Yangın Güvenliğinde Doğru Ürün Kadar Doğru Sistem Kurgusu da Kritik - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

RÖPORTAJ

Yangın Güvenliğinde Doğru Ürün Kadar Doğru Sistem Kurgusu da Kritik

Yayınlandı

-

Hakan Şengül dormakaba Satış Müdürü

dormakaba, yangın kapılarında ürün seçimi, doğru uygulama ve sistem bütünlüğünün kritik rolüne dikkat çekiyor. 

  1. Türkiye’de yapıların yangın güvenliği açısından mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün en kritik eksikleri sizce hangi noktalarda ortaya çıkıyor?

Türkiye’de yangın güvenliği konusunda hem mevzuat hem de sektörel farkındalık açısından önemli bir gelişim yaşandığını düşünüyorum. Bununla birlikte, uygulama tarafında hâlâ geliştirilmesi gereken noktalar bulunuyor. Özellikle yangın güvenliğinin yalnızca belirli ürünlerin kullanılmasıyla sağlanabileceği yönündeki yaklaşım, sektörde karşılaştığımız temel sorunlardan biri.

Yangın güvenliği, projenin tasarım aşamasından başlayarak doğru ürün seçimi, doğru uygulama, sistem bütünlüğü, devreye alma ve düzenli bakım süreçlerinin tamamını kapsayan bir yaklaşım gerektiriyor. Özellikle kaçış yollarında kullanılan kapıların ve kapı donanımlarının hangi senaryoda nasıl çalışacağının proje aşamasında belirlenmesi büyük önem taşıyor.

Bir diğer önemli konu ise sertifikasyonun doğru anlaşılması. Bir kapı donanımının tek başına belirli bir standarda uygun olması, o donanımın her yangın kapısında aynı performansı göstereceği anlamına gelmiyor. Kapı kanadı, kasa, menteşeler, kapı hidroliği, kilit ve diğer donanımların birbiriyle uyumlu şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.

 

  1. Yangın güvenliğinde yalnızca yangına dayanıklı ürün kullanmak yeterli mi? Yapı tasarımı, uygulama kalitesi ve sistemlerin birbiriyle uyumu nasıl bir rol oynuyor?

Tek başına yangına dayanıklı bir ürün kullanmak yeterli değil. Burada temel yaklaşımımız, “doğru ürün” kadar “doğru sistem” anlayışının da önemli olduğu yönünde.

Örneğin bir yangın kapısında kullanılan panik barın, kapı hidroliğinin veya elektrikli kilidin kendi test ve sertifikasyonunun bulunması önemli olmakla birlikte, bu ürünlerin kullanılacağı kapı sistemiyle uyumlu olması gerekiyor. Yangın anında kapının kapanması, kilitlenmesi veya kaçış yönünde açılması gibi fonksiyonların birlikte ve öngörülen senaryoya uygun şekilde gerçekleşmesi gerekiyor.

Bu nedenle proje aşamasında kapının kullanım amacı, kanat özellikleri, boyutları, ağırlığı, geçiş yoğunluğu ve kaçış senaryosu birlikte değerlendirilmelidir. dormakaba olarak biz de ürün seçiminde bu bütünsel yaklaşımı esas alıyor, projelendirme aşamasından itibaren teknik yönlendirme ve danışmanlık sağlıyoruz. 

 

  1. Bir yangın kapısının güvenli şekilde çalışması için doğru ürün seçiminin yanı sıra doğru uygulama da büyük önem taşıyor. Projelendirme ve uygulama aşamasında özellikle hangi kriterlere dikkat edilmeli?

Bir kapıyı yangın kapısı yapan temel unsur, yalnızca üzerinde yangına dayanıklı olduğu belirtilen aksesuarların bulunması değildir. Burada kapı sisteminin bir bütün olarak belirli performans kriterlerini karşılaması gerekir.

Bu nedenle projelendirme aşamasında öncelikle kapının kullanım amacı, konumu, geçiş yoğunluğu, kanat ölçüleri ve ağırlığı gibi kriterlerin değerlendirilmesi; buna uygun olarak kapı kanadı, kasa ve kapı donanımlarının birlikte seçilmesi gerekir. Kapının yangın ve gerekiyorsa duman kontrolü açısından hangi performansı sağlaması gerektiği de yine bu aşamada belirlenmelidir.

Uygulama tarafında ise seçilen ürünlerin, test edilmiş ve sertifikalandırılmış sistemin gerekliliklerine uygun şekilde monte edilmesi büyük önem taşıyor. Sahada yapılan küçük gibi görünen değişiklikler veya sistemle uyumlu olmayan donanımların kullanılması, kapının testlerde ortaya koyduğu performansın elde edilememesine neden olabilir.

Bu noktada sistem sertifikasyonu da önemli bir referans. Yalnızca kapı hidroliğinin veya panik barın sertifikasına bakmak yerine, bu ürünlerin kullanılacağı kapı sistemiyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. dormakaba olarak biz de proje aşamasından itibaren doğru ürün seçimi ve uygulama konusunda teknik destek sağlayarak, kapı sistemlerinin kullanım senaryosuna uygun şekilde kurgulanmasına önem veriyoruz.

 

  1. Yangın kapılarında sistem bütünlüğü açısından sahada en sık karşılaştığınız uygulama hataları neler? Özellikle çift kanatlı yangın kapılarında hangi noktalara dikkat edilmesi gerekiyor?

Sahada karşılaştığımız en önemli sorunlardan biri, yangın kapısının bileşenlerinin birbirinden bağımsız değerlendirilmesi ve kapının bir bütün olarak ele alınmaması. Özellikle sonradan yapılan değişikliklerde, kapının mevcut özellikleriyle uyumlu olmayan donanımların kullanılması sistemin performansını olumsuz etkileyebiliyor.

Çift kanatlı yangın kapılarında ise en kritik konulardan biri, iki kanadın doğru ve kontrollü şekilde kapanmasının sağlanmasıdır. Özellikle aktif ve pasif kanadın çalışma senaryosunun doğru kurgulanması gerekir. Kapı kanatlarının ölçüleri ve ağırlıkları, menteşe yapısı, kapı hidrolikleri, kilitleme mekanizması ve varsa koordinatör gibi bileşenlerin birbiriyle uyumlu olması önemlidir. Kanatlardan birinin diğerinden önce veya sonra kapanması ya da kilitleme sisteminin doğru çalışmaması, kapının yangın anındaki performansını olumsuz etkileyebilir.

Bu nedenle çift kanatlı yangın kapılarında da ürünleri tek tek seçmek yerine, kapının tamamının bir sistem olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Proje aşamasında kapının gerçek kullanım senaryosunun doğru belirlenmesi ve buna uygun ürünlerin seçilmesi, uygulama sonrasında ortaya çıkabilecek uyumsuzlukların önüne geçmek açısından kritik.

 

  1. Kaçış güzergâhlarında kullanılan kapı sistemlerinde, özellikle otomatik kayar kapılar söz konusu olduğunda hangi kriterler öne çıkıyor? Bu sistemlerin acil durum senaryolarına uygun kurgulanması mümkün mü?  

Otomatik kayar kapıların kaçış güzergahında kullanımı konusunda tek bir “doğru” veya “yanlış” yaklaşımı doğru olmaz. Burada belirleyici olan, kapının hangi amaçla, hangi konumda ve hangi acil durum senaryosunda kullanılacağıdır.

Kaçış güzergâhında kullanılacak otomatik bir kapının, ilgili standartların ve projenin gerekliliklerini karşılayacak şekilde tasarlanması ve uygun şekilde test edilmesi gerekir. Yangın veya enerji kesintisi gibi durumlarda kapının nasıl davranacağı, kaçış yönünde geçişi nasıl sağlayacağı ve güvenli şekilde çalışmaya devam edip etmeyeceği proje aşamasında belirlenmelidir.

Dolayısıyla otomatik kapının yalnızca “otomatik” olması yeterli değildir. Kaçış fonksiyonu, güvenlik senaryosu, fotoseller, mekanizma ve diğer bileşenlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. dormakaba olarak otomatik kapı çözümlerimizi de kullanım senaryosuna ve ilgili standartlara göre değerlendiriyoruz.

 

  1. Yangın kapılarında hangi aksesuarlar kritik öneme sahip? Ürün seçiminde ve sonrasında bakım süreçlerinde nelere dikkat edilmeli?

Yangın kapısının güvenli şekilde çalışmasında kapı hidrolikleri, panik barlar, acil çıkış donanımları, kilit sistemleri ve gerekli durumlarda elektrikli kapı donanımları gibi birçok bileşenin rolü bulunuyor. Ancak burada önemli olan sadece bu ürünlerin yangına dayanımlı olması değil, kapı sistemiyle doğru şekilde eşleştirilmesi.

Örneğin kaçış kapılarında kullanılacak donanımın, kapının kullanım şekline ve kullanıcı profiline uygun olması gerekir. Panik barların amacı acil durumda hızlı ve güvenli tahliye sağlamaktır; bu nedenle ürünün günlük geçiş fonksiyonuyla karıştırılmaması ve doğru senaryoda kullanılması önemlidir. 

Bunun yanında yangın güvenliği, ürünün montajıyla tamamlanan bir süreç değil. Düzenli bakım, periyodik kontroller ve kapının tüm bileşenlerinin çalışırlığının kontrol edilmesi de sistemin sürdürülebilir performansı açısından kritik. Özellikle yoğun kullanılan yapılarda bu kontrollerin düzenli olarak gerçekleştirilmesi gerekiyor.

 

  1. Son yıllarda yangın güvenliği alanında öne çıkan teknolojik gelişmeler ve inovasyonlar neler? dormakaba olarak bu alanda hangi çözümleri sunuyorsunuz?

Yangın güvenliği tarafında en önemli dönüşümün, tekil ürünlerden birbirleriyle uyumlu ve senaryoya göre çalışan entegre çözümlere doğru gerçekleştiğini görüyoruz. Günümüzde kapıların yalnızca fiziksel bir bariyer olarak değil; geçiş kontrolü, acil çıkış, erişilebilirlik ve bina güvenliği senaryolarının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

dormakaba olarak yangına ve dumana dayanımlı kapı donanımları, kapı hidrolikleri, panik bar ve acil çıkış sistemleri, elektronik ve mekanik kilit çözümleri ile otomatik kapı sistemlerini geniş bir portföy içerisinde sunuyoruz. Ürünlerimizin uluslararası standartlara uygun şekilde test edilmesi ve projelerde doğru senaryoya göre konumlandırılması bizim için temel önceliklerden biri. 

Bununla birlikte bizim açımızdan inovasyon yalnızca yeni bir ürün geliştirmek anlamına gelmiyor. Doğru ürünün doğru sistem içerisinde, doğru senaryoya göre çalışmasını sağlamak da inovasyon yaklaşımımızın önemli bir parçası. Bu nedenle tasarım aşamasından uygulamaya ve satış sonrası teknik desteğe kadar projenin farklı aşamalarında müşterilerimizin yanında olmayı hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RÖPORTAJ

İzocam’dan Temelden Çatıya Bütüncül Yalıtım Yaklaşımı

Yayınlandı

-

Kerem Kürklü (İzocam Genel Direktörü)

Türkiye yalıtım sektöründe 61 yıllık deneyime sahip İzocam, camyünü, taşyünü, polistiren, elastomerik kauçuk, polietilen ve sandviç panel ürün gruplarıyla temelden çatıya geniş kapsamlı çözümler sunuyor. 

 

  1. İzocam’ın 61 yıllık sektör yolculuğunu ve bugün ulaştığı konumu kısaca değerlendirir misiniz?  

 

İzocam olarak, Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu ve lider markası kimliğiyle 1965 yılından bu yana faaliyet gösteriyoruz. Türkiye yalıtım sanayisinin temelleri, 61 yıl önce İzocam’ın kuruluşuyla atılmıştır. Kurulduğumuz günden bu yana yalnızca yüksek kaliteli yalıtım ürünleri üreten bir şirket değil; aynı zamanda ülkemizde enerji verimliliği bilincinin gelişmesine, sürdürülebilir yapılaşmanın yaygınlaşmasına ve sektör standartlarının yükselmesine öncülük eden bir kurum olduk.

 

Bugün camyünü, taşyünü, ekstrüde polistiren, ekspande polistiren, elastomerik kauçuk, polietilen ve sandviç panel olmak üzere yedi farklı yalıtım ürün grubunu aynı çatı altında üretebilen tek şirket olarak, temelden çatıya, cepheden iç mekanlara ve tesisata kadar tüm uygulama alanlarına yönelik geniş ürün portföyümüzle çözümler sunuyoruz. Ürünlerimiz enerji verimliliğinin yanı sıra yangın güvenliği, akustik konfor ve yapı dayanıklılığı alanlarında da önemli avantajlar sağlamaktadır.

 

 

  1. Binalarda ısı, su, ses ve yangın yalıtımının birbiriyle nasıl ilişkilendirilmesi gerekiyor ve bu bütünlük binanın enerji verimliliği, ısıl konforu, akustik performansı, yangın güvenliği ve dayanıklılığına nasıl yansıyor? 

 

Isı, su, ses ve yangın yalıtımı; enerji verimliliği, kullanıcı konforu, yapı güvenliği ve dayanıklılığın birbirini tamamlayan unsurlarıdır. Dolayısıyla yalıtım, birbirinden bağımsız uygulamalardan oluşan bir yapı bileşeni olarak değil, binanın bütün performansını belirleyen entegre bir sistem olarak değerlendirilmelidir. 

 

Doğru tasarlanmış ısı yalıtımı, binanın enerji ihtiyacını azaltırken iç mekânlarda yıl boyunca daha dengeli sıcaklık koşulları oluşturur. Gerek dış cepheye uygulanan yalıtım sistemleri gerekse temel ve toprak altına yapılan su yalıtımı uygulamaları, yapıyı nem, rutubet ve korozyon gibi taşıyıcı sistemi olumsuz etkileyen risklerden koruyarak yapı ömrünü uzatır. Ses yalıtımı, özellikle yoğun kent yaşamında kullanıcıların yaşam konforunu artırırken; doğru malzemeler ve nitelikli işçilikle uygulanan yangın yalıtımı çözümleri de can ve mal güvenliğinin sağlanmasında kritik rol oynar.

 

Bu nedenle temelden çatıya, cepheden iç mekânlara ve tesisat uygulamalarına kadar tüm yapı bileşenlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapı güvenliği, enerji performansı, akustik konfor, su yalıtımı ve yangın güvenliği birbirinden ayrı başlıklar olarak değil, bütüncül bir yapı performansının parçaları olarak ele alınmalıdır.

 

İzocam olarak biz de yedi farklı yalıtım ürün grubumuzla yapıların farklı ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümler sunuyoruz. Amacımız yalnızca enerji verimliliğini artırmak değil; güvenli, dayanıklı, konforlu ve sürdürülebilir yapılar oluşturulmasına katkı sağlamak.

 

 

  1. Binalarda yangın güvenliği açısından yalıtımın rolünü ve bu alandaki güncel düzenlemeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Yangın güvenliği, günümüzde sanayi yapıları, kamu binaları, alışveriş merkezleri, okul, hastane ve otellerin yanı sıra konutlarda da önem arz etmektedir. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ve 2024 yılında yayımlanan Uygulama Kılavuzu ile yapıların yangın güvenliğine yönelik uygulamalar ayrıntılı şekilde tanımlanıyor. 

 

Yalıtım malzemeleri de yangının yayılmasını sınırlandırması ve yapının yangın dayanımına katkı sağlaması açısından önemli bir rol üstleniyor. Bu noktada, yapıların kullanım amacı ve yangın güvenliği gereklilikleri doğrultusunda doğru yalıtım malzemesinin seçilmesi ve uygulamanın ilgili standartlara uygun şekilde gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle A1 sınıfı yanmaz taş yünü ürünler, yangının ilerlemesini yavaşlatarak yapı güvenliğinin artırılmasına katkı sağlıyor. 

 

 

  1. Yalıtım sektöründe yangın güvenliği odağında geliştirdiğiniz yeni nesil ürünler ve teknolojiler hakkında bilgi alabilir miyiz? Konut, ticari ve endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonuna sahipsiniz?

 

İzocam olarak ürünlerimizin kalite güvencesini ham madde girişinden üretim ve nihai ürün kontrollerine kadar bütüncül bir süreçle yönetiyoruz. İzocam camyünü, taşyünü ve Tekiz sandviç panellerimizin yangın performansı, ulusal ve uluslararası standartlara uygun test ve belgelendirme süreçleriyle doğrulanıyor. Şantiyede doğru ürün seçimini ve uygulamayı ise teknik dokümanlar, uygulama kılavuzları ve ihtiyaç halinde sunduğumuz teknik destekle güvence altına alıyoruz.

 

İzocam Camyünü, 250 °C’ye kadar çalışma sıcaklığına sahip uygulamalarda kullanılan hafif, esnek ve yanmaz bir malzeme olarak çatı, duvar, tesisat ve ara bölme yalıtımlarında kullanılıyor. İzocam Taşyünü ise 650 °C’ye kadar olan yüksek sıcaklıklı endüstriyel uygulamalarda kullanılabiliyor.

 

Ürün gamımızda ara bölme duvarlarda kullanılan A1 sınıfı Ara Bölme Levhası ve Optima Smart giydirme cephe sistemlerinde kullanılan İzocam Dış Cephe Levhası ve Cephepan ve yanmaz özelliğiyle binaların cephesinde yangın güvenliğine katkı sağlayan İzocam Manto Taşyünü bulunuyor.

 

İzocam Tekiz ürün gamında yer alan taşyünü yalıtımlı Tekiz Sinüs Panel, spor salonu, AVM ve fabrika gibi alanlarda kullanılırken, Tekiz Kombi Panel yangına dayanımıyla BROOF (t2) sınıfında yer alıyor.

 

Camyünü ve Taşyünü ürünlerimiz, yangın güvenliğinin yanı sıra enerji verimliliğine de katkı sağlayan uzun kullanım ömrüne sahip çözümler olarak öne çıkıyor. Çevresel ürün beyanına sahip (EPD belgeli) ürünlerimizi de tüm portföyümüzün %32’sini kapsayacak şekilde genişletiyoruz. İzocam olarak sürdürülebilirlik yaklaşımımızı yalnızca ürünlerle sınırlı tutmuyor; üretim süreçlerimizde kaynak ve enerji kullanımının iyileştirilmesi, geri dönüştürülmüş içerik kullanımının artırılması ve atıkların azaltılması  alanlarında da çalışmalar yürütüyoruz. Orta vadede ürün ve üretim süreçlerimizde çevresel performansı geliştirmeye, kaynak verimliliğini artırmaya ve sürdürülebilir yapıların ihtiyaçlarına yanıt veren çözümler sunmaya odaklanıyoruz.

 

İzocam olarak ürünlerimizin yangın performansını, enerji verimliliğini ve kullanım ömrünü daha da geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarımızı sürdürüyor; ulusal ve uluslararası standartlardaki gelişmeleri yakından takip ederek ürün portföyümüzü sürekli güncelliyoruz.

 

 

Okumaya Devam Et

RÖPORTAJ

Knauf’tan Yapılarda Yangın Güvenliğine Bütüncül Sistem Yaklaşımı

Yayınlandı

-

Knauf Türkiye Genel Müdürü Ali Türker

Knauf, FireWin, Fireboard ve Flameboard ürün gruplarıyla yapıların farklı yangın güvenliği ihtiyaçlarına yönelik sistem çözümleri sunuyor. Konut, ticari ve endüstriyel yapılarda ısı ve ses yalıtımını yangın dayanımıyla bir araya getiren şirket, uygulama alanına uygun çözümleriyle yapı güvenliğini destekliyor.

 

1) Yapı sektöründe yangın güvenliği konusunda son yıllarda öne çıkan teknolojik gelişmeler ve inovasyonlar neler? Son dönemde geliştirmiş olduğunuz ve pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz ve öne çıkan hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Yapı sektörü yangın güvenliğini son yıllarda çok daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Artık yalnızca tek bir malzemenin yangına dayanımı değil; duvar, tavan, şaft, cephe, tesisat geçişleri ve birleşim detaylarının birlikte nasıl performans gösterdiği önem taşıyor.

Knauf olarak bu dönüşüme sistem yaklaşımıyla yanıt veriyoruz. Özellikle Knauf FireWin çatısı altındaki pasif yangın durdurucu, Knauf Flameboard ve Knauf Fireboard, yangın güvenliği alanındaki güçlü çözüm gruplarımız arasında öne çıkıyor. FireWin ürün grubu, yangına dayanım beklentisinin yüksek olduğu kablo geçiş sistemleri, havalandırma şaftları ve teknik hacim uygulamalarında güvenilir ve performans odaklı çözümler sunarken; Fireboard Alçıpan® sistemleri ise daha ileri seviyede yangın dayanımı gerektiren kritik alanlarda, özellikle çelik yapı elemanlarının korunması ve kaçış yolları için 180 dakikaya kadar, Flameboard Alçıpan® ise sistem ve plaka bazında 120 dakikaya kadar yangın dayanımı sağlıyor.

Knauf’un bu noktada amacı, sadece yüksek performanslı ürünler sunmak değil; bu ürünleri doğru detaylar, uygulama tarifleri ve sistem uyumluluğuyla birlikte pazara sunabilmektir. Bu nedenle projelendirme aşamasında da her zaman müşterilerimize destek sağlıyoruz.  

 

2) Yalıtım sektöründe yangın güvenliği odağında geliştirdiğiniz yeni nesil ürünler ve teknolojiler hakkında bilgi alabilir miyiz? Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonu sahipsiniz?

Yalıtım ve yangın güvenliği bugün artık birbirinden ayrı düşünülemeyen iki alan haline gelmiştir. Yeni nesil çözümlerden beklenti yalnızca ısı veya ses yalıtımı sağlamak değil; aynı zamanda yangın dayanımı, mekanik dayanım ve uygulama verimliliği de sunmasıdır. Bu noktada Knauf sistem çözümleri ön plana çıkıyor.

Dış cephede mantolama ya da cephe kaplama sistemi kulanılan cepheler dahil olmak üzere ısı yalıtımına ek olarak günümüzde yangın dayanımı  da aranmaktadır. Türkiye’de “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde dış cepheye ilişkin temel yangın güvenliği kuralları açıkça belirtilmiştir. 

Mineral yünlerin sunduğu ısı ve ses yalıtımı performansına ek olarak, yüksek yangın performansı da yapı güvenliğine önemli katkı sağlıyor. Mineral yün ürün grubundaki çözümlerimizi; havalandırmalı giydirme cepheler, kuru duvar sistemleri, çatılar, asma tavanlar, tesisat şaftları ve yangın bariyerleri gibi farklı uygulama alanlarının ihtiyaçlarına göre geliştiriyoruz.

Konut projelerinde dış cephelerin yanı sıra daireler arası bölme duvarlar, giydirme duvarlar, ve çatı uygulamaları öne çıkıyor. Bu alanlarda mineral yün ürünlerimiz; hafif ve hızlı uygulanabilen yapılarıyla ısı, ses ve yangın performansını birlikte destekleyen çözümler sunuyor.

Ticari yapılarda ofisler, hastaneler, oteller, okullar ve alışveriş merkezleri gibi insan yoğunluğunun yüksek olduğu binalarda yangının ve dumanın bölümler arasında yayılmasının sınırlandırılması daha kritik hâle geliyor. Bu nedenle bölme duvarlar, havalandırmalı cepheler, asma tavanlar, için uygulama alanının gerektirdiği performansa uygun mineral yün çözümleri sunuyoruz.

Endüstriyel yapılarda ise ürün seçimini yüksek sıcaklık, proses koşulları, mekanik dayanım ve yangın riski belirliyor. Sanayi tesisleri, üretim alanları, depolar ve teknik hacimlerde enerji verimliliğini ve yangın güvenliğini birlikte destekleyen, uygulama alanına özel mineral yün çözümleri geliştiriyoruz.

Dolayısıyla ürünlerimizi yalnızca konut, ticari ve endüstriyel yapı başlıkları altında değil; her uygulama alanının ihtiyaç duyduğu ısı, ses, yangın ve mekanik performans kriterlerine göre konumlandırıyoruz. Amacımız yalnızca bir yalıtım malzemesi sunmak değil, yapının bütünsel güvenliğini ve kullanım konforunu destekleyen doğru çözümü oluşturmaktır

 

Konut projelerinde dış cepheye ek olarak daireler arası bölme duvarlar, kaçış koridorları, tesisat şaftları ve ortak alanlar için yangına dayanımlı sistemler tercih ediliyor. Bu noktada Knauf kuru yapı sistemleri, FireWin ürün grupları, hafif, hızlı uygulanabilir ve yaşam alanlarında güvenliği artıran bir çözüm olarak öne çıkıyor.

Ticari yapılarda;, örneğin ofisler, hastaneler, oteller, okullar ve alışveriş merkezlerinde, insan yoğunluğunun yüksek olduğu için kompartımanlama ve tahliye güvenliği daha kritik hale geliyor. Bu tip yapılarda FireWin sistemleri, performans açısından önemli avantaj sunuyor.

Endüstriyel yapılarda ise teknik hacimler, enerji odaları, üretim alanları ve çelik taşıyıcı sistemler daha kritik başlıklar oluşturuyor. Bu segmentte daha zorlu şartlara dayanabilecek çözümler gerekiyor. Knauf Flameboard®, Knauf Fireboard Alçıpan® ile oluşturulan sistemler ve MP75 Fire ile çelik taşıyıcı sistemlerin yangından korunmasına yönelik yangın koruma çözümlerimiz, yüksek performans beklentisinin olduğu uygulamalarda öne çıkan ürün gruplarımız arasında yer alıyor.

3) Akıllı binaların ve elektrikli araç şarj altyapılarının yaygınlaşması, elektrik tesisatlarında yangın güvenliği açısından hangi yeni ihtiyaçları beraberinde getiriyor?

Akıllı binalar ve elektrikli araç şarj altyapıları, yapılardaki enerji yoğunluğunu ve kablo trafiğini ciddi ölçüde artırıyor. Bu durum, pano odaları, kablo şaftları, tesisat geçişleri, batarya sistemleri ve şarj alanları gibi yeni risk noktalarının oluşmasına neden oluyor. Yangın güvenliği açısından artık yalnızca elektrik ekipmanının kalitesi değil, bu ekipmanların bulunduğu hacimlerin nasıl sınırlandığı ve korunduğu da kritik önem taşıyor. Elektrik tesisatlarının tavan arasından ya da zeminden geçirilmesi ile oluşabilecek yangın risklerini, yanıcı olmayan Knauf yükseltilmiş döşeme ve asma tavan sistemleriyle güvende tutabiliyoruz.

Bu noktada yangına dayanımlı şaft çözümleri, teknik hacimlerin güvenli şekilde ayrıştırılması ve geçiş detaylarının doğru tasarlanması gerekiyor. Özellikle kablo geçişleri ve servis penetrasyonları doğru çözülmediğinde, yangına dayanımlı bir duvarın performansı zayıflayabiliyor. Bu nedenle ihtiyaç, ürün bazlı değil sistem bazlı bir yangın güvenliği yaklaşımıdır. Knauf FireWin ürün grubu, tesisat şaftları ve teknik bölümlerde sistem güvenliği sağlama açısından güçlü bir çözüm sunarken, Knauf Flameboard Alçıpan® ile oluşturulan sistemler daha kritik teknik alanlarda ve yüksek performans gerektiren koruma ihtiyaçlarında önemli bir rol oynuyor.

4) Yeni nesil cephe sistemlerinde yangına dayanım, enerji verimliliği ve estetik beklentiler nasıl bir arada karşılanıyor?

İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha belirgin hale geldiği günümüzde, enerji kaynaklarının verimli kullanımı hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik bir öneme sahip. Türkiye’de son dönemde en önemli adımlardan biri, TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’nın revize edilmesi oldu.

Knauf, sürdürülebilirlik odaklı vizyonuyla geliştirdiği Guardex® ve AQUAPANEL® Dış Cephe Sistemleri ile TS 825’in hedeflediği enerji verimli yapılaşmayı destekliyor.

Guardex® kalsiyum sülfat bazlı dış cephe plakası; dış cephe koşullarına dayanım, A1 sınıfı yanmazlık ve termal performans özellikleriyle ısı yalıtımına katkı sağlarken; tamamen inorganik bileşenlerden üretilen AQUAPANEL® plakalar, A1 sınıfı yanmazlık, %100 su dayanımı, yüksek darbe dayanımı, eğrisel cepheler oluşturma ve termal performans özellikleriyle öne çıkıyor. 

Bu cephe plakalarını sistem olarak düşündüğümüzde içinde yer alan Knauf Insulation mineral yünlerinin düşük lambda değeri sayesinde ciddi bir enerji tasarrufu sağlanır. 

Geleneksel ısı yalıtımlı duvar sistemlerine göre Knauf AQUAPANEL® dış cephe sistemleri: 

%63’e varan ağırlık tasarrufu, 740 m² cephede yaklaşık 22 m² alan kazanımı ve %22 daha ince duvar kalınlığıyla eşdeğer ısı performansı sağlıyor.

Bu fark, hem yapı maliyetlerinde hem de enerji tüketiminde uzun vadede doğrudan avantaj yaratıyor. Daha hafif sistem, binanın toplam yükünü azaltırken, artan kullanım alanı da mimari tasarımlarda esneklik kazandırıyor.

 

Öte yandan, yeni nesil cephe sistemleri artık yalnızca binanın dış görünümünü belirleyen mimari bir unsur olarak değil; enerji verimliliği, yangın güvenliği, iç mekân konforu ve uzun vadeli yapı performansını birlikte sağlayan bütüncül sistemler olarak ele alınıyor.

Daha düşük U değerlerinin hedeflenmesi, cephelerde yalıtım kalınlığının ve doğru ısı yalıtım malzemesi seçiminin önemini artırdı. Bu noktada düşük ısı iletkenlik değerine sahip mineral yün ürünler, daha yüksek ısıl performans sağlayarak binaların ısıtma ve soğutma enerjisi ihtiyacının azaltılmasına katkıda bulunuyor.

Yangın güvenliği açısından ise cephe kaplaması kadar, kaplamanın arkasında kullanılan yalıtım malzemesinin yangına tepki sınıfı ve sistemin bütün olarak performansı önem taşıyor. Knauf Insulation mineral yünleri, yüksek yangın performansları sayesinde yangının cephe boyunca yayılma riskinin sınırlandırılmasına katkı sağlıyor. Özellikle havalandırmalı giydirme cephelerde yalıtım tabakasının sürekliliği, doğru mekanik tespit ve gerekli bölgelerde kullanılan yangın bariyerleri sistem güvenliğinin temel unsurlarını oluşturuyor.

Estetik beklentiler ise farklı cephe kaplama malzemeleri, renkler, dokular ve derz düzenleriyle karşılanıyor. Mineral yün yalıtımın kaplamanın arkasında konumlandırılması, mimara tasarım özgürlüğü sağlarken cephenin ısı, ses ve yangın performansını destekliyor. Böylece estetik tercihlerden ödün verilmeden yüksek performanslı cepheler tasarlanabiliyor.

Knauf Insulation olarak yaklaşımımız, tek başına bir ürün önermekten ziyade; binanın yüksekliği, cephe sistemi, kaplama türü, hedeflenen U değeri ve yangın güvenliği gerekliliklerini birlikte değerlendirerek projeye uygun yalıtım çözümünü belirlemektir. Bu sayede yangın güvenliği, enerji verimliliği, akustik konfor ve mimari özgürlük aynı cephe sistemi içerisinde bir araya getirilebiliyor.

5) Derz, yapıştırıcı, mastik, harç ve benzeri yapı kimyasallarının yangın performansı, yapıların bütünsel yangın güvenliği açısından neden önemli?

Yapılarda yangın güvenliği yalnızca ana yapı elemanlarının performansına bağlı değildir. Bir duvarın, şaftın ya da tavan sisteminin laboratuvar ortamında yüksek performans göstermesi, sahadaki derzlerin, boşlukların ve birleşim detaylarının da doğru çözülmesine bağlıdır. En büyük risklerden biri, yangının bu zayıf noktalardan yayılmasıdır.

Bu nedenle derz dolgu malzemeleri, mastikler, yapıştırıcılar ve harçlar gibi tamamlayıcı ürünlerin yangın performansı son derece önemlidir. Alev geçişinin önlenmesi, duman sızdırmazlığının sağlanması ve sistem bütünlüğünün korunması bu detaylara bağlıdır. Bir sistemin gerçek performansı, ancak onu oluşturan tüm bileşenlerin birlikte doğru çalışmasıyla ortaya çıkar. Bu sebepten bütünsel düşünerek her bir ürünün birlikte oluşturduğu systemin performansına odaklanmak daha doğru olur.

6) Özellikle yangın durdurucu ve yangın yalıtımı sağlayan ürünlerde Ar-Ge çalışmalarının geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yangın durdurucu ve yangın yalıtımı sağlayan ürünlerde Ar-Ge çalışmaları son yıllarda önemli bir gelişim gösterdi. Artık sektör yalnızca yüksek performanslı ürünler değil; aynı zamanda daha kolay uygulanabilir, daha düşük hata riski taşıyan ve test verileriyle net biçimde tanımlanmış çözümler bekliyor. Yangın durdurucu ürünlerin ETA belgesine sahip olması güvenirliliğini artırmaktadır.

Bugün Ar-Ge’nin ana yönü, malzeme performansını saha uygulanabilirliğiyle birleştirmek. Yani ürünün sadece laboratuvar koşullarında değil, gerçek proje detaylarında da güvenilir sonuç vermesi gerekiyor. Hangi açıklıkta, hangi kalınlıkta ve hangi sistemle kullanılacağının net biçimde tariflenmesi büyük önem taşıyor.

FireWin ve Fireboard gibi ürün grupları, yalnızca bir malzeme olarak değil; test edilmiş, uygulama detayları tanımlanmış ve proje güvenliğine katkı sağlayan sistem çözümleri olarak değerlendiriliyor. Günümüzde gerçek inovasyon, sadece yeni ürün geliştirmek değil; sahada güvenle uygulanabilen, bütünsel sistemler oluşturabilmektir.

Okumaya Devam Et

RÖPORTAJ

Betek’ten Yangın Güvenliğinde Sistem Yaklaşımı Vurgusu

Yayınlandı

-

İnşaat Grubu Marka Direktörü Çağdaş Korkmaz

Yangın güvenliğinde yalnızca ürün performansına odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Betek, tasarım, doğru ürün seçimi, uygulama kalitesi ve saha denetiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

 

Türkiye’de yapıların yangın güvenliği açısından mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün en kritik eksikleri sizce hangi noktalarda ortaya çıkıyor?

Türkiye’de yangın güvenliği konusunda son yıllarda belirgin bir farkındalık artışı görüyoruz. Özellikle yüksek katlı ve büyük ölçekli projelerde konu, tasarımın daha erken aşamalarında ele alınıyor. Buna karşın, tasarım kararlarının sahadaki uygulamaya aynı standartta yansıtılması hâlâ önemli bir gelişim alanı.

Betek olarak yangın güvenliğini tek bir ürün üzerinden değil, yapının bütününü kapsayan bir sistem yaklaşımıyla değerlendiriyoruz. Doğru tasarım, birbiriyle uyumlu, standartlara uygun ürün ve sistemler, nitelikli uygulama ve etkin saha denetimi birlikte ele alındığında hedeflenen güvenlik performansına ulaşmak mümkün. Bu nedenle sektör açısından öncelikli başlıkların sistem yaklaşımının yaygınlaştırılması, uygulama kalitesinin artırılması ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi olduğunu düşünüyoruz.

Yangın güvenliğinde yalnızca yangına dayanıklı ürün kullanmak yeterli mi? Yapı tasarımı, uygulama kalitesi ve sistemlerin birbiriyle uyumu nasıl bir rol oynuyor?

Yangın güvenliği, tasarım aşamasından başlayarak yapının tamamında bütüncül biçimde ele alınması gereken bir konu. Özellikle dış cephe ısı yalıtım sistemlerinde; yapının özellikleri, bina yüksekliği, ilgili gereklilikler ve kullanılan bileşenlerin birbiriyle uyumu birlikte değerlendirilmelidir.

En doğru ürün dahi, uygun sistem içinde ve doğru detaylarla uygulanmadığında beklenen performansı sağlayamaz. Bu nedenle malzeme seçimi kadar uygulama kalitesi, detay çözümleri ve sistem bütünlüğü de kritik önem taşıyor.

Günümüzde yangın güvenliği açısından “ürün” yaklaşımından “entegre sistem” yaklaşımına doğru bir dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu dönüşümü yapı güvenliği açısından gerekli ve olumlu bir gelişim olarak görüyoruz. Artık yalnızca tek bir ürünün performansına değil, ürünlerin bir araya gelerek oluşturduğu sistemin yapı üzerindeki bütünsel performansına odaklanmak gerekiyor.

Dış cephe ısı yalıtım sistemleri bunun iyi bir örneği. Isı yalıtım performansının yanı sıra, yangının cephede ilerlemesini sınırlandırmaya yönelik detayların da sistemin bir parçası olarak doğru şekilde kurgulanması gerekiyor. Yangın bariyerleri de bu bütünlüğü destekleyen önemli tamamlayıcı çözümler arasında yer alıyor.

Dış cephe ısı yalıtım sistemlerinde yangın performansı, sistemin belgeleriyle doğrudan ilişkilidir. EPS sistemler TS EN 13499, taş yünü sistemler ise TS EN 13500 standartlarına uygun olmalıdır. Avrupa Teknik Değerlendirmesi (ETA) ve CE kapsamında tüm bileşenler birlikte test edilir. Yangına tepki sınıfı TS EN 13501-1 standardına göre belirlenir. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik de bu sınıflandırmayı esas alır. Bu nedenle yangın güvenliği için en doğru yaklaşım, sistem olarak belgelendirilmiş ve bileşenleri bu belgeye uygun çözümlerin kullanılmasıdır.

 

Yapı sektöründe yangın güvenliği konusunda son yıllarda öne çıkan teknolojik gelişmeler ve inovasyonlar neler? Son dönemde geliştirmiş olduğunuz ve pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz ve öne çıkan hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Yangın güvenliği alanında öne çıkan gelişmelerden biri, özellikle dış cephe sistemlerinde yangının yayılımını sınırlandırmaya yönelik çözüm ve detayların geliştirilmesi. Yönetmelik gereklilikleri doğrultusunda, belirli bina yüksekliklerinde yangın bariyeri kullanımı bu yaklaşımın önemli bir parçası.

Biz de bu ihtiyaçtan hareketle Dalmaçyalı Stonewool Barrier Taşyünü Yangın Bariyeri’ni geliştirdik. Balıkesir Taşyünü Üretim Tesisimizde üretilen ürün; pencere ve kapı boşlukları çevresinde uygulanarak dış cephe ısı yalıtım sisteminin yangın güvenliği bütünlüğünü destekliyor. Hazır ebatlı ve düzgün yüzeyli yapısı sayesinde şantiyede hızlı, uyumlu ve uygulaması kolay bir çözüm sunuyor.

Isı ve ses yalıtımının yanı sıra yangın güvenliği açısından da kritik bir rol üstlenen yalıtım ürünlerinde hangi teknolojiler öne çıkıyor?

Günümüzde yalıtım sistemlerinden beklenti yalnızca ısı yalıtım performansıyla sınırlı değil. Isı ve ses yalıtımının yanı sıra yangın güvenliğini de birlikte ele alan, yapı özelliklerine ve yönetmelik gerekliliklerine uygun sistem çözümleri öne çıkıyor.

“Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” kapsamında, bina yüksekliği ve dış cephe ısı yalıtım sisteminin özelliklerine göre farklı çözümler gerekiyor. 6,5-28,5 metre arasındaki binalarda yönetmelikte belirtilen koşullar doğrultusunda yangın bariyerleri kullanılırken, 28,5 metreyi aşan yüksek binalarda dış cephelerde A1 sınıfı yanmaz malzemelerin kullanılması gerekiyor.

Dalmaçyalı olarak bu farklı ihtiyaçlara yönelik geniş bir ürün ve sistem portföyü sunuyoruz. Stonewool Barrier Taşyünü Yangın Bariyeri, kullanıma hazır yapısıyla uygulama sürecini kolaylaştıran ve işçilik avantajı sağlayan bir çözüm. 28,5 metreyi aşan yüksek binalar için sunduğumuz Dalmaçyalı Stonewool SW035 Taşyünü Isı Yalıtım Levhası ise Cross Curing® teknolojisiyle yüksek ısı yalıtım performansını ideal mekanik dayanımla bir araya getiriyor. Böylece ısı yalıtımı, yangın güvenliği, mekanik dayanım ve cephe performansı gibi farklı beklentileri aynı sistem içinde karşılamayı hedefliyoruz.

Yalıtım malzemelerinin yangına tepki ve yangına dayanım performansları yapı güvenliğini nasıl etkiliyor? Ürün seçiminde hangi kriterler mutlaka dikkate alınmalı?

Burada iki farklı ancak birbirini tamamlayan performansı ayırmak gerekiyor: yangına tepki ve yangına dayanım. Yangına tepki, bir malzemenin yangın karşısındaki davranışını ifade ederken; yangına dayanım, bir yapı elemanının yangın sırasında belirli bir süre boyunca bütünlüğünü ve işlevini koruyabilmesini ifade ediyor. A1 sınıfı malzemeler ise yangına katkısı olmayan, en yüksek yangına tepki sınıfındaki malzemeler arasında yer alıyor.

Ürün seçiminde yalnızca tek bir malzemenin sınıfına odaklanmak yeterli değil. Yönetmelik gereklilikleri, bina yüksekliği ve yapı özellikleri, ürünlerin yangın performansı, sistem içindeki uyumu ve uygulama detayları birlikte değerlendirilmelidir. Dış cephede yangın güvenliğinin temelinde doğru ürünün, doğru sistem içinde ve doğru şekilde uygulanması yer alıyor.

Yangına karşı koruyucu boyalar ve kaplamalar yapıların yangın güvenliğine nasıl katkı sağlıyor? Bu alandaki teknolojik gelişmeler nelerdir?

Yangına karşı koruyucu boya ve kaplamaların katkısı, ürünün kullanım amacına ve belgelenmiş performansına göre değişiyor. Bazı çözümler yüzeylerin yangına tepkisini iyileştirerek alev yayılımını ve duman oluşumunu sınırlandırmaya odaklanırken; taşıyıcı çeliğin korunması için geliştirilen özel kaplamalar, çeliğin ısınmasını geciktirerek taşıma kapasitesinin belirli bir süre korunmasına yardımcı oluyor. Bu iki işlevin doğru ayrıştırılması, ürün seçiminde kritik önem taşıyor.

Bu alanda öne çıkan intümesan teknolojiler, yüksek sıcaklıkta şişerek yalıtıcı bir tabaka oluşturuyor ve ısının alt yüzeye geçişini yavaşlatıyor. Sağlanan koruma; ürün özellikleri, uygulanan yüzey, kuru film kalınlığı ve test edilen sistem koşullarına bağlı olarak değişiyor.

Teknolojik gelişmeler yalnızca yangın performansına değil; çevresel kriterlere ve uygulama verimliliğine de odaklanıyor. Su bazlı ve düşük emisyon hedefiyle geliştirilen formülasyonlar bu yaklaşımın örnekleri arasında. Bununla birlikte çevresel performansın tek bir ürün özelliği üzerinden değil, ölçülebilir ve belgelenmiş verilerle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Yeni lansmanını gerçekleştirdiğimiz Filli Boya Fire Safe ile intümesan teknolojiyi iç cephelerin dekoratif beklentileriyle bir araya getiriyoruz. Su bazlı ve tam mat yapıdaki Fire Safe, TS EN 13501-1 standardına göre B-s1-d0 yangına tepki sınıfına sahiptir. Alevin yüzeyde yayılmasını ve duman oluşumunu sınırlandırır; damlama oluşturmaz. Yaklaşımımız, güvenlik, estetik ve uygulama kolaylığını bir arada sunarken ürün performansını teknik belgelerle desteklemek.

Özellikle çelik konstrüksiyonlar ve endüstriyel yapılarda kullanılan yangın geciktirici boyalarda hangi yeni nesil teknolojiler öne çıkıyor?

Çelik yapılarda intümesan kaplamalar önemli bir çözüm grubu olarak öne çıkıyor. Isı etkisiyle şişen kaplama tabakası, çeliğe ısı geçişini yavaşlatarak taşıyıcı elemanın kritik sıcaklığa ulaşmasını geciktirmeye yardımcı oluyor. Bu alanda su bazlı çözümlerin yanı sıra solvent içermeyen epoksi esaslı teknolojiler de bulunuyor.

Ancak teknoloji seçimini yalnızca ürün tipine göre yapmak doğru değil. Hedeflenen koruma süresi, çelik profilin özellikleri, yangın senaryosu, ortam koşulları ve gerekli kuru film kalınlığı birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle çelik yangın korumasını, mühendislik hesabı ve uygulama kontrolü gerektiren özel bir kaplama sistemi olarak ele alıyoruz.

Boya sektöründe yangın performansı ile sürdürülebilirlik ve çevresel kriterleri aynı anda karşılayan ürünler geliştirmek mümkün mü?

Evet. Günümüzde boya teknolojilerindeki gelişmeler; yangın güvenliğine katkı sunarken uçucu organik bileşiklerin (VOC) azaltılması, iç ortam emisyonlarının düşürülmesi ve kaynakların daha verimli kullanılması gibi çevresel hedeflerin de ürün geliştirme sürecine dahil edilmesine olanak sağlıyor.

Filli Boya Fire Safe’te akrilik kopolimer emülsiyon esaslı, su bazlı teknolojiyi yangına tepki performansıyla bir araya getiriyoruz. İç cepheler için geliştirdiğimiz bu çözümde, yangın güvenliğine katkının yanı sıra tam mat dokuyla dekoratif beklentilere de yanıt vermeyi hedefliyoruz.

Çevresel performansı değerlendirirken su bazlı olmayı tek başına yeterli bir gösterge olarak görmüyoruz. Yangın performansının ilgili testlerle, iç hava kalitesine ilişkin özelliklerin emisyon ölçümleriyle ve çevresel etkilerin yaşam döngüsü verileriyle değerlendirilmesini önemsiyoruz. Ürün geliştirme yaklaşımımızın temelinde güvenlik, uygulama kolaylığı, estetik ve çevresel performansı birlikte geliştirmek yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye