Mühendislik Gücünü Teknolojiyle Birleştiren Alarko Carrier, İklimlendirmede Verimliliği Artırıyor - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Mühendislik Gücünü Teknolojiyle Birleştiren Alarko Carrier, İklimlendirmede Verimliliği Artırıyor

Yayınlandı

-

Alarko Carrier Genel Müdür Yardımcısı Özgür Gürer

 

70 yılı aşkın deneyimiyle iklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren şirket, proje bazlı mühendislik, özel tasarım ve zorlu saha koşullarına uygun çözümleriyle Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürüyor. 

  • Öncelikle, firmanızı ve iklimlendirme sektöründeki faaliyet alanlarınızı kısaca tanıtabilir misiniz? 2026 yılının ilk yarısı özelinde sektörün mevcut görünümünü ve sektördeki konumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 

70 yılı aşkın köklü geçmişimizle Türkiye iklimlendirme sektörünün öncü şirketlerinden biri olarak faaliyet gösteriyoruz. Konutlardan ticari binalara, endüstriyel tesislerden kamu yapılarına kadar geniş bir yelpazede, ısıtma, soğutma, havalandırma, klima santralleri, VRF sistemleri, ısı pompaları ve su basınçlandırma çözümleri sunuyoruz. Gebze ve Eskişehir’deki üretim tesislerimizde hem iç pazara hem de ihracat pazarlarına yönelik üretim gerçekleştirirken, güçlü mühendislik altyapımız ve Ar-Ge kabiliyetimizle sektörde fark yaratıyoruz.

 

Standart ürün üretiminin ötesine geçerek, proje bazlı mühendislik, özel tasarım, sertifikasyon yönetimi ve zorlu saha koşullarına uygun çözümler geliştiren bir teknoloji şirketi olarak faaliyet gösteriyoruz. Özellikle yüksek güvenlik gerektiren uluslararası projelerde edindiğimiz mühendislik deneyimiyle farklı coğrafyalarda tercih edilen bir çözüm ortağı konumundayız.

 

2026 yılının ilk yarısını değerlendirdiğimizde sektörün genel görünümünün geçen yıla paralel seyrettiğini söyleyebiliriz. Merkezi iklimlendirme tarafında son iki yıldaki hızlı büyüme daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya evrilirken, ısı pompası pazarındaki büyüme ivmesi devam ediyor. Bireysel klima pazarında ise mevsim koşullarının geçen yıllara kıyasla daha serin seyretmesi nedeniyle iki yıl öncesinin bir miktar gerisinde, geçen yılla benzer bir performans gözlemledik. Kombi tarafında ise son iki yıldır daralan pazarda yeniden sınırlı bir hareketlenme söz konusu.

 

Yılın ilk altı ayında, klimalarda yıl başında devreye alınan gözetim uygulaması ve küresel gelişmelere bağlı olarak uzayan teslim süreleri pazarı etkiledi. Artan yağış miktarı da tarımsal sulamada yer altı suyu kullanım ihtiyacını azaltarak dalgıç pompa talebini sınırladı. Tüm bu gelişmelere rağmen hem ciro hem de kârlılık hedeflerimize ulaşmayı başardık. Bu sonuçta; güçlü tedarik zinciri yönetimimiz, mühendislik kabiliyetimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımızın önemli katkısı olduğunu düşünüyoruz.

  • Dijitalleşme iklimlendirme sistemlerinde rekabet koşullarınızı nasıl değiştirdi? Veri yönetimi ve gerçek zamanlı analiz, karar alma süreçlerinizde nasıl bir rol oynuyor? Son dönemde şirket genelinde hayata geçirdiğiniz dijital dönüşüm, otomasyon, akıllı üretim veya Endüstri 4.0 uygulamalarından öne çıkan örnekleri paylaşabilir misiniz?

 

Sektörde rekabet ürün performansının yanı sıra veri yönetimi, dijital servis kabiliyeti ve yaşam döngüsü boyunca sunulan katma değerle şekilleniyor. Biz de teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor ve uygun çözümleri şirketimize kazandırmaya çalışıyoruz. Şirket genelinde birçok dijital dönüşüm projesini hayata geçirirken, yeni uygulamalarla bu dönüşümü sürekli geliştiriyoruz. Üretim tesislerimizde yürüttüğümüz dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında MRP ve Üretim Destek Uygulamaları Projesi’ni devreye aldık.  

 

MRP ve Üretim Destek Uygulamaları Projesi ile dijital üretim altyapımızı Endüstri 4.0 yaklaşımı doğrultusunda güçlendiriyoruz. Veri odaklı üretim yönetimi, gerçek zamanlı izlenebilirlik, dijital entegrasyon ve akıllı karar destek mekanizmaları sayesinde üretim süreçlerimizi daha çevik, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz.

 

Bu dönüşüm, kaynakların daha verimli kullanılmasını, enerji ve ekipman performansının dijital platformlar üzerinden etkin şekilde yönetilmesini ve üretimde sürekli iyileştirme kültürünün güçlenmesini sağlıyor. Böylelikle daha az kaynak tüketirken daha yüksek operasyonel verimlilik elde ediyor, üretim esnekliğimizi ve rekabet gücümüzü de artırıyoruz.

 

Sürekli geliştirdiğimiz B2B, B2C, satış destek ve satış sonrası hizmet uygulamalarımız sayesinde uçtan uca tüm süreçleri merkezi bir yapıda yönetebiliyor, ürün yaşam döngüsünü anlık olarak takip edebiliyoruz. Bunun yanında hayata geçirdiğimiz Veri Ambarı ve Raporlama Sistemi Projesi ile gerçek zamanlı verilere ihtiyaç duyduğumuz her an erişebiliyor, stratejik kararlarımızı daha hızlı, doğru ve veriye dayalı şekilde alabiliyoruz. 

 

Yapay zekâ da dijital dönüşüm stratejimizin önemli bileşenlerinden biri. Bugün şirket içinde farklı süreçlerde yapay zekâdan aktif olarak yararlanıyor, kullanım alanlarını her geçen gün genişletiyoruz. Yapay zekânın özellikle operasyonel verimlilik, hız ve karar destek mekanizmalarına sağladığı katkıları somut olarak görmeye başladık. 

 

Dijitalleşmeyi sadece üretim süreçleriyle sınırlı görmüyor, tüm paydaşlarımız için erişilebilirliği de bu dönüşümün önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu kapsamda web sitemizi de görme, işitme veya bilişsel farklılıkları bulunan bireyler için erişilebilir hale getirerek bilgiye erişimin herkes için eşit olması yönünde önemli bir adım attık.

  • BIM, dijital ikiz, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) veya nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojiler ürün geliştirme ya da proje süreçlerinizde nasıl yer buluyor? Yapay zekâ destekli sistemlerin önümüzdeki yıllarda iklimlendirme sektöründe hangi alanlarda yaygınlaşacağını öngörüyorsunuz?

 

Proje süreçlerinde BIM tabanlı tasarım yaklaşımı giderek daha fazla önem kazanıyor. Alarko Carrier mühendislik ekiplerimiz, projelendirme süreçlerinde dijital modelleme araçlarından faydalanarak daha hızlı, hatasız ve entegre çözümler geliştirmeye odaklanıyor. 

 

IoT tabanlı sistemler sayesinde cihazların uzaktan izlenmesi, performans takibi ve bakım ihtiyaçlarının önceden tespit edilmesi mümkün hale geliyor. Önümüzdeki dönemde dijital ikiz uygulamalarının özellikle büyük ölçekli ticari ve endüstriyel projelerde daha yaygın kullanılacağını düşünüyorum.

 

Yapay zekâ tarafında ise enerji optimizasyonu, kestirimci bakım, arıza analizi ve kullanıcı alışkanlıklarına göre otomatik çalışma senaryolarının oluşturulması en hızlı gelişecek alanlar arasında yer alacak. İklimlendirme sistemlerinin ortamdaki hava kalitesini en iyi seviyede tutmanın yanı sıra veriyi analiz ederek kendi performanslarını optimize eden akıllı sistemlere dönüşeceğini öngörüyoruz.

  • Isı pompaları daha yaygın olarak konut projelerinde tercih ediliyor ve son yıllarda en çok konuşulan sistemler arasında yer alıyor. Isı pompalarının son dönemdeki teknolojik gelişimi hakkında bilgi alabilir miyiz? Sizce bu sistemlerin kullanım alanları ve pazar potansiyeli önümüzdeki dönemde nasıl şekillenecek? 

 

Isı pompaları son yıllarda iklimlendirme sektörünün en stratejik ürün gruplarından biri haline geldi. Özellikle inverter teknolojilerindeki gelişmeler, düşük dış ortam sıcaklıklarında daha yüksek verimle çalışabilme kabiliyeti ve yeni nesil düşük GWP’li soğutucu akışkanların kullanımı bu sistemlerin performansını önemli ölçüde artırdı.

 

Başlangıçta ağırlıklı olarak konut projelerinde tercih edilen ısı pompaları bugün oteller, ofis binaları, eğitim yapıları, sağlık tesisleri ve endüstriyel uygulamalarda da yaygınlaşmaya başladı. Elektrifikasyon politikaları ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedefler doğrultusunda önümüzdeki dönemde pazarın büyümesini sürdüreceğini öngörüyoruz.

 

Biz enerji verimliliği ve karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda ısı pompalarını önümüzdeki dönemin en stratejik ürün gruplarından biri olarak görüyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi düzenlemeler de bu dönüşümü hızlandırırken, Ar-Ge yatırımlarımızı bu perspektifle şekillendiriyoruz. Alarko Carrier olarak bu dönüşümün önemli oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz.

  • VRF sistemler de özellikle büyük ölçekli projelerde tercih ediliyor. Bu sistemlerin enerji verimliliği, esnek kullanım ve işletme maliyetleri açısından öne çıkan avantajlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu kapsamda, ticari binalar ve alışveriş merkezleri ile endüstriyel tesisler ve kamu yapılarında iklimlendirme çözümleri tasarlanırken en çok hangi kriterler ön plana çıkıyor?

 

VRF sistemleri, değişken kapasite kontrolü sayesinde enerji tüketimini optimize ederek yüksek verimlilik sunuyor. Aynı anda farklı mahallerde farklı sıcaklık ihtiyaçlarının karşılanabilmesi, bu sistemlerin en önemli avantajlarından biri.

 

Büyük ölçekli projelerde yatırımcıların en çok dikkat ettiği kriterler; enerji verimliliği, yaşam döngüsü maliyeti, bakım kolaylığı, sistem esnekliği ve bina otomasyon sistemleriyle entegrasyon kabiliyeti oluyor. Bir diğer konu ise sistemlerin uzun ömürlü olması ve kullanım ömrü boyunca düşük işletme maliyeti sunması. Bu nedenle portföy yönetimimizi bu doğrultuda yaparken yalnızca ilk yatırım maliyetini değil, sistemlerin tüm yaşam döngüsü boyunca sağlayacağı verimliliği de dikkate alıyoruz.

  • Sürdürülebilirlik hedeflerinize ulaşmada dijital teknolojiler nasıl bir katkı sağlıyor? Dijitalleşme, karbon emisyonu hedefleriniz doğrultusunda kaynak yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında nasıl bir rol üstleniyor? Avrupa Birliği’nin çevre politikaları, F-Gaz düzenlemeleri ve yeni nesil soğutucu akışkanlara yönelik dönüşüm hakkında görüşleriniz nelerdir? Bu süreç teknoloji yatırımlarınızı ve ürün geliştirme çalışmalarınızı nasıl etkiliyor?

 

Sürdürülebilirlik bugün iklimlendirme sektöründe çevresel bir sorumluluk olmakla birlikte rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldi. Enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve karbon emisyonlarının azaltılması hedefleri doğrultusunda dijital teknolojilerden yararlanıyor ve operasyonlarımızı bu doğrultuda sürekli geliştiriyoruz.

 

2025 yılında TSRS standartlarına uyumlu ilk sürdürülebilirlik raporumuzu yayımlayarak sürdürülebilirlik yönetimimizi kurumsal stratejimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik. Alarko Holding ile uyumlu şekilde 2050 Net Sıfır emisyon hedefimizi açıklarken, 2024 yılını karbon azaltım yolculuğumuz için baz yıl olarak belirledik.

 

Sürdürülebilirlik çalışmalarımız kapsamında kısa vadede yüksek etki ve hızlı kazanım sağlayan projelere öncelik veriyoruz. Bu doğrultuda, Gebze tesisimizde devreye aldığımız aydınlatma otomasyon sistemi sayesinde yıllık 177 bin kWh enerji tasarrufu sağladık. Eskişehir fabrikamızda ise yıllık yaklaşık 700 bin kWh üretim kapasitesine sahip çatı tipi güneş enerjisi santralimizi devreye alarak tesisimizin elektrik ihtiyacını tamamen yenilenebilir enerjiyle karşılar hale geldik. İhtiyaç fazlası üretilen elektriğin bir bölümünü dağıtım şebekesine aktararak hem yenilenebilir enerji kullanımını artırıyor hem de ilave ekonomik değer yaratıyoruz.

 

Kaynak verimliliği tarafında da önemli adımlar atıyoruz. Üretim süreçlerinde kullanılan proses suyunun yüzde 14’ünü geri kazanarak yeniden sisteme kazandırırken, yeşil alanlarımızda hayata geçirdiğimiz su verimliliği uygulamaları sayesinde toplam su tüketimimizde yüzde 12 tasarruf sağladık. Ayrıca fosil yakıt kullanan iş ekipmanlarımızı kademeli olarak elektrikli sistemlere dönüştürüyor, bu kapsamda elektrikli forklift yatırımları yapıyoruz. Bu çalışmalarla doğal su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltırken, operasyonel verimliliğimizi artırıyor ve çevresel etkimizi sürekli iyileştiriyoruz.

 

Önümüzdeki dönemde Kapsam 3 emisyonlarımızın ölçümlenmesi ve ara karbon azaltım hedeflerimizin açıklanmasıyla sürdürülebilirlik performansımızı daha bütüncül bir yaklaşımla yönetmeyi hedefliyoruz.

 

Avrupa Birliği’nin çevre politikaları ve F-Gaz düzenlemeleri de sektörümüzdeki dönüşümü hızlandıran önemli gelişmeler arasında yer alıyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi düzenlemeler artık yalnızca ihracat yapan şirketleri değil, tüm üretim ekosistemini dönüştürüyor. Bu nedenle düşük karbonlu teknolojiler, yüksek enerji verimliliği ve yeni nesil soğutucu akışkanlara yönelik Ar-Ge yatırımlarımızı uzun vadeli stratejimizin temel bileşenleri arasında konumlandırıyoruz.

  • Son olarak, önümüzdeki 5 yıllık süreçte iklimlendirme sektörünü şekillendirecek en önemli teknolojik gelişmelerin neler olacağını düşünüyorsunuz? Firmanız bu geleceğe nasıl hazırlanıyor?

 

Geleceğe hazırlanırken her zaman Alarko Holding’in köklü geçmişinden güç alıyoruz. Uzun yıllara dayanan bilim temelli bir çalışma biçimimiz var. Yerel sermaye ve istihdam gücümüz bu planları yaparken bize yol gösteriyor. İklimlendirme sektörüne yol gösterici özellikte yenilikçi bakış açıları geliştiriyoruz. Önümüzdeki beş yılda iklimlendirme sektörünü daha akıllı cihazlar, yapay zekâ destekli enerji yönetimi, IoT tabanlı uzaktan izleme sistemleri, dijital ikiz uygulamaları, düşük karbonlu ısı pompası teknolojileri ve yeni nesil soğutucu akışkanların şekillendireceğini düşünüyorum. 

 

Bizler de her zaman olduğu gibi ekiplerimizle birlikte bu yaklaşımların tamamını yakından takip ediyoruz. Bu dönüşüme ürün ve hizmet portföyümüzü sürekli geliştirerek hazırlanıyoruz. Yapay zekâ destekli klimalarımız, “Gerçek Konfor” müşteri uygulamamız ile haftalık programlama yapılabilen klima ve kombilerimiz bu yaklaşımın somut örneklerini oluşturuyor. Premium müşteri hizmetleri anlayışımızla müşterilerimize kullanım süreci boyunca değer üreten bir çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz.

 

Bununla birlikte geleceğin iklimlendirme sektöründe proje bazlı geliştirilen özel mühendislik çözümlerinin öne çıkacağına inanıyoruz. Yakın dönemde patlayıcı atmosfer riski bulunan sahalar için geliştirdiğimiz IECEx sertifikalı DX klima santralleriyle Orta Doğu’daki büyük ölçekli LNG projelerinde yer aldık. Ardından Afrika’daki petrol ve boru hattı projeleri ile Avrupa’nın düşük karbonlu sanayi yatırımlarında üstlendiğimiz çalışmalar, Ar-Ge, tedarik zinciri, üretim, satış ve pazarlama ekiplerimizin gücünün ve yüksek mühendislik kabiliyetimizin uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu projeler sayesinde özel tasarım geliştiren, sertifikasyon süreçlerini yöneten ve uçtan uca mühendislik çözümleri sunan bir iş ortağı olarak konumlanıyoruz. Hedefimiz, bugünün ve yarının ihtiyaçlarına cevap veren güçlü çözüm ortaklarından biri olmak.

 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.
Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler