TS 825:2024 BİNALARDA ISI YALITIMI KURALLARI STANDARDI İLE İLGİLİ YENİLİKLER - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

TS 825:2024 BİNALARDA ISI YALITIMI KURALLARI STANDARDI İLE İLGİLİ YENİLİKLER

Yayınlandı

-

Tarihçe

Cumhuriyetin kuruluş yıllarından 1960’lara kadar inşaat sektörü başta ulaşım ve altyapı alanlarında olmak üzere büyük bir atılım gerçekleştirmişti. İnşaat sektöründeki bu atılım cumhuriyetin 50. yılı kutlamaları kapsamında 30 Ekim 1973 yılında hizmete açılarak Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan Boğaz Köprüsünün inşa edilmesi ile taçlandırılmıştı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de binalarda enerji verimliliği ile ilgili çalışmalar yaşanan petrol krizleri ile hız kazanmıştır. O tarihlerde 38 milyon nüfusu ile henüz 50 yaşında genç bir cumhuriyet olan Türkiye, sanayileşme yolunda adımlar atıyordu. Türkiye’nin sanayileşme atağında petrolün rolü oldukça önemliydi. Türkiye 1973 yılında 12,6 Milyon ton petrol tüketirken 3,7 Milyon ton petrol üretebiliyordu. Talebin %70,8’i yurtdışından sağlanıyordu. Kriz sonrası petrol fiyatlarının yükselmesi petrolü ithal eden ülkemizde sanayileşme sürecini ve günlük yaşamı sekteye uğratmıştı. Dünya ekonomisinde 1973-74’de yaşanan krizlerin sonucunda petrol fiyatlarının artması, petrol ithalatçısı Türkiye’yi olumsuz yönde etkilemiş, artan petrol fiyatları sonucu ödemeler dengesi açığının büyümesine neden olarak döviz rezervlerinin hızla erimesine yol açmıştır. Türkiye ekonomisi 1973’de 484 milyon dolar cari fazla ve 769 milyon dolar dış ticaret açığı gösterirken, 1974 yılında 718 milyon dolar cari açık, 2 milyar 245 milyon dolar da dış ticaret açığıyla karşılaşmıştı. 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı oluşan krizin etkilerinin hafifletilmesi amacıyla; 03 Kasım 1977 tarihinde “Isıtma ve Buhar Tesislerinin Yakıt Tüketiminde Ekonomi Sağlanması ve Hava Kirliliğinin Azaltılması Yönetmeliği”ni yayımladı.  Bu yönetmeliğin amacı ülke ekonomisi üzerinde önemli etkiye sahip olan yakıt tüketiminde tasarruf edilmesi ve halkın sağlığını tehdit eden hava kirliliğini azaltılması olarak açıklanmaktaydı. Yönetmelik hem binalar hem de sanayi tesisleri için geçerliydi ve mevcut binalarında bu yönetmelik şartlarını sağlaması isteniyordu. Türkiye’nin 4 sıcaklık bölgesine bölündüğü bu mevzuatta, tasarımcıların yeni yapılacak binaları yönetmelikte tanımlanan 4 temel şarta uygun olarak projelendirmeleri isteniyordu. 

  • Birinci kriter olarak; yönetmelikte tanımlanan hesaplama metoduna uygun olarak tayin edilen bina zarfının ortalama ısı geçirgenlik katsayısının tüm iller için en düşük dış ortam sıcaklığına bağlı olarak verilen sınır değerlerden düşük olması isteniyordu. 
  • İkinci kriter ise dış cephenin ortalama ısı geçirgenlik katsayısı ile ilgiliydi. Dış cephenin ortalama ısı geçirgenlik katsayısının yönetmelikte verilen sınır değerlerin altında olması gerekiyordu.
  • Üçüncü kriter; ölçülen en düşük sıcaklık ortalamasının -6°C’nin altında olduğu illerde çift pencere veya çift camlı pencere kullanılması zorunlu hale getirmekteydi. 
  • Dördüncü kriter ise pencerelerin sızdırmazlığının sağlanması için gerekli olan tedbirlerin alınması ile ilgiliydi.

Projelendirmede dikkat edilecek bu 4 kriterin dışında yönetmelik; ayrıca apartman giriş kapılarının çift veya otomatik kapanacak şekilde olmasını zorunlu kılıyordu. Sıcak iklim bölgelerinde bu şarta uyulması zorunlu değildi. O dönemlerde Türkiye’de sadece camyünü üretiliyordu. Bu sebeple; ısıtma tesisatındaki boruların yalıtılması ve radyatörlerin arkasına 3cm kalınlığında camyünü levha konulması yönetmelikle zorunlu hale gelmişti. Yönetmelik mevcut binaların ise; ölçülen en düşük sıcaklık ortalamasının -6°C’nin altında olduğu illerde çatıların 5cm cam yünü ile yalıtılmasını zorunlu kılmıştı. Ayrıca bu illerdeki binalardaki pencerelerin, çift pencere veya çift camlı pencere üniteleri ile değiştirilmesi isteniyordu. Sıvı yakıtlı kazanların kullanıldığı yapılarda kazan çıkış suyu sıcaklığını dış hava sıcaklığına göre ayarlayan otomatik kontrol sistemi ile donatılmaları yönetmelikçe zorunlu hale getirilen bir diğer husustu. İlave olarak ısıtma tesisatı borularının; boru çapına bağlı olarak yönetmelikte verilen kalınlıklarda camyünü ile yalıtılması zorunluydu. Yönetmelik ısıtma sistemini kullanan kişilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca eğitilmiş olmasını ve 10 yıllık kazanların değiştirilmesini şart koşmaktaydı. 

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı belediyelerin imar yönetmeliklerine ısı yalıtımı ile ilgili hususların eklenmesi ile ilgili 31 Ekim 1981 tarihinde bir yönetmelik yayımladı. 4 sıcaklık bölgesine göre yapı elemanlarının izin verilen en büyük ısıl geçirgenlik katsayılarının tanımlandığı bu yönetmelikte ayrıca pencere ve dış duvar ortalama ısıl geçirgenlik katsayılarına yönelik sınırlamalar bulunuyordu. Yönetmeliğe göre hesaplamalar TS 825 “Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları” standardına göre yapılacak ve yönetmeliğin şartlarına uyulduğu ısı yalıtım projesi ile belgelendirilecekti. Yönetmelikte; toplam pencere alanlarının döşeme alanının %15’ini geçmemesi, 2. 3. ve 4. sıcaklık bölgelerindeki binalarda çift pencere veya çift camlı pencere kullanılması isteniyordu. Pencereler ile ilgili gerekliliklere uyulması ve Bakanlık tarafından yayımlanan uygulama detaylarının gerçekleştirilmesi durumunda ise şartlara uyulduğunu gösteren bir ısı yalıtım raporunun hazırlanması yeterli idi. Bu yönetmelik 1 Ocak 1982 tarihinden sonra yapılacak olan kamu binalarını ve 1 Ocak 1983 yılından sonra yapılacak diğer binaları kapsıyordu.

İmar Yönetmeliği – 1981DuvarÇatıDöşeme
U Değerleri (W/m2K) – TS 8251,05-2,50,4-1,00,65-1,8

Tablo 1. U değerleri tablosu – 1981

TS 825 “Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları” Standardı: 1998 yılında Avrupa standartları esas alınarak revize edilmiştir. Bu standart 08 Ağustos 2000 tarihinde yayımlanan Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği ile 14 Haziran 2000 tarihinden sonra yapılan binalar ve toplam oturma alanının %15’inden büyük esaslı tadilatları kapsayacak şekilde zorunlu kılınmıştır. Yapılan bu revizyonla 1981 yılında net ısıtma enerjisi ihtiyacına yönelik olarak tanımlanan enerji limitleri 150-310 kWh/m2/yıl değerlerinden 69-117 kWh/m2/yıl değerine çekilerek önemli bir adım atılmıştır. 

Temel olarak TS 825 “Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları” standardı; 

  • Ülkemizdeki enerji tüketiminde önemli bir paya sahip olan binaların ısıtılmasında kullanılan enerji miktarlarını sınırlayarak enerji tasarrufu sağlamayı,
  • Enerji ihtiyacının hesaplanması sırasında kullanılacak standart hesap metodunu ve izin verilen limit enerji ihtiyacı değerlerini belirlemeyi,
  • Enerji verimli konfor şartları yüksek binalar üretilmesini sağlamayı hedeflemektedir.

TS 825 standardı, binaları bir bütün olarak ele alarak net ısıtma enerjisi ihtiyaçlarının, bu standartta verilen sınır değerlerin altında kalmasını sağlayacak şekilde; çatı, duvar, döşeme ve pencere sistemlerine yönelik malzeme seçimi, eleman boyutlandırılması, yalıtım detaylarına ait çözümlerinin projelendirilmesi ve raporlanmasını sağlar. Ayrıca dış ortam ile temas halinde bulunan tüm yapı bileşenlerinde meydana gelen buhar difüzyonunun analiz edilmesi ve her bir yapı elemanının standartta verilen koşulları sağlayacak şekilde tasarlanması gerekir. TS 825’e göre yoğuşan suyun miktarı, yoğuşmanın meydana geldiği ara kesitteki malzemelere zarar vermeyeceği kabul edilen belirli bir limit değerini aşmamalı ve kuruma periyodunda tamamen buharlaşmalıdır. Enerji limitleri içerisinde kalacak şekilde tasarlanan bir binada bulunan tüm yapı bileşenleri yoğuşma kriterlerini de sağlıyorsa yapılan tasarımın uygun olduğu raporlanır. Yoğuşma veya enerji limitlerinden birini sağlayamayan tasarımlar standarda uygun olmayacağından, yapı ruhsatı alamamaktadır.

TS 825 standardı revize edilerek 22 Mayıs 2008 tarihinde tekrar yayımlanmıştır. Yapılan revizyon çalışmalarının ardından gerek ısıl konfor gerekse de iç yüzeyde küflenme oluşumunun önlenmesine yönelik olarak; dış ortam ile temas halinde olan tüm yapı elemanlarının iç yüzey sıcaklıklarının, iç ortam sıcaklığından en fazla 3°C düşük olacak şekilde tasarlanması zorunlu hale getirilmiştir. Giydirme cepheler gibi çok büyük oranda cam içeren yapılar için özel enerji sınırlamaları getirilmiştir. Diğer yapılarda ise kaplamalı çift cam kullanımı; tüm derece gün bölgelerinde zorunludur. Merkezi ısıtma sistemi bulunmayan ve kat kaloriferi veya kombi ile ısıtmanın yapıldığı binalarda ara kat döşemelerinin ve bitişik duvarların ısıl direnci 0,80 m2.K/W olacak şekilde tasarlanarak, yalıtılması şart koşulmuştur. TS 825:2008 standardı 01 Nisan 2025 tarihine kadar uyulması zorunlu standart olarak hizmet vermiştir. 

TS 825:2008 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları standardında ülkemiz 4 mevsimi yaşayan bir coğrafyada olmasına rağmen sadece ısıtma için tüketilen net enerji miktarına yönelik sınırlamalar getirilmektedir. Örneğin Antalya’daki bir konut ısıtma ihtiyacı dikkate alınarak ısı yalıtım projesi hazırlanmaktadır. 2019 yılının sonlarında başlatılan revizyon çalışmalarında TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardına soğutma ihtiyacının tayinine yönelik metodolojinin ilave edilmesi ve enerji limitlerinin iyileştirilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla TSE tarafından; T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın başkanlığında Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı (EVÇED), Makine Mühendisleri Odası ve İZODER’in de içerisinde yer aldığı STK’ların temsilcilerinden oluşan revizyon komitesi kurulmuştur. Revizyon komitesi tarafından yürütülen çalışmaların neticesinde standarda soğutma ihtiyacının hesaplanmasına yönelik ilaveler yapılmış, ülkemizin soğuk bölgelerimizde ısıtma ihtiyacına, sıcak bölgelerinde ise soğutma ihtiyacına göre tasarım yapılmasına imkân sağlanmıştır. Standartta yapılan değişikliklerin neticesinde hem ısıtma hem de soğutmayı ele alacak yeni metodolojiye göre yeni enerji limitleri Bakanlık tarafından yeniden tayin edilmiştir. Hazırlanan standart tasarısı, TSE’ye mütalaaya sunulmak üzere teslim edilmiş, mütalaa süreci 21 Mart 2024 tarihinde tamamlanarak 21 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen Teknik Kurulda onaylanarak yayımlanmıştır.  TS 825:2024 standardında yapılan belli başlı değişiklikler aşağıda başlıklar halinde açıklanmıştır;

Kaynak Standart: TS 825:2008 standardında net ısıtma enerjisi ihtiyacı TS EN 832 standardında konutlar için tarif edilen metoda uygun olarak hesaplanıyordu. Zamanla sadece ısıtma ile ilgili net enerji ihtiyacını ortaya koyan EN 832 standardının yerini ısıtma ve soğutma amaçlı enerji ihtiyacının hesaplandığı TS EN ISO 13790 standardı almıştır. Daha sonra TS EN ISO 13790 standardı da iptal edilerek yerini TS EN ISO 52016-1 standardı almıştır. EN ISO 52016-1 standardında Binaların ısıtılması ve soğutulması için gerekli enerji ihtiyaçlarının hesaplanmasında kullanılan TS EN ISO 52016-1 standardında; basit (saatlik), aylık (mevsimsel) ve dinamik simülasyon olarak tanımlanan 3 alternatif hesaplama metodu yer almaktadır. TS 825:2024 standardı, TS EN ISO 52016-1 standardında tanımlanan aylık hesaplama metodu esas alınarak oluşturulmuş hesaplamalara TS EN ISO 52016-1 standardına göre net soğutma ihtiyacı hesabı ilave edilmiştir.  TS 825:2024 standardına göre net enerji ihtiyacının tayinine dair hesaplamalar ısıtma ve soğutma için 2 kez tekrarlanmakta hesaplanan net enerji ihtiyaçları değerler toplanarak yıllık net ısıtma ve soğutma enerjisi ihtiyacı bulunmaktadır. Toplam net enerji ihtiyacı, kullanım alanına (şartlandırılan alan) bölünerek birim kullanım alanı başına yıllık net ısıtma ve soğutma enerjisi ihtiyacı hesaplanmaktadır. Birim kullanım alanı başına hesaplanan yıllık net ısıtma ve soğutma enerjisi ihtiyacı; TS 825:2024’de bina türlerine göre verilen sınır değerleri aşıp aşmadığı kontrol edilmektedir. 

İç ortam sıcaklıkları: TS 825:2024 standardında net ısıtma ve soğutma enerjisi ihtiyacı hesapları için iç ortam sıcaklıkları; kış tasarım sıcaklıkları ve yaz tasarım sıcaklıkları dikkate alınarak güncellenmiştir. Örneğin sadece net ısıtma enerjisi ihtiyacına yönelik olan TS 825:2008 standardında Konutlar için iç ortam sıcaklığı 19°C alınırken, TS 825:2024 standardında iç ortam sıcaklığı; net ısıtma enerjisi ihtiyacı hesaplamaları için 20°C, net soğutma enerjisi ihtiyacı hesaplamalarında 26°C alınmaktadır. 

Tablo 2. TS 825:2008 ve TS825:2024 Standartlarındaki iç ortam sıcaklıkları karşılaştırması tablosu.

İklim verileri: TS 825:2008’de dış ortam sıcaklıkları tüm yıl boyunca sadece net ısıtma enerjisi ihtiyacını hesaplamaya uygun meteoroloji verilerden oluşturulmuştu. Ayrıca güneş enerjisi kazançlarının hesaplanmasında kullanılan güneş ışınımı tablosu tüm Türkiye ortalaması esas alınarak sadece 4 ana yön için verilmişti. TS 825:2008’de Türkiye’nin tüm illerinde aylık güneş ışınımı şiddeti değerleri yönlere göre aynıydı. TS 825:2024’de net ısıtma enerjisi ihtiyacının yanı sıra net soğutma enerjisi ihtiyacı da hesaplandığından tüm meteorolojik veriler (sıcaklık ve güneş ışınımı şiddeti) güncellenmiştir. Aylık ortalama sıcaklıklar; tipik meteorolojik yıl (TMY) yöntemi ile belirlenmiş saatlik sıcaklık değerleri üzerinden yaz ayları için en yüksek %5’lik (k=%95) dilimine giren, kış ayları için ise en düşük %25’lik dilime giren sıcaklıkların ortalaması esas alınarak belirlenmiştir. Geçiş aylarında ise %50’lik dilime giren sıcaklıklar yani ortalama sıcaklıklar esas alınmıştır. Yönlere göre aylık güneş ışınımı şiddeti değerleri de iklim bölgelerine göre çeşitlendirilmiş ve tüm yönler için detaylandırılarak standardın yeni versiyonuna ilave edilmiştir. İklim bölgesi sayısı 4’ten 6’ya çıkarılmış, yapılan değişikliğe bağlı olarak İklim bölgelerine giren il ve ilçe listeleri ile iklim bölgelerini gösteren harita güncellenmiştir. 

Dağıtma/düzeltme faktörü: TS 825:2008 standardında tüm yapı elemanları dış ortama temaslıymış gibi hesaplanıyor ve örneğin ısıtılmayan iç ortama temas eden yapı elemanlarındaki ısı kaybı dış ortama olan ısı kayıplarının %50’si kadar olduğu kabul ediliyordu. Dağıtma/düzeltme faktörü adlandırılan bu katsayılar TS 825:2008 standardında duruma göre 0,5 (toprak temaslı yapı elemanları, ısıtılmayan iç ortama bitişik yapı elemanları) veya 0,8 (çatı arası kullanılmayan çatılar) olarak alınıyordu. Toprak temaslı yapı elemanlarından olan ısı kayıpları hesaplanırken toprak sıcaklığı dış ortam sıcaklığı ile eşit alınır, bulunan ısı kaybının %50’si hesaplamalara dahil edilirdi. TS 825:2024 standardında ise dağıtma/düzeltme faktörleri için sabit değerler kullanılmayıp, TS EN ISO 13789 standardına göre hesaplanmaktadır. TS 825:2024’de toprak sıcaklığı aylık ortalama dış ortam sıcaklıklarının aritmetik ortalamasından hesaplandığından ısı kaybı hesabında herhangi bir düzeltme faktörü kullanılmamaktadır. 

Havalandırma ile olan Isı Kayıpları: TS 825:2008 standardında havalandırmanın doğal veya mekanik olmasına bağlı olarak farklı hesaplama prosedürleri bulunmaktadır. Doğal havalandırmada “havalandırılan hacim” ve “hava değişim sayısı” (0,8h-1) kabulü üzerinden bir hesaplama yapılırken mekanik havalandırmada sisteme giriş yapan taze hava miktarı üzerinden ısı kaybı hesaplanıyordu. Buna karşılık TS 825:2024 standardında bina henüz tasarım aşamasında olduğundan ve havalandırma sistemleri henüz tasarlanmadığından sadece doğal havalandırma şartları esas alınarak hesaplama yapılmaktadır. Ayrıca “havalandırılan hacim” yerine “kullanılan alan” dikkate alınmaktadır.  Yeni standartta hava değişim katsayısı TS 825:2008’deki gibi 0,8 olarak sabit bir değer kabul edilmemekte olup bina türlerine göre farklılık arz etmektedir. 

Yoğuşma hesabı: TS 825 standardında su buharı difüzyonu ve yoğuşma tahkiki ile ilgili unsurlar TS EN ISO 13788 standardı esas alınarak Glasser metoduna göre hesaplanmaktadır. TS 825:2024’de de bu durum değişmemiş olup sadece yeni meteorolojik veriler dikkate alınarak yoğuşma kriterleri yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca doğal havalandırma ile havalandırılan ofis binaları ve konutlar için iç ortamın bağıl neminin değişken olmasına olanak sağlayan bir seçenek ilave edilmiştir.  

Malzeme Listesi (EK E): Malzemelerin termo-fiziksel özelliklerinin listelendiği Ek E’nin içeriği genel düzenlemelerin dışında değiştirilmemiş olup sadece mevcut listeye TS 825:2024 standardında net soğutma enerjisi ihtiyacı hesaplanırken gerekli olan malzemelerin özgül ısı kapasiteleri ilave edilmiştir. 

Enerji Limitleri ve U değerleri: Gelişmiş ülkelerde binalarda enerji verimliliğine yönelik birçok adım atılarak enerji limitleri düşürülürken ve Türkiye olarak Paris Antlaşmasına taraf olmamız dolayısıyla taahhütlerimizin artmasına rağmen ülkemizde 2008 yılında tanımlanmış enerji limitleri kullanılmaktaydı. Birçok gelişmiş ülkede binalar ısıtma ve soğutmaya yönelik birim metrekaredeki yıllık enerji tüketimi 30-50 kW olacak şekilde yalıtımlı olarak tasarlanıyor ve inşa ediliyor. Türkiye’de ise birim metrekarede yıllık 120-150 kW seviyesinde binalar inşa edilmekte, soğuk bölgelerde bu değerler çok daha yükselebilmektedir. Dolayısıyla “ENERJİ VERİMLİLİĞİ STRATEJİ BELGESİ: 2012- 2023” kapsamında tanımladığı üzere TS 825 standardının revizyonu ile enerji verimliliği anlamında bir iyileştirmeye gidilmiştir. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığının azalmasına ve çevreye salınan sera gazlarının azalmasına katkısı olacak şekilde iyileştirilmiş U değerleri ve enerji limitleri ile yürürlüğe sokulmuştur. 

TS 825:2024 standardında tavsiye edilen ısıl geçirgenlik katsayıları duvar ve döşemelerde kabaca %30-37,5, çatılarda %15-25 ve pencerelerde ise % 25 iyileştirmeye gidilmiştir.

DG BölgeleriDuvarTavan/ÇatıDöşemePencere
UD(W/m²K)UT(W/m²K)Ut(W/m²K)UP*(W/m²K)g(-)
TS 825: 2008TS 825: 2024TS 825: 2008TS 825: 2024 TS 825: 2008TS 825: 2024 TS 825: 2008TS 825: 2024 TS 825: 2008TS 825: 2024 
1. Bölge1. Bölge0,700,450,450,350,700,402,41,8≤ 0,45
2. Bölge2. Bölge0,600,40,400,30,600,352,41,8≤ 0,45
3. Bölge0,40,30,351,8≤ 0,45
3. Bölge4. Bölge0,500,350,300,250,450,302,41,8≥ 0,55
4. Bölge5. Bölge0,400,250,250,20,400,252,41,8≥ 0,55
6. Bölge0,250,20,251,8≥ 0,55

Tablo 3. Derece Gün bölgelerine göre TS 825:2024 ve TS825:2008 Standartlarındaki tavsiye edilen U değerlerinin karşılaştırması tablosu.

Tavsiye edilen U değerlerine karşılık gelen asgari ısı yalıtım kalınlıkları aşağıda tablo halinde verilmiştir. Asgari yalıtım kalınlıkları, piyasada farklı ısı yalıtım malzemelerinin bulunduğu gerçeğinden hareketle detaylarda yaygın olarak kullanılan birbirinin alternatifi olan ürünlerin ısıl iletkenlik değerleri dikkate alınarak genişletilmiştir. Aşağıdaki tabloda yer alan yalıtım kalınları hesaplamaları gerek tünel kalıp yapılaşmanın yaygınlaşması gerekse de yoğuşma ve enerji kaybı açısından en riskli durumu temsil etmesi göz önünde bulundurularak binanın taşıyıcı elemanları üzerinden yapılmıştır.  

ŞehirDerece Gün BölgesiYapı ElemanıYalıtım Malzemesinin Isıl iletkenlik Değeri (W/m.K)U değeri – W/m2KAsgari Yalıtım Malzemesi Kalınlığı
TS825: 2008 TS825: 2024 
TS 825:2008 TS 825:2024 TS 825:2008 TS 825:2024 
Antalya1. Bölge1. BölgeDış Cephe0,0350,700,45≥ 4 cm≥ 7 cm
Dış Cephe0,0400,700,45≥ 5 cm≥ 8 cm
Teras Çatı0,0350,450,35≥ 7 cm≥ 9 cm
Eğik Çatı0,0400,450,35≥ 8 cm≥10 cm
Eğik Çatı0,0450,450,35≥ 9 cm≥12 cm
Toprağa basan döşeme0,0350,700,40≥4 cm≥8 cm
İstanbul2. Bölge3. BölgeDış Cephe0,0350,450,40≥ 5 cm≥ 8 cm
Dış Cephe0,0400,450,40≥ 6 cm≥ 9 cm
Teras Çatı0,0350,400,30≥ 8 cm≥ 11cm
Eğik Çatı0,0400,400,30≥ 9 cm≥12 cm
Eğik Çatı0,0450,400,30≥ 10 cm≥14 cm
Toprağa basan döşeme0,0350,600,30≥5 cm≥9 cm
Ankara3. Bölge4. BölgeDış Cephe0,0350,500,35≥ 6 cm≥ 9 cm
Dış Cephe0,0400,500,35≥ 7 cm≥10 cm
Teras Çatı0,0350,300,25≥ 11 cm≥13 cm
Eğik Çatı0,0400,300,25≥ 12 cm≥15 cm
Eğik Çatı0,0450,300,25≥ 14 cm≥17 cm
Toprağa basan döşeme0,0350,450,30≥ 7 cm≥ 10 cm
Erzurum4. Bölge6. BölgeDış Cephe0,0350,400,25≥ 8 cm≥13 cm
Dış Cephe0,0400,400,25≥ 9 cm≥15 cm
Teras Çatı0,0350,250,20≥ 13 cm≥17 cm
Eğik Çatı0,0400,250,20≥ 15 cm≥19 cm
Eğik Çatı0,0450,250,20≥ 17 cm≥21 cm
Toprağa basan döşeme0,0350,400,25≥8 cm≥13 cm

Tablo 4. Tavsiye edilen U değerlerine karşılık gelen farklı yalıtım malzemeleri için asgari kalınlıkları – Betonarme elemanlar için.

TS 825:2008 standardında ısı kaybeden alanların toplamı ile brüt hacme oranıyla (A/V oranı) elde edilen bir geometrik faktör ve iklim bölgelerine bağlı olarak göre net ısıtma enerjisi ihtiyacına yönelik sınır değer tanımlanmıştır. TS 825:2024 standardında ise net ısıtma ve net soğutma enerjisi ihtiyacının toplamına yönelik iklim bölgesi ve bina türlerine göre değişebilen enerji limiti tanımlanmıştır. TS 825:2008 standardında tanımlanan enerji limitleri tüm bina türleri için aynı iken TS 825:2024 standardında ise A/V oranından bağımsız olarak bina türlerine göre farklılık arz eden enerji limitleri tanımlanmıştır. 

Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’ne göre yeni binalara ruhsat alınabilmesi için mimari projenin TS 825 standardına uygunluğu yetkili bir makine mühendisi tarafından tahkik edilmeli ve standartta detayları verilen esaslara uygun bir ısı yalıtım projesi hazırlanarak yetkili idare sunulmalıdır. Projenin mevzuat şartlarına uygun olabilmesi için net enerji ihtiyacının standartta tanımlanan limit değerlerin altında olması gereklidir. Öte yandan bina kullanım izninin alınabilmesi için BEP-TR vasıtasıyla temin edilen enerji kimlik belgesinin en az C sınıfı şartları sağlaması gereklidir. BEP-TR’de; projenin mevzuatta tanımlanan asgari şartlara göre inşa edilmiş referans bina ile gerçek projenin enerji performansı karşılaştırılarak enerji performans sınıfı belirlenmektedir. Bir başka deyişle BEP-TR’de tanımlanan referans bina TS 825 standardında yer alan tavsiye edilen U değerlerine göre teşkil edilmiş yapı elemanlarından oluşmaktadır. 

TS 825:2024 standardında geometrik faktörden arındırılmış enerji limitleri kullanıldığından TS 825’e uygun olan ancak tavsiye edilen U değerlerini sağlamayan projelerde ruhsat alınırken kullanım izin belgesinin alınamadığı çelişkili durumların oluşması riskini ortaya çıkarmaktadır. Bu durumdan kaçınmak için mutlaka yapı elemanlarının standartta tanımlanan tavsiye edilen U değerlerini sağlamasına dikkat edilmelidir.  Bu amaçla yeni standartta, Geometrik faktörün etkilerini ortadan kaldırmak ve enerji kimlik belgesi ile ilgili BEP-TR ile çelişebilecek durumların önüne geçilmesi için enerji limitlerinin yanı sıra tavsiye edilen U değerlerine uyulması da zorunlu kılınmıştır.   

YENİ STANDART ve YENİ BAKIŞ AÇILARI

Ülkemizde sadece ısıtma enerjisi ihtiyacını sınırlandıran TS 825 standardına net soğutma enerjisi ihtiyacının da ilave edilmesi enerji verimliliği açısından çok önemli bir adımdır. 20.02.2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı 01 Nisan 2025 tarihi itibarıyla zorunlu standart olarak yürürlüğe girecek. Eski standart, ülkemizde binaların sadece ısıtma amaçlı enerji tüketimlerine yönelik sınırlamalar getiriyordu. Bu durum dolayısıyla sıcak iklim bölgelerinde enerji verimliliği için esaslı bir iyileştirme talebi oluşmuyordu. Yeni standart ile binaların sadece ısıtma ihtiyacına göre tasarlanması dönemi sona eriyor. Artık binalar ısıtma ve soğutma ihtiyacına göre tasarlanacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre: Yeni standarda uygun inşa edilecek yapılar TS 825:2008’e göre %25 daha enerji verimli olacak. Böylece her yıl yeni inşa edilecek binalarda yıllık 2,5 TWh enerji ile Atatürk Barajı’nın 3 ayda ürettiği enerji kadar tasarruf sağlanmış olacak. Ayrıca bu binalar sayesinde doğaya yılda 600 milyon ton eşdeğerinde karbondioksit salınımının da önüne geçilecek. 

Yeni standart 1 Nisan 2025’den sonra ruhsat alan binalar için geçerli olacağı için yeni TS 825 standardının enerji tüketimini azaltıcı etkisinin farkedilebilmesi için yeni standarda göre inşa edilmiş binaların ve yeni standarda göre tadil edilmiş binaların sayısının artması gereklidir. Uzun dönem ruhsat alma istatistikleri dikkate alındığında Türkiye’de ruhsat alan yeni binaların kabaca yılda 475 bin ton eşdeğeri petrol (TEP) ilave enerji talebi yarattığını ifade edebilir. Yeni TS 825 standardının yılda yaklaşık 120 bin TEP enerji tasarrufu ve ülke ekonomisine yılda yaklaşık 100 milyon dolarlık katkı sağlamasını bekliyoruz. Yapılaşmanın ortalama hızda sürmesi ve ülkemizde hiç yenileme yapılmaması durumunda bile sadece 5 yılda (2030 sonu) sağlanacak verimlilikle ülke ekonomisine yaklaşık 1,5 Milyar dolarlık mertebelerinde bir tasarruf sağlanacak. 

TS 825:2024 standardı;  ısıl direnci yüksek daha kalın ve daha nitelikli ısı yalıtım malzemeleri ile yalıtılmış ve en az bir yüzeyi kaplamalı çift camlı veya üçlü camlı yalıtım camı ünitelerinin kullanıldığı daha enerji verimli binaların tasarlanmasını ve uygulanmasını talep ediyor. Isı yalıtım malzemelerinin, enerji verimliliğine etkisi çok fazla olsa da ısıl direnci daha yüksek olan daha kalın ve/veya daha iyi ısıl iletkenlik değerine sahip ısı yalıtım malzemesinin tercih edilmesinin uygulama maliyetine olan etkisi oldukça azdır. Genel olarak uygulamalarda yalıtım malzemesinin maliyetinin dışında, yalıtım kalınlığından bağımsız olarak; iskele kurulumu, elektrik, su gibi alt yapı maliyetleri, yapıştırıcı, sıva, dübel, file, profil vb yardımcı malzeme maliyetleri, boya, dış cephe kaplaması, alçı levha gibi iç yüzey kaplamaları, şap gibi tamamlayıcı malzeme maliyetleri ve işçilik maliyetlerinden oluşur. Tüm bu maliyetlerin içerisinde yalıtım malzemesinin performansının iyileştirilmesinden oluşacak ilave maliyeti uygulamadan uygulamaya değişmekle birlikte oldukça düşüktür. Bu durum maliyet etkinlik veya yaşam döngüsü analizlerinde ısı yalıtımının öne çıkmasını sağlamaktadır. 

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızca, 19 Şubat 2022 tarihinde Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle Neredeyse Sıfır Enerjili Bina (nSEB) kavramı hayatımıza girmiştir. Yönetmeliğe göre 01 Ocak 2025 tarihinden itibaren bir parseldeki toplam inşaat alanı 2000m2’den büyük olan tüm binaların enerji performans sınıfının en az ‘B’ olacak şekilde inşa edilmesi ve kullanılacak enerjinin en az yüzde 10’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması zorunludur. 

Isıl direnci daha yüksek olan daha kalın ve/veya daha iyi ısıl iletkenlik değerine sahip ısı yalıtım malzemelerinin kullanımı ilk yatırım maliyetlerini belirli bir seviyede arttırırken, enerji ihtiyacının azalmasına bağlı daha düşük/küçük kapasiteli yenilenebilir enerji sistemlerinin, kazan, klima vb. ısıtma ve soğutma tertibatlarının ve bu sistemlerin işletilmesi için gerekli olan radyatör, sirkülasyon pompası, kapalı genleşme tankı, sirkülasyon pompası gibi tesisat elemanlarının yeterli olması mekanik tesisatın ilk yatırım maliyetlerinde tasarruf sağlamaktadır. İlk yatırım maliyetlerinden elde edilen tasarruf ile yalıtım malzemelerinden kaynaklanan ilave maliyet artışı büyük oranda veya tamamen karşılanmaktadır

Türkiye, geçtiğimiz yılın sonlarında gerçekleşen COP29 Zirvesi kapsamında 2053 net sıfır hedefine yönelik Uzun Vadeli İklim Stratejisi Belgesini açıkladı ve Birleşmiş Milletler’e iletti. Türkiye’nin 2053 yılında net sıfır hedefleri doğrultusunda açıklanan yol haritasında ‘Binalar’ önemli başlıklardan birini oluşturuyor. Ülkemizin 2053 net sıfır hedeflerine ulaşmasında yalıtım sektörü çok önemli bir rol üstlenecektir. Sektörümüz, dünya standartlarındaki üretim altyapısı ve yüksek kapasitesi, kalite standartları, dinamik girişimcileri ve yenilikçi ürünleri ile ülkemizi 2053 net sıfır hedeflerine ulaştırmak için hazır. Bu noktada TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardının revizyonu da itici bir güçlerden birisi olacaktır.

Timur DİZ

İZODER Genel Sekreteri

Beyza Tanyol

İZODER Teknik İşler ve Eğitim Sorumlusu

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi

Yayınlandı

-

 

DYO, Türkiye’nin dört bir yanından toptancı bayilerini bir araya getirdiği Toptancı Bayi Toplantısı’nda sektörün ve ekonominin mevcut görünümünü değerlendirirken, önümüzdeki dönemin büyüme yol haritasını iş ortaklarıyla paylaştı. Toplantıda değişen pazar koşullarında güçlü bayi ağı, sahaya yakınlık ve birlikte büyüme yaklaşımı öne çıktı.

Türkiye boya sektörünün öncü markası DYO, toptancı bayileriyle gerçekleştirdiği buluşmada sektörün bugünü ve geleceğini kapsamlı bir şekilde ele aldı. Yaşar Holding ve DYO Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, Yaşar Holding ve DYO Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı ve Yaşar Holding İcra Başkanı Mehmet Aktaş’ın da katıldığı buluşmada, ekonomik görünüm, pazar dinamikleri, değişen müşteri beklentileri ve yeni dönemde büyümeyi destekleyecek uygulamalar değerlendirildi.

Toplantıda DYO’nun önümüzdeki döneme ilişkin satış ve pazarlama yaklaşımı, sahadaki rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar ve bayi kanalını destekleyecek yeni uygulamalar paylaşıldı. Değişen pazar koşullarında hız, doğru ürün ve müşteriye yakınlık başlıklarının önemine dikkat çekilirken, DYO’nun güçlü bayi ağıyla pazardaki etkinliğini daha da artırma hedefi vurgulandı.

Ekonomi gündemi bayilerin perspektifinden değerlendirildi

Toplantının önemli başlıklarından biri de Türkiye ekonomisi ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler oldu. DYO Genel Müdürü Yakup Benli, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Başkanı Vahap Munyar ile gerçekleştirdiği söyleşide Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünden enflasyon ve faiz beklentilerine, iç talebin seyrinden inşaat ve tüketici piyasalarına kadar iş dünyasının gündemindeki başlıkları ele aldı.

Söyleşide makroekonomik gelişmelerin reel sektör ve ticaret üzerindeki etkileri değerlendirilirken, belirsizliklerin yüksek olduğu bir ortamda şirketlerin ve bayilerin değişen koşullara hızlı uyum sağlama becerisinin önemi üzerinde duruldu.

Büyümeyi bayilerimizle birlikte gerçekleştireceğiz”

Toplantıda değerlendirmelerde bulunan DYO Genel Müdürü Yakup Benli, DYO’nun güçlü bayi yapılanmasının şirketin en önemli rekabet avantajlarından biri olduğuna dikkat çekti.

Benli, “DYO’nun geniş ürün gamı ve kalitesini ispatlamış ürün gruplarına rağmen, gücü yalnızca ürünlerinden ve markasından değil, Türkiye’nin dört bir yanında yıllardır birlikte yol yürüdüğümüz iş ortaklarımızdan geliyor. Pazarın değiştiği, rekabetin yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Böyle dönemlerde sahaya daha yakın olmak, daha hızlı hareket etmek ve doğru fırsatlara birlikte odaklanmak her zamankinden daha önemli. Önümüzdeki dönemde hedefimiz net: Bayilerimizin rekabet gücünü artıran, ticaretlerini destekleyen ve DYO’nun pazardaki varlığını büyüten adımları birlikte atmak. Çünkü bizim için sürdürülebilir büyümenin yolu, bayilerimizle birlikte gelişmekten geçiyor.” dedi.

Toplantıda ayrıca DYO’nun bayi ticaretini desteklemeye yönelik yeni dönem uygulamaları ve kampanyaları da paylaşıldı. Bayilerin finansal ve ticari koşullarını desteklemeyi amaçlayan çalışmaların yanı sıra satış noktasındaki hareketliliği ve DYO ürünlerinin pazardaki erişimini artıracak uygulamalar hakkında bilgi verildi.

DYO, güçlü dağıtım ağı, köklü marka mirası ve sahadan beslenen yaklaşımıyla önümüzdeki dönemde de bayileriyle kurduğu uzun soluklu iş birliğini güçlendirmeyi ve Türkiye boya pazarındaki konumunu ileri taşımayı hedefliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Habib Makina ve Alman BDS’den Çelik İşleme Sanayisine Özel Delme Teknolojileri

Yayınlandı

-

 

Türkiye’de manyetik matkap teknolojisini sanayiyle ilk buluşturan şirket olan Habib Makina, bugün ISO 500 listesinde yer alan 50’den fazla fabrikaya başta manyetik matkaplar ve manyetik matkap uçları olmak üzere çelik işleme teknolojileri tedarik ediyor. Alman BDS Maschinen GmbH’nin 30 yıldır Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olan şirket, farklı sektörlere özel geliştirilmiş delme ve kaynak hazırlık çözümleriyle ağır sanayinin üretim süreçlerine katkı sağlıyor.

 

Çelik konstrüksiyondan demiryollarına, tersanelerden petrokimya tesislerine kadar ağır sanayinin her alanında üretim hızının korunması, sahaya özgü mühendislik çözümlerini gerekli kılıyor. Türkiye’de manyetik matkap teknolojisini sanayiyle ilk buluşturan şirket olan Habib Makina, 46 yılı aşkın deneyimiyle çelik işleme sektörüne yönelik yenilikçi delme ve kaynak hazırlık teknolojilerini sanayiyle buluşturmaya devam ediyor. Almanya’nın önde gelen üreticilerinden BDS Maschinen GmbH’nin 30 yıldır Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olan Habib Makina, ağır sanayinin zorlu çalışma koşullarına yönelik geliştirilmiş Special Machines & Core Drills ürün grubunu Türkiye’deki üreticilerin kullanımına sunuyor.

 

Ağır sanayide farklı sektörlerin farklı mühendislik ihtiyaçlarına göre geliştirilen çözümler sunduklarını belirten Habib Makina Başkan Vekili Yusuf Habib, “Ağır sanayide her fabrikanın, her üretim hattının ve her şantiyenin ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Çelik konstrüksiyon sektöründeki bir fabrikanın ihtiyaç duyduğu teknoloji ile bir tersane, demiryolu projesi veya boru hattı uygulamasının beklentileri aynı değildir. Habib Makina olarak 46 yıldır Türkiye sanayisine sektöre özel mühendislik çözümleri sunuyoruz. BDS Maschinen ile 30 yıla dayanan iş ortaklığımız kapsamında; eMAB 450 akülü modellerimizden PipeMAB ve RailMAB serilerine, ProfiUNIQUE özel proje makinelerimizden AirPF 800 kök kaldırma ve AirKF 700 kaynak ağzı açma sistemlerimize kadar uzanan geniş ürün gamımızla, çelik işleme sanayisine yönelik özel delme teknolojilerini yerli üreticilerimizle buluşturmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

Her Sektörün İhtiyacına Özel Delme Teknolojileri

 

Ağır sanayi projelerinde çalışma koşulları, işlenen malzemenin özellikleri ve üretim süreçleri sektörden sektöre farklılık gösteriyor. Bu nedenle kullanılan delme teknolojilerinin de uygulama alanına göre şekillenmesi gerekiyor. Çelik yapı ve konstrüksiyon projelerinde dar alanlarda çalışmaya imkân veren yatay gövdeli MAB 155 modeli öne çıkarken, seri delme operasyonlarında operatör yükünü azaltan otomatik beslemeli AutoMAB 350 ve AutoMAB 450 modelleri yüksek verimlilik sağlıyor. Demiryolu bakım çalışmalarında yüksek sertlikteki ray çelikleri için geliştirilen RailMAB 915 ve RailMAB 965 serileri tercih edilirken, boru hatları ve petrokimya tesislerinde kavisli yüzeylerde güvenli çalışma olanağı sunan PipeMAB 200 ve PipeMAB 525 modelleri kullanılıyor. Patlayıcı atmosfer bulunan sahalarda AirMAB 5000 pnömatik manyetik matkaplar güvenli çalışma imkânı sağlarken, akülü manyetik matkaplar ve pnömatik kaynak hazırlık sistemleri de şantiye ve montaj sahalarında hareket kabiliyetini artırıyor.

 

Standartların Ötesinde Mühendislik Çözümleri

 

BDS’nin ProfiUNIQUE – Made in Germany konsepti kapsamında geliştirilen özel mühendislik çözümleri, standart makinelerin yetersiz kaldığı uygulamalarda projeye özel alternatifler sunuyor. Elektrik altyapısının bulunmadığı sahalar için geliştirilen eMAB 450 kablosuz manyetik matkap, 18V Li-Ion bataryası, kömürsüz motoru ve elektrik gerektirmeyen kalıcı mıknatıs sistemi sayesinde güvenli çalışma imkânı sunuyor. Bataryanın tükenmesi halinde dahi manyetik tutunmasını koruyan sistem; hafif gövdesi, yüksek torku ve değişken hız kontrolüyle özellikle saha uygulamalarında öne çıkıyor.

 

Özel üretim süreçlerinde kullanılan çift motorlu manyetik matkaplar simetrik delme operasyonlarında işlem sürelerini önemli ölçüde azaltırken, açı ayarlı özel manyetik matkaplar eğimli ve kavisli yüzeylerde hassas delme yapılmasını mümkün kılıyor. Dar montaj alanları için geliştirilen ters motorlu ve uzatılmış stroklu modeller erişim kabiliyetini artırırken, 1000 mm ekstra strok kapasitesine sahip özel sistemler derin profil uygulamalarında tek kurulumla kesintisiz delme imkânı sağlıyor.

 

Projeye Özel Tasarlanan ProfiUNIQUE Serisi

 

Habib Makina’nın Türkiye pazarına sunduğu ProfiUNIQUE çözümleri, müşterilerin saha ihtiyaçlarına göre özelleştirilebiliyor. Hızlı bağlama sistemine sahip özel manyetik matkaplar ağır çelik konstrüksiyonlarda ilave aparat gerektirmeden güvenli montaj sağlarken, açılı ayarlanabilir taban yapısına sahip modeller boru ve eğimli yüzeylerde hassas delme yapılmasına olanak tanıyor.

 

Entegre talaş kesicili sistemler uzun talaş oluşumunu önleyerek güvenli çalışma ortamı oluştururken, pnömatik besleme sistemine sahip modeller sabit ilerleme sayesinde delik kalitesini artırıyor ve kesici takım ömrünü uzatıyor. Dikey kılavuz raylı özel üniteler büyük iş parçalarında çok noktalı delme yapılmasına imkân verirken, özel kelepçe geometrisine sahip sistemler bitmiş parçalarda ilave fikstüre ihtiyaç duymadan kor delme ve hassas frezeleme yapılmasını sağlıyor.

 

Kaynak Hazırlığında Verimlilik ve İş Güvenliği Bir Arada

 

Habib Makina’nın ürün gamı yalnızca delme teknolojileriyle sınırlı kalmıyor. Kaynak öncesi ve sonrası yüzey hazırlığı için geliştirilen AirPF 800 pnömatik kök kaldırma makinesi, taşlama işlemi yerine talaş kaldırma prensibiyle çalışıyor. Böylece titreşimi azaltırken toz oluşumunu da minimum seviyeye indiriyor ve iş sağlığı açısından daha güvenli bir çalışma ortamı oluşturuyor.

 

AirKF 700 pnömatik plaka kaynak ağzı açma sistemi ise C2-C7 arasında ayarlanabilen çalışma açısı sayesinde hem plaka kenarlarında hem de delik içlerinde hassas kaynak ağzı hazırlayabiliyor. Entegre uç soğutma sistemi kesici uç sıcaklığını önemli ölçüde düşürürken, sekiz yönlü kullanılabilen uç tasarımı işletmelere maliyet avantajı sağlıyor.

 

Doğru Manyetik Matkap Ucu, Maksimum Verim

 

Özel makinelerden yüksek performans alınabilmesi için doğru kesici takım seçimi büyük önem taşıyor. Habib Makina’nın sunduğu HSS Standard ve HSS-Co manyetik matkap uçları St37 ve St52 gibi genel yapı çeliklerinde ekonomik ve uzun ömürlü çözümler sunarken, paslanmaz çelik, HARDOX ve Weldox gibi yüksek mukavemetli malzemelerde tungsten karbür dişli TCT kesiciler yüksek kesme performansı ve uzun takım ömrü sağlıyor. Sanayide standart olarak kabul edilen 3/4 inç (19 mm) ve 1-1/4 inç (32 mm) Weldon şaft yapısına sahip BDS kesiciler; Euroboor, Alfra, Fein QuickIN ve Rotabroach gibi farklı marka manyetik matkaplarla tam uyum sağlayabiliyor. Çantalı kesici takım setleri ve merkezleme pimi çözümleri ise işletmelerin delik başına maliyetlerini düşürerek verimliliği artırıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler