Kastamonu Entegre'den İnegöl'de Tasarım ve Üretimi Buluşturan Yeni Deneyim Merkezi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Kastamonu Entegre’den İnegöl’de Tasarım ve Üretimi Buluşturan Yeni Deneyim Merkezi

Yayınlandı

-

 
Kastamonu Entegre, Türkiye mobilya sektörünün önemli üretim merkezlerinden İnegöl’de yeni Deneyim Merkezi’ni hayata geçirdi. Klasik showroom anlayışının ötesinde kurgulanan merkez; ürün deneyimini bilgi paylaşımı, ortak çalışma ve proje geliştirme olanaklarıyla buluşturarak mobilya tasarımcılarını, mimarları, iç mimarları, uygulamacıları ve sektör profesyonellerini aynı çatı altında bir araya getiriyor.
 
Ahşap bazlı panel sektörünün global oyuncularından Kastamonu Entegre, sektör profesyonelleri ve iş ortaklarıyla etkileşimini güçlendirecek yeni Deneyim Merkezi’ni İnegöl’de açtı. İnegöl’ün güçlü mobilya üretim kültürünün merkezinde konumlanan Deneyim Merkezi, Kastamonu Entegre’nin geniş ürün portföyünü sektörün farklı paydaşlarının bilgi ve deneyimiyle buluşturacak yaşayan bir çalışma alanı olarak tasarlandı.

 

Dekoratif panelden laminat parkeye, duvar profilinden tamamlayıcı ürünlere uzanan geniş ürün gamının yer aldığı merkezde; malzeme kütüphanesi, ortak çalışma alanları ve proje geliştirmeye yönelik bölümler bulunuyor. Mobilya tasarımcıları, mimarlar, iç mimarlar ve uygulamacılar farklı yüzey, dekor ve malzeme alternatiflerini bir arada ve farklı ışıklarda yakından inceleyerek projelerine uygun çözümleri değerlendirebilecek ve üreticilerle doğrudan proje geliştirme süreçlerinde bir araya gelebilecek.

 

Deneyim Merkezi aynı zamanda sektör profesyonellerinin bir araya gelerek bilgi ve deneyim paylaşabilecekleri, yeni fikir ve uygulamalar üzerinde çalışabilecekleri bir etkileşim alanı sunacak.
Kastamonu Entegre Genel Müdürü Prof. Dr. Davut Kavranoğlu İnegöl’de hayata geçirilen deneyim merkezinin şirketin sektörle birlikte değer üretme yaklaşımının önemli bir parçası olduğunu belirtti:

 

“Bugün rekabetin şartları değişiyor. Artık yalnızca daha fazla üretmek yetmiyor; ürettiğimiz ürüne ne kadar bilgi, tasarım ve değer kattığımız da en az üretim gücümüz kadar önemli. Bu nedenle İnegöl’deki Deneyim Merkezi’mizi yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir showroom olarak düşünmedik. Buranın mimarların, tasarımcıların, mobilya üreticilerinin ve iş ortaklarımızın bir araya geleceği; fikirlerini paylaşacağı ve yeni uygulamalar üzerinde birlikte çalışacağı canlı bir çalışma alanı olmasını istiyoruz. Çünkü üretim gücünü bilgiyle, tasarımla ve ortak akılla buluşturduğumuz ölçüde sektörümüz için kalıcı değer üretebiliriz. Bu merkezin Kastamonu Entegre ile İnegöl’deki üreticiler ve sektör profesyonelleri arasındaki bağı daha da güçlendireceğine, yeni fikirlerin ve iş birliklerinin önünü açacağına inanıyorum.”

 

Deneyim Merkezi’nin iş ortakları ve sektör profesyonelleri için sunacağı olanaklara değinen Kastamonu Entegre Satış ve Pazarlama’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Talha Aydın ise şunları söyledi:

 

“İnegöl’de iş ortaklarımızla uzun yıllardır birlikte çalışıyoruz. Dolayısıyla buradaki ihtiyaçları, beklentileri ve sektörün nasıl değiştiğini yakından takip ediyoruz. Deneyim Merkezi’ni tasarlarken de iş ortaklarımızın yalnızca ürünlerimizi görebileceği değil, gerçekten kullanabileceği bir alan oluşturmak istedik. Burada farklı dekorları, yüzeyleri ve malzemeleri bir arada inceleyebilecek, projeleri için alternatifleri değerlendirebilecek ve ekiplerimizle birlikte çözüm geliştirebilecekler. Bizim için önemli olan buranın açılışını yaptığımız gün tamamlanmış bir proje olması değil; iş ortaklarımızın ihtiyaçları, yeni projeler ve fikirlerle zaman içinde gelişmeye devam etmesi. İnegöl’deki Deneyim Merkezi’nin yaşayan bir merkez olmasını tam da bu nedenle önemsiyoruz.”

 

Kastamonu Entegre, İnegöl’deki yeni Deneyim Merkezi ile bölgenin köklü üretim kültürünün içinde daha yakın ve sürekli bir temas noktası oluştururken, merkezde gelişecek fikir ve iş birliklerini sektörle birlikte büyütmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yıldız Demir Çelik,  2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Yayınlandı

-

 

Yıldızlar Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren Yıldız Demir Çelik, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim alanlarındaki performansını ortaya koyan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, 2025 yılında toplam su kullanımının yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşılarken yaklaşık 5.299 MWh enerji tasarrufu sağladı. Çalışan başına ortalama eğitim süresini 46,7 saate yükseltti. Yıldız Demir Çelik, önümüzdeki döneme ilişkin sürdürülebilirlik yol haritasını “Her Adımda Sürdürülebilirlik” ana çatısı altında “Her Adımda Gelecek”, “Her Adımda Sorumlu Üretim” ve “Her Adımda Önce İnsan” eksenlerinde şekillendirdi.

Çelik değer zincirindeki rolünü sürdürülebilir üretim anlayışıyla güçlendiren Yıldız Demir Çelik’ in 2025 ve “Her Adımda Sürdürülebilirlik” yaklaşımı doğrultusunda hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu; kaynak verimliliğinden enerji yönetimine, dijitalleşmeden insan odaklı çalışma kültürüne kadar şirketin yıl boyunca hayat geçirdiği çalışmaları ve elde ettiği sonuçları kapsıyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi küresel regülasyonlar ve dinamik piyasa koşulları karşısında şirketin geliştirdiği bütüncül yönetim yaklaşımını şeffaf biçimde ortaya koyuyor. 

“Sürdürülebilirlik her kararımızın içinde yer alan bir yönetim sorumluluğudur”

2025 yılı sürdürülebilirlik performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız Demir Çelik Genel Müdürü Selçuk Yılmaz, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir gereklilik değil, üretimden teslimata kadar tüm kararların merkezinde yer alan stratejik bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“2025 yılı, Yıldız Demir Çelik’te üretimden teslimata uzanan bütün süreçleri yakın bir koordinasyonla yönettiğimiz bir dönem oldu. Değişen müşteri talepleri, maliyet baskıları ve karbon düzenlemeleri karşısında kaliteden kaynak kullanımına kadar tüm süreçlerimizi aynı çalışma disiplini içinde ele aldık. Bir üretim şirketinin başarısının yalnızca hatların çalışma hızıyla değil, tüm birimler arasındaki kesintisiz koordinasyon ve güvenle kurulduğuna inanıyoruz. Kaynak verimliliğini günlük operasyonlarımızın ayrılmaz bir parçası olarak izlerken 2025 yılında kullandığımız suyun yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşıladık; enerji tasarrufu ve verimlilik odaklı operasyonel iyileştirmelerimizi hız kesmeden sürdürdük. Dijital altyapımız, Stargate müşteri portalımız ve güçlü saha deneyimine sahip çalışanlarımızla operasyonel verimliliğimizi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde birlikte çalışma kültürümüzü güçlendirerek, müşteri ve çalışan deneyimini odağımızda tutarak yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.”

Kaynak yönetiminde ve operasyonel süreçlerde ölçülebilir başarı

Yıldız Demir Çelik, üretim faaliyetlerini sürdürürken kaynakların etkin kullanımı ve enerji verimliliği akanındaki çalışmalarına da hız verdi. 2025 yılında toplam su kullanımının yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşılayan şirket, enerji verimliliğine yönelik operasyonel iyileştirmeler sonucunda yaklaşık 5.299 MWh enerji tasarrufu elde etti. Aynı dönemde tamamlanan sekiz enerji verimliliği projesinin hesaplanan yıllık enerji kazanımı ise 587,1 TEP olarak gerçekleşti.
Buhar kazanlarındaki yanma ayarlarından atık ısının değerlendirilmesine, kondens geri kazanımından LED aydınlatma dönüşümlerine kadar farklı alanlarda hayata geçirilen çalışmalar, enerji tüketiminin ve üretim süreçlerindeki kayıpların azaltılmasına katkı sağladı. Kaynak güvenliğini ve maliyet yapısını destekleyen bu adımlar, şirketin çevresel etkisini azaltırken üretim süreçlerinin verimliliğini de güçlendirdi. Müşteri deneyimini süreçlerinin merkezine yerleştiren Yıldız Demir Çelik, siparişten sevkiyata kadar tüm aşamaların şeffaf biçimde izlenmesini sağlayan Stargate müşteri portalı ve gelişmiş CRM altyapısıyla operasyonel süreçlerini daha izlenebilir ve erişilebilir hale getirdi.
 
Çalışan başına ortalama eğitim süresi 46,7 saate yükseldi

 

Yıldız Demir Çelik, çalışan gelişimi ile iş sağlığı ve güvenliği alanlarında da çalışmalarını sürdürdü. 2025 yılında toplam eğitim süresi 35.819 saate, çalışan başına ortalama eğitim süresi ise 46,7 saat olarak gerçekleşti.

 

Teknik yetkinlik, süreç bilgisi ve problem çözme kapasitesini geliştirmeye yönelik eğitim yatırımları ile “Budur Buluşmaları” gibi açık iletişim platformlarının devam ettiği yıl içerisinde kaza sıklık ve kaza ağırlık oranlarında da belirgin iyileşmeler kaydedildi.

 

Yıldız Demir Çelik, 2025 yılında gerçekleştirdiği çifte önemlilik değerlendirmesi doğrultusunda 2030 yol haritasını “Her Adımda Gelecek”, “Her Adımda Sorumlu Üretim” ve “Her Adımda Önce İnsan” başlıkları altında şekillendirerek sürdürülebilir büyüme hedeflerini kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sürdürülebilir Enerji Dönüşümünde Bütünsel Yaklaşım: Türkiye’de yeni nesil fotovoltaik sistem çözümlerinde Vaillant – Elin Enerji iş ortaklığı

Yayınlandı

-

 

Vaillant Group Türkiye, Elin Enerji iş birliğiyle hayata geçirdiği yeni nesil fotovoltaik sistem çözümlerini pazara sundu. Isıtma, soğutma ve elektrik ihtiyacını tek bir çatı altında birleştiren bu entegre ekosistem, konut sahiplerine enerji maliyetlerinden bağımsız, sürdürülebilir bir yaşamın kapılarını açıyor.

Vaillant Group Türkiye, çevreci ve yenilikçi teknoloji vizyonunu fotovoltaik (PV) sistem çözümleriyle bir adım öteye taşıyor. Elin Enerji’nin Sirius marka fotovoltaik çözümleri kapsamında gerçekleştirilen stratejik iş birliği çerçevesinde sunulan bu sistem; yüksek verimli güneş panelleri, akıllı invertör grupları, kaskad edilebilir enerji depolama üniteleri ve elektrikli araç şarj istasyonlarından oluşuyor. Kullanıcıların ısınmadan mobiliteye kadar tüm enerji ihtiyacını temiz kaynaklarla karşılamayı hedefleyen Vaillant, bu sayede hem karbon ayak izini minimize ediyor hem de enerji dönüşümünde önemli rol üstleniyor. 

Enerjide tam bağımsız ‘Gelecek Odaklı’ bir ekosistem

Vaillant’ın sunduğu Sirius marka yeni nesil PV sistemleri, konutları sadece bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp kendi enerjisini üreten ve yöneten akıllı üslere dönüştürüyor. Özellikle elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte kritik öneme sahip olan hızlı araç şarj istasyonları hem kablolu hem de kablosuz seçenekleriyle geleceğin teknolojisini bugünden evlere taşıyor. Gelecek Odaklı (future-proof) bir yapı sunan bu ekosistem, enerji maliyetlerini optimize etmek isteyen ve çevre bilinci yüksek tüketiciler için bütünleşik bir çözüm sunuyor. Kullanıcılar, 5 kWh kapasiteli ve 40 kWh’a kadar artırılabilen bataryalar sayesinde ürettikleri enerjiyi depolayarak kesintisiz bir tasarruf imkanına kavuşuyor.

Uçtan uca hizmet ve Vaillant güvencesi

Vaillant, fotovoltaik panelleri tekil bir ürün olarak sunmanın ötesine geçerek, keşif ve projelendirmeden kurulum ve satış sonrası teknik desteğe kadar anahtar teslim bir hizmet modeli uyguluyor. Isı pompası sistemleriyle tam entegre çalışabilen bu yapıda, tüm süreç uzman bayi ağı üzerinden Vaillant güvencesiyle yönetiliyor. Sektördeki teknolojik dönüşüme değer katan bu hamle, markanın iklimlendirme dünyasındaki bütünsel çözüm ortağı kimliğini pekiştiriyor. Özellikle konut sahipleri için tasarlanan bu iş modeli, evlerin enerji yönetimini tek bir elden ve en yüksek verimlilikle gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Vaillant Türkiye CEO’su Alper Avdel, iş birliği ile ilgili; “Isı pompasının öneminin artması ile birlikte enerji maliyetlerini minimize edecek ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak sürdürülebilir çözümler sunmayı önemsiyoruz” dedi.

Sirius Yenilenebilir Enerji Teknolojileri A.Ş. Genel Müdürü Kemal Ertuğran da konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Elin A.Ş. olarak 45. yılımızda global bir iklimlendirme firması olan Vaillant Group ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, ürün ve hizmetlerimizi ısı pompası çözümleriyle entegre ederek tüketicilere uçtan uca enerji çözümleri sunma vizyonumuzu ileri taşıyor. Bu stratejik iş birliğinin sektörde örnek teşkil edeceğine ve entegre enerji çözümlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

 

Teknik Detaylar ve Ürün Ailesi

Vaillant Yetkili Satıcılarında sunulacak Sirius PV ürün ailesi, farklı ihtiyaçlara yönelik geniş bir teknik yelpaze sunuyor:

  • Güneş Panelleri: Full Black (415 Wp) ve Topcon (440 Wp, 630 Wp) seçenekleri ile yüksek performans.
  • İnvertörler: 10K Hybrid, 33 kW ve 50 kW On-Grid seçenekleriyle akıllı enerji yönetimi.
  • Depolama: Modüler yapıda, 40 kWh kapasiteye kadar artırılabilen bataryalar.
  • Şarj İstasyonları: 22 kW AC kapasiteli kablolu ve kablosuz şarj çözümleri.

Okumaya Devam Et

GENEL

TSM GLOBAL, DOĞU AVRUPA’DA 9 ÜLKEDE GLOBAL MARKALARLA BÜYÜYOR

Yayınlandı

-

 

 

Küresel ölçekte sanayi ve altyapı projelerine iş ve istif makineleriyle çözüm sunan TSM Global, 21 ülkedeki faaliyet ağıyla Doğu Avrupa’daki varlığını güçlendiriyor. Polonya, Romanya, Macaristan, Çekya, Bulgaristan, Hırvatistan, Estonya, Letonya ve Sırbistan’da da faaliyet gösteren TSM Global, dünya devi Sumitomo’nun  Doğu Avrupa pazarına ilk kez doğrudan giriş yapmasına öncülük etti. Yurtdışındaki Türk müteahhitlik şirketlerinin de çözüm ortağı olan TSM Global, global marka iş birlikleriyle bölgedeki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Yaygın satış ve satış sonrası hizmetler ağıyla öne çıkan TSM Global, 21 ülkede faaliyet gösterirken Doğu Avrupa’daki güçlü varlığını da sürdürüyor. TSM Global İş Makinaları Bölümü Genel Müdürü Burak Ertuğrul, bölgedeki faaliyetleri hakkında şöyle bilgi verdi: ‘’Doğu Avrupa, TSM Global’in uluslararası büyüme stratejisinin en önemli merkezlerinden biri. Bölgedeki varlığımızı yalnızca ürün satışıyla sınırlı görmüyor; güçlü bayi yapılanmamız, satış sonrası hizmetlerimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımızla uzun vadeli bir iş ortaklığı modeli oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde Doğu Avrupa’daki etkinliğimizi yeni iş birlikleri ve yatırımlarla daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Doğu Avrupa’daki varlığımız Polonya, Romanya, Macaristan, Çekya, Bulgaristan, Hırvatistan, Estonya, Letonya, Sırbistan gibi 9 kilit ülkeyi kapsıyor.  Bununla birlikte vizyonumuz sadece bu bölgeyle sınırlı kalmayıp, Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ülkelerini de dahil ettiğimiz toplam 21 ülkelik çok daha geniş bir coğrafyada faaliyet göstererek bu büyük pazarın sunduğu devasa potansiyeli başarıyla değerlendirmeye çalışıyoruz. İnşaat, lojistik, madencilik, tarım ve ormancılık bölgenin en hızlı büyüyen lokomotif sektörleri. TSM Global olarak biz de tam bu noktalara çözüm üretiyoruz; portföyümüzdeki ekskavatörler, iş makinaları ve istifleme ekipmanları ile ağır sanayi, inşaat, ormancılık ve lojistik alanlarında yoğun bir şekilde faaliyet gösteriyoruz.’’

‘’Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat’ı (Green Deal) Motive Etti’’

Burak Ertuğrul, ülke seçiminde rol alan önemli faktörler hakkında bilgi verdi: ‘’Avrupa Birliği (EU) kapsamında hızla gelişen ve ciddi yatırımlar alan bu ülkeleri seçmemizdeki temel etken, artan inşaat ve madencilik faaliyetlerinin yüksek kapasiteli iş makinalarına yarattığı talep. Burada özellikle Türk müteahhit şirketlerinin her geçen gün Doğu Avrupa’da çok daha fazla söz sahibi olmalarının altını çizmek isteriz. Türk şirketlerinin dinamik, esnek ve çözüm odaklı yapısı, Doğu Avrupa’nın hızlı refleks bekleyen değişken pazar şartlarına mükemmel uyum sağlıyor. Özellikle kaliteli ürün, hızlı servis ve kesintisiz iletişim sunabilen firmalar için kalıcı pazar payları elde etme fırsatı çok yüksek. Türkiye’deki köklü başarılarımız ve güçlü referanslarımız sayesinde, yurt dışı projeleri yürüten müteahhitlerimizin de önde gelen tercihi olmaktan gurur duyuyoruz. Tüm bu dinamiklerin yanı sıra, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat (Green Deal) vizyonu ve Yapısal Uyum Fonları gibi güncel uygulamaları bu pazarlara yönelmemizde belirleyici bir katalizör rolü oynadı.’’

‘’Ciromuzda Stratejik Payı Var’’

Doğu Avrupa operasyonlarının toplam cirolarında stratejik ve büyüyen bir paya sahip olduğunun altını çizen Burak Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Doğu Avrupa bölgesi için uzun vadeli iş planlarımız halihazırda hazırlanmış olup, tüm yatırımlarımız bu vizyon doğrultusunda hız kesmeden devam ediyor. Bölgedeki bayi ağımızın genişlemesi ve pazar payımızın artmasıyla birlikte, önümüzdeki dönemde bu oranın daha aktif büyüme rakamlarıyla ivmelenerek artmasını öngörüyoruz. Bu bölgeyi kesinlikle uzun vadeli bir yatırım ve büyüme bölgesi olarak konumlandırıyoruz. Sadece ekipman tedarik etmekten ziyade, Sumitomo gibi temsil ettiğimiz küresel markaların bölgedeki distribütörlük ve hizmet ağını kalıcı olarak kök salacak şekilde güçlendirmek ana önceliğimizdir. ’’

Hedef: Antrepo Gibi Lojistik Üs Anlaşmaları

TSM Global’in stratejisinin merkezinde “yerel güçlerle entegre olma” hedefinin yattığını vurgulayan Ertuğrul, ‘’Bu doğrultuda, bölgedeki kilit ülkelerde yer alan iş makinesi bayilerimizle güçlü ortaklıklar kurmaya ve mevcut bayi ağımızı derinleştirmeye odaklanıyoruz. Satış sonrası hizmet kalitemizi maksimize etmek adına yerel partnerlerimizle birlikte yedek parça ve lojistik altyapısını geliştiriyoruz. Ayrıca Doğu Avrupa için jeopolitik önemi yüksek olan bazı alternatif aday ülkelerde, lojistik merkez anlaşmaları planlıyoruz. Bölgedeki yapılanmamızı genişletmek adına yeni bayi adayları için yürüttüğümüz görüşmeler de tüm hızıyla devam ediyor’’ dedi.

‘’Avrupalı Bayilerle Entegresyonu Güçlendiriyoruz’’

Burak Ertuğrul, bölgedeki temel hedeflerini şöyle anlattı: ‘’Önümüzdeki 3-5 yıllık projeksiyonda temel hedefimiz; pazar payımızı istikrarlı bir şekilde artırmak ve Avrupalı bayilerimizle olan entegrasyonumuzu güçlendirmek. Aynı zamanda mevcut siyasi ve ekonomik yapıya paralel bir şekilde TSM Global ve Sumitomo’nun bilinirliğini rekabette en üst seviyelere çıkartıp, 5 yıl içerisinde pazardaki oyuncular arasında ilk 3’te yer almak en önemli stratejik vizyonumuz. Bölgede gözlemlediğimiz en önemli değişim, AB fonlarının da etkisiyle altyapı, enerji ve sanayileşme projelerindeki büyük ölçekli artışlar. Tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması da bölgedeki lojistik ve depolama ihtiyaçlarını, dolayısıyla endüstriyel ekipman talebini doğrudan tetikledi. Bunlar bizim için pozitif anlamda destekleyici oldu.’’

Dijitalleşme Operasyonel Verimliliği Artırdı

Ertuğrul, dijitalleşmenin bölgedeki faaliyetleri üzerine etkisi hakkında şöyle konuştu: ‘’Dijitalleşme hem uluslararası bayilerimizle olan iş iletişimimizi hızlandırıyor hem de operasyonel verimliliğimizi artırıyor. Satış tahminlemeleri, bayi performansı analizi, lojistik optimizasyonu ve satış sonrası hizmetlerde veri odaklı hareket ederek pazarın ihtiyaçlarını önceden tespit edebiliyoruz. Aynı zamanda tekliften siparişe kadar tüm süreci uçtan uca dijital yöneteceğimiz projemiz de hayata geçmek üzere.’’

Dünya Devleri ile 120’den Fazla Ülkede “En İyi Distribütörler” Listesindeyiz

Dünya devi markaları 21 ülkeye ulaştıran TSM Global’in globaldeki başarıları da dikkat çekti. ’’En büyük başarımız; Sumitomo gibi kendi alanında, iş makinaları sektöründe global oyuncu olan markamızın bölgesel yönetimini üstlenerek, Avrupalı bayilerimizle karşılıklı güvene ve yüksek standartlara dayalı, sürdürülebilir bir bayilik ağı kurmuş olmamız. Sumitomo’nun ‘En İyi Temsilci’ kategorisinde yer almamız, uzun yıllara dayanan bu karşılıklı güven ve iş birliği neticesinde Sumitomo’nun Doğu Avrupa pazarına TSM Global ile birlikte ilk defa doğrudan girmesi bizim için önemli ve gurur verici bir başarıdır. Bu adım, şirketimizin tarihindeki en önemli kilometre taşlarından biri olarak yer alacaktır. Katıldığımız fuarlar ve düzenlediğimiz bayi organizasyonlarıyla da bu güçlü entegrasyonu başarıyla yönetmeye devam ediyoruz.’’

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye