RÖPORTAJ
Sistem Alüminyum: Katma Değerli Üretimle Küresel Alüminyum Ekosisteminde Güçleniyor
Yayınlandı
16 saat önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban
Alüminyum profil, kompozit panel ve alüminyum dövme alanlarında profesyonel çözümler sunan Sistem Alüminyum; dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim yaklaşımıyla 75’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Düşük karbonlu Verdex ürün ailesiyle çevre dostu üretimi iş modelinin merkezine taşıyarak küresel pazarlarda rekabet gücünü artırıyor.
1. Şirketinizin faaliyet gösterdiği ana iş kollarını ve marka yapılanmanızı, bugün geldiğiniz nokta itibarıyla nasıl tanımlarsınız? Bu yapı içinde sizi rakiplerinizden ayrıştıran temel unsurlar nelerdir?
Sistem Alüminyum olarak; alüminyum profil, kompozit panel ve alüminyum dövme alanlarında faaliyet gösteren, uçtan uca çözüm sunan bir sanayi şirketiyiz. Mobilite, endüstriyel profiller ve sürdürülebilir yapı çözümleri odağında; hafiflik, dayanıklılık ve çevre dostu avantajlı yüksek ürünler geliştiriyoruz. Bugün geldiğimiz noktada 4 kıtada 75’ten fazla ülkeye ihracat yapan, Türkiye’de sektörün öncü oyuncularından biri olmanın yanı sıra küresel ölçekte de güçlü bir konuma sahibiz. Bizi rakiplerimizden ayıran temel unsurlar; katma değerli üretim yaklaşımımız, müşteriye özel çözümler geliştirme yetkinliğimiz, dijitalleşmeyi stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırmamız ve sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezine almamızdır. Düşük karbonlu ve çevre dostu yeni ürünümüz Verdex ile sürdürülebilirlik yaklaşımımızı pekiştirdiğimizi söyleyebilirim.
2. 2025 yılını hem sektörünüz hem de şirketiniz özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dönemde karşılaştığınız başlıca fırsatlar ve zorluklar neler oldu?
2025 yılı, küresel ölçekte zorlu piyasa koşullarının yaşandığı; ancak alüminyumun stratejik öneminin daha da belirginleştiği bir yıl oldu. Mobilite ve inşaat sektörlerinin tetiklediği talep artışı, uzun vadeli büyüme açısından önemli fırsatlar sundu. Sistem Alüminyum olarak bu dönemi yüzde 17 büyüme ile kapatmamız; dayanıklı, esnek ve doğru zamanda yapılan yatırımların bir sonucudur. 2025’te 10,5 milyon USD tutarında yatırım gerçekleştirerek dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve otomasyon alanlarında önemli adımlar attık. Zorluklar tarafında ise küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabetin artması öne çıktı. Ancak bu süreci, iş süreçlerimizi daha verimli ve çevik hale getirerek bir avantaja dönüştürdüğümüze inanıyoruz.
3. Sektörde yaşanan güncel dönüşümler ışığında, 2026 yılına dair öngörülerinizi paylaşır mısınız? Belirlediğiniz stratejik hedefler doğrultusunda hangi alanlarda daha yoğun çalışmalar yürütmeyi planlıyorsunuz?
2026 yılında alüminyumun, küresel sanayi ekosisteminde stratejik bir malzeme olarak konumunu daha da güçlendireceğini öngörüyoruz. 2050’ye kadar talebin 120 milyon tonun üzerine çıkacağı beklentisi, bugünden yapılan yatırımların ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Bu doğrultuda 2026’da odağımız; katma değerli üretimi artırmak, ihracat
gücümüzü ileri taşımak, dijitalleşme ve otomasyon yatırımlarını derinleştirmek ve sürdürülebilirlik uygulamalarımızı yaygınlaştırmak olacak. Tam otomatik stoklama sistemimizin 2026’da tam kapasite devreye alınması da operasyonel verimliliğimizi önemli ölçüde artıracak.
4. 2026 yılı için ihracat tarafında odaklandığınız yeni coğrafyalar ve pazarlar hangileri olacak? Mevcut pazarlarda izlemeyi planladığınız yeni büyüme ve konumlanma stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu kapsamda, ihracata yönelik ürün geliştirme ve yatırım planlarınız bulunuyor mu?
İhracat, büyüme stratejimizin temel taşlarından biri olmaya devam ediyor. Başta Almanya, Amerika, Fransa ve Avusturya olmak üzere güçlü olduğumuz pazarlardaki varlığımızı derinleştirirken, ihracatımızı daha dengeli ve çeşitlendirilmiş bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, regülasyonlara ve pazar beklentilerine uygun, sürdürülebilir ve katma değerli ürünlerin geliştirilmesine odaklanıyoruz. Düşük karbonlu ürünümüz Verdex, ihracat pazarlarında rekabet gücümüzü artıran önemli bir unsur. Önümüzdeki dönemde de ihracata yönelik ürün geliştirme ve süreç iyileştirme yatırımlarımız devam edecek.
5. Sürdürülebilirlik ve çevre politikaları şirketinizin uzun vadeli vizyonunda nasıl bir yere sahip? Bugüne kadar hayata geçirdiğiniz sosyal sorumluluk projeleriniz ile önümüzdeki dönemde planladığınız yeni çevresel ve sürdürülebilirlik odaklı projelerinizden bahsedebilir misiniz?
Sürdürülebilirlik, Sistem Alüminyum’un uzun vadeli vizyonunun ayrılmaz bir parçasıdır. Düşük karbonlu üretim yaklaşımımızı güçlendirirken, bu anlayışı hem ürün portföyümüze hem de operasyonlarımıza entegre ediyoruz. GES yatırımlarımız sayesinde bugün üretim tesislerimizin elektrik ihtiyacının yüzde 20’sini güneş enerjisinden karşılıyoruz. Yeni yatırımlarla bu oranı 2026 sonuna kadar yüzde 30 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Verdex markasıyla pazara sunduğumuz sürdürülebilir ürünler de çevresel sorumluluğumuzun somut çıktılarından biri. Önümüzdeki dönemde de enerji verimliliği, dijitalleşme ve çevre dostu üretim teknolojilerine yönelik projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
6. Son olarak, iletmek istediğiniz veya özellikle altını çizmek istediğiniz bir mesajınız ya da yakın döneme ilişkin önemli bir duyurunuz var mı?
Alüminyumun küresel ölçekte stratejik bir malzeme haline geldiği bu dönemde, Sistem Alüminyum olarak büyümemizi yalnızca rakamlarla değil; dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve Ar-Ge yatırımlarımızla destekliyoruz. 2025’te yakaladığımız büyüme performansının ardından, 2026’da ihracat gücümüzü artırmayı, ürün yelpazemizi genişletmeyi ve sürdürülebilirlik anlayışımızı daha ileri taşımayı hedefliyoruz. GES, dijitalleşme ve otomasyon yatırımlarımızla bu yolculuğa kararlılıkla devam edeceğiz.
Bunları da Beğenebilirsin
RÖPORTAJ
Koramic Yapı Kimyasalları: Yerli Üretim Gücüyle Bütüncül Yapı Çözümleri
Yayınlandı
16 saat önce-
Şubat 18, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
CENGİZ ATALAY – YÖNETİM KURULU BAŞKANI
Koramic Yapı Kimyasalları, seramik yapıştırıcılarından yalıtım sistemlerine, zemin ve endüstriyel çözümlerden tamir ve güçlendirme ürünlerine uzanan geniş ürün portföyüyle yapı sektörüne uçtan uca çözümler sunuyor. Güçlü Ar-Ge altyapısı, üç modern üretim tesisi, sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve saha odaklı teknik destek modeliyle Koramic, yalnızca ürün sağlayan değil, projelerin tüm aşamalarında değer yaratan bir çözüm ortağı olarak ayrışıyor.
- Şirketinizin faaliyet gösterdiği ana iş kollarını ve marka yapılanmanızı, bugün geldiğiniz nokta itibarıyla nasıl tanımlarsınız? Bu yapı içinde sizi rakiplerinizden ayrıştıran temel unsurlar nelerdir?
Koramic Yapı Kimyasalları olarak, faaliyet alanımız, yapı sektörünün ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı yapı kimyasallarının geliştirilmesi, üretimi ve pazarlanmasıdır. Seramik yapıştırma harçları ve derz dolgularından su ve ısı yalıtım sistemlerine, zemin kaplama ve endüstriyel zemin çözümlerinden tamir, güçlendirme, yüzey hazırlık ürünleri ile astar, silikon ve mastiklere kadar uzanan geniş ürün yelpazemizle pazarda bütüncül çözümler sunuyoruz.
Marka yapılanmamız da; kalite sürekliliği, teknik güvenilirlik ve çözüm odaklılık kavramları üzerine konumlanmakta ve yalnızca ürün tedarik eden bir marka değil, projelerin tüm aşamalarında müşterilerimize değer katan bir çözüm ortağı olarak hareket etmekteyiz. Güçlü Ar-Ge altyapımız, Bozüyük, Torbalı ve Tarsus’taki modern üretim tesislerimizde sağladığımız sürdürülebilir üretim kapasitesi, uluslararası standartlarda istikrarlı ürün performansı, teknik destek ve saha odaklı hizmet anlayışımız ile yerli üretim gücünü global bilgi birikimiyle birleştiren kurumsal yapımız, bizi rakiplerimizden net biçimde ayrıştıran temel unsurlar arasında yer almaktadır.
- 2025 yılını hem sektörünüz hem de şirketiniz özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dönemde karşılaştığınız başlıca fırsatlar ve zorluklar neler oldu?
Yapı Kimyasalları Sektörü 2025 yılında beklendiği üzere, az da olsa daralma ile bitti. Her ne kadar son çeyrekte iyimser beklentiler hâkim idiyse de, genel ekonomik durum ile paralel olarak, sektör beklentileri piyasada karşılık bulmadı. Ülke ekonomisi, sıkı para politikası uygulanmasına rağmen, yüksek enflasyon ile seyretmeye devam etti ve finansa ulaşım ticari olarak mümkün olmadı. Bu nedenle sektörde, daralan ve zora düşen firma sayısı oldukça yüksek rakamlara ulaştı ve bu da konkordato, iflas ve satın almalarla kendini gösterdi. Ülkemiz dışında da jeopolitik riskler, şimdiye değin olmadığı kadar yükseldi, tüm komşularımızda askeri ve sosyal çatışmalar ve hareketlenmeler, ticari faaliyetin önüne geçerek, ülke dışsatım koşullarını sektörümüz için son derece olumsuz etkiledi. Kısaca, sektörün beklenen gelişmeyi gösteremediği bir yılı geride bırakmış olduk.
Yıl satış değerleri, yukarıda değindiğim gibi, ülke performansı ile paralel şekilde gerçekleşmiştir. Karlılığımızda ve satış rakamlarımızda az da olsa, kayıp yaşadığımız bir yıl olarak şirket kayıtlarına geçti.
2025 yılı Koramic Yapı Kimyasalları A.Ş. için, 5 yıllık stratejik gelişme planı doğrultusunda yönetilen bir yatırım yılı idi. Firmamızın son beş yılda gösterdiği hızlı büyüme, hem satış, hem de karlılık değerlerinde çok olumlu katkılar yaptı. Bu gelişmenin sonucu olarak, yeni yatırım yapılması zorunlu hale gelmişti ve yönetimimizin mutlaka başarması gereken bir hamle olarak, en büyük amacımızı gerçekleştirdiğimiz bir yıl oldu. Firmamızın gerçek üretim kapasitesini %50 arttıracak bu yeni tesisimiz, İzmir-Torbalı gibi ülkemizin en değerli endüstriyel tesis bölgelerinden birinde bulunuyor ve mevcut pazarımıza ciddi katkılar yapabilecek bir potansiyele sahip.
- Sektörde yaşanan güncel dönüşümler ışığında, 2026 yılına dair öngörülerinizi paylaşır mısınız? Belirlediğiniz stratejik hedefler doğrultusunda hangi alanlarda daha yoğun çalışmalar yürütmeyi planlıyorsunuz?
2026 yılı itibarıyla yapı kimyasalları sektöründe sürdürülebilirlik, çevre dostu ürünler, enerji verimliliği ve dijitalleşme temel dönüşüm alanları olarak öne çıkmaktadır. Koramic Yapı Kimyasalları olarak bu dönüşümü stratejik bir fırsat olarak görüyor; Ar-Ge odaklı, çevresel etkisi düşük ve yüksek performanslı ürünlerin geliştirilmesi, enerji verimli ve sürdürülebilir üretim süreçleri ile dijitalleşmiş operasyonlar üzerine yoğunlaşıyoruz.
Bu doğrultuda yatırımlarımıza devam ediyor ve ilk çeyrekte faaliyete başlatmayı planladığımız yeni İzmir fabrikamızı da sektöre kazandırmanın heyecanını yaşıyoruz. İzmir Torbalı’da bulunan bu tesis üretim kapasitemizi büyük ölçüde artıracak, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimize önemli katkı sağlayacaktır. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız ve çevresel sorumluluk projelerimizle birlikte, Koramic Yapı Kimyasalları olarak geleceğe değer katan, rekabetçi ve sürdürülebilir bir büyüme modeliyle ilerlemeye devam ediyoruz.
- 2026 yılı için ihracat tarafında odaklandığınız yeni coğrafyalar ve pazarlar hangileri olacak? Mevcut pazarlarda izlemeyi planladığınız yeni büyüme ve konumlanma stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu kapsamda, ihracata yönelik ürün geliştirme ve yatırım planlarınız bulunuyor mu?
2026 yılı, bölgesel problemlerin yanında, bu kez dünya çapında jeopolitik karmaşalara gebe. Dünyanın en büyük ekonomik güçleri, silahlanma yarışları, birbirlerini ve diğer üçüncü ülkeleri tehdit, yöresel savaş ve askeri operasyonlar sarmalına girmiş durumda. Kutuplaşmalar artmakta, ülkelerin güç odakları değişmekte ve dünya barışı 80 yıldır olmadığı kadar büyük bir tehdit altında. Bu büyük politik kaosun dışında kalabildiğimiz ölçüde, ülkemiz ekonomik ve üretim gücünü kullanabilecektir. Kendi potansiyelimiz, geride bıraktığımız 2025 yılının bir tekrarını sağlamaya yeterlidir.
Bu kargaşa riskler taşıdığı kadar, ekonomik fırsatlar da yaratabilir. Savaşların durulmasını ve normal yaşam koşullarının oluşmasını beklediğimiz komşu topraklar, bizler için önce barış sonra gelişme demektir. Kötümserlik taşımamakla birlikte, çok büyük gelişmeler olacağına dair beklentimiz düşüktür.
- Sürdürülebilirlik ve çevre politikaları şirketinizin uzun vadeli vizyonunda nasıl bir yere sahip? Bugüne kadar hayata geçirdiğiniz sosyal sorumluluk projeleriniz ile önümüzdeki dönemde planladığınız yeni çevresel ve sürdürülebilirlik odaklı projelerinizden bahsedebilir misiniz?
Koramic Yapı Kimyasalları olarak, sürdürülebilirlik ve çevre politikalarını, kısa vadeli bir hedef değil, şirketimizin uzun vadeli büyüme ve gelecek vizyonunun temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz.
Bu doğrultuda üretim süreçlerimizde yenilenebilir enerji kullanımını artırmak amacıyla devreye aldığımız GES (Güneş Enerjisi Santrali) projemiz, fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltarak karbon ayak izimizi düşürmemize, enerji verimliliğimizi artırmamıza ve çevreyle uyumlu bir üretim modeline geçişimize önemli katkı sağlamaktadır.
Aynı zamanda hayata geçirdiğimiz Koramic Ormanı projemiz ile doğaya kalıcı katkı sağlamayı, karbon emilimini artırmayı ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmayı amaçlarken; sürdürülebilirlik kültürünü çalışanlarımız ve paydaşlarımızla birlikte yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.
Koramic Ormanı ve GES projelerimiz, Koramic Yapı Kimyasalları’nın sürdürülebilirliği stratejik bir öncelik olarak ele aldığının, çevresel sorumluluğu kurumsal vizyonunun merkezine yerleştirdiğinin ve geleceğe değer katan bir marka olma hedefiyle ilerlediğinin güçlü bir göstergesidir.
RÖPORTAJ
Tremco CPG: Yapılarda Entegre Çözümlerle Temelden Çatıya Güven İnşa Ediyor
Yayınlandı
18 saat önce-
Şubat 18, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Tolga Aycı Tremco CPG Türkiye İş Geliştirme Müdürü
RPM International bünyesinde faaliyet gösteren Tremco CPG; sızdırmazlık, yalıtım, pasif yangın koruma ve zemin sistemleri gibi kritik yapı ihtiyaçlarını tek çatı altında sunan entegre çözüm modeliyle sektörde ayrışıyor. Yüksek performanslı ürün portföyü ve lider markalarıyla, yapıların güvenliğini, dayanıklılığını ve uzun ömürlü performansını odağına alıyor.
- Şirketinizin faaliyet gösterdiği ana iş kollarını ve marka yapılanmanızı, bugün geldiğiniz nokta itibarıyla nasıl tanımlarsınız? Bu yapı içinde sizi rakiplerinizden ayrıştıran temel unsurlar nelerdir?
Tremco CPG, New York Borsası’na kote, kimyasallar alanında global bir üretici holding olan RPM International’ın, yapı malzemeleri alanında uzmanlaşmış bir iş koludur.
Tremco CPG olarak, bir yapının temelden çatıya kadar ihtiyaç duyduğu sızdırmazlık, izolasyon ve yalıtım, yapıştırma, pasif yangın koruma, zemin kaplama, beton koruma ve onarım gibi uygulamalara yönelik yüksek performanslı yapı malzemeleri üretiyoruz. Bu alanlarda illbruck, Flowcrete, Nullifire, Vandex, Tremco, Dryvit ve Nudura gibi sektöründe lider markaları bünyemizde barındırıyoruz.
Bizi rakiplerimizden ayıran iki temel unsur; sektörde az görülen şekilde, bir yapının temelden çatıya kadar tüm ihtiyaçlarını kapsayan entegre çözümleri tek bir tedarikçi olarak sunabilme kapasitemiz ve Tremco CPG dünyasına satın alma yoluyla dahil edilen yeni marka ve ürünlerle “entegre çözüm sunan tek tedarikçi” konumumuzu sürekli olarak güçlendirmemizdir.
- 2025 yılını hem sektörünüz hem de şirketiniz özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dönemde karşılaştığınız başlıca fırsatlar ve zorluklar neler oldu?
2025 yılı, hem sektörümüz hem de şirketimiz açısından zorlu koşulların hâkim olduğu bir yıl olsa da, büyüme hedeflerimizi tutturduğumuz ve iş birliklerimizi güçlendirdiğimiz bir dönem oldu. Maliyet baskıları ve pazardaki temkinli duruş önemli zorluklar yaratırken; entegre çözümlere olan talebin artması, sürdürülebilirlik odaklı projeler ve tek tedarikçiyle çalışma eğilimi önemli fırsatlar sundu. Doğru segmentlere odaklanarak ve güçlü ürün portföyümüzle, zorlu şartlara rağmen büyümenin hâlâ mümkün olduğunu gördük.
Türkiye’de inşaat kalitesinin yükselmesine yönelik toplumsal talep ve enerji, deprem, yangın gibi kritik yapı yönetmeliklerinin global standartlarla uyumlu hale getirilmesiyle birlikte, inşaat malzemelerine yaklaşım da köklü şekilde değişti. Bugün yapı malzemeleri yalnızca bir maliyet kalemi olarak değil; yapının performansını, dayanıklılığını, güvenliğini ve kullanım ömrünü doğrudan etkileyen stratejik bir yatırım unsuru olarak değerlendiriliyor. Özellikle yangın güvenliği, su ve ısı yalıtımı, uzun ömür ve mevzuata uyum gibi başlıklar, proje kararlarında belirleyici kriterler haline geldi. belirleyici hale geldi. Bu dönüşüm, yüksek performanslı ve sistem bazlı çözümler sunan firmalar için önemli bir büyüme alanı yaratıyor. Tremc CPG, bu dönüşümün en etkili taraflarından biridir.
- Sektörde yaşanan güncel dönüşümler ışığında, 2026 yılına dair öngörülerinizi paylaşır mısınız?
2026 yılına baktığımızda, sektördeki dönüşümlerin daha net hale geleceğini öngörüyoruz. Türkiye’de ve global pazarlarda yükselen inşaat kalitesi beklentisi; sürdürülebilirlik ve dayanıklılık kriterleriyle birleşerek, performans ve sistem bazlı çözümler sunabilen, global ölçekte kalite standardı konumlandırılan tedarikçilere olan yönelimi artıracak. Enerji verimliliği, yangın güvenliği, su ve ısı yalıtımı gibi kritik alanlarda standartlar daha da sıkılaşacak ve bu alanlara yatırım yapan firmalar için önemli fırsatlar yaratacak.
- Belirlediğiniz stratejik hedefler doğrultusunda hangi alanlarda daha yoğun çalışmalar yürütmeyi planlıyorsunuz?
Belirlediğimiz stratejik hedefler doğrultusunda, önümüzdeki dönemde özellikle yapı kabuğu, yalıtım, su ve ısı izolasyonu, pasif yangın güvenliği ve zemin çözümleri alanlarında yoğun çalışmalar yürütmeyi planlıyoruz. Bu alanlarda sunduğumuz yüksek performanslı ve sistem bazlı çözümlerle, hem mevcut müşterilerimizin ihtiyaçlarını daha iyi karşılamayı hem de yeni projelerde fark yaratmayı hedefliyoruz.
- 2026 yılı için ihracat tarafında odaklandığınız yeni coğrafyalar ve pazarlar hangileri olacak?
Türkiye organizasyonumuz, bölge coğrafyasının merkezi konumundadır. Balkanlar, Stan ülkeleri, Azerbaycan ve İsrail pazarları Türkiye organizasyonu tarafından başarıyla yönetilmektedir. 2026 yılı için ihracat tarafında bu bölgelerde varlığımızı derinleştirmeyi ve yeni fırsatları değerlendirmeyi planlıyoruz.
- Sürdürülebilirlik ve çevre politikaları şirketinizin uzun vadeli vizyonunda nasıl bir yere sahip?
Bu alanda öne çıkan firmalardan biri olan Tremco CPG Europe, sürdürülebilirlik performansını bağımsız ve küresel ölçekte kabul görmüş EcoVadis değerlendirme sistemiyle düzenli olarak ölçümlüyor. Şirketimiz,2025 yılında Ecovadis Gümüş Madalya almaya hak kazandı. Bu başarı, kimyasal ürün üreticileri arasında Tremco CPG’nin ilk %15’lik dilime girdiğini gösteriyor. 2026 yılında ise,şahsi olarak, Tremco CPG’nin, belirlenen yeni sürdürülebilirlik hedeflerine yaklaşarak bu kategorinin üstüne çıkacağını düşünüyorum.
RÖPORTAJ
PERI ile Kalıp ve İskele Sektöründe Sürdürülebilir ve Dijital Dönüşüm
Yayınlandı
19 saat önce-
Şubat 18, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
PERI Türkiye Genel Müdürü A. Ayhan Akpınar
55 yılı aşkın mühendislik tecrübesiyle global ölçekte faaliyet gösteren PERI, modüler sistemleri, entegre güvenlik çözümleri ve dijital planlama araçlarıyla inşaat süreçlerine uçtan uca değer katıyor. PERI Türkiye ise sürdürülebilirlik odaklı yatırımları, yenilikçi sistem çözümleri ve operasyonel çevikliğiyle sektörde fark yaratan bir konumda ilerliyor.
Şirketinizin faaliyet gösterdiği ana iş kollarını ve marka yapılanmanızı, bugün geldiğiniz nokta itibarıyla nasıl tanımlarsınız? Bu yapı içinde sizi rakiplerinizden ayrıştıran temel unsurlar nelerdir?
Kalıp ve iskele sektöründe PERI, global ölçekte inovasyon, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme odaklı bir ürün stratejisi izlemektedir. 55 yılı aşkın mühendislik tecrübesiyle dünyanın dört bir yanındaki projelerde inşaat süreçlerine değer katan PERI; modüler sistemler, entegre güvenlik çözümleri ve dijital planlama araçlarıyla sektörde fark yaratmaktadır.
PERI’nin global düzeyde benimsediği sürdürülebilirlik bazlı stratejik hedeflerin çizgisinde hareket ediyor, bu yaklaşımı yerel uygulamalarla güçlendirmeyi son derece önemsiyoruz. PERI Türkiye olarak tesisimize kurduğumuz güneş enerjisi panelleri sayesinde, enerji ihtiyacımızın çok büyük bir bölümünü kendi ürettiğimiz temiz enerjiden karşılıyoruz. Bu yatırım, karbon ayak izimizi minimize ederken, operasyonel süreçlerimizde tam sürdürülebilirlik hedefimize doğru attığımız en somut adımı temsil ediyor. Sürdürülebilirlik yaklaşımımız doğrultusunda; uzun ömürlü, geri dönüştürülebilir malzemelerden üretilen, kaynak verimliliğini artıran ve montaj-demontaj süreçlerinde enerji tasarrufu sağlayan sistemler geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu yaklaşım sayesinde, ürünlerimizin tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkisini azaltmayı ve projelerde kaynak israfını önlemeyi hedefliyoruz.
2025 yılını hem sektörünüz hem de şirketiniz özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dönemde karşılaştığınız başlıca fırsatlar ve zorluklar neler oldu?
Sektörün içinden geçtiği dalgalı konjonktüre rağmen temkinli ama güçlü bir başlangıç yaptığımız 2025 yılında projeler için zaman, verimlilik ve güvenlik kavramları her zamankinden daha kritik hale geldi. Bunun sebebi, özellikle konut sektöründe artan maliyet baskısı, finansmana erişim zorlukları ve nitelikli iş gücü ihtiyacıydı. PERI Türkiye olarak, bu tablo karşısında odağımızı yalnızca ürün tedariğine değil; proje süresini kısaltan, iş gücü ihtiyacını azaltan ve şantiye güvenliğini artıran sistem çözümlerine yönelttik.
Bauma 2025, inşaat sektörünün dünya çapındaki en büyük buluşmalarından biri olarak PERI’nin hem global liderliğini hem de inovatif gücünü yansıtan bir organizasyondu. Bu vizyonun güçlü bir temsilcisi olarak PERI Türkiye ise sektörel gelişmelere yön veren çözümleri ve sağlam mühendislik altyapıları ile Almanya’daki fuarda dikkat çekti. Etkinliğin yalnızca ürün tanıtımı değil, aynı zamanda vizyon paylaşımı olduğunun farkındalığıyla Münih’te yer alarak bu vizyonun bir parçası olmak, PERI Türkiye ekibi olarak müşterilerimize daha sürdürülebilir, daha güvenli ve daha verimli çözümler sunma konusunda bizleri yeniden motive etti.
PERI Türkiye’nin sektördeki liderliğini güçlendiren önemli bir adım olarak Gaziantep’teki yeni lojistik operasyon merkezimizi hizmete açtık. Bu yatırımla artık bölgedeki şantiyelerimizin ihtiyaçlarına çok daha hızlı yanıt verirken, PERI’nin müşteri odaklı yaklaşımını, operasyonel çevikliğini ve sürdürülebilir büyüme vizyonunu aynı noktada buluşturuyoruz.
Sektörde yaşanan güncel dönüşümler ışığında, 2026 yılına dair öngörülerinizi paylaşır mısınız?
Zorlu koşullara rağmen 2025 yılında önemli ilerlemeler kaydederek pek çok şeyi başarmış olmamız, uzun vadeli müşteri ilişkilerimizin sağlamlığını ve 2026’da neler başarabileceğimizi kanıtlıyor. İş gündemimizde öne çıkan başlıklarda; konut projelerinde hafif, hızlı ve modüler kalıp çözümleri, yüksek katlı yapılarda zaman kazandıran döşeme ve tırmanır sistemler yer alıyor. Özellikle BIM (Yapı Bilgi Modellemesi) süreçlerine uyumlu mühendislik çözümlerimiz ve dijital planlama araçlarımızla, projeleri henüz fiziksel olarak başlamadan optimize ederek şantiyedeki hata payını ve malzeme israfını en aza indiriyoruz.
Kiralama hizmetimiz ise, ürün ve sistem yaklaşımımızı tamamlayan en önemli avantajlarımızdan biridir. Yüksek kapasiteli ve standartlara uygun kiralama parkımız sayesinde, projelerde ihtiyaç duyulan sistemlere hızlı erişim sağlanmakta; yatırım maliyetleri azaltılırken, proje süreleri ve lojistik planlama daha öngörülebilir hale gelmektedir.
2026 yılı için ihracat tarafında odaklandığınız yeni coğrafyalar ve pazarlar hangileri olacak?
Gaziantep’te faaliyete geçirdiğimiz yeni lojistik operasyon merkezimiz ile global standartlardaki hizmet anlayışımızı 2026 yılında da Türkiye’nin dört bir yanına ve komşu ülkelere daha etkin şekilde taşımayı hedefliyoruz. PERI Grubu’na %100 yabancı sermaye ile dahil olan üretim şirketimiz PERI Sakarya fabrikamızda sağladığımız istihdamla ülke ekonomimize katkıda bulunmayı ve müşterilerimiz için değer yaratmayı 2026 senesinde de sürdürmeyi amaçlıyoruz.
Bununla birlikte, PERI Türkiye olarak ana stratejimiz; sorumluluk sahamızda yer alan bölgelerdeki iş hacmimizi maksimize etmek ve pazar etkinliğimizi artırmaktır. Mevcut pazarlarımızda sadece bir ürün tedarikçisi olarak değil, mühendislik gücümüzü ve lojistik kabiliyetimizi saha tecrübesiyle birleştiren bir çözüm ortağı olarak konumlanıyoruz. Bölgesel dinamiklere hakimiyetimiz ve operasyonel çevikliğimiz sayesinde, sorumluluk alanımızdaki her projeye özel çözümler sunarak büyüme ivmemizi 2026 yılında da yukarı taşımayı hedefliyoruz.
Sürdürülebilirlik ve çevre politikaları şirketinizin uzun vadeli vizyonunda nasıl bir yere sahip?
Çevresel sorumluluk bilinciyle şekillenen kurumsal vizyonumuzun önemli bir parçası olan sürdürülebilirlik, operasyonlarımızın merkezine yerleşmiş durumda. PERI Türkiye olarak, güneş enerjisi yatırımımız ile karbon ayak izimizi azaltıyor, çevresel etkimizi minimize ediyor ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına üzerimize düşeni yapıyoruz. Gelecek dönemde de PERI Global’in sürdürülebilirlik standartları çizgisinde ilerleyerek, iklim dostu uygulamaları yaygınlaştırmayı ve enerji tüketimimizdeki yenilenebilir enerji payını daha da artırmayı hedefliyoruz.
Son olarak, iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Bugün olduğu gibi önümüzdeki dönemde de odağımız; sahada gerçek karşılığı olan, güvenli, sürdürülebilir ve verimlilik sağlayan çözümler üretmek olacak. PERI Türkiye olarak yalnızca ürün sunan bir firma değil, projelerin her aşamasında müşterilerinin yanında duran bir çözüm ortağı olmayı önemsiyoruz. Güçlü mühendislik altyapımız, modern ürünlerimiz ve nitelikli insan kaynağımızla sektörümüze katkı sağlamaya ve çıtayı her geçen gün daha yukarı taşımaya devam edeceğiz.
Son Yazılar
- Koramic Yapı Kimyasalları: Yerli Üretim Gücüyle Bütüncül Yapı Çözümleri Şubat 18, 2026
- Sistem Alüminyum: Katma Değerli Üretimle Küresel Alüminyum Ekosisteminde Güçleniyor Şubat 18, 2026
- Tremco CPG: Yapılarda Entegre Çözümlerle Temelden Çatıya Güven İnşa Ediyor Şubat 18, 2026
- PERI ile Kalıp ve İskele Sektöründe Sürdürülebilir ve Dijital Dönüşüm Şubat 18, 2026
- Enerji Tasarrufundan İklim Etkisine: 2026’ya Güçlü Bir Zemin Şubat 18, 2026
- Form Freva’nın Uluslararası Sertifika Başarısı İhracat Vizyonunu Güçlendirdi Şubat 18, 2026
- TK Elevator: Kentsel Mobilitede Dijital ve Sürdürülebilir Yaklaşım Şubat 17, 2026
- Pimapen: 44 Yıldır Türkiye’de Pencerenin Standardını Belirleyen Marka Şubat 17, 2026
- Kayalar Kimya: Ar-Ge ile Güçlenen, Sürdürülebilirlikle Büyüyen 50 Yıl Şubat 17, 2026
- Mitsubishi Electric: Entegre Teknolojilerle Sanayinin ve Binaların Geleceğini Şekillendiriyor Şubat 17, 2026
- Borusan Cat: Çok Markalı, Uçtan Uca ve Sahaya Dokunan Bir Çözüm Ekosistemi Şubat 17, 2026
- 70 Yılı Aşkın Entegre Güç: Çuhadaroğlu’nun Alüminyumda Uçtan Uca Uzmanlığı Şubat 17, 2026
- Dijitalleşme, Verimlilik ve Maliyet Etkinlik Ekseninde Doka Türkiye’nin Yol Haritası Şubat 17, 2026
- Banyo ve Mutfakta Yeni Standart: Sürdürülebilir Konfor Şubat 17, 2026
- Legrand Türkiye Grubu, Enerji Verimliliği Odaklı Akıllı Çözümlerle Sürdürülebilir Geleceğe Değer Katıyor Şubat 16, 2026
Trendler
GENEL1 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL1 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak









