GENEL
25. Yapısal Çelik Günü, “Depremle Yaşamak için Çelik Yapı” sloganıyla, ülkemizin en önemli sorunu deprem tehdidine dikkat çekti
Yayınlandı
2 yıl önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Çelik yapıları temsil eden tek sivil toplum örgütü olan Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) tarafından düzenlenen 25.Yapısal Çelik Günü, yapı sektöründe inisiyatif almaya hazır, sektörün en önemli sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdi. Ülkemizin en önemli sorunu deprem tehdidine dikkat çeken zirvede, ‘Deprem ile Yaşamak’ başlıklı özel oturumda söz alan Prof. Dr. Naci GÖRÜR, “Biz bir deprem ülkesiyiz, başta İstanbul olmak üzere maalesef kentlerimiz depreme hazırlıklı değil. Depremlerden en az zararla çıkmak için süratle deprem dirençli kentler için harekete geçilmeli.” dedi. Çelik yapıda sivil toplum seferberliğini başlatmayı amaçlayan zirvenin açış konuşmasını gerçekleştiren TUCSA Yönetim Kurulu Başkanı Yener GÜR’EŞ ise “Depremlerle yaşamaya alışmak zorundayız. Bunun için ise deprem dirençli yapılaşmaya geçmeli ve çelik yapıların gücünü kullanmalıyız. Deprem dirençli kentler kurabilmek için yapısal çelik kapasitemiz yeterli.” açıklamasında bulundu.
Ülkemizin en önemli sorununun deprem tehdidi olduğunu değerlendiren Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA), 25.Yapısal Çelik Günü’nde; “Depremle Yaşamak İçin: Çelik Yapı” sloganıyla sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. TUCSA tarafından, 4 Aralık 2024 Çarşamba günü gerçekleştirilen 25.Yapısal Çelik Günü; KİPTAŞ, İNDER, TÇÜD, Türkiye İMSAD ve GYODER gibi kurumların katılımıyla düzenlendi.
Ülkemizin geleceği için müteahhitler ve yapısal çelik üreticilerinin ortak bir strateji geliştirmelerini ve deprem dirençli yapılaşma için alışkanlıkları değiştirmeyi hedefleyen 25. Yapısal Çelik Günü’nde; sektördeki yenilikler, modüler inşaat ve yeni teknolojilerin bu konudaki rolü, dünyada ve ülkemizde çelik yapılardaki durum, çelik yapılar konusunda kamudaki gelişmeler ve sürdürülebilirlik gibi başlıkları tartışmaya açan oturum ve paneller düzenlendi.
Prof. Dr. Naci GÖRÜR, “Kentlerimiz depreme hazırlıklı değil, deprem dirençli kentler için harekete geçilmeli.”
‘Deprem ile Yaşamak’ başlıklı özel oturumda söz alan Prof. Dr. Naci GÖRÜR, “Biz bir deprem ülkesiyiz, başta İstanbul olmak üzere maalesef kentlerimiz depreme hazırlıklı değil. Depremlerden en az zararla çıkmak için süratle deprem dirençli kentler için harekete geçilmeli. Deprem dirençli kent; depremi en az hasarla atlatan kentleri ifade etmekte. Deprem dirençli kentler için yapılaşma kontrol edilmeli; özgün mimari, özgün planlama, özgün mühendislik ve özgün malzeme bu tip bir yapılaşmaya ulaşmak için büyük önem taşıyor. En önemlisi de deprem dirençli kentler için göçme ve çökmeye karşın çelik binalar tercih edilmeli. Yönetim, halk, altyapı, yapı stoğu, çevre-ekosistem ve ekonomi bileşenleri bir kenti meydan getirir. Bu bileşenler dirençli olursa o kent de deprem dirençli bir hale gelir. Özetlemek gerekirse; deprem dirençli kentler konusunda hızla harekete geçerek hem ekonomiyi hem sanayiyi hem de altyapı stoğumuzu hızla depreme uygun hale getirmek için harekete geçilmeli ve sorumluluk sahibi olan herkes bu konuda tüm gücüyle çalışmalı. Yapısal çelik sektörünün, tümüyle bir deprem ülkesi olan Türkiye’de bugünkü bulunduğu konumdan çok daha etkin çok daha aranır ve sorunlara çözüm getirir durumda olmasını istiyor ve diliyorum.” şeklinde konuştu.
“Müteahhitler ve yapısal çelik üreticileri ortak bir strateji geliştirmeli”
TUCSA Yönetim Kurulu Başkanı Yener GÜR’EŞ, açış konuşmasında 25.Yapısal Çelik Günü’nü, değişimi başlatmak, çözümlere odaklanmak ve bu çözümleri uygulamak amacıyla düzenlediklerinin altını çizerek, “2023 Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’nun raporuna göre; 6 Şubat depremin Türkiye’de toplam maliyeti 148,8 milyar dolar olmuştur. Diğer yandan, depremde 262.475 betonarme, beton prekast prefabrik ve yığma yapı göçtü veya sonradan yıkıldı, buna karşın depremde hiçbir çelik yapı göçmedi. Deprem sonrasında yayımlanan resmi rakamlara göre 50 binin üzerinde insanımız enkaz altında kalarak hayatlarını kaybetti. Bu ağır bilançonun nedeni, ‘Japonya ve Amerika gibi gelişmiş deprem ülkelerinde neden bu kadar çok çelik yapı yapılıyor?’ sorusunun yeterince hesaba katılmaması veya değerlendirilmemesi olabilir.” dedi.
GÜR’EŞ, “Gelişmiş ve deprem coğrafyasında olan ülkelerin tercih ettiği off-site construction metodunun ülkemizin deprem sorununa çözüm olacağını her fırsatta belirtiyoruz. TUCSA olarak, çözüm arayışında kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliğinin şart olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda; uluslararası iş birliklerimize ilave olarak, Makine Mühendisleri Odası ile Deprem Güçlendirme Derneği ve Deprem İzolasyon Derneği ile yürüttüğümüz iş birliklerini bu kez sektörün stratejik önemi haiz TÇÜD, KİPTAŞ, İNDER, GYODER ve Türkiye İMSAD gibi öncü kuruluşlarıyla gerçekleştirmek üzere yola çıkıyoruz.” şeklinde sözlerini sürdürdü.
“Yapısal çelik sektörü yılda en az 300 bin konut üretebilecek altyapıya sahip”
‘Depremle yaşamak için yapısal çelik gücünü kullanmalıyız’ başlıklı panelde söz alan Consera Kurucusu ve TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih ŞİMŞEK ise, “Dünya yapı sektöründe yükselen trend “Offsite construction”. Dünyanın en büyük otomobil üreticileri olan Toyota ve Tesla modüler konut fabrikalarını kurdular. Bu sene başında ise Porsche Design, Abb Electronics ile robotik konut fabrikasını hayata geçirmek için şirket kurdular. Gelişmiş ülkeler barınma ihtiyaçlarını otomobil fabrikaları gibi yapı fabrikaları ile karşılamaya başladı. Biz de benzer şekilde hareket ederek ve çözümlere odaklanarak inşaat sektörünü endüstrileştirmeliyiz. Özellikle yapı teknolojileri odağında gelişmiş ülkelerdeki yapım metotları çok ileri giderken biz oldukça geri kalmış durumdayız. Deprem dirençli yapılara en rasyonel çözümleri sunabilen yöntemleri hızla hayata geçirmemiz gerekmekte. Yapısal çelik sektörü yılda en az 300 bin konut üretebilecek altyapıya sahip. Senede 300 bin deprem dirençli modüler çelik konut üretebilmek için ise yaklaşık 3 milyon ton çelik yassı ürün, çelik profil ve haddelenmiş profile ihtiyaç var. Ülkemizin tüm bu ihtiyacı karşılayacak çelik malzeme üretimine sahip olduğunun altını çizmek isterim. Ayrıca, bu miktarda bir üretim gerçekleştirmek için yaklaşık 72 bin mavi yaka insan kaynağına ihtiyacımız bulunmakta, bu da büyük miktarda bir istihdam yaratmak anlamına geliyor. Çelik yapıların gelişip yaygınlaşması için kamuya da büyük iş düşüyor. Kamu, çelik yapıların gelişimi ve kullanımı teşvik ederek bu konuya destek olabilir.” açıklamasında bulundu.
“Çelik yapılar daha çok yaygınlaşmalı”
Kentsel dönüşüm ve çelik yapılar konusunda açıklamalar yapan İBB Şehircilik Grubu ve KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali KURT, “İnşaatta farklı yapı türlerinin kullanımına olumlu yaklaşıyoruz. Çelik yapıların sürdürülebilir ve kamuya faydalı olduğunun anlaşılmasının önemli olduğunu düşünüyoruz ve yapısal çeliğin inşaat sektöründe daha çok kullanılması gerektiğine inanıyoruz. Yapım tekniği olarak çelik binaların yaygınlaşması konusunda çeşitli projeler üzerinde çalışıyoruz. Gerçekleştireceğimiz projelerle, çelik yapıları düşük maliyetle, daha geniş bir kesime ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bir sosyal konut projesinin tamamını çelik yapılarla inşa etme yönünde çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.” dedi.
“Tüm paydaşlar harekete geçmeli”
Zirvede; yapısal çeliğin deprem dirençli yapılaşma için şart olduğu mesajı öne çıkarken, yapısal çelik taşıyıcılı saha dışı inşaatın (offsite construction) yapım yöntemi olarak ülkemizde en kısa sürede yaygınlaşması gerektiğine de dikkat çekildi. 25.Yapısal Çelik Günü’nde; TUCSA ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İNDER, İBB-Kiptaş ve GYODER gibi çözüm ortaklarının ortak hareket ederek yapılarda dönüşüm sürecini başlatması gerektiğinin de altı çizildi.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Yıldız Entegre, Intermob 2026’da “Renklerin ve Dokuların Ritmi”ni Tasarım Deneyimine Dönüştürdü
Yayınlandı
16 saat önce-
Eylül 22, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Orman ürünleri sektörünün öncü markalarından Yıldız Entegre, 17–20 Eylül tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Intermob 2026’da yeni ürünlerini “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımıyla kurgulanan bütünsel bir tasarım deneyimiyle buluşturdu. “Görsel Partisyon” seçkisinin altı yeni dekorunun yanı sıra yeni parke ve kapı ürünleri; doğadan ilham alan stant mimarisi, enstalasyonlar, etkileşimli tasarım alanları ve Ece Yalım iş birliğiyle birlikte sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu.
Yıldız Entegre, Intermob 2026’da dört gün boyunca mimarları, iç mimarları, tasarımcıları, mobilya üreticilerini ve iş ortaklarını standında ağırladı. “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımıyla kurgulanan stant, ürünleri sergilemenin ötesine geçerek ziyaretçileri renk, doku ve yüzeyler arasındaki farklı birliktelikleri keşfetmeye davet eden bir tasarım deneyimi sundu.
Renklerin ve dokuların ritmi standın her noktasına yayıldı
Yıldız Entegre’nin Intermob 2026 için geliştirdiği “Renklerin ve Dokuların Ritmi” yaklaşımı, ürünlerden stant mimarisine, enstalasyonlardan seslere ve ikramlara kadar ziyaretçinin farklı temas noktalarına yayıldı. Doğadan ilhamla tasarlanan stant mimarisi; toprak, gökyüzü, deniz ve çiçeklerden beslenen enstalasyonlarla şekillendi. Enstalasyon alanlarında kullanılan doğa sesleri, görsel ve işitsel unsurları bir araya getirerek koleksiyonun ilham kaynağını mekânsal bir deneyime taşıdı. Konseptle uyumlu olarak hazırlanan ikram ve içecek seçkisi de bu bütünlüğün bir parçası olarak ziyaretçilere sunuldu.
Görsel Partisyon ile altı yeni dekor
Fuarın odak noktasını, Yıldız Entegre’nin panel kategorisinde sunduğu altı yeni renk ve desenden oluşan “Görsel Partisyon” seçkisi oluşturdu.
Doğada bir arada var olan uyum ve kontrastlardan ilham alan seçkide; Keten Chevron, Salda Bej, Kristal Oniks, Aura Mermer, Doruk Mermer ve Vero Ceviz dekorları yer aldı. Her biri kendine özgü bir karakter taşıyan yeni dekorlar, mevcut yüzeylerle kurdukları farklı birlikteliklerle tasarımcılara yeni kombinasyon ve uygulama olanakları sunuyor.
Keten Chevron ve Salda Bej’in doğal ve sakin karakteri; Kristal Oniks ve Aura Mermer’in dengeli birliktelikleri; Doruk Mermer ve Vero Ceviz’in güçlü etkisi, farklı malzeme ve yüzeylerle bir araya gelerek tasarımda farklı ritimler oluşturmanın mümkün olduğunu ortaya koydu.
Yeni parke ve kapı çözümleri de Intermob’da tanıtıldı
Yıldız Entegre, panel kategorisinin yanı sıra zemin ve kapı alanındaki yeniliklerini de Intermob 2026’da sektör profesyonelleriyle buluşturdu.
Laminat parke kategorisindeki VarioClic ve TerraClick markalarının Aqua Special, Exclusive 5G, Standard ve 4V koleksiyonlarına eklenen Renzo, Terrano, Saros, Akyaka, Ayvalık, Likya ve Sonora dekorları; estetik özellikleri ve farklı mekânlara uyum sağlayan tasarımlarıyla ziyaretçilere sunuldu.
Kapı kategorisinde ise Variodor Mono Lake Kapı Koleksiyonu öne çıktı. Modern tasarım çizgisi, ipek mat lake yüzey kalitesi ile insan ve çevre dostu özellikleri bir araya getiren koleksiyon, Yıldız Entegre’nin kapı kategorisindeki yenilikçi yaklaşımını fuara taşıdı.
Ece Yalım’ın “Polifoni – Nature’s Whisper” tasarımı Yıldız Entegre ile buluştu
Yıldız Entegre, Intermob 2026 kapsamında iç mimari ve tasarım dünyasının önde gelen isimlerinden Ece Yalım ile özel bir tasarım iş birliğine de imza attı. Ece Yalım’ın doğadan ilham alan “Polifoni – Nature’s Whisper” yaklaşımı, Yıldız Entegre’nin “Renklerin ve Dokuların Ritmi” konseptiyle buluştu. Farklı renk ve motiflerin bir aradalığından beslenen ve Yıldız Entegre için özel olarak geliştirilen Polifoni deseni, standın farklı noktalarında kullanılarak koleksiyon hikâyesinin tamamlayıcı unsurlarından biri oldu.
İş birliği yalnızca stant alanıyla sınırlı kalmadı. Polifoni deseniyle tasarlanan kadın fularları, erkek cep mendilleri ve defterler Yıldız Entegre’nin özel misafirlerine sunulurken; desenin detayları fuar ekibinin kıyafetlerinde de kullanılarak konseptin farklı temas noktalarına taşınması sağlandı.
Ziyaretçiler kendi tasarım ritimlerini oluşturdu
Yıldız Entegre standında oluşturulan etkileşimli alanlar, ziyaretçileri ürünleri yalnızca incelemeye değil, farklı renk ve yüzeyleri bir araya getirerek kendi yorumlarını oluşturmaya davet etti. Mimar, iç mimar ve tasarımcılar için hazırlanan “Tasarım Kiti”, altı yeni panel dekorunun yanı sıra tamamlayıcı renk ve yüzeylerden oluşan kesitleri bir araya getirdi. Böylece tasarım profesyonellerine farklı malzeme birlikteliklerini kendi projeleri için deneyebilecekleri pratik bir araç sunuldu.
Standın merkezinde yer alan geniş moodboard masası ise ziyaretçilere farklı numuneleri özgürce bir araya getirerek kendi malzeme tasarım kurguları oluşturma imkânı verdi. Renklerin, desenlerin ve dokuların farklı birlikteliklerini deneyimleyen katılımcılar, Yıldız Entegre’nin yüzey dünyasını kendi tasarım yorumlarıyla buluşturdu.
Böylece “Renklerin ve Dokuların Ritmi”, Intermob 2026’da yalnızca bir koleksiyon anlatısı olarak değil; üründen mekâna, sesten tasarıma ve ziyaretçi etkileşimine uzanan bütünsel bir deneyim olarak hayat buldu.
GENEL
FLOKSER KİMYA’DAN ZEMİN KAPLAMALARINDA PERFORMANSIN ANAHTARI ÜRÜN: FLK 1100
Yayınlandı
16 saat önce-
Eylül 22, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Üstün teknik özelliklere sahip ürünleriyle sektörün ihtiyaçlarına cevap veren Flokser Kimya’nın beton ve mineral esaslı yüzeyler için geliştirdiği FLK 1100, solventsiz ve epoksi esaslı yapısı, düşük viskozitesi ve yüksek yüzey penetrasyonu ile zemin kaplama sistemlerinin performansını güçlendiren güvenilir bir astar çözümü sunuyor.
Poliüretan sistemleri ve farklı endüstriyel uygulamalara yönelik çözümleriyle faaliyet gösteren Flokser Kimya, zemin kaplama sistemlerinde yüzey hazırlığının önemine yönelik geliştirdiği FLK 1100 ile beton ve mineral esaslı yüzeyler için güçlü bir temel katman sunuyor. Epoksi esaslı, solventsiz saf astar olarak geliştirilen FLK 1100, düşük viskozitesi sayesinde yüzeyin gözeneklerine etkin biçimde nüfuz ederek devam katlarının yüzeye tutunmasını destekliyor. Ürün; epoksi, poliüretan ve poliüre esaslı zemin sistemlerinden önce kullanılabiliyor.
Zemin Sistemlerinin Performansını Destekliyor
Zemin kaplama sistemlerinin uzun ömürlü ve yüksek performanslı olması, son kat kaplamanın özelliklerinin yanı sıra zeminin doğru şekilde hazırlanmasına da bağlı bulunuyor. FLK 1100, beton yüzey ile üst kaplama arasında aderansı artıran bir ara katman görevi görüyor. Yüzeyin gözeneklerine nüfuz ederek sağlamlaşmasına katkıda bulunan ürün, sonraki katmanların yüzeye daha iyi tutunmasını destekliyor.
Ürünün geliştirme sürecinde farklı zemin kaplama sistemleriyle uyumluluk, yapışma ve kopma dayanımı gibi performans kriterleri birlikte ele alındı. Ar-Ge çalışmalarında laboratuvar testlerinin yanı sıra gerçek saha koşulları da dikkate alınarak uygulama kolaylığı ve kaplama sisteminin bütünlüğü gözetildi.
Solventsiz Formülasyonuyla Uygulama Avantajı
Epoksi esaslı ve yüksek katı madde oranına sahip FLK 1100, solvent içermeyen formülasyonu sayesinde uygulama sırasında koku ve uçucu bileşenler açısından avantaj sağlıyor. Düşük viskozitesi ürünün yüzeye nüfuz etmesini kolaylaştırırken, beton yüzeylerde tozuma oluşumunun önlenmesine katkıda bulunuyor. Bu özellikleriyle FLK 1100, yüzey hazırlığından sonraki kaplama katmanlarının performansına kadar uzanan süreçte işlevsel bir çözüm sunuyor.
Farklı Zemin Sistemleriyle Uyumlu
FLK 1100, beton ve mineral esaslı yüzeylerde endüstriyel zemin kaplama sistemleri öncesinde uygulanabiliyor. Epoksi, poliüretan ve poliüre esaslı sistemlerle uyumluluğu, ürünü farklı uygulama ihtiyaçlarına yönelik kullanılabilir hale getiriyor. Üretim tesisleri, depolar, otoparklar ve dayanıklı zemin kaplamalarının tercih edildiği teknik alanlarda kullanılabilen ürün, yüzey hazırlığına yönelik çözüm sunuyor.
Yüzey penetrasyonu, solventsiz formülasyonu, yüksek katı madde oranı ve farklı kaplama sistemleriyle uyumluluğuyla öne çıkan FLK 1100, aderans kaynaklı erken dönem kaplama problemlerinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Böylece bakım, onarım ve yeniden uygulama ihtiyacının düşürülmesini destekleyerek zemin kaplama sistemlerinin kullanım ömrüne katkıda bulunuyor.
Dayanıklı Zemin Çözümlerinde Temel Katman
Zemin kaplama sistemlerinde son katın performansı kadar, yüzeyle doğrudan temas eden ilk katmanın doğru seçilmesi de önem taşıyor. Flokser Kimya’nın sistem yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen FLK 1100, beton yüzey ile yüksek performanslı kaplama sistemleri arasında bağlantı sağlayan bir temel katman olarak konumlanıyor. Doğru yüzey hazırlığı ve uygun uygulama koşullarıyla birlikte kullanıldığında ürün, dayanıklı ve uzun ömürlü zemin çözümlerinin performansını destekliyor.
GENEL
Komatsu’dan Marubeni Dağıtım ve Servis’e Büyük Ödül
Yayınlandı
17 saat önce-
Eylül 22, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Marubeni Dağıtım ve Servis, 2025 yılında satışı gerçekleştirilen makinelerde ulaştığı en yüksek bakım sözleşmesi oranıyla Komatsu tarafından verilen prestijli Gold Award ödülüne layık görüldü. Bu başarı, şirketin satış sonrası hizmetlerdeki güçlü performansını ve müşterileriyle kurduğu uzun vadeli iş ortaklıklarını uluslararası ölçekte tescilledi.
Komatsu, satış sonrası hizmetlerdeki üstün performansı nedeniyle Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan distribütörü Marubeni Dağıtım ve Servis’i prestijli Gold Award ile ödüllendirdi. Şirket, Avrupa bölgesindeki Komatsu distribütörleri arasında 2025 yılında satışı gerçekleştirilen makinelerde elde ettiği bakım sözleşmesi penetrasyonu ile bu başarıya ulaşırken, iş ortaklarına sunduğu katma değer odaklı hizmet anlayışını ve uzun soluklu iş ortaklıklarını uluslararası düzeyde bir kez daha kanıtladı. İtalya’da düzenlenen Komatsu Avrupa Distribütörler Toplantısı’nda açıklanan sonuçlara göre Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand, ödülü Komatsu Avrupa Kıdemli Genel Müdürü Paolo Coracina’dan teslim aldı.
Burçak Birand: “Bu ödül iş ortaklarımızın bize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir”
Ödülü teslim alan Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand; “Bu ödül, elde ettiğimiz yüksek bakım sözleşmesi oranı ve bakım anlaşması adedine ek olarak, iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun soluklu ilişkilerin ve satış sonrası hizmetlerde sürdürdüğümüz istikrarlı yaklaşımın somut bir göstergesidir. Komatsu’nun global standartlarını Türkiye’de başarıyla uygularken iş ortaklarımızın operasyonlarını daha verimli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Bakım sözleşmelerimizi, makinelerin performansını koruyan bir hizmetten çok daha fazlası olarak görüyor; müşterilerimizin iş sonuçlarına doğrudan katkı sağlayan bir değer olarak konumlandırıyoruz. Avrupa’daki birçok güçlü distribütör arasında bu ödüle layık görülmek ise ekibimizin özverili çalışmalarının ve iş ortaklarımızın bize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir” dedi.
Müşteri odaklı yaklaşım uluslararası başarı getirdi
Marubeni Dağıtım ve Servis’in Gold Award ödülüne uzanan başarısının temelinde, iş ortaklarının operasyonlarına değer katmayı merkeze alan satış sonrası hizmet anlayışı bulunuyor. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’da Komatsu markasını başarıyla temsil eden şirket; yaygın servis ağı, uzman teknik ekibi ve hızlı müdahale kabiliyetiyle makinelerin yaşam döngüsü boyunca iş ortaklarının yanında yer alıyor.
Marubeni Dağıtım ve Servis, bakım sözleşmelerini yalnızca bir servis hizmeti olarak değil, iş ortaklarının operasyonel sürekliliğini güvence altına alan stratejik bir çözüm olarak konumlandırıyor. Bu kapsamda sunulan hizmetler sayesinde makinelerin performansı korunurken, plansız duruşların önüne geçilmesi, bakım maliyetlerinin öngörülebilir hale gelmesi ve ekipman ömrünün uzatılması hedefleniyor.
Komatsu’nun global müşteri destek programlarının bir parçası olan bakım sözleşmeleri; periyodik bakımların eğitimli teknisyenler tarafından, orijinal yedek parçalar ve üretici standartlarına uygun süreçlerle gerçekleştirilmesini sağlıyor. KOMTRAX uydu takip sisteminin sunduğu verilerden yararlanılarak bakım planlamalarının proaktif şekilde yönetilmesi ise iş ortaklarının makinelerinden maksimum verim elde etmelerine katkı sağlıyor.
Son Yazılar
- Yıldız Entegre, Intermob 2026’da “Renklerin ve Dokuların Ritmi”ni Tasarım Deneyimine Dönüştürdü Eylül 22, 2026
- FLOKSER KİMYA’DAN ZEMİN KAPLAMALARINDA PERFORMANSIN ANAHTARI ÜRÜN: FLK 1100 Eylül 22, 2026
- Komatsu’dan Marubeni Dağıtım ve Servis’e Büyük Ödül Eylül 22, 2026
- OYAK Çimento Mardin Fabrikası’ndan İSG’de Gurur Tablosu: Kayıp Zamanlı Kazasız 1000 Gün Eylül 22, 2026
- JENDER, Türk Jeneratör Sanayisini ABD’de Temsil Etti Eylül 22, 2026
- Wilo Türkiye, Gençleri Suyun Geleceğini Tasarlamaya Davet Ediyor Eylül 22, 2026
- Duotec ve Lunatec Ürün Ailesi Yenilikçi Teknolojileriyle Yaşam Alanlarında Konforu Artırıyor Eylül 21, 2026
- Döveç’ten İskele’nin Geleceğine Değer Katan Yatırımlar Eylül 21, 2026
- Schneider Electric, Abu Dhabi’de düzenlenen Innovation Summit Orta Doğu ve Afrika 2026’yı tamamladı, BAE Endüstriyel Yapay Zekâ Araştırması’nı yayımladı Eylül 21, 2026
- Şişecam, Glasstec Fuarı’nda Yüksek Performanslı Mimari Cam Çözümlerini Sergileyecek Eylül 21, 2026
- Sakarya’nın Yeni Sanayi Üssü: Nehir Sanayi Sitesi D-100 Hattında Yükseliyor Eylül 21, 2026
- Creavit, Troya’nın Binlerce Yıllık Mirasını Yeniden Yorumluyor! Eylül 21, 2026
- Mitsubishi Heavy KXZ2 VRF Serisi, Yüksek Kapasite ve Esnek Kontrol Avantajını Bir Arada Sunuyor Eylül 21, 2026
- Yangından Korunma Haftası’nda Masdaf’tan düzenli bakım ve kontrol vurgusu Eylül 21, 2026
- Binalarda konforun üç ayağı: Isı, su ve ses yalıtımı Eylül 21, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak













