GENEL
Vakıf GYO’dan İstanbul Anadolu Yakası’na bir proje daha
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
VSancaktepe Merkez satışa sunuldu
Türkiye’nin ilk gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketi olarak VakıfBank tarafından kurulan Vakıf GYO, İstanbul Anadolu yakasındaki üçüncü konut projesi VSancaktepe Merkez’i satışa sunuyor. İnsan yaşamını odağına alan, modern mimarisi, geniş yeşil alanları ve sunduğu sosyal olanaklarla dikkat çeken VSancaktepe Merkez, Sancaktepe’nin yeni sembolü olmaya hazırlanıyor.
VSancaktepe Merkez’in ekonomik ve yaşamsal olarak İstanbul’a değer katan örnek bir proje olacağının altını çizen Vakıf GYO Genel Müdürü Onur İncehasan, “Projemizi geliştirirken Vakıf GYO’nun üç önemli değeriyle hareket ediyoruz. Bölgeye değer katmak, kentin ve konut alacak kişilerin ihtiyaçlarına cevap vermek ve hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunmak” diye konuştu. İncehasan, diğer projelerimizde olduğu gibi yeşil bina kriterleri ile uyumlu olarak geliştirilen VSancaktepe Merkez’in inşaat faaliyetlerinin hızla ilerlediğinin de altını çizdi. 2026 yılında teslimi gerçekleşecek VSancaktepe Merkez’in modern ve yatay mimarisi, merkezi konumu, geniş yeşil alanları ve sunduğu sosyal olanaklarla şimdiden bekledikleri talebi gördüğünü anlatan İncehasan, projede çevre dostu teknolojiler ve sürdürülebilir malzemeler kullandıklarını, enerji verimliliği ve çevre korumayı ön planda tuttuklarını ifade etti. “Gayrimenkul sektörünün değer üretmeye devam etmesi ülke ekonomisine katkı açısından çok kıymetli. Konut arzını artırmak ve konuta erişilebilirliğin kolaylaştırılması en önemli gündem maddelerimiz. Gelecek stratejilerimiz, planlamalarımız ve piyasa öngörülerimiz için Orta Vadeli Programı referans alıyoruz” açıklamasında bulunan İncehasan “Yeni projemiz ile hem ülke ekonomimize katkıda bulunmak hem de sektördeki potansiyel ivmelenmeye liderlik etmek için harekete geçtik” dedi.
VAKIFBANK KULELERİ, TABLO ADALAR VE CUBES ANKARA’DA YAŞAM BAŞLADI

İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük şehre yayılmış seçkin projelerle önemli başarılara imza attıklarını belirten Genel Müdür İncehasan, “İstanbul Finans Merkezi içinde yer alan Leed Gold sertifikalı VakıfBank Kuleleri mimari tasarımı ve sunduğu çevre dostu ofis alanları ile bulunduğu bölgenin sembol yapılarından biri haline geldi. Sakinlerine konforlu ve güvenli bir yaşam alanı sunan Tablo Adalar ve Cubes Ankara projelerimizde ise yaşam başladı. Her iki projemizde bulunan az sayıda envanterimiz için de satışlarımız devam ediyor. Tüm projelerimizi paydaşlarımızın beklenti ve ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştiriyoruz. Konut ve ofis yatırımı yapmak isteyenlere avantajlı ödeme planları da sunuyoruz. VakıfBank’ın köklü kültüründen aldığımız güçle hem sektörümüzün hem de ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamak en önemli amaçlarımız arasında yer alıyor” diye konuştu.
“SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME STRATEJİLERİYLE GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRECEĞİZ”
Vakıf GYO olarak yüksek kaliteli ve sürdürülebilir gayrimenkul projeleri geliştirerek hem yatırımcılara hem de topluma uzun vadeli değer sağlamak için çalışmalarına devam ettiklerini ifade eden İncehasan, gayrimenkul sektörünün değişen dinamikler ve hızla gelişen teknolojilerle her geçen gün farklı bir yöne evrildiğini söyledi. Bu değişimin öncüsü olmaya, sektörde yenilikçi yaklaşımlar geliştirmeye ve sürdürülebilir büyüme stratejileriyle geleceği şekillendirmeye kararlı olduklarını belirten Onur İncehasan, şöyle konuştu:
“Sektörün dinamosu olmak, sadece mevcut duruma ayak uydurmakla değil, aynı zamanda geleceği öngörerek sektöre yön vermekle mümkündür. Bu kapsamda hedefimiz, çevreci projeler ile şehirlerin geleceğini tasarlarken, ekolojik dengeyi koruyarak, gelecek nesillere daha yaşanabilir alanlar bırakmak. Mevcut durumda karbon ayak izimizi minimize eden, enerji verimliliğini maksimuma çıkaran projelerle, sektörde önemli bir farkındalık oluşturmuş durumdayız. Biz sadece bina inşa etmiyoruz, aynı zamanda sosyal yaşam alanları oluşturuyoruz.”
“DÜNYANIN EN PRESTİJLİ EFQM GLOBAL AWARD-7 DIAMONDS ÖDÜLÜNÜ ALDIK”
Vakıf GYO’nun çalışmalarının dünyada da takdir edildiğini vurgulayan İncehasan, kısa süre önce Avrupa Kalite Yönetim Vakfı (EFQM) tarafından verilen sürdürülebilir mükemmellik alanında dünyanın en prestijli ödülü olan ‘EFQM Global Award-7 Diamonds’ ödülünü aldıklarını da hatırlattı. Onur İncehasan, “Vakıf GYO olarak stratejiyi eyleme dönüştürme ve kurumsal performansımızı sürekli iyileştirme konusunda tartışılmaz bir başarı yakalamış olduk. Bu ödülle 2023 yılında kazandığımız Türkiye Mükemmellik Büyük Ödülü’nün ardından çıtamızı biraz daha yükselttik ve Entegre Yönetim Modeli’miz uluslararası düzeyde tescillendi. Biz de bu başarılarımızı sürdürülebilir hale getirmek için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz” dedi.
VSANCAKTEPE MERKEZ ‘DE 48 AYA VARAN VADE İMKANI
Vakıf GYO Satış ve Pazarlama Müdürü Aslı Ata proje detayları hakkında şu bilgileri paylaştı. “Vakıf GYO güvencesiyle hayata geçirilen VSancaktepe Merkez, 17 bin 518 metrekare arsa içerisinde 1+1’den 4+1’e kadar değişen toplam 312 konut ve 20 adet ticari üniteden oluşuyor. Geniş teraslarıyla sakinlerinin keyifli anılar biriktirmesine olanak tanıyan ferah daireleriyle her ihtiyaca cevap veren VSancaktepe Merkez, yatay mimarinin tüm güzelliklerini içinde barındırıyor. Toplam 8 bin 740 metrekarelik peyzaj alanıyla doğa ile iç içe, ferah bir yaşamın kapılarını aralayan VSancaktepe Merkez, sosyal alanları ve çevre dostu özellikleriyle ön plana çıkıyor. Millet Bahçesi’ne komşu ve yeni metro istasyonuna 3-4 dakikalık yürüme mesafesinde bulunan projemiz, Kuzey Marmara’ya 3,6 km, Sabiha Gökçen Havaalanı’na 17 km’lik uzaklıkta bulunuyor. Kamu yatırımları ile öne çıkan bölgedeki eğitim, sağlık ve alışveriş merkezlerine yakınlığı ile dikkat çeken VSancaktepe Merkez, modern ve sürdürülebilir yaşam alanları arayanlara sadece bir ev değil, aynı zamanda kaliteli ve huzurlu bir yaşam vaat ediyor. Şirketimiz bünyesinde 48 aya varan esnek ödeme planları sunduğumuz VSancaktepe projemiz için VakıfBank başta olmak üzere, katılım bankaları da dahil anlaşmalı bankalardan kredi imkânı sunuyoruz. Tüm müşterilerimizi daire planlarını incelemek ve bilgi talebi oluşturmak üzere www.vsancaktepe.com.tr web sitemizi ziyaret etmeye davet ediyoruz.”
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Dış Cephede Bahar Mesaisi Başladı: Binanızı Nucleus ile Geleceğin İklimine Hazırlayın!
Yayınlandı
3 gün önce-
Nisan 17, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte inşaat sektöründe hareketlilik artarken, mevcut binalarda da dış cephe yenileme çalışmaları hız kazandı. Günümüzün değişen iklim koşullarına karşı yapıları korumak her zamankinden daha kritik bir ihtiyaç haline gelirken, Filli Boya bu sürece Frontier Polymer Technology® ile geliştirdiği Nucleus ile yön veriyor. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek maksimum su iticilik ve nefes alma, kendi kendini temizleme ve yüksek UV direnci özelliklerini “3D Koruma” etkisiyle tek bir üründe sunan Nucleus, binaları bugünden geleceğin zorlu şartlarına hazırlıyor.
Soğuk ve yağışlı kış döneminin ardından hava koşullarının iyileşmeye başladığı bahar ayları, yapı dünyası için en verimli çalışma döneminin kapılarını aralıyor. Havanın ısınmasıyla birlikte bir yandan yeni inşaat projelerinde çalışmalar hızlanırken, diğer yandan mevcut binalarda dış cephe yenileme mesaisi başlıyor. Ancak günümüzde küresel iklim değişikliği nedeniyle yaşanan ani hava olayları, dış cephe boyalarından beklenen performans standartlarını da kökten değiştiriyor. Yazın ortasında yağan şiddetli dolular, gece ve gündüz arasındaki keskin sıcaklık farkları ve yoğunlaşan hava kirliliği karşısında binaların korunması her zamankinden daha güç bir hal alıyor. Filli Boya, bu ihtiyacı öngörerek hayata geçirdiği Nucleus ile hem yeni projelerde hem de yenileme çalışmalarında standartları yukarı taşıyor.

Maksimum Su İticilik ve Nefes Alma
Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek üç temel koruma özelliğini tek bir üründe buluşturan Nucleus, Frontier Polymer Technology® sayesinde binaların ömrünü uzatırken estetik görünümün de kalıcı olmasını sağlıyor. Dünyanın dört farklı kıtasında, en zorlu iklim bölgelerinde test edilerek geliştirilen ürün, içeriğindeki silikon aşılanmış özel polimer teknolojisi sayesinde yapı fiziği için yüksek performans sunuyor. “Maksimum nefes alma” kabiliyetiyle cephedeki nemin hızla tahliye edilmesini sağlarken, “maksimum su iticilik” özelliğiyle de en şiddetli yağışlarda bile cepheyi dayanıklı kılıyor.
Kendi Kendini Temizleme Özelliği
Nucleus’un bütünsel dayanıklılık yaklaşımı, estetiği ve temizliği de bu koruma kalkanının bir parçası haline getiriyor. Ürünün sahip olduğu fotokatalitik özellik, güneşin UV ışınlarını kullanarak yüzeydeki kirleri okside edip parçalıyor ve dış cephenin kendi kendini temizlemesine imkan tanıyor. Bu teknoloji sayesinde binalar, şehir kirliliğine rağmen uzun yıllar boyunca ilk günkü temiz görüntüsünü muhafaza ediyor.
Yüksek UV Direnci ve Kalıcı Renkler
Dış cephelerdeki en büyük zorluklardan biri olan renk solması problemi de Nucleus’un yüksek UV direnciyle çözüme kavuşuyor. Özel pigment yapısı ve “soft parlak” dokusuyla güneşin yakıcı etkilerine karşı renklerini başarıyla koruyan Nucleus, Antalya’nın nemli sıcağından Konya’nın sert karasal iklimine kadar her bölgede binalara modern ve kalıcı bir kimlik kazandırıyor. Yenileme sezonunda yapılarına değer katmak isteyenler için Nucleus, gelişmiş teknolojiyi estetikle birleştirerek geleceğin koruma standartlarını bugüne taşıyor.
GENEL
fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor
Yayınlandı
3 gün önce-
Nisan 16, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
fischer FIS RC II, yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi uygulamaları için yüksek güvenlik, kontrollü uygulama ve uzun hizmet ömrünü bir arada sunan bir kimyasal dübel çözümü olarak öne çıkıyor.
Yeni bina ve güçlendirme projelerinde filiz ekimi; taşıyıcı sistem sürekliliğinin sağlanması ve mevcut betonarme elemanlara yeni donatıların güvenle bağlanması açısından kritik bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu bağlantının doğru tasarlanması ve sahada kontrollü şekilde uygulanması, yapının hem taşıma kapasitesi hem de uzun vadeli performansı üzerinde belirleyici rol üstleniyor.
FIS RC II: Filiz Ekimi İçin Geliştirilmiş Kimyasal Dübel Çözümü
Bu çerçevede fischer, filiz ekimi uygulamalarına yönelik geliştirdiği çözümlerle bağlantı detaylarının mühendislik hesaplarıyla uyumlu ve öngörülebilir şekilde tasarlanmasını destekliyor. Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı ise fischer FIS RC II oluyor.
Filiz ekimi uygulamalarında güvenli, kontrollü ve uzun ömürlü performans sunmak üzere geliştirilen FIS RC II; çatlaklı ve çatlaksız betonda filiz ekimi uygulamaları için Avrupa Teknik Değerlendirmesi (ETA) kapsamında tanımlı bir sistemdir. Bu kapsam, ürünün farklı beton koşullarında kullanılmasına ilişkin performans sınırlarının teknik olarak belgelendiğini ortaya koyar.
Sistem, donatı ile beton arasında güvenli aderans sağlayarak yüklerin kontrollü şekilde aktarılmasına imkân tanır. Bu sayede, özellikle taşıyıcı sistem sürekliliğinin yeniden kurulduğu detaylarda bağlantı davranışının tasarım öngörüleriyle örtüşmesine katkı sağlar.
Sismik Onay, Geniş Donatı Aralığı ve Uzun Hizmet Ömrü
FIS RC II’nin sismik onaylı filiz ekimi performansı, özellikle deprem etkilerinin dikkate alındığı projelerde önemli bir güvenlik katmanı oluşturuyor. 8–40 mm arası donatı çaplarına uyumlu yapısı, farklı proje ölçeklerinde ve detay çözümlerinde esneklik sağlıyor. Tozsuz delme uygulamalarıyla uyumluluğu ise sahada hem iş güvenliğini hem de uygulama kalitesini destekliyor.
Hızlı kürlenme özelliği sayesinde bekleme sürelerini azaltan sistem, şantiye programlarının daha verimli yönetilmesine katkı sunuyor. 100 yıl hizmet ömrü hedefiyle geliştirilen FIS RC II, filiz ekimi uygulamalarında yalnızca kısa vadeli taşıma performansını değil; yapıların uzun yıllar boyunca güvenle kullanılmasını da odağına alıyor.
fischer Yenileme ve Güçlendirme Çözümleri
fischer, yenileme ve güçlendirme alanında mevcut yapı stokunun performansını artırmayı hedefleyen uygulamalara sabitleme çözümleri sunuyor. FIS RC II ile filiz ekimi uygulamalarında sağlanan hız ve güvenlik katkısı, yapıların güçlendirilerek depreme dayanıklı hale getirilmesine yönelik bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Deprem Sonrasında Asansörleri Bulut Tabanlı Teknolojiyle Uzaktan Analiz Ediyor
Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite alanında dünyanın öncü şirketlerinden TK Elevator (TKE), asansörlerin depremdeki rolünü yeniden tanımlıyor. TKE’nin ileri teknoloji çözümleri, depremde asansörü güvenli bir tahliye aracına dönüştürüyor.
Türkiye nüfusunun %70’inin deprem riski taşıyan şehirlerde yaşaması, binalardaki güvenlik standartlarını temel bir öncelik haline getiriyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan TK Elevator (TKE) Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, TKE’nin deprem sonrasında binalardan insan tahliyesini kolaylaştıran akıllı teknolojilerini paylaştı.
Akıllı Bina Mobilite Çözümlerine Olan İhtiyaç Artıyor
Türkiye’nin depremselliğine değinen Artuğ Özeren şu değerlendirmede bulundu: “Topraklarımızın %92’si deprem kuşağında yer alırken, nüfusumuzun %70’i bu riskle her an karşı karşıya olan bölgelerde yaşıyor. Ülkemizde şehirleşme hızı çok yüksek. TÜİK verilerinin ortaya koyduğu üzere nüfusun %93’ü şehirlerde yaşıyor. Şehir merkezlerindeki alan kısıtı ve artan maliyetler, dikey yapılaşmayı hızlandırırken, akıllı bina mobilite çözümlerine olan ihtiyacı artırıyor. Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite çözümleri alanında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak, deprem riskinin ve şehirleşme hızının yüksek olduğu ülkemizde kentsel hareketliliği güçlendiren, insanların güvenli erişimini ve yaşam kalitesini artıran yenilikçi teknolojiler geliştiriyoruz.”
Depremde Saniyeler İçinde Tahliye
TKE’nin sismik sensör teknolojisi, depremin ilk dalgalarını algılayarak asansörü anında en güvenli kata yönlendiriyor. Sistem, yolcuların saniyeler içinde tahliyesini sağlarken, önleyici mekanik korumalar sayesinde asansörün yapısal bütünlüğünü muhafaza ediyor. Bu teknoloji, afet sonrası oluşabilecek yüksek maliyetli onarımların ve uzun süreli devre dışı kalma durumlarının önüne geçiyor.
Deprem Sonrası Dijital Check-Up
Deprem sonrası binaların hızla işlevsellik kazanması, özellikle hastaneler, oteller, iş merkezleri ve yüksek katlı konutlar için hayati önem taşıyor. TKE’nin bulut tabanlı Iot platformu MAX, sismik bir olay sonrası teknik bir ekibin binaya ulaşmasına gerek kalmaksızın asansörün durumunu uzaktan analiz edebiliyor. Yapay zeka destekli bu dijital denetim, sistemin güvenli olup olmadığını tespit ederek, kontrollü ve hızlı bir şekilde yeniden devreye alınmasına olanak sağlıyor.
EOX ile Akıllı Kentsel Dönüşüm
Kentsel dönüşümle yenilenen projelerde EOX platformu ile yapım hızı ve enerji verimliliğinin yanı sıra deprem güvenliğini de artırdıklarını belirten Özeren, sözlerini şöyle tamamladı:
“Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede asansörler yapı güvenliğinin merkezinde yer alan kritik bir bileşendir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapım hızını artıran ve ileri teknolojiyi enerji verimliliğiyle buluşturan EOX gibi çözümlerimizle, binaları afet anında hızlı tepki veren akıllı sistemlerle donatıyoruz. Temel hedefimiz, Türkiye’nin yenilenen ve modernizasyonla güçlendirilen yapılarında, sismik güvenliği dijitalleşme ile birleştirerek bir güvenlik standardı haline getirmek.”
Son Yazılar
- Enerji Dönüşümünde Güçlü Adım: Baymak’tan Sürdürülebilir Büyüme Hamlesi Nisan 17, 2026
- Kentsel Dönüşümde Hız ve Performans: Aynı Anda Mümkün Nisan 17, 2026
- Enerji Verimliliğiyle Geleceğin Yapılarını İnşa Ediyor Nisan 17, 2026
- Kentsel Dönüşümde Güvenli ve Sürdürülebilir Yapılar: Su, Isı ve Yangın Yalıtımında Yeni Standartlar Nisan 17, 2026
- Çatı ve Cephe Sistemlerinde Yeni Dönem: Güvenlik, Performans ve Sürdürülebilirlik Nisan 17, 2026
- Dış Cephede Bahar Mesaisi Başladı: Binanızı Nucleus ile Geleceğin İklimine Hazırlayın! Nisan 17, 2026
- fischer, Kimyasal Dübel FIS RC II ile Filiz Ekimi Uygulamalarında Uzun Ömürlü Güvenlik Sunuyor Nisan 16, 2026
- TKE’den Akıllı Teknolojiler Nisan 16, 2026
- TERA PORTFÖY YÖNETİM A.Ş. BİRİNCİ PROJE GYF İLE GAYRİMENKUL PROJE GELİRİNE ORTAK OLMA İMKANI Nisan 16, 2026
- İHLAS GAYRİMENKUL’ÜN ISPARTAKULE’DEKİ YENİ PROJESİ BİZİM EVLER 12 SATIŞA ÇIKTI Nisan 16, 2026
- Deprem Güçlendirmede Hafif Ama Güçlü: Kompozit Teknolojiler Nisan 16, 2026
- Yalıtım, Depreme Karşı Sessiz Güç: İzocam’dan Hayati Uyarı Nisan 16, 2026
- Depreme Karşı Sadece Bina Değil, Zemin de Güçlenmeli Nisan 16, 2026
- Depreme Dayanıklı, Sürdürülebilir ve Yüksek Performanslı Yapılar İçin Baumit Çözümleri Nisan 16, 2026
- Depreme Karşı Akıllı Çözümler: Güvenli Yapılar İçin Entegre Cephe ve Yalıtım Sistemleri Nisan 15, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










