TÜRKİYE’NİN İLKLERİNE İMZA ATAN TEKNOLOJİ ŞİRKETİ PROTAŞ, 35. YILINI KUTLADI - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

TÜRKİYE’NİN İLKLERİNE İMZA ATAN TEKNOLOJİ ŞİRKETİ PROTAŞ, 35. YILINI KUTLADI

Yayınlandı

-

ALEVLERE KARŞI TECRÜBEDE 35 YIL

GELECEĞE YÖN SEKTÖRE GÜVEN VEREN 35 YIL: PROTAŞ

Alevsızdırmaz (exproof) elektrik malzemelerinin tasarım, üretim, satış ve satış sonrası desteğiyle patlayıcı ortamlarda güvenliği öncelikli tutan Protaş, 35. yılını kutladı.  Türkiye’nin öncü markası Protaş, önemli başarılara imza atmanın gururunu yaşadığı gecede gelecek vizyonunu ve yatırım planlarını da paylaştı.

PATLAYICI ORTAMLARDA 35 YILIN GÜVENCESİ: PROTAŞ

1989 yılından bu yana alevsızdırmaz (exproof) elektrik malzemelerinin tasarım, üretim, satış ve satış sonrası destek alanlarında hizmet veren Protaş, 35 yıllık uzmanlığıyla büyümeye devam ediyor. Üretim faaliyetlerini 2006 yılından bu yana Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’nde, 2.500 m² kapalı alan ve toplam 5.000 m² üzerine kurulu modern fabrikasında sürdüren Protaş, güvenilirlik, inovasyon ve sürekli gelişim anlayışla geride bıraktığı 35 yılı, Elite World Grand Küçükyalı Hotel’de verdiği davette kutladı. 

Gecede Prosense ve Protaş Genel Müdürü Özkan Karataş ve Protaş Mühendislik Kurucusu ve ilk Genel Müdürü Mustafa Öngay birer konuşma gerçekleştirerek şirketin geçmişi, bugünü ve geleceği hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gece Ali Congun’un stand-up gösterisi ve Pelin Yılmaz’ın sahne performansıyla renklendi. 

Prosense ve Protaş Genel Müdürü Özkan Karataş: “Ürünlerimiz sayesinde insanlar patlayıcı, parlayıcı ve zehirli gazların tehlikelerine karşı daha güvenli ortamlarda çalışabiliyorlar”

Müşteri ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğru bir şekilde anlamanın ve bu doğrultuda hızlı ve etkili çözümler sunmanın Protaş’ın öncelikli hedefi olduğunu söyleyen Prosense ve Protaş Genel Müdürü Özkan Karataş konuşmasında şunları kaydetti:  “2006 yılında kurduğum Prosense, gaz ve alev algılama sistemleri alanında Türkiye’nin ilklerine imza atan bir teknoloji şirketi oldu. Hedefimiz, ülkemizin bu alandaki ihtiyacını en yüksek kaliteyle karşılamak ve global arenada da adımızdan söz ettirmekti. Bugün, sizlerin desteği ve güveni sayesinde, sadece Türkiye’de değil, uluslararası platformda da kendimizi kanıtladık. Bu başarının arkasında, güvenilirlik, inovasyon ve sürekli gelişim anlayışımız yatıyor. Prosense olarak başardıklarımızı, Protaş için de hedefliyoruz. Protaş, Türkiye’de Ex Ekipman üretimini ilk gerçekleştiren ve sektörde öncü bir marka. Bugün Protaş’ın 35. yılını kutluyoruz, ancak biz bu köklü markayı daha da ileriye taşımak için büyük bir vizyonla hareket ediyoruz. Amacımız, Prosense’te olduğu gibi, Protaş’ı da bir dünya markası haline getirmek. Bu yöndeki çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. Bu iki şirketin ürettiği ürünler sayesinde, insanlar patlayıcı, parlayıcı ve zehirli gazların tehlikelerine karşı daha güvenli ortamlarda çalışabiliyorlar. Çalışanlar, işlerini güven içinde yaparak, evlerine ve sevdiklerine sağ salim dönebiliyorlar. Bu, bizim için en büyük motivasyon kaynağı. Bu gece, hem Prosense’in inovatif ruhunu hem de Protaş’ın köklü mirasını bir araya getiriyoruz. İki marka da, güvenlik, kalite ve yeniliğe olan bağlılıklarıyla sektörde fark yaratmaya devam ediyor.” 

Yeni yatırımlarla daha da büyüyecek 

Ex aydınlatma armatürleri, Ex bağlantı kutuları, Ex kontrol kutuları, Ex fiş ve prizler, Ex rakor ve bağlantı ekipmanları, Ex acil uyarı ürünleri, Ex topraklama cihazı ve pensesi gibi ürün gruplarında 3000’den fazla ürün çeşidine sahip olduklarını söyleyen Özkan Karataş, “Bu geniş ürün yelpazemizle endüstriyel tesisler, elektrik taahhüt firmaları ve otomasyon firmaları için güçlü bir çözüm ortağı konumundayız. Üretimimizin her aşamasında kaliteyi ön planda tutarak iş ortaklarımıza güvenilir ve üstün performanslı çözümler sunmayı amaçlıyoruz. Kalite yönetim sistemimiz, uluslararası standartlara uygun olarak sürekli olarak gözden geçirilmekte ve geliştirilmekte böylece ürünlerimizin ve hizmetlerimizin mükemmelliği garanti altına alınmakta” dedi.

“Protaş’ın hali hazırda 5 milyon Euro yatırım teşvik belgesi bulunmakta. Planlanan hedefler doğrultusunda bu yatırımın 3 yıl içerisinde tamamlanmasını amaçlıyoruz” diyen Karataş, bu önemli yatırımla birlikte şirketin üretim kapasitesini artırarak, hem yerel hem de global pazardaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. 

 “Bayrağı birisine aktarmak gerek ki yarış devam etsin”

Gecede Protaş Mühendislik Kurucusu ve ilk Genel Müdürü Mustafa Öngay da bir konuşma gerçekleştirdi. Öngay, şirketin kuruluş hikayesini şu sözlerle paylaştı: “70li yılların sonunda ülkemizde petrokimya sektörüne yoğun yatırımlar yapıldı ve bu projelerle çok büyük bir Ex proof malzeme ihtiyacı ortaya çıktı. Fakat o yıllarda ülkemizde bunun üretimi hiç yoktu. Dolayısıyla bu tesisat malzemelerinin ve teçhizatın tamamının yurtdışından, döviz karşılığı ithal edilmesi gerekiyordu. Kimya ve gıda sektörlerinde halihazırda faaliyet gösteren Pak Holding, Ex-proof ekipman üretimi yapmak üzere 1978’de Pesaş firmasını kurdu ve ben de genç bir mühendis olarak ekibe tasarım ve üretimden sorumlu olarak katıldım. 80lerin sonunda pazar küçüldü ve Pesaş’ın faaliyetlerine son verilmesi kararı alındı. Bu işte yetişen ve deneyimlenen biz çalışanlar, ülkemizde oluşmuş bu 10 yıllık imalat bilgi ve birikiminin yok olmasına razı olamadık ve işi devam ettirmek üzere devralmak konusunda patronumuzla anlaştık ve çalışanların da ortak olduğu bir A.Ş. yapısı içinde bir araya gelerek Protaş’ı kurduk. 1 Mayıs 1989 tarihinde faaliyete geçtik.” Öngay, Protaş’ın Prosense ile yollarını birleştirmesi hakkında ise şunları kaydetti: “Bayrağı birisine aktarmak gerek ki yarış devam etsin. Çok güzel bir tesadüf eseri farklı ürünlerle aynı kulvarda koşan, elektronik ağırlıklı ex-proof üreten, üstüne üstelik isminde pro benzerliği olan Prosense ve Özkan Beyle yollarımız kesişti ve 2 yıl önce gözümüz arkada kalmadan bayrağı onlara teslim ettik. Şimdi bayrak onlarda, başarı ve daha güzel yarınlar için kendilerine güveniyor, bol şans ve sağlık diliyor, hikayenin devamını onlara bırakıyorum.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor!

Yayınlandı

-

Weber’in usta sadakat programı we-club, 2026’da 25. yılını kutluyor. Ustalarla kurduğu güvene dayalı ilişkiyi çeyrek asırlık yolculuğunun merkezinde tutan program; mesleki gelişimden eğitime, sosyal projelerden ailelere uzanan kapsamlı bir ekosistem sunuyor. Weber, etkileşim odaklı uygulamaları, sosyal sorumluluk çalışmaları ve saha buluşmalarıyla ustaların yanında olmayı sürdürüyor.

Saint-Gobain’in endüstriyel harç üretiminde dünya lideri markası Weber’in usta sadakat programı we-club, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla çeyrek asırdır birlikte gelişiyor ve büyüyor. Program, bu özel yıldönümünü yalnızca geçmişe dönük bir kutlama olarak değil, ustalarla kurduğu uzun soluklu yol arkadaşlığını geleceğe taşıyan yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor. Kurulduğu günden bu yana ustaların geri bildirimleriyle yenilenen we-club; kampanyalar, oyunlar, eğitim fırsatları ve farklı deneyimlerle üyelerine ulaşmaya devam ediyor.

we-club sadakat programı, puan ve ödülün ötesinde!

we-club, geleneksel sadakat programlarının ötesine geçerek ustalarla kalıcı bir bağ kuruyor. Ustalara puan ve ödüllerin yanı sıra eğitim içerikleri, kampanyalar ve farklı deneyimler sunan program, üyelerinin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekliyor. Program, ustaların başarılarını görünür kılarken çocuklarının eğitim hayatına burs desteği sağlıyor ve sosyal projeler aracılığıyla toplumsal faydaya katkıda bulunuyor. Böylece ustaların emeğine verdiği değeri farklı alanlarda somutlaştırıyor.

Weber Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış & Pazarlama Direktörü Gökmen Ersoy, we-club’ın 25. yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor:

“Yapı sektörünün gelişiminde ustaların bilgi birikimi, deneyimi ve emeği büyük önem taşıyor. Weber olarak, sunduğumuz ürün ve çözümlerin yanı sıra ustaların mesleki yolculuklarını desteklemeyi de sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. 25 yıldır devam eden we-club, bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri. Önümüzdeki dönemde de ustalara değer katan uygulamalarımızı geliştirerek bu uzun soluklu birlikteliği sürdürmeyi hedefliyoruz.”

25 yıldır sahada, ustalarla yan yana

Weber’in gücünün temelinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla kurduğu yakın ilişki bulunuyor. Her yıl gerçekleştirilen buluşmalarda ustalarla aynı masaya oturan, onların sorunlarını ve ihtiyaçlarını dinleyen marka, çözüm ve gelişim süreçlerini sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendiriyor. Bu buluşmaların önümüzdeki dönemde de artarak sürdürülmesi hedefleniyor.

Çeyrek asırlık yolculuğun sonunda değişmeyen tek gerçek var: Ustalarla birlikte büyümek. Weber, ustaları dinleyen, emeklerine değer veren, sahada onların yanında duran ve geleceğe birlikte yürüyen gerçek bir yol arkadaşı olmayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Panasonic ile mevsim geçişlerinde dengeli iklimlendirme

Yayınlandı

-

 
Sonbahara geçişle birlikte gün içerisinde değişen sıcaklıklar, yaşam alanlarında hem serinleme hem de ısınma ihtiyacını beraberinde getiriyor. Panasonic, Etherea klima serisinin gelişmiş ısıtma ve soğutma performansını Aerowings 2.0 hava yönlendirme teknolojisiyle bir araya getirerek değişken hava koşullarında dengeli ve konforlu bir iç ortam deneyimi sağlıyor.

 

Mevsim geçişleri, günün farklı saatlerinde değişen sıcaklıklarla birlikte yaşam alanlarındaki iklimlendirme ihtiyacını da farklılaştırıyor. Gündüz saatlerinde devam eden sıcak hava serinleme ihtiyacı yaratırken, sabah ve akşam saatlerinde düşen sıcaklıklar ısınma ihtiyacını beraberinde getirebiliyor. İklimlendirme teknolojilerinde kullanıcı konforunu odağına alan Panasonic, dört mevsim konfor yaklaşımıyla değişen hava koşullarına uyum sağlayan çözümler geliştiriyor.

 

Panasonic Etherea klima serisi, güçlü ısıtma ve soğutma performansını gelişmiş hava yönlendirme teknolojileriyle bir araya getirerek özellikle mevsim geçişlerinde ihtiyaç duyulan dengeli iklimlendirmeyi destekliyor. Etherea’da yer alan Aerowings 2.0 teknolojisi ise havanın yalnızca sıcaklığını değil, yaşam alanı içerisinde hangi yönde ve nasıl dağıldığını da kontrol ederek gün içerisindeki farklı ihtiyaçlara uyum sağlıyor.

Değişen sıcaklıklara uyum sağlayan hava akışı
 
İki bağımsız ve esnek kanattan oluşan Aerowings 2.0, hava akışını tek bir noktaya yoğun şekilde yönlendirmek yerine kontrollü biçimde dağıtıyor. Sistemde yaklaşık 103 mm’ye kadar büyütülen alt kanat, hava akışının daha geniş bir açıyla yönlendirilmesine yardımcı olurken, ortamın farklı noktalarında dengeli bir sıcaklık hissi oluşmasını destekliyor.

 

Günün daha sıcak saatlerinde soğutma ihtiyacı ortaya çıktığında “Shower Cooling – Soğuk Duş Etkisi” ile serin hava doğrudan kullanıcıların üzerine üflenmek yerine tavana doğru yönlendiriliyor. Tavana ulaşan hava, 15 metreye kadar daha geniş bir alana yayılarak aşağıya yumuşak ve homojen biçimde dağılıyor. Böylece yoğun ve doğrudan soğuk hava akışı yerine yaşam alanının geneline yayılan dengeli bir serinlik elde ediliyor.

 

Sabah ve akşam saatlerinde sıcaklığın düşmesiyle ısıtma ihtiyacı oluştuğunda ise “Floor Heating Effect – Yerden Isıtma Etkisi” devreye giriyor. Sıcak havanın zemine doğru yönlendirilmesi ve buradan yukarı yükselmesiyle tıpkı yerden ısıtma etkisine benzer şekilde tüm odaya eşit biçimde yayılarak yaşam alanında dengeli bir ısınma sağlıyor.

 

Dört mevsim değişen ihtiyaçlara uyum sağlayan konfor
 
Panasonic, kullanıcı ihtiyaçlarını odağına alan iklimlendirme teknolojileriyle yılın farklı dönemlerinde değişen koşullara uygun çözümler geliştirmeye devam ediyor. Etherea serisi de güçlü ısıtma ve soğutma performansı ile gelişmiş hava yönlendirme teknolojisini bir araya getirerek yazdan sonbahara, kıştan ilkbahara değişen hava koşullarında yaşam alanlarında dört mevsim konforu destekliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Jotun 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar” ile   Köklerimizin Renklerine İniyor

Yayınlandı

-

 

Jotun’un 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar”, hayatın farklı dönemlerine eşlik eden renklerden ilham alıyor. Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler olmak üzere üç tema ve 24 renkten oluşan koleksiyon, yaşam alanlarını kişisel hikayelerin bir yansımasına dönüştürüyor.

 

Renkler, yaşam alanlarının atmosferini belirlemenin ötesinde anılar, deneyimler ve dünyayı keşfetme biçimleriyle güçlü bir bağ kuruyor. Bazen çocukluktan hatırlanan bir ton, bazen bir yolculukta karşılaşılan beklenmedik bir renk, bazen de zaman içinde değişen zevkler, yaşam alanlarında yapılan seçimlere yön veriyor.

 

“Belki zihninizden hiç silinmeyen bir sarı, asla unutamadığınız bir mavi ya da hala dönüşmekte olduğunuz derin bir mor… Renk, yaşam yolculuğumuzun hiç değişmeyen bir eşlikçisi; çoğu zaman farkında olduğumuzdan çok daha fazlasını anlatır.

Bu yıl sizi, renklere olan tutkunuz üzerinden kendinizi yeniden tanımaya davet ediyoruz. Yeni renk koleksiyonumuz Yolculuklar, sizi kendi renk yolculuğunuzu keşfetmeye çağıran kişisel bir davet. Köklerinize dönmeniz, anılarınızı tazelemeniz, keşiflerinizi kutlamanız ve deneyimlerinize yön veren renkleri keşfetmeniz için… Sonuçta renk; verdiğimiz en kişisel karar, konuştuğumuz en evrensel dil.

Peki ya siz hangi renklere dönüşüyorsunuz?”

 
 -Jotun Global Renk Ekibi
 

Mekana yön veren üç farklı tarz

2027 Global Renk Koleksiyonu, ilham veren kurgular ve fotoğraflarla Jotun renklerinin mekana nasıl özgün bir ruh kattığını gözler önüne seriyor. Koleksiyon; Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler adını taşıyan ve her biri birbiriyle uyumlu 8 renkten oluşan üç ana temaya ayrılıyor. “Yolculuklar”, üç temayla birlikte renkler arasında kişisel bağlar kurmaya davet ediyor. Koleksiyondaki 24 renk, kendi temaları içinde birbiriyle uyum sağlarken farklı temalardaki tonlarla da yeni kombinasyonlar oluşturulmasına olanak tanıyor. Böylece herkes kendi anılarından, keşiflerinden ve deneyimlerinden yola çıkarak kişisel renk paletini yaratabiliyor.

 

Hatıralar

Bize eşlik eden renkler

Yumuşak ve huzur veren renkler, mekana ait olma hissi katıyor. Sıcak kiremit ve toprak tonları ferahlatıcı bir sarı ve doğal yeşille birleşerek kök salmanın verdiği o güveni hissettiriyor. ‘Hatıralar’ teması geçmişten bugüne taşınan renklerin izini sürüyor ve Jotun’un bir asırlık renk mirasını yansıtıyor. Arşivden yeniden gün yüzüne çıkarılan tonlar yeni renklerle bir araya geliyor. Geçmişten gelen objeler, doğal malzemeler ve kişisel anlam taşıyan parçalarla uyum sağlayan palet, geçmiş ile bugün arasında renkler aracılığıyla bağ kuruyor.

Keşifler 

Dünyamızı genişleten renkler

Derin bir morla yan yana gelen canlı bir mavi; modern bir pembe ile buluşan sıcak ve zamansız bir sarı… Renkler, yol boyunca karşılaşılan insanlardan ve keşfedilen mekanlardan kalan tatlı hatıralar gibi yaşam alanlarına giriyor. Her yolculuk dünyaya bakış açısını genişletirken, yaşam alanları da bu keşiflerin bir yansımasına dönüşüyor. ‘Keşifler’ teması, beklenmedik renk eşleşmeleriyle özgür ve kişisel mekanlar yaratmaya alan açıyor. Her bir renk birlikteliği farklı bir hikaye anlatırken, yaşam alanlarını dünyayla kurulan bağın kişisel bir ifadesine dönüştürüyor.

 

Deneyimler
Ait hissettiren renkler
Deneyim, beraberinde zahmetsiz ve dingin bir özgüven getirir; seçimleri içgüdüyle ve özenle yapabilme becerisini sunar. Zaman içinde biriken deneyimler, kişisel beğenilerin ve iyi hissettiren ortamların daha iyi anlaşılmasını sağlar. ‘Deneyimler’ teması da bu içgüdüsel seçimlerden ve zamanla gelişen özgüvenden ilham alıyor. Gece mavisi ile altın kahvenin uyumu gibi derinlik ve denge sunan klasik renk paletleriyle, çaba gerektirmeden şık bir görünüm kazanan yaşam alanları oluşturulabiliyor. Zamansız ve sofistike detaylarla birleşen renkler, eve güçlü bir aidiyet duygusu kazandırıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye