Türkiye’nin ilk ‘Platin’ CSC Sertifikalı çimento fabrikası olan Limak Anka Çimento Fabrikası’na sertifikası takdim edildi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Türkiye’nin ilk ‘Platin’ CSC Sertifikalı çimento fabrikası olan Limak Anka Çimento Fabrikası’na sertifikası takdim edildi

Yayınlandı

-

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından ülkemize tanıtılan Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin (Concrete Sustainability Council) belgelendirmeleri devam ediyor. Konseyin Belgelendirme Kuruluşu olan KGS’nin yaptığı denetimler sonucunda Limak Anka Çimento Fabrikası “Platin” seviyesinde belgelendirildi. Böylece Limak Anka Çimento Fabrikası, Türkiye’de “Platin” CSC Sertifikası alan ilk çimento fabrikası oldu.

Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 37 yıldır uğraş veren THBB, “Kaynakların Sorumlu Kullanımı Sistemi”nce belgelendirilmek üzere başvuran firmalara yönelik çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor.

Bu doğrultuda, Limak Anka Çimento Fabrikasının belgelendirilmesi için başvuruda bulunuldu. Konseyin Belgelendirme Kuruluşu olan KGS’nin yaptığı denetimler sonucunda Limak Anka Çimento Fabrikası 1 Ekim 2025 tarihinde “Platin” seviyesinde belgelendirildi. Limak Anka Çimento Fabrikası, bu belgelendirmeyle Türkiye’de “Platin” CSC Sertifikası alan ilk çimento fabrikası oldu.

Bu önemli başarıya imza atan fabrikanın sertifikasının takdimi için, Limak Çimento’nun ev sahipliğinde 20 Ekim 2025 tarihinde Ankara’da bir tören düzenlendi. Limak Anka Çimento Fabrikası’nda yapılan törene; Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, Limak Çimento Grup İnsan, Kültür ve Sürdürülebilirlik Direktörü Şule Öztürk, THBB Genel Sekreteri Reşat Sönmez, THBB Teknik ve Sürdürülebilirlik Direktörü Koray Saçlıtüre, KGS Müdürü Çağlar Şaşmaz, THBB Kurumsal İletişim Müdürü Hakan Zengin’in yanı sıra Limak Çimento yetkilileri ve Limak Anka Çimento Fabrikası çalışanları katıldı.

Sürdürülebilirlik konusuna son derece önem veriyoruz

THBB Başkanı Yavuz Işık, törende yaptığı konuşmada, “Birçok sektörde olduğu gibi ‘sürdürülebilirlik’ konusuna son derece önem vermekteyiz. Bildiğiniz üzere, ‘Sürdürülebilirlik’ ekonomik büyümenin çevresel ve sosyal bir denge içerisinde ele alınması ve bu süreçte doğal kaynakların etkin kullanımının sağlanmasıdır. Sürdürülebilirliğe dair sektörümüzle ilgili dünyadaki en önemli gelişmelerden biri 2016 yılında Beton Sürdürebilirlik Konseyinin (CSC) kurulması olmuştur. Biz de güçlü alt yapımız ve teknik kadromuzla 2017 yılında Konsey üyesi ve Türkiye “Bölgesel Sistem Operatörü” olarak ülkemizde çalışmalarımıza etkin bir şekilde başladık. Bağımsız öz denetim mekanizmamız olan KGS de Konsey tarafından yetkilendirilerek “Belgelendirme Kuruluşu” olarak atandı. Konsey; beton, agrega, çimento ve prefabrik üreticilerinin sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarının, güvenilir, bağımsız, verilere dayanan bir belgelendirme sistemi ile ödüllendirilmesi imkânı sunmaktadır. Bu Belgelendirme Sistemi, üreticilerimizin, sürdürülebilirlik konusunda göstermiş olduğu hassasiyet ve çabalarını tüm dünyaya göstermekte; böylece üreticilerin sürdürülebilirlik açısından yüksek standartlara ulaşmasına katkı sağlamaktadır.” dedi.

CSC Belgelendirme Sistemi’nin üreticileri “Yönetim”, “Çevre”, “Ekonomi” ve “Sosyal” olmak üzere dört ana başlıkta incelediğini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Bugün itibarıyla dünya genelinde 1514 tesisin aktif belgesi bulunmaktadır. Ülkemizde 9 çimento üretim tesisi, 12 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 26 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir. Birliğimizin üyesi Limak Çimento’nun Anka Çimento Fabrikası, Türkiye’de “Platin” seviyesinde CSC Sertifikası alan ilk çimento fabrikası olarak sektörde öncü bir adım atmıştır. Birliğimiz üyesi Limak Çimento’yu bu değerli kazanımdan dolayı kutluyor, sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarının sektörlerimize ilham kaynağı olmasını ve çalışmalarının artarak devam etmesini diliyorum.” diye konuştu.

THBB Başkanı Yavuz Işık, konuşmasının sonunda, “Çevreye duyarlı üretim yapan ve sürdürülebilirlik odaklı çalışan hazır beton, çimento, agrega ve prefabrik sektörlerindeki tüm firmaları küresel ölçekte etkin olan bu sisteme davet ediyorum.” dedi.

“Limak Çimento olarak sürdürülebilirlik ve inovasyonda sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz”

Törende konuşan Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, CSC Platin sertifikasına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Limak Çimento olarak tüm faaliyetlerimizi sürdürülebilirlik ve inovasyon odağında yürütüyor, yeşil dönüşüm odaklı ürün ve çözümlerimizle sektörümüze öncülük ediyoruz. Ankara fabrikamızın, sürdürülebilirlik alanında sektörümüzün en saygın platformlarından biri olan CSC tarafından Platin sertifikasına layık görülmesi, uluslararası ölçekte de önemli bir başarı niteliğini taşıyor. Sürdürülebilir üretim vizyonumuzun somut bir göstergesi olan bu prestijli sertifika, ‘daha sürdürülebilir bir gelecek’ için attığımız adımların uluslararası düzeyde tescillendiğinin güçlü bir kanıtı. Limak Çimento olarak sürdürülebilirlik ve inovasyonda sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz.”

Konuşmaların ardından, THBB Başkanı Yavuz Işık, Limak Anka Çimento Fabrikası’nın “Platin” seviyesindeki CSC sertifikasını Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim’e takdim etti.

Törenin devamında THBB Başkanı Yavuz Işık, fabrikanın belgelendirmesi sürecinde emeği geçen Anka Fabrika Direktörü Serdar Çelik, Anka Fabrika Direktör Yardımcısı Serdar Doğan, Anka Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Şefi Nimet Unay, Grup Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Müdürü Hande Atabey, Grup Sürdürülebilirlik Süreç Lideri Akın Yalçın, Grup Sürdürülebilirlik Süreç Lideri Samet Çetin’e plaket takdim etti.

Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim ise THBB Teknik ve Sürdürülebilirlik Direktörü Koray Saçlıtüre ve KGS Müdürü Çağlar Şaşmaz’a plaket takdim etti.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Mercedes-Benz Türk’ün ödüllü projesiyle 4 sezonda 50 etkinlikle yaklaşık 16 bin şoföre ulaşıldı!

Yayınlandı

-

Sağlık Bakım Tırı, Uzun Yol Şoförleri için 5. Sezonunda Yeniden Marşa Bastı

Mercedes-Benz Türk’ün kamyon şoförlerine ücretsiz sağlık ve kişisel bakım hizmetleri sunmak amacıyla hayata geçirdiği Sağlık Bakım Tırı projesi, 5. sezon açılışını gerçekleştirdi. Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen etkinliklerle şoförlere ücretsiz sağlık kontrolleri, psikolojik destek, fizyoterapi danışmanlığı ve kişisel bakım hizmetleri sunan proje, yeni sezonunda da 9 farklı noktada gerçekleşecek 10 etkinlikle sahada olmaya devam edecek.

Mercedes-Benz Türk’ün kamyon şoförlerine ücretsiz sağlık kontrolleri ve kişisel bakım hizmetleri sunmak amacıyla hayata geçirdiği Sağlık Bakım Tırı projesi, 5. sezonuna başladı. Dört sezonda 50 etkinlikte yaklaşık 16 bine yakın şoföre ulaşan ve toplam 23 ödüle layık görülen proje, yeni sezonda da Türkiye’nin farklı noktalarında şoförlerle buluşmayı sürdürecek. Sağlık Bakım Tırı’nda gelenekselleşen hizmetler bu yıl da devam ediyor. Katılımcılar; iç hastalıkları uzmanı, fizyoterapist ve psikolog tarafından sunulan temel sağlık hizmetlerinden yararlanırken, tırda yer alan berberler sayesinde kişisel bakım hizmetlerinden de faydalanabilecek. Proje, kamyon şoförlerinin yoğun çalışma temposunda sağlıklarını ve yaşam kalitelerini desteklemeyi hedeflerken, sektörde önemli bir farkındalık oluşturmayı sürdürüyor.

Şoförlerin fiziksel ve ruhsal sağlığı destekleniyor

Sağlık Bakım Tırı kapsamında şoförlere, iç hastalıkları uzmanı tarafından temel sağlık kontrolleri ücretsiz olarak sunulurken, psikolog desteğiyle ruhsal iyi oluşlarına katkı sağlanıyor. Fizyoterapistler tarafından ise uzun yolculuklarda uygulanabilecek egzersizler uygulamalı olarak anlatılıyor. Proje kapsamında ayrıca kişisel bakım hizmetleri de ücretsiz olarak sunuluyor. Mercedes-Benz Türk, son yıllarda projeye dijital içerikleri de dahil ederek etkinliklere katılamayan şoförlere sosyal medya üzerinden ulaşmayı sürdürüyor. Etkinliklerde hazırlanan eğitici içerikler sayesinde proje, saha uygulamalarının ötesine geçerek daha geniş bir kitleye ulaşmaya devam ediyor. Sağlık Bakım Tırı projesi, bugüne kadar Kristal Elma, Felis ve ACE of M.I.C.E Awards gibi sektörün önemli organizasyonlarında toplam 23 ödüle layık görüldü. 

“Taşımacılık sektörünün sürekliliği şoförlerimizin emeğiyle mümkün oluyor”

Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt proje ile ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Taşımacılık sektörünün sürekliliği, sahada büyük özveriyle çalışan uzun yol şoförlerimizin emeğiyle mümkün oluyor. Günün büyük bölümünü direksiyon başında geçiren, zorlu yol ve çalışma koşullarında görev yapan şoförlerimizin karşı karşıya kaldığı zorlukları yakından biliyoruz. Sağlık Bakım Tırı projesini bu nedenle yalnızca bir sosyal fayda çalışması olarak değil, sektörümüzün en önemli paydaşlarından birine yönelik somut ve anlamlı bir destek olarak değerlendiriyoruz. Dört sezondur sahada elde ettiğimiz geri bildirimler ve gördüğümüz yoğun ilgi, bu projenin gerçek bir ihtiyaca karşılık verdiğini açıkça ortaya koyuyor. Şoförlerimizle yalnızca iş süreçlerinde değil, onların yaşam kalitesine katkı sağlayacak alanlarda da bir araya gelmeyi çok değerli buluyoruz. Beşinci sezonumuzda da Türkiye’nin farklı noktalarında şoförlerimizle buluşarak onların yanında olmaya ve bu değerli projeyi büyütmeye devam edeceğiz.”

“Sağlık Bakım Tırı’nı uzun soluklu bir sosyal fayda yolculuğu olarak görüyoruz”

Mercedes-Benz Türk İletişim Müdürü Miray Demirel ise “Mercedes-Benz Türk olarak faaliyetlerimizi yalnızca üretim ve satış süreçleriyle sınırlı görmüyor; sektörümüzün en önemli paydaşlarından biri olan şoförlerimizin hayatına dokunmayı ve onların ihtiyaçlarına yönelik sosyal fayda projeleri geliştirmeyi önemli bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz. Bugün geriye dönüp baktığımızda, dört sezonda yaklaşık 50 etkinlik gerçekleştirmiş ve 16 bine yakın şoförümüze ulaşmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu süreç boyunca yalnızca sağlık kontrolleri sunmadık; şoförlerimizle birebir temas kurduk, onların hikayelerini dinledik ve ihtiyaçlarını daha yakından anlama fırsatı bulduk. Sağlık Bakım Tırı’nı yalnızca dönemsel bir proje olarak değil, uzun soluklu bir sosyal fayda yolculuğu olarak görüyoruz. Bugüne kadar toplam 23 ödüle layık görülmesi de bizim için son derece kıymetli. Ancak bizim için en büyük değer, etkinlik alanlarımızdan memnun ayrılan ve kendisini değerli hisseden şoförlerimizin geri dönüşleri. Yeni sezonda da Türkiye’nin farklı noktalarında şoförlerimizle buluşmaya devam edeceğiz.” açıklamalarında bulundu.

Okumaya Devam Et

GENEL

RAMS Park House Maslak’a Küresel Arena’da Ödül Yağmuru!

Yayınlandı

-

RAMS Türkiye’nin vizyon projesi RAMS Park House Maslak, geçtiğimiz ay MUSE Design Awards’tan kazandığı üç ödülün ardından, IADA 2026 ve New York Architectural Design Awards 2026’dan dört ödülle döndü. Proje, uluslararası mimarlık dünyasında toplam yedi ödülle başarısını taçlandırdı.

Gayrimenkul sektöründe 38 yıllık köklü geçmişiyle “sadece yapı değil, yaşam üreten” RAMS Türkiye, prestijli projesi RAMS Park House Maslak ile dünya çapında bir başarıya daha imza attı. Geçtiğimiz ay kazandığı üç MUSE Design Awards ödülünün ardından proje; şimdi de International Architecture & Design Awards (IADA) 2026 ve New York Architectural Design Awards 2026 kapsamında toplam dört yeni ödülün sahibi oldu. DOME+Partners imzası taşıyan ve Murat Yılmaz liderliğinde hayata geçirilen RAMS Park House Maslak, estetikle mühendisliği buluşturan yenilikçi yaklaşımıyla küresel otoritelerden tam not aldı. Projenin elde ettiği uluslararası başarılar, markanın sadece konut üretimi ile değil mimari mükemmeliyet ve yenilikçilik konusundaki kararlılığını da gösterdi.

Dünya Sahnelerinden Büyük Övgü

RAMS Park House Maslak, International Architecture & Design Awards (IADA) 2026’da “High Rise & Skyscraper Architecture” kategorisinde Altın, “Household & Residential Building Design” kategorisinde ise Bronz ödül kazandı. IADA’nın mimarlık kategorileri; yüksek katlı yapılar, konut projeleri ve farklı yapı tiplerini kapsayan alt başlıklar altında değerlendirildi.

Proje, New York Architectural Design Awards 2026’da ise “Residential Architecture” kategorisinde Altın, “Urban Residential Design” kategorisinde Gümüş ödül sahibi oldu. New York Architectural Design Awards jürisi, projeleri mimari tasarım kalitesi, özgünlük, planlama yaklaşımı ve işlevsellik gibi kriterler doğrultusunda değerlendirerek RAMS Park House Maslak’ı üstün başarıya layık gördü.

Estetik, fonksiyonellik ve yenilikçi mimari yaklaşımı bir araya getiren RAMS Park House Maslak, farklı kategorilerde elde ettiği bu başarılarla uluslararası ölçekte güçlü bir mimari değer sunduğunu ortaya koydu.

“Şehir Yaşamını Yeniden Tanımlıyoruz”

Elde edilen bu uluslararası başarıların markanın mimari mükemmeliyet ve yenilikçilik konusundaki kararlılığını pekiştirdiğini belirten RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, şunları söyledi: “38 yıllık köklü geçmişimizle yalnızca yapılar inşa etmenin ötesinde, yaşam alanlarını iyileştirerek topluma değer katmayı sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Mimari estetiği, fonksiyonel çözümleri ve kullanıcı deneyimini odağımıza alan yaklaşımımızla, RAMS Park House Maslak projemizde şehir yaşamına yeni bir perspektif sunuyoruz. Uluslararası arenada kazandığımız bu ödüller, sadece bir projenin başarısı değil, aynı zamanda RAMS Türkiye’nin ‘sadece yapı değil, yaşam üreten’ vizyonunun küresel ölçekteki yansımasını ortaya koyuyor.”

Başarı Zincirine Yeni Halkalar

Kısa süre önce MUSE Design Awards’tan üç ayrı ödülle dönen RAMS Park House Maslak, toplamda yedi uluslararası ödül ile Türkiye’nin modern mimari gücünü dünya genelinde temsil etmeye devam ediyor. Estetik ve fonksiyonelliği yüksek bir yaşam kültürüyle buluşturan proje, Maslak’ın silüetine prestij katmayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

TKE’den Gençlere Stratejik Yatırım

Yayınlandı

-

ASANSÖR SEKTÖRÜNDE “DİJİTAL USTALIK” DÖNEMİ BAŞLIYOR

Dikey ulaşım ve kentsel mobilite çözümlerinde dünyanın önde gelen şirketlerinden TK Elevator (TKE), Türkiye’deki dijitalleşme vizyonunu gençlere yönelik mesleki eğitim yatırımıyla güçlendiriyor. “Yeni Nesil Ustalık, Dijital Hareket” sloganıyla hayata geçirdiği Mesleki Eğitim Programı ile TKE, asansör sektöründe bir ilke imza atarak, meslek lisesi öğrencilerini yapay zeka ve IoT teknolojileriyle buluşturuyor.

Dijitalleşen Sektöre, Dijital Ustalar

Dünya genelinde 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren, asansör ve yürüyen merdiven sektörünün öncü şirketlerinden TK Elevator (TKE), geliştirdiği dijital teknolojileri sahada yönetecek insan kaynağını yetiştirmek amacıyla “Yeni Nesil Ustalık, Dijital Hareket” eğitim programını hayata geçirdi. Kentsel mobilite alanında bütünsel bir gelişim sağlamak hedefiyle kurgulanan program, yeni öğretim döneminde İstanbul Bahçelievler İMKB Erkan Avcı Teknik Lisesi’nde başlayacak. Projenin önümüzdeki yıllarda yeni okulların katılımıyla büyüyerek devam etmesi planlanıyor.

Program, yeni nesil asansör sistemlerinin montaj, bakım ve yönetim süreçlerinde görev alacak profesyoneller yetiştirmeyi hedefliyor. Program sayesinde öğrenciler, geleneksel montaj ve bakım yöntemlerinin yanı sıra geleceğin akıllı teknolojilerini henüz okul sıralarındayken deneyimleme fırsatı bulacak.

TKE Türkiye, bu proje ile asansör sektörünün dijital dönüşümüne ve nitelikli teknik personel ihtiyacına sürdürülebilir, yenilikçi bir katkı sunmayı amaçlıyor.

İlk Durak: Bahçelievler İMKB Erkan Avcı Teknik Lisesi

İlk uygulama kapsamında, İstanbul Bahçelievler İMKB Erkan Avcı Teknik Lisesi ile 6 Nisan 2026 tarihinde iş birliği protokolü imzalandı. TKE Türkiye Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, İMKB Erkan Avcı Teknik Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri katıldı. Toplantıda TKE Türkiye yetkilileri tarafından sektördeki güncel trendler, şirkete ve programa ilişkin bilgi paylaşıldı.

“Yeni Nesil Ustalık, Dijital Hareket” Mesleki Eğitim Programı kapsamında okula bir de uygulama atölyesi kazandırılacak. Öğrenciler bu atölyede, gerçek ekipmanlarla birebir çalışma imkanı bulacak. TKE uzmanları tarafından verilecek eğitimlerle teorik bilgiler mesleki pratiğe dönüştürülecek.

Başarılı mezunlara sunulacak staj, mentorluk ve istihdam olanaklarıyla projenin sürdürülebilir bir başarı modeli olması sağlanacak.

Programın Eylül 2026 itibarıyla ilk ders yılına başlaması planlanıyor.

TKE Türkiye CEO’su Artuğ Özeren: “Gençlere Dijital Dünyanın Kapılarını Aralıyoruz”

TK Elevator’ın akıllı ve bulut tabanlı asansör platformu EOX’un eğitimin merkezinde yer alacağını belirten TKE Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, projeyi şu sözlerle değerlendirdi:

“TK Elevator olarak kentsel mobilite alanında dijitalleşmeye, bulut teknolojilerine ve yapay zeka uygulamalarına öncülük eden bir teknoloji şirketiyiz. Yeni nesil asansör platformumuz EOX ile dijital vizyonumuzu Türkiye’deki projelere taşırken, bu teknolojiyi yönetecek yeni nesil ustaları yetiştirme sorumluluğunu da üstleniyoruz.

Gençlerimize IoT destekli kestirimci bakım sistemlerini, yeni nesil dijital asansörlerin montaj ve bakım yöntemlerini öğreterek onlara geleceğin dünyasının kapılarını aralayan bir kariyer rotası sunuyoruz. Programımızı stajlar, profesyonel mentorluk süreçleri ve istihdam imkanları ile destekleyerek gençlerimizi geleceğin dijital dünyasına tam donanımlı profesyoneller olarak hazırlamayı ve TKE saha ekiplerimizi onların enerjisiyle güçlendirmeyi hedefliyoruz. 

Bu yıl ilk kez hayata geçecek programı önümüzdeki dönemde yeni okullarla genişleterek daha fazla gence ulaşmak istiyoruz. Ortaya koyduğumuz bu uzun vadeli yetenek gelişim modeliyle asansör sektörünün dijital dönüşümüne öncülük etmeye ve nitelikli iş gücü ihtiyacına katkı sunmaya devam edeceğiz.”

Yakın dönemde dijital asansör platformu EOX’u Türkiye’deki kentsel dönüşüm projeleri ile buluşturan TKE, asansörleri bulut tabanlı sisteme bağlayarak reaktif bakım anlayışından akıllı operasyonlara geçiş sağlıyor. Bu sayede kullanıcılara daha yüksek çalışma süresi, teknisyenlerde daha fazla verimlilik ve daha iyi bir müşteri deneyimi sunuluyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye