Mercedes-Benz Türk, İlk Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatını Medcem Çimento’ya Gerçekleştirdi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Mercedes-Benz Türk, İlk Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatını Medcem Çimento’ya Gerçekleştirdi

Yayınlandı

-

Mercedes-Benz Türk, uzun yol taşımacılığı için geliştirilen batarya elektrikli çekici modeli Mercedes-Benz eActros 600’ün Türkiye’deki ilk teslimatını Medcem Çimento’ya gerçekleştirerek, ağır ticari araç segmentinde elektrikli dönüşümde önemli bir adım attı. Bu teslimat, Mercedes-Benz Türk’ün uzun yol taşımacılığında elektrikli dönüşüm vizyonunun somut bir yansıması olurken, tekil bir araç satışının ötesinde, sanayide devam edecek elektrikli taşımacılık dönüşümünün ilk adımı niteliği taşıyor.

Mercedes-Benz Türk, ağır ticari araç sektöründe önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Şirket, uzun yol taşımacılığı için “Şarjı Tam, Geleceğe Hazır” vizyonuyla geliştirilen batarya elektrikli çekici modeli Mercedes-Benz eActros 600’ün Türkiye’deki ilk teslimatını Medcem Çimento’ya gerçekleştirdi. Teslimat töreni, Medcem Çimento’nun Mersin Silifke’de bulunan üretim tesisinde düzenlendi. 

Teslim edilen Mercedes-Benz eActros 600, Medcem Çimento Fabrikası’ndan Medcem Port Limanı’na uzanan hatta kullanılacak ve buradan gerçekleştirilen ihracat operasyonlarında görev alacak. Avrupa’nın en büyük çimento fabrikası olan Medcem Çimento Fabrikası’nın operasyonlarında kullanılacak olan araç, sanayide elektrikli taşımacılığın uygulanabilirliğini somut şekilde ortaya koyacak.

Mercedes-Benz eActros 600, Türkiye’de satışı gerçekleşen ilk uzun menzilli elektrikli çekici olma özelliğini taşıyor. Bu yönüyle Medcem Çimento’ya teslimatı gerçekleşen araç, sanayi ve ihracat odaklı lojistik operasyonlarda elektrikli taşımacılığın yaygınlaşması açısından önemli bir referans niteliği oluşturuyor.

Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, teslimatla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Mercedes-Benz eActros 600 ile uzun yol taşımacılığında elektrikli dönüşüm için yeni bir sayfa açıyoruz. Türkiye’deki ilk Mercedes-Benz eActros 600 teslimatımızı, ihracat operasyonlarıyla öne çıkan büyük ölçekli bir sanayi kuruluşu olan Medcem Çimento’ya gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Doğuştan elektrikli mimarisi, uzun menzili ve dayanıklı batarya teknolojisiyle Mercedes-Benz eActros 600, sadece çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda operasyonel verimlilik açısından da güçlü bir alternatif sunuyor. Bu teslimatın, sanayide elektrikli taşımacılığın yaygınlaşması açısından önemli bir referans olacağına inanıyoruz.”

Medcem Çimento Grubu CEO’su Mehmet Ali Ceylan ise iş birliğiyle ilgili olarak: “Medcem Çimento olarak sürdürülebilirlik, verimlilik ve dijitalleşme odağımız doğrultusunda lojistik operasyonlarımızda çevreci çözümlere yönelmeye büyük önem veriyoruz. Mercedes-Benz eActros 600’ü, Silifke’deki üretim tesisimiz ile liman arasındaki taşımacılık hattında aktif olarak kullanarak elektrikli taşımacılığın operasyonel performansını sahada yakından gözlemleyeceğiz. Bugün teslim aldığımız Mercedes-Benz eActros 600, önümüzdeki dönemde filomuzu elektrikli araçlarla genişletmeye yönelik planlarımız açısından önemli bir başlangıç niteliği taşıyor. Mercedes-Benz Türk ile iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam edeceğine inanıyoruz.” dedi.

Uzun yol taşımacılığı için doğuştan elektrikli çözüm

Mercedes-Benz eActros 600, baştan sona elektrikli olarak tasarlanan “doğuştan elektrikli” bir çekici olarak öne çıkıyor. Elektrik motorlu aks (eAxle) teknolojisi sayesinde gücünü doğrudan tekerleklere ileten araç, uzun yol taşımacılığı için yüksek verimlilik sunuyor. 

Tam yüklü koşullarda 500 kilometreye varan* menziliyle şehirler arası ağır yük taşımacılığına uygun olan eActros 600, 600 kWh kapasiteli LFP bataryalarıyla 10 yıl veya 1,2 milyon kilometreye kadar batarya ömrü sağlıyor. 

Müşteri Odaklı, Veriye Dayalı Satış Süreci

Bu satış sürecinin en önemli unsurlarından biri, Mercedes-Benz Türk’ün müşteri odaklı ve veriye dayalı satış yaklaşımı oldu. İlk temas anından itibaren Medcem Çimento’nun operasyonunda kullanılacak rota, yük profili, hava koşulları ve topoğrafik veriler detaylı şekilde analiz edilerek simülasyon araçları üzerinden değerlendirildi. Bu şeffaf analiz süreci sayesinde araç ile sağlanacak operasyonel verimlilik önceden ortaya kondu ve elektrikli taşımacılığa geçiş konusunda güvene dayalı bir karar süreci oluşturuldu.

Mercedes-Benz Türk ile Medcem Çimento arasında gerçekleştirilen ilk doğrudan iş birliği olma özelliğini taşıyan teslimat aynı zamanda elektrikli ağır ticari araçların sanayi ve ihracat odaklı operasyonlardaki potansiyelini ortaya koyan önemli bir başlangıç niteliği taşıyor.

*Menzil hesaplaması; spesifik test koşullarında, azami yüklü katar ağırlığı 40 t olan bir 4×2 çekici araçla, uzun yol kullanımında 20°C dış hava sıcaklığında ön hazırlıktan sonra dahili olarak belirlenmiştir. Kullanım koşullarına bağlı olarak; hava sıcaklığı, yol ve trafik durumu, sürüş tarzı, klima veya ısıtıcı kullanımı gibi değişkenlerden dolayı (AB) 2017/2400 yönetmeliğine göre belirlenen değerlerden farklılık gösterebilir.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yaz aylarında artan gürültü, yaşam alanlarında akustik konfor ihtiyacını öne çıkarıyor

Yayınlandı

-

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre uzarken, trafik, komşu ve çevresel kaynaklı gürültülerin etkisi daha belirgin hale geliyor. Ses yalıtımı, ev ve sosyal yaşam alanlarında konforu ve yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar, insanların günün daha büyük bölümünü ev, ofis, kafe ve benzeri kapalı alanlarda geçirmesine neden oluyor. Bu durum, şehir yaşamının doğal bir parçası olan gürültünün daha yoğun hissedilmesine yol açıyor. Trafik, komşu daireler, bina içi hareketlilik ve çevresel ses kaynakları; yalnızca anlık rahatsızlık yaratmakla kalmıyor, yaşam alanlarının genel konforunu da doğrudan etkiliyor.

Gürültüye uzun süre maruz kalınması, dinlenme kalitesini düşürürken odaklanma ve günlük yaşam performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle modern yaşam alanlarında akustik konfor, yapı kalitesinin önemli bir parçası haline geliyor.

Binalarda doğru şekilde uygulanan ses yalıtımı çözümleri, dış ortamdan gelen seslerin iç mekânlara geçişini azaltırken, aynı zamanda daireler arası ses transferini de sınırlandırıyor. Böylece hem mahremiyet korunuyor hem de daha sakin, dengeli ve verimli yaşam alanları oluşturuluyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle öne çıkan ODE Yalıtım, ısı ve su yalıtımının yanı sıra akustik konforu da odağına alarak yapıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümler sunuyor.

“Akustik konfor, yaşam alanlarının görünmeyen ama en belirleyici unsurlarından biri”

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yaz aylarında kapalı alan kullanımının artmasıyla birlikte ses yalıtımının daha fazla önem kazandığını belirterek şunları söyledi: “Yaz döneminde yaşamın büyük bölümü iç mekânlarda geçiyor ve bu da sesin etkisini daha belirgin hale getiriyor. Dış ortamdan ya da bina içinden gelen gürültü, günlük yaşamın akışını doğrudan etkileyebiliyor. Ses yalıtımı, bu etkinin kontrol altına alınmasında kritik bir rol üstleniyor.”

ODE Yalıtım olarak hedeflerinin yalnızca teknik bir yalıtım çözümü sunmak olmadığını vurgulayan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, yaşam alanlarında konforu bütüncül şekilde ele alıyoruz. Ses yalıtımı da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Doğru çözümlerle gürültü etkisini azaltarak daha sakin, daha konforlu ve daha yaşanabilir mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense Türkiye’nin Büyüme Yolculuğuna Güçlü Atama: Ticari Direktörlük Görevine Ekin Doğan Çomak Getirildi

Yayınlandı

-

Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojileri markası Hisense, Türkiye operasyonlarındaki yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Tüketici elektroniği sektöründe 25 yılı aşkın satış, pazarlama ve ticari yönetim deneyimine sahip Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak atandı.

2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki doğrudan operasyonlarını hayata geçiren Hisense, televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümesini sürdürürken, uzun vadeli hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda sektörün deneyimli yöneticilerinden Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak göreve başladı. Doğan, yeni görevinde Hisense Türkiye’nin satış ve pazarlama stratejilerine, ticari büyüme hedeflerine, kanal yapılanmasına ve iş ortaklarıyla geliştirilecek uzun vadeli iş birliklerine liderlik edecek. Aynı zamanda veri odaklı ticari stratejiler, yeni büyüme fırsatları ve yenilikçi kanal yönetimi yaklaşımlarıyla Hisense’in Türkiye’deki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak, yeni göreviyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, dinamik tüketici yapısı, değişen beklentileri ve yüksek büyüme potansiyeliyle Hisense için stratejik öneme sahip bir pazar. Hisense’in küresel vizyonunu ve teknoloji gücünü, Türkiye pazarına ilişkin yerel bilgi birikimimiz ve tüketici içgörülerimizle buluşturarak kullanıcıların beklentilerine en uygun ürünleri ve marka deneyimini sunmayı hedefliyoruz. Güçlü iş ortaklıkları ve sürdürülebilir kanal yapılanmalarıyla televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümemizi hızlandırırken, önümüzdeki dönemde genişleyecek ürün portföyümüzle Hisense deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı amaçlıyoruz. Uzun vadeli bakış açımız ve kullanıcı odaklı yaklaşımımızla, Hisense’in Türkiye’deki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sunacağımıza inanıyorum.”

Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ekin Doğan Çomak, 25 yılı aşkın profesyonel kariyeri boyunca teknoloji ve tüketici elektroniği sektörlerinde faaliyet gösteren global markalarda önemli başarılara imza atmıştır. Farklı ürün gruplarının pazara giriş stratejilerinin oluşturulması, marka konumlandırması, ticari büyüme planlarının geliştirilmesi ve satış-pazarlama organizasyonlarının güçlendirilmesi süreçlerine liderlik etmiştir.

Tüketici elektroniği ürünlerinin yanı sıra kurumsal çözümler alanında da kapsamlı deneyime sahip olan Çomak; kanal geliştirme, stratejik iş ortaklıklarının yönetimi, veri odaklı ticari planlama ve sürdürülebilir büyüme odaklı iş modellerinin oluşturulması konularında önemli katkılar sağlamıştır. Kariyeri boyunca birçok uluslararası liderlik programına katılan ve küresel ölçekte satış performansı, proje yönetimi ve en iyi uygulamalar alanındaki başarılarıyla çok sayıda ödüle layık görülen Çomak, farklı pazarlarda elde ettiği deneyim ve stratejik bakış açısıyla sektörün öne çıkan yöneticileri arasında yer almaktadır.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Geleceğin şehirlerini görünmeyen altyapılar şekillendirecek

Yayınlandı

-

Artan nüfus, hızlanan kentleşme ve dijitalleşme, dünya genelinde yapılaşma hızını artırırken, şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını da yeniden şekillendiriyor. Konutlardan hastanelere, veri merkezlerinden üretim tesislerine kadar farklı kullanım alanlarında hayata geçirilen yeni projelerde artık yalnızca inşaat süreci değil, yapıların onlarca yıl boyunca nasıl işletileceği de proje başarısının önemli kriterleri arasında yer alıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı Altyapıda Yaşam Döngüsü Yaklaşımının Uygulanması (Implementing a Lifecycle Approach to Infrastructure) raporuna göre, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel yapı stoku yaklaşık iki katına çıkacak ve toplam 241 milyar metrekare yeni yapı inşa edilecek. Bu büyüme, yaklaşık her ay New York büyüklüğünde yeni bir şehrin dünya yapı stokuna eklenmesi anlamına geliyor. Rapor, 2050 yılına kadar ihtiyaç duyulacak altyapının dörtte üçünün ise henüz inşa edilmediğine dikkat çekiyor. [1]

Bu büyüme yalnızca daha fazla yapı üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve altyapı sistemlerinin uzun yıllar yüksek performansla çalışması da her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışı da değişiyor. Yapıların çevresel performansı kullanılan yapı malzemelerine ek olarak, kullanım ömrü boyunca ortaya koyduğu performansla birlikte değerlendiriliyor.

Yaşam döngüsü yaklaşımı öne çıkıyor
Dünya Ekonomik Forumu, altyapı yatırımlarında “yaşam döngüsü yaklaşımının” benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yapıların tasarım ve inşaat süreçleriyle birlikte, işletme, bakım, onarım ve kullanım ömrü sonrasını da kapsıyor. Böylece ilk yatırım maliyetinin yanı sıra enerji tüketimi, bakım ihtiyacı, kaynak kullanımı ve uzun vadeli işletme performansı da yatırım kararlarının önemli bir parçası haline geliyor.

Yapıların uzun vadeli performansında mekanik altyapı sistemlerinin kritik rol oynadığını belirten Masdaf CEO’su Erhan Özdemir ise şunları söyledi: “Bugün bir yapının başarısı yalnızca mimarisiyle ya da kullanılan yapı malzemeleriyle ölçülmüyor. Yapının yaşamı boyunca enerji ve suyu ne kadar verimli kullandığı, bakım süreçlerinin ne kadar doğru planlandığı ve altyapı sistemlerinin ne kadar güvenilir çalıştığı da en az inşaat süreci kadar önemli. Önümüzdeki yıllarda bu yaklaşımın tüm yeni yapı projelerinde standart hale geleceğini öngörüyoruz.”

“Görünmeyen altyapılar sürdürülebilirliğin temelini oluşturuyor”
Isıtma, soğutma, temiz su temini, atık su yönetimi, basınçlandırma ve yangın güvenliği gibi mekanik sistemlerin yapıların enerji performansı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Özdemir, doğru mühendislik çözümlerinin yalnızca işletme maliyetlerini düşürmekle kalmadığını, yapıların çevresel etkisini azaltmada da önemli rol oynadığını ifade etti.

Özdemir, “Bir pompa sisteminin gerçek maliyeti satın alma aşamasında değil, kullanım ömrü boyunca ortaya çıkıyor. Bu nedenle bugün enerji verimliliği yüksek ekipmanların tercih edilmesi, doğru projelendirme yapılması ve sistemlerin ihtiyaca uygun tasarlanması büyük önem taşıyor. Yaşam döngüsü boyunca daha az enerji tüketen, daha uzun ömürlü ve daha düşük bakım ihtiyacına sahip sistemler hem yatırımcılar hem de çevre açısından önemli kazanımlar sağlıyor” dedi.

Masdaf, geliştirdiği yüksek verimli pompa teknolojileri ve mühendislik çözümleriyle konutlardan ticari binalara, hastanelerden sanayi tesislerine kadar farklı yapılarda enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, yapıların yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir performans göstermesini destekliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler