Finans, teknoloji ve yatırım devlerinin taşındığı Miami, Türkiye için konutta stratejik bir yatırım merkezi oldu!  - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Finans, teknoloji ve yatırım devlerinin taşındığı Miami, Türkiye için konutta stratejik bir yatırım merkezi oldu! 

Yayınlandı

-

Miami’nin gayrimenkul yatırım fırsatları ve en cazip konut projeleri, İstanbul’da bugün düzenlenen bir basın toplantısı ile tanıtıldı. Miami Realtors Derneği Üyesi ve Gayrimenkul Yatırım Uzmanı Ozan Hoşgör, “Finans, teknoloji ve yatırım sektörlerinden son 5 yılda 200’den fazla şirketin merkezini taşıdığı Miami; vize ve oturum şartı aramayan, yatırımcı dostu mevzuatı ve ödeme avantajlarıyla uluslararası yatırımcılar kadar Türkiye için de stratejik gayrimenkul yatırım merkezlerinden biri oldu. Miami’nin en hızlı değer kazanan bölgesi ‘Miami Worldcenter’ olurken, bölgenin yüksek kira getirili projesi ‘Flow Residence’, en gözde yatırım projeleri arasında başı çekti” dedi.

Dünyanın en büyük emlak pazarının kalbinde yer alan Miami; güvenli yatırım ortamı, dolar bazlı gelir potansiyeli, şeffaf yasal süreçleri ve yüksek kira getirisiyle Türk yatırımcıların en çok yöneldiği uluslararası pazarlardan biri hâline geldi. Miami’nin gayrimenkul yatırım fırsatları ve en cazip konut projeleri, bugün İstanbul’da düzenlenen bir basın toplantısı ile tanıtıldı. 

Miami ile Florida Realtors Dernekleri Üyesi ve United Realty Group Gayrimenkul Yatırım Uzmanı Ozan Hoşgör ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, Miami’nin güçlü yatırım potansiyeli, bölge bazlı değer artışları ve 2026 pazar öngörülerinin yanı sıra Miami ve ABD gayrimenkul pazarına ilişkin yatırımcıların en çok merak ettiği konular değerlendirildi. 

Miami; yaşam kalitesi, gelir ve vergi avantajı ile ABD’nin en global şehri!

Dünyanın en büyük gayrimenkul pazarı olan ABD’nin 50 trilyon doları aşan bir pazar büyüklüğüne ulaştığını belirten Hoşgör, Miami’nin bu pazarın en global şehirlerinin başında geldiğini kaydetti. Florida’nın eyalet gelir vergisinin olmaması ve yüksek yaşam kalitesi ile pandemi sonrasında ABD’nin en hızlı büyüyen eyaletlerden biri olduğunu kaydeden Hoşgör, “ABD’nin ‘en sıcak iş piyasası’ olan Florida’ya bağlı Miami, Goldman Sachs’tan Blackstone’a 5 yılda 200’den fazla şirketin yeni ofis açtığı ve genel merkezini taşıdığı çok cazip bir kent. Finans, teknoloji ve yatırım sektörlerinin büyüdüğü Miami, yabancı yatırımcıların yoğunluğu nedeniyle Amerika’ya uluslararası net göçte ilk sırayı aldı. Kira talebinin sürekli arttığı kente yüksek gelirli profesyoneller taşınıyor. Sınırlı arz ve güçlü talep dengesinin sürdüğü Miami, tüm bu nedenlerle dolar bazlı stabil gelir potansiyeli sunuyor” değerlendirmesini yaptı. 

Vize, oturum şartı olmaması ve şeffaf mevzuat, yatırımcı için fırsat yarattı!

Miami’de oturum, vatandaşlık ve vize şartının gerekmemesinin yatırımları kolaylaştırdığını vurgulayan Hoşgör, yatırımcıların oturma veya çalışma izni olmasa bile hızlı şekilde mortgage kullanarak gayrimenkul yatırımı yapabildiklerini anlattı. Hoşgör, “Yatırımcılar isterlerse gelir beyanında bulunmadan kira gelirine göre değerlendirme yapılarak, daha az evrakla süreci tamamlayabilir. Bu seçenekte faiz biraz daha yüksektir. İsteyen yatırımcılar da gelir belgesi göstererek daha detaylı bir inceleme sonucunda daha düşük faizle mortgage’tan yararlanabilir” diye konuştu. Florida’da şeffaf, güvenli ve yatırımcıyı koruyan bir hukuk sistemi olduğuna dikkat çeken Hoşgör, “Hem ev sahibi hem de kiracı haklarını dengeli bir şekilde düzenleyen sisteme göre; para, avukat veya güvenli ödeme aracı şirketi gibi tarafsız üçüncü parti şirketlerin hesabında tutulur ve işlem tamamlanana kadar güvence altındadır. Kira sözleşmeleri maksimum 1 yıldır, tahliyeler hızlıdır ve airbnb gibi kiralamalar, birçok projede yasal olarak mümkündür” dedi. 

Türkiye, Miami’de konut yatırımı yapan en aktif 5 ülkeden biri!

Bugün 73 farklı ülkeden yatırımcının Miami pazarında yer aldığını kaydeden Hoşgör, “Son yıllarda Türk yatırımcılarımızın da bölgeye ilgisi belirgin şekilde arttı. Türk yatırımcılar Miami’de en aktif ilk 5 ülke arasında bulunuyor. Şehirden yeni konut alan ülkeler sıralamasında Türkiye; Kolombiya, Meksika, Arjantin ve Brezilya’yı takip ediyor. Türk yatırımcılar, özellikle kısa ve orta vadede yüksek kazanç potansiyeli sunan yeni inşaat projelerine yoğun ilgi gösteriyor” dedi. 

“Miami, Dubai’yi riskli bulan yatırımcılar için de cazip bir alternatif!”  

Toplantıda son aylarda Körfez’de yaşanan jeopolitik gerginliklerin Dubai yatırım akışını etkileyip etkilemediğine de değinen Hoşgör, “Dubai savaş sonrasında yatırım güvenliği açısından daha riskli bir durumda. Konut yatırımcıları da riski dağıtmak istiyor. Miami, özellikle dolar bazlı kira getirisi ve sabit faizli finansman yapısı nedeniyle yeni bir alternatif olarak öne çıkıyor. Bu pazarda kira getirilerinin istikrarlı artmasını, global şirket göçünün sürmesini ve yeni konut projelerine ilginin yüksek olmasını bekliyoruz. Türk yatırımcıların Miami’deki varlığı da büyüyecektir” değerlendirmesini yaptı. 

Miami’nin en hızlı değer kazanan, sürekli gelişim üssü: Miami Worldcenter

Miami’nin kalbindeki en büyük kentsel dönüşüm projelerinden birinin ‘Miami Worldcenter’ olduğunu kaydeden Hoşgör, “Şehrin sürekli gelişen bir yenilik ve yaratıcılık üssü olarak konumlanan Miami Worldcenter, 6 milyar dolarlık mastır planına sahip olan ve perakende, ofis ve konut projelerinin birleştiği büyük bir yatırım bölgesi. Miami’nin en hızlı değer kazanan bölgelerinden biri olan Miami Worldcenter, şehir merkezine erişimi ciddi şekilde iyileştiren büyük altyapı yatırımlarından Signature Bridge başta olmak üzere Miami Airport, PortMiami ve Metrorail gibi pek çok önemli ulaşım bağlantısına yakınlığı ile çok güçlü kira potansiyeli taşıyor. Bu bölgedeki projeler ise Miami’nin en gözde projeleri” diye konuştu. 

Yüzde 10 brüt kira getirili FlowResidence, Miami’nin en gözde projelerinden!

Toplantıda Miami Worldcenter lokasyonunda yer alan en yeni projelerden biri olan Flow Residence’ı tanıtan Hoşgör, yüksek kira talebiyle öne çıkan, merkezi konumu ve modern konseptiyle uluslararası yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği projenin Miami’nin yenilikçi konut trendlerini temsil ettiğini açıkladı. Hoşgör şöyle devam etti: 

“41 katlı, eşyalı 496 rezidanstan oluşan proje, alışverişten yeme içmeye 36 bin 900 ftm2’lik perakende alanına ve havuzdan fitness merkezine kadar 46.100 ft2’lik sosyal alana sahip bulunuyor. Oturmaya veya hemen kiraya verilmeye hazır olan proje, yüzde 10 brüt kira getirisi, 2 yıl kira garantisi ve yüzde 35 peşinat ve krediye uygun ödeme imkanıyla yatırımcılara büyük bir avantaj sunuyor. Projenin öne çıkan özelliklerinden biri de, bir dokunuşla dairenin kişiselleştirilmesine, kiralama performansının takip edilebilmesine, konaklama, pazarlama ve ağırlama hizmetinin rahatça uygulanabilmesine ve yönetilebilmesine olanak veren, online bir Flow uygulamasına da sahip olması. Projenin geliştiricisi olan ve 2 milyar dolarlık gayrimenkul portföyünü yöneten Flow Gayrimenkul tarafından tasarlanan bu hizmet, üst düzey bir mülk yönetimi ve yaşam deneyimi sunmasıyla bölgede fark yaratıyor.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor!

Yayınlandı

-

Weber’in usta sadakat programı we-club, 2026’da 25. yılını kutluyor. Ustalarla kurduğu güvene dayalı ilişkiyi çeyrek asırlık yolculuğunun merkezinde tutan program; mesleki gelişimden eğitime, sosyal projelerden ailelere uzanan kapsamlı bir ekosistem sunuyor. Weber, etkileşim odaklı uygulamaları, sosyal sorumluluk çalışmaları ve saha buluşmalarıyla ustaların yanında olmayı sürdürüyor.

Saint-Gobain’in endüstriyel harç üretiminde dünya lideri markası Weber’in usta sadakat programı we-club, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla çeyrek asırdır birlikte gelişiyor ve büyüyor. Program, bu özel yıldönümünü yalnızca geçmişe dönük bir kutlama olarak değil, ustalarla kurduğu uzun soluklu yol arkadaşlığını geleceğe taşıyan yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor. Kurulduğu günden bu yana ustaların geri bildirimleriyle yenilenen we-club; kampanyalar, oyunlar, eğitim fırsatları ve farklı deneyimlerle üyelerine ulaşmaya devam ediyor.

we-club sadakat programı, puan ve ödülün ötesinde!

we-club, geleneksel sadakat programlarının ötesine geçerek ustalarla kalıcı bir bağ kuruyor. Ustalara puan ve ödüllerin yanı sıra eğitim içerikleri, kampanyalar ve farklı deneyimler sunan program, üyelerinin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekliyor. Program, ustaların başarılarını görünür kılarken çocuklarının eğitim hayatına burs desteği sağlıyor ve sosyal projeler aracılığıyla toplumsal faydaya katkıda bulunuyor. Böylece ustaların emeğine verdiği değeri farklı alanlarda somutlaştırıyor.

Weber Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış & Pazarlama Direktörü Gökmen Ersoy, we-club’ın 25. yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor:

“Yapı sektörünün gelişiminde ustaların bilgi birikimi, deneyimi ve emeği büyük önem taşıyor. Weber olarak, sunduğumuz ürün ve çözümlerin yanı sıra ustaların mesleki yolculuklarını desteklemeyi de sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. 25 yıldır devam eden we-club, bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri. Önümüzdeki dönemde de ustalara değer katan uygulamalarımızı geliştirerek bu uzun soluklu birlikteliği sürdürmeyi hedefliyoruz.”

25 yıldır sahada, ustalarla yan yana

Weber’in gücünün temelinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalarla kurduğu yakın ilişki bulunuyor. Her yıl gerçekleştirilen buluşmalarda ustalarla aynı masaya oturan, onların sorunlarını ve ihtiyaçlarını dinleyen marka, çözüm ve gelişim süreçlerini sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendiriyor. Bu buluşmaların önümüzdeki dönemde de artarak sürdürülmesi hedefleniyor.

Çeyrek asırlık yolculuğun sonunda değişmeyen tek gerçek var: Ustalarla birlikte büyümek. Weber, ustaları dinleyen, emeklerine değer veren, sahada onların yanında duran ve geleceğe birlikte yürüyen gerçek bir yol arkadaşı olmayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Panasonic ile mevsim geçişlerinde dengeli iklimlendirme

Yayınlandı

-

 
Sonbahara geçişle birlikte gün içerisinde değişen sıcaklıklar, yaşam alanlarında hem serinleme hem de ısınma ihtiyacını beraberinde getiriyor. Panasonic, Etherea klima serisinin gelişmiş ısıtma ve soğutma performansını Aerowings 2.0 hava yönlendirme teknolojisiyle bir araya getirerek değişken hava koşullarında dengeli ve konforlu bir iç ortam deneyimi sağlıyor.

 

Mevsim geçişleri, günün farklı saatlerinde değişen sıcaklıklarla birlikte yaşam alanlarındaki iklimlendirme ihtiyacını da farklılaştırıyor. Gündüz saatlerinde devam eden sıcak hava serinleme ihtiyacı yaratırken, sabah ve akşam saatlerinde düşen sıcaklıklar ısınma ihtiyacını beraberinde getirebiliyor. İklimlendirme teknolojilerinde kullanıcı konforunu odağına alan Panasonic, dört mevsim konfor yaklaşımıyla değişen hava koşullarına uyum sağlayan çözümler geliştiriyor.

 

Panasonic Etherea klima serisi, güçlü ısıtma ve soğutma performansını gelişmiş hava yönlendirme teknolojileriyle bir araya getirerek özellikle mevsim geçişlerinde ihtiyaç duyulan dengeli iklimlendirmeyi destekliyor. Etherea’da yer alan Aerowings 2.0 teknolojisi ise havanın yalnızca sıcaklığını değil, yaşam alanı içerisinde hangi yönde ve nasıl dağıldığını da kontrol ederek gün içerisindeki farklı ihtiyaçlara uyum sağlıyor.

Değişen sıcaklıklara uyum sağlayan hava akışı
 
İki bağımsız ve esnek kanattan oluşan Aerowings 2.0, hava akışını tek bir noktaya yoğun şekilde yönlendirmek yerine kontrollü biçimde dağıtıyor. Sistemde yaklaşık 103 mm’ye kadar büyütülen alt kanat, hava akışının daha geniş bir açıyla yönlendirilmesine yardımcı olurken, ortamın farklı noktalarında dengeli bir sıcaklık hissi oluşmasını destekliyor.

 

Günün daha sıcak saatlerinde soğutma ihtiyacı ortaya çıktığında “Shower Cooling – Soğuk Duş Etkisi” ile serin hava doğrudan kullanıcıların üzerine üflenmek yerine tavana doğru yönlendiriliyor. Tavana ulaşan hava, 15 metreye kadar daha geniş bir alana yayılarak aşağıya yumuşak ve homojen biçimde dağılıyor. Böylece yoğun ve doğrudan soğuk hava akışı yerine yaşam alanının geneline yayılan dengeli bir serinlik elde ediliyor.

 

Sabah ve akşam saatlerinde sıcaklığın düşmesiyle ısıtma ihtiyacı oluştuğunda ise “Floor Heating Effect – Yerden Isıtma Etkisi” devreye giriyor. Sıcak havanın zemine doğru yönlendirilmesi ve buradan yukarı yükselmesiyle tıpkı yerden ısıtma etkisine benzer şekilde tüm odaya eşit biçimde yayılarak yaşam alanında dengeli bir ısınma sağlıyor.

 

Dört mevsim değişen ihtiyaçlara uyum sağlayan konfor
 
Panasonic, kullanıcı ihtiyaçlarını odağına alan iklimlendirme teknolojileriyle yılın farklı dönemlerinde değişen koşullara uygun çözümler geliştirmeye devam ediyor. Etherea serisi de güçlü ısıtma ve soğutma performansı ile gelişmiş hava yönlendirme teknolojisini bir araya getirerek yazdan sonbahara, kıştan ilkbahara değişen hava koşullarında yaşam alanlarında dört mevsim konforu destekliyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Jotun 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar” ile   Köklerimizin Renklerine İniyor

Yayınlandı

-

 

Jotun’un 2027 Global Renk Koleksiyonu “Yolculuklar”, hayatın farklı dönemlerine eşlik eden renklerden ilham alıyor. Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler olmak üzere üç tema ve 24 renkten oluşan koleksiyon, yaşam alanlarını kişisel hikayelerin bir yansımasına dönüştürüyor.

 

Renkler, yaşam alanlarının atmosferini belirlemenin ötesinde anılar, deneyimler ve dünyayı keşfetme biçimleriyle güçlü bir bağ kuruyor. Bazen çocukluktan hatırlanan bir ton, bazen bir yolculukta karşılaşılan beklenmedik bir renk, bazen de zaman içinde değişen zevkler, yaşam alanlarında yapılan seçimlere yön veriyor.

 

“Belki zihninizden hiç silinmeyen bir sarı, asla unutamadığınız bir mavi ya da hala dönüşmekte olduğunuz derin bir mor… Renk, yaşam yolculuğumuzun hiç değişmeyen bir eşlikçisi; çoğu zaman farkında olduğumuzdan çok daha fazlasını anlatır.

Bu yıl sizi, renklere olan tutkunuz üzerinden kendinizi yeniden tanımaya davet ediyoruz. Yeni renk koleksiyonumuz Yolculuklar, sizi kendi renk yolculuğunuzu keşfetmeye çağıran kişisel bir davet. Köklerinize dönmeniz, anılarınızı tazelemeniz, keşiflerinizi kutlamanız ve deneyimlerinize yön veren renkleri keşfetmeniz için… Sonuçta renk; verdiğimiz en kişisel karar, konuştuğumuz en evrensel dil.

Peki ya siz hangi renklere dönüşüyorsunuz?”

 
 -Jotun Global Renk Ekibi
 

Mekana yön veren üç farklı tarz

2027 Global Renk Koleksiyonu, ilham veren kurgular ve fotoğraflarla Jotun renklerinin mekana nasıl özgün bir ruh kattığını gözler önüne seriyor. Koleksiyon; Hatıralar, Keşifler ve Deneyimler adını taşıyan ve her biri birbiriyle uyumlu 8 renkten oluşan üç ana temaya ayrılıyor. “Yolculuklar”, üç temayla birlikte renkler arasında kişisel bağlar kurmaya davet ediyor. Koleksiyondaki 24 renk, kendi temaları içinde birbiriyle uyum sağlarken farklı temalardaki tonlarla da yeni kombinasyonlar oluşturulmasına olanak tanıyor. Böylece herkes kendi anılarından, keşiflerinden ve deneyimlerinden yola çıkarak kişisel renk paletini yaratabiliyor.

 

Hatıralar

Bize eşlik eden renkler

Yumuşak ve huzur veren renkler, mekana ait olma hissi katıyor. Sıcak kiremit ve toprak tonları ferahlatıcı bir sarı ve doğal yeşille birleşerek kök salmanın verdiği o güveni hissettiriyor. ‘Hatıralar’ teması geçmişten bugüne taşınan renklerin izini sürüyor ve Jotun’un bir asırlık renk mirasını yansıtıyor. Arşivden yeniden gün yüzüne çıkarılan tonlar yeni renklerle bir araya geliyor. Geçmişten gelen objeler, doğal malzemeler ve kişisel anlam taşıyan parçalarla uyum sağlayan palet, geçmiş ile bugün arasında renkler aracılığıyla bağ kuruyor.

Keşifler 

Dünyamızı genişleten renkler

Derin bir morla yan yana gelen canlı bir mavi; modern bir pembe ile buluşan sıcak ve zamansız bir sarı… Renkler, yol boyunca karşılaşılan insanlardan ve keşfedilen mekanlardan kalan tatlı hatıralar gibi yaşam alanlarına giriyor. Her yolculuk dünyaya bakış açısını genişletirken, yaşam alanları da bu keşiflerin bir yansımasına dönüşüyor. ‘Keşifler’ teması, beklenmedik renk eşleşmeleriyle özgür ve kişisel mekanlar yaratmaya alan açıyor. Her bir renk birlikteliği farklı bir hikaye anlatırken, yaşam alanlarını dünyayla kurulan bağın kişisel bir ifadesine dönüştürüyor.

 

Deneyimler
Ait hissettiren renkler
Deneyim, beraberinde zahmetsiz ve dingin bir özgüven getirir; seçimleri içgüdüyle ve özenle yapabilme becerisini sunar. Zaman içinde biriken deneyimler, kişisel beğenilerin ve iyi hissettiren ortamların daha iyi anlaşılmasını sağlar. ‘Deneyimler’ teması da bu içgüdüsel seçimlerden ve zamanla gelişen özgüvenden ilham alıyor. Gece mavisi ile altın kahvenin uyumu gibi derinlik ve denge sunan klasik renk paletleriyle, çaba gerektirmeden şık bir görünüm kazanan yaşam alanları oluşturulabiliyor. Zamansız ve sofistike detaylarla birleşen renkler, eve güçlü bir aidiyet duygusu kazandırıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye