PASİFİK HOLDİNG HALKA ARZ GELİRİNİN YÜZDE 80’İNİ YENİ YATIRIMLARDA KULLANACAK - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

PASİFİK HOLDİNG HALKA ARZ GELİRİNİN YÜZDE 80’İNİ YENİ YATIRIMLARDA KULLANACAK

Yayınlandı

-

Şehirlere imza atan gayrimenkul projeleri, uluslararası demiryolu lojistiğiyle dünyaya açılan yenilikleri, teknoloji ve savunma sanayiindeki atılımları ve sürdürülebilir bir gelecek için yenilenebilir enerji yatırımlarıyla faaliyet gösterdiği her alanda bugüne ve geleceğe yön veren Pasifik Holding, halka arz oluyor. Aralarında Pasifik GYO, Pasifik Eurasia ve Pasifik Teknoloji gibi Borsa İstanbul’da işlem gören ve sektör lideri konumunda olan üç şirketin de bünyesinde yer aldığı Pasifik Holding, halka arz gelirinin yüzde 80’ini teknoloji, lojistik, gayrimenkul ve enerji sektörleri başta olmak üzere yeni yatırımlarda kullanacak.

Teknolojiden lojistiğe, gayrimenkulden enerji ve madenciliğe kadar farklı alanlarda vizyoner yatırımları ile dikkat çeken Pasifik Holding halka arz oluyor. SPK’nın 7 Kasım tarihli bültenine göre; Pasifik Holding’in 2 milyar TL’si sermaye artırımı, 2 milyar TL’si ortak satışı olmak üzere toplam 4 milyar TL nominal değerli hissesi Halk Yatırım ve İntegral Yatırım liderliğinde 12, 13 ve 14 Kasım tarihlerinde 1,50 TL’den sabit fiyatla talep toplama yöntemiyle satışa sunulacak. Halka arz sonrasında Pasifik Holding’in halka açıklık oranı yüzde 20 olacak. Pasifik Holding’in halka arzına konu payların yüzde 40’ı bireysel yatırımcılara, yüzde 10’u 100 bin lot üzeri yüksek başvurulu yatırımcılara ve yüzde 50’si yurt içi kurumsal yatırımcılara tahsis edilecek. Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da işlem görecek Pasifik Holding, halka arzdan elde edilecek gelirin yüzde 80’ini teknoloji, lojistik, gayrimenkul ve enerji sektörleri başta olmak üzere yeni yatırımlarda, yüzde 10’unu işletme sermayesinde, kalan yüzde 10’luk kısmı da finansal borçların ödenmesinde kullanacak. 

Geleceği tasarlamak en büyük tutkumuz

Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan, daha güçlü bir kurumsal yapı hedefiyle farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerini 2023 yılında holding çatısı altında topladıklarını hatırlattı. Pasifik Holding olarak, bulundukları her alanda geleceği tasarlamanın en büyük tutkuları olduğunu anlatan Fatih Erdoğan, Pasifik Okyanusu’ndan ilham aldıklarını belirterek, “İşte bu yüzden cesaretle adım atıyor, tutkuyla çalışıyor, bereketle büyüyoruz” diye konuştu.

Pasifik Holding’in 30 Haziran 2025 itibariyle özkaynaklarının 30,2 milyar TL’ye ulaştığını, net dönem karının ise 1,4 milyar TL olduğunu ifade eden Fatih Erdoğan, şunları söyledi: “Holdingleşme, yönetim kolaylığının yanı sıra şirketlerimiz arasındaki sinerjinin, iş birliği ve kaynak paylaşımının, finansal güç kabiliyetinin artmasını, marka ve imaj gücünün birbirini beslemesini sağladı. Halka arzla da yepyeni bir sürece giriyoruz. Bildiğiniz gibi Pasifik olarak bugüne kadar dört halka arz gerçekleştirdik. Bunlardan ilki 40 yıllık bir geçmişe sahip aile şirketimiz Orçay’dı. Hemen ardından Next Level markalı projeleriyle bulunduğu bölgeye ilkleri getiren Pasifik GYO, sonrasında Türkiye’nin uluslararası demiryolu lojistiği alanında öncü şirketi Pasifik Eurasia, son olarak ise savunma sanayii teknolojilerinden bilişim teknolojilerine kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunan, yerli ve milli teknoloji ile Türkiye’nin ilk ve tek insansız helikopterini üreten Pasifik Teknoloji’yi halka açtık. Halka açılma vizyonunu geleceğe bırakacağımız en büyük miras olarak gördüğümüz için Pasifik Holding’i de halka açmaya karar verdik. SPK’dan aldığımız onay doğrultusunda da 12-14 Kasım tarihleri arasında talep toplamaya başlayacağız. Halka arzımızla birlikte yeni yatırımcılarla Pasifik ailesi daha da büyüyecek ve güçlü sermaye yapımız, hızlı karar alma kabiliyetimiz ve özgün sektör karmamızla faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlardaki liderlik hedefimize çok daha emin adımlarla yürüyeceğiz.”

Halka arz gelirini stratejik büyüme yatırımlarına yönlendireceğiz

Halka arzdan elde edilecek kaynağın lojistikten enerjiye, teknoloji yatırımlarından gayrimenkule uzanan geniş bir yelpazede Türkiye’nin bölgesel rekabet gücünü artırmak için kullanılacağını açıklayan Fatih Erdoğan şöyle konuştu: “Biz Pasifik Holding olarak halka arzdan elde edeceğimiz geliri; hem grubumuzun stratejik büyüme yol haritasını hızlandırmak hem de Türkiye’nin bölgesel rekabet gücüne kalıcı değer katmak için kullanacağız. Lojistikte BTK hattı üzerinde bugün ulaştığımız hacmi daha ileri taşıyacağız. Çin’den Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’da kesintisiz taşımayı mümkün kılmak için lokomotif, vagon ve konteyner yatırımlarını, terminal altyapı güçlendirmelerini hızlandıracağız. Türkiye’nin bu koridorda ‘transit ülke’ değil, ‘merkez ülke’ olarak konumlanmasına katkı sunacağız. Teknoloji tarafında ise yüzde 100 yerli ve milli teknoloji hedefimiz doğrultusunda savunma sanayii teknolojilerinde Türkiye’nin uluslararası pazardaki payını artırmayı hedefliyoruz. İnsansız sistemler alanında performansı yüksek, dayanıklı ve küresel çapta rekabetçi ürün yelpazemiz için üretim kapasitemizi artıracağız. Bilişim teknolojilerinde akıllı şehirlerden güvenli dokümanlara, biyometrik sistemlerden kimlik yönetimine kadar yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. Mevcut projelerimizi hızlandırıp yeni ürün ve patent geliştirme süreçlerine yatırım yapacağız. Grubumuzun lokomotifi gayrimenkulde ‘Next Level’ markamız ile şehir yaşamının geleceğini tasarlıyoruz. Bu anlayışla Next Level markamızla sürdürülebilir proje vizyonumuzu güçlendirecek ve hep ‘bir sonraki seviyeyi’ hedefleyerek yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Enerji ve madencilik yatırımlarımız da devam ediyor. Ön lisans, Ar-Ge, fizibilite ve potansiyel tespit çalışmalarımız tamamlandı. Şimdi tesis kurulum aşamasına geçiyoruz. Bu yatırımların, yenilenebilir ve sürdürülebilir kaynaklarla katma değeri yüksek enerji üretim kapasitemizi artıracağına inanıyorum. Aden Pellet ile sürdürdüğümüz atık orman ürünlerinin geri dönüşümü projesi de bunun güzel bir örneğidir. Sadece mevcut alanlarımızı değil, potansiyeli yüksek yeni sektörleri de radarımızda tutuyoruz. Fırsat gördüğümüz her alana cesaretle adım atmaya, yatırım yapmaya devam edeceğiz. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynakları sürdürülebilir büyümeyi, yüksek teknolojiyi, küresel rekabetimizi ve Türkiye’nin bölgesel liderlik vizyonunu destekleyecek şekilde kullanacağız. Aldığımız her stratejik kararda küresel düşünüp, yerli üretmeye ve kalıcı değer yaratmaya devam edeceğiz.” 

Pasifik Teknoloji’de ihracatın cirodaki payını yüzde 50’ye çıkaracağız

Teknoloji tarafında Pasifik Teknoloji ile Türkiye’nin dijital geleceğinde ve savunma sanayiinde kritik rol oynamaya devam ettiklerini anlatan Fatih Erdoğan, “Bir taraftan savunma sanayiinde insansız hava araçlarımızla önemli başarılara imza atarken, diğer taraftan da bilişim teknolojilerinde birçok ilki hayata geçirmeye devam ediyoruz. Kapsamlı mühendislik altyapımızla savunma sanayiinden siber güvenliğe, biyometrik kimlik çözümlerinden seyahat teknolojilerine ve finansal sistemlere kadar geniş bir yelpazede entegre çözümler sunuyoruz. Ana hedefimiz uluslararası pazardaki konumumuzu güçlendirmek” diye konuştu.

Savunma sanayii teknolojileri alanında ülkeye katma değer sağlayacak projeler ürettiklerini vurgulayan Erdoğan, özellikle döner kanatlı insansız hava araçları ve kamikaze İHA’lar gibi yenilikçi ürünlerle Türkiye’nin uluslararası pazardaki rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini belirtti ve şunları ekledi: “Savunma sanayii ihracatının ciromuzdaki payını yüzde 50’ye çıkarmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda, ürünlerimizin AB pazarındaki varlığını güçlendirerek Avrupa’nın savunma bütçesinden daha etkin yararlanmamızı sağlayacak adımlar atıyoruz.” Erdoğan, şirketin geliştirdiği sistemlere ilişkin de şu bilgileri verdi: “Türkiye’nin ilk ve tek insansız helikopteri ALPİN-2 Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi, teslimat süreci devam ediyor. Bunun yanında Türkiye’nin ilk ve tek silahlı mini insansız helikopteri DUMRUL ile MERKÜT Kamikaze İHA ürünlerimizin ilk teslimatları tamamlandı, bu sistemler de envantere alındı. Sabit kanatlı kamikaze İHA ürünlerimiz olan DELİ ailesinin 50 km menzilli versiyonunun ürün geliştirme süreci tamamlandı, envantere girme süreci devam ediyor. 500 km, 1.000 km ve 3.000 km menzilli versiyonlarının geliştirme çalışmalarına başlandı. İnsansız hava araçları teknolojilerinde ilk önce drone İHA’lar, sonra sabit kanatlı İHA’lar ve en son döner kanatlı helikopter İHA’lar geliştirildi. Biz bu üç ayrı teknolojinin üçünü de üretebilen dünyadaki ender şirketlerden biriyiz. Bu özelliğimiz savunma sanayii tarafındaki gelecek beklentilerimizi oldukça güçlü tutuyor.”

Fatih Erdoğan, “Stratejimiz ve vizyonumuz doğrultusunda, başta ülkemiz olmak üzere uluslararası alanda da bu özel sistemlerimizin yer alması için çalışıyoruz. Pasifik Teknoloji çatısı altında geliştirdiğimiz her yeni platform ve sistem, bizi hedeflerimize bir adım daha yaklaştırıyor. Amacımız, Türkiye’nin savunma sanayiinde kazandığı gücü daha da ileriye taşıyacak projeler geliştirerek, ülkemizin küresel güç olma hedefine katkı sağlamak” dedi.

Orta Koridorun ana oyuncusu Pasifik Eurasia

Lojistik sektöründe ise 2019 yılından bu yana uluslararası önemli anlaşmalara ve taşımalara imza attıklarını hatırlatan Fatih Erdoğan, “Pasifik Eurasia olarak Çin’den Avrupa’ya uzanan Orta Koridor üzerinde ülkemizin lojistik merkez olarak konumlanmasını amaçlayan bir anlayışla Bakü-Tiflis-Kars (BTK) hattı başta olmak üzere yeni taşıma koridorlarının gelişimini sağlayacak pek çok önemli adım attık” dedi.

Pasifik Eurasia’nın ana oyuncu olduğu Orta Koridor üzerinde çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi: “Orta Koridor hem mevcut jeopolitik konjonktür hem de yapısal gerçeklik gereği bölgesel bir geçiş hattı olmanın ötesinde, stratejik önemi yüksek kıtalar arası bir koridora dönüşüyor. Türkiye, bu koridorun kilit ülkesi olarak lojistik, enerji, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında kritik avantajlara sahip. Biz de Pasifik Eurasia olarak bu koridorun gelişmesi ve gerçek potansiyeline ulaşması için ulusal ve uluslararası bazda çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda 2025 yılı boyunca önemli anlaşmalara imza attık. Bu anlaşmalar sayesinde Orta Koridorun yakın gelecekte, Çin ile Avrupa arasında gelişen demiryolu taşımalarında payını artıracağına inanıyoruz. Yapılan anlaşmalar çerçevesinde ilk olarak yılda 1.000 trene ulaşmasını hedeflediğimiz Orta Koridor üzerinde Türkiye merkez ülke haline dönüşecek. Biz de Pasifik Eurasia ile bu stratejik hedefler doğrultusunda önemli yatırımlar ve iş birlikleri yapmaya devam ediyoruz. Hedefimiz, ana oyuncusu olduğumuz Orta Koridorun etkinliğini artırmak ve taşıma hacmini hızla büyütmek.”

Faizler düştü, gayrimenkul piyasasında hareketlilik başladı

Faaliyet gösterdikleri tüm alanlarda sektöre yön veren öncü bir rol üstlendiklerini anlatan Fatih Erdoğan, gayrimenkul sektöründe şehri değiştiren, hayatı farklılaştıran ve şehircilik kavramına yeni bakış açıları getiren projeleriyle dikkat çektiklerini anlattı. Pasifik GYO’nun holdingleşme yolundaki en önemli yapı taşlarından biri olduğunu ifade eden Fatih Erdoğan, ödüllü Next Level markasının İstanbul’un en özel lokasyonlarında hızla yükseldiğini belirterek şöyle konuştu: “Next Level İstanbul’un ardından Next Level Kemer ile Göktürk’te ‘next level’ bir yaşamın kapısını açtık. Ekim ayı sonunda lansmanını yaptığımız Next Level Kemer’e oldukça yoğun bir ilgi var. Bu projemizi 2026 yılı sonunda teslim edeceğiz.”

Şehrin merkezinde doğayla iç içe, modern bir yaşam alanı sunmayı hedefleyen Next Level İstanbul’un, Etiler-Levent bölgesinde yükseldiğinin altını çizen Erdoğan, Next Level İstanbul’un sakinlerine şehir merkezinde eşsiz bir doğa keyfi yaşatacağını ve İstanbulluların beklentilerinin üzerinde, şehir yaşamını zenginleştirecek özelliklere sahip olduğunu ifade etti.  Erdoğan, “Next Level İstanbul ismindeki iddianın altını dolduran bir proje. İstanbul’un en değerli lokasyonunda şehre sınıf atlatan özellikleriyle İstanbul’un en değerli gayrimenkul yatırımlarından biri olma özelliği taşıyor” dedi.

Fatih Erdoğan, başkentteki projeleri hakkında da şu bilgileri verdi: “Ankara’nın tam kalbinde yer alan ve tek parselde bir milyon 200 bin metrekare inşaat alanı ve Türkiye’nin en büyük karma yaşam projelerinden özelliği ile öne çıkan Merkez Ankara’da, konut inşaatlarımız tamamlandı ve yaşam başladı. Ankara’nın açık havayla bütünleşen yeni nesil alışveriş ve yaşam merkezi Merkez Ankara AVM ise Mayıs 2026’da açılacak. Merkez Ankara AVM hem perakende markalarının hem de yeme-içme markalarının bir araya gelebildiği, 600 metrelik alışveriş caddesi konsepti, biri açık biri kapalı olan iki kat üzerine kurulu tasarımı ile Ankara’nın merkezinde yepyeni bir buluşma noktası olacak. Next Level Bodrum ve Next Level Country tarafında da hazırlıklarımız sürüyor. Dolayısıyla Pasifik Holding’in temelinde önemli bir yeri olan gayrimenkul ve inşaat tarafındaki yatırımlarımıza, bulunduğumuz bölgeyi ‘next level’a taşıyacak projelerimize hızla devam ediyoruz.” 

Enerjide odak noktamız ‘yenilenebilir enerji’

Enerji sektöründe ise yenilenebilir enerjiye odaklandıklarını anlatan Erdoğan, depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarının Türkiye’de Mardin ve Edirne’de, Avrupa’da ise Romanya’da hayata geçeceğini söyledi. Doğaya ve dünyaya karşı sorumluluk bilinciyle yola çıkarak, orman artıklarından yenilenebilir enerji yakıtı olan pelet üretimi yapan çok modern bir fabrika yatırımını Giresun’da hayata geçirdiklerini ve yenilenebilir enerji sektörüne farklı bir yaklaşım getirdiklerini anlatan Erdoğan, madencilik tarafında da çalışmalarımız devam ediyor. Sivas-Erzincan bölgesinde alınan 3 işletme ruhsatı ile kurşun-çinko ağırlıklı maden arama ve hazırlık çalışmalarına başladık. Sondaj ve laboratuvar testlerimiz şu sıralarda devam ediyor” dedi. 

Fatih Erdoğan, halka arzdan aldıkları güçle birlikte Pasifik Holding olarak faaliyet gösterdikleri tüm sektörlerde geleceği tasarlamaya, stratejik milli ürünlerle Türkiye’ye ve tüm paydaşlarına katma değer sunmaya ve farklı rotalar keşfederek büyümeye devam edeceklerini belirterek sözlerini tamamladı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Sistem Alüminyum, Engelliler Günü’ne özel, eğitim serası kurdu

Yayınlandı

-

3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında Sistem Alüminyum, toplumda farkındalık yaratma ve kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturma hedefiyle önemli bir uygulamayı hayata geçirdi.

Sistem Alüminyum, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında Tekirdağ Ergene bölgesinde eğitim gören engelli öğrencilere yönelik kapsayıcı bir projeye imza attı. Engelli çalışanları bu özel gün kapsamında idari izinli sayılırken, Sistem Alüminyum tarafından sağlanan alüminyum profillerle Atatürk Çok Programlı Anadolu Lisesi bahçesinde bir eğitim serası kuruldu. Sera alanının açılışı için okulda özel bir tören düzenlendi.

Ergene Kaymakamlığı’na bağlı Atatürk Çok Programlı Anadolu Lisesi’nin bahçesinde engelli öğrencilerin eğitim deneyimini zenginleştirmek üzere kurduğu eğitim serasıyla, öğrencilerin doğayla etkileşim kurmalarına olanak sağladı. Serada engelli öğrencilerin alacağı eğitimler, doğayla iç içe öğrenme deneyimlerini güçlendirmeyi, üretim ve sürdürülebilir yaşam becerilerini desteklemeyi amaçlıyor. Sistem Alüminyum’un sağladığı malzeme desteğiyle hayata geçirilen alan, öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerine yeni imkanlar sunmayı hedefliyor. 

Aynı zamanda bu özel gün kapsamında Sistem Alüminyum bünyesinde çalışanlarına da idari izin verildi. Şirketin bu adımı, engelli bireylerin iş hayatında karşılaştıkları güçlüklerin görünür kılınmasına ve kurum içi farkındalığın artırılmasına katkı sağlıyor. Sistem Alüminyum, çalışan deneyimine yönelik bu yaklaşımın kalıcı ve sürdürülebilir uygulamalarla desteklenmesi için çalışmalarını sürdürecek. 

Sistem Alüminyum hakkında:

30 yılı aşkın ve yenilikçi vizyonuyla alanında öne çıkan Sistem Alüminyum, Tekirdağ Ergene’de 120 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 330 bin metrekarelik alana kurulu tesislerinde üretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Kalıp üretiminden başlayarak dökümhane – alüminyum billet, ekstrüzyon hatları, elektrostatik toz boya ve eloksal tesisleri, ahşap kaplama bölümü, mekanik işlem tesisi ve kompozit panel üretim hatlarını bünyesinde barındıran üretim üssü, tam entegre yapısıyla öne çıkmaktadır.

Sistem Alüminyum, mimari ve endüstriyel uygulamalarda kullanılan alüminyum ekstrüzyon profiller ve cephe sistemleri için alüminyum kompozit paneller olmak üzere iki ana ürün grubunda üretim yapmaktadır. Bunlara ek olarak, 2021 yılı itibariyle Dövme (forging) Alüminyum Tesisi’ni de faaliyete geçirmiştir.

İhracat satış rakamları ile İDDMİB tarafından düzenlenen “İhracatın Metalik Yıldızları” ödül törenlerinde, “Alüminyum Çubuk ve Profiller” kategorisinde 2018, 2019, 2020, 2022 ve 2024 yıllarında birincilik, 2021 ve 2023 yılında ise ikincilik ödülüne layık görülmüştür. Bugün 4 kıtada, 75’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan “Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu 2023” listesinde 247. sırada yer alan Sistem Alüminyum, yıllık 103 bin ton alüminyum profil üretim kapasitesine sahip tesislerinde; yapı, havacılık, denizcilik, otomotiv, beyaz eşya, elektrik ve enerji gibi birçok sektör için ürün ve hizmet geliştirmektedir.

CE, TSE, QUALICOAT (statik toz boya uygulamaları) ve QUALANOD (eloksal uygulamaları) belgelerine sahip olan Sistem Alüminyum, 2024 yılında devlet destekli Turquality Marka Destek Programı’na dahil olmuştur.

Ayrıca aşağıdaki yönetim sistemleri belgelerine sahiptir:

• IATF 16949 Otomotiv Kalite Yönetim Sistemi

• AS 9100 Havacılık, Savunma ve Uzay Kalite Yönetim Sistemi

• ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi

• ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi

• ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi

• ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi

• ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi

Sistem Alüminyum, CE, UKCA ve TSE belgeleriyle ürün kalitesini güvence altına almaktadır. Aynı zamanda Tekirdağ Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanmıştır.  Üretim süreçlerinde yer alan ve ağır metal içerebilen kimyasalların, yalnızca yasal sınırlar dahilinde ve REACH ile RoHS kısıtlamalarına uygun şekilde kullanıldığını, doğaya saygılı üretim anlayışını benimsediğini taahhüt etmektedir. Müşteri taleplerine istinaden, statik toz boya uygulamaları için QUALICOAT, eloksal uygulamaları için ise QUALANOD belgelerini sunmaktadır.

Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS) belgesi ile Sistem Alüminyum, dış ticarette güvenilirlik ve uygunluk esaslarına göre ihracat yapmaktadır.

Okumaya Devam Et

GENEL

TCL’in Yenilikçi Ticari İklimlendirme Sistemleri Türkiye’de

Yayınlandı

-

Dünyanın önde gelen tüketici elektroniği markalarından TCL Electronics, ticari yapılara yönelik gelişmiş çözümler sunan yeni nesil VRF klima sistemlerini Türkiye pazarına sundu. Eurovent sertifikalı TCL VRF sistemleri, yüksek enerji verimliliği, 90 kW’a ulaşan dış ünite kapasitesi ve dayanıklı yapısıyla binalara daha çevreci ve akıllı iklimlendirme çözümleri kazandırıyor

İklimlendirme alanında 11 küresel üretim üssü, yıllık 38 milyon adetlik üretim kapasitesi ve 160’tan fazla ülkeye yayılan satış ağıyla dünyanın önde gelen HVAC markalarından biri olan TCL, ev tipi klima çözümlerinin ardından şimdi ticari segmentteki çözümleriyle Türkiye pazarına giriş yapıyor.

Çin’in klima ihracatında ilk üçte yer alan ve “taze hava” teknolojisine sahip klimalarda dünya lideri konumunda bulunan TCL, büyük ölçekli yapılar için yüksek verimli, akıllı ve sürdürülebilir VRF sistemleriyle Türkiye’deki varlığını güçlendiriyor.

Yeni Nesil TMV6+ Super Serisi Akıllı VRF Sistemleri

TCL’in TMV6+ Super Serisi Akıllı VRF sistemleri, gelişmiş DC Inverter teknolojisi, 56°C’ye kadar güçlü soğutma, yüksek enerji verimliliği ve kolay kurulum özellikleriyle modern yapılar için yüksek performanslı, sürdürülebilir ve akıllı iklimlendirme çözümleri sunuyor.

DC Inverter kompresör, üç kademeli süper soğutma teknolojisi ve akıllı Inverter kontrolü sayesinde zorlu koşullarda dahi üstün ısıtma ve soğutma performansı sağlayan TMV6+ Super; “Double C” yüksek verimli kondenser, gelişmiş fan motoru ve R410A çevre dostu soğutucu gaz kullanımıyla uzun ömürlü, enerji tasarruflu bir çalışma sistemi sunuyor.

Eurovent sertifikalı TCL TMV6+ Super Serisi VRF sistemleri, enerji verimliliği ve performans güvenilirliği açısından uluslararası standartları karşılıyor. Değişken buharlaşma/yoğuşma sıcaklığı kontrolü sayesinde minimum enerjiyle maksimum verimlilik elde ediliyor.

Akıllı Kontrol, Sessiz ve Sağlıklı Ortamlar

TCL VRF sistemleri; WiFi ve BMS entegrasyonu, otomatik adresleme ve çoklu kontrol çözümleriyle modern binalarda akıllı yönetim sağlıyor. Sessiz çalışma modu, akıllı defrost teknolojisi ve sabit sıcaklık kontrolüyle konforu artırırken, taze hava sirkülasyonu ve yumuşak rüzgâr modu sayesinde sağlıklı ve huzurlu bir iç mekân ortamı yaratıyor.

Güvenilir Performans ve Dayanıklılık

TCL TMV6+ Super Serisi VRF sistemleri; yüksek hassasiyetli soğutucu akışkan kontrolü, altı kademeli yağ dönüş sistemi ve -30°C ila +55°C geniş çalışma sıcaklık aralığıyla her koşulda kararlı performans sunuyor. Gelişmiş koruma, yedekleme ve basınç dengeleme teknolojileri, sistemin uzun ömürlü ve kesintisiz çalışmasını sağlıyor.

Kolay Kurulum ve Bakım

Modüler tasarımı ve kompakt dış ünite yapısıyla TCL VRF sistemleri, kurulum ve bakım süreçlerinde maksimum verimlilik sağlıyor. Yüksek kapasiteli tek bedende 90 kW dış ünite yapısı daha az cihazla daha fazla alanı iklimlendiriyor, uzun boru hattı tasarımı ve otomatik adresleme fonksiyonu montaj süresini kısaltarak saha uygulamalarını kolaylaştırıyor.

Yerel Ofis ve Güçlü Servis Ağıyla Türkiye’de

TCL Electronics, 2024 yılında Türkiye ofisini açarak yerel yatırımlarına hız kazandırdı ve kısa sürede operasyonunu Levant ve Kafkas ülkelerini kapsayan bölgesel yönetim merkezine dönüştürdü. Bu yapılanma, markanın bölgedeki büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri haline geldi ve yeni ürün gruplarının Türkiye pazarına ulaşmasını hızlandırdı.

Kurduğu bu yapı sayesinde TCL, satıştan satış sonrası desteğe kadar tüm süreçlerde müşterilerine doğrudan hizmet sunan güçlü bir ağ oluşturdu. Yerel ofis ve teknik ekip yapılanmasıyla iş ortaklarına hızlı çözüm, kesintisiz iletişim ve güvenilir servis desteği sağlanıyor.

TCL’in kendi fabrikasında yüksek kalite standartlarında üretilen VRF sistemleri, global standartlarda yüksek performans ve uzun ömür sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Treysan “Yeşil Dönüşüm Kapasitesini En Çok Geliştiren Firma” seçildi 

Yayınlandı

-

IC Holding grup şirketlerinden Treysan, Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) 62. Kuruluş Yıldönümü Ödülleri’nde “Yeşil Dönüşüm Kapasitesini En Çok Geliştiren Firma” seçildi. Treysan’ın ödülü almasında modernize edilen üretim hatları, verimliliği artıran teknoloji yatırımları ve izlenebilirliği yükselten dijitalleşme adımları önemli rol oynadı.

Ankara Sanayi Odası 62. Kuruluş Yılı Ödül Töreni, ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımlarıyla gerçekleşti. Törende İhracat, İstihdam, Kârlılık, Ar-Ge ve Yenilik, İkiz Dönüşüm kategorilerinde toplam 28 firma ödüllendirildi.

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KURUMSAL STANDART HALİNE GETİREN ÜRETİM MODELLERİNİ GELİŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Treysan İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Hamdi Onat, “Sektörümüzde sürdürülebilir üretimin öncüsü ve 6 kıtaya uzanan ihracat gücüyle küresel ölçekte konumlanan bir marka olarak, yeşil dönüşüm kapasitemizi güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızın ASO tarafından ödüle layık görülmesinden büyük bir gurur duyuyoruz. Enerji verimliliği, dijitalleşme ve karbon emisyonumuzu her yıl azaltmaya yönelik uygulamalarla ilerleyen bu yaklaşım, Treysan’ın uzun vadeli dönüşüm vizyonunun önemli bir parçasıdır. Önümüzdeki dönemde de çevresel etkisini azaltan ve sürdürülebilirliği kurumsal standart haline getiren üretim modellerini geliştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Treysan, çevresel etkisini azaltan yatırımları, verimli üretim teknolojileri ve uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Özellikle Çankırı Yakınkent OSB’de hayata geçirilen yeni sandviç panel üretim tesisi ise dönüşüm yolculuğunun en stratejik adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Tamamı ileri teknolojiye sahip hatlarıyla yüksek performans sağlayan tesis, Treysan’ın üretim kabiliyetini artırırken, uluslararası projelerdeki rekabetçiliğini de güçlendiriyor.

Okumaya Devam Et

Trendler