GENEL
Allison donanımlı Volvo R100E, Avusturya’nın zorlu taş ocağı operasyonunda verimliliği artırıyor
Yayınlandı
2 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Deisl-Beton, Avusturya’daki zorlu taş ocağı operasyonunda Allison donanımlı Volvo R100E rijit şasili damperli kamyon ile taşıma kapasitesini artırırken ton başına maliyetleri ve çalışma sürelerini azaltıyor.
Avusturya merkezli mineral yapı malzemeleri üreticisi Deisl-Beton GmbH, Salzburg yakınlarındaki Sulzau taş ocağını 70 yılı aşkın süredir işletiyor. Buradan çıkarılan kireç taşı ve dolomit, bölgedeki inşaat projelerinde taş, asfalt ve beton üretimi için ham madde olarak kullanılıyor. Yılda 600 bin tona varan kaya malzemesinin taşındığı operasyonda Deisl-Beton, Allison 9610 Off Road Series™ (ORS) tam otomatik şanzıman donanımlı Volvo R100E rijit şasili damperli kamyon kullanıyor.
Salzburger Kalkhochalpen bölgesinde 2.000 metrenin üzerindeki rakımlarda yürütülen operasyon, dar ve taşlı dağ yolları ile dik inişler nedeniyle araçlardan yüksek performans ve güvenilirlik bekliyor. Kullanım ömrünü tamamlamaya yaklaşan Terex TR70’in yerine hizmet verebilecek yeni bir damperli kamyon arayan Deisl-Beton, çözümü Avusturya’nın ilk Allison 9610 ORS tam otomatik şanzıman donanımlı Volvo R100E’sinde buldu.
Deisl-Beton Genel Müdürü Christopher Deisl, araç seçimlerini şöyle açıkladı: “Yüksek taşıma kapasitesine sahip, güvenilir, kullanımı kolay ve uzun süre kullanabileceğimiz rijit şasili bir damperli kamyon arayışındaydık. Geçmişte Allison ile edindiğimiz olumlu deneyimler doğrultusunda, özellikle Allison tam otomatik şanzıman donanımlı yeni bir damperli kamyonu tercih ettik.”
Avusturya’daki Volvo bayisi Ascendum’un desteğiyle İsveç’te çok az kullanılmış bir R100E bulundu ve Avusturya’ya getirildi. 64 m³’lük damper kapasitesi, Terex TR70’e kıyasla yüzde 30 artış sağlarken bu fark ton başına maliyetlere de doğrudan yansıdı.
Her seferde daha fazla yük, daha verimli çalışma
783 kW gücündeki Cummins QST30 motor ve Allison 9610 ORS şanzıman ile donatılan R100E, taş ocağındaki yaklaşık bir kilometrelik güzergahta sefer başına 100 metrik ton yük taşıyor. Bir vardiya boyunca 80 ila 100 kilometre yol kat eden kamyon, ekskavatör ile kırma tesisi arasında saatte dört ila beş gidiş-dönüş seferi gerçekleştiriyor.
11 metre uzunluğa, 7 metre genişliğe ve 5 metre yüksekliğe sahip R100E, iki akslı tasarımı sayesinde yalnızca 13 metrelik dönüş çapıyla taş ocağında rahatlıkla manevra yapabiliyor. Düşük yuvarlanma direnci ise lastik aşınmasının kontrol altında tutulmasına katkı sağlıyor.
“Ton başına maliyetlerimiz önemli ölçüde düştü”
Yeni aracın operasyonel sonuçlarını değerlendiren Deisl, “Yeni aracımızdan son derece memnunuz. Daha kısa sürede daha fazla yük taşıyabiliyor. Bu da verimliliği artırırken hem makine operatörlerinin hem de damperli kamyonun çalışma süresini azaltıyor. Önceki aracımıza kıyasla taşınan ton başına maliyetlerimiz önemli ölçüde düştü. Bunun yanı sıra zamandan da ciddi tasarruf sağlıyoruz. Artık gerekli miktardaki malzemeyi taş ocağında daha kısa sürede taşıyabiliyoruz. Böylece sürücülerin çalışma saatlerini azaltabiliyoruz ki bu, sürücü sıkıntısının yaşandığı günümüzde özellikle önemli bir avantaj” şeklinde açıkladı.
1000 beygirin üzerindeki güç emeklilik kararını erteletti
R100E’nin operatörü Rupert Wieland, yıllarca uzun yol kamyon şoförlüğü yaptıktan sonra emekli olmaya hazırlanırken Deisl-Beton’dan R100E’yi kullanması için teklif aldı. Kariyerini direksiyon başında geçiren Wieland için 1.000 beygirin üzerindeki güç ile tam otomatik şanzımanın birleşimi, geri çevrilemeyecek kadar özel bir fırsattı.
Wieland, “1.000 beygirin üzerinde güce ve tam otomatik şanzımana sahip böyle bir aracı kullanmak gerçekten çok özel. Bu nedenle hayır diyemedim” şeklinde belirtti.
Allison şanzımanın sürüş deneyimindeki farkına dikkat çeken Wieland, “Tam otomatik şanzıman sayesinde damperli kamyonu kullanmak neredeyse bir binek otomobil kadar kolay. Allison şanzıman, dik eğimlerde bile vites geçişlerini kusursuz şekilde gerçekleştiriyor. Geri kayma ya da vites geçişlerinden kaynaklanan güç kesintileri yaşanmıyor. Bu teknoloji sayesinde kendimi gerçekten güvende hissediyorum ve işimi keyifle yapıyorum” dedi.
Dik eğimlerde kesintisiz güç aktarımı
Bu güvenin temelinde Allison 9610 ORS’nin sunduğu teknolojiler bulunuyor. Kesintisiz Güç Teknolojisi™, tork konvertörü aracılığıyla gücü tekerleklere aktarırken vites değişimleri sırasında çekiş gücünün kesintiye uğramasını önlüyor. İki kademeli geri vites, daha akıcı geçişler sağlayan entegre Trim Boost sistemi ve optimize edilmiş vites oranları, değişken çalışma koşullarında dahi operatörün araç üzerindeki kontrolünü korumasına yardımcı oluyor.
Şanzıman ayrıca vites küçültme işlemlerini otomatik olarak yönetiyor. Böylece hidrolik retarder, inişlerde aracın hızının kontrol altında tutulmasına yardımcı olurken servis frenine olan bağımlılığı azaltıyor. Damper boşken yakıt tüketimini azaltmak amacıyla vites değiştirme noktaları daha düşük seviyelere çekiliyor. Araç yüklendiğinde ise şanzıman, tam güç sunacak şekilde çalışma stratejisini uyarlıyor. Böylece şanzıman tüm bu süreçleri otomatik olarak yönetirken operatör dikkatini yola ve sürüşe verebiliyor.
En az 20 yıllık kullanım hedefleniyor
Uzak bir dağ vadisinde faaliyet gösteren taş ocağı işletmesi için araçların plansız duruşu kabul edilebilir bir durum değil. Deisl, “Bizim için araçların yalnızca rutin bakım ve kontroller için görev dışı kalması büyük önem taşıyor. Allison ile taş ocağımızdaki plansız duruşların azalacağına güveniyoruz. En az 20 yıl boyunca kullanılabilecek, güvenilir motor ve şanzıman teknolojileriyle donatılmış, dayanıklı bir iş makinesi arıyoruz. Allison ağır hizmet tipi ORS şanzımanın bu beklentimizi karşılayacağını düşünüyorum” diye ekledi.
Avusturya’daki Volvo bayisi Ascendum’un Satış Temsilcisi Lukas Exenberger ise bu uygulamada neden 9610 ORS’nin tercih edildiğini şu şekilde açıkladı: “Tam otomatik şanzımanlar, manuel ve otomatikleştirilmiş manuel şanzımanlara göre daha az bakım gerektiriyor ve daha uzun kullanım ömrü sunuyor. Deisl-Beton’un gereksinimlerini karşılamak üzere Volvo R100E, Allison 9610 ORS şanzıman ile donatıldı. R100E her türlü zorlu görevin üstesinden gelebiliyor. Güçlendirilmiş aktarma sistemi; yüksek tork, üstün çekiş gücü ve mükemmel yol tutuşu sağlayarak taşıma sürelerinin kısalmasına katkıda bulunuyor.”
Sulzau taş ocağının çalışma koşulları tavize yer bırakmıyor. Dik eğimler ve ağır yüklerin bulunduğu operasyonda malzeme akışının kesintisiz sürdürülmesi gerekiyor. Deisl-Beton için Allison donanımlı Volvo R100E, bu zorlu uygulamanın gereksinimlerini karşılarken verimlilik, çalışma süresi ve sürücülerin işe bağlılığına doğrudan katkı sağlıyor.
Deisl-Beton’da Volvo R100E’nin çalışma performansını videoda izleyebilirsiniz:

Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Türkiye İMSAD Aylık Sektör Raporu açıklandı
Yayınlandı
10 dakika önce-
Ekim 22, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
İnşaat malzemesi sanayi üretimi 14 alt sektörde arttı
Türkiye İMSAD Aylık Sektör Raporu’nun Ağustos 2026 sonuçlarına göre, temmuz ayında inşaat malzemesi sanayi üretiminde genel olarak olumlu bir seyir izlendi. İncelenen 20 alt sektörün 14’ünde üretim endeksi yıllık bazda artarken, 5’inde gerileme kaydedildi. Bazı alt sektörlerde üretim artışları çift haneli oranlara ulaşırken, ürün grupları arasındaki performans farklılıkları dikkat çekti.
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından KPMG iş birliğiyle hazırlanan Aylık Sektör Raporu’nun Ağustos 2026 sonuçları açıklandı. Raporda, inşaat malzemesi sanayisinin üretim performansı ve alt sektörler arasındaki farklılaşmalarla birlikte inşaat sektörünün genel görünümü değerlendirildi. İnşaat malzemesi sanayi üretiminde alt sektörlerin büyük bölümünde yıllık bazda artış kaydedilirken, bazı ürün gruplarında daralma yaşandı. Raporda ayrıca inşaat sektöründeki güven, yeni alınan işler ve konut satışlarındaki gelişmeler ele alındı.
İnşaat malzemesi sanayisinde üretim artışları alt sektörlere göre farklılaştı
Temmuz 2026’da inşaat malzemesi sanayi alt sektörlerinin 14‘ünde üretim endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre artarken, 5‘inde gerileme kaydedildi. Metal yapı ve yapı parçaları üretimi yüzde 10,5 ile en yüksek artışı gösterirken, seramik kaplama malzemeleri üretimi yüzde 10,2 artarak çift haneli büyüme kaydetti. İnşaat amaçlı beton ürünleri üretimi yüzde 8,7, ısıtma, soğutma ve havalandırma donanımları üretimi yüzde 8,4, mermer ve granit üretimi ise yüzde 7,4 arttı.
İnşaat amaçlı alçı ürünleri üretiminde yüzde 4,6, çimento üretiminde yüzde 3,9, inşaat boya ve verniklerinde yüzde 3,6, tuğla ve kiremitte yüzde 3,2, hazır betonda yüzde 2,7, yalıtımlı kablolarda yüzde 2,4 artış kaydedildi. Demir ve çelik inşaat ürünleri üretimi yüzde 1,1, metalden kapı ve pencere üretimi yüzde 1,0, ahşap inşaat malzemesi üretimi ise yüzde 0,3 yükseldi.
Üretimde en belirgin gerileme yüzde 27,0 ile seramik sağlık gereçlerinde yaşandı. Plastik inşaat malzemesi üretimi yüzde 9,5, armatür, musluk, valf ve vana üretimi yüzde 5,8, kilit ve donanım eşyaları üretimi yüzde 4,4, elektrikli aydınlatma ekipmanları üretimi ise yüzde 3,2 azaldı. İnşaat camlarına ilişkin üretim verileri gizli tutuldu. Temmuz ayı sonuçları, inşaat malzemesi sanayisinde üretim performansının alt sektörlere göre farklılaştığını ortaya koydu.
Raporda, inşaat malzemesi sanayisinin dış ticaret verilerine de yer verildi. Ağustos 2026’da inşaat malzemeleri ihracatı, 19 alt sektörde gerileme yaşanmasına rağmen yıllık bazda yüzde 7,5 arttı. İthalat ise 23 alt sektörde artış kaydederek yıllık bazda yüzde 19,3 yükseldi.
İnşaat üretiminde aylık toparlanma sürdü
Toplam İnşaat Üretim Endeksi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde başlayan toparlanmasını temmuz ayında da sürdürerek 119,6 seviyesine ulaştı. Aylık bazdaki artışa karşın Toplam İnşaat Üretim Endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre 5,7 puan, Bina İnşaatı Üretim Endeksi 11,5 puan, Özel İnşaat Faaliyetleri Üretim Endeksi ise 5,5 puan geriledi. Bina Dışı Yapıların İnşaatı Üretim Endeksi ise yıllık bazda artış gösteren tek alt endeks olarak Temmuz 2025 seviyesinin 10,9 puan üzerinde gerçekleşti.
İnşaat faaliyetleri artarken sektör güveni ve yeni alınan işler geriledi
Rapordaki verilere göre; Son Üç Ay İnşaat Faaliyetleri Endeksi, temmuz ayındaki sınırlı gerilemenin ardından ağustos ayında 4,7 puan artarak 93,5 seviyesine ulaştı. Endeks, bir önceki yılın aynı döneminin de 4,1 puan üzerinde gerçekleşti. Buna karşılık İnşaat Sektörü Güven Endeksi ağustos ayında 3,4 puan gerileyerek 82,4 seviyesine inerken, Yeni Alınan İnşaat İşleri Endeksi 5,8 puan azalarak 77,7 seviyesine düştü. İnşaat faaliyetlerindeki kısa vadeli toparlanmaya rağmen güven ve yeni alınan işlerdeki gerileme, sektörde temkinli görünümün sürdüğünü ortaya koydu.
Konut satışları ağustosta arttı, ilk sekiz ayda yüzde 6,8 geriledi
Türkiye genelinde konut satışları, temmuz ayındaki düşüşün ardından ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 3,1 artarken, yıllık bazda yüzde 14,7 azalarak 127 bin 410 adet olarak gerçekleşti. İlk el konut satışları yıllık bazda yüzde 4,5 gerileyerek 44 bin 378 adede, ikinci el satışlar ise yüzde 19,4 azalarak 83 bin 32 adede düştü. İpotekli konut satışları ise aylık bazda yüzde 7,4 azalırken, yıllık bazda yüzde 7,2 artarak 22 bin 131 adet oldu.
2026 yılının ilk sekiz ayında toplam konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 geriledi. Bu görünüm, ağustos ayındaki sınırlı toparlanmanın dönem genelindeki satış kaybını telafi edemediğine ve yıllık zayıflamanın ağırlıklı olarak ikinci el piyasasında yoğunlaştığına işaret etti.
GENEL
Kimpur, Uluslararası Ticarette Güvenilir Konumunu Güçlendiriyor
Yayınlandı
39 dakika önce-
Ekim 22, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kimpur, Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS) kapsamında sahip olduğu bilgilerin uluslararası karşılıklı tanıma anlaşmaları çerçevesinde paylaşılmasına onay vererek, dış ticaret süreçlerinde yeni kolaylıklardan yararlanma yönünde önemli bir adım attı.
Türkiye’nin en büyük kapasitesi ve satış hacmine sahip poliüretan sistem evi Kimpur, uluslararası ticaret faaliyetlerini destekleyen önemli bir gelişmeye imza attı. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Yetkilendirilmiş Yükümlülerin Karşılıklı Tanınması Anlaşmaları kapsamında, Kimpur’un YYS statüsüne ilişkin bilgilerin anlaşmaya taraf ülkelerin gümrük idareleriyle paylaşılmasına yönelik onay verildi.
Uluslararası ticarette güvenilir firmalara belirli gümrük kolaylıkları sağlayan Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü, firmaların gümrük işlemlerinde güvenilirlik, emniyet, güvenlik ve mevzuata uyum açısından belirli kriterleri karşıladığını ortaya koyuyor. Ülkeler arasında imzalanan karşılıklı tanıma anlaşmaları ise bu statünün anlaşmaya taraf ülkelerin gümrük idareleri tarafından tanınmasına ve ilgili firmaların belirlenen kolaylıklardan yararlanabilmesine imkân sağlıyor.
Beş kıtada 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Kimpur için bu gelişme, uluslararası ticaret süreçlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi açısından önem taşıyor. Karşılıklı tanıma mekanizmalarının sunduğu kolaylıklar, ilgili anlaşmaların kapsamına ve uygulama koşullarına bağlı olarak gümrük işlemlerinde önceliklendirme, risk değerlendirmelerinde avantaj ve operasyonel süreçlerde zaman tasarrufu gibi faydalar sağlayabiliyor.
Güçlü üretim altyapısı, geniş uluslararası faaliyet ağı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla küresel pazardaki varlığını geliştirmeye devam eden Kimpur, dış ticaret operasyonlarında güvenilirlik ve verimliliği önceliklendirerek uluslararası müşterilerine sunduğu hizmet kalitesini artırmayı hedefliyor.
GENEL
MALZEMENİN ÖTESİNDE: MİMARİ TASARIMIN ANA ÖGELERİNDEN
Yayınlandı
1 saat önce-
Ekim 22, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Nami ve Yeşim Hatırlı’nın liderliğindeki Hatırlı Mimarlık için malzeme, tasarım tamamlandıktan sonra verilen estetik bir karar değil; mimari konseptin en başından itibaren strüktür, mekân, ışık ve detayla birlikte gelişen temel tasarım bileşenlerinden biri. Malzemenin nasıl göründüğünden çok, yapının tektoniğine ne kattığı, nasıl yaşlanacağı, dayanıklılığı ve bulunduğu yerle nasıl ilişki kurduğu önem kazanıyor.
Mimarlıkta malzeme, yalnızca yapının fiziksel varlığını oluşturan ya da ona estetik kimlik kazandıran bir unsur değil; strüktürün, mekânsal kurgunun, yapı tektoniğinin ve mimari dilin temel bileşenlerinden biridir. Malzemenin doğası, yapım teknikleri, renk ve doku özellikleri, yapının biçimlenişini ve kullanıcıyla kurduğu ilişkiyi etkilerken; bağlam, dayanıklılık, bakım ve kaynak tüketimi gibi konularla sürdürülebilir mimarlığın da önemli tasarım kararlarından birini oluşturur.
Nami ve Yeşim Hatırlı liderliğindeki Hatırlı Mimarlık, malzeme ve rengi tasarımın sonunda verilen bir yüzey kararı olarak değil, mimari konseptin oluşumundan itibaren strüktür, kütle, mekân ve detayla birlikte gelişen tasarım araçları olarak ele alıyor.

Nami Hatırlı bu yaklaşımı şöyle anlatıyor:
“Biz malzemeyi salt iki boyutlu bir yüzey kaplaması olarak görmüyoruz. Bir yapının nasıl tasarlandığı, malzemelerin nasıl bir araya geldiği ve birleşimlerin nasıl çözüldüğü bizim için mimarlığın temel meselelerinden. Malzeme, yapı tektoniğinin en güçlü öğelerinden biri; bazen mimari fikrin çıkış noktasında yer alıyor.”
Renk de Hatırlı Mimarlık’ın tasarım yaklaşımında mimari dili oluşturan güçlü bir ifade aracı. Kütlelerin algısını değiştirmek, yapı elemanlarını ayrıştırmak veya bütünleştirmek ve mekânsal ilişkileri vurgulamak için tasarımın başından itibaren kullanılıyor.
Yeşim Hatırlı, malzeme ve rengin ilişkisini şöyle ifade ediyor:
“Malzemelerin birbiriyle kurduğu ilişkiyi çok önemsiyoruz. Farklı dokuların, renklerin ve yüzeylerin yan yana gelişi mimari dilin oluşmasında belirleyici. Renk bizim için dekoratif bir karar değil; bazen kütleyi parçalamak, bazen bir yapı elemanını vurgulamak, bazen de mekânın algısını değiştirmek için kullandığımız bir tasarım aracı.”
Her yapının kendi bağlamı ve mimari konseptiyle değerlendirilmesi gerektiğini benimseyen ofis; iklim, topografya, yerel yapı kültürü, yapım koşulları ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre malzeme kararlarını şekillendiriyor. Belirli malzemeleri her yapıda tekrar etmek yerine, yapının bulunduğu yerle ilişki kurmasını ve kendine özgü mimari kimliğini oluşturmasını sağlayacak çözümler geliştiriyor.
Gelişen yapı teknolojileri ve yeni üretim yöntemleri ise tasarımın olanaklarını genişletiyor. Nami Hatırlı, yenilik ve uygulanabilirlik arasındaki dengeye dikkat çekiyor:
“Yeni malzemeler, üretim yöntemleri ve uygulama teknikleri daha önce mümkün olmayan çözümleri de gündeme getiriyor. Ancak bir malzemeyi yalnızca yeni ya da ‘moda’ olduğu için kullanmak istemiyoruz. Önemli olan, bu olanakların tasarladığımız yapıya gerçekten ne değer kattığı.”
Hatırlı Mimarlık için malzemenin görsel etkisi kadar dayanıklılığı, bakım gereksinimleri, onarılabilirliği ve zaman içinde nasıl yaşlanacağı da önemli. Sürdürülebilirlik, çevresel etkilerin yanı sıra yapının uzun vadeli kullanımını ve ekonomik ömrünü de kapsayan bir tasarım yaklaşımı olarak değerlendiriliyor.
Yeşim Hatırlı bu yaklaşımı şöyle özetliyor:
“Malzeme seçiminde yalnızca ilk yatırım maliyetine bakmak doğru değil. Yapının yıllar içinde nasıl yaşlanacağını, ne kadar bakım gerektireceğini, gerektiğinde onarılıp onarılamayacağını düşünmek gerekiyor. Biz sürdürülebilirliği biraz da bu açıdan ele alıyoruz. Uzun ömürlü, doğru detaylandırılmış, kullanıcıya sürekli bakım yükü getirmeyen yapılar üretmek bizim için önemli.”
Hatırlı Mimarlık için malzeme, renk, strüktür ve detay birbirinden bağımsız tercihler değil; aynı mimari tasarımın birbirini tamamlayan bileşenleri. Mimari konsept, bu unsurların bir araya gelişiyle somutlaşıyor ve yapının dilini oluşturuyor.
Son Yazılar
- Türkiye İMSAD Aylık Sektör Raporu açıklandı Ekim 22, 2026
- Kimpur, Uluslararası Ticarette Güvenilir Konumunu Güçlendiriyor Ekim 22, 2026
- MALZEMENİN ÖTESİNDE: MİMARİ TASARIMIN ANA ÖGELERİNDEN Ekim 22, 2026
- Mesa Yenikent’te yeni etap satışta Ekim 22, 2026
- Zemin Boyasında Yanlış Seçim Maliyeti Katlıyor, Doğru Ürün Kullanım Ömrünü Uzatıyor Ekim 22, 2026
- RUSAL’dan Türkiye’nin büyüyen alüminyum sanayisine üç kıtaya yayılan tedarik zinciri Ekim 22, 2026
- ASSA ABLOY, “Dünyaya Kapı Açıyoruz 2026” Etkinliğinde İş Ortaklarıyla Buluştu Ekim 22, 2026
- Bosch Pro Tour Üçüncü Yılında EXPERT Ürünleriyle Profesyonelleri İstanbul ve İzmir’de Buluşturuyor Ekim 22, 2026
- Nippon Paint – Betek “Merakın Peşinde” Konuşma Serisiyle Tasarım Dünyasıyla Ekonomi Gündemini Paylaştı Ekim 21, 2026
- Çimko’nun “Biyoçeşitlilik Yarışması”nda Yeni Dönem Başladı Ekim 21, 2026
- Sinpaş Holding’den Sürdürülebilir Geleceğe Çok Sektörlü Yatırım Vizyonu Ekim 21, 2026
- Ytong Panel ile yapıların her noktasında yüksek performans Ekim 21, 2026
- Form Endüstri Ürünleri ve Form Freva, Chillventa 2026’da Yerini Aldı Ekim 21, 2026
- Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri’ne İki Ödül Birden Ekim 21, 2026
- Çuhadaroğlu’ndan Yangın Güvenliğinde Sistem Bütünlüğü Vurgusu Ekim 21, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL3 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL3 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL3 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!











