Akçansa’ya Altın Çekül’de Sosyal Sorumluluk ve Yenilikçi Ürün Alanlarında Çifte Ödül - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Akçansa’ya Altın Çekül’de Sosyal Sorumluluk ve Yenilikçi Ürün Alanlarında Çifte Ödül

Yayınlandı

-

Akçansa, 31. Altın Çekül Uluslararası Yapı Kataloğu Ödülleri kapsamında iki ayrı kategoride Teşvik Ödülü kazanarak önemli bir başarıya imza attı.

Şirket, ‘İletişim ve Pazarlama Kategorisi Toplumsal Sosyal Sorumluluk Alt Kategorisi’nde Yapay Resif projesiyle; Caremix ürünüyle de ‘Yapıda Yenilikçi Ürün Kategorisi’nde Teşvik Ödülü’nün sahibi oldu.

Sabancı Holding ve Heidelberg Materials ortak kuruluşu Akçansa, ‘Gelecek için sorumlu çalışma’ ilkesiyle çevresel etkinin azaltılmasından toplumsal fayda sağlamaya kadar geniş ve kapsamlı olumlu etki yaratmaya odaklanıyor.

Şirketin biyoçeşitliliği desteklemek üzere Marmara Adası Gündoğdu Köyü Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği iş birliğinde hayata geçirdiği ‘Marmara Adaları Yapay Resif Projesi’ bu yıl 31.’si düzenlenen Altın Çekül Uluslararası Yapı Kataloğu Ödülleri kapsamında ‘İletişim ve Pazarlama Kategorisi – Toplumsal Sosyal Sorumluluk Alt Kategorisi’nde Teşvik Ödülü’ne layık görüldü. Deniz ekosisteminin korunmasına katkı sağlamayı amaçlayan proje, çevresel sürdürülebilirliğe yönelik yenilikçi yaklaşımıyla jüri tarafından takdir edildi.

Akçansa ayrıca Caremix ürünüyle Yapıda Yenilikçi Ürün Kategorisi’nde Teşvik Ödülü kazanarak, ürün geliştirme ve inovasyon alanındaki çalışmalarının başarısını ortaya koydu. Belirli orandaki çimentonun, kalker filleri (çok ince boyuttaki kırma kum) ile yer değiştirdiği bir beton olan Caremix, yapı sektöründe katma değer yaratan yönüyle farklılaşıyor. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Rönesans Gayrimenkul Yatırım’dan 2026’ya güçlü başlangıç

Yayınlandı

-

Operasyonel kârı yüzde19 artarak 54 milyon Euro’ya ulaştı

Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırımcısı Rönesans Gayrimenkul Yatırım, 2026 yılının ilk çeyreğinde büyüme performansını sürdürdü. Güçlü kira yapısı ve aktif varlık yönetimi sayesinde sürdürülebilir büyümeye devam eden şirketin operasyonel kârı (NOI) geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artışla 54 milyon Euro’ya yükseldi. Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın aynı dönemde kiracı ciroları yüzde 38 artarak, enflasyonun ve sektör ortalamasının üzerinde gerçekleşti.

Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım, portföyündeki yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması ve dinamik varlık yönetimi yaklaşımıyla yılın ilk çeyreğinde de operasyonel verimliliğini artırmaya devam etti. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım grubu olan şirket, yüzde 99,5 doluluk oranıyla perakende gayrimenkul sektöründeki lider konumunu koruyor.

“Güçlü finansal yapımızla büyümemizi sürdürüyoruz”

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk çeyreğinde operasyonel kârımız, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19 artış göstererek 54 milyon Euro’ya ulaştı. Aynı dönemde düzeltilmiş net aktif değerimiz ise 3,5 milyar Euro olarak gerçekleşti. Güçlü operasyonel performansımız ve varlık değerlerimizdeki artış sayesinde büyümemizi istikrarlı şekilde sürdürüyoruz. Serbest nakit akışımızdaki yükseliş; operasyonel kârlılıktaki artış, finansman maliyetlerindeki düşüş ve yatırım ile operasyon giderlerinde sağlanan optimizasyonun etkisiyle gerçekleşti. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, operasyonel verimliliğimizde kayda değer bir iyileşmeye işaret ederken, yıllık 150 milyon Euro’nun üzerinde güçlü bir nakit üretim kapasitesine ulaştığımızı ortaya koyuyor.”

Hem ziyaretçi sayısı hem operasyonel performans arttı

2026 yılının ilk çeyreğinde alışveriş merkezlerindeki ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 28,1 milyona ulaştığını belirten Yaşar, aynı dönemde kiracı cirolarının yüzde 38 artış gösterdiğini ifade etti. Böylece kiracı cirolarının hem yüzde 31 seviyesindeki TÜFE’nin hem de yüzde 32 olan sektör ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan Yaşar, portföy genelinde doluluk oranının ise yüzde 99,5 seviyesinde olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Yılın ilk üç ayında toplam 7.783 metrekare yeni kiralama gerçekleştirdik ve 36 yeni mağaza açtık. Aktif kiralama ve yeniden konumlandırma çalışmalarımızla portföyümüzün performansını desteklemeye devam ediyoruz. 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptık. Operasyonel kârlılığımızı çift haneli büyütürken, yüksek doluluk oranımızı koruduk. Enflasyona endeksli ve kiracı performansına bağlı kira modelimiz sayesinde gelirlerimizi sürdürülebilir şekilde artırıyoruz. Güçlü nakit akışımız ve disiplinli bilanço yönetimimizle hem mevcut varlıklarımızda değer yaratmayı hem de seçici büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi sürdüreceğiz.”

Büyüme ve yeni projeler devam ediyor

Hem organik büyüme hem de stratejik satın almalarla yüksek kaliteli varlıklara odaklanan yatırım stratejisini sürdüren Rönesans Gayrimenkul Yatırım, Piazza Park Maltepe konut ve Maltepe Ofis projeleri başta olmak üzere portföyünü çeşitlendirmeye devam ediyor.  İnşaatı devam eden, konut, home ofis ve ticari alanlardan oluşan toplam 229 bağımsız bölümlü Piazza Park Maltepe projesinin yüzde 23’ü satılmış durumda. Maltepe Ofis projesiyle portföyüne yaklaşık 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler eklemeye hazırlanan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, ofis kiralarındaki artış beklentisine paralel olarak bu segmentte önemli bir gelir artışı potansiyeli görüyor. 

2028’de elektrik tüketiminin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak

Portföyünde bulunan 15 varlığın tamamının BREEAM In-Use “Outstanding” sertifikasına sahip olmasıyla dünya genelinde en üst seviyede yer alan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını 2026’da da sürdürdü. Grup şirketlerinden Rönesans Enerji ile hayata geçirilen iş birliği kapsamında Türkiye’deki ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması’na (YEYTA) imza atan şirket, herhangi bir sermaye harcaması yapmadan 20 yıl boyunca yenilenebilir enerji tedarik edecek ve pozitif nakit akışı sağlayacak. Bu kapsamda, 2026 yılı sonuna kadar toplam elektrik tüketiminin yüzde 67’sinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, 2028 yılı itibarıyla ise bu oranın yüzde 100’e ulaşması hedefleniyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

STILL ARSER, İş Süreçlerini ve Çalışan Gelişimini “Push it forward” Yaklaşımıyla Şekillendiriyor

Yayınlandı

-

STILL ARSER, “Push it forward” yaklaşımıyla çözüm ortağı olarak hizmet sunduğu tüm ağda ve kurum içinde ilerlemeyi esas alan bir çalışma biçimiyle faaliyet gösteriyor; her çalışanın kendi rolüyle daha büyük bir akışa katkı sağlayarak işi ileriye taşıdığı bir yapı ile ilerliyor.

İntralojistik sektöründe faaliyet gösteren STILL ARSER, KION Group’un global yaklaşımında “bir slogandan öte” olarak tanımlanan “Push it forward” anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu yaklaşım hareketin devam etmesini ve her adımın bir sonraki adımı mümkün kılmasını ifade ederken her çalışanın kendi rolüyle daha büyük bir akışa katkı sağlayarak işi bir adım ileri taşımasını esas alıyor.

Operasyonel Sürekliliği ve Verimliliği Artıran, Her Rolün İş Akışını İleriye Taşıdığı Bir Yapı 

“Push it forward”, STILL ARSER’de çözüm ortağı olarak hizmet sunduğu tüm ağ ile kurduğu iş ilişkilerinde somut bir karşılık buluyor. Sağlanan ekipmanlar, servis ve bakım hizmetleri ile kiralama ve ikinci el çözümler; işin sahada kesintisiz ilerlemesini destekleyecek şekilde ele alınıyor.

Bu yaklaşım yalnızca bir ihtiyaca yanıt vermekle sınırlı kalmıyor, işin nasıl sürdürüldüğüne odaklanıyor. STILL ARSER’de süreç, doğru ekipmanın belirlenmesiyle başlıyor, kullanım koşullarına uygun devreye alma ile devam ediyor ve sahadaki performansı koruyacak bakım ve servis süreçleriyle bütünleşiyor. Gerektiğinde alternatif çözümler devreye alınıyor ve ekipmanın kullanım ömrü boyunca süreklilik esas alınıyor.

Bu yapı sayesinde ekipman, tek başına bir ürün olarak değil, bir iş akışının parçası olarak ele alınıyor. Yapılan her müdahale, yalnızca mevcut durumu düzeltmek için değil, sürecin devamını güvence altına almak için gerçekleştiriliyor. Bu da çözüm ortağı olunan işletmelerin operasyonlarında kesintisiz akışı destekleyen ve bir sonraki adımı mümkün kılan bir ilerleme yaratıyor.

Gelişim, Her Bireysel Katkının Bütünü İleriye Taşıdığı Bir Sürecin Parçası 

“Push it forward” yaklaşımı, kurum içinde çalışan gelişimi üzerinden şekilleniyor. STILL ARSER’de gelişim, işin ayrı bir parçası olarak değil, günlük iş akışının doğal bir uzantısı olarak ele alınıyor. Bu anlayış, her çalışanın kendi rolüyle ortaya koyduğu katkının, yalnızca bireysel bir gelişimle sınırlı kalmadığını; profesyonel olarak organizasyonun tamamını ileriye taşıyan bir etki yarattığını kabul ediyor.

STILL ARSER İnsan Kaynakları Direktörü Gamze Sarı, bu yaklaşımı şu sözlerle ifade ediyor: “Push it forward yaklaşımı bizim için bir söylem değil, iş yapış biçimimizin doğal bir parçası. Çalışanlarımızın gelişimini ayrı bir süreç olarak değil, yaptıkları işin içinde ilerleyen bir yolculuk olarak ele alıyoruz. Her bireysel katkının, daha büyük bir yapının ilerlemesine karşılık geldiğini biliyoruz. Teknik yetkinliklerden liderlik becerilerine kadar uzanan bu gelişim, sadece bireysel ilerlemeyi değil, ekipler arası iş birliğini de güçlendiriyor.”

Bu doğrultuda son bir yıl içinde yürütülen eğitim ve gelişim çalışmaları, bu anlayışın kurum içindeki karşılığını oluşturuyor. 2025 yılı eğitim planı kapsamında sınıf içi ve online olmak üzere toplam 5958 saat eğitim gerçekleştirilirken, farklı ekipler için özel olarak kurgulanan gelişim programları hayata geçiriliyor.

Teknisyen Gelişim Programı ile teknik yetkinlikler sistematik olarak ilerletilirken, bayi satış ekiplerine yönelik programlarla ortak bir yaklaşım geliştiriliyor. Liderlik Pusulası Gelişim Programı ile yöneticilerin stratejik düşünme ve liderlik becerileri destekleniyor.

Eğitim içerikleri, teknik bilgi ve yetkinliklerin yanı sıra merak duygusu, özgüven, yeni yaklaşımları deneme cesareti, iş birliği ve stratejik bakış açısı gibi alanları kapsayarak çalışanların çok yönlü gelişimini destekliyor.

Kurum içinde hayata geçirilen TeamTalks oturumları ile departmanlar arası bilgi paylaşımı artarken, organizasyon genelinde daha bütünleşik bir çalışma yapısı oluşuyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Yaz yaklaşırken enerji tasarrufu ve serinlik için yalıtım şart

Yayınlandı

-

 
Artan sıcaklıklarla birlikte doğru ısı yalıtımı uygulamaları, yaz aylarında iç mekân konforunu korumanın yanı sıra enerji verimliliğini destekleyerek klima kaynaklı tüketim maliyetlerinin azaltılmasında önemli rol oynuyor.
 
Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte artan sıcaklıklar, yaşam alanlarında serinliği korumayı daha kritik hale getiriyor. Çoğu zaman çözüm klima kullanımında aranırken, yükselen enerji maliyetleri yalıtımı uygulamalarını da gündeme taşıyor. Yaz aylarında iç mekân konforunu korumanın ve enerji tüketimini azaltmanın en etkili yollarından biri doğru ısı yalıtımı.
 
Kış aylarında ısı kaybını önlemek amacıyla tercih edilen yalıtım uygulamaları, yazın da dışarıdaki sıcak havanın iç mekâna geçişini sınırlandırarak yaşam alanlarının daha uzun süre serin kalmasına yardımcı oluyor. Böylece klima kullanım süresi azalırken enerji tüketimi düşüyor ve daha verimli bir iç mekân konforu sağlanıyor.
 
Isı yalıtımının dört mevsim enerji verimliliği sağladığını vurgulayan ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, şunları söylüyor: “Isı yalıtımı yalnızca kışın ısınma giderlerini azaltan bir uygulama değildir. Yaz aylarında da dışarıdaki sıcak havanın içeri girmesini engelleyerek yaşam alanlarının daha serin kalmasını sağlar. Bu durum klima kullanım süresini azaltır, enerji tüketimini düşürür ve bütçelere katkı sunar. Doğru malzeme ve doğru uygulamayla yapılan yalıtım, uzun vadeli bir yatırım olarak hem konfor hem de tasarruf sağlar.”
 
Enerji verimliliğinin çevresel etkilerine de dikkat çeken Ozan Turan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Enerji tüketiminin azaltılması, aynı zamanda karbon salımının da düşmesi anlamına gelir. Şehirler, küresel enerji tüketimi ve karbon emisyonlarında büyük paya sahip. Bu nedenle binalarda yapılacak her enerji verimliliği yatırımı, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adımdır. Isı yalıtımı, hem bireysel bütçeye hem de çevreye katkı sağlayan stratejik bir uygulamadır.”

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye