Bakırcı GYO gayrimenkuldeki uzmanlığını  çeşitlendirilmiş portföy yapısıyla sermaye piyasalarına taşıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Bakırcı GYO gayrimenkuldeki uzmanlığını  çeşitlendirilmiş portföy yapısıyla sermaye piyasalarına taşıyor

Yayınlandı

-

 
 
Gayrimenkul geliştirme alanındaki 45 yıllık deneyimi sermaye piyasalarına taşıyan Bakırcı GYO, pay başına 12,93 TL fiyatla talep toplamaya başladı. 2 milyar 159 milyon 310 bin TL büyüklüğündeki halka arzda son talep toplama günü 26 Ağustos olarak belirlendi. Hisseleri Katılım Endeksi kriterlerine uygun olan Bakırcı GYO, halka arzdan sağlayacağı kaynağın yüzde 90’ını proje finansmanında kullanmayı planlıyor. Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, “Halka arzı Bakırcı GYO’nun büyüme yolculuğunda yeni bir dönem olarak görüyoruz. Sermaye piyasalarından alacağımız destekle yatırım kapasitemizi geliştirirken, mevcut projelerimizi tamamlayarak portföyümüzde gelir üreten varlıkların payını artırmayı hedefliyoruz” dedi.

 

 
Konut, ticari gayrimenkul, turizm ve lojistik yatırımlarından oluşan çeşitlendirilmiş portföyüyle faaliyet gösteren Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Bakırcı GYO), Borsa İstanbul’a adım atıyor. Pay fiyatının 12,93 TL olduğu ve İntegral Yatırım liderliğinde gerçekleştirilen halka arzda son talep toplama günü 26 Ağustos olarak belirlendi.
Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, temelleri 1981 yılına uzanan Bakırcı Grubu’nun gayrimenkul geliştirme tecrübesini 2025 yılında GYO yapısıyla daha kurumsal bir zemine taşıdıklarını söyledi. Bakırcı Grubu çatısı altında bugüne kadar 85’in üzerinde projede, toplam 2 milyon metrekarenin üzerinde inşaat alanı geliştirdiklerini ve 5 binden fazla bağımsız bölümün teslimatını gerçekleştirdiklerini ifade eden Sağlam, Bakırcı Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu ve Sağlam Gayrimenkul Yatırım Fonu ile sermaye piyasalarında önemli bir deneyim ve bilgi birikimi oluşturduklarını vurguladı.

 

Portföy değeri 9,2 milyar TL’ye ulaştı
Bakırcı GYO ile İstanbul’un stratejik lokasyonlarında geliştirdikleri konut, ticari gayrimenkul, turizm ve lojistik projeleriyle toplam değeri 9,2 milyar TL’ye ulaşan güçlü bir portföy oluşturduklarını belirten Sağlam, “Portföyümüzdeki tamamlanmış projeler arasında Bakırcı Topkapı Sitesi’nin yanı sıra Bakırcı Kemer, GOP Yurt Binası ve Serenity Suites Airport Hotel gibi düzenli kira geliri sağlayan varlıklar bulunuyor” dedi. Bakırcı GYO’nun devam eden konut projelerinden Bakırcı Zenit Topkapı’nın, Zeytinburnu’nda 15 bin 874 metrekare arsa üzerinde364 konut ve 98 ticari üniteden oluştuğunu belirten Sağlam, “Yine Zeytinburnu’nda hayata geçirdiğimiz Bakırcı Kaya Residence ise 83 konut, 6 dükkan ve bir ofis olmak üzere 90 bağımsız bölümden oluşuyor” diye konuştu.
Ticari gayrimenkul alanında ise Ömerli’de yaklaşık 68 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi ve İSTOÇ Mahmutbey’de 153 bin 564 metrekare inşaat alanı üzerinde yükselen Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi yatırımlarına devam ettiklerini kaydeden Sağlam, şunları söyledi:

 

İstanbul’un lojistik ve ticaret hayatına yön veren projeler

“İstanbul Havalimanı’na yakın konumu ve gelişen lojistik potansiyeliyle öne çıkan Arnavutköy Ömerli’de yer alan Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi, uluslararası taşımacılık ve depolama standartlarına uygun olarak tasarlandı. Yüksek hacimli depolama ve modern lojistik operasyonlarına olanak sağlayacak güçlü bir altyapıya sahip olacak bu projeyle bölgenin artan lojistik talebine katma değer sunmayı hedefliyoruz. İstanbul’un en stratejik sanayi ve ticaret aksı olan İSTOÇ Mahmutbey bölgesinde yer alan Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi ise 25 bin 807 metrekare arsa üzerinde geliştiriliyor. Mağaza, showroom, depo ve lojistik merkez olarak kullanılabilecek esnek mimari yapılara sahip bu bağımsız bölümlerle, farklı sektörlerin ticari ve depolama ihtiyaçlarına çözüm sunmayı amaçlıyoruz. Bölgenin dönüşümüne katkı sağlayacak önemli bir yatırım olan Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi’nin İSTOÇ ve çevresinin ticari potansiyelini ve marka değerini yukarı taşıyacağına inanıyoruz.”

Portföy çeşitliliği ile dengeli büyüme
Bakırcı GYO’nun portföyünde yer alan GOP Yurt Binası, Serenity Suites Airport Hotel ve Bakırcı Kemer Projesi gibi varlıkların da düzenli gelir üretmeye devam ettiğini vurgulayan Sağlam, “Öğrenci yurdu, otel ve ticari gayrimenkullerden oluşan bu varlıklar sayesinde istikrarlı kira geliri elde ederken, devam eden projelerimizle de gelecekteki gelir kaynaklarımızı genişletiyoruz. Bu portföy çeşitliliği aynı zamanda yatırım riskimizi en aza indiriyor, gelir akışımızda istikrar sağlıyor. Farklı gayrimenkul alanlarına yaptığımız yatırımlar, tek bir sektörün krizinden tüm portföyümüzün etkilenmesini engelliyor, mevsimsel ve ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı bir gelir modeli oluşturuyor. Oluşturduğumuz bu sürdürülebilir gelir yapısı doğrultusunda, dağıtılabilir kârımızın yüzde 50’sini temettü olarak dağıtmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

 

Güçlü özkaynak yapısı
Bakırcı GYO’nun bu yaklaşımının finansal başarısına da olumlu yansıdığını kaydeden Fatih Sağlam, şöyle devam etti:
“İş modelimiz ile sektördeki birçok GYO’dan farklılaşıyoruz. Bakırcı GYO olarak projelerimizi büyük ölçüde özkaynaklarımızla geliştirerek, ön satışlara veya yüksek finansal kaldıraç kullanımına bağımlı olmadan hayata geçiriyoruz. Bu yaklaşım, şirketimizin düşük borçluluk seviyesini korumasına ve finansal esnekliğini sürdürmesine olanak tanırken, proje geliştirme sürecinde operasyonel bağımsızlık da sağlıyor.  Portföy değerimizin büyük bölümü devam eden ve yüksek değer yaratma potansiyeline sahip projelerden oluşuyor. Özellikle Motim İstoç Ticaret Merkezi Projesi, Bakırcı Zenit Topkapı Projesi ve Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi Projesi toplam portföyün yaklaşık yüzde 88’ini oluşturuyor. Bakırcı Kaya Residence projemizi Haziran 2027’de, Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi ve bölgenin ilk deprem izolatörlü projelerinden biri olan Bakırcı Zenit Topkapı projemizi Aralık 2027’de, MOTİM İSTOÇ Ticaret Merkezi projemizi Aralık 2027’de tamamlayarak teslim etmeyi hedefliyoruz. Tamamlanan projelerimiz, satış, kiralama veya yeni yatırımların finansmanında kullanılacak kaynak yaratılması suretiyle şirketimizin nakit akışına ve kârlılığına katkı sağlayacak. Bu yönüyle mevcut portföyümüz, gelecekteki gelir büyümesini destekleyen önemli bir potansiyeli temsil ediyor.”
 
Halka arz gelirini proje finansmanında kullanacak
Fatih Sağlam, Bakırcı GYO’nun bu güçlü yapısının halka arzla birlikte daha kurumsal, şeffaf ve hesap verebilir bir kimliğe kavuşacağını söyledi. Halka arzın aynı zamanda Bakırcı GYO’nun yeni yatırımlarını finanse etmek, büyüme stratejisini hızlandırmak ve rekabet gücünü artırmak için önemli bir kaynak oluşturacağını kaydeden Sağlam, “Halka arz gelirlerinin yüzde 90’lık bölümünü projelerimizin finansmanında kullanmayı öngörüyoruz. Bu kapsamda yeni gayrimenkul yatırımları, proje geliştirme faaliyetleri, arsa ve ticari gayrimenkul alımları ile mevcut projelerimizin finansmanı öncelikli kullanım alanlarımız arasında yer alıyor. Özellikle düzenli kira geliri üretebilecek ve değer artışı potansiyeli taşıyan varlıklara odaklanarak portföyümüzün gelir çeşitliliğini ve büyüklüğünü artırmayı amaçlıyoruz” dedi.

 

“Yatırımcılarımızla birlikte büyümeye devam edeceğiz” 
Önümüzdeki dönemde Bakırcı GYO’nun yatırımcıları ve paydaşları için değer üretirken Türkiye ekonomisine ve gayrimenkul sektörüne katkı sunmayı, yeni istihdam olanakları oluşturmayı hedeflediklerini belirten Sağlam, şunları söyledi:
“Güçlü portföyümüz, sağlam finansal yapımız ve stratejik lokasyonlarda geliştirdiğimiz projelerimizle yatırımcılarımıza uzun vadeli bir büyüme hikâyesi sunuyoruz. Sağlam öz sermaye yapımız sayesinde yeni fırsatları değerlendirebiliyor ve portföyümüzü istikrarlı şekilde büyütebiliyoruz. Portföyümüzü büyütürken projelerimizin değerini destekleyen önemli unsurlardan biri de geniş satış ve pazarlama ağımız. Çeşitlendirilmiş portföyümüz ve düzenli kira geliri üreten varlıklarımızla yatırımcılarımıza güçlü bir değer önerisi sunuyoruz” dedi. Sağlam, bu politikanın yatırımcılara düzenli nakit getiri sağlamayı hedeflediğini de belirterek “Halka arz sonrasında da şeffaflık, kurumsal yönetim ve sürdürülebilir büyüme ilkelerimiz doğrultusunda yatırımcılarımızla birlikte büyümeye devam edeceğiz” diye konuştu.

 

Katılım Endeksi’ne uygun
İntegral Yatırım Genel Müdür Yardımcısı İlker Savuran ise toplam 45 aracı kurumun katılımıyla gerçekleştirilecek halka arzın 2 milyar 159 milyon 310 bin TL büyüklüğe ulaşmasının hedeflendiğini söyledi. Şirketin çıkarılmış sermayesinin 501 milyon TL’den 668 milyon TL’ye yükseltilmesi kapsamında 167 milyon TL nominal değerli pay yatırımcılara sunulduğunu kaydeden Savuran, “Pay başına 12,93 TL sabit fiyatla talep toplamaya başladığımız halka arzda payların yüzde 70’i yurtiçi bireysel yatırımcılara, yüzde 10’u yurtiçi yüksek talepte bulunacak yatırımcılara, yüzde 20’si ise yurtiçi kurumsal yatırımcılara tahsis edilecek. Halka arzın ardından şirketin halka açıklık oranının yüzde 25 olacak. Bakırcı GYO payları Katılım Endeksi kriterlerine uygunluk taşıyor” dedi.
 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu

Yayınlandı

-

 

Kastamonu Entegre’nin iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncü durağı İzmir oldu. Ankara ve Kayseri’nin ardından İzmir’de sektör profesyonelleriyle bir araya gelen Kastamonu Entegre bölgenin ihtiyaçlarını ve sektöre yön veren yeni yaklaşımları birlikte değerlendirdi.

Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncüsünü 6 Ekim’de İzmir’de gerçekleştirdi. Ankara ve Kayseri’nin ardından düzenlenen buluşmada şirket, Ege Bölgesi’ndeki iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.

Üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinde rol alan iş ortaklarını bir araya getiren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, sektörün ihtiyaçlarını farklı uzmanlıkların bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor. İzmir buluşmasında bayiler, mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar ve üreticiler; değişen müşteri beklentilerini, bölgedeki pazar dinamiklerini ve bunların ürün seçimi ile uygulama süreçlerine yansımalarını birlikte değerlendirdi.

Ege Bölgesi’nin üretim, ticaret ve tasarım ekosisteminin önemli merkezlerinden İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte, Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün portföyü sektör profesyonelleriyle buluştu. Etkinlik kapsamında oluşturulan showroom alanında ürünlerin farklı kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sunduğu avantajlar aktarılırken katılımcılar, Kastamonu Entegre’nin yenilikçi çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu.

Kastamonu Entegre Global Ürün Yönetimi Grup Müdürü Hande Okul Yılmaz, İzmir buluşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Ankara ve Kayseri’nin ardından Bölgesel İş Ortakları Buluşmalarımızın üçüncü durağı olan İzmir’de, Ege Bölgesi’ndeki iş ortaklarımızla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. İzmir buluşmamızda da diğer buluşmalarımızda olduğu gibi ürünlerimizi yakından inceleyebilecekleri, renk, doku ve yüzey seçeneklerini bir arada görebilecekleri bir deneyim alanı oluşturduk. Eylül ayında gerçekleşen INTERMOB’da sergilediğimiz yenilikleri de bu alana taşıyarak iş ortaklarımıza yeni ürünlerimizi ve sundukları tasarım olanaklarını kendi bölgelerinde yakından tanıma fırsatı sunduk. Ürünlerimizin farklı tasarım ve uygulama ihtiyaçlarına nasıl karşılık verdiğini birlikte değerlendirmek ve iş ortaklarımızın görüşlerini doğrudan dinlemek, ürün yönetimi çalışmalarımız açısından da değerli. Bu buluşmalarla, ürünlerimiz etrafında kurduğumuz iletişimi güçlendirmeyi ve bölgesel ihtiyaçları daha yakından anlamayı hedefliyoruz.”

Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları İstanbul’da Devam Edecek

Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı sürdürüyor. Ankara, Kayseri ve İzmir’de gerçekleştirilen buluşmalarla yerel dinamikleri yakından takip eden şirket, sektör paydaşlarıyla ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın bir sonraki durağı İstanbul olacak.

Okumaya Devam Et

GENEL

Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak

Yayınlandı

-

Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, Türk özel sektöründe sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası iş dünyasına taşınması hedefleniyor.

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iş dünyasında da yeni iş birlikleriyle güçleniyor.

Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik ve sıfır atık alanındaki dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş birliğine gitti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile DEİK Başkanı Nail Olpak tarafından imzalanan protokolle, DEİK üyesi kuruluşlar ve İş Konseyleri nezdinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesinin önü açıldı.

Samed Ağırbaş: “Önemli Bir İş Birliğini Hayata Geçiriyoruz”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümü açısından önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, “Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden, ‘Dünya Ortak Evimiz’ anlayışını Türkiye’den dünyaya taşıyan Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu özellikle ifade etmek isterim. 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün; atığın yönetilmesinin ötesinde, kaynakların korunmasını, verimliliği, döngüsel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan kapsamlı bir dönüşüm modeline ulaşmıştır. Bu vizyonun ülkemizin çevre ve iklim politikalarına güçlü biçimde yansımasında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ile Sayın Murat Kurum’un kararlı uygulama yaklaşımı önemli bir yere sahiptir” dedi.

“DEİK’in Güçlü Uluslararası İş Ağı Büyük Bir Fırsat Sunuyor”

Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil; üretim, yatırım, rekabetçilik ve ekonomik kalkınma meselesi olduğunu belirten Ağırbaş, “DEİK’in İş Konseyleri ve üye kuruluşları aracılığıyla sahip olduğu güçlü uluslararası iş ağı, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi deneyimini küresel iş dünyasına taşımamız açısından büyük bir fırsat sunuyor. Bu vizyonun uluslararası ölçekteki karşılığını, Haziran ayında ikincisini gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık Forumu’nda da gördük. 183 ülkeden katılımın sağlandığı Forum, sıfır atığın artık sadece çevre politikalarının değil; iklim eyleminin, ekonomik dönüşümün ve uluslararası iş birliğinin de önemli bir unsuru olduğunu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.

“Hedefimiz Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimini Dünyaya Uygulama ve İş Birliği Modeli Olarak Sunan Bir Ülke Olması”

İş birliği için DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve DEİK’in yönetimine teşekkür eden Ağırbaş, “Hedefimiz Türkiye’nin sıfır atık deneyimini dünyaya uygulama ve iş birliği modeli ile sunan bir ülke olmasıdır. COP31 sürecinde de bu yaklaşımı güçlendireceğiz. İklim gündemini yalnızca taahhütler üzerinden değil; yatırımlar, teknolojiler, finansman ve sahadaki somut uygulamalar üzerinden ele alacağız” dedi.

Nail Olpak: “DEİK Olarak, Ticari Diplomasi Faaliyetlerimize İklim Diplomasisi Kavramını da Dahil Edeceğiz”

DEİK Başkanı Nail Olpak ise, “Ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31’e çok az bir süre kaldı ve DEİK olarak biz de bu süreçte iş dünyası olarak verebileceğimiz katma değeri ortaya koyabilmeye çalışıyoruz. COP toplantıları ilk ortaya çıktığı zaman, sadece hükümetler arası iklim müzakerelerinin görüşüldüğü bir platformdu. Ancak günümüzde, iklim konuları aynı zamanda ekonomi ve iş dünyasının da ana gündem maddelerinden birisi oldu. Yeşil ekonomiye geçiş, döngüsel ekonomi, yeşil finansman gibi birçok alt başlıkta ve yeniden düzenlenen küresel ticarette iş dünyasının da kaçınılmaz ve önemli bir rolü bulunuyor. Bu çerçevede biz de DEİK olarak iklim diplomasisini ticari diplomasi faaliyetlerimizin ana unsuru olarak görüyor ve COP31 öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere atılacak adımlarda iş dünyamızla birlikte hareket etmeye devam ediyoruz. İş dünyası olarak en önemli önceliğimiz öngörülebilirlik. Bugün hayatımıza çok daha önemli yeni bir rekabet alanı eklendi: güven rekabeti. Güven hem iş dünyasının hem de devletlerin en fazla önem verdiği başlık haline geldi ve böyle olmaya da devam edecek” dedi.

“Sıfır Atık Vakfı ile Yakın İş Birliği İçindeyiz”

“COP31 gibi çok taraflı ve katmanlı bir sürece girerken, iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kurumları da kendilerine güvenli ortak arayışı içerisinde” diyen Olpak, şöyle devam etti:

“DEİK olarak, bu süreçte uzun zamandır Sıfır Atık Vakfı ile yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi kapsamında, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Liderler Toplantısı’nı bizim düzenlememizi arzu ettiler. DEİK de yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetlerine iklim diplomasisi kavramını da dahil ederek, her zaman olduğu gibi iş dünyası ile kamu arasında bir arayüz vazifesi görüyor. DEİK ailemiz ile Sıfır Atık Vakfı arasında bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle, mevcut iş birliğimizi daha üst seviyeye çıkararak, başta döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olmak üzere, sürdürülebilirlik alanında daha etkin bir koordinasyon merkezi kuracağız.”

İmza töreninin ardından, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilerek sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanlarında özel sektörün rolü ve küresel sürdürülebilirlik gündemine katkı sağlayacak iş birliği alanları ele alındı.

Sıfır Atık Yaklaşımı İş Dünyasının Uluslararası Faaliyetlerine Taşınacak

İş birliğiyle, sürdürülebilirlik ilkelerinin dış ticaret ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde daha güçlü şekilde ele alınması ve Türk özel sektörünün uluslararası arenada sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanında öncü konuma taşınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı

Yayınlandı

-

 

Dünya genelinde tüketici elektroniği ve ev teknolojilerinin lider markalarından Hisense, Türkiye pazarına özel bir lansmanla adım attı. “İçindeki Işığı Hisset” temasıyla gerçekleştirilen lansmanda katılımcılar, yüksek teknoloji ürünü Hisense ürünlerini deneyimleme fırsatı buldu.
 
Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojilerinin liderler  markalarından Hisense, Türkiye operasyonlarını özel bir lansmanla başlattı. “İçindeki Işığı Hisset” temasıyla düzenlenen ve Hisense’in yüksek teknolojili ürünlerinin deneyimlendiği lansman; iş ortakları, sektör temsilcileri ve teknoloji sektörünün yoğun katılımıyla gerçekleşti.

 

Kullanıcı odaklı inovasyon anlayışı ve küresel mühendislik birikimini paylaşma hedefiyle sektöre adım atan Hisense, ilk aşamada yaşam alanlarına sinematik konfor sunan yüksek teknoloji ürünü televizyonları ve üstün iklimlendirme performansı sağlayan akıllı klima modelleriyle Türkiye’deki tüketicilerle buluştu.
Hisense Teknoloji Ekosistemi İlk Kez Bir Arada Deneyimlendi
Lansmanın öne çıkan ürünlerinden biri, Hisense’in RGB MiniLED teknolojisini 116 inç dev ekranla buluşturan 116UXQ modeli oldu. Davetliler, RGB MiniLED ailesinin UR8 ve UR9 modellerinin yanı sıra Türkiye’de satışta bulunan ULED MiniLED ve Hi-QLED serilerini de yakından inceleme fırsatı buldu. 65 inçten 116 inçe uzanan farklı ekran boyutlarındaki Hisense televizyonlar; görüntü kalitesi, renk performansı, ekran büyüklüğü ve akıcı görüntü deneyimiyle etkinlik boyunca ziyaretçilerin deneyimine sunuldu.

 

Televizyonların yanı sıra Hisense’in Türkiye’deki Hi-Smart, Max Comfort ve Energy Pro X klima serileri ile Air Master modeli de lansmanda sergilendi. Marka, mevcut ürün gamının ötesindeki global ürün ekosistemini ise “Hisense ile Geleceğin Evi” konseptiyle ziyaretçilere tanıttı. Henüz Türkiye’de satışa sunulmayan beyaz eşya ve küçük ev aletlerinin de yer aldığı deneyim alanı, Hisense’in akıllı yaşam vizyonunu ve gelecekte Türkiye’ye taşımayı planladığı daha geniş ürün dünyasını bir arada görme imkanı sundu.

 

“Türkiye’ye Uzun Vadeli Bir Vizyonla Geldik”

 

Lansmanda Türkiye pazarının stratejik önemine vurgu yapan  Hisense Europe CEO’su Hanson Han şu değerlendirmelerde bulundu: ” Hisense olarak yarım asrı aşan teknoloji ve inovasyon deneyimimizin merkezinde çok temel bir vizyon  var: Biz teknolojinin insanlara hizmet etmesi ve günlük hayatı daha iyi hale getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayış global yolculuğumuza yön verdiği gibi, Türkiye’de kuracağımız geleceğe de pusula görevi görüyor.. Türkiye pazarının  yüksek potansiyeline inanıyoruz. Bu nedenle bu pazara  uzun vadeli bir vizyonla giriş yaptık. Türkiye’deki hikayemiz daha yeni başlıyor ve önümüzdeki yıllarda birlikte inşa edeceğimiz yolculuk için büyük bir heyecan duyuyoruz.”

 

“Spor, Teknoloji ve Tüketici Deneyimini Bir Araya Getiriyoruz”
Lansmanda spor sponsorlukları üzerine bir sunum gerçekleştiren Hisense Avrupa Pazarlama Direktörü ve Hisense Avrupa Yönetim Komitesi Üyesi Alenka Potočnik Anžič ise şunları kaydetti: “Hisense’in global büyümesinde yalnızca teknolojiye değil, insanlarla güçlü ve uzun vadeli bağlar kurmaya da yatırım yapıyoruz. Spor da bu yaklaşımın en önemli platformlarından biri. 2016’dan bu yana sürdürdüğümüz FIFA ve UEFA iş birlikleriyle marka görünürlüğünün ötesine geçerek teknolojiyi, futbolu ve taraftar deneyimini bir araya getiriyoruz. Bu uzun vadeli yaklaşım, Hisense’in global bilinirliğini ve tüketici güvenini güçlendirirken perakende iş ortaklarımız için de yeni fırsatlar yaratıyor. Türkiye’de de global marka gücümüzü yerel tüketici deneyimleriyle buluşturarak Hisense’i insanların hayatının doğal bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz.”

 

“Hisense’in Işığını Türkiye’de İş Ortaklarımızla Birlikte Yayacağız”

Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, “Türkiye, Hisense için uzun vadeli potansiyeline inandığımız önemli bir pazar. Bu nedenle önceliğimiz yalnızca ürünlerimizi satışa sunmak değil, yerel ekibimiz, güçlü satış ve dağıtım iş ortaklarımız ve güvenilir satış sonrası hizmet ağımızla doğru temelleri oluşturmak oldu. TV ve klima ile başlayan yolculuğumuzu 2027’den itibaren yeni ürün kategorileriyle kademeli olarak büyütmeyi planlıyoruz. Bu yolculuğun merkezinde ‘Ulaşılabilir Lüks’ yaklaşımımız var. İleri teknolojinin, güçlü tasarımın ve üstün deneyimin yalnızca belirli bir kesime değil, çok daha fazla insana ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’deki hikayemizi de tek başımıza değil, iş ortaklarımız ve tüketicilerimizle birlikte yazmak istiyoruz. Global hikayemiz 1969’da başladı, bugün ise Türkiye’de yeni bir bölüm açıyoruz. Gelin, Hisense’in ışığını Türkiye’de birlikte yayalım.” dedi.

“Teknolojiyi Hayatın Önünde Değil, Hayatın İçinde Konumlandırıyoruz”

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak ise  “Hisense olarak inovasyonu yalnızca daha yeni, daha hızlı veya daha gelişmiş teknoloji üretmek olarak görmüyoruz. Asıl değer, teknolojinin insanların hayatına dokunduğunda neyi değiştirdiği, neyi kolaylaştırdığı ve insana ne hissettirdiğiyle ortaya çıkıyor. Biz teknolojiyi hayatın önünde değil, hayatın içinde konumlandırıyoruz. İleri teknolojiyi, kaliteli tasarımı ve premium deneyimi daha fazla insan için erişilebilir kılarken Türkiye’de uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Tüketicinin Hisense ile ilk karşılaşmasından ürün deneyimine ve satış sonrası hizmetlere kadar her noktada aynı kaliteyi ve güveni sunmak istiyoruz.” diye konuştu.
Hisense,  ilk aşamada satışa sunduğu 55, 65 ve 75 inç boyutlarında  Hi-QLED ve ULED MiniLED TV serisinin yanı sıra küresel pazar liderliğini elinde bulundurduğu 100 inç ve üzeri TV serilerini 2027 itibariyle Türkiye’ye taşıyacak. Ayrıca giriş segmentinden premium segmente uzanan geniş bir yelpazede Hi Smart, Max Comfort, Energy Pro X klima serileriyle farklı ihtiyaç ve beklentilere yanıt veriyor.
 
Futbol Heyecanı Hisense Ekranlarına Taşındı
Lansman, basın toplantısının ardından, teknoloji ve futbolu bir araya getiren özel bir deneyimle devam etti. Eski milli futbolcular Volkan Demirel ve Caner Erkin, Hisense RGB MiniLED ekranlarında konsol üzerinden karşı karşıya geldi. Keyifli rekabete sahne olan aktivite, davetlilere Hisense televizyonların geniş ekran deneyimini, görüntü kalitesini ve hareketli sahnelerdeki akıcılığını doğrudan deneyimleme fırsatı sundu.
“İçindeki Işığı Hisset” teması etrafında teknoloji, spor ve eğlenceyi bir araya getiren gece, ürün deneyimlerinin ardından Ezgi Alaş’ın sahne performansıyla devam etti. Davetlilerin Hisense’in farklı teknoloji ve yaşam kategorilerini yakından keşfettiği lansman, müzik performansıyla sona erdi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye