TLC Klima’dan Dijital Dönüşüm Hamlesi: Yapay Zeka ile Geleceğe Akıllı Adımlar - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

TLC Klima’dan Dijital Dönüşüm Hamlesi: Yapay Zeka ile Geleceğe Akıllı Adımlar

Yayınlandı

-

Filiz Doğan – TLC Klima Genel Müdür

30 yılı aşkın tecrübesiyle iklimlendirme sektöründe öncü bir rol üstlenen TLC Klima, dijital dönüşüm yolculuğunda teknolojiyi yalnızca bir araç değil, stratejik bir vizyon olarak konumlandırıyor. 

  • Öncelikle; firmanızı kısaca tanıyarak, Dijital Dönüşüm Yolculuğunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

TLC Klima olarak, 30 yılı aşkın sektörel deneyimimizle 2016 yılından bu yana Gree Klima Sistemleri’nin Türkiye’deki resmi distribütörlüğünü yürütüyoruz. Gree, dünyanın en büyük klima üreticisi olarak güçlü 

Ar-Ge altyapısı, geniş ürün yelpazesi ve milyonlarca kullanıcıya ulaşan global deneyimiyle sektörün öncülerindendir.

Biz de bu güçlü markanın temsilcisi olarak, dijital dönüşümü yalnızca teknolojik bir geçiş süreci değil, aynı zamanda müşteri memnuniyetini ve operasyonel verimliliği artıran stratejik bir yapı taşı olarak görüyoruz. Satıştan pazarlamaya, servis yönetiminden bayi iletişim ağımıza kadar tüm temas noktalarımızı veri odaklı sistemlerle yeniden tasarlıyoruz.

Bu kapsamda, özellikle Salesforce CRM altyapısına geçişimiz, dijital dönüşüm yolculuğumuzda önemli bir adımı temsil ediyor. Bu sistem sayesinde müşterilerimizi daha iyi tanıyor, daha hızlı çözümler sunuyor ve iş ortaklarımızla daha sağlam bağlar kurabiliyoruz.

Dijital dönüşüm sürecimizi, sadece günün gerekliliklerine uyum sağlamak değil, aynı zamanda iklimlendirme sektöründe fark yaratan, çevik ve yenilikçi bir oyuncu olma vizyonumuzla sürdürüyoruz.

Son zamanlarda, tedarikten üretime ve üretimden satışa ilgili tüm operasyonel süreçlerinizdeki Teknolojik Değişimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Operasyonel süreçlerimizi, dijital dönüşüm stratejimiz doğrultusunda uçtan uca yeniden ele alıyoruz. Tedarik zincirinden satışa, lojistikten satış sonrası hizmetlere kadar tüm iş akışlarında teknoloji tabanlı çözümleri devreye alarak verimliliği artırmaya odaklanıyoruz.

Son dönemde özellikle satış, pazarlama, servis ve bayi yönetimi alanlarında entegre sistemlere geçiş sağladık. Salesforce CRM altyapımız, sadece müşteri ilişkilerini yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda bayilerimiz ve teknik servis ağımızla olan veri akışını merkezi ve ölçülebilir bir yapıya taşıyor.

Bunun yanı sıra, sipariş ve sevkiyat takibi, teknik destek süreçleri gibi kritik adımlarda, mobil uyumlu yazılımlar ve platformlar aracılığıyla daha hızlı ve şeffaf bir yönetim sağlıyoruz. Her adımı izlenebilir hale getirmek hem iç süreçlerde kontrolü artırıyor hem de son kullanıcıya daha istikrarlı ve kesintisiz bir hizmet sunmamıza imkân tanıyor.

Tüm bu teknolojik dönüşüm adımları, yalnızca süreç odaklı değil, aynı zamanda müşteri deneyimini ve iş ortaklarımızla olan iş birliğini derinleştiren bir anlayışla şekilleniyor. Kurum kültürümüzde dijitalleşmeyi bir refleks haline getirmeye çalışıyor, dönüşüm sürecimizi sürdürülebilir kılmak için sürekli yenileniyoruz.

  • Dijital dönüşüm yolculuğunuzda Yapay Zeka’yı (YZ) kullanıyor musunuz?

Yapay zekâ teknolojilerini dijital dönüşüm yolculuğumuzun önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Özellikle satış, pazarlama ve müşteri hizmetleri alanlarında bu teknolojilerden aktif şekilde faydalanmaya başladık.

Müşteri ihtiyaçlarını daha iyi anlamak, satış tahminlerini güçlendirmek ve bayi ile servis ağımıza daha doğru yönlendirmeler sunmak amacıyla, yapay zekâ destekli veri analiz araçlarını süreçlerimize entegre ettik. Bu sayede hem daha hızlı karar alabiliyor hem de daha isabetli aksiyonlar geliştirebiliyoruz.

Servis taleplerinin önceliklendirilmesi, müşteri geri bildirimlerinin sınıflandırılması ve kampanya optimizasyonu gibi alanlarda yapay zekâ tabanlı uygulamalar iş süreçlerimizi daha verimli ve etkili hale getiriyor.

Tüm bu çalışmaların temel amacı hem iş ortaklarımıza hem de son kullanıcıya daha akıllı, hızlı ve kişiselleştirilmiş çözümler sunmak. Yapay zekâyı sadece bugünün değil, geleceğin de vazgeçilmez bir parçası olarak konumlandırıyoruz.

Yapay Zeka’nın Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) entegrasyonu ile ilgili operasyonel süreçlerin verimliliğinde nasıl sonuçlar elde edildiğini öğrenebilir miyiz?

Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) entegrasyonu, doğrudan kendi operasyonel süreçlerimiz içinde aktif olarak yer almasa da sektör genelinde bu teknolojinin özellikle projelendirme, sistem yerleşimi ve enerji verimliliği analizlerinde ciddi faydalar sağladığını yakından gözlemliyoruz.

Bu bilinçle, önümüzdeki dönemde iş ortaklarımızla birlikte yürüttüğümüz projelerde BIM uyumlu veri paylaşımı ve entegrasyonlara açık bir yaklaşım benimsiyoruz. Yapay zekâ destekli analizlerin BIM ile birleştiğinde projelere hız, doğruluk ve sürdürülebilirlik kattığını biliyoruz.

Teknolojiyi sadece dijital araçlar üzerinden değil, insan dokunuşuyla bütünleşen akıllı çözümler şeklinde ele alıyor, bu sayede daha çevik, kullanıcı dostu ve verimli süreçler oluşturmayı hedefliyoruz.

  • AR-GE süreçlerinizde Yapay Zeka destekli veri analizi ve tahminleme teknolojileri ürün geliştirmeye nasıl katkı sağlamaktadır? Ürün inovasyon süreçlerinizde bu teknolojilerin yeri nedir?

Gree’nin Türkiye temsilcisi olarak, ürünlerin AR-GE ve üretim süreçleri doğrudan bünyemizde yürütülmese de bizler satış, pazarlama ve müşteri hizmetleri tarafında yapay zekâ destekli veri analizlerinden aktif olarak faydalanıyoruz.

Özellikle satış ekiplerimizin yeni müşteri kazanım stratejilerinde ve pazarlama ekiplerimizin hedef odaklı kampanyalar oluşturmasında, tahmine dayalı modelleme ve segmentasyon araçları önemli rol oynuyor. Bu sayede hem müşteri beklentilerine daha uygun çözümler sunabiliyor hem de pazarlama etkinliğimizi artırabiliyoruz.

Ürün inovasyon sürecine dolaylı olarak katkı sunan bu veri odaklı yaklaşım, aynı zamanda müşteri geri bildirimlerinin sistematik şekilde analiz edilmesini sağlayarak, genel ürün ve hizmet kalitesinin artırılmasına da destek oluyor.

  • Müşteri Destek Hizmetlerinizde Yapay Zeka’dan faydalanıyor musunuz? Akıllı arıza tespit sistemleri ya da uzaktan izleme çözümleri gibi uygulamalarınız var mıdır? Bu doğrultuda müşterilerinizden aldığınız geri bildirimler için neler söylemek istersiniz?

Müşteri destek hizmetlerimizde yapay zekâ teknolojilerinden giderek daha fazla faydalanıyoruz. Salesforce CRM altyapımızla entegre çalışan veri setleri ve uzaktan izleme çözümleri, servis süreçlerimizi daha hızlı, proaktif ve verimli hale getiriyor.

Bu sayede müşterilerimizin taleplerini daha etkin şekilde analiz edebiliyor, arıza önceliklendirmelerini sistematik olarak gerçekleştirebiliyor ve servis süreçlerimizi daha şeffaf bir yapıya kavuşturabiliyoruz. Yapay zekâ tabanlı araçlar, aynı zamanda müşteri geri bildirimlerini sınıflandırmamıza ve bu geri bildirimlerden anlamlı içgörüler üretmemize de imkân tanıyor.

Kullandığımız teknolojilerin ortak hedefi, müşteri memnuniyetini artırmak ve kullanıcı deneyimini kesintisiz hale getirmek. Bu dönüşüm sayesinde müşterilerimizden gelen geri bildirimler son derece olumlu ve bu da attığımız dijital adımların ne kadar yerinde olduğunu bize net biçimde gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde, yapay zekâ destekli çözümlerimizi daha da geliştirerek, servis hizmetlerimizi daha akıllı, erişilebilir ve öngörülü hale getirmeyi hedefliyoruz.

  • Dijital dönüşümünüz kapsamında, son dönemde pazara sunduğunuz yüksek teknolojiye sahip ve enerji verimliliği ile öne çıkan ürünlerinizle ilgili bilgi alabilir miyiz?

Dijital dönüşüm vizyonumuzu yansıtan en güncel örneklerden biri, yüksek teknolojiye sahip yeni nesil klima çözümümüz olan Airy. Kullanıcı odaklı inovasyon anlayışıyla geliştirilen bu ürün hem konforu hem de enerji verimliliğini ön planda tutan akıllı bir sistem olarak öne çıkıyor.

Airy’nin en dikkat çeken özelliklerinden biri, akıllı nem kontrolü sayesinde ortamı serinletirken havayı kurutmaması. Böylece yaşam alanlarında daha doğal ve dengeli bir iklim sağlanıyor; bu da özellikle yaz aylarında daha kaliteli uyku ve yaşam konforu anlamına geliyor.

Ürün, yapay zekâ destekli öğrenme kabiliyetiyle kullanıcı alışkanlıklarını analiz ediyor ve ortam koşullarını buna göre otomatik olarak optimize ediyor. Android tabanlı cihazlardan sesli komutlarla yönetilebilen yapısı ve Wi-Fi bağlantısı sayesinde uzaktan erişim imkânı, kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyor. Aynı zamanda yüksek enerji verimliliği sunan yapısıyla çevre dostu bir ürün olan Airy, dijitalleşme stratejimizin somut bir çıktısı olarak hem kullanıcıya hem gezegene değer katıyor. Bu ürünle, sektördeki teknolojik liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz.

Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonu sahipsiniz?

Ürün portföyümüzü, farklı ihtiyaçlara ve kullanım alanlarına özel çözümler sunacak şekilde yapılandırıyoruz. Konut segmentinde, inverter teknolojisine sahip duvar tipi ve multi split sistemlerimiz öne çıkıyor. Bu ürünler, enerji verimliliği, sessiz çalışma, yapay zekâ destekli sıcaklık ayarı ve mobil uygulama entegrasyonu gibi özellikleriyle yüksek kullanıcı konforu sağlıyor.

Ticari ve endüstriyel segmentte ise özellikle VRF (Variable Refrigerant Flow) teknolojisiyle donatılmış sistemlerimiz tercih ediliyor. Bu sistemler, birden fazla iç ünitenin tek dış üniteye bağlanması sayesinde farklı alanların bağımsız sıcaklık kontrolünü mümkün kılıyor. Bu da ofis, mağaza ya da üretim tesisleri gibi çoklu kullanım alanlarında hem esneklik hem de verimlilik sağlıyor.

Tüm segmentlerdeki çözümlerimizde ortak hedefimiz; kullanıcıya daha akıllı, sürdürülebilir ve yüksek performanslı iklimlendirme sistemleri sunmak.

Ürünlerinizle ilgili biraz da teknik bilgi alabilir miyiz? Bu sistemlerin çalışma prensipleri, kullanıcıya sunduğu avantajlar ve çevre dostu yönleri nelerdir?

Ürünlerimiz, yüksek verimlilik ve çevre duyarlılığı odağında geliştirilen inverter kompresör teknolojisi ile çalışıyor. Bu teknoloji sayesinde sistem, ihtiyaca göre kapasitesini otomatik olarak ayarlıyor; böylece hem enerji tasarrufu sağlanıyor hem de cihazın ömrü uzuyor.

Özellikle VRF sistemlerimiz, modüler yapıları sayesinde projeye özel kapasite çözümleri sunuyor. Her alanın farklı sıcaklık ihtiyaçlarını karşılayabilen bu sistemler hem konut dışı büyük yapılarda hem de karma projelerde ideal bir iklimlendirme çözümü sunuyor.

Ürünlerimizde çevre dostu R32 soğutucu gaz kullanıyoruz. Bu gaz, daha düşük karbon salınımı ile iklimlendirme süreçlerinin çevresel etkisini minimuma indiriyor. Aynı zamanda, gelişmiş otomasyon ve merkezi kontrol sistemleri sayesinde kullanıcılar enerji tüketimini anlık olarak takip edebiliyor, arıza durumlarını uzaktan görebiliyor ve hızlı müdahale edebiliyor.

Bu özellikler, sadece enerji verimliliği ve çevre duyarlılığı açısından değil; aynı zamanda konfor, güvenlik ve uzun vadeli işletme maliyetleri açısından da önemli avantajlar sunuyor.

  • Sürdürülebilirlik odağında en çok karşılaştığınız zorluklar nelerdir?

Üretici firma olmadığımız için doğrudan üretim kaynaklı emisyon azaltımı veya enerji dönüşüm projeleri yürütemiyoruz. Ancak bu durum, sürdürülebilirlik konusundaki sorumluluğumuzu azaltmıyor. En büyük zorluklardan biri, tedarik zincirimizdeki her bileşenin çevresel standartlara uygunluğunu sürekli olarak gözetmek ve iş ortaklarımızı bu konuda bilinçlendirmek oluyor.

Sürdürülebilirlik artık sadece çevre odaklı bir konu değil; aynı zamanda tedarik, maliyet ve marka itibarı açısından da kritik bir unsur haline geldi. Bu sebeple, sürdürülebilirlik yaklaşımını iş modelimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.

Küresel enerji krizleri ve karbon emisyonu hedefleriniz doğrultusunda, üretim hatlarınızda gerçekleştirdiğiniz enerji verimliliği uygulamalarınız nelerdir?

Türkiye’de üretim faaliyetimiz bulunmadığı için doğrudan üretim hatlarımızda enerji verimliliği uygulamaları gerçekleştirmiyoruz. Ancak Gree’nin küresel ölçekte benimsediği yüksek verimlilik ve çevreci üretim politikalarını destekliyor, bu standartlara uygun ürünleri pazara sunuyoruz. Temsilciliğini yaptığımız ürünlerde kullanılan R32 çevre dostu soğutucu gaz, inverter teknolojisi ve uzun ömürlü tasarımlar, karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlayan başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

Bu kapsamda geri dönüşüm, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında neler yaptıklarınızı öğrenebilir miyiz?

Lojistik operasyonlarımızda taşıma verimliliğini artırmaya ve ambalaj malzemelerinde geri dönüştürülebilir içerik kullanmaya öncelik veriyoruz. Bu sayede çevresel etkileri azaltırken, operasyonel sürdürülebilirliğimizi de güçlendirmiş oluyoruz.

Ofis içi uygulamalarda ise atık yönetimi programları yürütüyor ve yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya yönelik adımlar atıyoruz. Tüm bu çabalar, sadece çevreye duyarlı olmakla kalmayıp, aynı zamanda şirket kültürümüzün sürdürülebilirlik ekseninde gelişmesine de katkı sağlıyor.

Hedefimiz; tüm paydaşlarımızla birlikte hareket ederek Türkiye iklimlendirme sektöründe çevre bilinci yüksek, enerji verimliliği öncelikli bir örnek model oluşturmak.

  • Son olarak, geleceğe dair öngörülerinizi ve röportajımızın sonuna eklemek istediklerinizi bizimle paylaşır mısınız?

İklimlendirme sektörü, teknolojiyle daha da bütünleşmiş hale gelen, dinamik ve dönüşen bir yapıya sahip. Bu dönüşümün merkezinde; dijitalleşme, yapay zekâ, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi konular yer alıyor. Biz de bu gerçekliğin farkında olarak, sadece bugünü değil, geleceği de şekillendirecek çözümler üretmeye odaklanıyoruz.

Müşteri beklentilerinin hızla değiştiği, teknolojinin sürekli evrildiği bir dünyada; esnek, veri odaklı ve çevik kalabilmek artık bir tercih değil, bir zorunluluk. Bu nedenle yatırımlarımızı sadece teknolojiye değil, aynı zamanda insan kaynağımıza ve iş birliklerimize de yönlendiriyoruz.

Gree gibi global ölçekte güçlü bir markayı temsil etmenin verdiği sorumlulukla; yüksek teknolojiye sahip, çevre dostu ürünler sunarken, hizmet altyapımızı da sürekli geliştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hem ticari hem konut çözümlerinde daha da akıllı, daha sezgisel ve daha sürdürülebilir sistemlerle pazarda fark yaratmaya devam edeceğiz.

Bu vesileyle, dijitalleşmenin yalnızca teknik bir geçiş değil, aynı zamanda kültürel bir dönüşüm olduğuna inandığımızı bir kez daha vurgulamak isterim. Sektöre katkı sağlayan bu kıymetli röportaj vesilesiyle emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Wilo Türkiye, Gençleri Suyun Geleceğini Tasarlamaya Davet Ediyor

Yayınlandı

-

 

 

Su teknolojileri alanındaki uzmanlığını yapay zeka ve genç yeteneklerin yenilikçi bakış açısıyla buluşturan Wilo Türkiye’nin, “Water AI Hackathon 2026,” projesi için başvurular başladı. Üniversite öğrencilerini akıllı şehirler ve akıllı binalar için geleceğin su yönetimi çözümlerini geliştirmeye davet eden programın finali, 5 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek.

 

Su teknolojileri alanında uzmanlığıyla çalışmalarına devam eden Wilo Türkiye, sosyal inovasyon platformu imece iş birliğiyle geleceğin akıllı su sistemlerine yön verecek genç fikirleri desteklemek amacıyla  Water AI Hackathon 2026’yı hayata geçiriyor. “Suyun Geleceğini Sen Tasarla” mottosuyla düzenlenecek program; su, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm alanlarında yapay zeka destekli inovatif çözümlerin geliştirilmesine zemin hazırlayacak.

Geleceğin Su Sistemleri Gençlerin Fikirleriyle Şekillenecek

Wilo Water AI Hackathon 2026; makine, bilgisayar, endüstri, elektrik-elektronik ve çevre mühendisliği bölümlerinin yanı sıra yapay zeka, veri bilimi, yönetim bilişim sistemleri ve işletme alanlarında öğrenim gören üniversite öğrencilerin başvurularına açık olacak. Farklı disiplinlerden gençleri ortak bir amaç etrafında buluşturacak program, katılımcılara gerçek altyapı ihtiyaçlarına sürdürülebilir ve uygulanabilir çözümler geliştirme fırsatı sunacak. Başvuruların ardından gerçekleştirilecek değerlendirme sonucunda seçilecek ekipler, bootcamplere dahil olacak ve Wilo yöneticileri, teknoloji, mühendislik, sürdürülebilirlik ve iş geliştirme alanlarında uzman mentorlarla çalışma imkanı bulacak.

Suyun Geleceğine Yön Veren Projelere Ödül

Program kapsamında finalist ekiplerden, belirlenen problemler üzerinde çalışarak insanı ve yaşam kalitesini odağına alan; şehirlerde suyun akışını ve altyapıdaki su yönetimini iyileştirmeye yönelik uygulanabilir, yenilikçi ve değer yaratan çözümler geliştirmesi istenecek. Finalist ekipler, 5 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek bir günlük inovasyon maratonunda fikirlerini mentorların desteğiyle geliştirecek ve jüri karşısında sunacak. Projeler; yenilikçilik, uygulanabilirlik, sürdürülebilirlik etkisi, yapay zeka entegrasyonunun niteliği, iş potansiyeli ve sunum kalitesi kriterlerine göre değerlendirilecek.

Water AI Hackathon 2026’nın kazananları için 1. takımın tüm üyelerini Wilopark Almanya seyahati, 2. takımı kişi başı 30.000 TL hediye çeki, 3. takımı ise 15.000 TL hediye çeki bekliyor. Aynı zamanda finale seçilen tüm katılımcılar mentorluk, kariyer bağlantıları ve Wilo uzmanlarıyla bir araya gelme fırsatı yakalayacak.

Başvurular 30 Ekim 2026 Tarihine Kadar Devam Edecek

Water AI Hackathon 2026’ya katılmak isteyen öğrenciler başvuruları yalnızca 3-4 kişilik takımlar halinde yapabilir. Takımlar, proje fikirleriyle birlikte wilo.com.tr bağlantısı üzerinden 30 Ekim son başvuru tarihine kadar başvuruda bulunabilir. Değerlendirme sürecinin ardından finale kalan ekipler 12 Kasım 2026’da Wilo Türkiye’nin web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılacak. Programın finali ve ödül töreni ise 05 Aralık 2026 tarihinde fiziksel olarak gerçekleştirilecek.

Sosyal ve çevresel fayda odaklı dönüşüm alanında farklı paydaşları bir araya getiren imece; Wilo’nun hackathon sürecindeki çözüm ortağı olarak sürecin kurgulanması, katılımcıların desteklenmesi ve çözüm fikirlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.

Okumaya Devam Et

GENEL

Duotec ve Lunatec Ürün Ailesi  Yenilikçi Teknolojileriyle Yaşam Alanlarında Konforu Artırıyor

Yayınlandı

-

 

Kış mevsimi yaklaşırken kombi seçiminde enerji verimliliği,sessiz çalışma ve kullanım konforu ön plana çıkıyor. Baymak’ın Cold Burner teknolojisine sahip Duotec serisi ile yüzde 20’ye kadar hidrojen karışımıyla çalışmaya uyumlu Lunatec modeli; kompakt tasarımları ve gelişmiş özellikleriyle farklı yaşam alanlarının ısıtma ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. A sınıfı enerji verimliliğine sahip Duotec ve Lunatec serileri, modele göre yüzde 94’e varan mevsimsel ısıtma verimliliğiyle enerji kullanımının verimli şekilde yönetilmesine katkı sağlıyor.

Akıllı ev sistemlerinden enerji verimliliğini destekleyen cihazlara, güvenlik çözümlerinden konforu artıran teknolojilere kadar birçok yenilik, ev yaşamını daha pratik hale getiriyor. Günlük ihtiyaçlara uyum sağlayan bu çözümler, yaşam alanlarındaki konfor deneyimini artırıyor. Özellikle mevsim geçişlerinde iç ortam sıcaklığının istenen seviyede tutulmasına yardımcı olan ısıtma sistemleri, ev teknolojileri arasında önemli bir yer tutuyor. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla kombiler de yeniden günlük yaşamın merkezine yerleşiyor. Havaların serinlemesiyle artan ısınma ihtiyacı; enerji verimliliği, sessiz çalışma ve kullanım kolaylığı beklentilerini beraberinde getiriyor. Bu noktada doğru kombi seçimi, yalnızca ısınma ihtiyacının karşılanmasında değil, evdeki konforun ve enerji kullanımının yönetilmesinde de önem taşıyor. Yeni nesil kombi teknolojileri, yüksek verim değerlerinin yanı sıra farklı kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan özellikleriyle öne çıkıyor. Baymak, iklimlendirme alanındaki deneyimiyle farklı yaşam alanlarının ihtiyaçlarına yönelik kombi çözümleri sunuyor. Baymak Kombi ailesinde yer alan Duotec ve Lunatec serileri de teknolojik özellikleriyle kış hazırlıklarında öne çıkıyor.

Enerji Verimliliğini ve Sessiz Çalışmayı Destekleyen Teknoloji 

Baymak kombi ailesinin üyelerinden biri olan Duotec Tam Yoğuşmalı Kombi’nin premix tam yoğuşma teknolojisi ve modülasyonlu sirkülasyon pompası, enerjinin verimli kullanılmasını destekliyor. A sınıfı enerji verimliliğine sahip Duotec, enerji kullanımının yönetilmesine katkı sağlıyor. Kombi, yalnızca evi ısıtan bir cihaz değil, aynı zamanda yaşam alanının bir parçası. Bu nedenle çalışma performansının yanı sıra ses seviyesi de günlük konfor açısından önem taşıyor. Duotec ailesinde yer alan Cold Burner teknolojisi, yalıtımlı kapak sistemiyle birlikte cihazın daha sessiz çalışmasını destekliyor. Modülasyonlu sirkülasyon pompası, ısı ihtiyacına göre çalışma devrini otomatik olarak ayarlayarak enerji verimliliğine ve sessiz çalışmaya katkı sağlıyor. 45 kW’a kadar ısıtma kapasitesi seçeneği sunan Duotec, küçük yaşam alanlarından geniş metrekareli yapılara kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor. Ayrıca ısıtma ve kullanım suyu devrelerindeki donma koruması özelliğiyle dikkat çekiyor. Serideki Duotec Compact modeli ise kompakt tasarımı sayesinde yaşam alanında daha az yer kaplıyor.

Kullanıcı Dostu ve Kompakt Tasarım

Lunatec Kombi serisi de tam yoğuşma teknolojisi ve A sınıfı enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Yüzde 94’e varan mevsimsel ısıtma verimliliğine sahip seri, enerji kullanımının verimli şekilde yönetilmesini destekliyor.

Yüzde 20’ye kadar hidrojen karışımıyla çalışmaya uyumlu olan Lunatec, farklı enerji seçeneklerine uyum sağlayacak şekilde geliştirildi. Özel tasarımlı susturucusu ve izolasyonu, cihazın daha düşük ses seviyesinde çalışmasını destekliyor. Su ön ısıtma özelliği, musluk açıldığında sıcak suya daha kısa sürede ulaşılmasına yardımcı oluyor. Paslanmaz silindirik çelik brülörü sayesinde doğal gaz, propan ve LPG ile kullanıma uyum sağlıyor. Kompakt boyutlarıyla yaşam alanında daha az yer kaplayan ürün, montaj ve bakım işlemlerini kolaylaştıracak şekilde tasarlandı. Modern tasarımı ve kullanıcı dostu kontrol paneli, günlük kullanımı pratikleştiriyor. BDR Platformu için geliştirilen bileşenlerin kullanıldığı Lunatec kombilerde tesisat su basıncı, dijital ekran üzerinden takip edilebiliyor. Lunatec 24, Lunatec 30 ve Lunatec 35 kW model seçenekleriyle farklı ısıtma ve sıcak su ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunan seri, modele göre, XL ve XXL sıcak su yük profilleriyle sıcak su konforunu destekliyor. 

Okumaya Devam Et

GENEL

Döveç’ten İskele’nin Geleceğine Değer Katan Yatırımlar

Yayınlandı

-

Akdeniz’in kendine özgü doğası, uzun sahil şeridi ve sakin yaşam ritmiyle öne çıkan İskele, son yıllarda konut yatırımlarının yanı sıra gelişen sosyal yaşamı ve turizm potansiyeliyle de dikkat çekiyor. Döveç Grup ise uzun yıllara dayanan bölge yatırımlarıyla, İskele’nin doğal karakteriyle uyumlu yaşam alanları geliştirerek bölgeye değer katıyor.

Kuzey Kıbrıs’ın doğu kıyısında yer alan İskele; denizle kurduğu güçlü bağ, Long Beach’in geniş kumsalları ve adanın kendine özgü sakin yaşam kültürüyle Kıbrıs’ın karakterini en doğal haliyle hissettiren bölgeler arasında yer alıyor. Uzun sahil şeridi, açık hava aktivitelerine olanak sağlayan alanları ve Akdeniz iklimi, bölgeyi hem yaşam hem de tatil açısından öne çıkarıyor.

İskele’nin sahip olduğu doğal güzellikler, gelişen sosyal olanaklar ve turizm potansiyeli, bölgeyi farklı yaşam beklentilerine hitap eden bir merkez haline getirirken, Döveç Grup da gerçekleştirdiği yatırımlarla bu yaşamın bir parçası oluyor. Grup, bölgenin kendine özgü yapısını gözeterek geliştirdiği projelerle konut, sosyal yaşam ve tatil deneyimini bir araya getiriyor.

İskele’de Döveç Yatırımlarıyla Yeni Yaşam Deneyimleri

Döveç Grup, İskele’de gerçekleştirdiği yatırımlarla bölgenin sunduğu yaşam potansiyelini modern mimari, sosyal olanaklar ve hizmet anlayışıyla buluşturuyor. Courtyard Platinum, Querencia, Four Seasons Life III ve D-Point gibi devam eden projelerin yanı sıra Courtyard Long Beach, La Isla Villas, Four Seasons Life ve Panorama gibi tamamlanan projeleriyle grup, bölgede uzun soluklu bir yatırım geçmişine sahip.

Döveç’in İskele’deki projelerinde konutun yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen alanlar ve farklı kullanım olanakları öne çıkıyor. Denize yakın konumlar, geniş peyzaj ve sosyal alanlar, yüzme havuzları, restoran ve kafeler, spor ve wellness olanakları Akdeniz’in doğal yaşam ritmini modern ve konforlu bir yaşam anlayışıyla bir araya getiriyor. Sosyal sorumluluk bilincini ve yerel kalkınma prensiplerini tüm süreçlerine entegre eden Döveç Grup, çevreye duyarlı, enerjiyi verimli kullanan ve geleceğin ihtiyaçlarına yanıt veren vizyonuyla İskele’nin bölgesel potansiyeline katkı sunuyor.

Döveç’in İskele’deki yatırımları, bölgenin doğal ve turistik potansiyelini gözeten bir anlayışla farklı yaşam ve konaklama alternatifleri sunuyor. Böylece grubun 35 yılı aşkın deneyimi, Kıbrıs’ın Akdeniz’le iç içe yaşam kültürü ve İskele’nin kendine özgü atmosferiyle buluşuyor.

“İskele’ye Yaptığımız Her Yatırımda Uzun Vadeli Değer Yaratmayı Önemsiyoruz”

Döveç Grup Yönetim Kurulu Üyesi Burçin Döveç, İskele’deki yatırımlarına ilişkin değerlendirmesinde, Bizim için İskele, yalnızca projeler geliştirdiğimiz bir bölge değil; 35 yılı aşkın süredir Kuzey Kıbrıs’a duyduğumuz sorumluluğun önemli bir parçası. Bölgenin kendine özgü doğasını, yaşam kültürünü ve sahip olduğu potansiyeli gözeterek gerçekleştirdiğimiz her yatırımda uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. İskele’ye kazandırdığımız projelerle yalnızca nitelikli yaşam alanları sunmayı değil, sosyal yaşamı destekleyen, çevresel hassasiyetleri gözeten ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir anlayışı da ortaya koymayı amaçlıyoruz. Yaptığımız her yatırımın hem bölgede yaşayanlara hem de İskele’nin sunduğu yaşam deneyimini tercih edenlere kalıcı bir değer sağlamasına önem veriyor, Kuzey Kıbrıs’ın potansiyeline duyduğumuz inançla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. dedi.

Döveç Grup’un İskele’deki yatırımları, grubun Kuzey Kıbrıs genelindeki 35 yılı aşkın deneyiminin önemli bir parçasını oluşturuyor. Gayrimenkul ve inşaatın yanı sıra turizm, eğitim, enerji, yazılım ve otomotiv olmak üzere 7 farklı sektörde faaliyet gösteren grup; Akdeniz’in doğal dokusuyla uyumlu mimari yaklaşımı, sosyal yaşam alanları ve farklı ihtiyaçlara cevap veren proje anlayışıyla öne çıkıyor. Bölgenin doğal ve turistik potansiyelini gözeten yatırımlarıyla İskele’de farklı yaşam ve konaklama alternatiflerinin oluşmasına katkı sağlayan Döveç Grup, bölgeye yönelik uzun vadeli yatırım yaklaşımını sürdürüyor.

Kuzey Kıbrıs’ta farklı yaşam beklentilerine yönelik projeler geliştirmeye devam eden Döveç Grup’un güncel yatırımları, projeleri ve yaşam alanlarına ilişkin detaylara resmi web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Döveç’in projelerini ve Kuzey Kıbrıs’taki yatırım yolculuğunu daha yakından keşfetmek için resmi web sitesi dovecgroup.com’u ziyaret edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye