Kalekim yılın ilk yarısını  500 milyon TL’ye ulaşan karla tamamladı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Kalekim yılın ilk yarısını  500 milyon TL’ye ulaşan karla tamamladı

Yayınlandı

-

Yapı kimyasalları sektörünün öncü markası Kalekim, 2025 yılının ikinci çeyreğini güçlü yatırım hamleleri sayesinde beklentilerle uyumlu bir şekilde tamamladı. Irak’taki tesisinde deneme üretimlerine başlayan, Mersin ve Diyarbakır’daki yatırımlarıyla üretim kapasitesini artıran Kalekim, yılın ilk yarısını 500 milyon TL’yi aşan net dönem karıyla kapattı. Yılın ilk altı ayında toplam net satış gelirleri 4,3 milyar TL’ye ulaşan şirketin, aynı dönemde yurt içi satışları 2,92 milyar TL, yurt dışı satışları ise 1,34 milyar TL olarak gerçekleşti. 

Türkiye yapı kimyasalları sektörünün lider markası Kalekim, 2025 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın ilk çeyreğini beklentilerle uyumlu bir şekilde tamamlayan şirket, yaptığı yatırımların da katkısıyla bu istikrarlı performansını yılın ikinci çeyreğine taşımayı başardı.

“Yılın ilk yarısında net satış gelirlerimiz 4,3 milyar TL oldu”



Kale Holding CFO’su Haluk Alperat, Kalekim’in 2025 yılının ilk yarısını beklentilerle uyumlu bir şekilde tamamladığını belirterek, şunları söyledi:“Türkiye’nin yapı kimyasallarındaki köklü markası olarak, güçlü bir finansal yapıyla yolumuza devam ediyoruz. Özellikle yurt içi ve yurt dışı yatırımlarımızın katkısıyla yılın ilk yarısını arzu ettiğimiz şekilde tamamladık. Beklentilerimiz doğrultusunda, 2025’in ilk yarısında net dönem karımız 500 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu dönemde yurt içi satışlarımız 2,92 milyar TL, yurt dışı satışlarımız ise 1,34 milyon TL seviyesinde gerçekleşerek toplam net satış gelirlerimiz 4,3 milyar TL’ye ulaştı. Bu istikrarlı performansımızı yılın geri kalanında da sürdürerek 2025’i beklentilerimiz doğrultusunda tamamlamayı hedefliyoruz.

“Yatırımcılarımıza 200 milyon TL temettü dağıttık”



“Kalekim olarak finansal açıdan ulaştığımız başarıyı yatırımcılarımız için de değere dönüştürmeye devam ediyoruz. Nisan 2025’te yapılan 2024 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda hissedarlarımızın onayladığı Yönetim Kurulu önerisi doğrultusunda 2024 yılı karından toplam 200 milyon TL kar payını hissedarlarımızla paylaştık. Halka arz sırasından duyurduğumuz temettü politikası ile uyumlu olarak 4 sene üst üste temettü ödeyen şirketimiz, BIST Temettü endeksinde yer almaktadır. Bu adımı, şirketimizin sürdürülebilir kârlılığına olan güvenin bir göstergesi olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de yatırımcılarımızla birlikte büyüme yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürmeyi amaçlıyoruz.”

“Irak yatırımımızda deneme üretimine başladık”



Kalekim Genel Müdürü Soner Çetinkaya ise yeni yatırımlar sayesinde yılın ikinci yarısına güvenle baktıklarını vurgulayarak şunları söyledi:“2025 yılının ikinci çeyreğinde, uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığımız Irak tesisimizi üretime hazır hâle getirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yatırım, sadece şirketimiz için değil, sektörümüz açısından da stratejik bir adım niteliği taşıyor.Yaklaşık 10 milyon dolarlık yatırımla Irak’ın Duhok kentinde kurduğumuz yapı kimyasalları tesisimiz şu anda üretime hazır durumda. Burada deneme üretimlerine başladık. Yerel otoritelerden alınacak onayların ardından, seri üretim ve satış faaliyetlerine resmen başlayacağız. 27 bin metrekarelik bir alanda kurulu olan bu tesis, yıllık 100 bin ton kuru harç ve 5 bin ton boya/sıvı yapı kimyasalları üretim kapasitesine sahip. Bu yatırımla hem Irak hem de bölgesel pazarlardaki rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz.

“Fas yatırımıyla Kuzey Afrika’da büyümeyi hedefliyoruz”

Yurt dışı büyüme stratejimiz doğrultusunda Kuzey Afrika pazarına yönelik olarak Fas’ta da önemli bir adım attık. Bağlı ortaklığımız Kalekim Lyksor Kimya, bölgedeki varlığını güçlendirmek amacıyla Fas’ın Kazablanka kentinde yeni bir yatırım sürecini başlattı. Toplamda 1 milyon Euro’ya ulaşacak bu yatırımla yalnızca pazar payımızı artırmayı değil, aynı zamanda yeni iş ortaklıklarının da önünü açmayı amaçlıyoruz.

“Mersin ve Diyarbakır’da üretimi devreye aldık”

Küresel marka olma yolculuğumuzda, yurt dışı yatırımlarımızla global ölçekte etkinliğimizi artırırken, bölgesel yatırımlarımızla da üretim kapasitemizi genişletiyoruz. Bu kapsamda, Kalekim Lyksor Kimya’nın operasyonel verimliliğini artırmak amacıyla Diyarbakır’daki üretim faaliyetlerimizi Mersin’e taşıdık. Ancak piyasa talebinin öngörülerimizin üzerine çıkmasıyla birlikte Diyarbakır tesisimizi yeniden devreye aldık. Bir yandan Mersin’deki yeni yatırımla üretim faaliyetlerimizi sürdürürken, diğer yandan Diyarbakır’daki tesisi yeniden devreye alarak üretim kapasitemizi artırdık.Kalekim olarak 2025’in ilk yarısını operasyonel anlamda güçlü adımlarla tamamladık. Bu sayede yılın ikinci yarısına da güvenle bakıyoruz. Önümüzdeki dönemde de üretim ve yatırımların yanı sıra dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yenilikçi ürün geliştirme temelli çalışmalarımızla küresel marka yolculuğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Pimapen, Nirvana Serisi ile Ses ve Isı Yalıtımında Üstün Performans Sunuyor

Yayınlandı

-

Pimapen, Nirvana serisiyle yüksek ısı ve ses yalıtımını bir arada sunarak şehir yaşamında konfor standartlarını yukarı taşıyor. 

Modern şehir yaşamında gürültü kirliliği, konforu doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Pimapen Nirvana serisi, uygun cam kombinasyonlarıyla dış ortam sesini 41 dB’e kadar azaltarak özellikle ses kirliliğinin yoğun olduğu kent merkezlerinde daha dengeli ve sakin iç mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Türkiye’de konutlarda yaşanan ısı kayıplarının önemli bir bölümünün pencerelerden kaynaklandığı biliniyor. Serinin 6 odacıklı yapısı ve üçlü conta sistemi sayesinde yalnızca ses değil; ısı yalıtımı ve hava sızdırmazlık performansı da üst seviyede destekleniyor. 

“Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardına göre pencerelerde ısı iletim değerinin (Uw) en fazla 1,80 W/m²K olması gerekirken, Pimapen Nirvana serisi uygun cam kombinasyonlarıyla bu değeri 0,78 W/m²K seviyesine kadar düşürerek yüksek enerji performansı sunuyor. Ayrıca cephe orta kayıt profili sayesinde yüksek katlı yapılarda rüzgâr yüküne karşı mukavemet sağlarken, geniş kanat ölçüsü maksimum görüş alanı sunuyor.

Tüm bu özelliklerinin yanı sıra Passive House Institute’in düşük enerji maliyetleri ve dört mevsim yaşam konforu konsepti ile geleceğin yapı tipi olarak tanımladığı “Pasif Ev” sertifikasına sahip olan Nirvana serisi, özel tasarımı ve teknik alt yapısıyla pencereye adını veren marka olmayı sürdürüyor.  

Estetik ve Teknik Uyum Bir Arada

Kendinden pervazlı kasa profili, duvar birleşim noktalarında görsel bütünlük sağlarken; farklı renk seçenekleri ve laminasyon alternatifleri sayesinde mimari projelere uyum sağlıyor. 

Şehir yaşamında artan konfor beklentisine dikkat çeken Pimapen Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin Aslan: “Yaşam alanlarında konfor artık yalnızca ısı yalıtımıyla değil, akustik performansıyla birlikte değerlendiriliyor. Konut projelerinden kentsel dönüşüm uygulamalarına kadar geniş kullanım alanına sahip Nirvana serisi, performans ve estetiği birlikte sunuyor. Nirvana serimizle hem yüksek yalıtım performansı hem de şehir gürültüsünü azaltmaya yardımcı çözümler sunuyoruz. Hedefimiz, kullanıcıların dört mevsim daha konforlu yaşam alanlarına ulaşmasına katkı sağlamak” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Kentsel Dönüşümde Doğru Malzeme Seçimi Yaşamsal Önem Taşıyor

Yayınlandı

-

Doğru malzeme, güvenli yapı, dayanıklı şehir

Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alan bir deprem ülkesi. Yaşanan acı tecrübeler, güvenli yapılaşmanın ve depreme dayanıklı kentlerin önemini ortaya koyuyor. Yıllar içerisinde artan nüfus, hızlı ve plansız yapılaşma sonucu oluşan çarpık kentleşme, şehirlerimizin önemli sorunlarından biri haline geldi. Kentsel dönüşüm, bu sorunların çözümünde hem güvenli hem de sürdürülebilir şehirlerin inşası için büyük bir fırsat sunuyor.

Kentsel dönüşüm projelerinde yalnızca binaların yenilenmesine odaklanmamalıyız; doğru malzeme seçimi de yaşamsal bir öneme sahip. Türk Ytong Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Saban, doğru malzeme seçiminin güvenli, dayanıklı ve enerji verimli yapılar oluşturmanın temel şartı olduğunu vurgulayarak, “Ytong ürünleri tüm temel kriterleri karşılıyor ve bu özellikleri sayesinde sadece Türkiye’de değil  dünyada da tercih ediliyor” dedi.

Barış Saban, depreme dayanıklı, enerji verimli ve yangına karşı güvenli binalar inşa edilmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Deprem ve yangına dayanıklı, güvenli, enerji verimliliği yüksek binalar inşa etmeliyiz. Bunun için sağlam, hafif ve ısı yalıtım performansı yüksek, uzun ömürlü yapı malzemelerini tercih etmeliyiz. Türk Ytong olarak piyasaya sunduğumuz ürünlerle yapılara  hafiflik sağlıyoruz; ısı yalıtımı ve yangın dayanımı kazandırıyoruz. AR-GE’ye sürekli yatırım yapıyor, dünyanın güvenle kullandığı, kaliteli ve çevre dostu ürünler üretiyoruz.”

Deprem ülkesi olduğumuzu unutmadan yapılaşmamız gerekiyor

Barış Saban, binaların depremlerden olumsuz etkilenme ve zarar görme olasılığının bina ağırlıklarıyla doğru orantılı olduğunu hatırlatarak, Ytong Blok’un en önemli özelliklerinden birinin  hafifliği olduğunu belirtti: “Daha hafif binalar inşa edildiğinde binaya etkiyen deprem yükleri ve bunun sonucunda oluşacak riskler azalır. Hem yeni yapılarda hem de güçlendirme çalışmalarında yapıyı gereksiz yüklerden kurtaran, deprem emniyetini artıran, enerji verimliliği sağlayan, yanmaz bir duvar malzemesi sunuyoruz. Ayrıca kendimizi daima daha iyisini yapmaya zorluyoruz.  Halihazırda hafifliği ile öne çıkan bloklarımızı dayanıklılıkları aynı kalacak şekilde daha hafif hale getiriyoruz. Önce Ytong 0,09 daha sonra Ytong 0,08 blokları ürettik. Ürünlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. “ 

Çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz

Barış Saban, Türk Ytong’un çevreye duyarlı üretim anlayışına da değinerek şunları söyledi: 

“Şehirlerimizi güvenli ve çevreye duyarlı biçimde inşa etmek zorundayız. Çevre dostu şehirler; enerji tasarrufu sağlayan, kaynakları verimli kullanan, karbon salınımını azaltan yapılarla mümkün olur. Türk Ytong olarak üretimden kullanıma kadar her aşamada çevreye duyarlı bir yaklaşım benimsiyoruz. Doğal hammaddelerle ürettiğimiz, geri dönüştürülebilir ve uzun ömürlü ürünlerimizle çevre dostu şehirlerin inşasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul’ün öz tüketimi için 51 MW’lık yeşil enerji yatırımı yapacak

Yayınlandı

-

Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması hayata geçiyor.

Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Rönesans Enerji, grup şirketlerinden Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın öz tüketim ihtiyacını karşılamak üzere iki yeni projeyi hayata geçiriyor. Bu kapsamda, İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip projelerin yatırımı gerçekleştirilecek. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Enerji ile Rönesans Gayrimenkul Yatırım arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Türkiye’nin ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması (YEYTA) modeli hayata geçirildi. Yatırım ve işletme süreçlerinin enerji üretim şirketi tarafından üstlenildiği bu model çerçevesinde Rönesans Enerji, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın ihtiyaç duyduğu enerji tesislerini kuracak ve işletmesini sağlayacak. Bu kapsamda; İzmir’de 35 MWm kurulu gücünde bir rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu gücünde bir güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteye sahip tesisler kurulacak. Bu kurulu güç kapasitesi ile yıllık 142 milyon kWh’lık üretim bekleniyor. İş birliğiyle birlikte, Rönesans Gayrimenkul portföyünde yer alan varlıkların toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i karşılanacak.

Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, grup şirketleri Rönesans Gayrimenkul Yatırım ile imzaladıkları YEYTA modeli ile Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle konuştu: “Bir örneğini gayrimenkul grup şirketimizle imzaladığımız YEYTA modelinde yatırım maliyetinin tamamı Rönesans Enerji tarafından karşılanıyor. Proje geliştirme, inşaat, tedarik, finansman, devreye alma ve işletme gibi tüm süreçler Rönesans Enerji tarafından yürütülürken, tüketici herhangi bir yatırım yükü üstlenmeden kendi ihtiyaçlarına yönelik yeşil elektrik tedarik edebiliyor. Bu sayede hem sera gazı emisyonlarının hem de elektrik maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Ayrıca tüketiciler, yatırım ve işletme risklerini üstlenmeden, tüketim kapasiteleri kapsamında lisanssız üretim haklarını 20 yıl vadeli bir sözleşme ile güvence altına alabiliyor.

Bu model ile indirimli yeşil elektrik tedarik edilebildiğine dikkat çeken Emre Hatem, “Tüketicinin elektrik üretimi için herhangi bir sermaye ayırmasını gerektirmeyen bu yapı sayesinde, lisanssız üretim projeleri de lisanslı projelerde olduğu gibi enerji üretim şirketlerinin uzmanlığıyla hayata geçiriliyor. Böylece tüketici kendi faaliyet alanlarına odaklanmaya ve sermayelerini esas iş kolları için kullanmaya devam edebiliyor. Bu yaklaşım hem sektörel düzeyde hem de makro ölçekte toplam verimliliğin artmasına katkı sağlıyor” dedi.

RÖNESANS GAYRİMENKUL YATIRIM PORTFÖYÜNDEKİ TÜM VARLIKLARIN ELEKTRİK İHTİYACI KARŞILANACAK

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2017 yılından bu yana uygulanan enerji yönetimi ve tasarruf önlemleri sayesinde, varlıkların merkezi otomasyon ve enerji izleme sistemleri ile proaktif şekilde yönetildiğini, bu sürecin LED dönüşüm projeleriyle de desteklendiğini belirtti. Bu çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Yaşar, alışveriş merkezlerinde 2025 yılı sonu itibarıyla, 2017 yılına kıyasla birim inşaat alanı başına ortak alan elektrik tüketiminin yüzde 60,4 oranında azaltıldığını ifade etti.

Yeşil enerjiye geçiş kapsamında yürütülen projelere de değinen Yaşar, 2028 yılı itibarıyla tüm projelerin enerji ihtiyacının yüzde 100’ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu doğrultuda Rönesans Enerji ile YEYTA imzalandığını belirten Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım portföyündeki gayrimenkullerin elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin yeşil enerji kaynaklarından sağlanacağını kaydetti. Söz konusu anlaşmanın, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olduğunun altını çizdi.

Rönesans Enerji ise geliştirdiği yenilikçi ve güvenilir yeşil enerji çözümleriyle iş ortaklarının sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, Türkiye’nin enerji dönüşümüne ivme kazandırmaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye