GENEL
Mühendislik Gücünü Teknolojiyle Birleştiren Alarko Carrier, İklimlendirmede Verimliliği Artırıyor
Yayınlandı
1 ay önce-
Yazar:
yapiinsaatdergisi
Alarko Carrier Genel Müdür Yardımcısı Özgür Gürer
70 yılı aşkın deneyimiyle iklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren şirket, proje bazlı mühendislik, özel tasarım ve zorlu saha koşullarına uygun çözümleriyle Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürüyor.
- Öncelikle, firmanızı ve iklimlendirme sektöründeki faaliyet alanlarınızı kısaca tanıtabilir misiniz? 2026 yılının ilk yarısı özelinde sektörün mevcut görünümünü ve sektördeki konumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?
70 yılı aşkın köklü geçmişimizle Türkiye iklimlendirme sektörünün öncü şirketlerinden biri olarak faaliyet gösteriyoruz. Konutlardan ticari binalara, endüstriyel tesislerden kamu yapılarına kadar geniş bir yelpazede, ısıtma, soğutma, havalandırma, klima santralleri, VRF sistemleri, ısı pompaları ve su basınçlandırma çözümleri sunuyoruz. Gebze ve Eskişehir’deki üretim tesislerimizde hem iç pazara hem de ihracat pazarlarına yönelik üretim gerçekleştirirken, güçlü mühendislik altyapımız ve Ar-Ge kabiliyetimizle sektörde fark yaratıyoruz.
Standart ürün üretiminin ötesine geçerek, proje bazlı mühendislik, özel tasarım, sertifikasyon yönetimi ve zorlu saha koşullarına uygun çözümler geliştiren bir teknoloji şirketi olarak faaliyet gösteriyoruz. Özellikle yüksek güvenlik gerektiren uluslararası projelerde edindiğimiz mühendislik deneyimiyle farklı coğrafyalarda tercih edilen bir çözüm ortağı konumundayız.
2026 yılının ilk yarısını değerlendirdiğimizde sektörün genel görünümünün geçen yıla paralel seyrettiğini söyleyebiliriz. Merkezi iklimlendirme tarafında son iki yıldaki hızlı büyüme daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya evrilirken, ısı pompası pazarındaki büyüme ivmesi devam ediyor. Bireysel klima pazarında ise mevsim koşullarının geçen yıllara kıyasla daha serin seyretmesi nedeniyle iki yıl öncesinin bir miktar gerisinde, geçen yılla benzer bir performans gözlemledik. Kombi tarafında ise son iki yıldır daralan pazarda yeniden sınırlı bir hareketlenme söz konusu.
Yılın ilk altı ayında, klimalarda yıl başında devreye alınan gözetim uygulaması ve küresel gelişmelere bağlı olarak uzayan teslim süreleri pazarı etkiledi. Artan yağış miktarı da tarımsal sulamada yer altı suyu kullanım ihtiyacını azaltarak dalgıç pompa talebini sınırladı. Tüm bu gelişmelere rağmen hem ciro hem de kârlılık hedeflerimize ulaşmayı başardık. Bu sonuçta; güçlü tedarik zinciri yönetimimiz, mühendislik kabiliyetimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımızın önemli katkısı olduğunu düşünüyoruz.
- Dijitalleşme iklimlendirme sistemlerinde rekabet koşullarınızı nasıl değiştirdi? Veri yönetimi ve gerçek zamanlı analiz, karar alma süreçlerinizde nasıl bir rol oynuyor? Son dönemde şirket genelinde hayata geçirdiğiniz dijital dönüşüm, otomasyon, akıllı üretim veya Endüstri 4.0 uygulamalarından öne çıkan örnekleri paylaşabilir misiniz?
Sektörde rekabet ürün performansının yanı sıra veri yönetimi, dijital servis kabiliyeti ve yaşam döngüsü boyunca sunulan katma değerle şekilleniyor. Biz de teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor ve uygun çözümleri şirketimize kazandırmaya çalışıyoruz. Şirket genelinde birçok dijital dönüşüm projesini hayata geçirirken, yeni uygulamalarla bu dönüşümü sürekli geliştiriyoruz. Üretim tesislerimizde yürüttüğümüz dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında MRP ve Üretim Destek Uygulamaları Projesi’ni devreye aldık.
MRP ve Üretim Destek Uygulamaları Projesi ile dijital üretim altyapımızı Endüstri 4.0 yaklaşımı doğrultusunda güçlendiriyoruz. Veri odaklı üretim yönetimi, gerçek zamanlı izlenebilirlik, dijital entegrasyon ve akıllı karar destek mekanizmaları sayesinde üretim süreçlerimizi daha çevik, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Bu dönüşüm, kaynakların daha verimli kullanılmasını, enerji ve ekipman performansının dijital platformlar üzerinden etkin şekilde yönetilmesini ve üretimde sürekli iyileştirme kültürünün güçlenmesini sağlıyor. Böylelikle daha az kaynak tüketirken daha yüksek operasyonel verimlilik elde ediyor, üretim esnekliğimizi ve rekabet gücümüzü de artırıyoruz.
Sürekli geliştirdiğimiz B2B, B2C, satış destek ve satış sonrası hizmet uygulamalarımız sayesinde uçtan uca tüm süreçleri merkezi bir yapıda yönetebiliyor, ürün yaşam döngüsünü anlık olarak takip edebiliyoruz. Bunun yanında hayata geçirdiğimiz Veri Ambarı ve Raporlama Sistemi Projesi ile gerçek zamanlı verilere ihtiyaç duyduğumuz her an erişebiliyor, stratejik kararlarımızı daha hızlı, doğru ve veriye dayalı şekilde alabiliyoruz.
Yapay zekâ da dijital dönüşüm stratejimizin önemli bileşenlerinden biri. Bugün şirket içinde farklı süreçlerde yapay zekâdan aktif olarak yararlanıyor, kullanım alanlarını her geçen gün genişletiyoruz. Yapay zekânın özellikle operasyonel verimlilik, hız ve karar destek mekanizmalarına sağladığı katkıları somut olarak görmeye başladık.
Dijitalleşmeyi sadece üretim süreçleriyle sınırlı görmüyor, tüm paydaşlarımız için erişilebilirliği de bu dönüşümün önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu kapsamda web sitemizi de görme, işitme veya bilişsel farklılıkları bulunan bireyler için erişilebilir hale getirerek bilgiye erişimin herkes için eşit olması yönünde önemli bir adım attık.
- BIM, dijital ikiz, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) veya nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojiler ürün geliştirme ya da proje süreçlerinizde nasıl yer buluyor? Yapay zekâ destekli sistemlerin önümüzdeki yıllarda iklimlendirme sektöründe hangi alanlarda yaygınlaşacağını öngörüyorsunuz?
Proje süreçlerinde BIM tabanlı tasarım yaklaşımı giderek daha fazla önem kazanıyor. Alarko Carrier mühendislik ekiplerimiz, projelendirme süreçlerinde dijital modelleme araçlarından faydalanarak daha hızlı, hatasız ve entegre çözümler geliştirmeye odaklanıyor.
IoT tabanlı sistemler sayesinde cihazların uzaktan izlenmesi, performans takibi ve bakım ihtiyaçlarının önceden tespit edilmesi mümkün hale geliyor. Önümüzdeki dönemde dijital ikiz uygulamalarının özellikle büyük ölçekli ticari ve endüstriyel projelerde daha yaygın kullanılacağını düşünüyorum.
Yapay zekâ tarafında ise enerji optimizasyonu, kestirimci bakım, arıza analizi ve kullanıcı alışkanlıklarına göre otomatik çalışma senaryolarının oluşturulması en hızlı gelişecek alanlar arasında yer alacak. İklimlendirme sistemlerinin ortamdaki hava kalitesini en iyi seviyede tutmanın yanı sıra veriyi analiz ederek kendi performanslarını optimize eden akıllı sistemlere dönüşeceğini öngörüyoruz.
- Isı pompaları daha yaygın olarak konut projelerinde tercih ediliyor ve son yıllarda en çok konuşulan sistemler arasında yer alıyor. Isı pompalarının son dönemdeki teknolojik gelişimi hakkında bilgi alabilir miyiz? Sizce bu sistemlerin kullanım alanları ve pazar potansiyeli önümüzdeki dönemde nasıl şekillenecek?
Isı pompaları son yıllarda iklimlendirme sektörünün en stratejik ürün gruplarından biri haline geldi. Özellikle inverter teknolojilerindeki gelişmeler, düşük dış ortam sıcaklıklarında daha yüksek verimle çalışabilme kabiliyeti ve yeni nesil düşük GWP’li soğutucu akışkanların kullanımı bu sistemlerin performansını önemli ölçüde artırdı.
Başlangıçta ağırlıklı olarak konut projelerinde tercih edilen ısı pompaları bugün oteller, ofis binaları, eğitim yapıları, sağlık tesisleri ve endüstriyel uygulamalarda da yaygınlaşmaya başladı. Elektrifikasyon politikaları ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedefler doğrultusunda önümüzdeki dönemde pazarın büyümesini sürdüreceğini öngörüyoruz.
Biz enerji verimliliği ve karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda ısı pompalarını önümüzdeki dönemin en stratejik ürün gruplarından biri olarak görüyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi düzenlemeler de bu dönüşümü hızlandırırken, Ar-Ge yatırımlarımızı bu perspektifle şekillendiriyoruz. Alarko Carrier olarak bu dönüşümün önemli oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz.
- VRF sistemler de özellikle büyük ölçekli projelerde tercih ediliyor. Bu sistemlerin enerji verimliliği, esnek kullanım ve işletme maliyetleri açısından öne çıkan avantajlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu kapsamda, ticari binalar ve alışveriş merkezleri ile endüstriyel tesisler ve kamu yapılarında iklimlendirme çözümleri tasarlanırken en çok hangi kriterler ön plana çıkıyor?
VRF sistemleri, değişken kapasite kontrolü sayesinde enerji tüketimini optimize ederek yüksek verimlilik sunuyor. Aynı anda farklı mahallerde farklı sıcaklık ihtiyaçlarının karşılanabilmesi, bu sistemlerin en önemli avantajlarından biri.
Büyük ölçekli projelerde yatırımcıların en çok dikkat ettiği kriterler; enerji verimliliği, yaşam döngüsü maliyeti, bakım kolaylığı, sistem esnekliği ve bina otomasyon sistemleriyle entegrasyon kabiliyeti oluyor. Bir diğer konu ise sistemlerin uzun ömürlü olması ve kullanım ömrü boyunca düşük işletme maliyeti sunması. Bu nedenle portföy yönetimimizi bu doğrultuda yaparken yalnızca ilk yatırım maliyetini değil, sistemlerin tüm yaşam döngüsü boyunca sağlayacağı verimliliği de dikkate alıyoruz.
- Sürdürülebilirlik hedeflerinize ulaşmada dijital teknolojiler nasıl bir katkı sağlıyor? Dijitalleşme, karbon emisyonu hedefleriniz doğrultusunda kaynak yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında nasıl bir rol üstleniyor? Avrupa Birliği’nin çevre politikaları, F-Gaz düzenlemeleri ve yeni nesil soğutucu akışkanlara yönelik dönüşüm hakkında görüşleriniz nelerdir? Bu süreç teknoloji yatırımlarınızı ve ürün geliştirme çalışmalarınızı nasıl etkiliyor?
Sürdürülebilirlik bugün iklimlendirme sektöründe çevresel bir sorumluluk olmakla birlikte rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldi. Enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve karbon emisyonlarının azaltılması hedefleri doğrultusunda dijital teknolojilerden yararlanıyor ve operasyonlarımızı bu doğrultuda sürekli geliştiriyoruz.
2025 yılında TSRS standartlarına uyumlu ilk sürdürülebilirlik raporumuzu yayımlayarak sürdürülebilirlik yönetimimizi kurumsal stratejimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik. Alarko Holding ile uyumlu şekilde 2050 Net Sıfır emisyon hedefimizi açıklarken, 2024 yılını karbon azaltım yolculuğumuz için baz yıl olarak belirledik.
Sürdürülebilirlik çalışmalarımız kapsamında kısa vadede yüksek etki ve hızlı kazanım sağlayan projelere öncelik veriyoruz. Bu doğrultuda, Gebze tesisimizde devreye aldığımız aydınlatma otomasyon sistemi sayesinde yıllık 177 bin kWh enerji tasarrufu sağladık. Eskişehir fabrikamızda ise yıllık yaklaşık 700 bin kWh üretim kapasitesine sahip çatı tipi güneş enerjisi santralimizi devreye alarak tesisimizin elektrik ihtiyacını tamamen yenilenebilir enerjiyle karşılar hale geldik. İhtiyaç fazlası üretilen elektriğin bir bölümünü dağıtım şebekesine aktararak hem yenilenebilir enerji kullanımını artırıyor hem de ilave ekonomik değer yaratıyoruz.
Kaynak verimliliği tarafında da önemli adımlar atıyoruz. Üretim süreçlerinde kullanılan proses suyunun yüzde 14’ünü geri kazanarak yeniden sisteme kazandırırken, yeşil alanlarımızda hayata geçirdiğimiz su verimliliği uygulamaları sayesinde toplam su tüketimimizde yüzde 12 tasarruf sağladık. Ayrıca fosil yakıt kullanan iş ekipmanlarımızı kademeli olarak elektrikli sistemlere dönüştürüyor, bu kapsamda elektrikli forklift yatırımları yapıyoruz. Bu çalışmalarla doğal su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltırken, operasyonel verimliliğimizi artırıyor ve çevresel etkimizi sürekli iyileştiriyoruz.
Önümüzdeki dönemde Kapsam 3 emisyonlarımızın ölçümlenmesi ve ara karbon azaltım hedeflerimizin açıklanmasıyla sürdürülebilirlik performansımızı daha bütüncül bir yaklaşımla yönetmeyi hedefliyoruz.
Avrupa Birliği’nin çevre politikaları ve F-Gaz düzenlemeleri de sektörümüzdeki dönüşümü hızlandıran önemli gelişmeler arasında yer alıyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi düzenlemeler artık yalnızca ihracat yapan şirketleri değil, tüm üretim ekosistemini dönüştürüyor. Bu nedenle düşük karbonlu teknolojiler, yüksek enerji verimliliği ve yeni nesil soğutucu akışkanlara yönelik Ar-Ge yatırımlarımızı uzun vadeli stratejimizin temel bileşenleri arasında konumlandırıyoruz.
- Son olarak, önümüzdeki 5 yıllık süreçte iklimlendirme sektörünü şekillendirecek en önemli teknolojik gelişmelerin neler olacağını düşünüyorsunuz? Firmanız bu geleceğe nasıl hazırlanıyor?
Geleceğe hazırlanırken her zaman Alarko Holding’in köklü geçmişinden güç alıyoruz. Uzun yıllara dayanan bilim temelli bir çalışma biçimimiz var. Yerel sermaye ve istihdam gücümüz bu planları yaparken bize yol gösteriyor. İklimlendirme sektörüne yol gösterici özellikte yenilikçi bakış açıları geliştiriyoruz. Önümüzdeki beş yılda iklimlendirme sektörünü daha akıllı cihazlar, yapay zekâ destekli enerji yönetimi, IoT tabanlı uzaktan izleme sistemleri, dijital ikiz uygulamaları, düşük karbonlu ısı pompası teknolojileri ve yeni nesil soğutucu akışkanların şekillendireceğini düşünüyorum.
Bizler de her zaman olduğu gibi ekiplerimizle birlikte bu yaklaşımların tamamını yakından takip ediyoruz. Bu dönüşüme ürün ve hizmet portföyümüzü sürekli geliştirerek hazırlanıyoruz. Yapay zekâ destekli klimalarımız, “Gerçek Konfor” müşteri uygulamamız ile haftalık programlama yapılabilen klima ve kombilerimiz bu yaklaşımın somut örneklerini oluşturuyor. Premium müşteri hizmetleri anlayışımızla müşterilerimize kullanım süreci boyunca değer üreten bir çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz.
Bununla birlikte geleceğin iklimlendirme sektöründe proje bazlı geliştirilen özel mühendislik çözümlerinin öne çıkacağına inanıyoruz. Yakın dönemde patlayıcı atmosfer riski bulunan sahalar için geliştirdiğimiz IECEx sertifikalı DX klima santralleriyle Orta Doğu’daki büyük ölçekli LNG projelerinde yer aldık. Ardından Afrika’daki petrol ve boru hattı projeleri ile Avrupa’nın düşük karbonlu sanayi yatırımlarında üstlendiğimiz çalışmalar, Ar-Ge, tedarik zinciri, üretim, satış ve pazarlama ekiplerimizin gücünün ve yüksek mühendislik kabiliyetimizin uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu projeler sayesinde özel tasarım geliştiren, sertifikasyon süreçlerini yöneten ve uçtan uca mühendislik çözümleri sunan bir iş ortağı olarak konumlanıyoruz. Hedefimiz, bugünün ve yarının ihtiyaçlarına cevap veren güçlü çözüm ortaklarından biri olmak.
Bunları da Beğenebilirsin
GENEL
Legrand Türkiye Grubu’nun Yeni CFO’su Dilek Şan Oldu
Yayınlandı
22 dakika önce-
Eylül 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
GENEL
Mitsubishi Heavy Diamond Serisi ZSX, Mevsim Geçişlerinde Çalışma Kapasitesini İhtiyaca Göre Ayarlıyor
Yayınlandı
3 saat önce-
Eylül 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
GENEL
Siemens Türkiye, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘İklim Destekçisi’ oldu
Yayınlandı
3 saat önce-
Eylül 14, 2026Yazar:
yapiinsaatdergisi
170 yıldır Türkiye’nin teknolojik dönüşümüne katkı sunan Siemens Türkiye, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenecek COP31 2026 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi kapsamında Yeşil Bölge’de İklim Destekçisi olarak Teknoloji, İnovasyon ve Bilgi Hub’ında yer alacak. Şirket, enerji dönüşümü, sanayinin karbonsuzlaşması, enerji ve kaynak verimliliği ve iklime dayanıklı altyapı dijital dönüşüm alanlarındaki teknoloji ve uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak.
Siemens Türkiye, sürdürülebilir bir gelecek için teknolojinin sunduğu olanakları somut sonuçlarla ortaya koyduğu çalışmalarını COP31 kapsamında paylaşacak. Yeşil Bölge’de gerçekleştirilecek etkinliklerde şirketin kendi operasyonlarındaki karbonsuzlaşma ve kaynak verimliliği uygulamalarının yanı sıra müşterileriyle gerçekleştirdiği enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilir altyapı projelerinden örnekler aktarılacak. 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’de elektrifikasyon, temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, iklime dayanıklı şehirler ve döngüsellik gibi başlıklar öne çıkarken, Siemens Türkiye de bu alanlardaki teknoloji ve çözüm portföyünü paylaşacak.
Siemens Türkiye, operasyonlarında emisyonlarını yüzde 70 azalttı
Siemens Türkiye, 2025 yılında operasyonlarından kaynaklanan karbon ayak izini 2019 yılına kıyasla yüzde 70 azaltarak 4.500 ton CO₂ eşdeğeri seviyesine indirdi. Şirket, 2030 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanırken, 2022-2025 döneminde enerji tüketimini yüzde 13 azalttı. Gebze fabrikasındaki güneş enerjisi sistemi de tesisin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor.
Operasyonlardan müşterilere uzanan ölçülebilir etki
Siemens Türkiye, enerji verimliliği çözümleriyle dört ülkede 22 müşteriye hizmet verirken, 448 enerji tasarrufu önleminin uygulanmasına destek oldu. Bu çalışmalar kapsamında müşteriler için 21,72 milyon avro tasarruf potansiyeli oluşturulurken, projelerin toplamında yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağlandı.
Siemens Türkiye, COP31 kapsamında farklı sektörlerden müşterileriyle hayata geçirdiği sürdürülebilirlik projelerinden örnekleri de ziyaretçilerle buluşturacak. Enerji verimliliği, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve altyapı alanlarındaki projeler aracılığıyla teknolojinin kaynakların daha verimli kullanılması, enerji tüketiminin azaltılması ve emisyonların düşürülmesine sağladığı katkı somut örneklerle paylaşılacak.
Gebze fabrikasında düşük karbonlu üretim dönüşümü
Siemens Türkiye’nin Gebze Üretim Tesisi’nde yürüttüğü BOLD (Building Our Low-carbon Destination) programı, düşük karbonlu üretime geçiş yaklaşımının somut örneklerinden birini oluşturuyor.
2021-2024 dönemindeki BOLD Faz 1 kapsamında güneş enerjisi, yüksek verimli LED aydınlatma, LEED Gold sertifikalı sürdürülebilir bina yaklaşımı ve yeşil enerji kullanımı hayata geçirildi. Tesisin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 8-10’u sahadaki güneş enerjisi sistemlerinden karşılanırken, yıllık yaklaşık 1,3 GWh yenilenebilir enerji üretildi.
LEED Gold tasarımı sayesinde enerji ve su tüketiminde sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 50 tasarruf sağlanırken, inşaat atıklarının yüzde 75’i geri kazanıldı. Tesisin elektrik tüketimi ise yüzde 100 yeşil enerji kaynaklarından karşılanıyor.
2026-2027 dönemini kapsayan BOLD Faz 2 kapsamında yeni nesil ısı pompası sistemleri, ısıtma ve soğutma altyapısının yenilenmesi, otomatik havalandırma yönetimi, kompresörlerden atık ısı geri kazanımı ve yapay zekâ destekli bina otomasyon sistemleri gibi uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu çalışmalarla 2027 yılında karbon emisyonlarında yaklaşık yüzde 93, enerji, doğal gaz ve su kullanımında ise yaklaşık yüzde 54 azalma hedefleniyor.
Kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi
Siemens Türkiye’nin sürdürülebilirlik çalışmalarında kaynakların verimli kullanılması ve döngüsel ekonomi uygulamaları da önemli bir yer tutuyor. Gebze tesisinde tek kullanımlık plastik kullanımını yüzde 70 azaltan şirket, 2020’den bu yana 29,4 ton plastiğin kullanımını ortadan kaldırdı. Tesis, “Zero Waste to Landfill” başarısına ulaşırken atık geri kazanım oranı yüzde 99,6 seviyesine yükseldi.
Su güvenliğine dayanıklı altyapı desteği
Siemens’in katkı sunduğu diğer örnek bir proje ise Fırat-Gaziantep OSB Su İletim Hattı Projesi. Günlük 80 bin ila 120 bin metreküp su taşıma kapasitesiyle bölgenin su ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyor. Fırat Nehri’nden sağlanan suyun sanayi kullanımına yönlendirilmesi yeraltı su kaynaklarının korunmasına destek olurken Siemens’in enerji otomasyonu ve şebeke yönetimi teknolojileri projenin altyapısını destekliyor. Projede kullanılan gaz yalıtımlı enerji dağıtım sistemleriyle işletme ve bakım maliyetlerinde yaklaşık 500 bin avro tasarruf sağlanması hedefleniyor.
Siemens AG’den önümüzdeki üç yıl içinde yapay zekâ alanına global ölçekte 1 milyar avroluk yatırım
Siemens, büyümenin bir sonraki aşamasını desteklemek amacıyla dünya çapında ONE Tech Company programını hayata geçirdi. Programla operasyonları daha yalın ve verimli hale getirirken müşteri etkileşimini güçlendirmeyi, veri, teknoloji ve satış altyapısını daha entegre bir yapıda sunmayı hedefliyor.
ONE Tech Company programı, inovasyonu hızlandırmayı ve kârlı büyümeyi desteklemeyi hedefliyor. Bu doğrultuda Siemens, 2030 yılına kadar dijital iş gelirlerini iki katına çıkarmayı ve önümüzdeki üç yıl içinde yapay zekâ alanına 1 milyar avro yatırım yapmayı hedefliyor.
COP31’de gençlere yönelik sosyal sorumluluk projesi
Siemens Türkiye, COP31 odağında gençleri de bu dönüşümün odağına alan bir sosyal sorumluluk projesi hayata geçirecek. Young Guru Academy (YGA) iş birliğiyle projeye katılan gençler, yapay zekâ alanında eğitimlerle desteklenecek ve iklimle alakalı çözümler üretecek. Katılımcılar geliştirdikleri projeleri COP31’de paylaşma fırsatı da bulacak.
Hüseyin Gelis: “Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın ayrılmaz parçası olarak görüyoruz”
Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis, Siemens’in sürdürülebilirlik yaklaşımına ve COP31’e ilişkin şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak, sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Dekarbonizasyon, enerji ve kaynak verimliliği, dijitalleşme ve sorumlu iş anlayışını faaliyetlerimize entegre ediyoruz. Operasyonlarımızda hayata geçirdiğimiz dönüşüm çalışmalarının yanı sıra, müşterilerimizle gerçekleştirdiğimiz projeler de teknolojinin enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve emisyonların azaltılmasına sağladığı katkıyı ortaya koyuyor. COP31 kapsamında teknoloji, inovasyon ve bilgi paylaşımı aracılığıyla sürdürülebilir dönüşüm alanındaki deneyimlerimizi ve farklı sektörlerden müşterilerimizle hayata geçirdiğimiz projeleri paylaşmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknolojinin sunduğu olanaklardan yararlanarak sürdürülebilir dönüşümü hızlandırmaya, Siemens’in gelecek vizyonu doğrultusunda uzun vadeli değer yaratmaya odaklanacağız.”
Thomas Kolbinger: “Sürdürülebilirlik uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın bir parçası”

Siemens Türkiye Finans Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Thomas Kolbingerise COP31 kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Dünyada ve Türkiye’de enerji sistemlerinden üretim süreçlerine, şehir altyapılarından kaynak yönetimine kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Siemens Türkiye olarak teknolojinin bu dönüşümün hızlanmasındaki rolüne inanıyor ve geliştirdiğimiz çözümleri somut sonuçlarla ortaya koyuyoruz. Kendi operasyonlarımızda 2019 yılına kıyasla karbon emisyonlarımızı yüzde 70 azaltırken, müşterilerimize sunduğumuz enerji verimliliği çözümleriyle yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağladık. COP31 kapsamında Yeşil Bölge’de İklim Destekçisi olarak yer alarak enerji dönüşümü, sanayinin karbonsuzlaşması, kaynak verimliliği ve dayanıklı altyapılar alanındaki çalışmalarımızı paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bunun yanı sıra gençleri dönüşümün odağına alan Young Guru Academy (YGA) iş birliğimizle yapay zekâ ve iklim çözümlerini bir araya getirmeyi önemsiyoruz.”
Son Yazılar
- Legrand Türkiye Grubu’nun Yeni CFO’su Dilek Şan Oldu Eylül 14, 2026
- Mitsubishi Heavy Diamond Serisi ZSX, Mevsim Geçişlerinde Çalışma Kapasitesini İhtiyaca Göre Ayarlıyor Eylül 14, 2026
- Siemens Türkiye, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘İklim Destekçisi’ oldu Eylül 14, 2026
- Alarko 2025 GRI Raporunu Sürdürülebilirlik Sözlüğü Formatında Yayımladı Eylül 14, 2026
- Hibrit İklimlendirme Çözümü: Aden-2 Ballıkpınarı Villaları Projesi Eylül 11, 2026
- Creavit’ten Banyolara Estetik Ve Teknoloji Katan Gömme Rezervuar Çözümleri Eylül 11, 2026
- Yunanistan’ın En Yüksek Binasının Su Depolama Sistemlerindeki Tercihi Ekomaxi Oldu Eylül 11, 2026
- ALIK KONUT ARZI, KİRA PİYASASININ DENGELENMESİ AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Eylül 10, 2026
- Güçlü Yapıların Temelinde Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Güvencesi: PREPRUFE Eylül 10, 2026
- “INTERCEM 2026” İSTANBUL’DA BAŞLADI Eylül 9, 2026
- Bosch Home Comfort’tan Multi Split Sistemlere Yeni İç Ünite: Bosch Climate 5000iM 1W Eylül 9, 2026
- SERAMİK ONARIM HAREKETİ: KENT PİKSEL, SOKAKTA BAŞLAYAN DÖNÜŞÜMÜ FULYA’DA BULUŞTURDU Eylül 9, 2026
- Legrand Plexo, Dış Mekanlarda Güvenli ve Dayanıklı Elektrik Altyapısı Sunuyor Eylül 9, 2026
- Volvo Trucks, ADES Uluslararası Nakliyat’a 30 adet Volvo FH 500 Teslim Etti! Eylül 9, 2026
- Gözde Grubu’ndan 10 yılda 10 Bin Konutluk Yatırım Hamlesi Eylül 9, 2026
Trendler
GENEL2 yıl önceSektörel Liderlikte Bir Adım Daha: Hareket, Heavy Lift Awards’da İnovasyon Ödülü Aldı!
GENEL2 yıl önceİklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği, Venedik Sarayı’nda Heat Pump Technologies ve Mostra Convegno Expocomfort Fuarlarının Tanıtım Lansmanına Katıldı
GENEL2 yıl önceAlarko Carrier, 11 Yıldır İhracatta Zirvenin Sahibi!
GENEL2 yıl önceSika Yapı Kimyasalları, Deprem ile İlgili Bilinçlendirme Projesine devam ediyor
GENEL2 yıl önceEnerji verimliliğinin yolu ısı yalıtımından geçiyor
GENEL2 yıl önceİsra Portföy’ün Birinci ve İkinci GSYF İhraç Belgelerine SPK’dan Onay Geldi
RÖPORTAJ2 yıl önce“İklimlendirme Sektöründe Kullanıcıların Daha İyi Bir Yaşam Sürmelerine Yardımcı Olacak Yeniliklere Öncülük Etmeyi Sürdüreceğiz”
SEKTÖREL2 yıl önceDoka Türkiye, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında bu yılın merakla beklenen TurkeyBuild Fuarı’na katılım sağlayacak










