Bosch Tech Compass, teknolojinin nabzını tuttu: Türkiye, yüzde 71 ile yapay zekayı önümüzdeki on yılın en etkili teknolojisi olarak görüyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Bosch Tech Compass, teknolojinin nabzını tuttu: Türkiye, yüzde 71 ile yapay zekayı önümüzdeki on yılın en etkili teknolojisi olarak görüyor

Yayınlandı

-

Hava taksilerden, uzayda yaşama ne düşünüyoruz?

  • Temkinli iyimserlik: Çoğunluk teknolojinin etkilerini kavrayabilmek için yavaşlaması gerektiğini düşünüyor.
  • Daniel Korioth: “Bosch Tech Compass Türkiye raporunun yeni ve yapıcı tartışmalara zemin olmasını istiyoruz.”
  • Burcu Coşkun: “İnovasyonun itici gücü olarak özel şirketlerin görülmesi ‘yaşam için teknoloji’ sloganımızı destekliyor.”
  • Hayatı kolaylaştıran teknolojiler: Hava taksilerden insansı robotlara ne istiyoruz?
  • Bilimkurgu fikirler: Beynin internete bağlanmasından uzayda yaşama dair merak yüksek.

Dünya yapay zeka (YZ) çağına hazır. Bu, Bosch Tech Compass 2026 araştırmasına farklı ülkelerden katılan 11.000’den fazla kişinin ortak görüşünü temsil ediyor. Son beş senedir düzenli olarak gerçekleştirilen ve bu yıl ilk defa Türkiye’nin de dahil olduğu araştırmada, katılımcılar daha önce yapay zekaya hiç bu kadar olumlu bakmamıştı: Katılımcıların büyük bir çoğunluğu, yapay zekanın önümüzdeki on yılın en etkili teknolojisi olacağına ve toplum üzerinde tüm teknolojiler arasında en olumlu etkiyi yaratacağına inanıyor. Dünya çapındaki katılımcıların yarısından fazlası yapay zekanın getirdiği değişimlere hazır olduğunu belirtirken, Türkiye’de bu oran yüzde 73 ile global ortalamanın (yüzde 56) üzerine çıkıyor. Bununla birlikte, belirli bir “ilerleme yorgunluğuna” dair işaretler de var: Hem Türkiye’de hem de dünyada katılımcıların çoğunluğu, teknolojik ilerlemenin sonuçları daha iyi anlaşılana kadar yavaşlatılması gerektiğini düşünüyor. Araştırmadaki bu iki bulgu, Türkiye’de katılımcıların “temkinli bir iyimserlik” sergilediğini ortaya koyuyor.

Bosch’un global kamuoyu araştırması Bosch Tech Compass 2026, farklı kıtalardan aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 8 ülkede 11 bini aşkın kişiyle gerçekleştirildi. İnsanların teknolojiyi nasıl deneyimlediklerini, inovasyondan ne beklediklerini, fırsatları ve riskleri nerede gördüklerini anlamak amacıyla yapılan araştırma önde gelen sanayi ülkelerinde kamuoyunun nabzını tutuyor. Türkiye’nin bu araştırmaya Bosch için önemli bir üretim ve inovasyon üssü olmanın yanı sıra farklı bölgeler arasında köprü rolü üstlenmesi sebebiyle katıldığını ifade eden Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Daniel Korioth şöyle dedi: “Türkiye aynı zamanda genç, dinamik ve yeni teknolojilerin hızla benimsendiği; geleceğe dair tartışmaların yakından takip edildiği bir pazar. Türkiye’nin araştırmaya dahil olması, sadece örneklemi büyütmekle kalmıyor, hem bölgemiz ve hem de şirketimiz açısından kritik olan bir bakış açısını da tabloya dahil ediyor.” Araştırmadan çıkan sonuçların yeni ve yapıcı tartışmalara zemin hazırlamasını istediğini belirten Korioth, sonuçları farklı paydaşlardan oluşan Bosch’un ekosistemiyle memnuniyetle paylaşacaklarının altını çizdi.

Araştırmanın Bosch Grubu tarafından son beş yıldır düzenlendiğini hatırlatan Bosch Türkiye ve Orta Doğu Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Burcu Coşkun bulguları şöyle değerlendirdi: “Dünya çapında, sadece birkaç yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz, hızla artan sayıda yenilikçi yapay zeka çözümü görüyoruz. Bu nedenle, yapay zekayı geleceğimizin en etkili teknolojisi olarak gören insan sayısının dünya genelinde sadece üç yıl içinde yüzde 41’den yüzde 70’e yükselmiş olması şaşırtıcı değil.” Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından biri olarak Bosch’un mottosunun “Yaşam için teknoloji” olduğunu vurgulayan Coşkun, araştırmaya katılan diğer ülkelere göre farklılık gösteren bir bulguya vurgu yaptı: “Türkiye’de toplum, “inovasyonun itici gücü” olarak özel şirketlere güveniyor. Bu bize avantaj sağlarken, sorumluluğumuzu da hatırlatıyor.”

Hayatı kolaylaştıran teknolojiler

Araştırma; insanların teknolojiden öncelikli beklentisinin, günlük hayatını kolaylaştıran güvenli çözümler sunması olduğunu ortaya koydu. Katılımcılar önümüzdeki beş yılda inovasyonun en çok kişisel sağlık teknolojileri (yüzde 45), sürdürülebilir yaşam çözümleri (yüzde 40) ve gizlilik/güvenlik (yüzde 33) alanlarında gerekli olduğuna inanıyor. Hayatı kolaylaştıran çözümlere yönelik bu beklenti, geleceğin mobilite çözümlerinde de güçlü bir şekilde kendini gösteriyor. Örneğin, Türkiye’de katılımcıların yüzde 28’i “otonom sürüş”ün en etkili teknolojilerden biri olacağını düşünüyor; bu oran küresel ortalamanın oldukça üzerinde. Ayrıca katılımcıların yüzde 12’si “hava taksileri”ni geleceğin mobilite çözümleri arasında görüyor. Bu oran globalde sadece yüzde 6.

Bilim kurgu fikirlere merak yüksek

Türkiye’de her 4 kişiden 3’ü (yüzde 78) teknolojiyle ilgilenmekten ve nasıl çalıştığını anlamaktan keyif aldığını belirtiyor. Teknolojiye olan bu ilgi, günümüzdeki pratik uygulamaların ötesine geçerek, bilim kurgu filmlerini andıran fütüristik senaryoları bile kapsıyor. Başka bir gezegende yaşamaktan beyin-internet bağlantısı gibi konularda Türkiye küresel ortalamanın çok üzerinde bir merak ve açıklık sergiliyor.  “Başka bir gezegende yaşayacak ilk insanlar arasında yer almak için gönüllü olur muydunuz?” sorusuna Türkiye’deki katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 52) olumlu yanıt veriyor. “Beyninizin internete doğrudan bağlanmasına izin verir miydiniz?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 42’si olumlu yaklaşıyor.

Bosch Tech Compass 2026 hakkında

Bosch Tech Compass 2026 kapsamında, Ağustos–Eylül 2025 döneminde farklı kıtalardan yedi ülkede (Brezilya, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Birleşik Krallık ve ABD) 18 yaş ve üzeri kişilerle online görüşmeler gerçekleştirildi. Araştırma, Robert Bosch GmbH adına Gesellschaft für Innovative Marktforschung mbH (GIM) tarafından yürütüldü. Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta en az 1.000; Brezilya, Çin, Hindistan ve ABD’de en az 2.000 kişi ankete katıldı. Örneklemler, ilgili ülkelerde bölge, cinsiyet ve yaş dağılımı açısından temsili olacak şekilde oluşturuldu; katılımcılara Bosch’un araştırmanın sahibi olduğu belirtilmedi.

Türkiye ayağında ise 24 Ekim–6 Kasım 2025 tarihleri arasında, 18–69 yaş aralığında 1.004 kişiyle bilgisayar destekli web anketi (CAWI) yöntemiyle görüşüldü. Örneklem, Türkiye’de bölge, cinsiyet ve yaş dağılımı açısından temsili olacak şekilde tasarlandı. Çalışma, küresel Bosch Tech Compass metodolojisiyle uyumlu biçimde, ISO 20252:2019 standardına göre sertifikalı pazar araştırma şirketi GIM tarafından yürütüldü. Araştırma raporuna buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

İnşaat Sektöründe Performans Esaslı Exclusive Networking Buluşmaları Ankara’da Devam Ediyor

Yayınlandı

-

 

İstanbul’daki Exclusive Networking Buluşmanın Ardından inSuppliers, Ankara’da Networking Deneyimini Performans Odaklı Yenilikçi Formatı ile Devam Ediyor

İnşaat sektörünün önde gelen profesyonelleri, 19 Ağustos 2026 Çarşamba günü Fairmont Quasar Signature Terrace Suite’te gerçekleşen exclusive networking buluşmasında bir araya geldi.

Sınırlı sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşen özel buluşma; sektörün farklı alanlarından profesyonelleri, karar vericileri ve iş dünyasının önemli temsilcilerini bir araya getirerek nitelikli bağlantıların kurulmasına, ilham veren fikir alışverişlerine ve geleceğe yönelik stratejik iş birliklerinin gelişmesine olanak sağladı.

İnşaat, gayrimenkul, mimarlık, mühendislik, teknoloji, girişimcilik ve tedarik ekosisteminin farklı temsilcilerini bir araya getiren etkinlikte, yalnızca mevcut iş ilişkilerinin güçlendirilmesi değil, yeni iş fırsatlarının ve yenilikçi iş ortaklıkların geliştirilmesi de gündeme geldi.

inSuppliers’ın değerli iş ortaklarından Fairmont Quasar İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu özel buluşma, sınırlı ve çok farklı uzmanlıktaki katılımcı profiliyle sektör profesyonellerine nitelikli bir networking ve gastronomi deneyimi sundu.

Sektörün öncü isimleriyle gerçekleşen buluşmada; yeni bağlantılar, karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı ve geleceğe yönelik iş birliği fırsatları öne çıktı.

Güçlü bağların kurulduğu bu özel günde inSuppliers, kendileriyle birlikte olan tüm misafirlerine teşekkür etti ve önerme ve eşleşmeye esas olan altın renkli elmalarını misafirlerine ve iş ortaklarına takdim etti.

Sıradaki Durak Ankara: Exclusive Networking’e Performans da Ekleniyor

İstanbul’da gerçekleştirilen başarılı exclusive networking buluşmasının ardından inSuppliers, 27 Ekim 2026 Salı günü JW Marriott Ankara’da sektör profesyonellerini yeniden bir araya getiriyor.

Ankara buluşması, İstanbul’da büyük ilgi gören exclusive networking deneyimini korurken, bu kez formatına performans esaslı yeni bir boyut ekliyor.

Sınırlı katılımlı ve exclusive yapının korunacağı Ankara buluşmasında, networking deneyiminin yanı sıra performans esaslı bir buluşma modeli hayata geçirilecek.

Bu yeni formatta sektör profesyonelleri yalnızca tanışmak ve bağlantı kurmak için değil; ürünlerini, hizmetlerini, teknolojilerini ve geliştirdikleri çözümleri doğrudan ilgili profesyonellere aktarabilecekleri, ihtiyaçları ve projeleri üzerinden karşılıklı değerlendirmeler yapabilecekleri bir platformda buluşacak.

Böylece Ankara’da networking’in ötesine geçilerek, doğru profesyonellerin doğru ihtiyaçlar etrafında bir araya gelmesi ve kurulan bağlantıların somut iş fırsatlarına ve stratejik iş birliklerine dönüşmesi hedeflenecek.

İstanbul’da exclusive networking ile başlayan bu buluşma deneyimi, Ankara’da exclusive networking ve performans yaklaşımıyla yeni bir boyut kazanacak.

inSuppliers, bu yeni formatla birlikte sektör profesyonellerinin yalnızca birbirlerini tanıdığı değil, birbirlerinin ihtiyaçlarına, projelerine ve çözüm önerilerine doğrudan dokunabildiği daha dinamik bir buluşma modeli ortaya koymayı hedefliyor.

27 Ekim 2026 | JW Marriott Ankara

İstanbul ve İzmir’de kurulan güçlü bağlar, Ankara’da yeni iş birlikleri ve fırsatlarla büyüyor, daha da güçleniyor.

Detaylı bilgi ve iletişim için;

https://www.insuppliers.network/

Okumaya Devam Et

GENEL

Bakırcı GYO hisselerine yoğun talep

Yayınlandı

-

 

Bakırcı Grubu’nun gayrimenkul geliştirme alanındaki 45 yıllık deneyimini geleceğe taşıyan Bakırcı GYO, 24-25-26 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleşen talep toplama sürecini başarıyla tamamladı. Toplam halka arz büyüklüğünün 1,77 katı talep alan Bakırcı GYO halka arzında, 502 bin yatırımcıya dağıtım gerçekleştirildi. 

Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul şirketlerinden Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Bakırcı GYO) halka arz sonuçları açıklandı. İntegral Yatırım Menkul Değerler liderliğinde toplam 45 aracı kurumun katılımıyla 24-25-26 Ağustos 2026 tarihlerinde pay başına 12,93 TL fiyatla gerçekleşen halka arzın büyüklüğü yaklaşık 2 milyar 159 milyon 310 bin TL, şirketin halka açıklık oranı ise yüzde 25 olarak gerçekleşti.

Halka arzda, şirket sermayesinin 501 milyon TL’den 668 milyon TL’ye yükseltilmesi nedeniyle 167 milyon TL nominal değerli paylar satışa sunuldu. Yurt içi bireysel ve yurt içi kurumsal yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği halka arz işlemine toplam 295 milyon 504 bin 285 TLtutarında nominal talep geldi. Böylece halka arz edilen toplam 167 milyon TL’lik nominal değerli paylara gelen talep miktarı, planlanan tahsisatın yaklaşık 1,77 katı olarak gerçekleşti.

Yurt içi bireysel yatırımcılardan nominal 110 milyon 835 bin 293 TL, yurt içi kurumsal yatırımcılardan 17 milyon 408 bin 930 TL’lik talep gelirken, yüksek talepte bulunan yatırımcılardan planlanan tahsisatın yaklaşık 10 katı büyüklüğünde talep geldi. Yüksek talepte bulunan yatırımcılar kategorisinde; 167 milyon 260 bin 62 TL nominal tutarda talep gelirken, bunun yaklaşık yüzde 23,22’si, yani 38 milyon 777 bin 600 lot’luk bölümü karşılandı.

Halk arzda; 501 bin 344 adet yurt içi bireysel yatırımcıya, 724 adet yüksek talepte bulunan yatırımcıya ve 22 adet yurt içi kurumsal yatırımcıya olmak üzere toplamda 502 bin 90 adet yatırımcıya dağıtım gerçekleştirildi. Dağıtıma esas tahsisat oranları ise yurt içi bireysel yatırımcılar için yüzde 66,36, yüksek talepte bulunan yatırımcılar için yüzde 23,22 ve yurt içi kurumsal yatırımcılar için ise yüzde 10,42 olarak gerçekleşti.

“Yeni ortaklarımızın sinerjisi ile uzun vadeli ve kalıcı değer yaratacağız”
Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi:
“Bakırcı GYO’nun geleceğine ve sektörümüzün büyüme potansiyeline güvenerek şirketimize ortak olan tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Halka arzı şirketimizin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası ve uzun vadeli değer yaratma stratejisinin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirket olarak şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilir büyüme stratejimizi daha da güçlendireceğiz. Halka arzdan elde ettiğimiz kaynakla güçlü sermaye yapımızı destekleyerek yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi, büyüme stratejimizi hızlandırmayı ve rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde portföyümüzü ve yatırım alanlarımızı geliştirirken, uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma hedefimiz doğrultusunda hareket edeceğiz. Halka açık bir şirket olmanın sağlayacağı kurumsal yapı ve sermaye piyasalarına erişim imkanlarının, büyüme planlarımızı daha güçlü bir zemine taşıyacağına inanıyoruz. Aynı zamanda halka arzın, şirketimizin sektördeki görünürlüğüne ve marka değerine katkı sağlayarak, yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatlarının önünü açmasını bekliyoruz. Bakırcı GYO olarak önümüzdeki dönemde aramıza katılan yeni ortaklarımızın oluşturacağı sinerji ile yatırımlarımıza devam ederek, uzun vadeli ve kalıcı değer yaratmayı hedefliyoruz.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Mitsubishi Heavy Klimalar, Kendi Kendini Temizleme ve Filtre Teknolojileriyle Hijyenik İç Ortam Havasını Destekliyor

Yayınlandı

-

 
Düzenli bakım yapılmayan klimalarda nem ve toz birikimi, bakteri ve küf oluşumunu artırabiliyor. Hakemli bir araştırmada temizlenmemiş klima filtrelerinde santimetrekare başına ortalama 9.127 koloni oluşturan birim bakteri ölçülürken, kapsamlı temizlik sonrası bu değerin yüzde 99’un üzerinde azaldığı belirlendi. Mitsubishi Heavy klimalardaki kendi kendini temizleme özelliği ve filtre teknolojileri, cihaz içinde nem ve kir birikiminin kontrolüne katkı sağlayarak iç ortam havasının daha hijyenik kalmasını destekliyor.
 
Ofis, konut, mağaza ve eğitim alanlarında kullanılan klimaların filtre, soğutucu petek ve yoğuşma suyu tahliyesi gibi bölümlerinde oluşan nemli ortam, düzenli temizlik yapılmadığında bakteri ve küf gelişimine zemin hazırlayabiliyor. Bu bölümlerde biriken mikroorganizmaların hava akışıyla ortama yayılması, iç ortam hava kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Çin’in Chengdu kentindeki Sichuan University bünyesinde yer alan West China School of Public Health ve West China Fourth Hospital tarafından yayımlanan araştırmada, temizlenmemiş klima filtrelerinde santimetrekare başına ortalama 9.127 koloni oluşturan birim bakteri ölçüldü. Kapsamlı temizlik sonrasında bu değerin yüzde 99’un üzerinde azaldığı belirlenirken, üç yıldan uzun süre kapsamlı temizlik yapılmayan cihazlarda mikroorganizma yoğunluğunun anlamlı biçimde arttığı ortaya kondu.

 

Düzenli Bakım, Riski Belirgin Biçimde Azaltıyor
 
Bulgular, klima hijyeninin kullanıcı sağlığı üzerinde ölçülebilir bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Filtre temizliğinin kullanım yoğunluğuna göre düzenli aralıklarla yapılması, alerji hassasiyeti bulunan bireylerin yaşadığı ve evcil hayvan barındıran ortamlarda ise bu aralığın kısaltılması öneriliyor. Kullanıcı bakımının ulaşamadığı soğutucu petek ve tahliye bölümleri için ise yetkili servis desteği gerekiyor. Periyodik bakım, hijyenin korunmasının yanı sıra cihazın verimli çalışmasını sürdürmesine ve kullanım ömrünün uzamasına katkı sağlıyor. Form MHI Klima Sistemleri, Türkiye genelinde 130’un üzerinde bayi ve 350 servis noktasıyla kullanıcılarına satış sonrası destek sunuyor. Yaygın servis ağı sayesinde periyodik bakımın yanı sıra ihtiyaç duyulan kontrol, teknik destek ve servis hizmetlerine farklı bölgelerden erişim sağlanabiliyor. 

 

Klima Hijyenini Destekleyen Teknolojiler

 

Düzenli bakımın yanı sıra cihazlarda yer alan teknolojiler de klima hijyeninin korunmasına katkıda bulunuyor. Mitsubishi Heavy klimalarda bulunan kendi kendini temizleme özelliği, klima kapatıldıktan sonra iç üniteyi kurutarak cihaz içerisinde nemin uzun süre kalmasını önlemeye yardımcı oluyor ve küf ile bakteri oluşumunu sınırlandırıyor. Fotokatalitik yıkanabilir filtre ise havadaki istenmeyen partiküllerin tutulmasına katkı sağlarken, alerjen temizleme sistemi de iç ortam havasının daha hijyenik tutulmasını destekliyor. Bu teknolojiler, düzenli kullanıcı bakımı ve ihtiyaç duyulan noktalarda yetkili servis desteğiyle birlikte kullanıldığında klima hijyeninin sürdürülebilir biçimde korunmasına katkıda bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler