RÖPORTAJ
Yapılarda Yangın Güvenliği: Mevzuat, Uygulama Kalitesi Ve Entegre Sistemler
Yayınlandı
45 dakika önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Özge Müçek Ravago EPS ve Mineral Yün İş Birim Direktörü
Ravago Bina Çözümleri, yangın güvenliğinde mevzuata uygun tasarım, doğru malzeme seçimi ve nitelikli uygulamanın birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Şirket, entegre sistem yaklaşımının ve yeni nesil yapıların ihtiyaçlarına uygun çözümlerin, yangının yayılımını sınırlandırma ve kullanıcı güvenliğini destekleme açısından önemini vurguluyor.
- Türkiye’de yapıların yangın güvenliği açısından mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün en kritik eksikleri sizce hangi noktalarda ortaya çıkıyor?
Türkiye’de yapıların yangın güvenliği konusunda kapsamlı bir mevzuat altyapısı bulunuyor. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik; yapıların tasarımından kullanımına, yangın algılama ve söndürme sistemlerinden kaçış yollarına kadar pek çok başlıkta teknik gereklilikleri tanımlıyor. Yönetmelikte 1 Temmuz 2025 tarihinde yapılan son değişikliklerle de mevcut yapılardaki yangın güvenliği uygulamalarına ilişkin bazı düzenlemeler güncellendi. Buradaki temel gelişim alanının, mevzuatta tanımlanan gerekliliklerin sahada aynı hassasiyetle uygulanması olduğunu düşünüyoruz. Yangın güvenliği proje aşamasında ele alınmalı, doğru ürün ve sistemler belirlenmeli, uygulama standartlara uygun biçimde gerçekleştirilmeli ve süreç etkin şekilde denetlenmeli. Bir yapının yangın performansını belirleyen süreç, binanın tamamlanmasına kadar devam ediyor.
Özellikle yüksek kullanıcı yoğunluğuna sahip konutlar, oteller, alışveriş merkezleri, kamuya açık yapılar ve diğer büyük yapılarda bu yaklaşım daha da önem kazanıyor. Yangın güvenliğinin bir maliyet kalemi olarak değerlendirilmesi yerine, yapının yaşam döngüsünün ve kullanıcı güvenliğinin temel unsurlarından biri olarak ele alınması gerekiyor. Sektör açısından baktığımızda ise doğru malzeme seçimi, nitelikli uygulama, uygulamacıların teknik yetkinliği ve denetim mekanizmalarının etkinliği üzerinde daha fazla çalışılması gerektiğine inanıyoruz. Yangın yalıtımı da bu zincirin kritik parçalarından biri. Doğru tasarlanmış ve uygulanmış bir yangın yalıtımı sistemi, yangının ve dumanın yapı içerisinde yayılımını sınırlandırarak tahliye ve müdahale için gereken sürenin korunmasına katkı sağlayabilir.
- Yangın güvenliğinde yalnızca yangına dayanıklı ürün kullanmak yeterli mi? Yapı tasarımı, uygulama kalitesi ve sistemlerin birbiriyle uyumu nasıl bir rol oynuyor?
Yangın güvenliğinde ürün seçimi kadar, ürünün yapının hangi noktasında ve nasıl kullanıldığı da önem taşıyor. Yangın duvarları, döşemeler, cepheler, tesisat geçişleri ve kaçış yolları tasarım aşamasından itibaren bir bütün olarak değerlendirilmeli. Özellikle uygulama kalitesi, tasarlanan yangın performansının sahada karşılık bulması açısından kritik. Doğru ürünün yanlış detayla uygulanması, sistemin beklenen performansını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle tasarım, malzeme ve uygulamanın aynı teknik yaklaşım doğrultusunda ilerlemesi gerekiyor.
- Günümüzde yangın güvenliği açısından “ürün” yaklaşımından “entegre sistem” yaklaşımına doğru bir dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu dönüşümü, yangın güvenliğinin daha bütüncül ele alınması açısından önemli bir gelişme olarak görüyoruz. Artık bir yapı elemanının performansını değerlendirirken, o elemanın içinde yer aldığı sistemin tamamına bakmak gerekiyor. Bu yaklaşım üreticilerin sorumluluğunu da genişletiyor. Ürün geliştirme sürecinde sistem performansını, farklı yapı detaylarını ve uygulama ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmek gerekiyor. Ravago Bina Çözümleri olarak biz de çözümlerimizi bu perspektifle geliştiriyoruz.
- Yeni nesil yapıların; yüksek katlı, enerji verimli, akıllı ve sürdürülebilir olması yangın güvenliği açısından ne gibi yeni riskler ve gereklilikler ortaya çıkarıyor?
Yeni nesil yapılarda enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve yangın güvenliğinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle yüksek yapılarda tahliye süreçlerinin daha karmaşık hale gelmesi ve yapı kabuğunda farklı malzemelerin kullanılması, yangının yayılımını sınırlandırmaya yönelik tasarım kararlarını daha önemli hale getiriyor. Akıllı bina teknolojileri ise erken algılama, alarm ve bina yönetimi gibi alanlarda önemli fırsatlar sunuyor. Burada teknolojinin yanı sıra kullanılan yapı malzemelerinin yangın performansının da tasarımın erken aşamalarında dikkate alınması gerekiyor.
- Yapı sektöründe yangın güvenliği konusunda son yıllarda öne çıkan teknolojik gelişmeler ve inovasyonlar neler? Son dönemde geliştirmiş olduğunuz ve pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz ve öne çıkan hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Yangın güvenliğinde son dönemde malzeme teknolojilerinin yanı sıra erken algılama, duman kontrolü ve yapı elemanlarının yangın performansını artırmaya yönelik sistemler öne çıkıyor. Yalıtım tarafında da taş yünü esaslı çözümler, yangın performansının yanında ısı ve ses yalıtımı gibi farklı ihtiyaçlara cevap vermeleri açısından önem kazanıyor. Ravago Bina Çözümleri olarak yangına dayanıklı taş yünü esaslı yalıtım levhalarımızla farklı yapıların ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyoruz. Ürün geliştirme çalışmalarımızda yangın performansının yanı sıra ısı ve ses yalıtımı gibi tamamlayıcı kriterleri de gözetiyoruz. Teknik bilgi ve uygulama desteğimizi de bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak görüyoruz.
Bunları da Beğenebilirsin
RÖPORTAJ
Yangın Güvenliğinde Doğru Ürün Kadar Doğru Sistem Kurgusu da Kritik
Yayınlandı
3 gün önce-
Ekim 23, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Hakan Şengül dormakaba Satış Müdürü
dormakaba, yangın kapılarında ürün seçimi, doğru uygulama ve sistem bütünlüğünün kritik rolüne dikkat çekiyor.
- Türkiye’de yapıların yangın güvenliği açısından mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün en kritik eksikleri sizce hangi noktalarda ortaya çıkıyor?
Türkiye’de yangın güvenliği konusunda hem mevzuat hem de sektörel farkındalık açısından önemli bir gelişim yaşandığını düşünüyorum. Bununla birlikte, uygulama tarafında hâlâ geliştirilmesi gereken noktalar bulunuyor. Özellikle yangın güvenliğinin yalnızca belirli ürünlerin kullanılmasıyla sağlanabileceği yönündeki yaklaşım, sektörde karşılaştığımız temel sorunlardan biri.
Yangın güvenliği, projenin tasarım aşamasından başlayarak doğru ürün seçimi, doğru uygulama, sistem bütünlüğü, devreye alma ve düzenli bakım süreçlerinin tamamını kapsayan bir yaklaşım gerektiriyor. Özellikle kaçış yollarında kullanılan kapıların ve kapı donanımlarının hangi senaryoda nasıl çalışacağının proje aşamasında belirlenmesi büyük önem taşıyor.
Bir diğer önemli konu ise sertifikasyonun doğru anlaşılması. Bir kapı donanımının tek başına belirli bir standarda uygun olması, o donanımın her yangın kapısında aynı performansı göstereceği anlamına gelmiyor. Kapı kanadı, kasa, menteşeler, kapı hidroliği, kilit ve diğer donanımların birbiriyle uyumlu şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.
- Yangın güvenliğinde yalnızca yangına dayanıklı ürün kullanmak yeterli mi? Yapı tasarımı, uygulama kalitesi ve sistemlerin birbiriyle uyumu nasıl bir rol oynuyor?
Tek başına yangına dayanıklı bir ürün kullanmak yeterli değil. Burada temel yaklaşımımız, “doğru ürün” kadar “doğru sistem” anlayışının da önemli olduğu yönünde.
Örneğin bir yangın kapısında kullanılan panik barın, kapı hidroliğinin veya elektrikli kilidin kendi test ve sertifikasyonunun bulunması önemli olmakla birlikte, bu ürünlerin kullanılacağı kapı sistemiyle uyumlu olması gerekiyor. Yangın anında kapının kapanması, kilitlenmesi veya kaçış yönünde açılması gibi fonksiyonların birlikte ve öngörülen senaryoya uygun şekilde gerçekleşmesi gerekiyor.
Bu nedenle proje aşamasında kapının kullanım amacı, kanat özellikleri, boyutları, ağırlığı, geçiş yoğunluğu ve kaçış senaryosu birlikte değerlendirilmelidir. dormakaba olarak biz de ürün seçiminde bu bütünsel yaklaşımı esas alıyor, projelendirme aşamasından itibaren teknik yönlendirme ve danışmanlık sağlıyoruz.
- Bir yangın kapısının güvenli şekilde çalışması için doğru ürün seçiminin yanı sıra doğru uygulama da büyük önem taşıyor. Projelendirme ve uygulama aşamasında özellikle hangi kriterlere dikkat edilmeli?
Bir kapıyı yangın kapısı yapan temel unsur, yalnızca üzerinde yangına dayanıklı olduğu belirtilen aksesuarların bulunması değildir. Burada kapı sisteminin bir bütün olarak belirli performans kriterlerini karşılaması gerekir.
Bu nedenle projelendirme aşamasında öncelikle kapının kullanım amacı, konumu, geçiş yoğunluğu, kanat ölçüleri ve ağırlığı gibi kriterlerin değerlendirilmesi; buna uygun olarak kapı kanadı, kasa ve kapı donanımlarının birlikte seçilmesi gerekir. Kapının yangın ve gerekiyorsa duman kontrolü açısından hangi performansı sağlaması gerektiği de yine bu aşamada belirlenmelidir.
Uygulama tarafında ise seçilen ürünlerin, test edilmiş ve sertifikalandırılmış sistemin gerekliliklerine uygun şekilde monte edilmesi büyük önem taşıyor. Sahada yapılan küçük gibi görünen değişiklikler veya sistemle uyumlu olmayan donanımların kullanılması, kapının testlerde ortaya koyduğu performansın elde edilememesine neden olabilir.
Bu noktada sistem sertifikasyonu da önemli bir referans. Yalnızca kapı hidroliğinin veya panik barın sertifikasına bakmak yerine, bu ürünlerin kullanılacağı kapı sistemiyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. dormakaba olarak biz de proje aşamasından itibaren doğru ürün seçimi ve uygulama konusunda teknik destek sağlayarak, kapı sistemlerinin kullanım senaryosuna uygun şekilde kurgulanmasına önem veriyoruz.
- Yangın kapılarında sistem bütünlüğü açısından sahada en sık karşılaştığınız uygulama hataları neler? Özellikle çift kanatlı yangın kapılarında hangi noktalara dikkat edilmesi gerekiyor?
Sahada karşılaştığımız en önemli sorunlardan biri, yangın kapısının bileşenlerinin birbirinden bağımsız değerlendirilmesi ve kapının bir bütün olarak ele alınmaması. Özellikle sonradan yapılan değişikliklerde, kapının mevcut özellikleriyle uyumlu olmayan donanımların kullanılması sistemin performansını olumsuz etkileyebiliyor.
Çift kanatlı yangın kapılarında ise en kritik konulardan biri, iki kanadın doğru ve kontrollü şekilde kapanmasının sağlanmasıdır. Özellikle aktif ve pasif kanadın çalışma senaryosunun doğru kurgulanması gerekir. Kapı kanatlarının ölçüleri ve ağırlıkları, menteşe yapısı, kapı hidrolikleri, kilitleme mekanizması ve varsa koordinatör gibi bileşenlerin birbiriyle uyumlu olması önemlidir. Kanatlardan birinin diğerinden önce veya sonra kapanması ya da kilitleme sisteminin doğru çalışmaması, kapının yangın anındaki performansını olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle çift kanatlı yangın kapılarında da ürünleri tek tek seçmek yerine, kapının tamamının bir sistem olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Proje aşamasında kapının gerçek kullanım senaryosunun doğru belirlenmesi ve buna uygun ürünlerin seçilmesi, uygulama sonrasında ortaya çıkabilecek uyumsuzlukların önüne geçmek açısından kritik.
- Kaçış güzergâhlarında kullanılan kapı sistemlerinde, özellikle otomatik kayar kapılar söz konusu olduğunda hangi kriterler öne çıkıyor? Bu sistemlerin acil durum senaryolarına uygun kurgulanması mümkün mü?
Otomatik kayar kapıların kaçış güzergahında kullanımı konusunda tek bir “doğru” veya “yanlış” yaklaşımı doğru olmaz. Burada belirleyici olan, kapının hangi amaçla, hangi konumda ve hangi acil durum senaryosunda kullanılacağıdır.
Kaçış güzergâhında kullanılacak otomatik bir kapının, ilgili standartların ve projenin gerekliliklerini karşılayacak şekilde tasarlanması ve uygun şekilde test edilmesi gerekir. Yangın veya enerji kesintisi gibi durumlarda kapının nasıl davranacağı, kaçış yönünde geçişi nasıl sağlayacağı ve güvenli şekilde çalışmaya devam edip etmeyeceği proje aşamasında belirlenmelidir.
Dolayısıyla otomatik kapının yalnızca “otomatik” olması yeterli değildir. Kaçış fonksiyonu, güvenlik senaryosu, fotoseller, mekanizma ve diğer bileşenlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. dormakaba olarak otomatik kapı çözümlerimizi de kullanım senaryosuna ve ilgili standartlara göre değerlendiriyoruz.
- Yangın kapılarında hangi aksesuarlar kritik öneme sahip? Ürün seçiminde ve sonrasında bakım süreçlerinde nelere dikkat edilmeli?
Yangın kapısının güvenli şekilde çalışmasında kapı hidrolikleri, panik barlar, acil çıkış donanımları, kilit sistemleri ve gerekli durumlarda elektrikli kapı donanımları gibi birçok bileşenin rolü bulunuyor. Ancak burada önemli olan sadece bu ürünlerin yangına dayanımlı olması değil, kapı sistemiyle doğru şekilde eşleştirilmesi.
Örneğin kaçış kapılarında kullanılacak donanımın, kapının kullanım şekline ve kullanıcı profiline uygun olması gerekir. Panik barların amacı acil durumda hızlı ve güvenli tahliye sağlamaktır; bu nedenle ürünün günlük geçiş fonksiyonuyla karıştırılmaması ve doğru senaryoda kullanılması önemlidir.
Bunun yanında yangın güvenliği, ürünün montajıyla tamamlanan bir süreç değil. Düzenli bakım, periyodik kontroller ve kapının tüm bileşenlerinin çalışırlığının kontrol edilmesi de sistemin sürdürülebilir performansı açısından kritik. Özellikle yoğun kullanılan yapılarda bu kontrollerin düzenli olarak gerçekleştirilmesi gerekiyor.
- Son yıllarda yangın güvenliği alanında öne çıkan teknolojik gelişmeler ve inovasyonlar neler? dormakaba olarak bu alanda hangi çözümleri sunuyorsunuz?
Yangın güvenliği tarafında en önemli dönüşümün, tekil ürünlerden birbirleriyle uyumlu ve senaryoya göre çalışan entegre çözümlere doğru gerçekleştiğini görüyoruz. Günümüzde kapıların yalnızca fiziksel bir bariyer olarak değil; geçiş kontrolü, acil çıkış, erişilebilirlik ve bina güvenliği senaryolarının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
dormakaba olarak yangına ve dumana dayanımlı kapı donanımları, kapı hidrolikleri, panik bar ve acil çıkış sistemleri, elektronik ve mekanik kilit çözümleri ile otomatik kapı sistemlerini geniş bir portföy içerisinde sunuyoruz. Ürünlerimizin uluslararası standartlara uygun şekilde test edilmesi ve projelerde doğru senaryoya göre konumlandırılması bizim için temel önceliklerden biri.
Bununla birlikte bizim açımızdan inovasyon yalnızca yeni bir ürün geliştirmek anlamına gelmiyor. Doğru ürünün doğru sistem içerisinde, doğru senaryoya göre çalışmasını sağlamak da inovasyon yaklaşımımızın önemli bir parçası. Bu nedenle tasarım aşamasından uygulamaya ve satış sonrası teknik desteğe kadar projenin farklı aşamalarında müşterilerimizin yanında olmayı hedefliyoruz.
RÖPORTAJ
İzocam’dan Temelden Çatıya Bütüncül Yalıtım Yaklaşımı
Yayınlandı
3 gün önce-
Ekim 23, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Kerem Kürklü (İzocam Genel Direktörü)
Türkiye yalıtım sektöründe 61 yıllık deneyime sahip İzocam, camyünü, taşyünü, polistiren, elastomerik kauçuk, polietilen ve sandviç panel ürün gruplarıyla temelden çatıya geniş kapsamlı çözümler sunuyor.
- İzocam’ın 61 yıllık sektör yolculuğunu ve bugün ulaştığı konumu kısaca değerlendirir misiniz?
İzocam olarak, Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu ve lider markası kimliğiyle 1965 yılından bu yana faaliyet gösteriyoruz. Türkiye yalıtım sanayisinin temelleri, 61 yıl önce İzocam’ın kuruluşuyla atılmıştır. Kurulduğumuz günden bu yana yalnızca yüksek kaliteli yalıtım ürünleri üreten bir şirket değil; aynı zamanda ülkemizde enerji verimliliği bilincinin gelişmesine, sürdürülebilir yapılaşmanın yaygınlaşmasına ve sektör standartlarının yükselmesine öncülük eden bir kurum olduk.
Bugün camyünü, taşyünü, ekstrüde polistiren, ekspande polistiren, elastomerik kauçuk, polietilen ve sandviç panel olmak üzere yedi farklı yalıtım ürün grubunu aynı çatı altında üretebilen tek şirket olarak, temelden çatıya, cepheden iç mekanlara ve tesisata kadar tüm uygulama alanlarına yönelik geniş ürün portföyümüzle çözümler sunuyoruz. Ürünlerimiz enerji verimliliğinin yanı sıra yangın güvenliği, akustik konfor ve yapı dayanıklılığı alanlarında da önemli avantajlar sağlamaktadır.
- Binalarda ısı, su, ses ve yangın yalıtımının birbiriyle nasıl ilişkilendirilmesi gerekiyor ve bu bütünlük binanın enerji verimliliği, ısıl konforu, akustik performansı, yangın güvenliği ve dayanıklılığına nasıl yansıyor?
Isı, su, ses ve yangın yalıtımı; enerji verimliliği, kullanıcı konforu, yapı güvenliği ve dayanıklılığın birbirini tamamlayan unsurlarıdır. Dolayısıyla yalıtım, birbirinden bağımsız uygulamalardan oluşan bir yapı bileşeni olarak değil, binanın bütün performansını belirleyen entegre bir sistem olarak değerlendirilmelidir.
Doğru tasarlanmış ısı yalıtımı, binanın enerji ihtiyacını azaltırken iç mekânlarda yıl boyunca daha dengeli sıcaklık koşulları oluşturur. Gerek dış cepheye uygulanan yalıtım sistemleri gerekse temel ve toprak altına yapılan su yalıtımı uygulamaları, yapıyı nem, rutubet ve korozyon gibi taşıyıcı sistemi olumsuz etkileyen risklerden koruyarak yapı ömrünü uzatır. Ses yalıtımı, özellikle yoğun kent yaşamında kullanıcıların yaşam konforunu artırırken; doğru malzemeler ve nitelikli işçilikle uygulanan yangın yalıtımı çözümleri de can ve mal güvenliğinin sağlanmasında kritik rol oynar.
Bu nedenle temelden çatıya, cepheden iç mekânlara ve tesisat uygulamalarına kadar tüm yapı bileşenlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapı güvenliği, enerji performansı, akustik konfor, su yalıtımı ve yangın güvenliği birbirinden ayrı başlıklar olarak değil, bütüncül bir yapı performansının parçaları olarak ele alınmalıdır.
İzocam olarak biz de yedi farklı yalıtım ürün grubumuzla yapıların farklı ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümler sunuyoruz. Amacımız yalnızca enerji verimliliğini artırmak değil; güvenli, dayanıklı, konforlu ve sürdürülebilir yapılar oluşturulmasına katkı sağlamak.
- Binalarda yangın güvenliği açısından yalıtımın rolünü ve bu alandaki güncel düzenlemeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yangın güvenliği, günümüzde sanayi yapıları, kamu binaları, alışveriş merkezleri, okul, hastane ve otellerin yanı sıra konutlarda da önem arz etmektedir. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ve 2024 yılında yayımlanan Uygulama Kılavuzu ile yapıların yangın güvenliğine yönelik uygulamalar ayrıntılı şekilde tanımlanıyor.
Yalıtım malzemeleri de yangının yayılmasını sınırlandırması ve yapının yangın dayanımına katkı sağlaması açısından önemli bir rol üstleniyor. Bu noktada, yapıların kullanım amacı ve yangın güvenliği gereklilikleri doğrultusunda doğru yalıtım malzemesinin seçilmesi ve uygulamanın ilgili standartlara uygun şekilde gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle A1 sınıfı yanmaz taş yünü ürünler, yangının ilerlemesini yavaşlatarak yapı güvenliğinin artırılmasına katkı sağlıyor.
- Yalıtım sektöründe yangın güvenliği odağında geliştirdiğiniz yeni nesil ürünler ve teknolojiler hakkında bilgi alabilir miyiz? Konut, ticari ve endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonuna sahipsiniz?
İzocam olarak ürünlerimizin kalite güvencesini ham madde girişinden üretim ve nihai ürün kontrollerine kadar bütüncül bir süreçle yönetiyoruz. İzocam camyünü, taşyünü ve Tekiz sandviç panellerimizin yangın performansı, ulusal ve uluslararası standartlara uygun test ve belgelendirme süreçleriyle doğrulanıyor. Şantiyede doğru ürün seçimini ve uygulamayı ise teknik dokümanlar, uygulama kılavuzları ve ihtiyaç halinde sunduğumuz teknik destekle güvence altına alıyoruz.
İzocam Camyünü, 250 °C’ye kadar çalışma sıcaklığına sahip uygulamalarda kullanılan hafif, esnek ve yanmaz bir malzeme olarak çatı, duvar, tesisat ve ara bölme yalıtımlarında kullanılıyor. İzocam Taşyünü ise 650 °C’ye kadar olan yüksek sıcaklıklı endüstriyel uygulamalarda kullanılabiliyor.
Ürün gamımızda ara bölme duvarlarda kullanılan A1 sınıfı Ara Bölme Levhası ve Optima Smart giydirme cephe sistemlerinde kullanılan İzocam Dış Cephe Levhası ve Cephepan ve yanmaz özelliğiyle binaların cephesinde yangın güvenliğine katkı sağlayan İzocam Manto Taşyünü bulunuyor.
İzocam Tekiz ürün gamında yer alan taşyünü yalıtımlı Tekiz Sinüs Panel, spor salonu, AVM ve fabrika gibi alanlarda kullanılırken, Tekiz Kombi Panel yangına dayanımıyla BROOF (t2) sınıfında yer alıyor.
Camyünü ve Taşyünü ürünlerimiz, yangın güvenliğinin yanı sıra enerji verimliliğine de katkı sağlayan uzun kullanım ömrüne sahip çözümler olarak öne çıkıyor. Çevresel ürün beyanına sahip (EPD belgeli) ürünlerimizi de tüm portföyümüzün %32’sini kapsayacak şekilde genişletiyoruz. İzocam olarak sürdürülebilirlik yaklaşımımızı yalnızca ürünlerle sınırlı tutmuyor; üretim süreçlerimizde kaynak ve enerji kullanımının iyileştirilmesi, geri dönüştürülmüş içerik kullanımının artırılması ve atıkların azaltılması alanlarında da çalışmalar yürütüyoruz. Orta vadede ürün ve üretim süreçlerimizde çevresel performansı geliştirmeye, kaynak verimliliğini artırmaya ve sürdürülebilir yapıların ihtiyaçlarına yanıt veren çözümler sunmaya odaklanıyoruz.
İzocam olarak ürünlerimizin yangın performansını, enerji verimliliğini ve kullanım ömrünü daha da geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarımızı sürdürüyor; ulusal ve uluslararası standartlardaki gelişmeleri yakından takip ederek ürün portföyümüzü sürekli güncelliyoruz.
RÖPORTAJ
Knauf’tan Yapılarda Yangın Güvenliğine Bütüncül Sistem Yaklaşımı
Yayınlandı
3 gün önce-
Ekim 23, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
Knauf Türkiye Genel Müdürü Ali Türker
Knauf, FireWin, Fireboard ve Flameboard ürün gruplarıyla yapıların farklı yangın güvenliği ihtiyaçlarına yönelik sistem çözümleri sunuyor. Konut, ticari ve endüstriyel yapılarda ısı ve ses yalıtımını yangın dayanımıyla bir araya getiren şirket, uygulama alanına uygun çözümleriyle yapı güvenliğini destekliyor.
1) Yapı sektöründe yangın güvenliği konusunda son yıllarda öne çıkan teknolojik gelişmeler ve inovasyonlar neler? Son dönemde geliştirmiş olduğunuz ve pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz ve öne çıkan hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Yapı sektörü yangın güvenliğini son yıllarda çok daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Artık yalnızca tek bir malzemenin yangına dayanımı değil; duvar, tavan, şaft, cephe, tesisat geçişleri ve birleşim detaylarının birlikte nasıl performans gösterdiği önem taşıyor.
Knauf olarak bu dönüşüme sistem yaklaşımıyla yanıt veriyoruz. Özellikle Knauf FireWin çatısı altındaki pasif yangın durdurucu, Knauf Flameboard ve Knauf Fireboard, yangın güvenliği alanındaki güçlü çözüm gruplarımız arasında öne çıkıyor. FireWin ürün grubu, yangına dayanım beklentisinin yüksek olduğu kablo geçiş sistemleri, havalandırma şaftları ve teknik hacim uygulamalarında güvenilir ve performans odaklı çözümler sunarken; Fireboard Alçıpan® sistemleri ise daha ileri seviyede yangın dayanımı gerektiren kritik alanlarda, özellikle çelik yapı elemanlarının korunması ve kaçış yolları için 180 dakikaya kadar, Flameboard Alçıpan® ise sistem ve plaka bazında 120 dakikaya kadar yangın dayanımı sağlıyor.
Knauf’un bu noktada amacı, sadece yüksek performanslı ürünler sunmak değil; bu ürünleri doğru detaylar, uygulama tarifleri ve sistem uyumluluğuyla birlikte pazara sunabilmektir. Bu nedenle projelendirme aşamasında da her zaman müşterilerimize destek sağlıyoruz.
2) Yalıtım sektöründe yangın güvenliği odağında geliştirdiğiniz yeni nesil ürünler ve teknolojiler hakkında bilgi alabilir miyiz? Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonu sahipsiniz?
Yalıtım ve yangın güvenliği bugün artık birbirinden ayrı düşünülemeyen iki alan haline gelmiştir. Yeni nesil çözümlerden beklenti yalnızca ısı veya ses yalıtımı sağlamak değil; aynı zamanda yangın dayanımı, mekanik dayanım ve uygulama verimliliği de sunmasıdır. Bu noktada Knauf sistem çözümleri ön plana çıkıyor.
Dış cephede mantolama ya da cephe kaplama sistemi kulanılan cepheler dahil olmak üzere ısı yalıtımına ek olarak günümüzde yangın dayanımı da aranmaktadır. Türkiye’de “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde dış cepheye ilişkin temel yangın güvenliği kuralları açıkça belirtilmiştir.
Mineral yünlerin sunduğu ısı ve ses yalıtımı performansına ek olarak, yüksek yangın performansı da yapı güvenliğine önemli katkı sağlıyor. Mineral yün ürün grubundaki çözümlerimizi; havalandırmalı giydirme cepheler, kuru duvar sistemleri, çatılar, asma tavanlar, tesisat şaftları ve yangın bariyerleri gibi farklı uygulama alanlarının ihtiyaçlarına göre geliştiriyoruz.
Konut projelerinde dış cephelerin yanı sıra daireler arası bölme duvarlar, giydirme duvarlar, ve çatı uygulamaları öne çıkıyor. Bu alanlarda mineral yün ürünlerimiz; hafif ve hızlı uygulanabilen yapılarıyla ısı, ses ve yangın performansını birlikte destekleyen çözümler sunuyor.
Ticari yapılarda ofisler, hastaneler, oteller, okullar ve alışveriş merkezleri gibi insan yoğunluğunun yüksek olduğu binalarda yangının ve dumanın bölümler arasında yayılmasının sınırlandırılması daha kritik hâle geliyor. Bu nedenle bölme duvarlar, havalandırmalı cepheler, asma tavanlar, için uygulama alanının gerektirdiği performansa uygun mineral yün çözümleri sunuyoruz.
Endüstriyel yapılarda ise ürün seçimini yüksek sıcaklık, proses koşulları, mekanik dayanım ve yangın riski belirliyor. Sanayi tesisleri, üretim alanları, depolar ve teknik hacimlerde enerji verimliliğini ve yangın güvenliğini birlikte destekleyen, uygulama alanına özel mineral yün çözümleri geliştiriyoruz.
Dolayısıyla ürünlerimizi yalnızca konut, ticari ve endüstriyel yapı başlıkları altında değil; her uygulama alanının ihtiyaç duyduğu ısı, ses, yangın ve mekanik performans kriterlerine göre konumlandırıyoruz. Amacımız yalnızca bir yalıtım malzemesi sunmak değil, yapının bütünsel güvenliğini ve kullanım konforunu destekleyen doğru çözümü oluşturmaktır
Konut projelerinde dış cepheye ek olarak daireler arası bölme duvarlar, kaçış koridorları, tesisat şaftları ve ortak alanlar için yangına dayanımlı sistemler tercih ediliyor. Bu noktada Knauf kuru yapı sistemleri, FireWin ürün grupları, hafif, hızlı uygulanabilir ve yaşam alanlarında güvenliği artıran bir çözüm olarak öne çıkıyor.
Ticari yapılarda;, örneğin ofisler, hastaneler, oteller, okullar ve alışveriş merkezlerinde, insan yoğunluğunun yüksek olduğu için kompartımanlama ve tahliye güvenliği daha kritik hale geliyor. Bu tip yapılarda FireWin sistemleri, performans açısından önemli avantaj sunuyor.
Endüstriyel yapılarda ise teknik hacimler, enerji odaları, üretim alanları ve çelik taşıyıcı sistemler daha kritik başlıklar oluşturuyor. Bu segmentte daha zorlu şartlara dayanabilecek çözümler gerekiyor. Knauf Flameboard®, Knauf Fireboard Alçıpan® ile oluşturulan sistemler ve MP75 Fire ile çelik taşıyıcı sistemlerin yangından korunmasına yönelik yangın koruma çözümlerimiz, yüksek performans beklentisinin olduğu uygulamalarda öne çıkan ürün gruplarımız arasında yer alıyor.
3) Akıllı binaların ve elektrikli araç şarj altyapılarının yaygınlaşması, elektrik tesisatlarında yangın güvenliği açısından hangi yeni ihtiyaçları beraberinde getiriyor?
Akıllı binalar ve elektrikli araç şarj altyapıları, yapılardaki enerji yoğunluğunu ve kablo trafiğini ciddi ölçüde artırıyor. Bu durum, pano odaları, kablo şaftları, tesisat geçişleri, batarya sistemleri ve şarj alanları gibi yeni risk noktalarının oluşmasına neden oluyor. Yangın güvenliği açısından artık yalnızca elektrik ekipmanının kalitesi değil, bu ekipmanların bulunduğu hacimlerin nasıl sınırlandığı ve korunduğu da kritik önem taşıyor. Elektrik tesisatlarının tavan arasından ya da zeminden geçirilmesi ile oluşabilecek yangın risklerini, yanıcı olmayan Knauf yükseltilmiş döşeme ve asma tavan sistemleriyle güvende tutabiliyoruz.
Bu noktada yangına dayanımlı şaft çözümleri, teknik hacimlerin güvenli şekilde ayrıştırılması ve geçiş detaylarının doğru tasarlanması gerekiyor. Özellikle kablo geçişleri ve servis penetrasyonları doğru çözülmediğinde, yangına dayanımlı bir duvarın performansı zayıflayabiliyor. Bu nedenle ihtiyaç, ürün bazlı değil sistem bazlı bir yangın güvenliği yaklaşımıdır. Knauf FireWin ürün grubu, tesisat şaftları ve teknik bölümlerde sistem güvenliği sağlama açısından güçlü bir çözüm sunarken, Knauf Flameboard Alçıpan® ile oluşturulan sistemler daha kritik teknik alanlarda ve yüksek performans gerektiren koruma ihtiyaçlarında önemli bir rol oynuyor.
4) Yeni nesil cephe sistemlerinde yangına dayanım, enerji verimliliği ve estetik beklentiler nasıl bir arada karşılanıyor?
İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha belirgin hale geldiği günümüzde, enerji kaynaklarının verimli kullanımı hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik bir öneme sahip. Türkiye’de son dönemde en önemli adımlardan biri, TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’nın revize edilmesi oldu.
Knauf, sürdürülebilirlik odaklı vizyonuyla geliştirdiği Guardex® ve AQUAPANEL® Dış Cephe Sistemleri ile TS 825’in hedeflediği enerji verimli yapılaşmayı destekliyor.
Guardex® kalsiyum sülfat bazlı dış cephe plakası; dış cephe koşullarına dayanım, A1 sınıfı yanmazlık ve termal performans özellikleriyle ısı yalıtımına katkı sağlarken; tamamen inorganik bileşenlerden üretilen AQUAPANEL® plakalar, A1 sınıfı yanmazlık, %100 su dayanımı, yüksek darbe dayanımı, eğrisel cepheler oluşturma ve termal performans özellikleriyle öne çıkıyor.
Bu cephe plakalarını sistem olarak düşündüğümüzde içinde yer alan Knauf Insulation mineral yünlerinin düşük lambda değeri sayesinde ciddi bir enerji tasarrufu sağlanır.
Geleneksel ısı yalıtımlı duvar sistemlerine göre Knauf AQUAPANEL® dış cephe sistemleri:
%63’e varan ağırlık tasarrufu, 740 m² cephede yaklaşık 22 m² alan kazanımı ve %22 daha ince duvar kalınlığıyla eşdeğer ısı performansı sağlıyor.
Bu fark, hem yapı maliyetlerinde hem de enerji tüketiminde uzun vadede doğrudan avantaj yaratıyor. Daha hafif sistem, binanın toplam yükünü azaltırken, artan kullanım alanı da mimari tasarımlarda esneklik kazandırıyor.
Öte yandan, yeni nesil cephe sistemleri artık yalnızca binanın dış görünümünü belirleyen mimari bir unsur olarak değil; enerji verimliliği, yangın güvenliği, iç mekân konforu ve uzun vadeli yapı performansını birlikte sağlayan bütüncül sistemler olarak ele alınıyor.
Daha düşük U değerlerinin hedeflenmesi, cephelerde yalıtım kalınlığının ve doğru ısı yalıtım malzemesi seçiminin önemini artırdı. Bu noktada düşük ısı iletkenlik değerine sahip mineral yün ürünler, daha yüksek ısıl performans sağlayarak binaların ısıtma ve soğutma enerjisi ihtiyacının azaltılmasına katkıda bulunuyor.
Yangın güvenliği açısından ise cephe kaplaması kadar, kaplamanın arkasında kullanılan yalıtım malzemesinin yangına tepki sınıfı ve sistemin bütün olarak performansı önem taşıyor. Knauf Insulation mineral yünleri, yüksek yangın performansları sayesinde yangının cephe boyunca yayılma riskinin sınırlandırılmasına katkı sağlıyor. Özellikle havalandırmalı giydirme cephelerde yalıtım tabakasının sürekliliği, doğru mekanik tespit ve gerekli bölgelerde kullanılan yangın bariyerleri sistem güvenliğinin temel unsurlarını oluşturuyor.
Estetik beklentiler ise farklı cephe kaplama malzemeleri, renkler, dokular ve derz düzenleriyle karşılanıyor. Mineral yün yalıtımın kaplamanın arkasında konumlandırılması, mimara tasarım özgürlüğü sağlarken cephenin ısı, ses ve yangın performansını destekliyor. Böylece estetik tercihlerden ödün verilmeden yüksek performanslı cepheler tasarlanabiliyor.
Knauf Insulation olarak yaklaşımımız, tek başına bir ürün önermekten ziyade; binanın yüksekliği, cephe sistemi, kaplama türü, hedeflenen U değeri ve yangın güvenliği gerekliliklerini birlikte değerlendirerek projeye uygun yalıtım çözümünü belirlemektir. Bu sayede yangın güvenliği, enerji verimliliği, akustik konfor ve mimari özgürlük aynı cephe sistemi içerisinde bir araya getirilebiliyor.
5) Derz, yapıştırıcı, mastik, harç ve benzeri yapı kimyasallarının yangın performansı, yapıların bütünsel yangın güvenliği açısından neden önemli?
Yapılarda yangın güvenliği yalnızca ana yapı elemanlarının performansına bağlı değildir. Bir duvarın, şaftın ya da tavan sisteminin laboratuvar ortamında yüksek performans göstermesi, sahadaki derzlerin, boşlukların ve birleşim detaylarının da doğru çözülmesine bağlıdır. En büyük risklerden biri, yangının bu zayıf noktalardan yayılmasıdır.
Bu nedenle derz dolgu malzemeleri, mastikler, yapıştırıcılar ve harçlar gibi tamamlayıcı ürünlerin yangın performansı son derece önemlidir. Alev geçişinin önlenmesi, duman sızdırmazlığının sağlanması ve sistem bütünlüğünün korunması bu detaylara bağlıdır. Bir sistemin gerçek performansı, ancak onu oluşturan tüm bileşenlerin birlikte doğru çalışmasıyla ortaya çıkar. Bu sebepten bütünsel düşünerek her bir ürünün birlikte oluşturduğu systemin performansına odaklanmak daha doğru olur.
6) Özellikle yangın durdurucu ve yangın yalıtımı sağlayan ürünlerde Ar-Ge çalışmalarının geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yangın durdurucu ve yangın yalıtımı sağlayan ürünlerde Ar-Ge çalışmaları son yıllarda önemli bir gelişim gösterdi. Artık sektör yalnızca yüksek performanslı ürünler değil; aynı zamanda daha kolay uygulanabilir, daha düşük hata riski taşıyan ve test verileriyle net biçimde tanımlanmış çözümler bekliyor. Yangın durdurucu ürünlerin ETA belgesine sahip olması güvenirliliğini artırmaktadır.
Bugün Ar-Ge’nin ana yönü, malzeme performansını saha uygulanabilirliğiyle birleştirmek. Yani ürünün sadece laboratuvar koşullarında değil, gerçek proje detaylarında da güvenilir sonuç vermesi gerekiyor. Hangi açıklıkta, hangi kalınlıkta ve hangi sistemle kullanılacağının net biçimde tariflenmesi büyük önem taşıyor.
FireWin ve Fireboard gibi ürün grupları, yalnızca bir malzeme olarak değil; test edilmiş, uygulama detayları tanımlanmış ve proje güvenliğine katkı sağlayan sistem çözümleri olarak değerlendiriliyor. Günümüzde gerçek inovasyon, sadece yeni ürün geliştirmek değil; sahada güvenle uygulanabilen, bütünsel sistemler oluşturabilmektir.
Son Yazılar
- Yangına Dayanımlı Yapı Malzemeleri & Yangına Duyarlı Sistemler Ekim 26, 2026
- Yapılarda Yangın Güvenliği: Mevzuat, Uygulama Kalitesi Ve Entegre Sistemler Ekim 26, 2026
- Systemair Türkiye, elektriğinin yüzde 100’ünü kendi üretiyor Ekim 26, 2026
- KALE’DEN YIL SONUNA ÖZEL BANYO KAMPANYASI Ekim 26, 2026
- Mimar Işıl Yıldız’dan kentsel dönüşümün başarısı için bütünleşik koordinasyon sistemi Ekim 26, 2026
- İzocam’dan yangın güvenliği vurgusu: “Yangın güvenliği, can ve yapı değerine yapılan hayati bir yatırımdır” Ekim 26, 2026
- Entegre Harç’ın Yeni Büyüme Rotasında Ar-Ge Var Ekim 26, 2026
- Özak GYO’nun Hayat Flora Projesinde 3+1 Örnek Daire Ziyarete Açıldı Ekim 26, 2026
- Polat Gayrimenkul’ün Seven Pearl Projesinde Satışlar Devam Ediyor Ekim 26, 2026
- ARK İNŞAAT VE SEBA İNŞAAT’IN ORTAK PROJESİ “EVİNİZ RİVA” TANITILDI Ekim 26, 2026
- Yangın Güvenliğinde Doğru Ürün Kadar Doğru Sistem Kurgusu da Kritik Ekim 23, 2026
- İzocam’dan Temelden Çatıya Bütüncül Yalıtım Yaklaşımı Ekim 23, 2026
- Knauf’tan Yapılarda Yangın Güvenliğine Bütüncül Sistem Yaklaşımı Ekim 23, 2026
- we-club, 25. Yılında Ustalarıyla Birlikte Büyümesini Kutluyor! Ekim 23, 2026
- Panasonic ile mevsim geçişlerinde dengeli iklimlendirme Ekim 23, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL3 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL3 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
SEKTÖREL3 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak
GENEL2 yıl önceİzocam’dan evinizin ısısını yaz-kış dengede tutan yalıtım çözümleri!










