Mercedes-Benz Türk, “İşin Cinsiyeti Yok” Mottosuyla Otomotiv Sanayisinde Kadın İstihdamına Öncülük Ediyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Mercedes-Benz Türk, “İşin Cinsiyeti Yok” Mottosuyla Otomotiv Sanayisinde Kadın İstihdamına Öncülük Ediyor

Yayınlandı

-

Mercedes-Benz Türk’ten İlham Veren Kampanya: “İşin Cinsiyeti Yok”

Mercedes-Benz Türk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde “İşin Cinsiyeti Yok” mottosu ile eğitimden üretim sahasına, yenilikçi fikirlerin hayata geçirilmesinden teknolojiye, sosyal faydadan yönetime her alanda kadınların varlığını ve istihdamını fırsat eşitliği ilkesiyle desteklemeye devam ediyor. Şirket, kadınların ve kız çocuklarının toplumsal alanda güçlenmesini uzun soluklu programları ve iş birlikleriyle önceliklendiriyor. 8 Mart’a özel hazırlanan reklam filminde kadınların sektördeki güçlü varlığına dikkat çekilirken, kalıplaşmış yargıları yıkarak işin yapılabilirliğinin cinsiyetten bağımsız olduğu mesajı veriliyor. 

Mercedes-Benz Türk, kadınların iş ve eğitim hayatında fırsat eşitliğine erişebilmeleri için yıllardır çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirket, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında hayata geçirdiği iletişim çalışmalarıyla kadın istihdamına ve fırsat eşitliğine verdiği önemi bir kez daha vurguluyor. “İşin Cinsiyeti Yok” mottosuyla yürütülen kampanya; eğitimden üretim sahasına, yenilikçi fikirlerin hayata geçirilmesinden teknolojiye, sosyal faydadan yönetime kadar her alanda kadınların varlığını ve gücünü görünür kılmayı amaçlıyor. 8 Mart’a özel hazırlanan reklam filminde; üretimde, teknolojide, direksiyonda ve karar alma mekanizmalarında aktif rol alan kadınların sektördeki güçlü varlığına dikkat çekiliyor. Film; otomotiv sektörü başta olmak üzere iş dünyasının her alanında, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin sinerji içerisinde çalışmanın sürdürülebilir başarının anahtarı olduğunu somut örneklerle gözler önüne seriyor.

Mercedes-Benz Türk üretimde ve yönetimde kadınların imzasını artırmaya devam ediyor

Erkek egemen olarak varsayılan otomotiv sektöründe, son yıllarda kadın istihdamını artırmaya yönelik adımlar giderek hız kazanıyor. Mercedes-Benz Türk bu dönüşümün öncülerinden biri olarak, kadınların sektörde daha güçlü şekilde temsil edilmesi için somut ve ölçülebilir hedeflerle ilerliyor. Şirketin üretim sahasındaki kadın istihdam oranı artmaya devam ediyor. Aksaray Kamyon Fabrikası ve Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda hayata geçirilen “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programları” ile son üç yılda her iki fabrikada da kadın saha çalışanı oranı iki katından fazla arttı. Şirketin ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki tablosu da sektördeki öncü konumunu pekiştiriyor. Ofis çalışanları içerisindeki yaklaşık yüzde 35’lik kadın çalışan oranı ile, Türkiye otomotiv sektör ortalamasının üzerinde istihdam sağlamaya devam ediyor. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’ndaki kadın üye oranı ise yüzde 25.

Fırsat eşitliğinde somut ve sürdürülebilir projeler

Mercedes-Benz Türk, ağır ticari araç sektöründe kadın istihdamını artırmayı stratejik bir öncelik olarak ele alıyor ve eğitimden istihdama bütüncül projeler yürütüyor. 22 yıldır devam eden “Her Kızımız Bir Yıldız” programı ile bugüne kadar 7 bine yakın lise ve üniversite seviyesindeki kız öğrenciye ve “Mühendisliğin Yıldızları” programı ile 40’a yakın kadın mühendis adayına burs ve eğitim desteği sağlandı. Genç yetenek programları kapsamında, Summer Stars Kısa Dönem Zorunlu Yaz Staj Programı’nın yüzde 42’si ve uzun dönem staj programı PEP (Professional Experience Program) kapsamındaki her 2 katılımcıdan biri kadın öğrencilerden oluşuyor. 

“Benzersiz Kadınlar” projesiyle kadınlar direksiyon başına geçiyor 

Mercedes-Benz Türk, “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” hedefi doğrultusunda hayata geçirilen “Benzersiz Kadınlar” projesiyle de kamyon ve otobüs segmentlerinde kadın sürücü istihdamının artırılmasına yönelik somut destekler sunuyor. 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlanacak olan proje kapsamında kadın sürücü adayları için ileri sürüş teknikleri eğitimleri de düzenlenecek. Son olarak, Kadınlar Günü kapsamında, projeye dahil olan kadın sürücü adaylarına özel bir oturumla, Mercedes-Benz Türk’te “İşin cinsiyeti yok” temalı bir panel gerçekleştirdi.

Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün: “Mercedes-Benz Türk olarak fırsat eşitliğini yalnızca bir söylem olarak değil, somut adımlarla desteklediğimiz temel bir kurum değeri olarak ele alıyoruz.”

8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajında; çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık ile fırsat eşitliğini kurum kültürünün vazgeçilemez unsurları olarak benimsediklerini söyleyen Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, “Kadının her alanda hak ettiği güce kavuşması, eğitimlerinin desteklenmesi ve sosyal-ekonomik hayatta fırsat eşitliğinin sağlanması konusunu öncelikli hedef olarak belirledik. Eğitimin, özellikle de kız çocuklarımızın eğitiminin, ülkemizin geleceğine yapılacak en değerli yatırım olduğuna inanıyorum. 22 yıldır sürdürdüğümüz “Her Kızımız Bir Yıldız” programımız ve “Mühendisliğin Yıldızları” programımız ile kızlarımızın yalnızca eğitim hayatlarına değil, gelecek vizyonlarına da katkı sunmayı amaçlıyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak fırsat eşitliğini yalnızca bir söylem olarak değil, somut adımlarla desteklediğimiz temel bir kurum değeri olarak ele alıyoruz. Ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki kadın çalışan oranımız güçlü bir seviyede olsa da, asıl hedefimiz ve yoğun emek verdiğimiz alan, üretim sahalarındaki kadın çalışan sayısını artırmak. Son üç yılda fabrikalarımızda sahadaki kadın çalışan oranını iki katından fazla artırdık ve bu artışı sürdürülebilir kılmak için, bir gün değil her gün kararlılıkla çalışıyoruz. Bu vesileyle kadınları istihdama katılmaya tekrar davet ediyor ve tüm kadınların, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum” dedi.

Mercedes-Benz Türk bu kampanya ile kalıplaşmış yargıları yıkarak, işin yapılabilirliğinin cinsiyetten bağımsız olduğunu vurguluyor. Farklı birimlerdeki yöneticilerden saha çalışanlarına kadar geniş bir kapsamda kadınların iz bırakan çalışmalarını paylaşarak, tüm kadınlara ilham vermeyi amaçlıyor.

Kampanya videolarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Instagram:  https://www.instagram.com/mercedesbenzturk

LinkedIn:  https://www.linkedin.com/company/mercedesbenzturk

YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=hB7Xm7oootM&list=PLQNkgeqDmeGs5L26fECR_znrR16Z-_-Tl 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

TEKA Yeni Nesil Isı Pompaları Türkiye’de

Yayınlandı

-

 

Midea Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüren dünyanın lider ankastre mutfak ürünleri markası TEKA, yeni nesil ısı pompalarını Türkiye’deki iş ortaklarına tanıttı. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliğine, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen çok sayıda mühendislik firması ve sektör profesyoneli katıldı.

Akıllı ev teknolojileri devlerinden Midea’nın AR-GE ve inovasyon gücünü arkasına alan TEKA, yeni nesil ısı pompalarını ilk kez Türkiye’de tüketicilerle buluşturuyor. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliği, sektör profesyonellerine TEKA’nın yüksek enerji verimliliği sunan ve yenilikçi ürün ailesini yakından tanıma fırsatı sundu.

Etkinlikte katılımcılarla bir araya gelen ve iş birliğinin gücüne dikkat çeken Midea Türkiye Bölgesi CEO’su Aydın Kuzaltı, “TEKA markalı yeni nesil ısı pompalarımızla Türkiye pazarında güçlü bir atılım yapıyoruz. Midea’nın yenilikçi AR-GE uzmanlığıyla tasarlanan TEKA’nın yeni nesil ısı pompaları enerji verimliliğini, çevreci teknolojiyi ve akıllı kontrolü tek bir sistemde buluşturuyor. Kullanıcılarımıza dört mevsim kesintisiz konfor sunarken, bugün burada bizimle olan iş ortaklarımızla aramızdaki güçlü bağı daha da ileriye taşıyacağız. Hedefimiz, Türkiye pazarındaki istikrarlı büyümemizi iş ortaklarımızla birlikte sürdürmek“ diye konuştu.

Akıllı Teknoloji ve Enerji Verimliliği Bir Arada

Türkiye pazarına 8, 10, 12, 14 ve 16 kW kapasite seçenekleriyle sunulan TEKA yeni nesil ısı pompaları, 65°C’ye varan su sıcaklığı kapasitesiyle ihtiyaca yönelik çözüm üretiyor. Enerji tasarrufunu ve kullanıcı konforunu ön planda tutmayı amaçlayan sistemin öne çıkan özellikleri ise şöyle:

Akıllı Teknoloji: Cep telefonu uygulaması üzerinden günlük/haftalık programlama, cihazı uzaktan kontrol etme ve enerji tüketimini anlık takip edebilme imkânı. 

Çevreci ve Tasarruflu Performans: Doğaya dost R32 soğutucu akışkan kullanımı, güneş enerjisi entegrasyonu ve enerji tüketimini otomatik optimize eden Eco ve Auto çalışma modları.

Maksimum Hijyen: Yüksek sıcaklıkta çalışarak kullanım suyu hijyenini sağlayan ve Legionella bakterisine karşı koruma sunan özel Hijyenik Mod.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

FMCG depolarında yüksek hacimli operasyon yönetimi: STILL ARSER verimliliği yeniden tanımlıyor

Yayınlandı

-

 

STILL ARSER, yüksek sipariş frekansı, geniş ürün çeşitliliği ve değişken talep yapısıyla öne çıkan FMCG sektöründe işletmelerin operasyonel ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman çözümleri, otomasyon sistemleri, uzun süreli kiralama modeli ve güçlü satış sonrası hizmetleriyle depo operasyonlarında verimliliği artırıyor.

Hızlı tüketim ürünleri (FMCG) sektöründe depo operasyonları yüksek işlem hacmi, kısa teslimat süreleri ve sürekli değişen tüketici talepleri nedeniyle diğer sektörlerden farklı dinamiklere sahip. Gün boyunca binlerce siparişin hazırlanması, farklı ürün gruplarının aynı anda yönetilmesi ve sevkiyatların zamanında tamamlanması depo operasyonlarının hız, doğruluk ve koordinasyon içinde yürütülmesini gerektiriyor.

Bu yapı içinde intralojistik ürünlerin taşınmasının yanı sıra sipariş hazırlama, stok yönetimi, ekipman kullanılabilirliği ve operasyon kapasitesinin birlikte yönetildiği stratejik bir süreç olarak öne çıkıyor. Bu nedenle her depo operasyonu ürün yapısı, sipariş yoğunluğu ve büyüme hedefleri doğrultusunda farklılaşıyor.

Sipariş Frekansı ve Teslimat Hızı FMCG Operasyonlarının Ritmini Belirliyor

FMCG depolarında aynı gün içerisinde binlerce sipariş hazırlanıyor ve sevk ediliyor. Ürünlerin doğru zamanda, doğru miktarda ve eksiksiz olarak hazırlanması operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle sipariş toplama, iç taşıma ve yükleme süreçleri yüksek hızda ilerlerken hata payının da minimum seviyede tutulması gerekiyor.

STILL ARSER işletmelerin sipariş hacmi ve operasyon yapısına göre şekillendirdiği ekipman çözümleri ve dijital filo yönetimi uygulamalarıyla depo içi hareketlerin planlı şekilde ilerlemesini destekliyor. Böylece yüksek sipariş temposu altında süreçler daha kontrollü yönetilirken teslimat performansı ve operasyonel verimlilik birlikte artırılıyor.

Yüksek Ürün Çeşitliliği Depo Yönetimini Daha Karmaşık Hale Getiriyor

FMCG depolarında binlerce farklı ürünün aynı anda yönetilmesi, depo operasyonlarını daha karmaşık hale getiriyor. Ürün çeşitliliğinin yanı sıra raf ömrü bulunan ürünlerde doğru stok rotasyonunun sağlanması da operasyonun temel gereklilikleri arasında yer alıyor.

STILL ARSER depo operasyonunun ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman, otomasyon ve dijital çözümlerle yüksek ürün çeşitliliğinin oluşturduğu karmaşık yapının daha etkin yönetilmesine katkı sunuyor. Süreçlerin görünürlüğünü artıran bu yapı, depo içindeki hareketlerin daha planlı ve kontrollü ilerlemesini destekliyor.

Değişken Talep Yapısı Ölçeklenebilir Operasyon Modeli Gerektiriyor

Kampanya dönemleri, sezonluk satış artışları ve tüketici taleplerindeki ani değişimler, FMCG depolarında operasyon hacmini kısa süre içinde önemli ölçüde artırabiliyor. Bu durum işletmelerin ihtiyaç duydukları kapasiteye hızlı şekilde ulaşabilecek esnek çözümleri gerekli kılıyor.

STILL ARSER’in uzun süreli kiralama modeli, işletmelerin değişen operasyon ihtiyaçlarına uygun filo yapısını oluşturmasına olanak tanıyor. Planlı bakım ve satış sonrası servis hizmetleriyle desteklenen bu model, ekipmanların yüksek kullanılabilirlikle çalışmasını sağlarken işletmelere operasyonlarını ihtiyaçlarına göre ölçeklendirme esnekliği kazandırıyor.

Servis Gücü ve Otomasyon Operasyon Verimliliğinin Temelini Oluşturuyor

Yoğun tempoyla çalışan FMCG depolarında ekipmanların kullanılabilirliği, operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Teknik bir aksaklığa hızlı müdahale edilmesi ve tekrarlayan süreçlerin otomasyonla desteklenmesi, operasyonların planlandığı şekilde ilerlemesini mümkün kılıyor.

STILL ARSER,yaygın servis ağı ve hızlı teknik destek organizasyonunun yanı sıra otonom (AGV) çözümleriyle işletmelerin operasyon ihtiyaçlarına uygun intralojistik altyapıları tasarlıyor. Tekrarlayan taşıma süreçlerinin otomasyonla desteklenmesi, ekipman kullanılabilirliğini artırırken çalışanların daha yüksek katma değer yaratan süreçlere odaklanmasına da imkân tanıyor.

STILL ARSER, FMCG sektöründe her işletmenin operasyonel ihtiyaçlarını analiz ederek depo yapısına özel intralojistik çözümleri geliştiriyor. İşletmenin ürün çeşitliliği, sipariş yoğunluğu, operasyon hacmi ve büyüme hedefleri doğrultusunda ekipman, otomasyon, dijital filo yönetimi, uzun süreli kiralama modeli ve satış sonrası hizmetlerini ihtiyaca göre tasarlıyor.

Bu yaklaşım sayesinde işletmeler yalnızca mevcut operasyonlarını daha verimli yönetmekle kalmıyor, değişen talep yapısına daha hızlı uyum sağlayabilen, kapasitesini ihtiyaçlara göre ölçeklendirebilen ve gelecekteki büyüme planlarını destekleyen bir intralojistik altyapısına da sahip oluyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

ORKA Banyo’nun premium markası nob.’dan yeni bir tasarım dili 

Yayınlandı

-

 

Kullanım kolaylığı ve şıklığın altın oranı Ratio’da!

ORKA Banyo’nun uluslararası tasarımcı imzalı koleksiyonlarını bir araya getiren markası nob., Sezgin Aksu tasarımı Raito Koleksiyonu ile banyoyu estetik, işlevsellik ve modülerlik ekseninde yeniden yorumluyor.

Çağdaş yaşam alanları için geliştirilen Raito Koleksiyonu, banyoyu yalnızca işlevsel bir alan olmaktan çıkararak bütüncül bir tasarım deneyimine dönüştürüyor. Yalın çizgilerle kurgulanan form dili, dengeli oranları ve sofistike renk yaklaşımıyla koleksiyon, farklı yaşam alanlarına uyum sağlayan güçlü bir tasarım karakteri sunuyor.

Adını “parıldamak, ışıldamak” anlamından alan Raito, koleksiyonun tasarım yaklaşımını da yansıtıyor. Dolap, lavabo, ayna ve tamamlayıcı ürünlerden oluşan farklı parçalar bir araya geldiğinde, mekânın tamamında bütüncül ve dikkat çekici bir etki oluşturuyor. Küçük banyolardan geniş yaşam alanlarına kadar farklı ölçülere uyum sağlayan modüler sistem, “Raito ile parla” söylemini tasarımın merkezine taşıyor.

Modüler yapısı sayesinde kullanıcı ihtiyaçlarına ve mekânın özelliklerine göre farklı şekillerde kurgulanabilen Raito, tekil ürünlerin ötesine geçerek eksiksiz bir banyo kompozisyonu sunuyor. Bu esneklik, koleksiyonu hem konutlarda hem de nitelikli mimari projelerde değerlendirilebilen güçlü bir çözüm hâline getiriyor.

Raito’da malzeme seçimi ve işçilik detayları da uzun ömürlü kullanım anlayışı doğrultusunda şekilleniyor. Yoğun kullanıma dayanıklı, kolay temizlenebilen ve formunu koruyan yüzeyler; sade aksesuarlarla tamamlanarak koleksiyonun estetik ve fonksiyonel bütünlüğünü güçlendiriyor.

İtalya’da tescillenen nob., Massimiliano Braconi, Studio AKSU ve Studio ITO gibi uluslararası tasarımcı ve stüdyolarla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle global bir tasarım dili kurmayı hedefliyor. Marka, mimarlar ve proje geliştiriciler için yalnızca bir ürün sağlayıcı değil, tasarım süreçlerine entegre olan stratejik bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler