriyor. Bu kapsamda, İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip projelerin yatırımı gerçekleştirilecek. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.
Rönesans Enerji ile Rönesans Gayrimenkul Yatırım arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması (YEYTA) modeli hayata geçirildi. Yatırım ve işletme süreçlerinin enerji üretim şirketi tarafından üstlenildiği bu model çerçevesinde Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın ihtiyaç duyduğu enerji tesislerini kuracak ve işletmesini sağlayacak. Bu kapsamda; İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip tesisler kurulacak. Bu kurulu güç kapasitesi ile yıllık 142 milyon kWh’lık üretim bekleniyor. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, grup şirketleri Rönesans Gayrimenkul Yatırım ile imzaladıkları YEYTA modeli ile Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle konuştu: “Bir örneğini gayrimenkul grup şirketimizle imzaladığımız YEYTA modelinde yatırım maliyetinin tamamı Rönesans Enerji tarafından karşılanıyor. Proje geliştirme, inşaat, tedarik, finansman, devreye alma ve işletme gibi tüm süreçler Rönesans Enerji tarafından yürütülürken, tüketici herhangi bir yatırım yükü üstlenmeden kendi ihtiyaçlarına yönelik yeşil elektrik tedarik edebiliyor. Bu sayede hem sera gazı emisyonlarının hem de elektrik maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Ayrıca tüketiciler, yatırım ve işletme risklerini üstlenmeden, tüketim kapasiteleri kapsamında lisanssız üretim haklarını 20 yıl vadeli bir sözleşme ile güvence altına alabiliyor.
Bu model ile indirimli yeşil elektrik tedarik edilebildiğine dikkat çeken Emre Hatem, “Tüketicinin elektrik üretimi için herhangi bir sermaye ayırmasını gerektirmeyen bu yapı sayesinde, lisanssız üretim projeleri de lisanslı projelerde olduğu gibi enerji üretim şirketlerinin uzmanlığıyla hayata geçiriliyor. Böylece tüketici kendi faaliyet alanlarına odaklanmaya ve sermayelerini esas iş kolları için kullanmaya devam edebiliyor. Bu yaklaşım hem sektörel düzeyde hem de makro ölçekte toplam verimliliğin artmasına katkı sağlıyor” dedi.
RÖNESANS GAYRİMENKUL YATIRIM PORTFÖYÜNDEKİ TÜM VARLIKLARIN ELEKTRİK İHTİYACI KARŞILANACAK

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2017 yılından bu yana uygulanan enerji yönetimi ve tasarruf önlemleri sayesinde, varlıkların merkezi otomasyon ve enerji izleme sistemleri ile proaktif şekilde yönetildiğini, bu sürecin LED dönüşüm projeleriyle de desteklendiğini belirtti. Bu çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Yaşar, alışveriş merkezlerinde 2025 yılı sonu itibarıyla, 2017 yılına kıyasla birim inşaat alanı başına ortak alan elektrik tüketiminin yüzde 60,4 oranında azaltıldığını ifade etti.
Yeşil enerjiye geçiş kapsamında yürütülen projelere de değinen Yaşar, 2028 yılı itibarıyla tüm projelerin enerji ihtiyacının yüzde 100’ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu doğrultuda Rönesans Enerji ile YEYTA imzalandığını belirten Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım portföyündeki gayrimenkullerin elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin yeşil enerji kaynaklarından sağlanacağını kaydetti. Söz konusu anlaşmanın, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olduğunun altını çizdi.
Rönesans Enerji ise geliştirdiği yenilikçi ve güvenilir yeşil enerji çözümleriyle iş ortaklarının sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, Türkiye’nin enerji dönüşümüne ivme kazandırmaya devam ediyor.
GENEL
Schmid Pekintaş, SolarEX 2026’ya P-Tech lansmanıyla damga vurdu
Yayınlandı
15 saat önce-
Nisan 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Avrupa’nın en büyük güneş paneli üretim kapasitesine sahip Schmid Pekintaş, bu yıl 8-10 Nisan tarihleri arasında 18’incisi düzenlenen SolarEX 2026’ya damgasını vurdu. Kurulduğu günden bu yana fuarın daimi katılımcısı olan şirket, bu yıl stratejik yatırımı P-Tech’in lansmanını gerçekleştirerek yüksek verimlilikli yerli panel çözümleriyle teknoloji odağını ve üretim gücünü bir kez daha ortaya koydu.
Schmid Pekintaş, bu yıl 18’incisi düzenlenen SolarEX – Uluslararası Güneş Enerjisi Teknolojileri ve Depolama Fuarı’nda, kurulduğu günden bu yana fuara katılımını sürdürerek sektördeki güçlü konumunu pekiştirdi. Fuarın öne çıkan başlıklarından biri, Schmid Pekintaş’ın güneş hücresi teknolojisindeki atılımını temsil eden P-Tech markasının tanıtımı oldu. 5 Nisan itibarıyla fabrikada tam kapasite üretime başlayan P-Tech, TOPCon G12R Plus hücre teknolojisi ile Türkiye’nin enerji dönüşümüne yerli mühendislik gücü katıyor.

Yüksek verimli panel çözümleri sergilendi
Fuar kapsamında sergilenen yerli üretilen SPE 620 Watt G12R TOPCon Plus Glass-Glass Bifacial güneş panelleri, yüksek güç çıkışı ve gelişmiş hücre teknolojisiyle öne çıkarken; yüksek verimlilik ve uzun ömürlü performans avantajlarıyla dikkat çekti.
“P-Tech ile dikey entegrasyonumuzu güçlendirdik”
Lansman kapsamında açıklamalarda bulunan Schmid Pekintaş Enerji Satış ve Pazarlama Müdürü Kamil Şahinşah, P-Tech yatırımını şu sözlerle değerlendirdi:
“Enerjide dönüşüm artık yalnızca bir hedef değil, bugünün en kritik sorumluluğudur. 5 Nisan’da üretim meşalesini yaktığımız P-Tech tesisimizle, yüksek verimli hücre üretimini kendi bünyemize taşıyarak dikey entegrasyonumuzu güçlendirdik. SolarEX’te gördüğümüz yoğun ilgi, Türkiye’den dünyaya uzanan bu teknoloji gücünün global pazardaki rekabetçi konumunu şimdiden kanıtlıyor.”
Yeni iş birliklerinin temeli atıldı
Pekintaş için 2026 yılının ilk çeyreği, hem P-Tech yatırımı hem de genişleyen iş hacmiyle verimli geçti. Fuar süresince başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere farklı ülkelerden gelen heyetlerle önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Mevcut iş ortaklıklarının pekiştirildiği fuarda, yeni müşteri bağlantılarıyla stratejik iş birliklerinin temelleri atıldı. Güneş enerjisi sektörünün en prestijli buluşma noktalarından biri olan SolarEX’te Schmid Pekintaş, 2. Hol girişindeki standında ziyaretçilerini ağırlayarak fuardan güçlü kazanımlarla ayrıldı. Şirket, 2026’nın geri kalanında P-Tech’in yerli üretim gücüyle küresel pazardaki payını artırmayı hedefliyor.
GENEL
Daimler Truck AG’nin Avrupa’daki İlk Konteyner Veri Merkezi Aksaray Kamyon Fabrikası’nda Devreye Alındı
Yayınlandı
15 saat önce-
Nisan 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Mercedes-Benz Türk, küresel IT organizasyonundaki stratejik sorumluluklarını genişleten yatırımlarına devam ediyor. Daimler Truck AG’nin Avrupa lokasyonları içerisinde ilk kez hayata geçirilen Konteyner Veri Merkezi Aksaray Kamyon Fabrikası’nda devreye alındı. Bu yatırım, şirketin iş sürekliliği ve operasyonel dayanıklılığını üst seviyeye çıkarırken, ileri teknoloji altyapısı ve dijital yetkinliğiyle Türkiye’nin Daimler Truck küresel IT yapılanmasındaki konumunu ve hizmet ihracatındaki etkisini daha da pekiştiriyor.
Mercedes-Benz Türk, sürdürülebilir, dayanıklı ve geleceğe hazır bir veri merkezi mimarisine geçiş hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği Container Data Center projesiyle IT altyapısında yeni bir dönemi başlatıyor. Daimler Truck AG’nin Avrupa lokasyonları içerisindeki ilk Konteyner Veri Merkezi olma özelliği taşıyan yatırım, Türkiye’nin Daimler Truck küresel IT yapılanması içindeki stratejik konumunu somut bir şekilde ortaya koyuyor.



Dayanıklı, Modüler ve Geleceğe Yön Veren IT Altyapısı
Yaklaşık 200 kişilik IT ekibiyle dünya genelindeki operasyonlara teknolojik çözümleri sunmayı sürdüren Mercedes-Benz Türk, bu yeni altyapı yatırımıyla bilgi teknolojileri alanındaki yetkinliğini daha da ileri taşıyor. Aynı zamanda Türkiye’den gerçekleştirilen IT hizmet ihracatını güçlendirerek küresel ölçekte katma değer üretmeye devam ediyor.
Deprem ve diğer fiziksel risklerden bağımsız, modüler ve yüksek enerji verimliliğine sahip olarak tasarlanan veri merkezi, İstanbul ve Aksaray arasında yaklaşık 700 kilometrelik coğrafi yedeklilik sağlayarak kritik iş uygulamalarının kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir şekilde çalışmasını güvence altına alıyor.
Modüler ve ölçeklenebilir mimarisi sayesinde hızlı devreye alınabilir bir yapı sunan merkez, şirketin dijital dönüşüm yolculuğunda daha sade, daha dayanıklı ve daha esnek bir IT altyapısına geçişini destekliyor. Bu yatırım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin büyüme ve teknoloji gereksinimlerine de cevap verecek şekilde konumlandırıldı.
Açılış törenine Daimler Truck Bilgi Teknolojileri Altyapı Direktörü Kilian Köhnlein, Mercedes-Benz Türk Bilgi Teknolojileri Direktörü Gökçe Bezmez ve Aksaray Kamyon Fabrikası Direktörü Pedro Afonso katıldı.
“Her Sürecin Merkezinde IT var, Türkiye de Daimler Truck Küresel IT Yapılanmasında Stratejik Önemde”
Yeni yatırımın şirket için stratejik önemine dikkat çeken Mercedes-Benz Türk Bilgi Teknolojileri Direktörü Gökçe Bezmez şunları söyledi: “Bilgi teknolojileri, Mercedes-Benz Türk’te üretimden tedarik zincirine, satıştan satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreçlerin temelini oluşturuyor. Şirketimizdeki hemen her operasyon, güçlü ve entegre bir IT altyapısı üzerine inşa edilmiş durumda. Aksaray Kamyon Fabrikamızda devreye aldığımız Container Data Center yatırımı, yalnızca teknik bir altyapı hamlesi değil; iş sürekliliğimizi, veri güvenliğimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı uzun vadeli bir perspektifle güçlendiren stratejik bir adım.
Daimler Truck AG’nin Avrupa lokasyonları içerisinde hayata geçirilen ilk örnek olması, Türkiye’deki IT organizasyonumuzun küresel ölçekte üstlendiği rolün açık bir göstergesi.
IT Yetkinlik Merkezimiz, İstanbul ve Aksaray’da görev yapan yaklaşık 200 kişilik uzman kadrosuyla Daimler Truck ve Buses’ın dünya genelindeki operasyonlarına hizmet sunmaya ve Türkiye’den değer üretmeye devam ediyor.
Önümüzdeki dönemde mobilite, veri analitiği ve akıllı üretim teknolojileri odağında yatırımlarımızı sürdürerek Daimler Truck’ın küresel IT ağındaki stratejik rolümüzü daha da büyütmeyi hedefliyoruz.”
Son Yazılar
- Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul’ün öz tüketimi için 51 MW’lık yeşil enerji yatırımı yapacak Nisan 14, 2026
- Schmid Pekintaş, SolarEX 2026’ya P-Tech lansmanıyla damga vurdu Nisan 14, 2026
- Daimler Truck AG’nin Avrupa’daki İlk Konteyner Veri Merkezi Aksaray Kamyon Fabrikası’nda Devreye Alındı Nisan 14, 2026
- Tremco CPG Türkiye, ZAK World of Façades 2026’da Enerji Verimli ve Yangın Güvenli Cephe Çözümlerini Anlatacak Nisan 14, 2026
- Draft Panel Teknolojisi Klima Havasına Bağlı Rahatsızlık Hissini Azaltmaya Yardımcı Oluyor Nisan 14, 2026
- KOÇTAŞ GÜVENCESİYLE HIZLI HİZMET ARTIK USTABİLİR’DE Nisan 14, 2026
- Akçansa, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayınladı Nisan 13, 2026
- JENDER 2. Olağan Genel Kurulu’nda Burak BAŞEĞMEZLER Oy Birliğiyle Yeniden Başkan Seçildi Nisan 13, 2026
- Pekintaş Group ve ARRAY, Karaman GES için güçlerini birleştirdi Nisan 13, 2026
- Bosch Türkiye’de üst düzey atama Nisan 13, 2026
- Zorlu Enerji sürdürülebilirlikte liderliğe yükseldi Nisan 13, 2026
- İzocam’dan Yaşam Alanlarında “Bütünsel Yalıtım” Yaklaşımı Nisan 13, 2026
- Kale Grubu’nun Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi Sosyal Girişimcilik Programı için başvurular başladı Nisan 13, 2026
- Baumit Türkiye’den iklim kriziyle mücadeleye çözüm çağrısı Nisan 13, 2026
- Akkim İhracat Performansını sürekli arttırıyor ! Nisan 10, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










