TMB, 2025 Yılının Üçüncü Çeyreği İçin İnşaat Sektörü Analiz Raporu’nu Yayımladı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

TMB, 2025 Yılının Üçüncü Çeyreği İçin İnşaat Sektörü Analiz Raporu’nu Yayımladı

Yayınlandı

-

İnşaat harcamaları reel olarak yüzde 20 büyüse de özel sektör temkinli duruşu sürdürüyor

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) 2025 yılının üçüncü çeyreğine yönelik İnşaat Sektörü Analiz Raporu’nu yayımladı. Rapora göre inşaat sektörü, yılın ikinci çeyreğinde %10,9 oranında büyüyerek genel ekonominin üzerinde bir performans sergiledi. 2025 yılı ikinci çeyrek döneminde inşaat harcamaları nominal olarak %48,1’lik artışla 2,29 trilyon TL olarak gerçekleşirken, inşaat harcamaları reel olarak %20,2 arttı. Buna karşın özel sektörün zayıf talep karşısında temkinli duruşunu sürdürdüğüne dikkat çekilen raporda, “Yatırımların büyük ölçüde kamu kaynaklı olması, özel sektörün zayıf talep karşısında temkinli davranması ve konut talebinde kredi koşullarının sınırlayıcı etkisi, büyümenin sürdürülebilirliği konusunda belirsizlik yaratmıştır” denildi.

Ekonominin genelinde 200’ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam gücüyle lokomotif rolünü sürdüren inşaat sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri tarafından takip edilen İnşaat Sektörü Analiz Raporu’nun Ekim 2025 sayısını yayımladı. “Küresel Ekonominin Denge Arayışı” başlıklı raporda, küresel ve ulusal ölçekte ekonomik gelişmeler ile inşaat sektörüne ilişkin güncel veriler kapsamlı biçimde değerlendirildi.

İnşaat sektörü büyümesini sürdürüyor

Sektör, 2025 yılı ikinci çeyrek döneminde üst üste 11 çeyrek dönem büyüme kaydetti. TÜİK verilerine göre, inşaat harcamaları nominal olarak %48,1 artarak 2,29 trilyon TL’ye ulaşırken, reel olarak %20,2 oranında yükseldi. Buna karşın yatırımların büyük ölçüde kamu kaynaklı olduğuna dikkat çekilen raporda, “Özel sektörün zayıf talep karşısında temkinli davranması ve konut talebinde kredi koşullarının sınırlayıcı etkisi, büyümenin sürdürülebilirliği konusunda belirsizlik yaratmıştır. Aynı dönemde gayrimenkul sektörü zayıf da olsa büyüme eğilimini sürdürmüş, 2025 yılı ikinci çeyreğinde %2,6 büyüyen gayrimenkul faaliyetleri zayıf bir performans sergilemiştir” denildi.

Rapora göre, ciro endeksi verileri de inşaatın genel ekonomik aktivitedeki payının arttığını gösterdi. 2025 yılı Ağustos ayında sanayi, ticaret, hizmet ve inşaat sektörlerinden oluşan toplam ciro endeksi yıllık %36,7 artarken, inşaat ciro endeksi bu dönemde %53,2 yükseldi. İnşaat üretim endeksi Ağustos ayında aylık bazda %0,9 gerilese de yıllık bazda %25’lik artışla büyüme eğilimini korudu. Bina inşaatı endeksi yıllık %26,6, bina dışı yapıların inşaatı %17,4, özel inşaat faaliyetleri ise %25,1 artış gösterdi. Bu veriler, konut ve ticari yatırımlardaki talebin sürdüğüne, kamu projelerinin ise sektöre istikrarlı destek sağladığına işaret etti.

Yönetmelik değişiklikleriyle dijitalleşme ve şeffaflık öne çıkıyor

Raporda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Eylül ayında yayımlanan “Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması” ile “Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik” değişikliklerinin sektöre önemli yenilikler getirdiğine dikkat çekildi. Şantiye şeflerine ilişkin dijital izleme uygulamalarıyla günlük ilerleme, kullanılan iş makineleri ve çalışan sayısının sistemde kayıt altına alınmasının hedeflendiği belirtilen raporda, bu adım, sektörde dijital dönüşüm, şeffaflık ve verimliliğin artırılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Yapı müteahhitlerinin sınıflandırılmasına ilişkin düzenlemelerin ise firmaların mali ve teknik kapasitelerine göre yetkilendirilmesini ve yeterlik sisteminin güçlendirilmesini hedeflediği ifade edilen raporda, müteahhitlik kriterlerinin esnetilmesinin, güvenli yapılaşma ve yapı kalitesi açısından risk oluşturabileceği uyarılarına yer verildi.

Yurt dışı müteahhitlikte Türkiye, dünya ikinciliğini korudu

Türk inşaat sektörü, uluslararası arenadaki güçlü konumunu 2025’in ilk dokuz ayında da korudu. Ocak-Eylül döneminde 9,2 milyar ABD Doları tutarında 128 yeni proje üstlenildi. 1972 yılından bu yana 137 ülkede yürütülen toplam proje sayısı 12.665’e, toplam proje değeri ise 546,5 milyar ABD Doları’na ulaştı.

Bu dönemde en fazla iş üstlenilen ülkeler arasında 4 milyar dolar ile Romanya ilk sırada, 1 milyar dolar ile Irak ikinci sırada yer aldı. Türk müteahhitlik firmaları, uluslararası prestij göstergesi olarak kabul edilen ENR (Engineering News Record) Dergisi’nin “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde 45 firma ile ikinci sıradaki yerini korudu. İlk 100 firma arasında 8 Türk firmasının yer alması, sektörün küresel ölçekteki rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu.

Türkiye Müteahhitler Birliği’nce 2025 yılının üçüncü çeyreğinin değerlendirildiği raporda, inşaat sektörüne ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi:

KONUT SATIŞLARINDA YILIN ZİRVESİ GÖRÜLDÜ, FİYATLAR REEL BAZDA GERİLİYOR: 2025 yılının Eylül ayında Türkiye genelinde konut satışları yıllık %6,9 artışla 150 bin 657’ye ulaştı. Ocak-Eylül döneminde toplam satışlar 1 milyon 128 bin 727’ye çıkarak geçen yılın aynı dönemine göre %19,2 artış kaydetti. İstanbul, 24 bin 119 satışla ilk sırada yer alırken, Ankara ve İzmir onu takip etti. İpotekli satışlar Eylül ayında %34,4 artarak 21 bin 266 olurken, toplam satışlardaki payı %14,1 olarak gerçekleşti. Konut Fiyat Endeksi (KFE) Eylül ayında aylık %1,7 artışla 195,7 seviyesine ulaşırken, yıllık bazda nominal %32,2 artış kaydetti. Ancak reel bazda %0,8 oranında gerileme, fiyat artışlarının enflasyonun gerisinde kaldığını gösterdi.

YABANCIYA SATIŞ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR: Yabancılara konut satışları aynı dönemde %7,7 gerileyerek 1.867 adette kaldı. En çok satış yapılan iller sırasıyla İstanbul, Antalya ve Mersin oldu. Yabancı alıcılar arasında Rusya, İran ve Irak vatandaşları ilk üçte yer aldı.

KÜRESEL EKONOMİDEKİ BELİRSİZLİKLER ETKİLİ OLDU: Jeopolitik riskler, yüksek maliyetler ve finansal sıkılaşma, küresel ölçekte inşaat faaliyetlerinde temkinli bir duruşa yol açtı. Kamu yatırımlarındaki yavaşlama büyümeyi sınırlandırırken, Türkiye’de kamu destekli projeler sektörde üretim ve istihdam açısından dengeleyici bir rol oynadı.

FİNANSMANA ERİŞİM VE TALEP SORUNU DEVAM EDİYOR: Raporda, sektörde faaliyet gösteren firmaların en önemli sorunlarından birinin yüksek maliyetli ve kısıtlı finansman koşulları olduğu vurgulandı. Konut kredi faizlerinin yüksek seyretmesi, özel sektör yatırımlarının yavaşlamasına ve yeni projelerin ertelenmesine yol açtı. Bu durum, büyümenin kamu kaynaklarına bağımlı şekilde sürmesine neden oldu.

İNŞAAT MALİYETLERİ ARTIŞ EĞİLİMİNİ KORUYOR: Malzeme, işçilik ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, sektörün üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. İthal girdilere bağımlı yapı, küresel jeopolitik gelişmelerden doğrudan etkileniyor ve maliyet artışlarını tetikliyor. Bu tablo, özellikle özel sektör yatırımlarında temkinli bir yaklaşımı beraberinde getiriyor.

YENİ KONUT ARZI SINIRLI KALDI: Yüksek faiz oranları ve artan üretim maliyetleri nedeniyle konut üreticileri temkinli bir tutum sergiliyor. Talep canlılığını korusa da yeni konut arzındaki yavaşlama, özellikle büyükşehirlerde arz-talep dengesizliğini derinleştiriyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Sinpaş YTS’ten 8 Mart’ta anlamlı adım: “Zirve Yolculuğu”nda kadın imzası 

Yayınlandı

-

Sinpaş Yapı Tasarruf Sandığı (Sinpaş YTS), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel düzenlediği buluşmada, finans sektöründe kadın temsilini güçlendirecek stratejik adımlarını paylaştı. Sektördeki yüzde 56’lık kadın çalışan oranıyla dikkat çeken Sinpaş YTS, fırsat eşitliği ve yetkinlik gelişimini kurumsal kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. 

Faizsiz finansman modeliyle Türkiye’nin dört bir yanında her gelir grubuna hitap eden Sinpaş Yapı Tasarruf Sandığı (Sinpaş YTS), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel düzenlenen “Zirve Yolculuğu” buluşmasında kadın liderliğini güçlendirecek stratejik vizyonunu paylaştı. Sektördeki yüzde 56’lık kadın çalışan oranıyla dikkat çeken Sinpaş YTS, 2025 yılında yakaladığı yüzde 306’lık büyüme başarısını, kadınların karar alma mekanizmalarındaki güçlü rolüyle pekiştiriyor.

Kariyer yolculuğunda liderlik gelişimi odak noktası

Buluşmada, kadın çalışanların kariyer yolculuklarını destekleme ve liderlik yetkinliklerini artırma hedefi, şirketin stratejik öncelikleri arasında ele alındı. Finans sektörünün geleneksel yapısında kadınların daha güçlü temsil edilmesi gerektiğine inanan Sinpaş YTS, kadın çalışanlarına yalnızca istihdam alanı açmakla kalmıyor; gelişim süreçlerini sistematik olarak yapılandırarak liderlik yolculuklarını destekliyor. Stratejik yönetim ve uzmanlık alanlarında kadınların daha görünür ve etkili roller üstlenmesini teşvik eden şirket, fırsat eşitliğini sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. 

“Kadın liderliği bizim için stratejik bir tercih”

Tasarruf finansmanı sektöründe büyüme ivmesinin hız kazandığı bir dönemde, sergilediği performansla sektör ortalamasının üzerine çıkan Sinpaş YTS, sürdürülebilir büyüme modelini insan odaklı yönetim anlayışıyla destekliyor. Bu anlayışla, kadın çalışanların kariyer süreçlerinin sistematik olarak desteklenmesinin önemine değinen Sinpaş YTS Genel Müdürü Merve Onarlı, konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi: “Sinpaş YTS olarak Türkiye’de faizsiz finansman çözümleri sunarak bireylerin ev ve araba sahibi olma planlarını gerçeğe dönüştürmeye devam ediyoruz. Bu başarı yolculuğumuzun temelinde kadınların emeği, vizyonu ve liderliği yer alıyor. Bugün yüzde 56’ya ulaşan kadın çalışan oranımız, kurum kültürümüzün ve insan odaklı yaklaşımımızın somut bir göstergesi. Kadın çalışanlarımızın potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir çalışma ortamı yaratmayı ve kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu vizyon doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz çalıştay ve buluşmamız, aslında yıl boyu sürecek kapsamlı bir gelişim yolculuğunun ilk adımı. Geleceğin Bölge Müdürü adayları olacak kadın çalışma arkadaşlarımızın yetkinliklerini geliştirmek amacıyla başlattığımız mentorluk ve eğitim süreçlerimiz yıl boyu kesintisiz devam edecek. Hedefimiz, kadınların karar alma mekanizmalarında daha etkin rol aldığı, kapsayıcı ve güçlü bir kurumsal geleceği hep birlikte inşa etmek.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Sektörün buluşma noktası Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul 48. yılına hazırlanıyor

Yayınlandı

-

Türkiye’de yapı ve inşaat sektörüne özel olarak gerçekleştirilen ilk ihtisas fuarı olma niteliğini taşıyan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, 27–30 Nisan 2026’da 48’inci kez kapılarını açacak. Fuar bu yıl, Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği (HISİAD) ile yaptığı iş birliği kapsamında Hardware Eurasia – Hırdavat Özel Bölümü’nü, İskele Kalıp Sanayicileri Derneği (İKSD) ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında ise İskele – Kalıp Özel Bölümü’nü sektör profesyonelleriyle aynı çatı altında buluşturacak. Son edisyonunda 19 ülkeden 437 katılımcıyı ağırlayan fuar, toplam 456 milyon Euro iş hacmi yaratırken 4 bin 700’ü aşkın anlaşmaya ev sahipliği yaptı. 

Uluslararası firmaları, bölgenin üst düzey temsilcilerini ve ekonominin tüm alanlarını kapsayan 50’den fazla fuar ve konferansa imza atan ICA Events, yapı ve inşaat sektörü için “ihracat kapısı” niteliğindeki 48. Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’u 27–30 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenleyecek. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan ve T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Yurt İçi Prestijli Fuarlar” listesine dahil edilen fuar, ürün grubu çeşitliliği sayesinde sektör için bir buluşma noktası olacak. Fuar, sektöre yön veren stratejik iş birliklerini bu yıl Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği (HISİAD) ile yaptığı Hardware Eurasia – Hırdavat Özel Bölümü, İskele Kalıp Sanayicileri Derneği (İKSD) ile gerçekleştirdiği İskele – Kalıp Özel Bölümü sayesinde güçlendirecek.

Yapı ve inşaat sektörü için küresel ticaretin merkezi bu yıl da Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul olacak

Fuarın köklü geçmişi sayesinde yapı ve inşaat sektörü açısından en kapsamlı buluşma noktası olduğunu ifade eden Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul Direktörü Banu Keskin, “1978 yılında düzenlendiği ilk günden bu yana sektörün kurumsallaşması, üretim çeşitliliğinin artması ve uluslararası ticari iş birliklerinin gelişmesinde öncü bir rol üstlenen fuarımız, bu tarihsel konumu sayesinde kendi sektöründe referans noktası konumunda yer alıyor. Türkiye’de ve yurt dışında bilinirliğe ulaşan birçok yapı firması, markalaşma, yeni ürün tanıtımlarında ve ihracat ağına erişim süreçlerinde fuarımızın sağladığı buluşma ortamından yararlanıyor. Bu açıdan fuar, yalnızca tanıtım alanı değil; Türkiye’nin yapı-inşaat malzemeleri ve teknolojileri sektöründe üretim ve tasarım gücünün dünya pazarlarına açıldığı sürekli bir ticaret kapısı niteliğine sahip. Türkiye’nin en köklü ve bölgenin en büyük yapı fuarı olması sebebiyle de sektör için bir ‘ihracat kapısı’ oluyor.” dedi.

2026’da yapı ve inşaat sektörü için yarattığı iş hacmi 456 milyon Euro’yu buldu

Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’un sektör için küresel ticaretin merkezi olarak konumlandığını belirten Banu Keskin, sözlerine şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıl fuarda katılımcıların yüzde 86’sı, fuar sırasında gerçekleştirdikleri görüşmeleri sipariş ve ön anlaşma ile sonuçlandırdı. Fuara ilk defa katılan katılımcıların yüzde 92’si ise fuar sırasında sipariş aldı veya ön anlaşma sağladı. Ayrıca 2025 yılı katılımcılarının yüzde 93’ü, bu yıl da fuara katılacaklarını belirtti. Bunun yanında katılımcı başına 1 milyon Euro’dan fazla olmak üzere toplamda 456 milyon Euro’luk iş hacmi yaratan fuarımız, sektör profesyonelleri tarafından ilgiyle takip edildi. Fuar kapsamında sipariş ve ön anlaşmaların sayısı 4 bin 700’ü aşarken katılımcı başına ortalama 11 iş anlaşmasına imza atıldı. Bu veriler, fuarın sektördeki güçlü konumu ve yarattığı ekonomik değeri kanıtlıyor.”

Doğru bağlantı için fuardan iki bölüm: Hardware Eurasia – Hırdavat Özel Bölümü ve İskele & Kalıp Özel Bölümü 

Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’un bu yılki edisyonunda sektör ekosistemini büyüten ve geliştiren iş birlikleri de gerçekleştireceğine dikkat çeken Keskin: “Bu yıl Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği (HISİAD) ile yaptığımız iş birliği kapsamında Hardware Eurasia – Hırdavat Özel Bölümü’nü kurguladık ve bu sayede sektörün tüm alt kategorilerini tek çatı altında buluşturacağız. Bu bölümde; firmalar; ürünlerini ulusal ve uluslararası alıcılara sunma ve dünya pazarlarından gelen profesyonellerle doğrudan bir araya getirme fırsatı bulacak. Bunun yanında diğer iş birliğimizi de İskele Kalıp Sanayicileri Derneği (İKSD) ile gerçekleştirdik ve bu kapsamda İskele – Kalıp Özel Bölümü için bir salon oluşturacağız. Burada da sektörde faaliyet gösteren firmaların ürünlerini tek bir çatı altında sergilemesine imkan tanırken, yeniliklerini tanıtma, profesyonel ziyaretçilerle doğrudan iletişim kurma, ulusal ve uluslararası alıcılarla bağlantı geliştirme gibi birçok fırsatı sunacağız. Bu iş birlikleri ile amacımız, yapı ve inşaat sektörünün tamamlayıcı ürün gruplarını doğru alıcılarla stratejik bir şekilde buluşturmak.” ifadelerini kullandı.

Fuarın bu yılki konferans programı dopdolu

Yapı Fuarı kapsamında düzenlenen dört günlük konferans programının katılımcı ve ziyaretçilere zengin bir içerik sunacağını söyleyen Keskin, şu bilgileri paylaştı: “Bu yıl konferanslar, sektörün dönüşümünü farklı perspektiflerden ele alan tematik kurgusuyla dikkat çekiyor. ‘Büyümenin Kodları’, ‘Bağlantıların Mimarisi’, ‘Dönüşümün Mimarisi’ ve ‘Şehirlerin Sessiz Mimarı: Yapay Zeka’ başlıkları altında şekillenen oturumlar; mimarlık, tasarım, malzeme, teknoloji ve kent ölçeğinde güncel tartışmaları sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Start-up ekosisteminden küresel tedarik zincirlerine, döngüsel malzeme ekonomisinden yapay zekâ destekli tasarıma uzanan geniş içerik yelpazesine sahip program ile yapı dünyasının geleceğini şekillendiren fikirleri ve iş birliklerini aynı platformda bir araya getirmeyi hedefliyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Baymak Yeni Boyler Üretim Hattını Devreye Aldı

Yayınlandı

-

İklimlendirme sektöründe yenilikçi ürün teknolojileriyle öne çıkan Baymak, üretim altyapısını güçlendiren yeni boyler üretim hattını devreye aldı. Türkiye operasyonunu BDR Thermea grubu için stratejik bir üretim merkezi haline getirmeyi hedefleyen yatırım kapsamında, hem emayesiz hem de emayeli tankların üretiminde kapasite ve teknoloji önemli ölçüde artırıldı.

Yarım asrı aşan üretim deneyimini güçlü Ar-Ge ve Ür-Ge yatırımlarıyla pekiştiren Baymak, sürdürülebilirlik odaklı üretim yaklaşımı doğrultusunda, özellikle ısı pompası sistemleriyle uyumlu boylerlerin üretileceği yeni üretim hattını devreye aldı. Yüksek verimlilik ve enerji tasarrufu sağlayacak şekilde tasarlanan bu yeni üretim altyapısı, şirketin karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik net sıfır hedefleriyle de uyumlu bir yapıda kurgulandı. Tesisin açılışı 4 Mart 2026 tarihinde; Türkiye operasyonlarını yerinde incelemek üzere ziyarette bulunan ve Baymak’ın grup içindeki stratejik rolünü destekleyen BDR Thermea Group yöneticilerinin ve Baymak üst yönetim ekibinin katılımıyla gerçekleşti.

Türkiye, Boyler Üretiminde Stratejik Merkez Olacak

Yeni üretim hattı; yüksek otomasyon seviyesi, dijital izlenebilirlik ve veri temelli kalite kontrol altyapısıyla dikkat çekiyor. Üretimin her aşaması anlık olarak takip edilebiliyor; süreçler daha kontrollü, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir yapıda yönetiliyor. Bu sayede hem üretim kapasitesi artırılıyor hem de operasyonel verimlilik üst seviyeye taşınıyor. Baymak bu yatırımla yalnızca fiziksel kapasitesini büyütmekle kalmıyor, aynı zamanda teknolojik dönüşümünü de ileri bir aşamaya taşıyor. Yeni hat ile hem TB – emayesiz tanklar hem de T – emayeli tankların üretiminde daha yüksek kapasite ve verimlilik hedefleniyor. Yatırım, Baymak’ın yenilenebilir enerji çözümlerine yönelik ürün portföyünü güçlendirirken Türkiye’nin BDR Thermea Group içindeki üretim rolünü de stratejik olarak pekiştiriyor.

Global Güç, Yerel Üretim

Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan ise bu yatırımla ilgili olarak yatırımın yalnızca bir üretim hattı olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: BDR Thermea Group’un üç kıtada konumlanan Ar-Ge merkezlerinin sağladığı küresel bilgi birikimini, üretim gücümüzle birleştirerek, enerji dönüşümüne katkı sağlayan teknolojilere yatırım yapıyoruz. 2030 orta vadeli stratejimiz doğrultusunda dönüşüm, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı bu yatırımlar devam edecek. Bu kapsamda devreye aldığımız yeni boyler üretim hattı, üretim kapasitemizi ve teknolojik altyapımızı güçlendirirken boyler üretiminde daha güçlü bir konuma ulaşmamıza da katkı sağlayacak.

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye