Polisan Holding, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Polisan Holding, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı

Yayınlandı

-

Polisan Holding, 2025 yılında 6,4 milyar TL konsolide gelir ve 1,1 milyon TL Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) elde etti. 

Şirket, küresel ve yerel ekonomik koşullardaki zorluklara rağmen operasyonel verimliliğini ve bilanço disiplinini korumaya odaklanırken, 2025 yılında stratejik öncelikleri doğrultusunda önemli yeniden yapılanma adımlarını hayata geçirmiştir. Bu kapsamda boya grubu iştiraklerinin kısmi bölünme yoluyla ayrıştırılması tamamlanmış; operasyonel performansı uzun süredir baskı altında olan Polisan Hellas’ta faaliyetler durdurularak pay satış süreci başlatılmış ve söz konusu süreç Ocak 2026 itibarıyla tamamlanmıştır.

Portföy yapısında gerçekleştirilen düzenlemelerin orta vadede finansal performansın daha sağlıklı bir zemine oturmasına katkı sağlaması hedeflenmektedir.

2025 yılı finansal sonuçları üzerinde; Polisan Hellas kredilerinin Holding’e taşınmasına bağlı kur farkı giderleri, yatırım amaçlı gayrimenkullerde kaydedilen değer düşüklüğü ve VUK kapsamında enflasyon muhasebesinin yılın son çeyreğinde sona ermesine bağlı olarak kaydedilen ertelenmiş vergi giderleri etkili olmuştur. Bunun yanında özkaynak yöntemiyle değerlenen yatırımlardan kaydedilen zarar net dönem sonucu üzerinde ilave baskı oluşturmuştur. Enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın açılması ve hem yurt içi hem Avrupa pazarlarında talep daralması operasyonel kârlılğı etkileyen unsurlar arasında yer almıştır.

Söz konusu etkilerin önemli bir bölümü, yıl içerisinde gerçekleştirilen portföy yeniden yapılanması ve muhasebesel düzenlemelerden kaynaklanmaktadır.

POLİSAN HELLAS’A İLİŞKİN GELİŞMELER

Polisan Holding, Haziran 2025’te faaliyetleri durdurulan Polisan Hellas S.A.’nın paylarının satış sürecini Ocak 2026 itibarıyla tamamlamıştır. Bu kapsamda Polisan Hellas’taki payların tamamı Polar Teknoloji Yatırım A.Ş. aracılığıyla nihai alıcılar olan Ilvief S.A. ve Sunrise Hellas M.I.K.E.’ye devredilmiş olup, işlemle birlikte Polisan Holding’in söz konusu şirketteki pay sahipliği sona ermiştir.

Polisan Hellas, Avrupa PET pazarında son yıllarda yaşanan talep daralması, yüksek enerji maliyetleri ve artan rekabet nedeniyle uzun süredir zayıf bir faaliyet performansı sergilemiştir. Şirketin geçmiş yıllarda oluşan zararları ve yüksek borçluluk seviyesi dikkate alınarak, finansal borçların yönetilmesi ve teknik iflas riskinin ortadan kaldırılması amacıyla 2025 yılı içerisinde Polisan Holding tarafından önemli tutarda sermaye artışı gerçekleştirilmiş ve söz konusu kaynak finansal borçların kapatılmasında kullanılmıştır. Bu çerçevede satış bedeli, geçmiş yatırım tutarlarından bağımsız olarak şirketin satış tarihindeki faaliyet durumu, finansal yapısı ve gelecekte yaratması beklenen ekonomik değer dikkate alınarak belirlenmiştir.

“STRATEJİK ÖNCELİKLERİMİZE ODAKLANDIK”

Polisan Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Esra Yazıcı yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “2025 yılı, küresel ve yerel ölçekte zorlu makroekonomik koşulların etkisini sürdürdüğü bir dönem oldu. Bu süreçte Polisan Holding olarak operasyonel verimliliğimizi korumaya, mali disiplinimizi güçlendirmeye ve stratejik önceliklerimiz doğrultusunda portföyümüzü daha odaklı bir yapıya dönüştürmeye yönelik önemli adımlar attık. Yıl içinde gerçekleştirdiğimiz yeniden yapılanma kararlarının, önümüzdeki dönemde daha sade ve güçlü bir bilanço yapısı ile sürdürülebilir büyüme için sağlam bir zemin oluşturacağına inanıyoruz.” 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

TEKA Yeni Nesil Isı Pompaları Türkiye’de

Yayınlandı

-

 

Midea Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüren dünyanın lider ankastre mutfak ürünleri markası TEKA, yeni nesil ısı pompalarını Türkiye’deki iş ortaklarına tanıttı. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliğine, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen çok sayıda mühendislik firması ve sektör profesyoneli katıldı.

Akıllı ev teknolojileri devlerinden Midea’nın AR-GE ve inovasyon gücünü arkasına alan TEKA, yeni nesil ısı pompalarını ilk kez Türkiye’de tüketicilerle buluşturuyor. 22 Ağustos’ta İzmir Çeşme’de gerçekleştirilen tanıtım etkinliği, sektör profesyonellerine TEKA’nın yüksek enerji verimliliği sunan ve yenilikçi ürün ailesini yakından tanıma fırsatı sundu.

Etkinlikte katılımcılarla bir araya gelen ve iş birliğinin gücüne dikkat çeken Midea Türkiye Bölgesi CEO’su Aydın Kuzaltı, “TEKA markalı yeni nesil ısı pompalarımızla Türkiye pazarında güçlü bir atılım yapıyoruz. Midea’nın yenilikçi AR-GE uzmanlığıyla tasarlanan TEKA’nın yeni nesil ısı pompaları enerji verimliliğini, çevreci teknolojiyi ve akıllı kontrolü tek bir sistemde buluşturuyor. Kullanıcılarımıza dört mevsim kesintisiz konfor sunarken, bugün burada bizimle olan iş ortaklarımızla aramızdaki güçlü bağı daha da ileriye taşıyacağız. Hedefimiz, Türkiye pazarındaki istikrarlı büyümemizi iş ortaklarımızla birlikte sürdürmek“ diye konuştu.

Akıllı Teknoloji ve Enerji Verimliliği Bir Arada

Türkiye pazarına 8, 10, 12, 14 ve 16 kW kapasite seçenekleriyle sunulan TEKA yeni nesil ısı pompaları, 65°C’ye varan su sıcaklığı kapasitesiyle ihtiyaca yönelik çözüm üretiyor. Enerji tasarrufunu ve kullanıcı konforunu ön planda tutmayı amaçlayan sistemin öne çıkan özellikleri ise şöyle:

Akıllı Teknoloji: Cep telefonu uygulaması üzerinden günlük/haftalık programlama, cihazı uzaktan kontrol etme ve enerji tüketimini anlık takip edebilme imkânı. 

Çevreci ve Tasarruflu Performans: Doğaya dost R32 soğutucu akışkan kullanımı, güneş enerjisi entegrasyonu ve enerji tüketimini otomatik optimize eden Eco ve Auto çalışma modları.

Maksimum Hijyen: Yüksek sıcaklıkta çalışarak kullanım suyu hijyenini sağlayan ve Legionella bakterisine karşı koruma sunan özel Hijyenik Mod.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

FMCG depolarında yüksek hacimli operasyon yönetimi: STILL ARSER verimliliği yeniden tanımlıyor

Yayınlandı

-

 

STILL ARSER, yüksek sipariş frekansı, geniş ürün çeşitliliği ve değişken talep yapısıyla öne çıkan FMCG sektöründe işletmelerin operasyonel ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman çözümleri, otomasyon sistemleri, uzun süreli kiralama modeli ve güçlü satış sonrası hizmetleriyle depo operasyonlarında verimliliği artırıyor.

Hızlı tüketim ürünleri (FMCG) sektöründe depo operasyonları yüksek işlem hacmi, kısa teslimat süreleri ve sürekli değişen tüketici talepleri nedeniyle diğer sektörlerden farklı dinamiklere sahip. Gün boyunca binlerce siparişin hazırlanması, farklı ürün gruplarının aynı anda yönetilmesi ve sevkiyatların zamanında tamamlanması depo operasyonlarının hız, doğruluk ve koordinasyon içinde yürütülmesini gerektiriyor.

Bu yapı içinde intralojistik ürünlerin taşınmasının yanı sıra sipariş hazırlama, stok yönetimi, ekipman kullanılabilirliği ve operasyon kapasitesinin birlikte yönetildiği stratejik bir süreç olarak öne çıkıyor. Bu nedenle her depo operasyonu ürün yapısı, sipariş yoğunluğu ve büyüme hedefleri doğrultusunda farklılaşıyor.

Sipariş Frekansı ve Teslimat Hızı FMCG Operasyonlarının Ritmini Belirliyor

FMCG depolarında aynı gün içerisinde binlerce sipariş hazırlanıyor ve sevk ediliyor. Ürünlerin doğru zamanda, doğru miktarda ve eksiksiz olarak hazırlanması operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle sipariş toplama, iç taşıma ve yükleme süreçleri yüksek hızda ilerlerken hata payının da minimum seviyede tutulması gerekiyor.

STILL ARSER işletmelerin sipariş hacmi ve operasyon yapısına göre şekillendirdiği ekipman çözümleri ve dijital filo yönetimi uygulamalarıyla depo içi hareketlerin planlı şekilde ilerlemesini destekliyor. Böylece yüksek sipariş temposu altında süreçler daha kontrollü yönetilirken teslimat performansı ve operasyonel verimlilik birlikte artırılıyor.

Yüksek Ürün Çeşitliliği Depo Yönetimini Daha Karmaşık Hale Getiriyor

FMCG depolarında binlerce farklı ürünün aynı anda yönetilmesi, depo operasyonlarını daha karmaşık hale getiriyor. Ürün çeşitliliğinin yanı sıra raf ömrü bulunan ürünlerde doğru stok rotasyonunun sağlanması da operasyonun temel gereklilikleri arasında yer alıyor.

STILL ARSER depo operasyonunun ihtiyaçlarına göre tasarladığı ekipman, otomasyon ve dijital çözümlerle yüksek ürün çeşitliliğinin oluşturduğu karmaşık yapının daha etkin yönetilmesine katkı sunuyor. Süreçlerin görünürlüğünü artıran bu yapı, depo içindeki hareketlerin daha planlı ve kontrollü ilerlemesini destekliyor.

Değişken Talep Yapısı Ölçeklenebilir Operasyon Modeli Gerektiriyor

Kampanya dönemleri, sezonluk satış artışları ve tüketici taleplerindeki ani değişimler, FMCG depolarında operasyon hacmini kısa süre içinde önemli ölçüde artırabiliyor. Bu durum işletmelerin ihtiyaç duydukları kapasiteye hızlı şekilde ulaşabilecek esnek çözümleri gerekli kılıyor.

STILL ARSER’in uzun süreli kiralama modeli, işletmelerin değişen operasyon ihtiyaçlarına uygun filo yapısını oluşturmasına olanak tanıyor. Planlı bakım ve satış sonrası servis hizmetleriyle desteklenen bu model, ekipmanların yüksek kullanılabilirlikle çalışmasını sağlarken işletmelere operasyonlarını ihtiyaçlarına göre ölçeklendirme esnekliği kazandırıyor.

Servis Gücü ve Otomasyon Operasyon Verimliliğinin Temelini Oluşturuyor

Yoğun tempoyla çalışan FMCG depolarında ekipmanların kullanılabilirliği, operasyon performansını doğrudan etkiliyor. Teknik bir aksaklığa hızlı müdahale edilmesi ve tekrarlayan süreçlerin otomasyonla desteklenmesi, operasyonların planlandığı şekilde ilerlemesini mümkün kılıyor.

STILL ARSER,yaygın servis ağı ve hızlı teknik destek organizasyonunun yanı sıra otonom (AGV) çözümleriyle işletmelerin operasyon ihtiyaçlarına uygun intralojistik altyapıları tasarlıyor. Tekrarlayan taşıma süreçlerinin otomasyonla desteklenmesi, ekipman kullanılabilirliğini artırırken çalışanların daha yüksek katma değer yaratan süreçlere odaklanmasına da imkân tanıyor.

STILL ARSER, FMCG sektöründe her işletmenin operasyonel ihtiyaçlarını analiz ederek depo yapısına özel intralojistik çözümleri geliştiriyor. İşletmenin ürün çeşitliliği, sipariş yoğunluğu, operasyon hacmi ve büyüme hedefleri doğrultusunda ekipman, otomasyon, dijital filo yönetimi, uzun süreli kiralama modeli ve satış sonrası hizmetlerini ihtiyaca göre tasarlıyor.

Bu yaklaşım sayesinde işletmeler yalnızca mevcut operasyonlarını daha verimli yönetmekle kalmıyor, değişen talep yapısına daha hızlı uyum sağlayabilen, kapasitesini ihtiyaçlara göre ölçeklendirebilen ve gelecekteki büyüme planlarını destekleyen bir intralojistik altyapısına da sahip oluyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

ORKA Banyo’nun premium markası nob.’dan yeni bir tasarım dili 

Yayınlandı

-

 

Kullanım kolaylığı ve şıklığın altın oranı Ratio’da!

ORKA Banyo’nun uluslararası tasarımcı imzalı koleksiyonlarını bir araya getiren markası nob., Sezgin Aksu tasarımı Raito Koleksiyonu ile banyoyu estetik, işlevsellik ve modülerlik ekseninde yeniden yorumluyor.

Çağdaş yaşam alanları için geliştirilen Raito Koleksiyonu, banyoyu yalnızca işlevsel bir alan olmaktan çıkararak bütüncül bir tasarım deneyimine dönüştürüyor. Yalın çizgilerle kurgulanan form dili, dengeli oranları ve sofistike renk yaklaşımıyla koleksiyon, farklı yaşam alanlarına uyum sağlayan güçlü bir tasarım karakteri sunuyor.

Adını “parıldamak, ışıldamak” anlamından alan Raito, koleksiyonun tasarım yaklaşımını da yansıtıyor. Dolap, lavabo, ayna ve tamamlayıcı ürünlerden oluşan farklı parçalar bir araya geldiğinde, mekânın tamamında bütüncül ve dikkat çekici bir etki oluşturuyor. Küçük banyolardan geniş yaşam alanlarına kadar farklı ölçülere uyum sağlayan modüler sistem, “Raito ile parla” söylemini tasarımın merkezine taşıyor.

Modüler yapısı sayesinde kullanıcı ihtiyaçlarına ve mekânın özelliklerine göre farklı şekillerde kurgulanabilen Raito, tekil ürünlerin ötesine geçerek eksiksiz bir banyo kompozisyonu sunuyor. Bu esneklik, koleksiyonu hem konutlarda hem de nitelikli mimari projelerde değerlendirilebilen güçlü bir çözüm hâline getiriyor.

Raito’da malzeme seçimi ve işçilik detayları da uzun ömürlü kullanım anlayışı doğrultusunda şekilleniyor. Yoğun kullanıma dayanıklı, kolay temizlenebilen ve formunu koruyan yüzeyler; sade aksesuarlarla tamamlanarak koleksiyonun estetik ve fonksiyonel bütünlüğünü güçlendiriyor.

İtalya’da tescillenen nob., Massimiliano Braconi, Studio AKSU ve Studio ITO gibi uluslararası tasarımcı ve stüdyolarla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle global bir tasarım dili kurmayı hedefliyor. Marka, mimarlar ve proje geliştiriciler için yalnızca bir ürün sağlayıcı değil, tasarım süreçlerine entegre olan stratejik bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler