GENEL
Türkiye’nin ilk ‘Platin’ CSC Sertifikalı çimento fabrikası olan Limak Anka Çimento Fabrikası’na sertifikası takdim edildi
Yayınlandı
12 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından ülkemize tanıtılan Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin (Concrete Sustainability Council) belgelendirmeleri devam ediyor. Konseyin Belgelendirme Kuruluşu olan KGS’nin yaptığı denetimler sonucunda Limak Anka Çimento Fabrikası “Platin” seviyesinde belgelendirildi. Böylece Limak Anka Çimento Fabrikası, Türkiye’de “Platin” CSC Sertifikası alan ilk çimento fabrikası oldu.
Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 37 yıldır uğraş veren THBB, “Kaynakların Sorumlu Kullanımı Sistemi”nce belgelendirilmek üzere başvuran firmalara yönelik çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor.
Bu doğrultuda, Limak Anka Çimento Fabrikasının belgelendirilmesi için başvuruda bulunuldu. Konseyin Belgelendirme Kuruluşu olan KGS’nin yaptığı denetimler sonucunda Limak Anka Çimento Fabrikası 1 Ekim 2025 tarihinde “Platin” seviyesinde belgelendirildi. Limak Anka Çimento Fabrikası, bu belgelendirmeyle Türkiye’de “Platin” CSC Sertifikası alan ilk çimento fabrikası oldu.
Bu önemli başarıya imza atan fabrikanın sertifikasının takdimi için, Limak Çimento’nun ev sahipliğinde 20 Ekim 2025 tarihinde Ankara’da bir tören düzenlendi. Limak Anka Çimento Fabrikası’nda yapılan törene; Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, Limak Çimento Grup İnsan, Kültür ve Sürdürülebilirlik Direktörü Şule Öztürk, THBB Genel Sekreteri Reşat Sönmez, THBB Teknik ve Sürdürülebilirlik Direktörü Koray Saçlıtüre, KGS Müdürü Çağlar Şaşmaz, THBB Kurumsal İletişim Müdürü Hakan Zengin’in yanı sıra Limak Çimento yetkilileri ve Limak Anka Çimento Fabrikası çalışanları katıldı.
Sürdürülebilirlik konusuna son derece önem veriyoruz
THBB Başkanı Yavuz Işık, törende yaptığı konuşmada, “Birçok sektörde olduğu gibi ‘sürdürülebilirlik’ konusuna son derece önem vermekteyiz. Bildiğiniz üzere, ‘Sürdürülebilirlik’ ekonomik büyümenin çevresel ve sosyal bir denge içerisinde ele alınması ve bu süreçte doğal kaynakların etkin kullanımının sağlanmasıdır. Sürdürülebilirliğe dair sektörümüzle ilgili dünyadaki en önemli gelişmelerden biri 2016 yılında Beton Sürdürebilirlik Konseyinin (CSC) kurulması olmuştur. Biz de güçlü alt yapımız ve teknik kadromuzla 2017 yılında Konsey üyesi ve Türkiye “Bölgesel Sistem Operatörü” olarak ülkemizde çalışmalarımıza etkin bir şekilde başladık. Bağımsız öz denetim mekanizmamız olan KGS de Konsey tarafından yetkilendirilerek “Belgelendirme Kuruluşu” olarak atandı. Konsey; beton, agrega, çimento ve prefabrik üreticilerinin sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarının, güvenilir, bağımsız, verilere dayanan bir belgelendirme sistemi ile ödüllendirilmesi imkânı sunmaktadır. Bu Belgelendirme Sistemi, üreticilerimizin, sürdürülebilirlik konusunda göstermiş olduğu hassasiyet ve çabalarını tüm dünyaya göstermekte; böylece üreticilerin sürdürülebilirlik açısından yüksek standartlara ulaşmasına katkı sağlamaktadır.” dedi.
CSC Belgelendirme Sistemi’nin üreticileri “Yönetim”, “Çevre”, “Ekonomi” ve “Sosyal” olmak üzere dört ana başlıkta incelediğini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Bugün itibarıyla dünya genelinde 1514 tesisin aktif belgesi bulunmaktadır. Ülkemizde 9 çimento üretim tesisi, 12 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 26 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir. Birliğimizin üyesi Limak Çimento’nun Anka Çimento Fabrikası, Türkiye’de “Platin” seviyesinde CSC Sertifikası alan ilk çimento fabrikası olarak sektörde öncü bir adım atmıştır. Birliğimiz üyesi Limak Çimento’yu bu değerli kazanımdan dolayı kutluyor, sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarının sektörlerimize ilham kaynağı olmasını ve çalışmalarının artarak devam etmesini diliyorum.” diye konuştu.
THBB Başkanı Yavuz Işık, konuşmasının sonunda, “Çevreye duyarlı üretim yapan ve sürdürülebilirlik odaklı çalışan hazır beton, çimento, agrega ve prefabrik sektörlerindeki tüm firmaları küresel ölçekte etkin olan bu sisteme davet ediyorum.” dedi.
“Limak Çimento olarak sürdürülebilirlik ve inovasyonda sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz”
Törende konuşan Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, CSC Platin sertifikasına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Limak Çimento olarak tüm faaliyetlerimizi sürdürülebilirlik ve inovasyon odağında yürütüyor, yeşil dönüşüm odaklı ürün ve çözümlerimizle sektörümüze öncülük ediyoruz. Ankara fabrikamızın, sürdürülebilirlik alanında sektörümüzün en saygın platformlarından biri olan CSC tarafından Platin sertifikasına layık görülmesi, uluslararası ölçekte de önemli bir başarı niteliğini taşıyor. Sürdürülebilir üretim vizyonumuzun somut bir göstergesi olan bu prestijli sertifika, ‘daha sürdürülebilir bir gelecek’ için attığımız adımların uluslararası düzeyde tescillendiğinin güçlü bir kanıtı. Limak Çimento olarak sürdürülebilirlik ve inovasyonda sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz.”
Konuşmaların ardından, THBB Başkanı Yavuz Işık, Limak Anka Çimento Fabrikası’nın “Platin” seviyesindeki CSC sertifikasını Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim’e takdim etti.
Törenin devamında THBB Başkanı Yavuz Işık, fabrikanın belgelendirmesi sürecinde emeği geçen Anka Fabrika Direktörü Serdar Çelik, Anka Fabrika Direktör Yardımcısı Serdar Doğan, Anka Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Şefi Nimet Unay, Grup Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Müdürü Hande Atabey, Grup Sürdürülebilirlik Süreç Lideri Akın Yalçın, Grup Sürdürülebilirlik Süreç Lideri Samet Çetin’e plaket takdim etti.
Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim ise THBB Teknik ve Sürdürülebilirlik Direktörü Koray Saçlıtüre ve KGS Müdürü Çağlar Şaşmaz’a plaket takdim etti.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Dalmaçyalı ile Binalarda %60’a Varan Enerji Tasarrufu ve Kesintisiz Konfor
Yayınlandı
4 saat önce-
Ekim 26, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kış mevsimine girerken binalarda enerji verimliliği ve doğru ısı yalıtımı her zamankinden daha kritik bir boyut kazanıyor. Binalarda %60’a varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini bilimsel test ve araştırmalarıyla ortaya koyan marka olan Dalmaçyalı, zorlu kış şartları öncesinde ileri teknolojisiyle binaları güvence altına alıyor. Drone ve termal kamera destekli dış cephe keşifleri ile binalardaki gizli hasarları ve ısı kaçaklarını önceden tespit eden Dalmaçyalı, yenilenen TS 825 standartlarına tam uyumlu çözümleriyle yapıların ömrünü uzatırken bütçelere ve gezegene katkı sağlamayı sürdürüyor.
Kış mevsiminin yaklaşmasıyla artan ısınma ihtiyacı, hane bütçelerinde doğalgaz faturalarını yeniden en önemli gündem maddesi haline getiriyor. Isınmada yaşanan yüksek enerji kayıpları ise bu giderlerin her geçen gün artmasına yol açıyor. Bu durumu sürdürülebilir bir çözüme kavuşturmak, ısınma maliyetlerini kontrol altına almak ve evlerde kesintisiz termal konfor sağlamak için en kalıcı ve bilimsel çözüm binalara doğru dış cephe ısı yalıtımı yaptırmaktan geçiyor. 20 yılı aşkın uzmanlığıyla binalara özel çözümler sunan Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, kış dönemine girerken hem ekonomik hem de sağlıklı ve güvenli yaşam alanları vadediyor.
Yıllık 10-12 Milyar Dolarlık Tasarruf Potansiyeli
Bir binada oransal olarak en geniş yüzey alanını oluşturan dış cepheler, en fazla ısı kaybının gerçekleştiği alanlar olarak öne çıkıyor. Türkiye’de tüketilen enerjinin yaklaşık %37’lik payla sanayiyi geride bırakarak ilk sıraya yerleştiği alan binalar olurken, binalarda tüketilen enerjinin %80’i ise yapıların ısıtılması ve soğutulması için harcanıyor. Ülke genelinde kullanılan enerjinin yaklaşık %70’i ithal ediliyor ve bu ithal enerjinin yaklaşık %35’i konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Binaların başta dış cephe ısı yalıtımı olmak üzere enerji verimli hale getirilmesi durumunda, yılda 10-12 milyar dolarlık tasarruf potansiyeli bulunuyor.
Enerji maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte ısı yalıtımı artık bir konfor tercihi olmanın ötesinde bütçeleri ve binaların yapısal sağlığını koruyan akıllı ve zorunlu bir yatırıma dönüşüyor. Isı yalıtımı sektöründe bilimsel analizler ve kapsamlı araştırmalarla binalarda %60’a varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini ortaya koyan ilk marka olan Dalmaçyalı, Gebze ve Kayseri’deki test evlerinde gerçekleştirdiği çalışmalarda ısı yalıtım sistemlerinin bütünsel performansını ve bileşen dayanımını ölçümlüyor. Bilimsel Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde ürünlerin uzun vadeli performansı canlı testlerle gösterilirken bu veriler referans projelerle de kanıtlanıyor. Örneğin; kışları sert geçen Erzurum’da yapılan uygulamada bina sakinleri faturalarında %60’a varan tasarruf sağlarken, Marmaris’te yazın klima kullanımının yoğun olduğu bir binada gerçekleştirilen ısı yalıtımı ile elektrik tüketiminde gözle görülür bir azalma elde ediliyor. Isı yalıtımsız binalarda kuzey-güney cepheleri arasında 8-10 dereceye kadar çıkabilen sıcaklık farkı, Dalmaçyalı ısı yalıtımlı evlerde en fazla 1 dereceye düşerek yüksek bir termal konfor sunuyor.
147 Milyar TL Değerinde Doğal Gaz Tasarrufu

Isı yalıtımı, bireysel tasarrufun ötesinde gezegen ve ülke ekonomisi için de hayati bir sorumluluk taşıyor. 2003 yılından bu yana yaklaşık 290 milyon metrekareyi aşkın mantolama uygulaması gerçekleştiren Dalmaçyalı, bu sayede 3 milyonu aşkın konuta ve yaklaşık 12 milyonun üzerinde hane halkına ulaştı. Yapılan bu dönüşümle 15,5 milyar metreküp daha az doğal gaz kullanılmasını sağlayarak bugünkü değeriyle 147 milyar TL değerinde doğal gaz tasarrufu elde edildi. Engellenen 33 milyon tonun üzerindeki sera gazı salımı ise Bolu ormanlarının yıllık karbondioksit emiliminin yaklaşık 24 katına denk geliyor.
Yenilenen TS 825 Standardına Uygun Çözümler
Türkiye’de enerji verimliliği alanında önemli bir dönüşüm başlatan TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’nın güncellenmesiyle birlikte yeni inşa edilecek binaların daha enerji verimli olması sağlanırken, ısı yalıtım kalınlıkları da ortalama 3-5 cm artıyor. Soğutma ihtiyacının da denkleme girmesiyle yapılar artık hem yazın hem kışın çok daha tasarruflu hale geliyor. Doğru ısı yalıtımı uzmanını seçmenin ve işi ehline teslim etmenin kritik önem taşıdığı bu süreçte Dalmaçyalı, dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin tüm ana bileşenlerini birbiriyle uyumlu şekilde kendi tesislerinde üreterek yeni standartların gerektirdiği tüm ihtiyaçlara üstün performansla yanıt veriyor.
Termal Kamera ve Drone Destekli Teknolojik Analiz
Binalara yaptırılan dış cephe ısı yalıtımı uzmanlık, doğru malzeme ve profesyonel uygulama gerektiriyor. Zaman içinde kalite standartlarına uygun üretilmeyen malzemelerle ve doğru uygulanmayan işçilikle yapılan işlemler, zamanla cepheden kopma, dökülme ve ısı kaçakları riskini beraberinde getiriyor. Düşük kaliteli ürünler duvarlarda rutubet kaynaklı kabarmalara ve lekelenmelere neden olarak binanın estetiğini ve ömrünü olumsuz etkiliyor.
Dalmaçyalı, mevcutta ısı yalıtımı bulunan binaların bakım, onarım ve renovasyon ihtiyaçları için de ileri teknolojiyi devreye alıyor. 81 ilde gerçekleştirilen drone destekli dış cephe keşif hizmeti sayesinde binaların en yüksek ve ulaşılması zor noktaları detaylıca inceleniyor. Termal kamera ve teknik ölçüm ekipmanlarıyla elde edilen veriler ışığında hazırlanan Dış Cephe Teknik Analiz Raporu ile uzun vadede yüksek maliyetlere yol açabilecek sorunlar ve yapısal hasarlar önceden fark ediliyor. Bölge standartlarından daha düşük kalınlıkta ısı yalıtımı yapılmış bir binada mevcut ısı yalıtımının durumu elverişli ise daha yüksek enerji tasarrufu sağlamak adına mevcutun üzerine tekrar ısı yalıtım uygulaması yapılabiliyor.
81 İlde Ücretsiz Keşif İmkânı
Bugün ülkemizdeki binaların yaklaşık %70’inde halen yeterli ısı yalıtımı bulunmuyor. Bu durum hem ülke ekonomisi hem de bireysel bütçeler için büyük bir kayıp anlamına geliyor. Sadece konutlarda değil; iş yeri, otel, hastane ve okul binalarında da enerji kaybının önüne geçmek ve binaları koruma altına almak mümkün. Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, binalardaki bu enerjiyi korumak ve tüketicileri desteklemek amacıyla web sitesi üzerinden online olarak sunduğu Türkiye’deki ilk ve tek “Dalmaçyalı Enerji Tasarrufu Analiz Raporu” hizmetiyle tahmini tasarruf miktarını hızlıca hesaplama imkânı veriyor. Ayrıca marka, saha incelemesi isteyen tüketiciler için 81 ilde uzman teknik ekipleriyle yerinde ücretsiz keşif ve teknik değerlendirme sunarak binalara en uygun ısı yalıtım çözümlerini belirlemeye devam ediyor. 81 ilde sunulan ücretsiz keşif hizmetinden yararlanmak ve binanıza en uygun çözümü öğrenmek isteyenler, Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri’nin www.dalmacyali.com.tr internet sitesini ziyaret edebilir ya da 444 1 222 numaralı müşteri danışma hattını arayabilir.
GENEL
Yangına Dayanımlı Yapı Malzemeleri & Yangına Duyarlı Sistemler
Yayınlandı
4 saat önce-
Ekim 26, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Tolga Aycı; Tremco CPG İş Geliştirme Müdürü
Tremco CPG, yangın güvenliğine bütüncül bir yaklaşımla odaklanarak yapıların dayanıklılığını ve güvenliğini destekleyen çözümler sunuyor.
Son yıllarda sektörün çözüm aradığı, yönetmelikleri inceleyerek en doğru uygulama için uzman ekipler kurduğu yangın güvenliği konusuna, Tremco CPG olarak kapsamlı ve bütüncül şekilde yaklaştığımızı söylemeliyim. Enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve yapı dayanıklılığı gibi temel konulardaki çözümlerimizi tek bir marka çatısı altında sunarken, bina ömrü boyunca beraber çalışmasını sağlamak şirketimizin önceliğidir.
Türkiye’de tablo nasıl?
Yangın güvenliği artık yalnızca yönetmeliklerde yer alan bir zorunluluk değil; yatırımcının, mimarın, uygulayıcının ve en önemlisi yapı kullanıcısının sorguladığı iki temel güvenlik konusundan biri olarak karşımızda duruyor. Diğeri ise hiç şüphesiz deprem dayanımı.
Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’e baktığımızda, özellikle yüksek binalarda cephe güvenliğine ilişkin oldukça kapsamlı gereklilikler görüyoruz. Yapı kabuğunda kullanılan malzemelerin yangına tepki performansından, katlar arasında alev ve dumanın ilerlemesini sınırlayan detaylara; cephe boşluklarının doğru şekilde yalıtılmasından mekanik ve elektrik tesisat şaft geçişlerinden Yangın yayılımını önleyen tasarım ve uygulama prensiplerine kadar uzanan bir dizi kriter söz konusudur.
Asıl açık ise çoğu zaman tek tek ürünlerde değil, bütünün içinde ortaya çıkabiliyor. Özellikle havalandırmalı cephelerde; kaplama ile yapı kabuğu arasındaki boşluk, doğru şekilde tasarlanmadığında yangın ve sıcak gazlar için dikey bir yayılım yolu oluşturabiliyor. Yüksek katlı, yoğun kullanımlı yapılarda asıl sınav burada veriliyor. Çünkü kompartımanlama duvarla bitmiyor; cephe arkasındaki boşluk doğru çözülmezse, yangın o boşluktan yoluna devam ediyor.
Tek bir A sınıfı malzeme, sistem bütüncül olarak ele alınmadığı sürece yangın güvenliğini sağlamada yetersiz kalabilir. Projenin en erken mimari tasarım aşamasında yangın durdurucu detaylar bir bütün olarak ele alınmalıdır.
Dayanıklı ürün yeterli mi?
Kısaca hayır. Ürün, tasarım, uygulama ve sistem uyumu aynı masada oturmalı. Doğru sınıflandırılmış yalıtım örtüleri, membranlar, doğru boşluk bariyeri, doğru mastik ve yapıştırıcı, doğru yalıtım ve uygulama detayı birbirini tamamlayıcı olarak çalışmaktadır.. Bunlardan biri eksikse “yangına dayanıklılık” bir etiketin ötesine gidemez.
Kompartımanlama: yangını odada tutmak
Pasif yangın güvenliğinin en temel kriteri kompartımanlamadır. Amaç basit: yangın, alevi ve dumanı çıktığı hacimde belirli bir süre sınırlandırarak, tahliyeye ve müdahaleye zaman kazandırmaktır. Duvar, döşeme ve yangın kapısı bu işin görünen yüzü. Görünmeyen yüzü ise o duvarı delen her şey: tesisat geçişi, hareketli derz ve dilatasyon, giydirme cephe boşluğu, kat döşemesi ile cephe arasındaki derz.
Nullifire tam olarak bu görünmeyen yüz için var. Markamızın işi “yanmaz bir malzeme daha koymak” değil; kompartımanın sürekliliğini sağlamak. Cephede intümesan boşluk bariyerleri yangının katlar arasında yangının bina boyunca yükselmesini engeller. Duvar ve döşemede yangın durdurucu ürünler tesisatın açtığı boşluğu yangına karşı yalıtır. Ayrıca, yapısal yangın güvenliği perspektifinde yapısal çelik elemanın yangına karşı korunmasını sağlayan intümesan kaplama, kompartımanı taşıyan iskeletin belirtilen süre ayakta kalmasını hedefler. Üçü birden yoksa kompartıman kâğıt üzerinde kalır.
Kompartımanlama, uygulama aşamasında eklenen bir detay değil; mimari tasarımın en başında ele alınması gereken temel bir yangın güvenliği kararıdır.
Üründen sisteme geçiş
Sektörün ürün dilinden entegre sistem diline geçmesini hem doğru hem de kaçınılmaz bir yaklaşım olarak görüyoruz. Özellikle Avrupa Teknik Onay (ETA) belgelerinden üründen ziyade tüm sistem spesifikasyonu yer almaktadır. Böylece, yangın yalıtımı yapılan uygulamanın her bir bileşeni belirlenmiş ve standartlaşmış olmaktadır. Bu dönüşümü pazarlama cümlesi olarak değil, proje gerçeği olarak görüyoruz. Kompartıman da tek üründen değil, birbiriyle konuşan detaylar kuruyor.
Akıllı binaların yeni riski: Havalandırmalı Cepheler
Havalandırmalı cephe sistemleri yapı kabuğunda enerji verimliliği ve nem kontrolü sağlamaktadır. Ancak aynı boşluk, yangın sırasında düşey bir yayılım yolu oluşturabiliyor; yani yapı içerisinde kurulmuş yangın kompartımanını yapı kabuğunda oluşan boşluk ile devre dışı bırakabilmektedir. Bu nedenle cephe boşluğunda, normal koşullarda hava akışını koruyan ancak yangın sırasında boşluğu kapatarak yayılımı sınırlandıran intümesan yangın bariyerlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Nullifire’ın yangın bariyerleri, havalandırmalı cephe performansını korurken yangın güvenliğini de desteklemektedir. Cephe sistemlelerinde sızdırmazlık yalıtım ve yapıştırma çözümleri ile ön plana çıkan illbruck markamızda ise cephedeki yalıtım örtüleri ve membran grubunda A1 ve A2,s1-d0 yanmazlık performansına ME050, ME055 ve ME060 ürünleri ve SP025 yapıştırıcısı havalandırma ve yangın güvenliğini birlikte ele alan bir cephe çözümünün parçası olmaktadır.
Sahada ne sunuyoruz?
Uygulama kontrolü, saha süpervizörlüğü ve uygulama öncesinde tüm paydaşlara verilen teknik ve uygulamalı eğitimler ile inşaatın her aşamasında yanınızda oluyoruz. Böylece, yatırımcı, yüklenici, alt yüklenci, uygulayıcı, mimar ve mühendis perspektiften bakarak her bir proje paydaşının ihtiyacını göz önünde bulundurarak süreçleri ilerletmekteyiz.
Ayrıca, global yapıda olan Tremco CPG organizasyon yapısı sayesinde yaklaşık 170 ülkedeki ofislerimiz ve tesislerimiz ile müşterilerimize global servis sağlamaktayız.
Küçük görünen kimyasallar, büyük açık
Mastik, membran, yapıştırıcı, şişen bant, yangın durdurucu köpükler. Keşif listesinde küçük kalemler gibi durur. Oysa yangın çoğu zaman derzden ve geçişten sızar; kompartıman da tam bu noktada hata verir. İşte burada doğru ürün-detay-sistem kombinasyonu kritik öneme sahip. Ar-Ge tarafında bakışımız sade: İntümesan teknolojileri özellikle boru, kablo ve diğer penetrasyonlarda daha etkili hale getirmek; doğrusal derzlerden kelepçelere kadar farklı detaylarda alev ve dumanın ilerlemesini sınırlandırmak.
Önümüzdeki beş yıl
Önümüzdeki dönemde odağın; yangın performansı test edilmiş ürünler, birlikte uyum içinde çalışan sistemler ve sürdürülebilirliği belgelenmiş çözümler üzerinde yoğunlaşmasını bekliyoruz. Dünya genelinde, benzer iklim koşullarında ve farklı yapı tiplerinde uygulanmış, performansı sahada da karşılık bulmuş sistemlerin daha fazla önem kazanacağını düşünmekteyiz.
Önümüzdeki dönemde ayrıca, birbiriyle uyumlu çalışması gereken sistemlerin seçimine tasarım aşamasından dahil olan; sahada ne yazık ki hâlâ karşılaştığımız üzere kritik kararları uygulama aşamasına gelindiğinde taşeron yükleniciye bırakmak yerine, detayları baştan sona takip eden uzmanlaşmış ekiplerin daha fazla talep göreceğini beklemekteyiz. Sadece spesifikasyon hazırlayan ve bu doğrultuda optimum maliyetle ürün seçen değil, doğru ürünü doğru detayla buluşturabilen ve sürecin sorumluluğunu baştan sona üstlenen ekiplere daha fazla ihtiyaç duyulacaktır.
Bir binayı yangına karşı güvenli kılmak, önleyici hekimliğin çalışma prensibine çok benzer; sorun ortaya çıktığında müdahale etmek yerine, riskleri en erken aşamada öngörerek yönetmeyi ve olası bir yangın durumunda yapının göreceği hasarı en aza indirmeyi amaçlar.
GENEL
Systemair Türkiye, elektriğinin yüzde 100’ünü kendi üretiyor
Yayınlandı
5 saat önce-
Ekim 26, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 1 Ocak 2026’da kalıcı döneme geçti. Düzenleme, çelik ve alüminyum gibi girdilerin karbon yükünü maliyete dönüştürüyor. Bu girdileri yoğun kullanan iklimlendirme ve havalandırma (HVAC) üreticileri de artık ürünlerindeki gömülü karbonu şeffaf ve izlenebilir biçimde raporlamak zorunda. Systemair Türkiye bu sürece hazırlıklı giriyor: Dilovası fabrikasında kurduğu 1,2 MW gücündeki güneş enerjisi santraliyle elektrik ihtiyacının tamamını kendisi üretiyor. Şirket, SKDM’ye uyum sürecini enerji verimliliği, tedarik zinciri görünürlüğü ve ürün performansı üzerine kuruyor.
İklimlendirme ve havalandırma sektöründe karbon maliyetlerinin varlığı rekabetin belirleyici unsurlarından biri haline gelirken Avrupa Birliği’nin (AB) standartlarını çizdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), firmalar için yeni yükümlülükler getiriyor. Bu doğrultuda Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) ve küresel sürdürülebilirlik hedeflerine uyum sağlamak amacıyla ürün geliştirme, üretim tesisleri ve veri şeffaflığı alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüten Systemair Türkiye, düzenlemeyi sanayide verimliliği artırmak, düşük karbonlu teknolojilere geçişi hızlandırmak ve daha dayanıklı tedarik zincirleri oluşturmak için önemli bir dönüşüm fırsatı olarak görüyor.
“Karbon maliyetinin giderek daha görünür hale gelmesi; ürün fiyatı, tedarikçi seçimi ve rekabet gücü üzerinde belirleyici olacak”
SKDM’nin iklimlendirme ve havalandırma sektörüne etkisini değerlendiren Systemair Türkiye Fabrika Direktörü Uğur Muslu, şunları söyledi: “Sektörümüz çelik, alüminyum ve bakır gibi enerji yoğun malzemelere dayanıyor. SKDM bugün ürünlerimizi doğrudan değil, çelik ve alüminyum gibi temel girdileri kapsıyor; ancak bu girdiler üzerinden maliyet ve tedarik zinciri etkisini şimdiden hissediyoruz. AB pazarında karbon maliyeti görünür hale geldikçe ürün fiyatını, tedarikçi seçimini ve rekabet gücünü belirleyen unsurlardan biri olacak. Tedarikçilerden güvenilir emisyon verisi almak, bu veriyi doğrulamak ve satın alma ile maliyetlendirme süreçlerine yansıtmak, bu dönemde rekabet etmenin ön koşulu. Örneğin bugün tedarikçilerimizin yüzde 25’inden ürün bazlı emisyon verisi alıyoruz. SKDM bizim için yalnızca çevresel bir düzenleme değil; ihracat pazarlarında rekabetçiliğimizi koruyacak stratejik bir konu.”
Klima santrallerinde doğrulanmış karbon verisi
Muslu, Systemair’in SKDM’ye uyum kapsamında attığı adımları şöyle anlattı: “AB’ye ihracatta bir ürünün yaşam döngüsü boyunca ne kadar karbon ürettiğini belgelemek artık zorunluluk haline geliyor. Bu nedenle Dilovası fabrikamızda ve küresel tesislerimizde ürettiğimiz klima santralleri ve havalandırma ekipmanları için Çevresel Ürün Beyanı (EPD) ve Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) süreçlerini tamamladık; müşterilerimize doğrulanmış emisyon verisi sunuyoruz. Tedarik zincirinde satın alma, kalite, mühendislik ve finans ekiplerimiz birlikte çalışarak tedarikçilerimizin karbon verisini düzenli ve karşılaştırılabilir hale getiriyor. Üretimde Dilovası fabrikamızın elektriğinin tamamını kendi güneş enerjisi santralimizden karşılıyoruz. Ürün tarafında ise yüksek verimli fanlar ve ısı geri kazanım çözümleriyle müşterilerimizin binalarındaki enerji tüketimini azaltmalarına katkı sağlıyoruz. Ayrıca ihracatçı müşterilerimizin karbon raporlamasında ihtiyaç duyduğu ürün bazlı emisyon hesaplamalarına da destek veriyoruz.”
Dilovası fabrikası elektriğinin tamamını güneşten karşılıyor
Systemair Türkiye, Dilovası fabrikasında devreye aldığı 1,2 MW gücündeki güneş enerjisi santraliyle tesisin tüm elektrik ihtiyacını kendisi üretiyor. Santral, yılda yaklaşık 1.050 ton karbon emisyonunun önüne geçiyor. Ürün tasarımında da karbon ayak izini azaltmaya odaklandıklarını belirten Muslu, şunları söyledi: “İklimlendirme cihazlarımızda düşük Küresel Isınma Potansiyeli’ne (GWP) sahip soğutucu akışkanları önceliklendiriyoruz. Yüksek verimli EC motorları, ısı geri kazanım eşanjörlerini ve akıllı otomasyon sistemlerini ürünlerimizde standart hale getiriyoruz. Böylece cihazlarımızın kullanım ömrü boyunca tükettiği enerjiyi ve buna bağlı emisyonları en aza indiriyoruz. Üretim ve operasyon merkezlerimiz de LEED Gold bina standartlarına göre tasarlanıp işletiliyor.”
“2030’a kadar üretim kaynaklı karbon yoğunluğumuzu yüzde 30 azaltacağız”
Muslu, şirketin hedeflerini şöyle özetledi: 2026 yılına göre 2030’a kadar üretim kaynaklı karbon yoğunluğumuzu yüzde 30 azaltmayı hedefliyoruz. Ürün ve tedarikçi bazlı karbon verisini satın alma ve yatırım kararlarımızın merkezine koyacağız. SKDM’nin kapsamı genişledikçe sistemlerimizi buna göre güncelleyecek, hem kendi çevresel etkimizi hem de müşterilerimizin karbon yükünü azaltmaya devam edeceğiz.”
Son Yazılar
- Dalmaçyalı ile Binalarda %60’a Varan Enerji Tasarrufu ve Kesintisiz Konfor Ekim 26, 2026
- Yangına Dayanımlı Yapı Malzemeleri & Yangına Duyarlı Sistemler Ekim 26, 2026
- Yapılarda Yangın Güvenliği: Mevzuat, Uygulama Kalitesi Ve Entegre Sistemler Ekim 26, 2026
- Systemair Türkiye, elektriğinin yüzde 100’ünü kendi üretiyor Ekim 26, 2026
- KALE’DEN YIL SONUNA ÖZEL BANYO KAMPANYASI Ekim 26, 2026
- Mimar Işıl Yıldız’dan kentsel dönüşümün başarısı için bütünleşik koordinasyon sistemi Ekim 26, 2026
- İzocam’dan yangın güvenliği vurgusu: “Yangın güvenliği, can ve yapı değerine yapılan hayati bir yatırımdır” Ekim 26, 2026
- Entegre Harç’ın Yeni Büyüme Rotasında Ar-Ge Var Ekim 26, 2026
- Özak GYO’nun Hayat Flora Projesinde 3+1 Örnek Daire Ziyarete Açıldı Ekim 26, 2026
- Polat Gayrimenkul’ün Seven Pearl Projesinde Satışlar Devam Ediyor Ekim 26, 2026
- ARK İNŞAAT VE SEBA İNŞAAT’IN ORTAK PROJESİ “EVİNİZ RİVA” TANITILDI Ekim 26, 2026
- Yangın Güvenliğinde Doğru Ürün Kadar Doğru Sistem Kurgusu da Kritik Ekim 23, 2026
- İzocam’dan Temelden Çatıya Bütüncül Yalıtım Yaklaşımı Ekim 23, 2026
- Knauf’tan Yapılarda Yangın Güvenliğine Bütüncül Sistem Yaklaşımı Ekim 23, 2026
- we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor! Ekim 23, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL3 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL3 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL3 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!










