KJ Power Generator SAHA Expo 2026'da yeni nesil saha enerji teknolojilerini tanıttı: yerli mühendislik, NATO standartları, uluslararası sahaya hazır portföy - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

KJ Power Generator SAHA Expo 2026’da yeni nesil saha enerji teknolojilerini tanıttı: yerli mühendislik, NATO standartları, uluslararası sahaya hazır portföy

Yayınlandı

-

Türkiye’nin savunma sanayisine yönelik enerji çözümleri geliştiren KJ Power Generator, askeri ve kritik saha operasyonlarına yönelik altı yeni nesil ürününü SAHA Expo 2026 kapsamında üst düzey yerli ve yabancı heyetlere sundu. 

Türkiye’nin yerli sermayeli enerji teknolojileri şirketlerinden KJ Power Generator, savunma sanayinin zorlu saha gereksinimlerine yönelik geliştirdiği yeni nesil jeneratör ve mobil enerji sistemlerini SAHA Expo 2026 kapsamında tanıttı. Şirketin standı, fuar süresince Türk Silahlı Kuvvetleri’nin temsilcileri, savunma sanayii ana yüklenicilerinin teknik heyetleri ve birden fazla NATO üyesi ülkenin temsilcileri tarafından üst düzeyde ziyaret edildi.

Türk mühendisler tarafından geliştirilen ürün portföyü; askeri operasyonlar, mobil üs bölgeleri, saha haberleşmesi, lojistik destek faaliyetleri ve kritik altyapı uygulamaları için kesintisiz, taşınabilir ve verimli enerji çözümleri sunmaktadır. Şirketin SAHA Expo’da sergilediği kompakt askeri jeneratör sistemleri, hafif mobil jeneratörler, şaft jeneratör teknolojileri, DC jeneratör çözümleri ve plugin ışık kuleleri; mobilite, çevresel dayanıklılık ve akıllı enerji yönetimi alanlarında öne çıktı.

Şirket, ürün portföyünün yanı sıra UL (Underwriters Laboratories) sertifikasyonu, devam eden yeni nesil fabrika yatırımı ve NATO ve BM tedarikçi kayıt sürecindeki gelişmelerle uluslararası savunma ekosistemindeki konumunun derinleştiğini duyurdu.

Ekstrem koşullara dayanıklı kompakt askeri jeneratör

KJ Power Generator’ın savunma sanayine yönelik öne çıkan çözümlerinden KJB110 Askeri Tip 110 kVA Kompakt Jeneratör, kritik operasyonlarda kesintisiz enerji ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. Sistem, −35°C ile +55°C arasındaki ekstrem iklim koşullarında çalışacak şekilde tasarlandı.

Helikopterle aktif durumda taşınabilen LVAD sertifikasyon süreçlerini tamamlamis, kompakt tasarımlı KJB110, operasyon bölgesine doğrudan indirilebilme özelliği ile birliklere hızlı enerji desteği sağlıyor. Yere bırakıldıktan sonra dış desteğe ihtiyaç duymadan 8 saate kadar kesintisiz çalışabilen sistem, ani konuşlanma, geçici üs kurulumu ve operasyonel sürdürülebilirlik ihtiyaçları açısından stratejik bir alternatif sunuyor.

Dört personelle taşınabilen hafif mobil jeneratör

KJY13 Hafif Mobil Jeneratör, sahadaki ani elektrik ihtiyaçlarına hızlı müdahale amacıyla geliştirildi. Alüminyum kabin yapısı ve optimize edilmiş motor bileşenleri sayesinde 130 kilogramın altına indirilen sistem, dört personel tarafından elle taşınabilecek şekilde tasarlandı. Çöl ve yoğun tozlu ortamlar için geliştirilen özel radyatör modifikasyonu, farklı coğrafi koşullarda güvenilir performans sağlıyor.

Bağımsız motoru olmayan şaft jeneratör sistemi

KJ Power Generator’ın yenilikçi teknolojileri arasında yer alan Şaft Jeneratör Sistemi, üzerinde bağımsız bir motor bulunmadan elektrik üretebilmesi nedeniyle dikkat çekiyor. Tank, kamyon veya benzeri araçların mekanik hareketinden yararlanan sistem, aracın şaftına entegre edilerek enerji üretimi sağlıyor. Yakıt verimliliği, bakım kolaylığı ve operasyonel sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sunan teknoloji; araç üstü savunma sistemleri ve mobil operasyonlar için bağımsız bir enerji alternatifi oluşturuyor.

Akıllı modüler enerji yönetimi: DC jeneratörler

Telekomünikasyon, kritik altyapı ve stratejik saha uygulamaları için geliştirilen DC Jeneratör Serisi, 100 kilogramın altındaki kompakt yapısıyla 7 kW ve 11 kW güç seçenekleri sunuyor. Elektronik yük yönetimi sayesinde yalnızca ihtiyaç duyulan enerjiyi üreten sistem, yakıt tüketimini optimize ediyor. Yazılım tabanlı senkronizasyon altyapısı, birden fazla cihazın ek bir senkronizasyon panosuna ihtiyaç duymadan paralel çalışabilmesine olanak tanıyor.

Motorsuz ve sessiz aydınlatma: plugin ışık kulesi

Motor veya akü gerektirmeyen tamamen elektrik destekli yapısıyla Plugin Işık Kulesi, sessiz çalışma, hafiflik ve kolay taşınabilirlik özellikleriyle saha operasyonlarına esneklik kazandırıyor. 4x300W LED projektörleri ile geniş alan aydınlatması sunan sistem, 400W projektör opsiyonu ile yüksek aydınlatma ihtiyaçlarına da yanıt veriyor. Birden fazla kule tek bir enerji kaynağı üzerinden paralel bağlanabiliyor; kamera anons sistemi, rüzgâr şiddet ölçer, pan-tilt motor ve hibrit batarya desteği opsiyonel olarak sunuluyor.

Askeri hibrit jeneratör

Askeri operasyonlardan şantiye, etkinlik, maden ve afet bölgelerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip KJ Power Askeri Hibrit Jeneratör, batarya ve dizel hibridi sayesinde tek dolumla uzun çalışma süresi sunuyor. 13 kVA standby ve 11,8 kVA prime güç kapasitesi, 3000 rpm çalışma hızı, 231 V gerilim değeri ve endüstriyel su soğutmalı yapısıyla sistem; mobil üs bölgeleri, haberleşme altyapıları ve kritik saha uygulamaları için yüksek verimlilik sağlıyor.

Yönetim açıklaması

KJ Power Generator Yönetim Kurulu Başkanı Musa Kürkçü, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Otuz yılı aşkın süredir Türkiye’de enerji teknolojileri üreten bir şirket olarak, savunma sanayisine yönelik kabiliyetimizi yerli mühendislik ile inşa ettik. SAHA Expo’da gördüğümüz ilgi, ürünlerimizin yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değil, müttefik ordularımızın da operasyonel ihtiyaçlarına cevap verebildiğini gösteriyor. Bu yön, KJ Power’ın önümüzdeki dönemde stratejik önceliği olmaya devam edecek.”

Yerli mühendislik, uluslararası sahaya hazır portföy

KJ Power Generator, savunma sanayii başta olmak üzere kritik altyapı, telekomünikasyon ve mobil saha uygulamalarında rekabetçi, dayanıklı ve verimli enerji teknolojileri geliştirmeyi sürdürüyor. Şirket, SAHA Expo 2026’da tanıttığı yeni ürün ailesinin ulusal ve uluslararası savunma projelerinde aktif rol üstlenmesini hedeflediğini açıkladı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler