PASİFİK GYO NEXT LEVEL KEMER’LE GÖKTÜRK’E YENİLİKÇİ VE MODERN BİR İMZA ATACAK - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

PASİFİK GYO NEXT LEVEL KEMER’LE GÖKTÜRK’E YENİLİKÇİ VE MODERN BİR İMZA ATACAK

Yayınlandı

-

Pasifik Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın Göktürk’te hayata geçirdiği ve yepyeni bir yaşamın kapılarını açacak Next Level Kemer, lansmana özel fırsatları ve sadece bir yıl sonra teslim edilecek konutlarıyla yatırımcılara cazip fırsatlar sunuyor.

Yaşamı tasarlama tutkusuyla ödüllü projelere hayat veren Pasifik Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Next Level Kemer ile Göktürk bölgesine yenilikçi ve modern bir imza atacak. Bir taraftan Göktürk’ün kültürüne ve ruhuna sadık kalırken, diğer taraftan farklılaşan ihtiyaçlara göre tasarlanan Next Level Kemer, sakinlerine İstanbul’un en değerli ve sevilen bölgesinde, merkezden uzaklaşmadan doğal yaşamın anahtarını sunacak.

Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan, ödüllü Next Level markasının İstanbul’un en özel lokasyonlarında hızla yükseldiğini, Next Level İstanbul’un ardından Next Level Kemer ile Göktürk’te ‘Next Level’ bir yaşamın kapısını açtıklarını söyledi. Next Level Kemer’in tamamlanmasına bir yıl kaldığına işaret eden Fatih Erdoğan, kaba inşaatı tamamlanan projenin ince işlerinin ve cephe kaplamalarının hızla devam ettiğini söyledi. Next Level Kemer’in şu anda yüzde 30’unun satıldığını ifade eden Erdoğan, “Gayrimenkul sektöründe son dönemde yaşanan durgunluk nedeniyle agresif bir satış stratejisi izlemedik, ancak faiz indirimleriyle birlikte piyasada yeniden hareketlilik başladı. İlginin artmasıyla birlikte önümüzdeki dönemde satış temposunun da yükseleceğini düşünüyoruz. Bu lansmanı, projemizin teslimine bir yıl kala yapıyoruz. Bu, alıcılar için çok kıymetli ve önemli bir fırsat anlamına geliyor. Çünkü genel olarak lansman fırsatlarıyla konut alanlar, evlerini üç yıl sonra teslim alabiliyor. Biz de ise bu süre sadece bir yıl” diye konuştu.

Next Level Kemer’i şu ana kadar büyük oranda öz kaynaklarıyla finanse ettiklerini ifade eden Fatih Erdoğan, lansmanla birlikte yatırımcılara çok önemli satın alma fırsatları sunduklarını söyledi ve şöyle devam etti: “Lansman her zaman konut yatırımcıları için bir fırsattır. Biz de projenin son döneminde yatırımcılara çok cazip fırsatlar sunuyoruz. Metrekaresi 200 bin liradan başlayan fiyatlarla yarısı peşin yarısı teslimden sonra ödeme seçeneğiyle projemizden ev sahibi olmak mümkün olacak. Bunun yanı sıra 48 ay vadeli olmak üzere yüzde 1,29 oran ile önemli bir satın alma alternatifimiz daha bulunuyor.”

Göktürk’te Next Level bir yaşam başlıyor

“Next Level” markasının gayrimenkulde her zaman bir seviye yukarı taşıma vizyonunu yansıtan Next Level Kemer, Göktürk’te modern, az katlı ve doğayla uyumlu yaşam anlayışını hayata geçiriyor. Yeşil ve sürdürülebilir bir şehir için yeni bir anlayışla konut geliştirmeye ve bu yönde yatırım yapmaya devam ettiklerini anlatan Fatih Erdoğan, Next Level Kemer’in, farklılaşan ihtiyaçlara göre tasarlanmış, yeni bir proje olarak Göktürk’teki arayışları karşılayan modern bir yorumla inşa edildiğini söyledi. Fatih Erdoğan, şöyle konuştu: “Şehrin merkezinden uzaklaşmadan, doğayla iç içe bir yaşam düşünün. Next Level Kemer tam da bunu sunuyor. Eski mahallelerin o samimi havasını, insanların birbirini tanıdığı o sıcak ortamı özleyenler için, mahalle kültürünü modern bir bakışla yeniden canlandırıyoruz. Projede her daire, gün ışığından ve orman manzarasından en iyi şekilde yararlanacak şekilde tasarlandı. Katlar geriye doğru yükseliyor; böylece hem ferah bir manzara hem de özel alan korunmuş oluyor. Sağlam bir zeminde, az katlı ve güvenli bir yapı anlayışıyla hayata geçirilen bu prestijli proje için, önce insanların ihtiyaç ve beklentilerinden yola çıktık, sonra bu ihtiyaçları bir araya getiren ortak bir alan tasarladık. Projenin kalbinde, herkesin buluştuğu, sohbet ettiği, çocukların oynadığı büyük bir avlu var. Biz buna ‘Hayat’ diyoruz. Çünkü burası hem doğanın hem de komşuluğun yeniden canlandığı bir yaşam alanı.”

Projenin kalbinde bir “Hayat”

Next Level Kemer’i diğer projelerden ayıran en önemli özellik, tam ortasında yer alan bu büyük avlu. Burası sadece bir ortak alan değil; komşuların buluştuğu, çocukların oyun oynadığı, sohbetlerin uzadığı, etkinliklerle canlanan gerçek bir yaşam alanı. Avlu, hem sosyal ilişkileri güçlendiren bir meydan, hem de doğayla iç içe geçen bir yaşam alanı olarak tasarlandı. İçinde yer alan sosyal tesislerle birlikte, projeye bambaşka bir değer katıyor.

Fatih Erdoğan, projenin kalbini oluşturan avluyu, eski Türk konak kültüründe yer alan ‘Hayat’ kavramıyla açıklıyor: “Eski konaklarda, binanın dışında olan ama konağın genel olarak içinde sayılan ‘Hayat’ denen avlular olurdu. Geniş ailenin tüm sosyal yaşamı, burada oluşurdu. Biz, bu kavramı projemizin geneline yayarak uyarladık. 274 bağımsız bölümden oluşan projemizin tüm sosyal yaşamını, ‘Hayat’ olarak tasarladığımız büyük avluda kurguladık. Böylece bütün komşuların, ailelerin ve dostların burada buluşup, özlenen o mahalle kültürüyle sosyalleşmesini hedefledik.”

Modern mahalle atmosferinde 274 konut bulunuyor 

Yaşam alanının bir konuttan daha fazlasını sunması gerektiği mottosuyla yükselen Next Level Kemer’de 9 blokta toplam 274 adet konut bulunuyor. Proje, genç çiftlerden geniş ailelere, güvenli ve keyifli bir yaşam sürmek isteyenlere Next Level bir yaşam vaad ediyor. 1+1’den 5,5+1’e kadar değişen konut tipleri ve 80 metrekareden 438 metrekareye kadar geniş seçeneklerin bulunduğu Next Level Kemer, çocukların dışarıda rahatça oynayabileceği modern bir mahalle atmosferi sunuyor. 

Kuzey Ormanları’nın yanı başında

Hemen yanı başında bulunan İstanbul’un oksijen deposu Kuzey Ormanları, dereleri, göletleri ve şehri besleyen ünlü su kemerleriyle doğanın tüm güzelliklerini sunan Göktürk’te bulunan Next Level Kemer, İstanbul Havalimanı’na yakınlığı şehir merkezine rahat ulaşımı ile eşsiz bir avantaj sunuyor. Konumu ve doğasıyla dikkat çeken proje, pek çok prestijli eğitim kurumunun yanı sıra ilgi alanlarının ve sosyal çevrenin gelişmesini sağlayan spor ve sanat okullarıyla da çocuklu aileler için avantajlı bir yerleşim alanı sunuyor. Ana çevre yollarının kesişiminde, şehrin aktif yaşamına çok yakın bir konumda bulunan Next Level Kemer, İstanbul Havalimanı’na üç durak uzaklıkta yer alıyor. Bölgede bulunan sağlık kurumlarına yakınlığıyla dikkat çeken Next Level Kemer, kültür sanat aktivitelerine kolay ulaşım imkanlarıyla dikkat çekiyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Dalmaçyalı ile Binalarda %60’a Varan Enerji Tasarrufu ve Kesintisiz Konfor

Yayınlandı

-

 

Kış mevsimine girerken binalarda enerji verimliliği ve doğru ısı yalıtımı her zamankinden daha kritik bir boyut kazanıyor. Binalarda %60’a varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini bilimsel test ve araştırmalarıyla ortaya koyan marka olan Dalmaçyalı, zorlu kış şartları öncesinde ileri teknolojisiyle binaları güvence altına alıyor. Drone ve termal kamera destekli dış cephe keşifleri ile binalardaki gizli hasarları ve ısı kaçaklarını önceden tespit eden Dalmaçyalı, yenilenen TS 825 standartlarına tam uyumlu çözümleriyle yapıların ömrünü uzatırken bütçelere ve gezegene katkı sağlamayı sürdürüyor.

Kış mevsiminin yaklaşmasıyla artan ısınma ihtiyacı, hane bütçelerinde doğalgaz faturalarını yeniden en önemli gündem maddesi haline getiriyor. Isınmada yaşanan yüksek enerji kayıpları ise bu giderlerin her geçen gün artmasına yol açıyor. Bu durumu sürdürülebilir bir çözüme kavuşturmak, ısınma maliyetlerini kontrol altına almak ve evlerde kesintisiz termal konfor sağlamak için en kalıcı ve bilimsel çözüm binalara doğru dış cephe ısı yalıtımı yaptırmaktan geçiyor. 20 yılı aşkın uzmanlığıyla binalara özel çözümler sunan Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, kış dönemine girerken hem ekonomik hem de sağlıklı ve güvenli yaşam alanları vadediyor.

Yıllık 10-12 Milyar Dolarlık Tasarruf Potansiyeli

Bir binada oransal olarak en geniş yüzey alanını oluşturan dış cepheler, en fazla ısı kaybının gerçekleştiği alanlar olarak öne çıkıyor. Türkiye’de tüketilen enerjinin yaklaşık %37’lik payla sanayiyi geride bırakarak ilk sıraya yerleştiği alan binalar olurken, binalarda tüketilen enerjinin %80’i ise yapıların ısıtılması ve soğutulması için harcanıyor. Ülke genelinde kullanılan enerjinin yaklaşık %70’i ithal ediliyor ve bu ithal enerjinin yaklaşık %35’i konut ve benzeri yapılarda tüketiliyor. Binaların başta dış cephe ısı yalıtımı olmak üzere enerji verimli hale getirilmesi durumunda, yılda 10-12 milyar dolarlık tasarruf potansiyeli bulunuyor.

Enerji maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte ısı yalıtımı artık bir konfor tercihi olmanın ötesinde bütçeleri ve binaların yapısal sağlığını koruyan akıllı ve zorunlu bir yatırıma dönüşüyor. Isı yalıtımı sektöründe bilimsel analizler ve kapsamlı araştırmalarla binalarda %60’a varan enerji tasarrufu sağlanabileceğini ortaya koyan ilk marka olan Dalmaçyalı, Gebze ve Kayseri’deki test evlerinde gerçekleştirdiği çalışmalarda ısı yalıtım sistemlerinin bütünsel performansını ve bileşen dayanımını ölçümlüyor. Bilimsel Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde ürünlerin uzun vadeli performansı canlı testlerle gösterilirken bu veriler referans projelerle de kanıtlanıyor. Örneğin; kışları sert geçen Erzurum’da yapılan uygulamada bina sakinleri faturalarında %60’a varan tasarruf sağlarken, Marmaris’te yazın klima kullanımının yoğun olduğu bir binada gerçekleştirilen ısı yalıtımı ile elektrik tüketiminde gözle görülür bir azalma elde ediliyor. Isı yalıtımsız binalarda kuzey-güney cepheleri arasında 8-10 dereceye kadar çıkabilen sıcaklık farkı, Dalmaçyalı ısı yalıtımlı evlerde en fazla 1 dereceye düşerek yüksek bir termal konfor sunuyor.

147 Milyar TL Değerinde Doğal Gaz Tasarrufu

Isı yalıtımı, bireysel tasarrufun ötesinde gezegen ve ülke ekonomisi için de hayati bir sorumluluk taşıyor. 2003 yılından bu yana yaklaşık 290 milyon metrekareyi aşkın mantolama uygulaması gerçekleştiren Dalmaçyalı, bu sayede 3 milyonu aşkın konuta ve yaklaşık 12 milyonun üzerinde hane halkına ulaştı. Yapılan bu dönüşümle 15,5 milyar metreküp daha az doğal gaz kullanılmasını sağlayarak bugünkü değeriyle 147 milyar TL değerinde doğal gaz tasarrufu elde edildi. Engellenen 33 milyon tonun üzerindeki sera gazı salımı ise Bolu ormanlarının yıllık karbondioksit emiliminin yaklaşık 24 katına denk geliyor.

Yenilenen TS 825 Standardına Uygun Çözümler

Türkiye’de enerji verimliliği alanında önemli bir dönüşüm başlatan TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’nın güncellenmesiyle birlikte yeni inşa edilecek binaların daha enerji verimli olması sağlanırken, ısı yalıtım kalınlıkları da ortalama 3-5 cm artıyor. Soğutma ihtiyacının da denkleme girmesiyle yapılar artık hem yazın hem kışın çok daha tasarruflu hale geliyor. Doğru ısı yalıtımı uzmanını seçmenin ve işi ehline teslim etmenin kritik önem taşıdığı bu süreçte Dalmaçyalı, dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin tüm ana bileşenlerini birbiriyle uyumlu şekilde kendi tesislerinde üreterek yeni standartların gerektirdiği tüm ihtiyaçlara üstün performansla yanıt veriyor.

Termal Kamera ve Drone Destekli Teknolojik Analiz

Binalara yaptırılan dış cephe ısı yalıtımı uzmanlık, doğru malzeme ve profesyonel uygulama gerektiriyor. Zaman içinde kalite standartlarına uygun üretilmeyen malzemelerle ve doğru uygulanmayan işçilikle yapılan işlemler, zamanla cepheden kopma, dökülme ve ısı kaçakları riskini beraberinde getiriyor. Düşük kaliteli ürünler duvarlarda rutubet kaynaklı kabarmalara ve lekelenmelere neden olarak binanın estetiğini ve ömrünü olumsuz etkiliyor.

Dalmaçyalı, mevcutta ısı yalıtımı bulunan binaların bakım, onarım ve renovasyon ihtiyaçları için de ileri teknolojiyi devreye alıyor. 81 ilde gerçekleştirilen drone destekli dış cephe keşif hizmeti sayesinde binaların en yüksek ve ulaşılması zor noktaları detaylıca inceleniyor. Termal kamera ve teknik ölçüm ekipmanlarıyla elde edilen veriler ışığında hazırlanan Dış Cephe Teknik Analiz Raporu ile uzun vadede yüksek maliyetlere yol açabilecek sorunlar ve yapısal hasarlar önceden fark ediliyor. Bölge standartlarından daha düşük kalınlıkta ısı yalıtımı yapılmış bir binada mevcut ısı yalıtımının durumu elverişli ise daha yüksek enerji tasarrufu sağlamak adına mevcutun üzerine tekrar ısı yalıtım uygulaması yapılabiliyor.

81 İlde Ücretsiz Keşif İmkânı

Bugün ülkemizdeki binaların yaklaşık %70’inde halen yeterli ısı yalıtımı bulunmuyor. Bu durum hem ülke ekonomisi hem de bireysel bütçeler için büyük bir kayıp anlamına geliyor. Sadece konutlarda değil; iş yeri, otel, hastane ve okul binalarında da enerji kaybının önüne geçmek ve binaları koruma altına almak mümkün. Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, binalardaki bu enerjiyi korumak ve tüketicileri desteklemek amacıyla web sitesi üzerinden online olarak sunduğu Türkiye’deki ilk ve tek “Dalmaçyalı Enerji Tasarrufu Analiz Raporu” hizmetiyle tahmini tasarruf miktarını hızlıca hesaplama imkânı veriyor. Ayrıca marka, saha incelemesi isteyen tüketiciler için 81 ilde uzman teknik ekipleriyle yerinde ücretsiz keşif ve teknik değerlendirme sunarak binalara en uygun ısı yalıtım çözümlerini belirlemeye devam ediyor. 81 ilde sunulan ücretsiz keşif hizmetinden yararlanmak ve binanıza en uygun çözümü öğrenmek isteyenler, Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri’nin www.dalmacyali.com.tr internet sitesini ziyaret edebilir ya da 444 1 222 numaralı müşteri danışma hattını arayabilir.

Okumaya Devam Et

GENEL

Yangına Dayanımlı Yapı Malzemeleri & Yangına Duyarlı Sistemler

Yayınlandı

-

Tolga Aycı; Tremco CPG İş Geliştirme Müdürü

Tremco CPG, yangın güvenliğine bütüncül bir yaklaşımla odaklanarak yapıların dayanıklılığını ve güvenliğini destekleyen çözümler sunuyor.

 

Son yıllarda sektörün çözüm aradığı, yönetmelikleri inceleyerek en doğru uygulama için uzman ekipler kurduğu yangın güvenliği konusuna, Tremco CPG olarak kapsamlı ve bütüncül şekilde yaklaştığımızı söylemeliyim. Enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve yapı dayanıklılığı gibi temel konulardaki çözümlerimizi tek bir marka çatısı altında sunarken, bina ömrü boyunca beraber çalışmasını sağlamak şirketimizin önceliğidir.

Türkiye’de tablo nasıl?

Yangın güvenliği artık yalnızca yönetmeliklerde yer alan bir zorunluluk değil; yatırımcının, mimarın, uygulayıcının ve en önemlisi yapı kullanıcısının sorguladığı iki temel güvenlik konusundan biri olarak karşımızda duruyor. Diğeri ise hiç şüphesiz deprem dayanımı.

Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’e baktığımızda, özellikle yüksek binalarda cephe güvenliğine ilişkin oldukça kapsamlı gereklilikler görüyoruz. Yapı kabuğunda kullanılan malzemelerin yangına tepki performansından, katlar arasında alev ve dumanın ilerlemesini sınırlayan detaylara; cephe boşluklarının doğru şekilde yalıtılmasından mekanik ve elektrik tesisat şaft geçişlerinden Yangın yayılımını önleyen tasarım ve uygulama prensiplerine kadar uzanan bir dizi kriter söz konusudur.

Asıl açık ise çoğu zaman tek tek ürünlerde değil, bütünün içinde ortaya çıkabiliyor. Özellikle havalandırmalı cephelerde; kaplama ile yapı kabuğu arasındaki boşluk, doğru şekilde tasarlanmadığında yangın ve sıcak gazlar için dikey bir yayılım yolu oluşturabiliyor. Yüksek katlı, yoğun kullanımlı yapılarda asıl sınav burada veriliyor. Çünkü kompartımanlama duvarla bitmiyor; cephe arkasındaki boşluk doğru çözülmezse, yangın o boşluktan yoluna devam ediyor.

Tek bir A sınıfı malzeme, sistem bütüncül olarak ele alınmadığı sürece yangın güvenliğini sağlamada yetersiz kalabilir. Projenin en erken mimari tasarım aşamasında yangın durdurucu detaylar bir bütün olarak ele alınmalıdır. 

Dayanıklı ürün yeterli mi?

Kısaca hayır. Ürün, tasarım, uygulama ve sistem uyumu aynı masada oturmalı. Doğru sınıflandırılmış yalıtım örtüleri, membranlar, doğru boşluk bariyeri, doğru mastik ve yapıştırıcı, doğru yalıtım ve uygulama detayı birbirini tamamlayıcı olarak çalışmaktadır.. Bunlardan biri eksikse “yangına dayanıklılık” bir etiketin ötesine gidemez.

Kompartımanlama: yangını odada tutmak

Pasif yangın güvenliğinin en temel kriteri kompartımanlamadır. Amaç basit: yangın, alevi ve dumanı çıktığı hacimde belirli bir süre sınırlandırarak, tahliyeye ve müdahaleye zaman kazandırmaktır. Duvar, döşeme ve yangın kapısı bu işin görünen yüzü. Görünmeyen yüzü ise o duvarı delen her şey: tesisat geçişi, hareketli derz ve dilatasyon, giydirme cephe boşluğu, kat döşemesi ile cephe arasındaki derz.

Nullifire tam olarak bu görünmeyen yüz için var. Markamızın işi “yanmaz bir malzeme daha koymak” değil; kompartımanın sürekliliğini sağlamak. Cephede intümesan boşluk bariyerleri yangının katlar arasında yangının bina boyunca yükselmesini engeller. Duvar ve döşemede yangın durdurucu ürünler tesisatın açtığı boşluğu yangına karşı yalıtır. Ayrıca, yapısal yangın güvenliği perspektifinde yapısal çelik elemanın yangına karşı korunmasını sağlayan intümesan kaplama, kompartımanı taşıyan iskeletin belirtilen süre ayakta kalmasını hedefler. Üçü birden yoksa kompartıman kâğıt üzerinde kalır.

Kompartımanlama, uygulama aşamasında eklenen bir detay değil; mimari tasarımın en başında ele alınması gereken temel bir yangın güvenliği kararıdır.

Üründen sisteme geçiş

Sektörün ürün dilinden entegre sistem diline geçmesini hem doğru hem de kaçınılmaz bir yaklaşım olarak görüyoruz. Özellikle Avrupa Teknik Onay (ETA) belgelerinden üründen ziyade tüm sistem spesifikasyonu yer almaktadır. Böylece, yangın yalıtımı yapılan uygulamanın her bir bileşeni belirlenmiş ve standartlaşmış olmaktadır. Bu dönüşümü pazarlama cümlesi olarak değil, proje gerçeği olarak görüyoruz. Kompartıman da tek üründen değil, birbiriyle konuşan detaylar kuruyor.

Akıllı binaların yeni riski: Havalandırmalı Cepheler

Havalandırmalı cephe sistemleri yapı kabuğunda enerji verimliliği ve nem kontrolü sağlamaktadır. Ancak aynı boşluk, yangın sırasında düşey bir yayılım yolu oluşturabiliyor; yani yapı içerisinde kurulmuş yangın kompartımanını yapı kabuğunda oluşan boşluk ile devre dışı bırakabilmektedir. Bu nedenle cephe boşluğunda, normal koşullarda hava akışını koruyan ancak yangın sırasında boşluğu kapatarak yayılımı sınırlandıran intümesan yangın bariyerlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Nullifire’ın yangın bariyerleri, havalandırmalı cephe performansını korurken yangın güvenliğini de desteklemektedir. Cephe sistemlelerinde sızdırmazlık yalıtım ve yapıştırma çözümleri ile ön plana çıkan illbruck markamızda ise cephedeki yalıtım örtüleri ve membran grubunda A1 ve A2,s1-d0 yanmazlık performansına ME050, ME055 ve ME060 ürünleri ve SP025 yapıştırıcısı havalandırma ve yangın güvenliğini birlikte ele alan bir cephe çözümünün parçası olmaktadır.

Sahada ne sunuyoruz?

Uygulama kontrolü, saha süpervizörlüğü ve uygulama öncesinde tüm paydaşlara verilen teknik ve uygulamalı eğitimler ile inşaatın her aşamasında yanınızda oluyoruz. Böylece, yatırımcı, yüklenici, alt yüklenci, uygulayıcı, mimar ve mühendis perspektiften bakarak her bir proje paydaşının ihtiyacını göz önünde bulundurarak süreçleri ilerletmekteyiz. 

Ayrıca, global yapıda olan Tremco CPG organizasyon yapısı sayesinde yaklaşık 170 ülkedeki ofislerimiz ve tesislerimiz ile müşterilerimize global servis sağlamaktayız. 

Küçük görünen kimyasallar, büyük açık

Mastik, membran, yapıştırıcı, şişen bant, yangın durdurucu köpükler. Keşif listesinde küçük kalemler gibi durur. Oysa yangın çoğu zaman derzden ve geçişten sızar; kompartıman da tam bu noktada hata verir. İşte burada doğru ürün-detay-sistem kombinasyonu kritik öneme sahip.  Ar-Ge tarafında bakışımız sade: İntümesan teknolojileri özellikle boru, kablo ve diğer penetrasyonlarda daha etkili hale getirmek; doğrusal derzlerden kelepçelere kadar farklı detaylarda alev ve dumanın ilerlemesini sınırlandırmak.

 

Önümüzdeki beş yıl

 

Önümüzdeki dönemde odağın; yangın performansı test edilmiş ürünler, birlikte uyum içinde çalışan sistemler ve sürdürülebilirliği belgelenmiş çözümler üzerinde yoğunlaşmasını bekliyoruz. Dünya genelinde, benzer iklim koşullarında ve farklı yapı tiplerinde uygulanmış, performansı sahada da karşılık bulmuş sistemlerin daha fazla önem kazanacağını düşünmekteyiz.

Önümüzdeki dönemde ayrıca, birbiriyle uyumlu çalışması gereken sistemlerin seçimine tasarım aşamasından dahil olan; sahada ne yazık ki hâlâ karşılaştığımız üzere kritik kararları uygulama aşamasına gelindiğinde taşeron yükleniciye bırakmak yerine, detayları baştan sona takip eden uzmanlaşmış ekiplerin daha fazla talep göreceğini beklemekteyiz. Sadece spesifikasyon hazırlayan ve bu doğrultuda optimum maliyetle ürün seçen değil, doğru ürünü doğru detayla buluşturabilen ve sürecin sorumluluğunu baştan sona üstlenen ekiplere daha fazla ihtiyaç duyulacaktır.  

Bir binayı yangına karşı güvenli kılmak, önleyici hekimliğin çalışma prensibine çok benzer; sorun ortaya çıktığında müdahale etmek yerine, riskleri en erken aşamada öngörerek yönetmeyi ve olası bir yangın durumunda yapının göreceği hasarı en aza indirmeyi amaçlar.

Okumaya Devam Et

GENEL

Systemair Türkiye, elektriğinin yüzde 100’ünü kendi üretiyor

Yayınlandı

-

 

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 1 Ocak 2026’da kalıcı döneme geçti. Düzenleme, çelik ve alüminyum gibi girdilerin karbon yükünü maliyete dönüştürüyor. Bu girdileri yoğun kullanan iklimlendirme ve havalandırma (HVAC) üreticileri de artık ürünlerindeki gömülü karbonu şeffaf ve izlenebilir biçimde raporlamak zorunda. Systemair Türkiye bu sürece hazırlıklı giriyor: Dilovası fabrikasında kurduğu 1,2 MW gücündeki güneş enerjisi santraliyle elektrik ihtiyacının tamamını kendisi üretiyor. Şirket, SKDM’ye uyum sürecini enerji verimliliği, tedarik zinciri görünürlüğü ve ürün performansı üzerine kuruyor.

İklimlendirme ve havalandırma sektöründe karbon maliyetlerinin varlığı rekabetin belirleyici unsurlarından biri haline gelirken Avrupa Birliği’nin (AB) standartlarını çizdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), firmalar için yeni yükümlülükler getiriyor. Bu doğrultuda Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) ve küresel sürdürülebilirlik hedeflerine uyum sağlamak amacıyla ürün geliştirme, üretim tesisleri ve veri şeffaflığı alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüten Systemair Türkiye, düzenlemeyi sanayide verimliliği artırmak, düşük karbonlu teknolojilere geçişi hızlandırmak ve daha dayanıklı tedarik zincirleri oluşturmak için önemli bir dönüşüm fırsatı olarak görüyor.

“Karbon maliyetinin giderek daha görünür hale gelmesi; ürün fiyatı, tedarikçi seçimi ve rekabet gücü üzerinde belirleyici olacak”

SKDM’nin iklimlendirme ve havalandırma sektörüne etkisini değerlendiren Systemair Türkiye Fabrika Direktörü Uğur Muslu, şunları söyledi: “Sektörümüz çelik, alüminyum ve bakır gibi enerji yoğun malzemelere dayanıyor. SKDM bugün ürünlerimizi doğrudan değil, çelik ve alüminyum gibi temel girdileri kapsıyor; ancak bu girdiler üzerinden maliyet ve tedarik zinciri etkisini şimdiden hissediyoruz. AB pazarında karbon maliyeti görünür hale geldikçe ürün fiyatını, tedarikçi seçimini ve rekabet gücünü belirleyen unsurlardan biri olacak. Tedarikçilerden güvenilir emisyon verisi almak, bu veriyi doğrulamak ve satın alma ile maliyetlendirme süreçlerine yansıtmak, bu dönemde rekabet etmenin ön koşulu. Örneğin bugün tedarikçilerimizin yüzde 25’inden ürün bazlı emisyon verisi alıyoruz. SKDM bizim için yalnızca çevresel bir düzenleme değil; ihracat pazarlarında rekabetçiliğimizi koruyacak stratejik bir konu.”

Klima santrallerinde doğrulanmış karbon verisi

Muslu, Systemair’in SKDM’ye uyum kapsamında attığı adımları şöyle anlattı: “AB’ye ihracatta bir ürünün yaşam döngüsü boyunca ne kadar karbon ürettiğini belgelemek artık zorunluluk haline geliyor. Bu nedenle Dilovası fabrikamızda ve küresel tesislerimizde ürettiğimiz klima santralleri ve havalandırma ekipmanları için Çevresel Ürün Beyanı (EPD) ve Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) süreçlerini tamamladık; müşterilerimize doğrulanmış emisyon verisi sunuyoruz. Tedarik zincirinde satın alma, kalite, mühendislik ve finans ekiplerimiz birlikte çalışarak tedarikçilerimizin karbon verisini düzenli ve karşılaştırılabilir hale getiriyor. Üretimde Dilovası fabrikamızın elektriğinin tamamını kendi güneş enerjisi santralimizden karşılıyoruz. Ürün tarafında ise yüksek verimli fanlar ve ısı geri kazanım çözümleriyle müşterilerimizin binalarındaki enerji tüketimini azaltmalarına katkı sağlıyoruz. Ayrıca ihracatçı müşterilerimizin karbon raporlamasında ihtiyaç duyduğu ürün bazlı emisyon hesaplamalarına da destek veriyoruz.”

Dilovası fabrikası elektriğinin tamamını güneşten karşılıyor

Systemair Türkiye, Dilovası fabrikasında devreye aldığı 1,2 MW gücündeki güneş enerjisi santraliyle tesisin tüm elektrik ihtiyacını kendisi üretiyor. Santral, yılda yaklaşık 1.050 ton karbon emisyonunun önüne geçiyor. Ürün tasarımında da karbon ayak izini azaltmaya odaklandıklarını belirten Muslu, şunları söyledi: “İklimlendirme cihazlarımızda düşük Küresel Isınma Potansiyeli’ne (GWP) sahip soğutucu akışkanları önceliklendiriyoruz. Yüksek verimli EC motorları, ısı geri kazanım eşanjörlerini ve akıllı otomasyon sistemlerini ürünlerimizde standart hale getiriyoruz. Böylece cihazlarımızın kullanım ömrü boyunca tükettiği enerjiyi ve buna bağlı emisyonları en aza indiriyoruz. Üretim ve operasyon merkezlerimiz de LEED Gold bina standartlarına göre tasarlanıp işletiliyor.”

“2030’a kadar üretim kaynaklı karbon yoğunluğumuzu yüzde 30 azaltacağız”

Muslu, şirketin hedeflerini şöyle özetledi: 2026 yılına göre 2030’a kadar üretim kaynaklı karbon yoğunluğumuzu yüzde 30 azaltmayı hedefliyoruz. Ürün ve tedarikçi bazlı karbon verisini satın alma ve yatırım kararlarımızın merkezine koyacağız. SKDM’nin kapsamı genişledikçe sistemlerimizi buna göre güncelleyecek, hem kendi çevresel etkimizi hem de müşterilerimizin karbon yükünü azaltmaya devam edeceğiz.”

www.systemair.com/tr-tr

Okumaya Devam Et

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye