İzocam’dan inşaat sektörünü güçlendirecek yatırım hamlesi: His Yalıtım’ı bünyesine kattı! - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İzocam’dan inşaat sektörünü güçlendirecek yatırım hamlesi: His Yalıtım’ı bünyesine kattı!

Yayınlandı

-

Türkiye’nin öncü yalıtım firması İzocam, sektörde çığır açan bir hamle ile Kayseri’de faaliyet gösteren His Yalıtım’ı bünyesine kattı. Bu yatırımı ile yalıtım sektöründe son yıllarda gerçekleştirilmiş en büyük satın almaya imza atan İzocam, Türkiye’nin enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerine de destek olmayı amaçlıyor.

Türkiye’nin öncü yalıtım firması İzocam, sektörde çığır açan bir hamle ile Kayseri’de faaliyet gösteren His Yalıtım’ı bünyesine kattı. Bu dev yatırımı ile inşaat ve yalıtım sektörlerinin yanı sıra ülke ekonomisine de önemli katkılar sunmaya hazırlanan İzocam, yeni üretim tesisiyle birlikte ülkemizin yerli üretim gücünü artırarak enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik alanlarında Türkiye’nin hedeflerine destek olmayı amaçlıyor.

İzocam, Kayseri’de 220 bin m² alan üzerinde kurulu bulunan ve halihazırda yıllık 80 bin ton üretim kapasitesine sahip olan yeni üretim tesisi ile yalıtım sektöründeki üretim gücünü de büyük oranda arttırdı! Bu yatırım hamlesi ile Türkiye’nin en büyük mineral yün üreticisi konumuna da gelen İzocam, ülke ekonomisine çok daha fazla katma değer sağlamaya hazırlanıyor.

Enerji verimliliği ve sürdürülebilir gelecek için öncü bir adım

İzocam’ın yeni yatırımı, enerji verimliliğini artırmaya yönelik çözümlerle Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağlayacak. Çevresel açıdan sürdürülebilir üretim süreçleri” ve “yüksek kaliteli ürün” stratejisiyle hareket eden İzocam, %80’e kadar geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı ile doğaya dost ürünler sunarak yeşil ekonomiye de katkıda bulunacak.

İhracatta rekabet gücü ve bölgesel kalkınmaya destek

Kayseri’deki yeni tesis, özellikle ülkemizin doğu, kuzey ve güneydoğusundaki komşu ülkelere ihracat potansiyelini artırarak Türkiye’ye rekabet avantajı sunacak. Tesisin coğrafi konumu, birçok pazara daha uygun maliyetlerle ulaşmayı sağlarken, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya ve istihdama daha fazla katkıda bulunacak.

Savcı: “Yalıtım sektöründe son yıllarda gerçekleştirilmiş en büyük satın alma”

Düzenledikleri basın toplantısında, stratejik bir hamle ile gerçekleştirdikleri Kayseri Tesisi yatırımlarının yalıtım sektöründe son yıllarda gerçekleştirilmiş en büyük satın alma olduğunu vurgulayan İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “İzocam olarak, bu yatırım ile üretim kapasitemizi önemli ölçüde artırarak sektördeki öncü konumumuzu pekiştirmiş bulunmaktayız. Attığımız bu adımlar, İzocam’ın istikrarlı yükselişine ivme katmakla kalmayıp, yalıtım sektörü ve Türkiye ekonomisi için de oldukça değerli bir katkı sunacaktır. Üretim kapasitemizi güçlendirerek, çevre dostu üretim süreçleriyle ülkemizin enerji tasarrufu hedeflerine daha fazla katkıda bulunmaktan mutluluk duymaktayız.

Ülkemizin enerji verimliliği, sürdürülebilir üretim ve ekonomik kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sağlayan bu yatırımımızın son kullanıcılara en önemli katkısı ise daha geniş bir kitlenin kaliteli ürün ve hizmet almasının yolunu açacak olmasıdır” dedi.

Savcı: “Gelecek yıllar için başka yatırım planlarımız da var”

Kayseri Tesisi yatırımının, İzocam’ın gelecek yıllardaki, orta ve uzun vadeli planlarının bir parçası olduğunu ve amaçlarına çok güzel bir şekilde hizmet ettiğini ifade eden Murat Savcı, “Bu konuda ben çok büyük bir memnuniyet duyuyorum. Tabii ki gelecek hedeflerimiz bu yatırımla sınırlı değil, gelecek yıllar için bizim başka yatırım planlarımız da var. Gerçekleştirdiğimiz bu yatırım adım adım planlarımızı uygulayacağımız anlamına geliyor. Bu yatırım, yalıtım sektöründe son yıllarda gerçekleştirilmiş en büyük satın alma. His Yalıtım yatırımıyla İzocam olarak gelecek dönemde, yalıtımın öncüsü konumundaki durumumuzu da pekiştirmiş olacağız” diye konuştu.

İzocam, sürdürülebilirlik yaklaşımını Kayseri Tesisi’ne de yansıtacak

İzocam olarak halihazırda yalıtımla ilgili en geniş ürün portföyüne sahip firma olduklarını belirten Murat Savcı, 220 bin m2 alan üzerinde kurulu bulunan Kayseri Tesisi’nin 80 bin ton teorik üretim kapasitesine sahip olduğunu kaydetti. Bu tesisin son teknolojilere uygun dizayn edilmiş sürekli üretim hattı ile pazara ürün sağladığını ifade eden Murat Savcı, yeni tesise yönelik planladıkları yatırımları ise şu sözlerle anlattı:

“Kayseri Tesisi’mizdeki geçiş sürecinde ilk etapta Terrawool markasıyla üretime devam edeceğiz. CE belgesi ve EUCEB sertifikası başta olmak üzere gerekli akreditasyon ve belgelendirme prosedürlerinin tamamlanması ile üretim süreçlerinin İzocam standartlarına yükseltilmesinin ardından ise İzocam markalı ürünlerimizi de burada üretmeye başlayacağız.

Yeni tesisimizin SAP’ye entegre edilmesi amacıyla da tüm düzenleme aksiyonlarını belirleyerek, en kısa sürede bu kültürü oturtmak üzere altyapı çalışmalarını başlatmış bulunmaktayız. Aynı şekilde yıllardır tüm tesislerimizde kurumsal işleyişimizin ayrılmaz bir parçası haline gelen ve ‘Güvenlik Seninle Başlar!’ sloganıyla gerçekleştirdiğimiz EHS çalışmalarımızı bu tesisimize entegre etmek amacıyla da eğitimlere başlamış durumdayız.

Önümüzdeki 3 yıl içinde yapacağımız ek yatırımlarla hem dijitalleşme, otomasyon, hem de makina ekipman modernizasyonu yaparak Türkiye’nin en modern tesislerinden biri haline getirmeyi planlamaktayız.

Kısa ve orta vadede özellikle çevre, iş güvenliği, WCM (World Class Manufacturing – Dünya Sınıfında Üretim), kalite ve verimlilik bakış açısı ile dünya çapında geniş benchmark proje deneyimimizi mevcut tesise uygulamak üzere hazırlıklarımız bulunmaktadır. Üretimde modernizasyon, otomasyonun artırılması ve kalitenin artırılması öncelikli yatırımlarımız arasında yer almaktadır.

Mevcut üretim hatlarında verimlilik çalışmaları ile kaynak kullanımının optimize edilmesini de hedeflemekteyiz. Böylece İzocam’ın sürdürülebilirlik yaklaşımı çerçevesinde; çevreye, doğal kaynaklara ve ekonomiye dost üretim stratejimizi Kayseri Tesisi’mize de yansıtmış olacağız” diye konuştu.

Hedef, iç ve dış pazarlarda rekabet gücünü artırmak

Kayseri İncesu Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu olan tesiste şu an itibarıyla yaklaşık 110 çalışanın istihdam edildiğini kaydeden Murat Savcı, istihdam kapasitelerini yakın vadede 170 kişiye çıkarmak üzere işe alım süreçlerini başladıkları bilgisini verdi. Tesiste gerçekleştirdikleri üretimin, ilerleyen süreçte iç ve dış pazar faaliyetlerine yönelik öngördükleri katkıları da değerlendiren Murat Savcı, “Marka bilinirliğimizin ilk sırada olduğu Türkiye pazarında değişen üretim teknolojimiz ve iç pazarda tüm bölgelere stratejik yakınlıkta olmamız pazar payımızı büyük oranda arttıracaktır. İstanbul’da, Mersin’de ve Eskişehir’deki diğer üretim tesislerimizin de katkısıyla tüm iç pazarı kapsayan tedarik zincirimizi daha da güçlendirmeyi hedeflemekteyiz. Kayseri fabrikamız lokasyon olarak Türkiye’nin doğu bölgelerinde bulunan illerimize verdiğimiz hizmet kalitesini de üst seviyeye taşıyacaktır.

Kayseri Tesisimiz, ülkemizin doğu, kuzey ve güneydoğusuna açılan bir bölgede yer almaktadır. Mersin Limanı’na yaklaşık iki yüz seksen kilometre uzaklıkta yer alması sebebiyle oldukça iyi bir konuma sahip olan bu tesisimiz, komşu coğrafyalara nakliye maliyetlerini azaltacağından, İzocam olarak aktif olduğumuz bölgelerde daha rekabetçi olmamızı sağlayacaktır. Bu yatırımımızın özellikle de Ortadoğu pazarı başta olmak üzere, Irak gibi komşu ülkelere ve Kuzey Afrika ülkelerine yönelik ihracat hedeflerimizde çok faydalı olmasını beklemekteyiz” diye konuştu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

İMPO Motor Pompa, Sıfır İş Kazası Başarısını Toplumsal Dayanışmaya Dönüştürdü

Yayınlandı

-

 

İMPO Motor Pompa, sıfır iş kazası performansıyla Franklin Electric Global EHS Scorecard değerlendirmesinde %100 başarı elde etti. 

Şirket, uluslararası ölçekte kazandığı 10 bin dolarlık ödülü eğitim, sağlık ve çevre alanlarında faaliyet gösteren LÖSEV, Ege Orman Vakfı ve Türk Eğitim Derneği’ne bağışlayarak başarısını toplumsal faydaya dönüştürdü.

 

Sanayi sektöründe iş sağlığı, güvenliği ve çevre (EHS) yönetimi; yalnızca yasal bir gereklilik değil, sürdürülebilir üretimin, çalışan güvenliğinin ve operasyonel mükemmelliğin temel yapı taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Sanayide güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak, iş kazalarını önlemenin yanı sıra çalışanların ortak sorumluluk bilinciyle hareket ettiği, sürekli iyileştirmeyi esas alan güçlü bir üretim kültürünün de temelini oluşturuyor.  

Pompa sektörünün öncü firmalarından İMPO Motor Pompa’da iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını; düzenli eğitimler, proaktif risk değerlendirmeleri, saha denetimleri ve çalışanların aktif katılımını esas alan çalışmalarla sürekli geliştiriyor. Güvenli bir çalışma ortamının oluşturulmasında çalışanların ortak sorumluluk bilincini temel alan şirket, iş sağlığı ile güvenliğini tüm üretim süreçlerinin ayrılmaz bir unsuru olarak değerlendiriyor.

Sıfır iş kazası başarısına 10 bin dolarlık ödül 

Bu anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren İMPO Motor Pompa, iş sağlığı, güvenliği ve çevre (EHS) alanındaki sürdürülebilir performansını uluslararası ölçekte tescilleyen önemli bir başarıya imza attı. Şirket, yıl içerisinde sıfır iş kazası (gün kayıpsız) performansı göstererek Franklin Electric tarafından global ölçekte yürütülen yıllık EHS Scorecard değerlendirmesinde %100 başarı elde etti ve 10 bin dolarlık ödülün sahibi oldu.

Ödülü LÖSEV, Ege Orman Vakfı ve Türk Eğitim Derneği’ne bağışladı

İMPO Motor Pompa, Franklin Electric tarafından verilen 10 bin dolarlık ödülü yalnızca bir başarı göstergesi olarak değerlendirmek yerine, toplumsal fayda sağlayacak bir sosyal sorumluluk çalışmasına dönüştürdü. Bu kapsamda kazandığı ödülü; eğitim, sağlık ve çevre alanlarında toplumsal gelişime katkı sunan LÖSEV, Ege Orman Vakfı ve Türk Eğitim Derneği’ne bağışladı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İMPO Motor Pompa Türkiye İnsan Kaynakları Müdürü Demet Boyar, şunları söyledi: 

“İş sağlığı, güvenliği ve çevre alanındaki çalışmalarımızı yalnızca bir hedef olarak değil, kurum kültürümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Elde ettiğimiz sıfır iş kazası başarısı, çalışanların güvenliğini her şeyin önünde tutan anlayışın ve EHS çalışmalarının global ölçekte takdir edilmesinin önemli bir göstergesi niteliğini taşıyor. Ayrıca tüm çalışanlarımızın ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi, güvenlik kültürünü günlük çalışma hayatımızın ayrılmaz bir parçası olarak benimsemesi ve aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi  de bu sonucun elde edilmesinde belirleyici oldu.

Başarımızın karşılığında Franklin Electric tarafından verilen 10 bin dolarlık ödülü ise eğitim, sağlık ve çevre alanlarında toplumsal fayda sağlayan LÖSEV, Ege Orman Vakfı ve Türk Eğitim Derneği’ne bağışlayarak, çalışanlarımızın ortak emeğini toplum için değer üreten bir sosyal sorumluluk adımıyla taçlandırmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.

Bundan sonraki süreçte de güvenli çalışma kültürünü güçlendirmeye, sıfır iş kazası hedefini kararlılıkla sürdürmeye ve elde ettiğimiz başarıları toplumsal faydaya dönüştüren projelerle değer üretmeye devam edeceğiz.” dedi.

İMPO Motor Pompa Fabrika Müdürü Okan Doğru ise güvenli üretim kültürünün operasyonel başarının temel unsurlarından biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Üretimde sürdürülebilir başarının temelinde güvenli çalışma kültürü yer alıyor. Franklin Electric olarak, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını günlük operasyonlarımızın en önemli ve ayrılmaz bir parçası olarak görüyor; riskleri oluşmadan önlemeye odaklanan bir anlayışla hareket ediyoruz. Elde ettiğimiz sıfır iş kazası başarısı, tüm ekip arkadaşlarımızın özverili yaklaşımının ve güvenlik standartlarına gösterdiği hassasiyetin ortak bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımızın güvenliğini en üst seviyede tutarken, üretim süreçlerimizi sürekli geliştirerek bu başarıyı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz.”

 

Okumaya Devam Et

GENEL

Akçansa’nın satışları 2026’nın ilk yarısında 13,7 Milyar TL oldu

Yayınlandı

-

 

Akçansa 2026 yılının ilk altı aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin söz konusu dönemde satışları 13,7 milyar TL olarak gerçekleşti.

Heidelberg Materials ana hissedarlığında sektör yolculuğuna devam eden Akçansa, 2026 yılı ilk 6 aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre yılın ilk 6 ayında şirketin satışları 13,7 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK 800,9 milyon TL oldu.  

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akçansa Genel Müdürü Tayfun Öneş şunları kaydetti; “Yılın ilk yarısında, iç pazarda enerji ve hammadde maliyetlerinin etkileri öne çıkarken, sektörümüz küresel tedarik zincirindeki dalgalanmalara rağmen ihracattaki güçlü performansını korudu. Faaliyet gösterdiğimiz bölgelerdeki güçlü talep sayesinde çimento ve hazır beton satış hacimlerimizi artırırken, disiplinli maliyet ve nakit yönetimi uygulamalarımızla operasyonel karımızı artırdık. Hazır beton hacimlerimizde yüzde 25’in üzerinde, çimento ve türevleri satış hacimlerimizde ise yüzde 6’nın üzerinde büyüme gerçekleştirdik. Bunun neticesinde net satışlarımız geçen senenin aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 5 oranında arttı.

18 Haziran 2026 tarihi ise Heidelberg Materials’ın ana hissedarlığında Akçansa’nın yeni dönemine adım attığı ve dönüşüm yolculuğunun başladığı tarih oldu. Ana hissedarımızın küresel uzmanlığı ve bilgi birikiminden aldığımız güçle; organik büyüme, operasyonel verimlilik ve stratejik yatırımlar odağında paydaşlarımıza daha fazla değer yaratmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda, Betonsa’nın 2025 yılında 2,7 milyon metreküp olan satış hacmini 2028 yılı sonuna kadar 5 milyon metreküpe çıkarmayı, Samsun Ladik Fabrikamızda planladığımız pre-kalsinasyon yatırımıyla ise üretim kapasitemizi 1 milyon ton seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz.”

Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerinin merkezinde konumlandırdıklarını belirten Öneş şöyle devam etti; “Çanakkale Fabrikamızın CSC Altın Sertifikası’nı yenilemesiyle Türkiye’deki tüm çimento fabrikalarında bu unvana sahip ilk ve tek yapı malzemeleri üreticisi olmayı sürdürmemiz, sorumlu üretim anlayışımızın önemli bir göstergesi. Bunun yanı sıra, bu yıl da engelsiz dijital entegre faaliyet raporumuzu yayınlayarak herkes için erişimi kolaylaştırdık. Dijital raporumuz, işaret dili modülleri ve sesli anlatım özellikleriyle her ihtiyaca yönelik kapsayıcı bir raporlama deneyimi sunuyor”. 

Toplumsal ve çevresel fayda sağlayan projeleriyle sürdürülebilirlik vizyonlarını somut çalışmalarla desteklediklerini belirten Tayfun Öneş şunları söyledi: “Marmara Denizi’nde biyoçeşitliliği desteklemek amacıyla hayata geçirdiğimiz Marmara Adaları Yapay Resif Projemiz ile 31. Altın Çekül Uluslararası Yapı Kataloğu Ödülleri’nde Teşvik Ödülü’ne layık görülmemiz, sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımımızın farklı alanlarda da takdir gördüğünü ortaya koyuyor. Bu yöndeki çalışmalarımıza devam edeceğiz”.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bosch Home Comfort Group’tan İleri Teknoloji Hava Temizleme Cihazları

Yayınlandı

-

İç mekanlarda yüzde 99’un üzerinde temiz hava
 
  • Bosch Home Comfort Group, iç mekanlarda hava kalitesini artırmak ve kirleticileri yüzde 99’un üzerinde temizlemek amacıyla yeni hava temizleme cihazı serisini kullanıcılara sunuyor.
  • Ağustos ayı itibarıyla kullanıcılarla buluşacak olan yeni koleksiyon, 23 m²’den 125 m²’ye kadar genişlikteki ev ve ofis ortamları için iki ayrı seri ve beş farklı model seçeneği içeriyor.
  • Gelişmiş 3’ü 1 arada filtre sistemi ve akıllı sensörleri sayesinde cihazlar hava kalitesini anlık analiz ederek çalışma performansını otomatik olarak ayarlıyor ve mobil uygulama üzerinden uzaktan yönetilebiliyor.

 

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Bosch Home Comfort Group, geliştirdiği yenilikçi hava temizleme cihazı serisi ile iç mekan hava kalitesini standartların ötesine taşıyor. Ev ve ofis gibi kapalı alanlarda kaliteli havaya erişim kaliteli yaşamın anahtarı haline gelirken, Bosch yeni serisiyle kapalı mekanlardaki alerjen ve kirleticileri %99’un üzerinde bir oranla filtreliyor. İki ayrı seri ve toplam beş farklı modelden oluşan koleksiyon, küçük alanlardan 125 m²’ye varan geniş mekanlara kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor.

 

Kompakt ve Sessiz Bosch Air Mini Serisi: Air 500 ve Air 1000
Kompakt tasarımları ve 25 dB(A)’in altındaki ultra sessiz çalışma performanslarıyla öne çıkan Air 500 ve Air 1000 modelleri, özellikle yatak odaları ve dar alanlar için tasarlandı. 23 m²’ye kadar olan alanlarda 110 m³/saat Temiz Hava Dağıtım Oranı (CADR) sağlayan seri, ekranı karartan gece modu ve üzerindeki 5W USB şarj çıkışı ile kullanım konforunu artırıyor. Air 1000 modeli ayrıca ortamdaki hava kalitesini anlık takip eden akıllı sensör destekli Otomatik Mod özelliğiyle dikkat çekiyor.

 

Akıllı Bağlantı ve İleri Filtreleme sunan Bosch Air Wi-Fi Serisi: Air 2000i, Air 4000i, Air 6000i
Model ismindeki “i” harfi ile akıllı bağlanabilirlik teknolojisini temsil eden seri, ön filtre, HEPA filtre ve aktif karbon filtreden oluşan 3’ü 1 arada filtre sistemiyle toz, polen, virüs ve kötü kokuları yüksek hassasiyetle yakalıyor. Entegre hava kalitesi, sıcaklık ve nem sensörleri sayesinde Otomatik Mod’da ortam koşullarını anlık olarak analiz eden cihazlar, Bosch HomeCom Easy App entegrasyonu ve akıllı ev sistemleri üzerinden sesli komutlarla uzaktan yönetilebiliyor.
Seri içinde yer alan modeller farklı alan büyüklüklerine göre şu performans değerlerini sunuyor:
  • Air 2000i: 37,5 m² alanlar için 180 m³/saat CADR kapasitesi,
  • Air 4000i: 62,5 m² alanlar için 300 m³/saat CADR kapasitesi ve gelişmiş sensör donanımı,
  • Air 6000i: 125 m²’ye varan geniş alanlar için 600 m³/saat CADR kapasitesi, sıcaklık/nem sensörleri ve 10 kademeli fan kontrolü.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler