Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı: “Yepyeni bir ekonomik düzen kuruluyor. Öncelikli çözüm verimlilik ve ölçek ekonomisi” - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı: “Yepyeni bir ekonomik düzen kuruluyor. Öncelikli çözüm verimlilik ve ölçek ekonomisi”

Yayınlandı

-

Tosyalı, yurt içinden gelen 200’den fazla iş ortağını Antalya’da bir araya getirdi. “Her Koşulda Verimlilik Her Adımda Sürdürülebilirlik” mottosuyla düzenlenen Tosyalı İş Ortakları Buluşması’nda konuşan Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı; “ Ülke olarak yeni dünya düzeninde güçlü bir ekonomi için çeşitli senaryolara hazırlık yapmamız gerekiyor. Bir yandan ölçeğimizi daha verimli kullanırken bir yandan da Ar-Ge’ye yatırım yapmaya odaklanmalıyız. Tosyalı olarak hedefimiz, dünyanın en büyük 20 çelik şirketinden biri olmak ve bunu muazzam bir verimlilikle başarmak. Bunun için odağında sürdürülebilirliğin olduğu nitelikli yeşil çelik üretiminin yanı sıra verimliliğimizi ve ölçeğimizi de artıran yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. Karbon salımını düşüren yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarına yönelmeyi sürdürüyoruz” dedi.

Türkiye’nin global demir-çelik üreticisi Tosyalı, Tosyalı İş Ortakları Buluşması’nı, yurt içinden gelen 200’den fazla iş ortağının katılımıyla Antalya’da gerçekleştirdi. 

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı: “Ülke olarak yeni dünya düzeninde güçlü bir ekonomi için çeşitli senaryolara hazırlık yapmamız gerekiyor.”

Tosyalı İş Ortakları Buluşması’nda konuşan Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Dünya son 5 yılda, önce pandeminin sonra da jeopolitik gerginliklerin etkisiyle küresel ekonomide dengelerin değişmeye başladığı bir süreçten geçiyor. Bunlara yaşlanan nüfus, iklim krizi, makro ekonomik dengesizlikler, küreselleşmeye bakışta olan değişimler ve yapay zeka ile birlikte ileri teknolojideki gelişmeler gibi genel eğilimleri de eklediğimizde dünyanın bir dönüşüm içerisinde olduğunu rahatlıkla görüyoruz. Büyüme dünyanın birçok bölgesinde istenen ve beklenen seviyede değil. Bu gelişmeler Türkiye ekonomisini de etkilemeye devam ediyor. Küresel ekonomideki değişimin bir yansıması olarak sanayinin çoğunda ve özellikle demir-çelik sektöründe Çin gerçeği ile yüzleşmeye devam ediyoruz. Çin’in üretim fazlası ve düşük maliyetli ürünleri, bizim gibi ülkelerin pazarlarına girmeye devam ederse, bu durum ekonomimizi daha da zorlayacak. Ülke olarak bu konuda çeşitli senaryolara hazırlık yapmamız gerekiyor. Bir yandan ölçeğimizi büyütürken bir yandan da buna paralel olarak verimliliğimizi artırarak rekabetçi fiyatlara nitelikli ürünler sunabilmemiz gerekiyor. Merkezinde sürdürülebilirliğin olduğu; ileri teknoloji, verimlilik ve ölçek ekonomisi ile şekillenecek bir ekonomi doğuyor. Sürdürülebilirliğin ana konularından biri verimlilik, bir başka deyişle daha az kaynak tüketerek daha fazla üretim yapmak. İşte yeni dönemin ana konusu bu olacak, tam da Tosyalı’nın iş yapış kültürü” dedi.

“Çin’e bile ihracat yapıyoruz, hedefimiz dünyada ilk 20”

Yurt içinde ve yurt dışındaki değişken koşullara rağmen kararlı bir şekilde üretimi artırmak için yıl boyunca çok çalıştıklarını dile getiren Fuat Tosyalı, “Bu yıl, sadece yurt içinde yaklaşık 6 milyon ton üretim yaptık. Ayrıca, Çin’e ilk kez ihracat gerçekleştirdik. 3 kıtada 40’dan fazla tesisimiz var. Yıllık toplam 15 milyon ton sıvı çelik üretim kapasitesine sahibiz. Türkiye’nin yanı sıra Cezayir, Libya, Angola, Senegal ve İspanya’da da global yatırımlarımız bulunuyor. Dünyanın en hızlı büyüyen demir-çelik şirketiyiz. 2022’de 78. sıradaydık, 2023’te 15 basamak birden yükselerek 63. sıraya yerleştik. Tabii ki bunları asla yeterli görmüyoruz. Bunun için de kendimize bir hedef koyduk; önümüzdeki 5 yıl içerisinde dünyanın en büyük 20 çelik şirketinden biri olmak ve bunu muazzam bir verimlilikle başarmak” dedi.

“Madenden nihai ürüne kadar her şeyi Tosyalı ekosisteminde çözümlüyoruz”

Tüm yatırımlarının merkezinde sürdürülebilirlik olduğunu, ölçek ekonomisi ve verimlilik yaklaşımıyla önümüzdeki dönemde kapasiteyi çok daha verimli kullanacaklarına değinen Fuat Tosyalı, “Ar-Ge’ye, ileri teknolojiye, döngüsel üretime, güneş ve hidrojen gibi temiz enerji kaynaklarına yatırımlarımız aralıksız devam ediyor. Bu yıl yeşil çelik markamız Tosyalı V-Green’in lansmanını yaptık ve dünya genelinden yoğun ilgi gördü. Dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olan “The ESG & Sustainability Awards” da Yılın Çevresel Ürün- ESG Kampanyası ödülünü kazandı. Ürün kalitemizi artırırken yeni tesislerimizle ürün çeşitliliğimizi de artırıyoruz. Madenden nihai ürüne kadar her şeyi Tosyalı evreni de diyebileceğimiz, kendi ekosistemimiz içerisinde A’dan Z’ye üretiyoruz.” dedi.

“Yeni yatırım ve satın almalarla demir-çelik üretim kapasitemizi artıyoruz”

Türkiye’nin nitelikli çelik ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayacak Tosyalı Demir Çelik İskenderun Tesisi yatırımını tamamladıklarını, tesisi verimlilik ve ölçek olarak da daha iyi bir şekilde çalıştırdıklarını, yurt içinde ve yurt dışında yeni yatırımlar ve satın almalarla nitelikli çelik üretim kapasitesini artırmaya devam ettiklerini dile getiren Fuat Tosyalı, “Türkiye’de bir süre önce gerçekleştirdiğimiz Baştuğ şirketlerinin satın alması ile yaklaşık 2 milyon ton sıvı çelik kapasitesi grubumuza katmış olduk. Baştuğ satın alması ile birlikte toplamda 15 milyon ton sıvı çelik üretim kapasitesine ulaştık” dedi.

“Cezayir’deki ikinci DRI tesisimiz %100 hidrojenle çalışabilme özelliğiyle dünyada ticari üretime başlayan ilk tesis oldu”

Yurt dışında, bütün Akdeniz Havzası ve Afrika’nın göz bebeği olan Tosyalı Cezayir Üretim Kompleksi’nde yatırımlara devam ettiklerini söyleyen Fuat Tosyalı,Burada geçtiğimiz yıl en yüksek teknolojiye sahip yeni bir DRI tesisi ve onun önünde 4 milyon ton/yıl kapasite ile yassı çelik üretecek haddehanelerin yapımına başlamıştık. Bu yatırımın slab üretim tesisini mayıs ayı itibarıyla faaliyete aldık. Aynı şekilde bu fazdaki ikinci DRI’ımızı da eylül ayında devreye aldık.  İkinci DRI tesisi hem doğal gaz hem de küçük bir modifikasyonla %100 hidrojenle çalışabilme özelliğiyle dünyada ticari üretime başlayan ilk tesis oldu. Bu yatırımla Tosyalı Algérie aynı tesiste 5 milyon tonun üzerine çıkan DRI üretim kapasitesiyle Avrupa ve Kuzey Afrika’yı kapsayan Akdeniz havzasındaki en büyük DRI üretim kapasitesine sahip oldu. Dünya’da doğal gazla üretilen DRI’ın %8’ini Tosyalı olarak tek başına üretiyoruz,  bu gerçekten muazzam bir ölçek ” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yaz aylarında artan gürültü, yaşam alanlarında akustik konfor ihtiyacını öne çıkarıyor

Yayınlandı

-

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre uzarken, trafik, komşu ve çevresel kaynaklı gürültülerin etkisi daha belirgin hale geliyor. Ses yalıtımı, ev ve sosyal yaşam alanlarında konforu ve yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar, insanların günün daha büyük bölümünü ev, ofis, kafe ve benzeri kapalı alanlarda geçirmesine neden oluyor. Bu durum, şehir yaşamının doğal bir parçası olan gürültünün daha yoğun hissedilmesine yol açıyor. Trafik, komşu daireler, bina içi hareketlilik ve çevresel ses kaynakları; yalnızca anlık rahatsızlık yaratmakla kalmıyor, yaşam alanlarının genel konforunu da doğrudan etkiliyor.

Gürültüye uzun süre maruz kalınması, dinlenme kalitesini düşürürken odaklanma ve günlük yaşam performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle modern yaşam alanlarında akustik konfor, yapı kalitesinin önemli bir parçası haline geliyor.

Binalarda doğru şekilde uygulanan ses yalıtımı çözümleri, dış ortamdan gelen seslerin iç mekânlara geçişini azaltırken, aynı zamanda daireler arası ses transferini de sınırlandırıyor. Böylece hem mahremiyet korunuyor hem de daha sakin, dengeli ve verimli yaşam alanları oluşturuluyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle öne çıkan ODE Yalıtım, ısı ve su yalıtımının yanı sıra akustik konforu da odağına alarak yapıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümler sunuyor.

“Akustik konfor, yaşam alanlarının görünmeyen ama en belirleyici unsurlarından biri”

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yaz aylarında kapalı alan kullanımının artmasıyla birlikte ses yalıtımının daha fazla önem kazandığını belirterek şunları söyledi: “Yaz döneminde yaşamın büyük bölümü iç mekânlarda geçiyor ve bu da sesin etkisini daha belirgin hale getiriyor. Dış ortamdan ya da bina içinden gelen gürültü, günlük yaşamın akışını doğrudan etkileyebiliyor. Ses yalıtımı, bu etkinin kontrol altına alınmasında kritik bir rol üstleniyor.”

ODE Yalıtım olarak hedeflerinin yalnızca teknik bir yalıtım çözümü sunmak olmadığını vurgulayan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, yaşam alanlarında konforu bütüncül şekilde ele alıyoruz. Ses yalıtımı da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Doğru çözümlerle gürültü etkisini azaltarak daha sakin, daha konforlu ve daha yaşanabilir mekânlar oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense Türkiye’nin Büyüme Yolculuğuna Güçlü Atama: Ticari Direktörlük Görevine Ekin Doğan Çomak Getirildi

Yayınlandı

-

Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojileri markası Hisense, Türkiye operasyonlarındaki yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Tüketici elektroniği sektöründe 25 yılı aşkın satış, pazarlama ve ticari yönetim deneyimine sahip Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak atandı.

2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki doğrudan operasyonlarını hayata geçiren Hisense, televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümesini sürdürürken, uzun vadeli hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda sektörün deneyimli yöneticilerinden Ekin Doğan Çomak, Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü olarak göreve başladı. Doğan, yeni görevinde Hisense Türkiye’nin satış ve pazarlama stratejilerine, ticari büyüme hedeflerine, kanal yapılanmasına ve iş ortaklarıyla geliştirilecek uzun vadeli iş birliklerine liderlik edecek. Aynı zamanda veri odaklı ticari stratejiler, yeni büyüme fırsatları ve yenilikçi kanal yönetimi yaklaşımlarıyla Hisense’in Türkiye’deki sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak, yeni göreviyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, dinamik tüketici yapısı, değişen beklentileri ve yüksek büyüme potansiyeliyle Hisense için stratejik öneme sahip bir pazar. Hisense’in küresel vizyonunu ve teknoloji gücünü, Türkiye pazarına ilişkin yerel bilgi birikimimiz ve tüketici içgörülerimizle buluşturarak kullanıcıların beklentilerine en uygun ürünleri ve marka deneyimini sunmayı hedefliyoruz. Güçlü iş ortaklıkları ve sürdürülebilir kanal yapılanmalarıyla televizyon ve iklimlendirme kategorilerindeki büyümemizi hızlandırırken, önümüzdeki dönemde genişleyecek ürün portföyümüzle Hisense deneyimini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı amaçlıyoruz. Uzun vadeli bakış açımız ve kullanıcı odaklı yaklaşımımızla, Hisense’in Türkiye’deki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sunacağımıza inanıyorum.”

Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ekin Doğan Çomak, 25 yılı aşkın profesyonel kariyeri boyunca teknoloji ve tüketici elektroniği sektörlerinde faaliyet gösteren global markalarda önemli başarılara imza atmıştır. Farklı ürün gruplarının pazara giriş stratejilerinin oluşturulması, marka konumlandırması, ticari büyüme planlarının geliştirilmesi ve satış-pazarlama organizasyonlarının güçlendirilmesi süreçlerine liderlik etmiştir.

Tüketici elektroniği ürünlerinin yanı sıra kurumsal çözümler alanında da kapsamlı deneyime sahip olan Çomak; kanal geliştirme, stratejik iş ortaklıklarının yönetimi, veri odaklı ticari planlama ve sürdürülebilir büyüme odaklı iş modellerinin oluşturulması konularında önemli katkılar sağlamıştır. Kariyeri boyunca birçok uluslararası liderlik programına katılan ve küresel ölçekte satış performansı, proje yönetimi ve en iyi uygulamalar alanındaki başarılarıyla çok sayıda ödüle layık görülen Çomak, farklı pazarlarda elde ettiği deneyim ve stratejik bakış açısıyla sektörün öne çıkan yöneticileri arasında yer almaktadır.

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Geleceğin şehirlerini görünmeyen altyapılar şekillendirecek

Yayınlandı

-

Artan nüfus, hızlanan kentleşme ve dijitalleşme, dünya genelinde yapılaşma hızını artırırken, şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını da yeniden şekillendiriyor. Konutlardan hastanelere, veri merkezlerinden üretim tesislerine kadar farklı kullanım alanlarında hayata geçirilen yeni projelerde artık yalnızca inşaat süreci değil, yapıların onlarca yıl boyunca nasıl işletileceği de proje başarısının önemli kriterleri arasında yer alıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı Altyapıda Yaşam Döngüsü Yaklaşımının Uygulanması (Implementing a Lifecycle Approach to Infrastructure) raporuna göre, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel yapı stoku yaklaşık iki katına çıkacak ve toplam 241 milyar metrekare yeni yapı inşa edilecek. Bu büyüme, yaklaşık her ay New York büyüklüğünde yeni bir şehrin dünya yapı stokuna eklenmesi anlamına geliyor. Rapor, 2050 yılına kadar ihtiyaç duyulacak altyapının dörtte üçünün ise henüz inşa edilmediğine dikkat çekiyor. [1]

Bu büyüme yalnızca daha fazla yapı üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve altyapı sistemlerinin uzun yıllar yüksek performansla çalışması da her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışı da değişiyor. Yapıların çevresel performansı kullanılan yapı malzemelerine ek olarak, kullanım ömrü boyunca ortaya koyduğu performansla birlikte değerlendiriliyor.

Yaşam döngüsü yaklaşımı öne çıkıyor
Dünya Ekonomik Forumu, altyapı yatırımlarında “yaşam döngüsü yaklaşımının” benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, yapıların tasarım ve inşaat süreçleriyle birlikte, işletme, bakım, onarım ve kullanım ömrü sonrasını da kapsıyor. Böylece ilk yatırım maliyetinin yanı sıra enerji tüketimi, bakım ihtiyacı, kaynak kullanımı ve uzun vadeli işletme performansı da yatırım kararlarının önemli bir parçası haline geliyor.

Yapıların uzun vadeli performansında mekanik altyapı sistemlerinin kritik rol oynadığını belirten Masdaf CEO’su Erhan Özdemir ise şunları söyledi: “Bugün bir yapının başarısı yalnızca mimarisiyle ya da kullanılan yapı malzemeleriyle ölçülmüyor. Yapının yaşamı boyunca enerji ve suyu ne kadar verimli kullandığı, bakım süreçlerinin ne kadar doğru planlandığı ve altyapı sistemlerinin ne kadar güvenilir çalıştığı da en az inşaat süreci kadar önemli. Önümüzdeki yıllarda bu yaklaşımın tüm yeni yapı projelerinde standart hale geleceğini öngörüyoruz.”

“Görünmeyen altyapılar sürdürülebilirliğin temelini oluşturuyor”
Isıtma, soğutma, temiz su temini, atık su yönetimi, basınçlandırma ve yangın güvenliği gibi mekanik sistemlerin yapıların enerji performansı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Özdemir, doğru mühendislik çözümlerinin yalnızca işletme maliyetlerini düşürmekle kalmadığını, yapıların çevresel etkisini azaltmada da önemli rol oynadığını ifade etti.

Özdemir, “Bir pompa sisteminin gerçek maliyeti satın alma aşamasında değil, kullanım ömrü boyunca ortaya çıkıyor. Bu nedenle bugün enerji verimliliği yüksek ekipmanların tercih edilmesi, doğru projelendirme yapılması ve sistemlerin ihtiyaca uygun tasarlanması büyük önem taşıyor. Yaşam döngüsü boyunca daha az enerji tüketen, daha uzun ömürlü ve daha düşük bakım ihtiyacına sahip sistemler hem yatırımcılar hem de çevre açısından önemli kazanımlar sağlıyor” dedi.

Masdaf, geliştirdiği yüksek verimli pompa teknolojileri ve mühendislik çözümleriyle konutlardan ticari binalara, hastanelerden sanayi tesislerine kadar farklı yapılarda enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlarken, yapıların yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir performans göstermesini destekliyor.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler