Şam Havalimanı’nda 4 milyar dolarlık yatırım başlıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Şam Havalimanı’nda 4 milyar dolarlık yatırım başlıyor

Yayınlandı

-

 Uluslararası dev projeye Kalyon İnşaat ve Cengiz İnşaat imzası

Suriye Sivil Havacılık Otoritesi ve Suriye Finans Bakanlığı ile gerçekleştirilen imza töreniyle, Şam Uluslararası Havalimanı’nın 4 milyar dolarlık rehabilitasyon ve kapasite artırımı projesi resmen başlatıldı. 

Kalyon İnşaat ve Cengiz İnşaat’ın içinde bulunduğu konsorsiyum tarafından hayata geçirilecek projede uygulama aşamasına geçildi.

Suriye Sivil Havacılık Otoritesi ve Suriye Finans Bakanlığı ile Türkiye’den Kalyon İnşaat ve Cengiz İnşaat, Katar’dan UCC ve ABD’den Assets Investments şirketlerinden oluşan konsorsiyum arasında gerçekleştirilen imza töreniyle, yatırım sözleşmesi ve havalimanı imtiyaz sözleşmesi de onaylanarak projede fiili uygulama aşamasına geçildi.

Hedef: Yıllık 31 Milyon yolcu kapasitesi

Şam Uluslararası Havalimanı’nın geliştirilmesi, genişletilmesi ve işletilmesini içeren proje kapsamında mevcut havalimanı tesisleri rehabilite edilecek; yeni terminal, apron ve destek yapıları inşa edilerek havalimanının işletme kalitesi ve kapasitesi kademeli olarak artırılacak. Dört fazdan oluşan modernizasyon programının tamamlanmasıyla Şam Uluslararası Havalimanı’nın yıllık yolcu kapasitesinin 10 yıl içinde 31 milyona ulaşması öngörülüyor. Projenin toplam yatırım tutarı yaklaşık 4 milyar dolar olacak.

Suriye’nin yeniden inşasında Türk müteahhitlerden önemli adım

Enerji, altyapı ve ulaşım gibi stratejik sektörlerde Türkiye’de ve yurt dışında büyük ölçekli projeleri başarıyla hayata geçiren Kalyon İnşaat ve Cengiz İnşaat, Suriye’nin uzun vadeli kalkınma sürecine katkılarını bu yatırımla bir adım daha ileri taşıyor. İstanbul Havalimanı başta olmak üzere küresel ölçekte referans niteliği taşıyan projelerde edindikleri mühendislik tecrübesi, teknik kapasite ve yönetim yetkinliği, bölgenin yeniden yapılanmasında önemli bir değer yaratıyor.

Suriye ekonomisine ve bölgesel kalkınmaya destek 

Şam Uluslararası Havalimanı projesi, Suriye havacılık sektörünün yeniden ayağa kaldırılmasını hedefleyen kapsamlı bir modernizasyon programını içeriyor. Havalimanının kapasitesinin, 1. ve 2. terminallerdeki geliştirilmelerin tamamlanmasıyla 2026 yılı sonunda 6 milyon yolcuya ulaşması hedefleniyor. 3. terminalin devreye alınmasıyla kapasitenin 16 milyona çıkması; ikinci ve üçüncü fazlarda eklenecek iki yeni birimin her birinin 7,5 milyon yolcu kapasitesiyle hizmet vermesi planlanıyor.

Tüm fazların tamamlanmasıyla havalimanının yıllık toplam kapasitesi 10 yıl içinde 31 milyona yükselmiş olacak. Uygulama süreci boyunca 90 binden fazla doğrudan ve dolaylı istihdam yaratılması, bölgenin ticaret, turizm ve lojistik kapasitesinin güçlenmesi öngörülüyor. Anlaşma ayrıca, havacılık filosunun yenilenmesi ve uluslararası hatlarda operasyonel kapasitenin artırılması amacıyla 250 milyon dolarlık uçak finansmanını da kapsıyor.

“Suriye ekonomisine, bölgesel kalkınmaya ve istikrara destek olacağız.”

Anlaşmaların imzalanmasının ardından değerlendirmede bulunan Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu; “Yerli ve milli bir şirket olarak bugüne kadar ülkemizi küresel ölçekte ‘ilk’ ve ‘en’lerle buluşturma hedefiyle; insana, topluma, çevreye ve ekonomiye değer katan projeler gerçekleştirdik, ülke sınırlarını aşan yatırımlara imza attık. Şimdi ise Suriye ekonomisine, bölgesel kalkınmaya ve istikrara önemli katkılar sunacak bu projenin uygulama aşamasına geçmiş bulunuyoruz. Böylesine kapsamlı bir yatırımı değerli iş ortaklarımızla birlikte hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz.

Tüm dünyanın takdirini alan İstanbul Havalimanı gibi küresel ölçekte ses getiren bir projeyi rekor sürede hayata geçirmiş bir şirket olarak; sahip olduğumuz deneyim ve uzmanlığı bu kez Suriye’nin hizmetine sunacağız. Bu yatırım yalnızca Şam Uluslararası Havalimanı’nın modernizasyonu ve genişletilmesini içermekle kalmayacak; aynı zamanda ülkede hizmet sektörünün gelişimine, ulaşım imkânlarının çeşitlenmesine, istihdamın artmasına, turizmin canlanmasına, Suriye iş dünyasının dışı açılmasına, ülkede üretilen malların dış pazarlara daha hızlı sevkiyatına da katkı sağlayacak. Böylece Suriye’de sürdürülebilir büyümenin ve kalkınmanın önemli bir itici gücü haline gelecek” dedi.

“Sosyal hayatın sürdürülebilirliği ve ekonomik kalkınma için itici güç olacağız”

Uluslararası arenada uzun yıllardır kazanmış oldukları deneyim ile Suriye’de savaşın izlerini silmeye devam ettiklerini anlatan Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz “Şam Uluslararası Havalimanı’nda üstlendiğimiz bu proje, Suriye’nin havacılık altyapısının uluslararası standartlarla yeniden buluşturulması açısından kritik bir aşama niteliği taşıyor. Mühendislik birikimimiz ve küresel ölçekte edindiğimiz tecrübeyle, güvenli, modern ve yüksek kapasiteli bir havalimanını aşamalı olarak hayata geçireceğiz. Bu yatırım, bölgenin ticaret ve ulaşım ağının yeniden canlanmasına katkı sunarken; Suriye’de yaşamın normalleşmesine ve uzun vadeli kalkınma hedeflerine destek verme irademizin de doğal bir yansıması olacak.

Altyapı ve üstyapı projelerinde yıllara dayanan mühendislik tecrübemizle, bu modernizasyon sürecini en yüksek kalite, güvenlik ve verimlilik standartlarına bağlı kalarak yürüteceğiz. Uluslararası ölçekte uyguladığımız proje yönetimi disiplinlerini, teknik kapasitemizi ve yenilikçi yaklaşımımızı bu projeye de yansıtacağız. Amacımız, Suriye’nin gelecekteki ihtiyaçlarına cevap verebilecek, dayanıklı, modern ve sürdürülebilir bir havacılık altyapısını hayata geçirmek ve ülkenin kalkınma hamlesine uzun vadeli bir mühendislik değeri kazandırmaktır” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

İzocam’a İki Prestijli Ödül Birden!

Yayınlandı

-

Türkiye’nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı.

İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” seçilirken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası, Şantiye’nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü.

Türkiye’nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı. Firmanın, yalıtım sektöründe fark yaratan ürünleri arasında yer alan İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” ödülüne layık görülürken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ise Şantiye’nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü. Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi” ve “Şantiye’nin Yıldızı” ödülleri, yeni-inovatif-sürdürülebilir çözümlerin inşaat sektörüne daha yakından tanıtılması amacıyla gerçekleştiriliyor.

İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Sanayi Tesislerine Özel Olarak Geliştirildi

Sektörde 60 yılı aşkın deneyimiyle sürdürülebilir, güvenli ve yüksek kaliteli yalıtım çözümleri sunan İzocam, geçen sene piyasaya kazandırdığı yeni ürünü “HT Camyünü Prefabrik Boru” ile yüksek sıcaklıklarda yalıtım performansını bir üst seviyeye taşıdı. Performans, güvenlik ve konforu bir arada sunduğu bu ürününü sanayi tesislerine özel olarak tasarlayan lider firma, endüstriyel yalıtıma güçlü bir katkı daha sunmuş oldu.

Yüzde 80’e kadar geri dönüştürülmüş içeriğe sahip camyününden imal edilen ve dış yüzeyi alüminyum folyo ile kaplanan bu inovatif ürün, 450°C’ye kadar sıcaklıklara dayanıklılığı ile öne çıkıyor. Sanayi tesisleri, enerji santralleri, doğalgaz ve petrokimya hatları gibi yüksek sıcaklıkla çalışan sistemlerde ideal bir çözüm sunan bu benzersiz ürün, tesisatlarda ve boru hatlarında ısı yalıtımı, terleme ve donmaya karşı koruma gibi temel işlevlerinin yanı sıra; basınçlı su borularında titreşim ve ses yalıtımı amacıyla da kullanılıyor.

A sınıfı yangın dayanımı ile öne çıkan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, yangın güvenliği açısından da önemli bir avantaj sunuyor. Yüksek sıcaklıklarda bile düşük ısı iletkenlik değerleriyle mükemmel bir enerji tasarrufu sağlayan ürün, çalışanlar için daha sessiz, güvenli ve konforlu bir ortam yaratılmasına katkıda bulunuyor. Modüler yapısı sayesinde kolay montaj imkânı sunan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, montaj sürecinde zaman ve iş gücünden de önemli ölçüde tasarruf edilmesini sağlıyor. Böylece büyük ölçekli endüstriyel projelerde hem ekonomik hem de verimli bir tercih olarak öne çıkıyor.

İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ile Yalıtımı Zirveye Taşıdı

İzocam, geçen yıl sektöre kazandırdığı diğer ürünü “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası” ile de iç mekan tasarımında estetik ve işlevi bir arada sunuyor. Üstün teknik performansı şık tasarımla birleştiren bu özel ürün, modern mimarinin ihtiyaçlarına kusursuz bir çözüm getirirken yalıtımı da zirveye taşıyor.

“İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, yüksek performanslı mineral yün yapısı sayesinde A sınıfı yangın dayanımı sunarken, aynı zamanda ses ve ısı yalıtımında da üstün bir performans sergiliyor. Farklı en, boy ve kalınlık seçenekleri ile projelere esneklik kazandıran bu yenilikçi çözüm, üzerindeki dekoratif cam tülü kaplama sayesinde estetik beklentileri de karşılıyor. Ofislerden okullara, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok alanda kullanım için ideal olan ürün, mekanlara güvenli ve konforlu bir atmosfer kazandırıyor.

Mineral yünün doğal ses yutma özelliği, “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”nın en güçlü yönlerinden biri. Ortamda oluşan gürültüyü önemli ölçüde azaltarak daha huzurlu ve verimli yaşam alanları sunan “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, okul ve ofislerde hem öğrenciler hem de çalışanlar için dikkatlerini daha kolay toplayarak, performanslarını artırabilecekleri ortamların oluşmasına maksimum katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Şişecam’ın 2026 İlk Çeyrek Net Satışları 57,5 Milyar TL Oldu

Yayınlandı

-

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk üç ayında 57,5 milyar TL net satış elde etti. Bu dönemde Şişecam’ın toplam satışları içinde uluslararası satışlarının payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken; toplam yatırımları 5,7 milyar TL, ihracatı ise 228 milyon dolar oldu. Şişecam’ın aynı dönemdeki üretim performansı da güçlü seyrini sürdürdü. Şirket, ilk çeyrekte 1,3 milyon ton cam, 1,1 milyon ton soda külü ve 0,9 milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi.

“2026, dayanıklılığın test edildiği bir yıl”

Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, ilk çeyrek sonuçlarını değerlendirirken küresel ekonomik görünüme dikkat çekti: “2026 yılı, jeopolitik gelişmelerin, enerji arzına ilişkin endişelerin ve süregelen enflasyon baskılarının etkisiyle başladı. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilim, küresel ölçekte yeni bir maliyet baskısı ve enflasyon dalgası beklentisini güçlendirdi. Bu tablo, sıkı para politikalarının devamını desteklerken, şirketler açısından daha dayanıklı ve esnek yapılar kurma ihtiyacını da ön plana çıkardı.

Bu ortamda Şişecam, küresel konumlanmasının avantajlarını kullanarak ve katma değerli ürün portföyünü geliştirerek risk odaklı yaklaşımı sürdürdü. 2025 boyunca uyguladığımız dengeli ve disiplinli yönetim anlayışını 2026 yılına da kesintisiz şekilde taşıyoruz. Teknoloji odaklı dönüşümümüze devam ederken, enerji verimliliği ve maliyet optimizasyonu programlarımızı hızlandırıyor; aynı zamanda tedarik zincirimizi daha da güçlendiriyoruz.”

Yatırımlar büyümeyi destekliyor

Yücel, Şişecam’ın 2026 yılına güçlü bir yatırım performansıyla başladığını vurgulayarak şunları söyledi: “Yıla, orta ve uzun vadede gelirlerimizi destekleyecek yatırımlarımızı devreye alarak başladık. Avrupa’daki ilk cam ambalaj yatırımımız olan Macaristan Kaposvár tesisimizde ilk fırınımızı test üretimi için devreye aldık. Bulgaristan ve İtalya’daki düz cam tesislerimizde devreye aldığımız iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa’daki kaplama kapasitemizi yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyümüzü genişlettik.

Tarsus’ta hayata geçirdiğimiz yeni yeşil saha düz cam yatırımımızda TR9 hattını devreye alarak yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesi oluşturduk ve dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birine ulaştık.

Ayrıca Kuzey İtalya düz cam fabrikamızda planlı bakım ve soğuk tamir çalışmalarını tamamlayarak üretimi yeniden başlattık. Planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer tesislerimizin kapasite kullanım oranlarını dengeli şekilde optimize ederken, bu adım ile FVÖK seviyesindeki kârlılığımıza 25 milyon Euro olumlu katkı sağladık.”

Finansman ve nakit yönetiminde güçlü adımlar

Yücel, finansman tarafındaki gelişmelere de dikkat çekti: “2026 yılının başında İngiltere’deki bağlı ortaklığımız üzerinden 500 milyon ABD doları tutarında Eurobond ihracı gerçekleştirdik. 1,7 milyar ABD doları talep gören bu işlem, uluslararası yatırımcıların Şişecam’a duyduğu güveni bir kez daha teyit etti.

Son bir yıl içinde sağladığımız uzun vadeli kaynaklarla birlikte bu işlem, küresel belirsizlikler karşısında likidite yönetimimizi güçlendirmemize önemli katkı sağladı.”

Yılın geri kalanında odak: verimlilik ve değer yaratma

2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmelerin ardından Yücel, yılın geri kalanıyla ilgili beklentilerini şöyle paylaştı: “İlk çeyrekte elde ettiğimiz performans güçlü bir zeminde ilerlediğimizi gösteriyor. Yılın geri kalanında da dengeli ve disiplinli yönetim anlayışımızı sürdürmeye; devreye giren yeni yatırımlarımızdan azami verim sağlamaya, şirket değerimizi artırmaya ve kârlılığı önceliklendirmeye devam edeceğiz.

Bu doğrultuda portföyümüzü daha rasyonel ve katma değerli bir yapıya dönüştürürken, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Güçlü finansal disiplinimiz, genişleyen katma değerli ürün portföyümüz, nitelikli müşteri yapımız ve Şişecam’ın 90 yıllık tecrübesi ile küresel rekabette fark yaratmaya devam edeceğiz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Tabanlıoğlu Mimarlık ve Erişilebilir Her Şey’den  “Herkes İçin Tasarım” Adımı

Yayınlandı

-

Türkiye’deki binaların %66,9’unun erişilebilir olmadığı günümüzde, Tabanlıoğlu Mimarlık kendi tasarım süreçlerindeki kapsayıcılığı artırmak ve ekiplerinin farkındalığını tazelemek amacıyla, Dünya Engelliler Haftası öncesinde “Erişilebilir Her Şey” ile özel bir eğitim programı düzenledi.

Tabanlıoğlu Mimarlık, yapısal çevrenin herkes için eşit kullanılabilir olması yönündeki hassasiyetini kurum içi bir eğitimle pekiştirdi. Farklı engel grupları için hizmetleri ve mekânları daha erişilebilir hale getirmeyi hedefleyen sosyal girişim Erişilebilir Her Şey (EHŞ) ile bir araya gelen mimarlık ofisi, 7 Mayıs tarihinde tasarım ekiplerinin katılımıyla “Evrensel Tasarım ve Fiziksel Erişilebilirlik Eğitimi” gerçekleştirdi.

Mimari Tasarımda Uzmanlığa Verilen Değer

TÜİK verilerine göre Türkiye’deki binaların %66,9’u erişilebilir standartları karşılamıyor. Dünya nüfusunun %15’ini engellenen bireylerin oluşturduğu gerçeği göz önüne alındığında, mekânsal erişilebilirlik giderek daha önemli bir ihtiyaç haline geliyor.

Mimari tasarım süreçlerinde akustik, trafik, yangın ve cephe gibi alanlarda uzman danışmanlarla her zaman yoğun bir iletişim içinde olan Tabanlıoğlu Mimarlık; erişilebilirlik standartları konusunda da aynı profesyonel yaklaşımı benimsiyor. Her projede erişilebilirlik uzmanlarıyla çalışma fırsatı olmamasından yola çıkan ofis, bu iş birliği sayesinde kendi mimari tasarım ekiplerinin evrensel tasarım konusundaki bilgilerini güncellemeyi ve genişletmeyi hedefliyor.

Tasarımda Eşitlikçi ve Yenilikçi Bir Bakış Açısı

7 Mayıs’ta gerçekleşen eğitim programında; evrensel tasarım kuralları, fiziksel erişilebilirlik standartları, iç ve dış mekânda yatay/dikey dolaşım ilkeleri ele alındı. Görme, işitme, bilişsel ve fiziksel farklılıkları olan bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda, herkesin kullanımını eşit hale getiren tasarım anlayışı masaya yatırıldı.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye