ODE Yalıtım, 40'ıncı yılını iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin ve hem ulusal hem de uluslararası paydaşlarının katılımıyla kutladı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

ODE Yalıtım, 40’ıncı yılını iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin ve hem ulusal hem de uluslararası paydaşlarının katılımıyla kutladı

Yayınlandı

-


Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi ODE Yalıtım, 40’ıncı yılını, iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile ulusal ve uluslararası paydaşlarının katılımıyla, 18 Eylül’de Divan Kuruçeşme’de gerçekleştirdiği bir etkinlikle kutladı. Sunuculuğunu Oylum Talu’nun üstlendiği ve 500 kişinin katıldığı buluşmada ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turanşirketin geçmiş 40 yılını değerlendirirken, ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan ise geleceğe dair hedeflerini paylaştı.

Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi ODE Yalıtım, 40’ıncı yılını 18 Eylül’de düzenlediği özel bir etkinlikle kutladı. 500 kişinin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, şirketin 40 yıllık yolculuğu ve bu yolculukta emeği geçen tüm paydaşlar anıldı. Etkinliğin sunuculuğunu Oylum Talu üstlenirken, geceye damga vuran anlar arasında sanat ve teknoloji odaklı özel sürprizler de yer aldı. Sanatçı Deniz Sağdıç’ın ODE Yalıtım’ın ürettiği geri dönüştürülmüş yalıtım malzemelerinden yaptığı Atatürk portresi, davetlilerden büyük beğeni topladı. Kurulan “yapay zekâ tüneli” ise ODE Yalıtım’ın geçmişten bugüne gelişim sürecini simgeledi. Bu bölümde, ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan’ı Orhan Turan’ın gençliği hologram teknolojisiyle yeniden canlandırılarak, konuklara etkileyici bir deneyim yaşatıldı. Özgür Sevinç’in şefliğindeki senfoni orkestrasının konseriyle renklenen gecede Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan geçmişe dair anlamlı bir değerlendirme yaparken, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan ise geleceğe yönelik sürdürülebilirlik vizyonunu paylaştı.

40 yıllık emek ve hayalin bir araya geldiği gecede iş ortaklarıyla buluşmanın büyük bir gurur ve mutluluk olduğunu söyleyen ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “Bir ülke için 40 yıl, bazen bir neslin baştan sona yazdığı hikâyedir. Bir şirket içinse, 40 yıl ayakta kalmak başlı başına bir sınavdır. Çünkü biliyoruz ki birçok şirket birinci nesilde kurulur, ikinci nesilde büyür, üçüncü nesle çoğu zaman ulaşamaz. Ama biz burada 40 yılı kutlarken, yalnızca geçmişi anmıyoruz; aynı zamanda geleceğe duyduğumuz inancı da tazeliyoruz. Geride bıraktığımız 40 yılda; binlerce iş ortağımız ve çalışanımız, on binlerce müşteri ve tedarikçimizle birlikte nice hikâyeler biriktirdik. 40 yıllık yolculuğun bize öğrettiği en önemli konulardan biri de sabır. Ben gençken sabrı beklemek zannediyordum, şimdi biliyorum ki sabır, emek vermeye ve en önemlisi de hayal kurmaya devam etmek demekmiş” dedi.

40 yıl boyunca yalıtım sektöründe fark yaratmayı, enerji verimliliği sağlayarak yaşam alanlarını daha konforlu, güvenli ve sürdürülebilir kılmayı amaçladıklarını belirten Orhan Turan, “Bugün dönüp baktığımda, ODE’nin 40 yılına sığan sayısız başarıyı görüyorum. Sekiz modern üretim tesisimizle, altı kıtaya ve 80 ülkeye ihracat yapıyoruz. 2022, 2023 ve 2024 yıllarında üst üste ‘Yalıtım Malzemeleri İhracatı’ kategorisinde birincilik ödülü aldık. Ürünlerimizle ödüller kazandık, sektörümüze öncülük ettik, dünyaya açıldık. Ama beni en çok gururlandıran şey, bu yolculuğun arkasında bir insan hikâyesi olması. İşin içinde insan olduğunda, yaptıklarınız sadece iş değildir. İnançtır, dayanışmadır, kararlılıktır. Ve en önemlisi: tek başına değil, omuz omuza yürümektir” ifadelerini kullandı.
 
ODE Yalıtım’ın yalnızca bir üretici olmadığını, aynı zamanda iş birliği kültürünü güçlendiren, sektöre yön veren ve sürdürülebilir geleceğin temsilcisi bir yapı olduğunun altını çizen Orhan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “1985’te başladığımız yolculukta hedefimiz yalnızca kendi gelişimimiz değildi; sektörümüze ve iş ortaklarımıza da değer katmayı misyon edindik. 2025 yılı bizim için bir dönüm noktasından fazlasını ifade ediyor; sürdürülebilirliği iş modelimizin kalbine taşıdığımız bir eşik. Yarınlara karşı olan sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Yalıtım, yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda güvenli, dayanıklı ve çevre dostu yapılar inşa etmenin temel taşıdır” dedi.

 
Etkinliğin bir diğer konuşmasını ise ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan yaptı. Artık sadece bir şirketin değil, büyük bir yol arkadaşlığının temsilcileri olduklarını söyleyen Ozan Turan, “ODE’nin 40 yılı bize şunu öğretiyor: asıl güç, tek bir kişide değil, birlikte yürüyen bir toplulukta. Bugün benim de duygu ve düşüncelerim ‘hep birlikte yürüyeceğimiz bir gelecek’ üzerine. Önümüzde yepyeni bir dönem var: dijital dönüşüm, yeşil ekonomi, sürdürülebilirlik ve küresel rekabetin yeni kuralları. Bizim yolumuz, her zaman olduğu gibi kolektif akıl, farklı bakış açıları ve ortak emekle şekillenecek. Bu nedenle hedefimiz sadece daha fazla büyümek değil; daha faydalı, daha yenilikçi, daha kapsayıcı, uluslararası bir şirket olmak. Hem sektörümüz hem de ülkemiz için, fark yaratan çözümler üreten, gençlerin enerjisini ve deneyimin birikimini aynı çatı altında buluşturan bir yapı olmak” şeklinde konuştu.
 
2025 yılının hem yurt içinde hem de yurt dışında istikrarlı büyüme kaydettikleri ve önemli yatırımlar yaptıkları bir yıl olduğunu dile getiren ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, “2025-2026 yılları için planladığımız toplam 25 milyon dolarlık yatırım programının ilk fazını Çorlu’daki cam yünü üretim tesisimizde tamamladık. Burada, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olan fırın modernizasyon projesiyle kapasite artırılırken, otomasyon sistemleri de yenilenerek üretim süreçlerinde verimlilik sağlandı. Cam yünü ürün grubundaki bu yatırım, ODE’nin uluslararası pazarlardaki büyüme stratejisini doğrudan destekleyecek. Bu seneki yatırımlarımızın ikinci fazı kapsamında yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz Eskişehir yatırımımız da bu yaklaşımın önemli adımlarından biri. Şu anki kurulu kapasitemize göre Türkiye’nin bu alandaki toplam ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını karşılıyoruz. Çorlu’daki elastomerik kauçuk köpüğü üretimimizi Eskişehir tesisine taşıyarak, kapasitemizi Türkiye pazarının iki katına çıkaracağız. Bu yatırım, üretim gücümüzün yanı sıra çevikliğimizi, sürdürülebilirliğe olan bağlılığımızı ve küresel rekabetteki kararlılığımızı da gösteriyor” ifadelerini kullandı.
 
2025 ve 2026 için toplam 25 milyon dolarlık yatırım planlarının; kapasite artışı, dijital dönüşüm, Ar-Ge ve otomasyon odaklı olacağını belirten Ozan Turan, “Hem üretim kapasitemizi artıracak hem de teknolojik gelişmeleri iş süreçlerimize entegre ederek rekabet gücümüzü daha da yükselteceğiz. ‘40VD²K’ vizyonumuzla verimlilik, dijitalleşme ve kültürel dönüşüm alanlarında geleceğe güçlü adımlarla ilerliyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Pimapen, Nirvana Serisi ile Ses ve Isı Yalıtımında Üstün Performans Sunuyor

Yayınlandı

-

Pimapen, Nirvana serisiyle yüksek ısı ve ses yalıtımını bir arada sunarak şehir yaşamında konfor standartlarını yukarı taşıyor. 

Modern şehir yaşamında gürültü kirliliği, konforu doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Pimapen Nirvana serisi, uygun cam kombinasyonlarıyla dış ortam sesini 41 dB’e kadar azaltarak özellikle ses kirliliğinin yoğun olduğu kent merkezlerinde daha dengeli ve sakin iç mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Türkiye’de konutlarda yaşanan ısı kayıplarının önemli bir bölümünün pencerelerden kaynaklandığı biliniyor. Serinin 6 odacıklı yapısı ve üçlü conta sistemi sayesinde yalnızca ses değil; ısı yalıtımı ve hava sızdırmazlık performansı da üst seviyede destekleniyor. 

“Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardına göre pencerelerde ısı iletim değerinin (Uw) en fazla 1,80 W/m²K olması gerekirken, Pimapen Nirvana serisi uygun cam kombinasyonlarıyla bu değeri 0,78 W/m²K seviyesine kadar düşürerek yüksek enerji performansı sunuyor. Ayrıca cephe orta kayıt profili sayesinde yüksek katlı yapılarda rüzgâr yüküne karşı mukavemet sağlarken, geniş kanat ölçüsü maksimum görüş alanı sunuyor.

Tüm bu özelliklerinin yanı sıra Passive House Institute’in düşük enerji maliyetleri ve dört mevsim yaşam konforu konsepti ile geleceğin yapı tipi olarak tanımladığı “Pasif Ev” sertifikasına sahip olan Nirvana serisi, özel tasarımı ve teknik alt yapısıyla pencereye adını veren marka olmayı sürdürüyor.  

Estetik ve Teknik Uyum Bir Arada

Kendinden pervazlı kasa profili, duvar birleşim noktalarında görsel bütünlük sağlarken; farklı renk seçenekleri ve laminasyon alternatifleri sayesinde mimari projelere uyum sağlıyor. 

Şehir yaşamında artan konfor beklentisine dikkat çeken Pimapen Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin Aslan: “Yaşam alanlarında konfor artık yalnızca ısı yalıtımıyla değil, akustik performansıyla birlikte değerlendiriliyor. Konut projelerinden kentsel dönüşüm uygulamalarına kadar geniş kullanım alanına sahip Nirvana serisi, performans ve estetiği birlikte sunuyor. Nirvana serimizle hem yüksek yalıtım performansı hem de şehir gürültüsünü azaltmaya yardımcı çözümler sunuyoruz. Hedefimiz, kullanıcıların dört mevsim daha konforlu yaşam alanlarına ulaşmasına katkı sağlamak” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Kentsel Dönüşümde Doğru Malzeme Seçimi Yaşamsal Önem Taşıyor

Yayınlandı

-

Doğru malzeme, güvenli yapı, dayanıklı şehir

Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alan bir deprem ülkesi. Yaşanan acı tecrübeler, güvenli yapılaşmanın ve depreme dayanıklı kentlerin önemini ortaya koyuyor. Yıllar içerisinde artan nüfus, hızlı ve plansız yapılaşma sonucu oluşan çarpık kentleşme, şehirlerimizin önemli sorunlarından biri haline geldi. Kentsel dönüşüm, bu sorunların çözümünde hem güvenli hem de sürdürülebilir şehirlerin inşası için büyük bir fırsat sunuyor.

Kentsel dönüşüm projelerinde yalnızca binaların yenilenmesine odaklanmamalıyız; doğru malzeme seçimi de yaşamsal bir öneme sahip. Türk Ytong Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Saban, doğru malzeme seçiminin güvenli, dayanıklı ve enerji verimli yapılar oluşturmanın temel şartı olduğunu vurgulayarak, “Ytong ürünleri tüm temel kriterleri karşılıyor ve bu özellikleri sayesinde sadece Türkiye’de değil  dünyada da tercih ediliyor” dedi.

Barış Saban, depreme dayanıklı, enerji verimli ve yangına karşı güvenli binalar inşa edilmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Deprem ve yangına dayanıklı, güvenli, enerji verimliliği yüksek binalar inşa etmeliyiz. Bunun için sağlam, hafif ve ısı yalıtım performansı yüksek, uzun ömürlü yapı malzemelerini tercih etmeliyiz. Türk Ytong olarak piyasaya sunduğumuz ürünlerle yapılara  hafiflik sağlıyoruz; ısı yalıtımı ve yangın dayanımı kazandırıyoruz. AR-GE’ye sürekli yatırım yapıyor, dünyanın güvenle kullandığı, kaliteli ve çevre dostu ürünler üretiyoruz.”

Deprem ülkesi olduğumuzu unutmadan yapılaşmamız gerekiyor

Barış Saban, binaların depremlerden olumsuz etkilenme ve zarar görme olasılığının bina ağırlıklarıyla doğru orantılı olduğunu hatırlatarak, Ytong Blok’un en önemli özelliklerinden birinin  hafifliği olduğunu belirtti: “Daha hafif binalar inşa edildiğinde binaya etkiyen deprem yükleri ve bunun sonucunda oluşacak riskler azalır. Hem yeni yapılarda hem de güçlendirme çalışmalarında yapıyı gereksiz yüklerden kurtaran, deprem emniyetini artıran, enerji verimliliği sağlayan, yanmaz bir duvar malzemesi sunuyoruz. Ayrıca kendimizi daima daha iyisini yapmaya zorluyoruz.  Halihazırda hafifliği ile öne çıkan bloklarımızı dayanıklılıkları aynı kalacak şekilde daha hafif hale getiriyoruz. Önce Ytong 0,09 daha sonra Ytong 0,08 blokları ürettik. Ürünlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. “ 

Çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz

Barış Saban, Türk Ytong’un çevreye duyarlı üretim anlayışına da değinerek şunları söyledi: 

“Şehirlerimizi güvenli ve çevreye duyarlı biçimde inşa etmek zorundayız. Çevre dostu şehirler; enerji tasarrufu sağlayan, kaynakları verimli kullanan, karbon salınımını azaltan yapılarla mümkün olur. Türk Ytong olarak üretimden kullanıma kadar her aşamada çevreye duyarlı bir yaklaşım benimsiyoruz. Doğal hammaddelerle ürettiğimiz, geri dönüştürülebilir ve uzun ömürlü ürünlerimizle çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul’ün öz tüketimi için 51 MW’lık yeşil enerji yatırımı yapacak

Yayınlandı

-

Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması hayata geçiyor.

Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Rönesans Enerji, grup şirketlerinden Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın öz tüketim ihtiyacını karşılamak üzere iki yeni projeyi hayata geçiriyor. Bu kapsamda, İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip projelerin yatırımı gerçekleştirilecek. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Enerji ile Rönesans Gayrimenkul Yatırım arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması (YEYTA) modeli hayata geçirildi. Yatırım ve işletme süreçlerinin enerji üretim şirketi tarafından üstlenildiği bu model çerçevesinde Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın ihtiyaç duyduğu enerji tesislerini kuracak ve işletmesini sağlayacak. Bu kapsamda; İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip tesisler kurulacak. Bu kurulu güç kapasitesi ile yıllık 142 milyon kWh’lık üretim bekleniyor. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, grup şirketleri Rönesans Gayrimenkul Yatırım ile imzaladıkları YEYTA modeli ile Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle konuştu: “Bir örneğini gayrimenkul grup şirketimizle imzaladığımız YEYTA modelinde yatırım maliyetinin tamamı Rönesans Enerji tarafından karşılanıyor. Proje geliştirme, inşaat, tedarik, finansman, devreye alma ve işletme gibi tüm süreçler Rönesans Enerji tarafından yürütülürken, tüketici herhangi bir yatırım yükü üstlenmeden kendi ihtiyaçlarına yönelik yeşil elektrik tedarik edebiliyor. Bu sayede hem sera gazı emisyonlarının hem de elektrik maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Ayrıca tüketiciler, yatırım ve işletme risklerini üstlenmeden, tüketim kapasiteleri kapsamında lisanssız üretim haklarını 20 yıl vadeli bir sözleşme ile güvence altına alabiliyor.

Bu model ile indirimli yeşil elektrik tedarik edilebildiğine dikkat çeken Emre Hatem, “Tüketicinin elektrik üretimi için herhangi bir sermaye ayırmasını gerektirmeyen bu yapı sayesinde, lisanssız üretim projeleri de lisanslı projelerde olduğu gibi enerji üretim şirketlerinin uzmanlığıyla hayata geçiriliyor. Böylece tüketici kendi faaliyet alanlarına odaklanmaya ve sermayelerini esas iş kolları için kullanmaya devam edebiliyor. Bu yaklaşım hem sektörel düzeyde hem de makro ölçekte toplam verimliliğin artmasına katkı sağlıyor” dedi.

RÖNESANS GAYRİMENKUL YATIRIM PORTFÖYÜNDEKİ TÜM VARLIKLARIN ELEKTRİK İHTİYACI KARŞILANACAK

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2017 yılından bu yana uygulanan enerji yönetimi ve tasarruf önlemleri sayesinde, varlıkların merkezi otomasyon ve enerji izleme sistemleri ile proaktif şekilde yönetildiğini, bu sürecin LED dönüşüm projeleriyle de desteklendiğini belirtti. Bu çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Yaşar, alışveriş merkezlerinde 2025 yılı sonu itibarıyla, 2017 yılına kıyasla birim inşaat alanı başına ortak alan elektrik tüketiminin yüzde 60,4 oranında azaltıldığını ifade etti.

Yeşil enerjiye geçiş kapsamında yürütülen projelere de değinen Yaşar, 2028 yılı itibarıyla tüm projelerin enerji ihtiyacının yüzde 100’ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu doğrultuda Rönesans Enerji ile YEYTA imzalandığını belirten Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım portföyündeki gayrimenkullerin elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin yeşil enerji kaynaklarından sağlanacağını kaydetti. Söz konusu anlaşmanın, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olduğunun altını çizdi.

Rönesans Enerji ise geliştirdiği yenilikçi ve güvenilir yeşil enerji çözümleriyle iş ortaklarının sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, Türkiye’nin enerji dönüşümüne ivme kazandırmaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye