GENEL
Türkiye Hazır Beton Birliği 2024 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu
Yayınlandı
10 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
-Hazır beton sektörünün 2024 yılında üretim hacmi olarak %9,2 oranında büyüdüğü tahmin ediliyor
-Depremden etkilenen bölgelerde süren inşaat faaliyetleri sektörel büyümenin ana etkenidir
-Türkiye, hazır beton üretiminde Avrupa lideri olmaya devam ediyor
-Hazır betonun yapı maliyetine etkisi yaklaşık %8’dir
-Hazır betonun karbon ayak izi düşme eğilimindedir
-Geçmişte yapılan hatalardan ders çıkararak geleceği planlamalıyız
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), ülkemiz ekonomisine önemli katkılar sunan hazır beton sektörünü 2024 yılı özelinde kapsamlı olarak analiz eden “Hazır Beton Sektör Raporu”nu yayımladı. Raporda, 2025 yılına dair beklentilerimizin, ekonomik dalgalanmalara rağmen sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak yönleri vurgulanıyor. Çevre dostu beton kullanımının artması, dijitalleşme ve akıllı teknolojilerin entegrasyonu, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi gibi konular, sektörün gelecekteki yol haritasında öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Hazır beton sektörünün 2023 yılı verilerine göre 200 milyar Türk lirasına yaklaşan cirosu, 45 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 119 milyon metreküplük üretimiyle Türkiye ekonomisi ve inşaat sektörü açısından çok önemli olduğunu gösteren Rapor, Türkiye’nin hazır beton üretiminde Avrupa’da lider ülke konumunu sürdürdüğünü ortaya koydu.
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Merkez Bankası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verileri ile THBB üyelerinin, THBB dışındaki üreticilerin ve tedarikçilerin sağladığı bilgiler ışığında hazırlanan 2024 yılı “Hazır Beton Sektör Raporu”nu yayımladı. Rapor, Türkiye ekonomisi, inşaat sektörü ve hazır beton sektörüne yönelik detaylı analizler, değerlendirmeler ve projeksiyonlar içeriyor.
İnşaat sektörü aktif olarak büyümeye devam ediyor
Türk inşaat sektörü, ülke ekonomisinin lokomotiflerinden biri olup, geniş bir istihdam alanı yaratması ve büyük ölçekli yatırımları desteklemesi açısından kritik bir rol oynamaktadır. Konut inşaatı, altyapı projeleri, endüstriyel yapılar ve yurtdışındaki müteahhitlik hizmetleri gibi geniş bir yelpazeye yayılan sektör, aktif olarak büyümeye devam etmektedir.
İnşaat sektörü, 2024 yılı itibarıyla 2 milyonu aşan istihdamı ile yaklaşık 250 yan sektörü doğrudan ve dolaylı bir şekilde etkilemektedir. İnşaat faaliyetleri sırasında malzemelerin üretimi, taşımacılık, mühendislik ve mimarlık hizmetleri, finans, sigortacılık gibi birçok sektör etkilenmektedir.
2011-2017 yılları arasında inşaat sektörü bileşik yıllık %10 büyürken; 2018-2022 yılları arasında sürekli küçülmüştür. 2023 yılındaki belirgin büyüme 2024 yılında da devam etmiş ve %9,3 ile son yedi yılın en yüksek büyüme oranı yakalanmıştır. Bunda deprem bölgesindeki inşaat aktivitelerinin rolü yüksektir.
Konut stokunun azalmasını sağlayacak veri ilk el konut satışlarıdır
Konut satışları, bir ülkenin ekonomik sağlığını gösteren önemli göstergelerden biridir. 12 yıllık süre içinde toplam konut satışları 2020 yılında rekor seviyeye ulaşmıştır. 2024 yılında konut satışları açısından zirveye oldukça yakın bir performans görülmüştür. Son beş yılın en yüksek ilk el konut satışı 2024 yılında gerçekleşmiştir. Yaklaşık 1,5 milyon konut satışı, %10,7 ipotek oranı ile gerçekleşmiştir. İpotekli satış oranının önceki yıllara oranla oldukça düşük bir seviyede gerçekleşmesine rağmen ilk el konut satışlarının artması sektör adına olumlu bir gelişmedir. Özellikle kredi faizlerindeki anlamlı düşüş sonrasında konut sektörünün önünün oldukça açık olması beklenmektedir.
İnşaat sektöründe canlanmaya neden olacak, konut stokunun azalmasını sağlayacak ve gelecek adına motivasyon oluşturacak olan veri, ilk el konut satışlarıdır. Bu nedenle inşaat sektörünü değerlendirmek için bu veriye odaklanmak daha isabetli analizler yapılmasını sağlamaktadır.
Türkiye, hazır beton üretiminde Avrupa lideridir
Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 37 yıldır çalışan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), kalite, çevre, sürdürülebilirlik, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarıyla inşaat, hazır beton ve ilgili sektörlerin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Hazır beton sektörü, 2023 yılı verilerine göre 200 milyar Türk liralısına yaklaşan cirosu, 45 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 119 milyon metreküplük üretimiyle Türkiye ekonomisi ve inşaat sektörü açısından çok önemli bir yerde duruyor. Avrupa Hazır Beton Birliğinin (ERMCO) 2023 yılı verilerine göre AB üyesi bütün ülkelerin toplam üretim miktarı 239 milyon metreküp iken, Türkiye tek başına 119 milyon metreküp beton üretmiştir. Bu üretim miktarıyla Türkiye, AB ülkeleri arasında birinci ülke konumunda yer alıyor. Hazır beton sektörünün, inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine sağladığı büyük katkı, inşaat sektörünün en temel kolu olduğunu gösteriyor.
Hazır beton sektörünün 2024 yılında %9,2 oranında büyüdüğü tahmin ediliyor
Hazır Beton Sektörü Raporu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “1988 yılında faaliyetine başlayan Türkiye Hazır Beton Birliği, kuruluşundan bu yana sektörel verilerin kaynağı olmuştur. Raporumuza göre hazır beton sektörünün 2017 yılına kadar istikrarlı bir büyüme trendi gösterdiği ve 2017 yılında yıllık 115 milyon m3 üretim ile zirveye ulaştığı görülmektedir. 2018 yılında inşaat sektörünün daralması ve 2019 yılında da bunun devam etmesi ile keskin bir düşüş yaşanmıştır. 2019 yılındaki üretim değeri ile 10 yıl geriye dönülmüştür. 2021 yılında ise kayda değer bir artışla 105 milyon m3 seviyesine çıkılmıştır. 2022 yılında sektör bir önceki yıl ile aynı performansı sergilemiştir. 2023 yılında 119 milyon m3lük, 2024 yılında ise 130 milyon m3lük üretim ile peş peşe tarihsel rekorlar kırılmıştır.” dedi.
Hazır betonun yapı maliyetine etkisi yaklaşık %8’dir
Hazır betonun yapı maliyetine etkisi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Bir yapıda hem hacim hem de ağırlık olarak en fazla kullanılan yapı malzemesi olan hazır beton, inşaatın en önemli bileşenlerinden birisidir ve toplam maliyet üzerinde sınırlı bir etkisi bulunur.” dedi.
2018 – 2025 yılları arasında hazır betonun yapı maliyetine etkisi %6,7 ila %9,9 arasında değiştiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Ortalama olarak etki, %8 olmuştur. Elbette bu oranın yapı türüne, beton cinsine, kaba/ince inşaat maliyet oranına göre değişmesi beklenmektedir ancak yine de konutlar kapsamında bu oranın büyük bir değişiklik göstermesi beklenmemektedir. Raporda 2025 yılı verileri kullanılarak hazır beton fiyatındaki (rayiç fiyat) değişimin yapı maliyetine etkisi görülmektedir. Hazır beton fiyatında %10’luk bir artış ortalama yapı maliyetine yaklaşık olarak %0,8 oranında etki yapmaktadır.” şeklinde konuştu.
Geçmişte yapılan hatalardan ders çıkararak geleceği planlamalıyız
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Deprem sonrasında yapılan incelemeler, yapı malzemesi seçiminden denetim süreçlerine kadar çeşitli aşamalardaki eksikliklerin ne yazık ki büyük kayıplara yol açtığını gözler önüne sermiştir. Artık geçmişteki ihmalleri tekrar etmeden, daha güvenli bir geleceği inşa etmek zorundayız. Beton kalitesinin yapı güvenliğinde vazgeçilmez bir unsur olduğu aşikârdır ancak kaliteli beton kullanımı tek başına yeterli değildir. Etkin denetim mekanizmalarının işletilmediği ve mühendislik ilkelerine uygun tasarımların yapılmadığı durumlarda, güvenlik hedeflerinden uzaklaşıldığı bu felakette üzücü bir şekilde görülmüştür. Ayrıca zemin etütlerinin dikkate alınmaması ve yerel koşullara uygun tasarımlar yapılmaması, binaların performansını olumsuz etkileyerek yıkımlara zemin hazırlamıştır.” dedi.
Depremin ardından bölgede yapılan incelemelere dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Yüksek dayanımlı ve standartlara uygun hazır betonun kullanıldığı yapılar ile zayıf malzeme ve tekniklerle ve özellikle 2000 yılı öncesi ilkel yöntemlerle hazırlanan beton ile inşa edilen yapılar arasındaki farkı net bir şekilde göstermektedir. Depreme karşı daha güvenli yapıların inşası için çevresel etkilere uygun C30/37 ve üzeri dayanım sınıfındaki betonların kullanımı gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu acı deneyimden çıkarılması gereken dersler doğrultusunda: Deprem Yönetmeliği’ne tam uyum sağlanmasını; hazır beton üretiminde ve denetiminde kalite standartlarının titizlikle korunmasını: kamu, özel sektör ve akademik çevrelerle iş birliği yapılarak yapı denetiminin iyileştirilmesini; farkındalık artırıcı eğitim ve bilgilendirme çalışmalarıyla toplumda bilinç oluşturulmasını öneriyoruz.” dedi.
Sektörel bilgi birikimi ve deneyimi ile güvenli yapılaşma hedeflerine ulaşılması adına çalışmalarını sürdüreceklerini vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Bu felaketin tekrarlanmaması için geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarmalı ve bu farkındalıkla geleceği planlamalıyız. Geleceğimizi şekillendiren her yapıda insan hayatını ön planda tutarak daha sağlam ve dayanıklı şehirler kurma hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz.” dedi.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
İZODER’DEN 6 ŞUBAT’IN YIL DÖNÜMÜNDE ÖNEMLİ HATIRLATMA
Yayınlandı
3 gün önce-
Şubat 6, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Su yalıtımı binaların depreme karşı korunması için hayati öneme sahip
İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem faciasının yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, başta deprem bölgesi olmak üzere ülke genelinde yeniden yapılaşmada “güvenli bina” kavramını benimsemek gerektiğinin altını çizdi. Eruslu, “6 Şubat’ta depremin değil yanlış yapılaşmanın ölümlere yol açtığını acı bir şekilde gördük. Başta deprem bölgesi olmak üzere ülkemizde yapılan her binada güvenli, sağlıklı ve konforlu bir yapılaşma anlayışına ihtiyacımız var. Depreme karşı dayanıklı ve uzun ömürlü binalar için temelden çatıya doğru yapılmış su yalıtımı uygulaması hayati önem taşıyor” dedi.
Ülke olarak yüreklerimizde derin izler bırakan 6 Şubat deprem felaketinden çıkarılması gereken en önemli dersin güvenli yapılaşma olduğunu belirten İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, tüm yeni binaların ülkemizin deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak zemine uygun, kaliteli malzemelerle ve mevzuatlar dahilinde projelendirilip inşa edilmesi, su yalıtımıyla korozyona karşı koruması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Binaların en büyük düşmanı olan korozyona karşı bir kalkan görevi gören su yalıtımının, binaların sağlam şekilde ayakta kalması noktasında hayati öneme sahip olduğunu unutmamalıyız. Türkiye’deki yapı stoku ağırlıklı olarak betonarme binalardan oluşuyor. Betonarme yapı sistemlerinin en zayıf noktalarından biri ise suya karşı olan hassasiyetleridir. Yağmur, kar, yeraltı suları, zeminde yer alan nem, mutfak, banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerdeki su kaçakları, binanın inşa edildiği zeminde bulunan basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle binalar sürekli olarak suya maruz kalabilir. Suyun taşıyıcı yapı elemanlarına nüfuz etmesi, betonun içindeki demirin paslanmasına yani korozyona neden olur. Korozyon ise yapının yük taşıma kapasitesini azaltır. Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Erdoğdu’nun yaptığı araştırma; suya maruz kalan bir donatının 5 yılın sonunda taşıma kapasitesinin yüzde 50’sini, 15 yılın sonunda yüzde 90’ını, 24 yılın sonunda ise tamamını kaybettiğini ortaya koyuyor. Yani herhangi bir deprem ya da dış etken olmadan bile sadece donatı korozyonu ile bir yapının çökmesi söz konusu. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından yapılan incelemeler sonucunda, yüzde 79’u hasarlı bulunan 55 bin 651 konut ve iş yerinin yüzde 64’ünde korozyon tespit edilmişti. Su ve ısı yalıtımının binaların düşmanı olan korozyona karşı kalkan görevi görerek binaları koruduğunu unutmamalıyız. Ancak zemin şartlarına göre tekniğine uygun bir şekilde kaliteli malzemeler ile inşa edilmiş ve yalıtımla korozyona karşı korunmuş binalar sağlam bir şekilde ayakta kalabilir.”

İstanbul’da olası depremde 194 bin bina risk altında!
7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 17’sinin (yaklaşık 194 bin bina) orta ve üstü seviyede hasar göreceğinin tahmin edildiğini dile getiren Eruslu, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan ‘İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi’ raporunda yer alan sonuçlar, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor: 7,5 büyüklüğündeki senaryo depreminde İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 26’sının hafif, yüzde 13’ünün orta, yüzde 3’ünün ağır ve yüzde 1’inin çok ağır hasar görmesi bekleniyor. Buna göre ağır ve çok ağır hasarlı binaların yıkılıp tekrar yapılması gerektiği ortaya çıkıyor. Öte yandan orta hasarlı binaların da onarım yerine yıkılıp yeniden inşa edilmelerinin çoğunlukla daha uygun olduğuna işaret ediliyor. Durum böyleyken bir an önce Türkiye genelinde mevcut bina stokunun incelenmesi, güvenli hale getirilebilecek binaların ve güvenli olmayan binaların tespit edilmesine ihtiyaç var. Yeterli dayanıma sahip olan güvenli binaların güçlendirilmesi, güvenli olmayan binaların ise kentsel dönüşüme tabi tutulması ve yeniden inşa edilmesi hayati önem taşıyor” diye konuştu.
Su yalıtımı ile binaların ömrünü uzatmak mümkün
Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin 2018 yılında yürürlüğe girmesi ile su yalıtımının zorunlu bir uygulamaya dönüştüğünü belirten Emrullah Eruslu, “Doğru yapılmış su yalıtımı ile suyun yapılara nüfuz ederek zarar vermesini önleyebiliriz. Binanın doğrudan suya maruz kalan çatı, temel, ıslak hacim gibi bölgelerinde uygulanacak su yalıtımı ve halk arasında terleme olarak bilinen yoğuşmayı önleyen ısı yalıtımı uygulamalarının doğru ve eksiksiz yapılması ile binalarımızı depreme karşı koruyabiliriz. Ülkemizde ortalama bina ömrünün 30 yıl olduğunu görüyoruz ancak bir binanın ömrü en az 80-100 yıl olmalı. Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2018’den itibaren inşa edilen ve zorunlu olarak su yalıtımı yapılan bina sayısı toplam yapı stokunun sadece yüzde 5-5,5’ini oluşturuyor. 10 milyon’un üzerinde bina, 30 milyonu aşan hanenin bulunduğu ülkemizde bu düşük oranlardaki su yalıtımı uygulaması maalesef güvenli bina noktasında zayıf bir yerde durduğumuzu gösteriyor. Uzun yıllar boyunca güvenli barınma sağlayacak binalar için zemin etüdünün doğru yapılması, yapının tekniğine uygun olarak tasarlanması, iç ve dış etkenlerden yalıtım ile korunması ve bütün süreçlerin yine tekniğine uygun şekilde denetlenmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyoruz” diye konuştu.
GENEL
SUDER Başkanı Selahattin Özüpek: “Deprem Dirençli Yapılar İçin Su Yalıtımı Hayati Bir Zorunluluktur”
Yayınlandı
3 gün önce-
Şubat 6, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Selahattin ÖZÜPEK / SUDER Yönetim Kurulu Başkanı
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminin yıldönümünde toplam 11 ilde etkisini gösteren büyük depremin yaralarını halen sarmaya çalışıyoruz. Kaybettiğimiz on binlerce vatandaşımız, telafisi mümkün olmayacak maddi-manevi kayıplarımız da yıkıcı depremin trajik boyutunu oluşturuyor.
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremi resmi verilerine göre,
- 50.783 can kaybı
– 115.353 yaralı
- 37.984 yıkılan bina
- 1.895.348 binada hasar
- 303.455 acil yıkılacak bina
- 103,6 milyar dolar maddi zarar tespit edilmiştir. Ancak zaman geçtikçe tüm bilançonun öngörülemeyecek şekilde katlanarak arttığını da dikkate almak gerekir.
Türkiye yüzölçümünün % 96’sı, nüfusunun % 99’unun deprem riski altında olması, beşeri ve ekonomik faaliyetler açısından depremin önemini artırmaktadır. Bu açıdan kayıpsız olarak ya da minimum kayıplarla olası süreçleri yönetmemiz gerekiyor. Bu gerçeği en başta gelişmişliğin göstergesi olarak kabul etmemiz gerekiyor.
Metodolojisine uygun olarak ve temel mühendislik yaklaşımlarıyla imal edilmiş bir yapının ‘güvenli yapı – deprem dirençli yapı’ olarak nitelik kazanmasında su yalıtımı uygulamalarının önemini her firsatta dile getiriyoruz. Ülkemizde su yalıtımı – deprem güvenliği ilişkisi güncelliğini mutlaka korumalıdır. ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği’ ile kapsam altına alınmış ve yasal bir zorunluluk olan su yalıtımı, yapıların ayrılmaz bir parçası ve tamamlayıcısıdır.
Doğru su yalıtımı için;
- Uygulama için doğru zaman
- Standartlara ve yönetmeliğe uygun ürün
- Ürünün uygun koşullarda şantiyede depolanması (hava, iklim ve çevresel koşullar)
- Detay çözümü
- Ürünün tekniğine uygun olarak uygulanması (kalifiye ve nitelikli işçilik)
- Yalıtım katmanının korunması ve sonraki katmanların oluşturulması
- Bekleme süresinin gözetilmesi ve test edilmesi
- İşin teslimi
- Garanti prosedürünün işletilmesi (yanlış algılara ve olmayacak beklentilere mahal vermeyecek garanti kapsamı, kanuni süreç ya da ilgili birim fiyatlara fark işletilerek garanti sürecinin reel olarak uzatılabilmesi) parametrelerini gözetmek gerekir. Geleneksel su yalıtımı anlayışından soyutlayarak yukarıda yer verdiğimiz temel parametreler, su yalıtımını tekniğine ve amacına uygun olarak yapabilme anlamı taşır.
Bu vesileyle, sektörümüz açısından depreme karşı verebileceğimiz mücadeleye ışık tutarken, benzer ve büyük acılara muhatap olmamayı arzu ediyoruz. Kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
GENEL
RMA Holding, Yatırımları ile Türkiye’ye Değer Katmaya Devam Ediyor!
Yayınlandı
4 gün önce-
Şubat 5, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
RMA Holding yatırımıyla Bodrum’da hayata geçirilen, dünyaca ünlü İtalyan moda evi Missoni imzalı Montes by Missoni projesi vizyonu, yatırım değeri ve iş birliği modeli ile dünyada örnek bir proje olma yolunda ilerliyor.
Gayrimenkul geliştirme, turizm ve yeme-içme sektörlerinde Türkiye’nin öncü kuruluşlarından biri olarak, Avrupa’ya uzanan büyüme vizyonuyla dikkat çeken RMA Holding, grup şirketi RMA Development çatısı altında, uluslararası standartlara uygun, sürdürülebilir ve estetik açıdan özenle tasarlanmış projelere imza atmaya devam ediyor. Bodrum ve İstanbul gibi seçkin lokasyonlardaki prestijli yatırımlarıyla tanınan RMA Holding, yenilikçi yaklaşımı ve yüksek nitelikli iş birlikleriyle sektöre yeni bir bakış kazandırıyor. Bu birikim ve uzmanlık, Montes by Missoni projesine de ilham veriyor.
2009 yılında temelleri atılan RMA Holding’in gayrimenkul yatırımları ile başlayan gelişimini önce Yeme-İçme sektöründe global markaların Türkiye’ye kazandırılması ve bunlara ilişkin operasyonların genişletilmesi izledi. RMA Holding, Yeme-İçme ve Eğlence Sektörlerinde Cozy, Fauchon Paris, Club Alice, Mathilda’s, OPA Bodrum ve Sakhalin gibi yatırımlarıyla büyürken, gayrimenkul ve inşaat alanlarında da Beşiktaş, Kağıthane ve Kemerburgaz’da kentsel dönüşüm ve gayrimenkul geliştirme projelerinin yanı sıra İzmir Aliağa Radisson Otel ve Yalıkavak Marina’nın yapımında rol aldı. Holding, bu ivmenin en yeni üyesi olan Bodrum Yalıkavak’ta yer alan Montes by Missoni Projesi, Atina’da yapımına başladıkları otel projesi ve geliştirmesi devam eden 3 yeni projesi ile büyümesini sürdürüyor. Şirketler, 2020 yılından beri RMA Holding çatısı altında İnşaat&Gayrimenkul, Otelcilik ve Yeme-İçme&Eğlence alanlarında ülkemize değer yaratma hedefiyle faaliyetlerine devam ediyor.




RMA Holding adına RMA Development Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Ersül, RMA Holding’in faaliyet gösterdiği 3 ana sektör ve grubun yeni göz bebeği dünyaca ünlü İtalyan moda evi Missoni imzalı Montes by Missoni projesi hakında bilgi verdi. RMA Holding Yönetim Kurulunun belirlediği stratejiler doğrultusunda ve ilgili tepe ve birim yöneticilerinin idaresinde 500’ün üzerinde çalışanıyla operasyonlarını sürdürmekte olduklarını ileten Mehmet Ersül; “Özellikle pandemi sonrası sürekli artan yurtiçi ve yurtdışı yatırım hacmimiz ile toplam varlıklarımızda ve cirolarımızda %300’lük bir artış yakalamış bulunuyoruz. İnşaat&Gayrimenkul, Otelcilik ve Yeme-İçme&Eğlence alanlarında ülkemize sürdürülebilir bir katma değer sağlamak en büyük amacımız. En son hayata geçirdiğimiz başta Cozy olmak üzere Yeme-İçme sektöründeki yatırımlarımızın hem gördüğü ilgiden hem de Yeme-İçme sektörü ciro payımıza olan katkısından son derece memnunuz. Bu alandaki büyümemiz yeni global işbirliklerimiz ile devam edecek. Gayrimenkul geliştirme alanında da benzer bir etkiyi özellikle Montes by Missoni projemiz ile yakalamış olmanın heyecanı içindeyiz.” diye belirtti.
Faaliyet gösterdikleri tüm sektörlerde yurtiçinde ve yurtdışındaki fırsatları titizlikle analiz ederek müşterileri için kalıcı değer yaratmayı hedeflediklerini ileten Ersül; “Grup olarak önem verdiğimiz konulardan biri global marka işbirliklerimiz. Yaptığımız işlerde ana stratejimiz ekonomik altyapısı güçlü, sürdürülebilir, müşterilerine hem güven veren hem de değer katan işletmeler olarak ilerlemek. 2026 yılında başta gayrimenkul geliştirme ve yeme-içme olmak üzere önemli oranda ciro artışları yakalamamız mümkün görünüyor. Kısa-orta vadede yapmayı planladığımız başta İstanbul, İzmir ve Bodrum olmak üzere, Körfez Bölgesi, Avrupa ve Amerika yatırımları ile hedefimiz mevcut büyüklüğümüzü 4-5 kat arttırmak.” diye de ekledi.
RMA Holding güvencesiyle hayata geçirilen Montes by Missoni projesi…
Montes by Missoni Projesi, Missoni Markası’nın gayrimenkul geliştirme alanında global işbirlikleri ile hayata geçirdiği Dubai, Marbella ve Miami projelerini takiben Lizbon ve Toronto’daki yeni yatırımlarla birlikte şimdi ilk kez Türkiye’de, Bodrum, Yalıkavak’tamarkanın seçkin uluslararası destinasyonları arasına katılılıyor.Missoni’nin yaratıcı evreni, yalnızca moda dünyasında değil, yaşam alanlarında da benzersiz bir iz bırakıyor.
RMA Holding yatırımı ile Bodrum’un eşsiz doğasında dünyaca ünlü Missoni markasının özgün gustosu ve tasarım diliyle şekillenen proje, markanın kreatif direktörü Alberto Caliri’nin imzasını taşıyan özel tasarımlarla hayat buluyor. Proje, toplam 53 özel rezidanstan oluşurken; 3 ya da 4 yatak odalı villalar ile 1 ila 5 odalı ünite seçenekleri sunduğu farklı yaşam tarzlarına hitap eden prestijli bir konut deneyimi vadediyor. Dokunduğu her bireyi evinin konforunda özel hissettirmeyi ve onlara verdiği değeri her adımıyla gösterebilmeyi amaçlayan RMA Holding, Montes by Missoni projesiyle, dünya çapında en önemli lüks seyahat rotalarından Bodrum’da, RMA Holding ve Missoni vizyonlarının birleştiği bir yaşam merkezi ile değer katmayı hedefliyor. Lüks, rafine ve ayrıcalıklı bir yaşam tarzı sunma prensibiyle hayata geçirilen projede yaşam 2027 yazında başlayacak.
Global ölçekli, farklı coğrafyalarda yer alan projeler…
RMA Holding, ayrıca uzun süredir devam ettirdiği gayrimenkul geliştirme, inşaat ve otelcilik alanlarındaki operasyonlarını farklı coğrafyalara da taşımak ve büyümesini güçlendirmek için Birleşik Arap Emirlikleri’nde ve Avrupa genelinde yeni şirketlerinin de kuruluş işlemlerini devam ettiriyor. Bugün için yurtdışı faaliyetlerinin toplam ciro içindeki payı daha kısıtlı kalmakla birlikte, Yunanistan Atina’daki otel yatırımıyla başlamak üzere kısa sürede bu payı %50’ler seviyesine getirmeyi hedefliyor. Holding çevresel ve toplumsal etkileri gözetme hassasiyetiyle uzun vadeli stratejileri şekillendiriyor, değer yaratma vizyonlarının en önemli adımının geleceği korumak olduğuna inanıyor.
Son Yazılar
- İZODER’DEN 6 ŞUBAT’IN YIL DÖNÜMÜNDE ÖNEMLİ HATIRLATMA Şubat 6, 2026
- SUDER Başkanı Selahattin Özüpek: “Deprem Dirençli Yapılar İçin Su Yalıtımı Hayati Bir Zorunluluktur” Şubat 6, 2026
- RMA Holding, Yatırımları ile Türkiye’ye Değer Katmaya Devam Ediyor! Şubat 5, 2026
- Hasmer Konya Ağır Ticari Araç Müşterilerine Özel Tesisinde Hizmete Başladı Şubat 5, 2026
- DAIKIN TÜRKİYE, THE ONE AWARDS’TA BEŞİNCİ KEZ “YILIN İTİBARLISI” SEÇİLEREK BÜYÜK ÖDÜLÜ KAZANDI Şubat 5, 2026
- Wilo Next Generation Programı Yeni Nesil Liderlerini Mezun Etti Şubat 5, 2026
- SPOINT İnşaat 2026’da güçlü mühendislik ve hızlı mobilizasyon ile büyüme hedefliyor Şubat 4, 2026
- Form Şirketler Grubu’nun eğitime uzanan eli, TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimi ile çok sayıda çocuğun hayatına dokundu Şubat 4, 2026
- İŞ DÜNYASININ PRESTİJLİ ADRESİ KRİSTAL KULE’DE TESLİMLER BAŞLADI Şubat 4, 2026
- Aluform Pekintaş ve Kimpur’dan sürdürülebilir bir gelecek için güçlü iş birliği Şubat 4, 2026
- IC İçtaş İnşaat, Suudi Arabistan’ın En Büyük Yatırımlarından Birini Tamamladı Şubat 4, 2026
- Nippon Paint-Betek, Dijital Dönüşüm Yolculuğuna SAP S/4HANA Private Cloud ile Hız Verdi Şubat 4, 2026
- Yalıtım, Avantajlı Konut Kredilerinin Anahtarı Oldu Şubat 4, 2026
- Başak Akkoyunlu Design’dan Çeşme’de Hacimsel Zenginliği ve Modern Estetiği ile Dikkat Çeken Villa Tasarımı: Casa Uva Şubat 3, 2026
- YATIRIMLAR ODAĞINDA RÜZGAR EKOSİSTEMİNDE AR-GE YAKLAŞIMI: SORUNLAR, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ Şubat 3, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL1 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi









