Sürdürülebilir Endüstriyel Tesislerde Yeni Değerleme Yöntemiyle Giderde %30 Tasarruf, Satış Değerinde %20 Artış - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Sürdürülebilir Endüstriyel Tesislerde Yeni Değerleme Yöntemiyle Giderde %30 Tasarruf, Satış Değerinde %20 Artış

Yayınlandı

-

Denge Değerleme’nin yeni yaklaşımı, sürdürülebilir endüstriyel tesislerde işletme ve enerji giderlerinde %30’a kadar tasarruf sağlarken, geleneksel değerleme yöntemleriyle bu fark belirginleşmiyor. Ancak, sürdürülebilirlik odaklı bakış açısı ile entegre edilen operasyonel giderler, finansman avantajları ve teşvikler gibi parametreler devreye girdiğinde, satış değerinde %13’lük bir artış gözlemleniyor. Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurulumuyla bu artış daha da belirginleşirken, diğer yeşil uygulamalarla satış değeri artışının %20 seviyelerine ulaşması öngörülüyor.

Tüm maddi duran varlıkların değerlemesini yapan, gayrimenkul geliştirme ve yatırım danışmanlığı hizmetleri sunan Denge Değerleme’nin düzenlediği “Value for Sustainability – Endüstriyel Tesislerde Sürdürülebilirlik Değeri” etkinliğinde endüstriyel tesislerde sürdürülebilir uygulamaların değer bazında sağladığı katkıya dikkat çekildi.

ÇEDBİK’in katkıları, Altensis’in veri desteği ve sektör uzmanlarının katılımlarıyla 4 Aralık’ta Minoa Pera’da düzenlenen etkinliğin moderasyonu ÇEDBİK Başkanı Engin Altan tarafından gerçekleştirildi. Denge Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Baki Budakoğlu ve Yönetim Kurulu Üyesi Simla Budakoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başladı. Ardından söz alan İstanbul Teknik Üniversitesi Gayrimenkul Geliştirme Programı Öğretim Görevlisi Dr. İlhami Akkum, konuşmasında sürdürülebilirlik konusunun dayanıklılık ve risk yönetimiyle doğrudan ilişkisine dikkat çekti. Endüstriyel tesislerde doğru bir değerleme için veri toplanmanın altını çizen Akkum, endüstriyel tesislerin değerlemesinde ölçümlemenin önemine vurgu yaptı.

Etkinliğin ilk panelinde Denge Değerleme’den Gayrimenkul Geliştirme Müdürü Başak Işık, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Doğa Demirtaş, Gayrimenkul Geliştirme Uzman Yardımcısı Ezgi Zabun ve Gayrimenkul Geliştirme Uzman Yardımcısı Merve Kavi’nin endüstriyel tesislerde sürdürülebilirlik uygulamaları ve bu uygulamaların değere sağladığı etkiye yönelik Denge Değerleme araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Araştırmayla, GES kullanılan endüstriyel tesislerin değerlemesinde güncel değerleme yöntemleri kullanıldığında konvansiyonel binalar ile yeşil binalar arasında yüzde 4,54’lük değer farkı oluştuğu tespit edildi. Ancak gelir indirgeme yöntemiyle GES kurulumunun yarattığı finansal sonuçların entegre edilmesiyle taşınmaz değerinde yüzde 13’lük bir fark ortaya çıktığını gösteren araştırmayla, bu farkın, diğer yeşil dönüşüm parametrelerinin de değer hesaplanmasına dahil edilmesiyle yüzde 20’lerin üzerine çıkabileceği vurgulandı.

Dönüşüm Gerçekleşirken Ölçmek ve Ölçümlemek

Yeşil dönüşüm ve endüstriyel yansımalarının değerlendirildiği “Endüstriyel Tesislerde Sürdürülebilirlik Faaliyetleri, Sonuçları ve Kurumsal Stratejiler” adlı ikinci panel, TRASTA CEO’su Bülent Görer’in moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde konuşan Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Direktörü Tamer Atabarut, yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğine vurgu yaparak, “Yeşil dönüşümün yanında dijital dönüşüm de var. Buna ikiz dönüşüm deniyor. Dönüşüm gerçekleşirken ölçmek ve ölçümlemek çok önemli. Yönetişim ve sosyal alanlara şimdikinden daha fazla önem verilmeli. Hedef koymak da bu nedenle önem kazanıyor.” dedi. Kaynak ve enerji tüketiminde hidrojenin en temiz yanıcı kaynaklardan biri olduğunu söyleyen ENSİA Yönetim Kurulu Üyesi Emre Ata ise, “Yeşil hidrojenin maliyeti doğal gaza göre 5 ila 10 kat daha fazla. Dolayısıyla eğer hidrojeni enerji sistemlerine dahil edeceksek bu maliyetli bir süreç olacak. Bunun için de hidrojen dönüşüm ekosistemi gerçekleşmeli. Meşakkatli ve maliyetli de olsa hidrojeni kaçınılmaz bir yol olarak görüyoruz.” dedi. Finansmana erişim için ciddi koşulların oluştuğunu söyleyen Türkiye Varlık Fonu Sürdürülebilirlik Müdürü Ünay Karpuz, “ESG değeri, bizim ve şirketlerimizin çevreye olan etkilerini ortaya çıkarıyor. Son beş yılda ise iklim risklerini duymaya başladık. Bu da iklim değişikliği dolayısıyla bizim faaliyetlerimizin nasıl etkilendiğini ele alıyor.” şeklinde konuştu. Ülkemizde yeni sürdürülebilir teknolojilerin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Intercon Genel Müdürü Mehmet Ata Ceylan, bu süreçte büyük şirketlerin start up’ları desteklemesinin kritik başarı faktörleri arasında yer aldığı vurguladı.

Karbon Emisyonlarının %30’u Sanayi Kaynaklı

“Sanayi Alanında Sürdürülebilir Adımlar ve Öngörüler” adlı son panel, Dünya Gazetesi Sürdürülebilirlik Editörü Başak Nur Gökçam’ın moderatörlüğünde tamamlandı. OSB’lerdeki yeşil dönüşüm ve ticari gayrimenkul projelerinde sürdürülebilirliğe verilen önemin ele alındığı panelin konuşmacılarından Escon Enerji CEO’su Onur Ünlü, “Enerji verimliliği dediğimiz şey tasarrufun ötesinde, iş yapış şeklinin değişmesidir. Verimlilik denince işin içine yatırım girer. Değerleme bakış açısıyla baktığınızda da ekipmanlar daha yenileri ve iyileriyle güncellendiği zaman değerlemeniz otomatik olarak artacaktır.” dedi. Hayatın her alanında kimyanın görülebildiğini hatırlatarak sözlerine başlayan BASF Pazar Geliştirme ve Sürdürülebilirlik Direktörü Mübahat Akgün, BASF olarak sürdürülebilirlik çalışmalarını karbon yönetimi, döngüsellik ve ölçümleme olmak üzere 3 ana odakta yürüttüklerini anlattı. Eski tesislerin dönüşümünün çok zor olduğunu ve dolayısıyla eski tesislere yatırım teşviki verilmemesi gerektiğini vurgulayan Siemens Sürdürülebilirlik ve İş Geliştirme Direktörü Gülşah Öztürk, “Araştırmalara göre karbon emisyonlarının %30’u sanayiden geliyor. Elde edilen enerjinin %38’i de sanayi tarafından kullanılıyor. Ancak sanayide bunun yalnızca %13’ü geri dönüştürebiliyor. Asıl ev ödevi sanayi şirketlerinin ve endüstrilerin.” dedi. Yapılan değerleme çalışmalarının fayda-maliyet odaklı olmasına ve yeşil binalarda çevresel unsurların değerlemeye dahil edilmediğine işaret eden Altensis Kurucu Ortağı Emre Ilıcalı, “Oysa burada değere etki eden birçok başlık var. Bunların da değerleme hesaplamalarına dahil edilmesi, yeni metotların geliştirilmesi lazım. Sürdürülebilirliğin zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapmasından korkuyorum. Bu işte herkes kaybedecek ama sorunun kaynağı olan büyük şirketlerin daha çok kaybetmesi gerekiyor diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

İşletme ve Enerji Giderlerinde %30’a Varan Tasarruf

Sürdürülebilir endüstriyel binaların işletme ve enerji giderlerinde sağladığı %30’a varan tasarruf, sektörde önemli bir dönüşümün işaretlerini veriyor. Sonuçları geçtiğimiz günlerde sonuçları Statista tarafından yayınlanan, küresel ticari gayrimenkul yatırımcılarının katıldığı araştırmada katılımcıların yaklaşık %36’sı, regülasyonları karşılama amacını öne çıkarıyor. Ancak ticari gayrimenkul yatırımcılarının sadece %23’ü sürdürülebilirliği uzun vadeli iş stratejisi olarak kabul ediyor. Bu bulgular, sürdürülebilir değerlerle oluşturulan yeni nesil değerleme metodolojisinin sektördeki geleceğini şekillendireceğini ve yeşil dönüşümün, ticari gayrimenkul değerlemelerinde belirleyici bir faktör haline geleceğini gösteriyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor!

Yayınlandı

-

Weber’in usta sadakat programı we-club, 2026’da 25. yılını kutluyor. Ustalarla kurduğu güvene dayalı ilişkiyi çeyrek asırlık yolculuğunun merkezinde tutan program; mesleki gelişimden eğitime, sosyal projelerden ailelere uzanan kapsamlı bir ekosistem sunuyor. Weber, etkileşim odaklı uygulamaları, sosyal sorumluluk çalışmaları ve saha buluşmalarıyla ustaların yanında olmayı sürdürüyor.

Saint-Gobain’in endüstriyel harç üretiminde dünya lideri markası Weber’in usta sadakat programı we-club, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla çeyrek asırdır birlikte gelişiyor ve büyüyor. Program, bu özel yıldönümünü yalnızca geçmişe dönük bir kutlama olarak değil, ustalarla kurduğu uzun soluklu yol arkadaşlığını geleceğe taşıyan yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor. Kurulduğu günden bu yana ustaların geri bildirimleriyle yenilenen we-club; kampanyalar, oyunlar, eğitim fırsatları ve farklı deneyimlerle üyelerine ulaşmaya devam ediyor.

we-club sadakat programı, puan ve ödülün ötesinde!

we-club, geleneksel sadakat programlarının ötesine geçerek ustalarla kalıcı bir bağ kuruyor. Ustalara puan ve ödüllerin yanı sıra eğitim içerikleri, kampanyalar ve farklı deneyimler sunan program, üyelerinin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekliyor. Program, ustaların başarılarını görünür kılarken çocuklarının eğitim hayatına burs desteği sağlıyor ve sosyal projeler aracılığıyla toplumsal faydaya katkıda bulunuyor. Böylece ustaların emeğine verdiği değeri farklı alanlarda somutlaştırıyor.

Weber Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış & Pazarlama Direktörü Gökmen Ersoy, we-club’ın 25. yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor:

“Yapı sektörünün gelişiminde ustaların bilgi birikimi, deneyimi ve emeği büyük önem taşıyor. Weber olarak, sunduğumuz ürün ve çözümlerin yanı sıra ustaların mesleki yolculuklarını desteklemeyi de sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. 25 yıldır devam eden we-club, bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri. Önümüzdeki dönemde de ustalara değer katan uygulamalarımızı geliştirerek bu uzun soluklu birlikteliği sürdürmeyi hedefliyoruz.”

25 yıldır sahada, ustalarla yan yana

Weber’in gücünün temelinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla kurduğu yakın ilişki bulunuyor. Her yıl gerçekleştirilen buluşmalarda ustalarla aynı masaya oturan, onların sorunlarını ve ihtiyaçlarını dinleyen marka, çözüm ve gelişim süreçlerini sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendiriyor. Bu buluşmaların önümüzdeki dönemde de artarak sürdürülmesi hedefleniyor.

Çeyrek asırlık yolculuğun sonunda değişmeyen tek gerçek var: Ustalarla birlikte büyümek. Weber, ustaları dinleyen, emeklerine değer veren, sahada onların yanında duran ve geleceğe birlikte yürüyen gerçek bir yol arkadaşı olmayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Panasonic ile mevsim geçişlerinde dengeli iklimlendirme

Yayınlandı

-

 
Sonbahara geçişle birlikte gün içerisinde değişen sıcaklıklar, yaşam alanlarında hem serinleme hem de ısınma ihtiyacını beraberinde getiriyor. Panasonic, Etherea klima serisinin gelişmiş ısıtma ve soğutma performansını Aerowings 2.0 hava yönlendirme teknolojisiyle bir araya getirerek değişken hava koşullarında dengeli ve konforlu bir iç ortam deneyimi sağlıyor.

 

Mevsim geçişleri, günün farklı saatlerinde değişen sıcaklıklarla birlikte yaşam alanlarındaki iklimlendirme ihtiyacını da farklılaştırıyor. Gündüz saatlerinde devam eden sıcak hava serinleme ihtiyacı yaratırken, sabah ve akşam saatlerinde düşen sıcaklıklar ısınma ihtiyacını beraberinde getirebiliyor. İklimlendirme teknolojilerinde kullanıcı konforunu odağına alan Panasonic, dört mevsim konfor yaklaşımıyla değişen hava koşullarına uyum sağlayan çözümler geliştiriyor.

 

Panasonic Etherea klima serisi, güçlü ısıtma ve soğutma performansını gelişmiş hava yönlendirme teknolojileriyle bir araya getirerek özellikle mevsim geçişlerinde ihtiyaç duyulan dengeli iklimlendirmeyi destekliyor. Etherea’da yer alan Aerowings 2.0 teknolojisi ise havanın yalnızca sıcaklığını değil, yaşam alanı içerisinde hangi yönde ve nasıl dağıldığını da kontrol ederek gün içerisindeki farklı ihtiyaçlara uyum sağlıyor.

Değişen sıcaklıklara uyum sağlayan hava akışı
 
İki bağımsız ve esnek kanattan oluşan Aerowings 2.0, hava akışını tek bir noktaya yoğun şekilde yönlendirmek yerine kontrollü biçimde dağıtıyor. Sistemde yaklaşık 103 mm’ye kadar büyütülen alt kanat, hava akışının daha geniş bir açıyla yönlendirilmesine yardımcı olurken, ortamın farklı noktalarında dengeli bir sıcaklık hissi oluşmasını destekliyor.

 

Günün daha sıcak saatlerinde soğutma ihtiyacı ortaya çıktığında “Shower Cooling – Soğuk Duş Etkisi” ile serin hava doğrudan kullanıcıların üzerine üflenmek yerine tavana doğru yönlendiriliyor. Tavana ulaşan hava, 15 metreye kadar daha geniş bir alana yayılarak aşağıya yumuşak ve homojen biçimde dağılıyor. Böylece yoğun ve doğrudan soğuk hava akışı yerine yaşam alanının geneline yayılan dengeli bir serinlik elde ediliyor.

 

Sabah ve akşam saatlerinde sıcaklığın düşmesiyle ısıtma ihtiyacı oluştuğunda ise “Floor Heating Effect – Yerden Isıtma Etkisi” devreye giriyor. Sıcak havanın zemine doğru yönlendirilmesi ve buradan yukarı yükselmesiyle tıpkı yerden ısıtma etkisine benzer şekilde tüm odaya eşit biçimde yayılarak yaşam alanında dengeli bir ısınma sağlıyor.

 

Dört mevsim değişen ihtiyaçlara uyum sağlayan konfor
 
Panasonic, kullanıcı ihtiyaçlarını odağına alan iklimlendirme teknolojileriyle yılın farklı dönemlerinde değişen koşullara uygun çözümler geliştirmeye devam ediyor. Etherea serisi de güçlü ısıtma ve soğutma performansı ile gelişmiş hava yönlendirme teknolojisini bir araya getirerek yazdan sonbahara, kıştan ilkbahara değişen hava koşullarında yaşam alanlarında dört mevsim konforu destekliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Jotun 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar” ile   Köklerimizin Renklerine İniyor

Yayınlandı

-

 

Jotun’un 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar”, hayatın farklı dönemlerine eşlik eden renklerden ilham alıyor. Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler olmak üzere üç tema ve 24 renkten oluşan koleksiyon, yaşam alanlarını kişisel hikayelerin bir yansımasına dönüştürüyor.

 

Renkler, yaşam alanlarının atmosferini belirlemenin ötesinde anılar, deneyimler ve dünyayı keşfetme biçimleriyle güçlü bir bağ kuruyor. Bazen çocukluktan hatırlanan bir ton, bazen bir yolculukta karşılaşılan beklenmedik bir renk, bazen de zaman içinde değişen zevkler, yaşam alanlarında yapılan seçimlere yön veriyor.

 

“Belki zihninizden hiç silinmeyen bir sarı, asla unutamadığınız bir mavi ya da hala dönüşmekte olduğunuz derin bir mor… Renk, yaşam yolculuğumuzun hiç değişmeyen bir eşlikçisi; çoğu zaman farkında olduğumuzdan çok daha fazlasını anlatır.

Bu yıl sizi, renklere olan tutkunuz üzerinden kendinizi yeniden tanımaya davet ediyoruz. Yeni renk koleksiyonumuz Yolculuklar, sizi kendi renk yolculuğunuzu keşfetmeye çağıran kişisel bir davet. Köklerinize dönmeniz, anılarınızı tazelemeniz, keşiflerinizi kutlamanız ve deneyimlerinize yön veren renkleri keşfetmeniz için… Sonuçta renk; verdiğimiz en kişisel karar, konuştuğumuz en evrensel dil.

Peki ya siz hangi renklere dönüşüyorsunuz?”

 
 -Jotun Global Renk Ekibi
 

Mekana yön veren üç farklı tarz

2027 Global Renk Koleksiyonu, ilham veren kurgular ve fotoğraflarla Jotun renklerinin mekana nasıl özgün bir ruh kattığını gözler önüne seriyor. Koleksiyon; Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler adını taşıyan ve her biri birbiriyle uyumlu 8 renkten oluşan üç ana temaya ayrılıyor. “Yolculuklar”, üç temayla birlikte renkler arasında kişisel bağlar kurmaya davet ediyor. Koleksiyondaki 24 renk, kendi temaları içinde birbiriyle uyum sağlarken farklı temalardaki tonlarla da yeni kombinasyonlar oluşturulmasına olanak tanıyor. Böylece herkes kendi anılarından, keşiflerinden ve deneyimlerinden yola çıkarak kişisel renk paletini yaratabiliyor.

 

Hatıralar

Bize eşlik eden renkler

Yumuşak ve huzur veren renkler, mekana ait olma hissi katıyor. Sıcak kiremit ve toprak tonları ferahlatıcı bir sarı ve doğal yeşille birleşerek kök salmanın verdiği o güveni hissettiriyor. ‘Hatıralar’ teması geçmişten bugüne taşınan renklerin izini sürüyor ve Jotun’un bir asırlık renk mirasını yansıtıyor. Arşivden yeniden gün yüzüne çıkarılan tonlar yeni renklerle bir araya geliyor. Geçmişten gelen objeler, doğal malzemeler ve kişisel anlam taşıyan parçalarla uyum sağlayan palet, geçmiş ile bugün arasında renkler aracılığıyla bağ kuruyor.

Keşifler 

Dünyamızı genişleten renkler

Derin bir morla yan yana gelen canlı bir mavi; modern bir pembe ile buluşan sıcak ve zamansız bir sarı… Renkler, yol boyunca karşılaşılan insanlardan ve keşfedilen mekanlardan kalan tatlı hatıralar gibi yaşam alanlarına giriyor. Her yolculuk dünyaya bakış açısını genişletirken, yaşam alanları da bu keşiflerin bir yansımasına dönüşüyor. ‘Keşifler’ teması, beklenmedik renk eşleşmeleriyle özgür ve kişisel mekanlar yaratmaya alan açıyor. Her bir renk birlikteliği farklı bir hikaye anlatırken, yaşam alanlarını dünyayla kurulan bağın kişisel bir ifadesine dönüştürüyor.

 

Deneyimler
Ait hissettiren renkler
Deneyim, beraberinde zahmetsiz ve dingin bir özgüven getirir; seçimleri içgüdüyle ve özenle yapabilme becerisini sunar. Zaman içinde biriken deneyimler, kişisel beğenilerin ve iyi hissettiren ortamların daha iyi anlaşılmasını sağlar. ‘Deneyimler’ teması da bu içgüdüsel seçimlerden ve zamanla gelişen özgüvenden ilham alıyor. Gece mavisi ile altın kahvenin uyumu gibi derinlik ve denge sunan klasik renk paletleriyle, çaba gerektirmeden şık bir görünüm kazanan yaşam alanları oluşturulabiliyor. Zamansız ve sofistike detaylarla birleşen renkler, eve güçlü bir aidiyet duygusu kazandırıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye