Hastane İklimlendirmesinde Sağlık, Güvenlik ve Enerji Verimliliğini Birlikte Yönetmenin  5 Kritik Unsuru - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Hastane İklimlendirmesinde Sağlık, Güvenlik ve Enerji Verimliliğini Birlikte Yönetmenin  5 Kritik Unsuru

Yayınlandı

-

 
Hastanelerde iklimlendirmede yalnızca yüksek verimli cihaz seçiminin yanı sıra HVAC sisteminin tasarımı, kısmi yük performansı, hava ve su debilerinin optimizasyonu, iç hava kalitesi, otomasyon ve işletme stratejilerinin birlikte ele alınması önem taşıyor. Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, hastane projelerinde doğru iklimlendirme yaklaşımının 5 kritik unsurunu paylaşıyor.
 
Hastaneler; 7 gün 24 saat işletilmeleri kritik alanlarda yüksek hijyen, iç hava kalitesi ve basınç kontrolü gerektirmeleri nedeniyle enerji tüketimi açısından yüksek potansiyele sahip yapılardır. Ameliyathane, yoğun bakım, izolasyon odası, laboratuvar, görüntüleme alanları, hasta odaları ve poliklinikler gibi farklı bölümlerin iklimlendirme ihtiyaçları birbirinden ayrışırken, sistemlerin kesintisiz ve güvenilir şekilde çalışması gerekiyor.

 

Bu nedenle hastanelerde enerji verimliliği, tek bir ekipmanın verimlilik değerinden ziyade binanın tüm HVAC sisteminin yıllık çalışma performansı üzerinden değerlendirilmelidir. Klima santralleri, soğutma grupları, pompalar, fanlar, soğutma kuleleri ve otomasyon sistemlerinin birbiriyle uyumlu çalışması hem enerji tüketiminin optimize edilmesi hem de işletme sürekliliğinin sağlanması açısından kritik önem taşıyor.

 

Hastanelerde iklimlendirme sistemlerinin enerji performansının sistem tasarımından işletme stratejilerine kadar bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini belirten Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Hastanelerde enerji verimliliğini cihazın tam yük kapasite ve verileri üzerinden değerlendirmek yeterli değil. HVAC sistemleri yıl boyunca değişken yüklerde çalışıyor. Bu nedenle ekipmanların kısmi yük verimlilikleri, basınç kayıpları, debilerin kontrolü, kapasite kademelendirmesi ve otomasyon stratejileri de toplam enerji tüketimini doğrudan etkiliyor.” dedi.

 

Form Endüstri Ürünleri, merkezi iklimlendirme alanındaki deneyimi ve geniş ürün portföyüyle hastanenin iklimlendirme sistemi için entegre bir çözüm yaklaşımı sunuyor. Pınar Gürler, hastane projelerinde entegre iklimlendirme yaklaşımının öne çıkan 5 unsurunu şöyle sıralıyor:

 

1. HVAC proje ve sistem ihtiyaçlarına uygun ürün ve sistem çözümü sunuyor. Form Endüstri Ürünleri, proje ihtiyaçları doğrultusunda merkezi soğutma sistemleri, klima santralleri, fancoiller, soğutma kuleleri, kuru soğutucular ve farklı HVAC uygulamalarına yönelik ürün ve sistem çözümlerinin teminini gerçekleştiriyor.

 

Form’un sunduğu çözümlerin önemli bir parametresi ise satış sonrası teknik destek ve servis hizmetleri oluşturuyor. Ekipmanların doğru şekilde devreye alınması, işletme sürecinde performanslarının korunması ve ihtiyaç halinde teknik servis desteğinin sağlanması, hastaneler gibi 7 gün 24 saat çalışan tesislerde sistemlerin güvenilirliği ve işletme sürekliliği açısından önem taşıyor.

 

2. Klima santralleriyle kritik alanlarda güvenli ve verimli hava yönetimi sağlıyor. Hastanelerde hava tarafındaki ekipmanların enerji performansı, HVAC sisteminin toplam işletme maliyetleri açısından önemli bir rol oynuyor. Form Endüstri Ürünleri, proje ihtiyaçlarına uygun standart ve hijyenik klima santralleri ile hava tarafında gerekli debi, filtrasyon ve hijyen koşullarının karşılanmasına yönelik çözümler sunuyor. Klima santrallerinde kullanılan yüksek verimli fan teknolojileri ve değişken hızlı sürücüler, ihtiyaç duyulan hava debisinin çalışma koşullarına göre kontrol edilmesine ve fan enerji tüketiminin optimize edilmesine katkı sağlıyor.

 

Özellikle hastane gibi kritik mahallerde, gerekli hava kalitesi ve hijyen koşullarından ödün vermeden enerji verimliliğinin sağlanması esas oluyor. Bu nedenle klima santralinin kapasitesi, fan seçimi, filtrasyon kademeleri ve sistemin çalışma koşulları birlikte değerlendirilerek, enerji performansı ile kritik mahallerin ihtiyaçları arasında optimum dengenin kurulması gerekiyor.

 

3. Kısmi yüklerde yüksek verimlilik ve yüksek kapasiteli soğutma çözümleri sunuyor. Hastanelerde mevsimsel koşullar, bina doluluk oranı, tıbbi cihazlar ve farklı mahallerin kullanım senaryoları, soğutma ve ısıtma yüklerinin sürekli değişmesine neden oluyor. Bu nedenle soğutma grubu, ısı pompası ve diğer HVAC ekipmanlarının nominal yükteki verimliliklerinin yanı sıra, kısmi yük koşullarındaki performansları da cihaz seçiminde özellikle dikkate alınıyor.

 

Bu ihtiyaç, özellikle şehir hastaneleri gibi yüksek kapasiteli ve kesintisiz işletilen tesislerde daha da belirgin hale geliyor; zira merkezi soğutma sistemi bu tür projelerde toplam enerji tüketiminin önemli bileşenlerinden birini oluşturuyor. Özellikle şehir hastaneleri gibi yüksek kapasite ve kesintisiz işletme gerektiren yapılarda santrifuj soğutma grupları toplam enerji tüketimi ve işletme maliyetleri açısından kritik bir rol üstleniyor.

 

Form Endüstri Ürünleri’nin satışını yaptığı Clivet VFD’li Santrifüj Soğutma Grupları, hastane projelerinde özellikle yüksek kapasite ve yüksek verimlilik değerleri nedeniyle tercih ediliyor. Clivet, Full Falling Film evaporatör teknolojisine sahip iki kademeli santrifüj kompresörlü soğutma grupları 10MW’a kadar kapasite aralığında soğutma sağlayan bu gruplar; fabrikalar, havaalanları, sergi salonları ve hastaneler gibi yüksek soğutma yüküne ihtiyaç duyan binalarda yaygın olarak tercih ediliyor. Patentli Full Falling Film evaporatör teknolojisi, soğutucu gaz şarj miktarını %40’a kadar azaltarak hem çevreci bir çözüm sunuyor hem de CO2 emisyonlarının önemli ölçüde düşmesini sağlıyor. 6,58’e kadar COP ve 10,69’a kadar IPLV değerleriyle yüksek enerji tasarrufu sunarken, 20’den fazla patentli tasarımıyla teknolojide öncü konumda yer alıyor. Ayrıca daha az soğutucu gaz kullanımı ve daha düşük ses seviyesiyle çevre dostu bir yapı sunan sistemler, daha kompakt boyutları ve daha geniş çalışma limitleriyle de projelere esneklik kazandırıyor.

 

4. Güvenilir sistemler, güçlü servis desteğiyle güvence sağlıyor. Hastanelerde HVAC sistemlerinin kesintisiz ve güvenilir şekilde çalışması, sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Özellikle kritik alanlarda olası arızalara karşı dayanıklılık ve sistem sürekliliği, tasarımın temel kriterleri arasında yer alıyor. Kapasite kademelendirmesi, yedek ekipman stratejisi, bağımsız devreler, bakım kolaylığı ve hızlı servis müdahalesinin birlikte değerlendirilmesi, hastane işletmesinin sürekliliğini destekliyor.

 

Bu noktada, ekipman seçiminin ötesinde güçlü bir satış sonrası hizmet altyapısı da belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Form Endüstri Ürünleri, yıllardır sektöre sunduğu ürün ve çözümlerin yanı sıra teknik servis, yedek parça temini ve saha desteğiyle de hastane projelerinde işletmecilere güvence sağlıyor. Türkiye genelinde çok sayıda hastane projesinde yer alan geniş referans portföyü, markanın kritik sağlık tesislerindeki uygulama deneyimini ve güvenilirliğini ortaya koyuyor. Form’un yıllardır sürdürdüğü bilinirlik ve sektördeki köklü konumu, hastane işletmecileri için hem ekipman hem de hizmet sürekliliği açısından uzun vadeli bir güvence oluşturuyor.

 

5. Otomasyon destekli işletme ile geleceğin ihtiyaçlarına uyumlu altyapı sağlıyor. Enerji verimli bir HVAC sistemi yalnızca doğru ekipmanlardan oluşmuyor. Ekipmanların gerçek zamanlı ihtiyaçlara göre kontrol edilmesi ve sistem performansının izlenmesi de enerji tüketiminin optimize edilmesinde önemli rol oynuyor. Soğutma gruplarının, pompaların, fanların ve klima santrallerinin çalışma koşullarının merkezi otomasyon üzerinden izlenmesi; sıcaklık, basınç, debi ve çalışma süreleri gibi parametrelerin takip edilmesi, sistemin gereksiz enerji tüketmesini önlemeye yardımcı oluyor. Bu yaklaşım aynı zamanda bakım ihtiyaçlarının erken tespit edilmesine ve ekipmanların optimum çalışma aralıklarında tutulmasına katkı sağlıyor.

 

Ayrıca, hastanelerin iklimlendirme altyapısının açılış dönemindeki ihtiyaçlar ve uzun vadeli işletme perspektifi birlikte değerlendirilerek tasarlanması gerekiyor. Yeni polikliniklerin açılması, yatak kapasitesinin artırılması, yeni tıbbi cihazların devreye alınması veya alanların kullanım amacının değişmesi gibi ihtiyaçlar zaman içerisinde sistemin genişletilmesini gerektirebiliyor. Modüler ve genişlemeye uygun tasarlanan merkezi sistemler, gelecekteki renovasyon ve kapasite artışlarının daha kolay karşılanmasına katkı sağlıyor.

 

Farklı HVAC Bileşenlerini Tek Bir Sistem İçerisinde Birleştiriyor
 
Form Endüstri Ürünleri’nin hastanelere sunduğu çözüm yaklaşımında geniş ürün portföyünün yanı sıra, farklı ürünlerin proje ihtiyaçları doğrultusunda bir sistem içerisinde konumlandırılabilmesi öne çıkıyor. Merkezi soğutma tarafında Clivet santrifüj veya vidalı soğutma grupları, hava tarafında Form yerli üretim Eurovent sertifikalı hijyenik ve standart klima santralleri ve fancoiller, su tarafında Eurovent ve CTI sertifikalı yerli üretimimiz Form Freva soğutma kuleleri ve kuru soğutucular ile özel uygulamalarda ısı pompaları ve hassas kontrollü klima çözümleri birlikte değerlendirilebiliyor.

 

Bu yaklaşımın önemli örnekleri arasında Tekirdağ Kapaklı Devlet Hastanesi ve Dicle Devlet Hastanesi projeleri yer alıyor. Tekirdağ Kapaklı Devlet Hastanesi’nde toplam 21 adet klima santrali, bunların 9 adedinde hijyenik klima santrali uygulaması, 2 adet soğutma grubu ve 420 adet dört borulu gizli tavan tipi fancoil kullanıldı. Dicle Devlet Hastanesi’nde ise 7 adedi hijyenik olmak üzere toplam 21 adet klima santrali, 2 adet VFD’li vidalı soğutma grubu ve 322 adet gizli tavan tipi fancoil kullanıldı. Pamukkale Üniversitesi’nin 400 yataklı Hastanesi, Tıp Fakültesi ve Fakülte binalarının tamamında 23,5 MW kapasiteye sahip 24 adet Eurovent sertifikalı Clivet multifonksiyonel ısı pompası ile yeni nesil R513A gazlı Clivet VFD vidalı soğutma grupları kullanıldı.

 

Yüksek kapasiteli sağlık tesislerinde merkezi soğutma çözümlerinin ölçeklenebilirliğini ortaya koyan referanslar arasında ise Samsun, Mardin, Sakarya ve Sancaktepe şehir hastaneleri bulunuyor. Samsun Şehir Hastanesi’nde 900 yatak, 200 yoğun bakım yatağı ve 40 ameliyathanenin ihtiyaç duyduğu soğutma altyapısında santrifüj soğutma grupları, VFD’li hava soğutmalı vidalı soğutma grupları, Form Freva soğutma kuleleri ve kuru soğutucular birlikte kullanıldı. Mardin Şehir Hastanesi’nde toplam 4.500 kW kapasiteli VFD’li, iki kademeli santrifüj chiller sistemi; Sakarya Şehir Hastanesi’nde ise 1.000 yataklı tesisin merkezi soğutma sisteminde santrifüj soğutma grupları tercih edildi. Sancaktepe Şehir Hastanesi’nde kullanılan 14 adet santrifüj soğutma grubu da önemli referanslar arasında yer alıyor.
 
“Doğru İklimlendirme, Sağlık Hizmetinin Sürekliliğine Katkı Sağlıyor”
 
Hastane projelerinde geleceğin iklimlendirme yaklaşımının yalnızca yüksek verimli cihazlardan oluşmadığını vurgulayan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Geleceğin hastanelerinde iklimlendirme yaklaşımının; yüksek verimli cihazların yanı sıra entegre mühendislik, doğru sistem tasarımı, merkezi kontrol, enerji yönetimi, hijyen ve güçlü satış sonrası hizmetin birleşimiyle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Geniş ürün portföyümüz, merkezi iklimlendirme alanındaki deneyimimiz ve hastane projelerindeki referanslarımız, bu bütüncül yaklaşımın önemli yapı taşlarını oluşturuyor. Çünkü hastanelerde doğru iklimlendirme yalnızca konfor sağlamıyor; sağlık hizmetinin güvenilir, sürdürülebilir ve kesintisiz şekilde devam etmesine de katkı sağlıyor.” açıklamasında bulundu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yıldız Demir Çelik,  2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Yayınlandı

-

 

Yıldızlar Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren Yıldız Demir Çelik, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim alanlarındaki performansını ortaya koyan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, 2025 yılında toplam su kullanımının yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşılarken yaklaşık 5.299 MWh enerji tasarrufu sağladı. Çalışan başına ortalama eğitim süresini 46,7 saate yükseltti. Yıldız Demir Çelik, önümüzdeki döneme ilişkin sürdürülebilirlik yol haritasını “Her Adımda Sürdürülebilirlik” ana çatısı altında “Her Adımda Gelecek”, “Her Adımda Sorumlu Üretim” ve “Her Adımda Önce İnsan” eksenlerinde şekillendirdi.

Çelik değer zincirindeki rolünü sürdürülebilir üretim anlayışıyla güçlendiren Yıldız Demir Çelik’ in 2025 ve “Her Adımda Sürdürülebilirlik” yaklaşımı doğrultusunda hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu; kaynak verimliliğinden enerji yönetimine, dijitalleşmeden insan odaklı çalışma kültürüne kadar şirketin yıl boyunca hayat geçirdiği çalışmaları ve elde ettiği sonuçları kapsıyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi küresel regülasyonlar ve dinamik piyasa koşulları karşısında şirketin geliştirdiği bütüncül yönetim yaklaşımını şeffaf biçimde ortaya koyuyor. 

“Sürdürülebilirlik her kararımızın içinde yer alan bir yönetim sorumluluğudur”

2025 yılı sürdürülebilirlik performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız Demir Çelik Genel Müdürü Selçuk Yılmaz, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir gereklilik değil, üretimden teslimata kadar tüm kararların merkezinde yer alan stratejik bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“2025 yılı, Yıldız Demir Çelik’te üretimden teslimata uzanan bütün süreçleri yakın bir koordinasyonla yönettiğimiz bir dönem oldu. Değişen müşteri talepleri, maliyet baskıları ve karbon düzenlemeleri karşısında kaliteden kaynak kullanımına kadar tüm süreçlerimizi aynı çalışma disiplini içinde ele aldık. Bir üretim şirketinin başarısının yalnızca hatların çalışma hızıyla değil, tüm birimler arasındaki kesintisiz koordinasyon ve güvenle kurulduğuna inanıyoruz. Kaynak verimliliğini günlük operasyonlarımızın ayrılmaz bir parçası olarak izlerken 2025 yılında kullandığımız suyun yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşıladık; enerji tasarrufu ve verimlilik odaklı operasyonel iyileştirmelerimizi hız kesmeden sürdürdük. Dijital altyapımız, Stargate müşteri portalımız ve güçlü saha deneyimine sahip çalışanlarımızla operasyonel verimliliğimizi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde birlikte çalışma kültürümüzü güçlendirerek, müşteri ve çalışan deneyimini odağımızda tutarak yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.”

Kaynak yönetiminde ve operasyonel süreçlerde ölçülebilir başarı

Yıldız Demir Çelik, üretim faaliyetlerini sürdürürken kaynakların etkin kullanımı ve enerji verimliliği akanındaki çalışmalarına da hız verdi. 2025 yılında toplam su kullanımının yaklaşık yüzde 92,5’ini geri kazanılmış sudan karşılayan şirket, enerji verimliliğine yönelik operasyonel iyileştirmeler sonucunda yaklaşık 5.299 MWh enerji tasarrufu elde etti. Aynı dönemde tamamlanan sekiz enerji verimliliği projesinin hesaplanan yıllık enerji kazanımı ise 587,1 TEP olarak gerçekleşti.
Buhar kazanlarındaki yanma ayarlarından atık ısının değerlendirilmesine, kondens geri kazanımından LED aydınlatma dönüşümlerine kadar farklı alanlarda hayata geçirilen çalışmalar, enerji tüketiminin ve üretim süreçlerindeki kayıpların azaltılmasına katkı sağladı. Kaynak güvenliğini ve maliyet yapısını destekleyen bu adımlar, şirketin çevresel etkisini azaltırken üretim süreçlerinin verimliliğini de güçlendirdi. Müşteri deneyimini süreçlerinin merkezine yerleştiren Yıldız Demir Çelik, siparişten sevkiyata kadar tüm aşamaların şeffaf biçimde izlenmesini sağlayan Stargate müşteri portalı ve gelişmiş CRM altyapısıyla operasyonel süreçlerini daha izlenebilir ve erişilebilir hale getirdi.
 
Çalışan başına ortalama eğitim süresi 46,7 saate yükseldi

 

Yıldız Demir Çelik, çalışan gelişimi ile iş sağlığı ve güvenliği alanlarında da çalışmalarını sürdürdü. 2025 yılında toplam eğitim süresi 35.819 saate, çalışan başına ortalama eğitim süresi ise 46,7 saat olarak gerçekleşti.

 

Teknik yetkinlik, süreç bilgisi ve problem çözme kapasitesini geliştirmeye yönelik eğitim yatırımları ile “Budur Buluşmaları” gibi açık iletişim platformlarının devam ettiği yıl içerisinde kaza sıklık ve kaza ağırlık oranlarında da belirgin iyileşmeler kaydedildi.

 

Yıldız Demir Çelik, 2025 yılında gerçekleştirdiği çifte önemlilik değerlendirmesi doğrultusunda 2030 yol haritasını “Her Adımda Gelecek”, “Her Adımda Sorumlu Üretim” ve “Her Adımda Önce İnsan” başlıkları altında şekillendirerek sürdürülebilir büyüme hedeflerini kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Kastamonu Entegre’den İnegöl’de Tasarım ve Üretimi Buluşturan Yeni Deneyim Merkezi

Yayınlandı

-

 
Kastamonu Entegre, Türkiye mobilya sektörünün önemli üretim merkezlerinden İnegöl’de yeni Deneyim Merkezi’ni hayata geçirdi. Klasik showroom anlayışının ötesinde kurgulanan merkez; ürün deneyimini bilgi paylaşımı, ortak çalışma ve proje geliştirme olanaklarıyla buluşturarak mobilya tasarımcılarını, mimarları, iç mimarları, uygulamacıları ve sektör profesyonellerini aynı çatı altında bir araya getiriyor.
 
Ahşap bazlı panel sektörünün global oyuncularından Kastamonu Entegre, sektör profesyonelleri ve iş ortaklarıyla etkileşimini güçlendirecek yeni Deneyim Merkezi’ni İnegöl’de açtı. İnegöl’ün güçlü mobilya üretim kültürünün merkezinde konumlanan Deneyim Merkezi, Kastamonu Entegre’nin geniş ürün portföyünü sektörün farklı paydaşlarının bilgi ve deneyimiyle buluşturacak yaşayan bir çalışma alanı olarak tasarlandı.

 

Dekoratif panelden laminat parkeye, duvar profilinden tamamlayıcı ürünlere uzanan geniş ürün gamının yer aldığı merkezde; malzeme kütüphanesi, ortak çalışma alanları ve proje geliştirmeye yönelik bölümler bulunuyor. Mobilya tasarımcıları, mimarlar, iç mimarlar ve uygulamacılar farklı yüzey, dekor ve malzeme alternatiflerini bir arada ve farklı ışıklarda yakından inceleyerek projelerine uygun çözümleri değerlendirebilecek ve üreticilerle doğrudan proje geliştirme süreçlerinde bir araya gelebilecek.

 

Deneyim Merkezi aynı zamanda sektör profesyonellerinin bir araya gelerek bilgi ve deneyim paylaşabilecekleri, yeni fikir ve uygulamalar üzerinde çalışabilecekleri bir etkileşim alanı sunacak.
Kastamonu Entegre Genel Müdürü Prof. Dr. Davut Kavranoğlu İnegöl’de hayata geçirilen deneyim merkezinin şirketin sektörle birlikte değer üretme yaklaşımının önemli bir parçası olduğunu belirtti:

 

“Bugün rekabetin şartları değişiyor. Artık yalnızca daha fazla üretmek yetmiyor; ürettiğimiz ürüne ne kadar bilgi, tasarım ve değer kattığımız da en az üretim gücümüz kadar önemli. Bu nedenle İnegöl’deki Deneyim Merkezi’mizi yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir showroom olarak düşünmedik. Buranın mimarların, tasarımcıların, mobilya üreticilerinin ve iş ortaklarımızın bir araya geleceği; fikirlerini paylaşacağı ve yeni uygulamalar üzerinde birlikte çalışacağı canlı bir çalışma alanı olmasını istiyoruz. Çünkü üretim gücünü bilgiyle, tasarımla ve ortak akılla buluşturduğumuz ölçüde sektörümüz için kalıcı değer üretebiliriz. Bu merkezin Kastamonu Entegre ile İnegöl’deki üreticiler ve sektör profesyonelleri arasındaki bağı daha da güçlendireceğine, yeni fikirlerin ve iş birliklerinin önünü açacağına inanıyorum.”

 

Deneyim Merkezi’nin iş ortakları ve sektör profesyonelleri için sunacağı olanaklara değinen Kastamonu Entegre Satış ve Pazarlama’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Talha Aydın ise şunları söyledi:

 

“İnegöl’de iş ortaklarımızla uzun yıllardır birlikte çalışıyoruz. Dolayısıyla buradaki ihtiyaçları, beklentileri ve sektörün nasıl değiştiğini yakından takip ediyoruz. Deneyim Merkezi’ni tasarlarken de iş ortaklarımızın yalnızca ürünlerimizi görebileceği değil, gerçekten kullanabileceği bir alan oluşturmak istedik. Burada farklı dekorları, yüzeyleri ve malzemeleri bir arada inceleyebilecek, projeleri için alternatifleri değerlendirebilecek ve ekiplerimizle birlikte çözüm geliştirebilecekler. Bizim için önemli olan buranın açılışını yaptığımız gün tamamlanmış bir proje olması değil; iş ortaklarımızın ihtiyaçları, yeni projeler ve fikirlerle zaman içinde gelişmeye devam etmesi. İnegöl’deki Deneyim Merkezi’nin yaşayan bir merkez olmasını tam da bu nedenle önemsiyoruz.”

 

Kastamonu Entegre, İnegöl’deki yeni Deneyim Merkezi ile bölgenin köklü üretim kültürünün içinde daha yakın ve sürekli bir temas noktası oluştururken, merkezde gelişecek fikir ve iş birliklerini sektörle birlikte büyütmeyi hedefliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sürdürülebilir Enerji Dönüşümünde Bütünsel Yaklaşım: Türkiye’de yeni nesil fotovoltaik sistem çözümlerinde Vaillant – Elin Enerji iş ortaklığı

Yayınlandı

-

 

Vaillant Group Türkiye, Elin Enerji iş birliğiyle hayata geçirdiği yeni nesil fotovoltaik sistem çözümlerini pazara sundu. Isıtma, soğutma ve elektrik ihtiyacını tek bir çatı altında birleştiren bu entegre ekosistem, konut sahiplerine enerji maliyetlerinden bağımsız, sürdürülebilir bir yaşamın kapılarını açıyor.

Vaillant Group Türkiye, çevreci ve yenilikçi teknoloji vizyonunu fotovoltaik (PV) sistem çözümleriyle bir adım öteye taşıyor. Elin Enerji’nin Sirius marka fotovoltaik çözümleri kapsamında gerçekleştirilen stratejik iş birliği çerçevesinde sunulan bu sistem; yüksek verimli güneş panelleri, akıllı invertör grupları, kaskad edilebilir enerji depolama üniteleri ve elektrikli araç şarj istasyonlarından oluşuyor. Kullanıcıların ısınmadan mobiliteye kadar tüm enerji ihtiyacını temiz kaynaklarla karşılamayı hedefleyen Vaillant, bu sayede hem karbon ayak izini minimize ediyor hem de enerji dönüşümünde önemli rol üstleniyor. 

Enerjide tam bağımsız ‘Gelecek Odaklı’ bir ekosistem

Vaillant’ın sunduğu Sirius marka yeni nesil PV sistemleri, konutları sadece bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp kendi enerjisini üreten ve yöneten akıllı üslere dönüştürüyor. Özellikle elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte kritik öneme sahip olan hızlı araç şarj istasyonları hem kablolu hem de kablosuz seçenekleriyle geleceğin teknolojisini bugünden evlere taşıyor. Gelecek Odaklı (future-proof) bir yapı sunan bu ekosistem, enerji maliyetlerini optimize etmek isteyen ve çevre bilinci yüksek tüketiciler için bütünleşik bir çözüm sunuyor. Kullanıcılar, 5 kWh kapasiteli ve 40 kWh’a kadar artırılabilen bataryalar sayesinde ürettikleri enerjiyi depolayarak kesintisiz bir tasarruf imkanına kavuşuyor.

Uçtan uca hizmet ve Vaillant güvencesi

Vaillant, fotovoltaik panelleri tekil bir ürün olarak sunmanın ötesine geçerek, keşif ve projelendirmeden kurulum ve satış sonrası teknik desteğe kadar anahtar teslim bir hizmet modeli uyguluyor. Isı pompası sistemleriyle tam entegre çalışabilen bu yapıda, tüm süreç uzman bayi ağı üzerinden Vaillant güvencesiyle yönetiliyor. Sektördeki teknolojik dönüşüme değer katan bu hamle, markanın iklimlendirme dünyasındaki bütünsel çözüm ortağı kimliğini pekiştiriyor. Özellikle konut sahipleri için tasarlanan bu iş modeli, evlerin enerji yönetimini tek bir elden ve en yüksek verimlilikle gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Vaillant Türkiye CEO’su Alper Avdel, iş birliği ile ilgili; “Isı pompasının öneminin artması ile birlikte enerji maliyetlerini minimize edecek ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak sürdürülebilir çözümler sunmayı önemsiyoruz” dedi.

Sirius Yenilenebilir Enerji Teknolojileri A.Ş. Genel Müdürü Kemal Ertuğran da konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Elin A.Ş. olarak 45. yılımızda global bir iklimlendirme firması olan Vaillant Group ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, ürün ve hizmetlerimizi ısı pompası çözümleriyle entegre ederek tüketicilere uçtan uca enerji çözümleri sunma vizyonumuzu ileri taşıyor. Bu stratejik iş birliğinin sektörde örnek teşkil edeceğine ve entegre enerji çözümlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

 

Teknik Detaylar ve Ürün Ailesi

Vaillant Yetkili Satıcılarında sunulacak Sirius PV ürün ailesi, farklı ihtiyaçlara yönelik geniş bir teknik yelpaze sunuyor:

  • Güneş Panelleri: Full Black (415 Wp) ve Topcon (440 Wp, 630 Wp) seçenekleri ile yüksek performans.
  • İnvertörler: 10K Hybrid, 33 kW ve 50 kW On-Grid seçenekleriyle akıllı enerji yönetimi.
  • Depolama: Modüler yapıda, 40 kWh kapasiteye kadar artırılabilen bataryalar.
  • Şarj İstasyonları: 22 kW AC kapasiteli kablolu ve kablosuz şarj çözümleri.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye