Allison donanımlı Volvo R100E, Avusturya’nın zorlu taş ocağı operasyonunda verimliliği artırıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Allison donanımlı Volvo R100E, Avusturya’nın zorlu taş ocağı operasyonunda verimliliği artırıyor

Yayınlandı

-

Deisl-Beton, Avusturya’daki zorlu taş ocağı operasyonunda Allison donanımlı Volvo R100E rijit şasili damperli kamyon ile taşıma kapasitesini artırırken ton başına maliyetleri ve çalışma sürelerini azaltıyor.

Avusturya merkezli mineral yapı malzemeleri üreticisi Deisl-Beton GmbH, Salzburg yakınlarındaki Sulzau taş ocağını 70 yılı aşkın süredir işletiyor. Buradan çıkarılan kireç taşı ve dolomit, bölgedeki inşaat projelerinde taş, asfalt ve beton üretimi için ham madde olarak kullanılıyor. Yılda 600 bin tona varan kaya malzemesinin taşındığı operasyonda Deisl-Beton, Allison 9610 Off Road Series™ (ORS) tam otomatik şanzıman donanımlı Volvo R100E rijit şasili damperli kamyon kullanıyor.

Salzburger Kalkhochalpen bölgesinde 2.000 metrenin üzerindeki rakımlarda yürütülen operasyon, dar ve taşlı dağ yolları ile dik inişler nedeniyle araçlardan yüksek performans ve güvenilirlik bekliyor. Kullanım ömrünü tamamlamaya yaklaşan Terex TR70’in yerine hizmet verebilecek yeni bir damperli kamyon arayan Deisl-Beton, çözümü Avusturya’nın ilk Allison 9610 ORS tam otomatik şanzıman donanımlı Volvo R100E’sinde buldu.

Deisl-Beton Genel Müdürü Christopher Deisl, araç seçimlerini şöyle açıkladı: “Yüksek taşıma kapasitesine sahip, güvenilir, kullanımı kolay ve uzun süre kullanabileceğimiz rijit şasili bir damperli kamyon arayışındaydık. Geçmişte Allison ile edindiğimiz olumlu deneyimler doğrultusunda, özellikle Allison tam otomatik şanzıman donanımlı yeni bir damperli kamyonu tercih ettik.”

Avusturya’daki Volvo bayisi Ascendum’un desteğiyle İsveç’te çok az kullanılmış bir R100E bulundu ve Avusturya’ya getirildi. 64 m³’lük damper kapasitesi, Terex TR70’e kıyasla yüzde 30 artış sağlarken bu fark ton başına maliyetlere de doğrudan yansıdı.

Her seferde daha fazla yük, daha verimli çalışma

783 kW gücündeki Cummins QST30 motor ve Allison 9610 ORS şanzıman ile donatılan R100E, taş ocağındaki yaklaşık bir kilometrelik güzergahta sefer başına 100 metrik ton yük taşıyor. Bir vardiya boyunca 80 ila 100 kilometre yol kat eden kamyon, ekskavatör ile kırma tesisi arasında saatte dört ila beş gidiş-dönüş seferi gerçekleştiriyor.

11 metre uzunluğa, 7 metre genişliğe ve 5 metre yüksekliğe sahip R100E, iki akslı tasarımı sayesinde yalnızca 13 metrelik dönüş çapıyla taş ocağında rahatlıkla manevra yapabiliyor. Düşük yuvarlanma direnci ise lastik aşınmasının kontrol altında tutulmasına katkı sağlıyor.

“Ton başına maliyetlerimiz önemli ölçüde düştü”

Yeni aracın operasyonel sonuçlarını değerlendiren Deisl, “Yeni aracımızdan son derece memnunuz. Daha kısa sürede daha fazla yük taşıyabiliyor. Bu da verimliliği artırırken hem makine operatörlerinin hem de damperli kamyonun çalışma süresini azaltıyor. Önceki aracımıza kıyasla taşınan ton başına maliyetlerimiz önemli ölçüde düştü. Bunun yanı sıra zamandan da ciddi tasarruf sağlıyoruz. Artık gerekli miktardaki malzemeyi taş ocağında daha kısa sürede taşıyabiliyoruz. Böylece sürücülerin çalışma saatlerini azaltabiliyoruz ki bu, sürücü sıkıntısının yaşandığı günümüzde özellikle önemli bir avantaj” şeklinde açıkladı.

1000 beygirin üzerindeki güç emeklilik kararını erteletti

R100E’nin operatörü Rupert Wieland, yıllarca uzun yol kamyon şoförlüğü yaptıktan sonra emekli olmaya hazırlanırken Deisl-Beton’dan R100E’yi kullanması için teklif aldı. Kariyerini direksiyon başında geçiren Wieland için 1.000 beygirin üzerindeki güç ile tam otomatik şanzımanın birleşimi, geri çevrilemeyecek kadar özel bir fırsattı.

Wieland, “1.000 beygirin üzerinde güce ve tam otomatik şanzımana sahip böyle bir aracı kullanmak gerçekten çok özel. Bu nedenle hayır diyemedim” şeklinde belirtti.

Allison şanzımanın sürüş deneyimindeki farkına dikkat çeken Wieland, “Tam otomatik şanzıman sayesinde damperli kamyonu kullanmak neredeyse bir binek otomobil kadar kolay. Allison şanzıman, dik eğimlerde bile vites geçişlerini kusursuz şekilde gerçekleştiriyor. Geri kayma ya da vites geçişlerinden kaynaklanan güç kesintileri yaşanmıyor. Bu teknoloji sayesinde kendimi gerçekten güvende hissediyorum ve işimi keyifle yapıyorum” dedi.

Dik eğimlerde kesintisiz güç aktarımı

Bu güvenin temelinde Allison 9610 ORS’nin sunduğu teknolojiler bulunuyor. Kesintisiz Güç Teknolojisi™, tork konvertörü aracılığıyla gücü tekerleklere aktarırken vites değişimleri sırasında çekiş gücünün kesintiye uğramasını önlüyor. İki kademeli geri vites, daha akıcı geçişler sağlayan entegre Trim Boost sistemi ve optimize edilmiş vites oranları, değişken çalışma koşullarında dahi operatörün araç üzerindeki kontrolünü korumasına yardımcı oluyor.

Şanzıman ayrıca vites küçültme işlemlerini otomatik olarak yönetiyor. Böylece hidrolik retarder, inişlerde aracın hızının kontrol altında tutulmasına yardımcı olurken servis frenine olan bağımlılığı azaltıyor. Damper boşken yakıt tüketimini azaltmak amacıyla vites değiştirme noktaları daha düşük seviyelere çekiliyor. Araç yüklendiğinde ise şanzıman, tam güç sunacak şekilde çalışma stratejisini uyarlıyor. Böylece şanzıman tüm bu süreçleri otomatik olarak yönetirken operatör dikkatini yola ve sürüşe verebiliyor.

En az 20 yıllık kullanım hedefleniyor

Uzak bir dağ vadisinde faaliyet gösteren taş ocağı işletmesi için araçların plansız duruşu kabul edilebilir bir durum değil. Deisl, “Bizim için araçların yalnızca rutin bakım ve kontroller için görev dışı kalması büyük önem taşıyor. Allison ile taş ocağımızdaki plansız duruşların azalacağına güveniyoruz. En az 20 yıl boyunca kullanılabilecek, güvenilir motor ve şanzıman teknolojileriyle donatılmış, dayanıklı bir iş makinesi arıyoruz. Allison ağır hizmet tipi ORS şanzımanın bu beklentimizi karşılayacağını düşünüyorum” diye ekledi.

Avusturya’daki Volvo bayisi Ascendum’un Satış Temsilcisi Lukas Exenberger ise bu uygulamada neden 9610 ORS’nin tercih edildiğini şu şekilde açıkladı: “Tam otomatik şanzımanlar, manuel ve otomatikleştirilmiş manuel şanzımanlara göre daha az bakım gerektiriyor ve daha uzun kullanım ömrü sunuyor. Deisl-Beton’un gereksinimlerini karşılamak üzere Volvo R100E, Allison 9610 ORS şanzıman ile donatıldı. R100E her türlü zorlu görevin üstesinden gelebiliyor. Güçlendirilmiş aktarma sistemi; yüksek tork, üstün çekiş gücü ve mükemmel yol tutuşu sağlayarak taşıma sürelerinin kısalmasına katkıda bulunuyor.”

Sulzau taş ocağının çalışma koşulları tavize yer bırakmıyor. Dik eğimler ve ağır yüklerin bulunduğu operasyonda malzeme akışının kesintisiz sürdürülmesi gerekiyor. Deisl-Beton için Allison donanımlı Volvo R100E, bu zorlu uygulamanın gereksinimlerini karşılarken verimlilik, çalışma süresi ve sürücülerin işe bağlılığına doğrudan katkı sağlıyor.

Deisl-Beton’da Volvo R100E’nin çalışma performansını videoda izleyebilirsiniz:

youtube.com/watch?v=zqe9pyW2aKE

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yıldız Demir Çelik,  2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Yayınlandı

-

 

Yıldızlar Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren Yıldız Demir Çelik, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim alanlarındaki performansını ortaya koyan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, 2025 yılında toplam su kullanımının yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşılarken yaklaşık 5.299 MWh enerji tasarrufu sağladı. Çalışan başına ortalama eğitim süresini 46,7 saate yükseltti. Yıldız Demir Çelik, önümüzdeki döneme ilişkin sürdürülebilirlik yol haritasını “Her Adımda Sürdürülebilirlik” ana çatısı altında “Her Adımda Gelecek”, “Her Adımda Sorumlu Üretim” ve “Her Adımda Önce İnsan” eksenlerinde şekillendirdi.

Çelik değer zincirindeki rolünü sürdürülebilir üretim anlayışıyla güçlendiren Yıldız Demir Çelik’ in 2025 ve “Her Adımda Sürdürülebilirlik” yaklaşımı doğrultusunda hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu; kaynak verimliliğinden enerji yönetimine, dijitalleşmeden insan odaklı çalışma kültürüne kadar şirketin yıl boyunca hayat geçirdiği çalışmaları ve elde ettiği sonuçları kapsıyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi küresel regülasyonlar ve dinamik piyasa koşulları karşısında şirketin geliştirdiği bütüncül yönetim yaklaşımını şeffaf biçimde ortaya koyuyor. 

“Sürdürülebilirlik her kararımızın içinde yer alan bir yönetim sorumluluğudur”

2025 yılı sürdürülebilirlik performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız Demir Çelik Genel Müdürü Selçuk Yılmaz, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir gereklilik değil, üretimden teslimata kadar tüm kararların merkezinde yer alan stratejik bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“2025 yılı, Yıldız Demir Çelik’te üretimden teslimata uzanan bütün süreçleri yakın bir koordinasyonla yönettiğimiz bir dönem oldu. Değişen müşteri talepleri, maliyet baskıları ve karbon düzenlemeleri karşısında kaliteden kaynak kullanımına kadar tüm süreçlerimizi aynı çalışma disiplini içinde ele aldık. Bir üretim şirketinin başarısının yalnızca hatların çalışma hızıyla değil, tüm birimler arasındaki kesintisiz koordinasyon ve güvenle kurulduğuna inanıyoruz. Kaynak verimliliğini günlük operasyonlarımızın ayrılmaz bir parçası olarak izlerken 2025 yılında kullandığımız suyun yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşıladık; enerji tasarrufu ve verimlilik odaklı operasyonel iyileştirmelerimizi hız kesmeden sürdürdük. Dijital altyapımız, Stargate müşteri portalımız ve güçlü saha deneyimine sahip çalışanlarımızla operasyonel verimliliğimizi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde birlikte çalışma kültürümüzü güçlendirerek, müşteri ve çalışan deneyimini odağımızda tutarak yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.”

Kaynak yönetiminde ve operasyonel süreçlerde ölçülebilir başarı

Yıldız Demir Çelik, üretim faaliyetlerini sürdürürken kaynakların etkin kullanımı ve enerji verimliliği akanındaki çalışmalarına da hız verdi. 2025 yılında toplam su kullanımının yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşılayan şirket, enerji verimliliğine yönelik operasyonel iyileştirmeler sonucunda yaklaşık 5.299 MWh enerji tasarrufu elde etti. Aynı dönemde tamamlanan sekiz enerji verimliliği projesinin hesaplanan yıllık enerji kazanımı ise 587,1 TEP olarak gerçekleşti.
Buhar kazanlarındaki yanma ayarlarından atık ısının değerlendirilmesine, kondens geri kazanımından LED aydınlatma dönüşümlerine kadar farklı alanlarda hayata geçirilen çalışmalar, enerji tüketiminin ve üretim süreçlerindeki kayıpların azaltılmasına katkı sağladı. Kaynak güvenliğini ve maliyet yapısını destekleyen bu adımlar, şirketin çevresel etkisini azaltırken üretim süreçlerinin verimliliğini de güçlendirdi. Müşteri deneyimini süreçlerinin merkezine yerleştiren Yıldız Demir Çelik, siparişten sevkiyata kadar tüm aşamaların şeffaf biçimde izlenmesini sağlayan Stargate müşteri portalı ve gelişmiş CRM altyapısıyla operasyonel süreçlerini daha izlenebilir ve erişilebilir hale getirdi.
 
Çalışan başına ortalama eğitim süresi 46,7 saate yükseldi

 

Yıldız Demir Çelik, çalışan gelişimi ile iş sağlığı ve güvenliği alanlarında da çalışmalarını sürdürdü. 2025 yılında toplam eğitim süresi 35.819 saate, çalışan başına ortalama eğitim süresi ise 46,7 saat olarak gerçekleşti.

 

Teknik yetkinlik, süreç bilgisi ve problem çözme kapasitesini geliştirmeye yönelik eğitim yatırımları ile “Budur Buluşmaları” gibi açık iletişim platformlarının devam ettiği yıl içerisinde kaza sıklık ve kaza ağırlık oranlarında da belirgin iyileşmeler kaydedildi.

 

Yıldız Demir Çelik, 2025 yılında gerçekleştirdiği çifte önemlilik değerlendirmesi doğrultusunda 2030 yol haritasını “Her Adımda Gelecek”, “Her Adımda Sorumlu Üretim” ve “Her Adımda Önce İnsan” başlıkları altında şekillendirerek sürdürülebilir büyüme hedeflerini kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Kastamonu Entegre’den İnegöl’de Tasarım ve Üretimi Buluşturan Yeni Deneyim Merkezi

Yayınlandı

-

 
Kastamonu Entegre, Türkiye mobilya sektörünün önemli üretim merkezlerinden İnegöl’de yeni Deneyim Merkezi’ni hayata geçirdi. Klasik showroom anlayışının ötesinde kurgulanan merkez; ürün deneyimini bilgi paylaşımı, ortak çalışma ve proje geliştirme olanaklarıyla buluşturarak mobilya tasarımcılarını, mimarları, iç mimarları, uygulamacıları ve sektör profesyonellerini aynı çatı altında bir araya getiriyor.
 
Ahşap bazlı panel sektörünün global oyuncularından Kastamonu Entegre, sektör profesyonelleri ve iş ortaklarıyla etkileşimini güçlendirecek yeni Deneyim Merkezi’ni İnegöl’de açtı. İnegöl’ün güçlü mobilya üretim kültürünün merkezinde konumlanan Deneyim Merkezi, Kastamonu Entegre’nin geniş ürün portföyünü sektörün farklı paydaşlarının bilgi ve deneyimiyle buluşturacak yaşayan bir çalışma alanı olarak tasarlandı.

 

Dekoratif panelden laminat parkeye, duvar profilinden tamamlayıcı ürünlere uzanan geniş ürün gamının yer aldığı merkezde; malzeme kütüphanesi, ortak çalışma alanları ve proje geliştirmeye yönelik bölümler bulunuyor. Mobilya tasarımcıları, mimarlar, iç mimarlar ve uygulamacılar farklı yüzey, dekor ve malzeme alternatiflerini bir arada ve farklı ışıklarda yakından inceleyerek projelerine uygun çözümleri değerlendirebilecek ve üreticilerle doğrudan proje geliştirme süreçlerinde bir araya gelebilecek.

 

Deneyim Merkezi aynı zamanda sektör profesyonellerinin bir araya gelerek bilgi ve deneyim paylaşabilecekleri, yeni fikir ve uygulamalar üzerinde çalışabilecekleri bir etkileşim alanı sunacak.
Kastamonu Entegre Genel Müdürü Prof. Dr. Davut Kavranoğlu İnegöl’de hayata geçirilen deneyim merkezinin şirketin sektörle birlikte değer üretme yaklaşımının önemli bir parçası olduğunu belirtti:

 

“Bugün rekabetin şartları değişiyor. Artık yalnızca daha fazla üretmek yetmiyor; ürettiğimiz ürüne ne kadar bilgi, tasarım ve değer kattığımız da en az üretim gücümüz kadar önemli. Bu nedenle İnegöl’deki Deneyim Merkezi’mizi yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir showroom olarak düşünmedik. Buranın mimarların, tasarımcıların, mobilya üreticilerinin ve iş ortaklarımızın bir araya geleceği; fikirlerini paylaşacağı ve yeni uygulamalar üzerinde birlikte çalışacağı canlı bir çalışma alanı olmasını istiyoruz. Çünkü üretim gücünü bilgiyle, tasarımla ve ortak akılla buluşturduğumuz ölçüde sektörümüz için kalıcı değer üretebiliriz. Bu merkezin Kastamonu Entegre ile İnegöl’deki üreticiler ve sektör profesyonelleri arasındaki bağı daha da güçlendireceğine, yeni fikirlerin ve iş birliklerinin önünü açacağına inanıyorum.”

 

Deneyim Merkezi’nin iş ortakları ve sektör profesyonelleri için sunacağı olanaklara değinen Kastamonu Entegre Satış ve Pazarlama’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Talha Aydın ise şunları söyledi:

 

“İnegöl’de iş ortaklarımızla uzun yıllardır birlikte çalışıyoruz. Dolayısıyla buradaki ihtiyaçları, beklentileri ve sektörün nasıl değiştiğini yakından takip ediyoruz. Deneyim Merkezi’ni tasarlarken de iş ortaklarımızın yalnızca ürünlerimizi görebileceği değil, gerçekten kullanabileceği bir alan oluşturmak istedik. Burada farklı dekorları, yüzeyleri ve malzemeleri bir arada inceleyebilecek, projeleri için alternatifleri değerlendirebilecek ve ekiplerimizle birlikte çözüm geliştirebilecekler. Bizim için önemli olan buranın açılışını yaptığımız gün tamamlanmış bir proje olması değil; iş ortaklarımızın ihtiyaçları, yeni projeler ve fikirlerle zaman içinde gelişmeye devam etmesi. İnegöl’deki Deneyim Merkezi’nin yaşayan bir merkez olmasını tam da bu nedenle önemsiyoruz.”

 

Kastamonu Entegre, İnegöl’deki yeni Deneyim Merkezi ile bölgenin köklü üretim kültürünün içinde daha yakın ve sürekli bir temas noktası oluştururken, merkezde gelişecek fikir ve iş birliklerini sektörle birlikte büyütmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sürdürülebilir Enerji Dönüşümünde Bütünsel Yaklaşım: Türkiye’de yeni nesil fotovoltaik sistem çözümlerinde Vaillant – Elin Enerji iş ortaklığı

Yayınlandı

-

 

Vaillant Group Türkiye, Elin Enerji iş birliğiyle hayata geçirdiği yeni nesil fotovoltaik sistem çözümlerini pazara sundu. Isıtma, soğutma ve elektrik ihtiyacını tek bir çatı altında birleştiren bu entegre ekosistem, konut sahiplerine enerji maliyetlerinden bağımsız, sürdürülebilir bir yaşamın kapılarını açıyor.

Vaillant Group Türkiye, çevreci ve yenilikçi teknoloji vizyonunu fotovoltaik (PV) sistem çözümleriyle bir adım öteye taşıyor. Elin Enerji’nin Sirius marka fotovoltaik çözümleri kapsamında gerçekleştirilen stratejik iş birliği çerçevesinde sunulan bu sistem; yüksek verimli güneş panelleri, akıllı invertör grupları, kaskad edilebilir enerji depolama üniteleri ve elektrikli araç şarj istasyonlarından oluşuyor. Kullanıcıların ısınmadan mobiliteye kadar tüm enerji ihtiyacını temiz kaynaklarla karşılamayı hedefleyen Vaillant, bu sayede hem karbon ayak izini minimize ediyor hem de enerji dönüşümünde önemli rol üstleniyor. 

Enerjide tam bağımsız ‘Gelecek Odaklı’ bir ekosistem

Vaillant’ın sunduğu Sirius marka yeni nesil PV sistemleri, konutları sadece bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp kendi enerjisini üreten ve yöneten akıllı üslere dönüştürüyor. Özellikle elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte kritik öneme sahip olan hızlı araç şarj istasyonları hem kablolu hem de kablosuz seçenekleriyle geleceğin teknolojisini bugünden evlere taşıyor. Gelecek Odaklı (future-proof) bir yapı sunan bu ekosistem, enerji maliyetlerini optimize etmek isteyen ve çevre bilinci yüksek tüketiciler için bütünleşik bir çözüm sunuyor. Kullanıcılar, 5 kWh kapasiteli ve 40 kWh’a kadar artırılabilen bataryalar sayesinde ürettikleri enerjiyi depolayarak kesintisiz bir tasarruf imkanına kavuşuyor.

Uçtan uca hizmet ve Vaillant güvencesi

Vaillant, fotovoltaik panelleri tekil bir ürün olarak sunmanın ötesine geçerek, keşif ve projelendirmeden kurulum ve satış sonrası teknik desteğe kadar anahtar teslim bir hizmet modeli uyguluyor. Isı pompası sistemleriyle tam entegre çalışabilen bu yapıda, tüm süreç uzman bayi ağı üzerinden Vaillant güvencesiyle yönetiliyor. Sektördeki teknolojik dönüşüme değer katan bu hamle, markanın iklimlendirme dünyasındaki bütünsel çözüm ortağı kimliğini pekiştiriyor. Özellikle konut sahipleri için tasarlanan bu iş modeli, evlerin enerji yönetimini tek bir elden ve en yüksek verimlilikle gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Vaillant Türkiye CEO’su Alper Avdel, iş birliği ile ilgili; “Isı pompasının öneminin artması ile birlikte enerji maliyetlerini minimize edecek ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak sürdürülebilir çözümler sunmayı önemsiyoruz” dedi.

Sirius Yenilenebilir Enerji Teknolojileri A.Ş. Genel Müdürü Kemal Ertuğran da konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Elin A.Ş. olarak 45. yılımızda global bir iklimlendirme firması olan Vaillant Group ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, ürün ve hizmetlerimizi ısı pompası çözümleriyle entegre ederek tüketicilere uçtan uca enerji çözümleri sunma vizyonumuzu ileri taşıyor. Bu stratejik iş birliğinin sektörde örnek teşkil edeceğine ve entegre enerji çözümlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

 

Teknik Detaylar ve Ürün Ailesi

Vaillant Yetkili Satıcılarında sunulacak Sirius PV ürün ailesi, farklı ihtiyaçlara yönelik geniş bir teknik yelpaze sunuyor:

  • Güneş Panelleri: Full Black (415 Wp) ve Topcon (440 Wp, 630 Wp) seçenekleri ile yüksek performans.
  • İnvertörler: 10K Hybrid, 33 kW ve 50 kW On-Grid seçenekleriyle akıllı enerji yönetimi.
  • Depolama: Modüler yapıda, 40 kWh kapasiteye kadar artırılabilen bataryalar.
  • Şarj İstasyonları: 22 kW AC kapasiteli kablolu ve kablosuz şarj çözümleri.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye