GENEL
Kriz Anında Samimiyet ve Şeffaflık Başarılı İtibar Yönetiminin Anahtarı
Yayınlandı
11 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
İtibar, kuşkusuz ki kurumların ve markaların en değerli sermayelerinin başında geliyor. Ancak yıllar boyunca süren çalışmalarla inşa edilen bu itibar, bir kriz anında dakikalar içinde yerle bir olabiliyor ya da zayıflayabiliyor. Gelinen noktada kurumların ve markaların itibarını koruması, güçlü ürünler veya hizmetlerle birlikte kriz dönemlerinde yürüttükleri iletişim stratejilerinin doğruluğuyla ölçülüyor. Kriz yönetiminde hız, şeffaflık ve tutarlılık bir tercih değil, var olmanın temel koşulu.
Kriz, tanımı gereği her ne kadar beklenmedik anlarda ortaya çıksa da etkili bir kriz yönetiminin “beklenmeyeni beklemekle” başladığına dikkat çeken İnomist iletişim Danışmanlığı Ajans Başkanı Sibel Selvi, kriz iletişiminde dikkat edilmesi gerekenlere ışık tutuyor: Başarılı kriz iletişiminin temelinde, olay yaşanmadan önce oluşturulan bir kriz planı bulunur. Kurumun hangi durumları kriz olarak tanımladığı, bu süreçte kimlerin sorumluluk alacağı, iç ve dış paydaşlara nasıl bilgi aktarılacağı gibi tüm süreçler önceden belirlenmeli. Örneğin bir üretim hatası, güvenlik ihlali veya yönetici açıklaması aynı yöntemlerle ele alınamaz. Kriz planı, olası senaryolara göre farklı aksiyon adımlarını ve iletişim tonlarını içermeli. Bir diğer önemli unsur ise kriz anında hızlı tepki verebilme kapasitesi. Geciken açıklamalar, söylentilerin yayılmasına ve markanın hikâyesinin başkaları tarafından şekillendirilmesine yol açar. Hele ki dijital çağda birkaç dakikalık gecikme bile sosyal medyada telafisi güç bir bilgi kirliliği yaratabilir.
Şeffaflık, kriz iletişiminin en güçlü kalkanı
Kriz dönemlerinde bilgi saklamak ya da durumu yeterince önemsememek, kurumların en sık yaptığı hataların başında geliyor. Oysa kriz iletişiminin merkezinde dürüstlük ve şeffaflık yer alıyor. Kamuoyuna açık, doğru ve eksiksiz bilgi sunmak; itibarın korunmasında ve güvenin yeniden inşasında kritik rol oynuyor. Harvard Business Review tarafından yapılan bir araştırma, açık iletişim politikası izleyen markaların kriz dönemlerinde tüketici güvenini yüzde 43 oranında koruduğunu ortaya koyuyor. Kısacası, markaların kriz sürecindeki iletişimi, olayın kendisinden daha kalıcı bir etki yaratabiliyor.
Bu duruma en iyi örneklerden biri, Johnson & Johnson’ın Tylenol krizi olarak gösteriliyor. Ürünlerinden birinin zehirlenme vakalarıyla ilişkilendirilmesi üzerine şirket, milyarlarca dolarlık zararı göze alarak tüm ürünleri piyasadan çekti, kamuoyuna açık bir bilgilendirme yaptı ve yeni güvenlik protokolleri geliştirdi. Bu cesur ve şeffaf tutum, markayı krizin içinden güçlenerek çıkardı. Öte yandan BP’nin 2010’daki Meksika Körfezi petrol sızıntısı olayı, kriz iletişiminde yapılan hataların kurumlara nasıl zarar verebileceğini gösteren çarpıcı bir örnek olarak anılıyor. Şirketin geç açıklama yapması, sorumluluk almaktan kaçınması ve empati kurmaması, marka imajını uzun yıllar boyunca zedeledi.
Krizden sonra başlayan asıl sınav, itibar yönetimi
Kriz iletişimi, yalnızca olayın sıcak döneminde yapılan açıklamalardan ibaret değil. Kriz sona erdiğinde başlayan itibar yönetimi süreci, markanın yeniden yapılanmasında belirleyici rol oynuyor. Bu aşamada markaların krizden çıkardığı dersi somut adımlarla desteklemesi gerekiyor. Kriz anında ortaya çıkan maddi veya manevi mağduriyetler hızla giderilmeli. Ayrıca krizden çıkarılan dersler doğrultusunda yeni politikalar ve önlemlerin kamuoyuyla paylaşılmasına özen gösterilmeli. Bu şekilde kriz, bir tehditten öte kurumsal kültürü güçlendiren bir fırsata dönüşebilir.
Krizlerin nabzı artık sosyal medyada atıyor
Günümüzün dijital çağında hiçbir kriz ‘kapalı kapılar ardında’ yaşanmıyor. Çünkü sosyal medya hem krizi büyütebilen hem de doğru yönetildiğinde markaya güven kazandıran bir mecra haline geldi. X, Instagram, LinkedIn ve TikTok gibi platformlarda krizle ilgili paylaşımlar, geleneksel medyadan çok daha hızlı yayılıyor. Bu nedenle sosyal medya yönetimi, kriz iletişimi planlarının ayrılmaz bir parçası. Gerçek zamanlı takip sistemleri, sosyal dinleme araçları ve doğru tonla oluşturulan yanıtlar, markaya kriz sürecinde önemli bir avantaj sağlar.
Markaların soğukkanlı, empatik ve çözüm odaklı bir iletişim dili benimsemesi, kamuoyundaki algıyı olumlu yönde şekillendirir. Diğer yandan kriz anları, bir markanın gerçek karakterini ortaya koyar. Bu süreçte sergilenen tutum, yalnızca itibarın değil, geleceğe duyulan güvenin de belirleyicisi olabilir. Etkili bir iletişim stratejisiyle krizler, kurumlar için yeniden doğuş fırsatına dönüşebilir.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Hibrit İklimlendirme Çözümü: Aden-2 Ballıkpınarı Villaları Projesi
Yayınlandı
1 gün önce-
Eylül 11, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
- Bosch Home Comfort Group, Lejant Mimarlık tarafından projelendirilen ve Ankara Gölbaşı’nda hayata geçirilen Aden-2 Ballıkpınarı Villaları Projesi’nde yenilikçi ısı pompası ve kombi teknolojilerini fotovoltaik enerjiyle buluşturan projeye özel bir hibrit iklimlendirme altyapısı uyguladı.
- İki adet Bosch CS2000 Monoblok Isı Pompası’nın kaskad çalıştığı sistem, binalarda eş zamanlı olarak bir ünitenin ısıtma, diğerinin ise soğutma modunda çalışabilmesine olanak tanıyarak yüksek konfor esnekliği sunuyor.
- Kışın yerden ısıtma, yazın yerden serinletme, havuz ısıtması ve kullanım sıcak suyunu tek çatı altında toplayan entegre sistem, fotovoltaik panellerle desteklenerek düşük karbon emisyonu ve maksimum enerji verimliliği sağlıyor.

GENEL
Creavit’ten Banyolara Estetik Ve Teknoloji Katan Gömme Rezervuar Çözümleri
Yayınlandı
1 gün önce-
Eylül 11, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
GENEL
Yunanistan’ın En Yüksek Binasının Su Depolama Sistemlerindeki Tercihi Ekomaxi Oldu
Yayınlandı
1 gün önce-
Eylül 11, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Su depolama sektörünün öncü markası Ekomaxi, dünya genelindeki prestijli referanslarına bir yenisini daha ekledi. Yunanistan’ın en yüksek binası Riviera Tower’ın su depolama sistemlerinde de Ekomaxi’nin modüler GRP çözümleri tercih edildi.
Atina’nın yeni simgesi Riviera Tower, sürdürülebilir mimarisi ve çevreci tasarım yaklaşımıyla Yunanistan’ın en iddialı yapı projeleri arasında yer alıyor. 50 katlı olarak inşa edilen ve 200 metre yüksekliğe sahip olan Riviera Tower, tamamlandığında Yunanistan’ın en yüksek binası olma unvanını taşıyor.
Riviera Tower, yalnızca yüksekliğiyle değil, sürdürülebilirlik yaklaşımıyla da dikkat çekiyor. LEED Gold kriterlerine uygun olarak tasarlanan projede, çevresel etkilerin azaltılması hedeflendi. Bu kapsamda, projede kullanılan sistemler; sürdürülebilirlik, verimlilik ve uzun ömür kriterleri dikkate alınarak seçildi. Projenin su depolama sistemlerinde ise Ekomaxi’nin modüler GRP su depolama sistemleri tercih edildi.
50’den fazla ülkede prestijli projelerin çözüm ortağı olan Ekomaxi, projede tercih edilen GRP su depolarının sahip olduğu teknik özelliklerle hem güvenli su depolama hem de uzun ömürlü kullanım avantajı sunuyor.

Suyu uzun yıllar güvenle depoluyor
Yüksek mühendislik malzemesi olarak tanımlanan ve SMC olarak adlandırılan cam elyaf takviyeli kompozit malzemeden üretilen GRP su depoları, UV ışınlarından ve dış ortam koşullarından etkilenmiyor. Böylece GRP malzemenin suyla temas eden yüzeylerinde korozyon, yosun, mantar ve bakteri oluşumunun önüne geçilirken, depolanan suyun uzun yıllar güvenli ve hijyenik şekilde muhafaza edilmesi sağlanıyor.
WRAS belgesine sahip ilk yerli üretici
Dış etkenlere karşı yüksek mukavemet sunan GRP modüler su depolama sistemleri, minimum 50 yıllık kullanım ömrüyle uzun vadeli ve güvenilir bir çözüm sunuyor. Ekomaxi, su depolama teknolojilerindeki uzmanlığını uluslararası kalite standartlarıyla da destekliyor. Şirket, bu alanda önemli bir referans olan WRAS belgesine sahip ilk yerli üretici olma özelliğini taşıyor.
Ekomaxi hakkında detaylı bilgi için https://www.ekomaxi.com/tr adresini ziyaret ediniz.
Son Yazılar
- Hibrit İklimlendirme Çözümü: Aden-2 Ballıkpınarı Villaları Projesi Eylül 11, 2026
- Creavit’ten Banyolara Estetik Ve Teknoloji Katan Gömme Rezervuar Çözümleri Eylül 11, 2026
- Yunanistan’ın En Yüksek Binasının Su Depolama Sistemlerindeki Tercihi Ekomaxi Oldu Eylül 11, 2026
- ALIK KONUT ARZI, KİRA PİYASASININ DENGELENMESİ AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Eylül 10, 2026
- Güçlü Yapıların Temelinde Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Güvencesi: PREPRUFE Eylül 10, 2026
- “INTERCEM 2026” İSTANBUL’DA BAŞLADI Eylül 9, 2026
- Bosch Home Comfort’tan Multi Split Sistemlere Yeni İç Ünite: Bosch Climate 5000iM 1W Eylül 9, 2026
- SERAMİK ONARIM HAREKETİ: KENT PİKSEL, SOKAKTA BAŞLAYAN DÖNÜŞÜMÜ FULYA’DA BULUŞTURDU Eylül 9, 2026
- Legrand Plexo, Dış Mekanlarda Güvenli ve Dayanıklı Elektrik Altyapısı Sunuyor Eylül 9, 2026
- Volvo Trucks, ADES Uluslararası Nakliyat’a 30 adet Volvo FH 500 Teslim Etti! Eylül 9, 2026
- Gözde Grubu’ndan 10 yılda 10 Bin Konutluk Yatırım Hamlesi Eylül 9, 2026
- Chryso Türkiye Uzmanlığıyla Sıcak Havada Beton Dökümü: Riskler Ve Önlemler Eylül 9, 2026
- Nexans, 2026’nın İlk Yarısında Kârlı Büyümesini Sürdürdü ve Yıl Sonu Hedeflerini Yükseltti Eylül 9, 2026
- Kombi Çalışıyor, Ev Isınmıyorsa Sorun Radyatörlerde Olabilir Eylül 9, 2026
- KALEKİM’DEN ZORLU DÖNEMDE DİRENÇLİ PERFORMANS: KALEKİM’İN İKİNCİ ÇEYREK NET SATIŞLARI 2,97 MİLYAR TL OLDU Eylül 8, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak













