İzocam 60 Yıllık Deneyimiyle Geleceği İnşa Ediyor: Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka ile Yeni Nesil Yalıtım Çözümleri - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

İzocam 60 Yıllık Deneyimiyle Geleceği İnşa Ediyor: Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka ile Yeni Nesil Yalıtım Çözümleri

Yayınlandı

-

Murat Savcı (İzocam Genel Direktörü)

Türkiye’de yalıtım sektörünün kurucusu olan İzocam, 60. yılında “Biz Geleceğiz” vizyonuyla dijital dönüşümde güçlü adımlar atıyor. ERP’den CRM’e, RPA’dan yapay zeka destekli satış tahmin sistemlerine kadar birçok teknolojiyi iş süreçlerine entegre eden şirket, hem üretim verimliliğini artırıyor hem de çevre dostu, yüksek performanslı ürünleriyle sektöre öncülük ediyor.

  1. Öncelikle; firmanızı kısaca tanıyarak, Dijital Dönüşüm Yolculuğunuz hakkında bilgi alabilir miyiz? Son zamanlarda, tedarikten üretime ve üretimden satışa ilgili tüm operasyonel süreçlerinizdeki Teknolojik Değişimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Türkiye’de yalıtım sektörünün öncüsü olan İzocam, 1965 yılında, sadece yalıtım ürünü üretmek amacıyla kurulmuş ilk firmadır. Ülkemizde yalıtım sektörü 60 yıl önce İzocam ile başlamıştır. Gebze’de ilk camyünü tesisimizle başlayan yolculuğumuz, bugün 5 farklı tesisimizle gerçekleştirdiğimiz üretimlerle devam etmektedir. Ürün portföyümüzde Camyünü, Taşyünü, Ekstrüde Polistiren (Foamboard), Ekspande Polistiren (İzopor Plus), Kauçuk Köpük (Optiflex), Polietilen Köpük, Mineral Yün, PU ve PIR yalıtımlı sandviç panel ile Trapez levha (İzocam Tekiz) yer almaktadır.

Kurulduğumuz günden bu yana ürün kalitemiz, çevreye saygılı üretimimiz, yalıtım bilincini geliştirmek için yaptığımız çalışmalar ve uzun yılların deneyim ve tecrübesi ile pek çok alanda elde ettiğimiz başarılarla birlikte ISO ilk 500 listesinde istikrarlı bir şekilde bulunmaktayız, ayrıca “Superbrands Türkiye” araştırmasına göre de “Türkiye’nin Süper Markaları” arasında yer almaktayız.

İzocam olarak, 60’ıncı kuruluş yıldönümümüzü kutladığımız 2025 yılı için belirlediğimiz “Biz Geleceğiz” mesajı ile liderlik, güvenilirlik, çevreye duyarlılık, yenilikçilik ve enerji verimliliğine odaklandığımız stratejik yaklaşımımızı geleceğe de taşımayı hedeflemekteyiz. Bu kapsamdaki teknoloji yatırımlarımız, iş süreçlerimizi hızlandırmak, verimliliği artırmak ve müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak için stratejik bir öneme sahiptir. Dijital dönüşüm vizyonumuz doğrultusunda, ERP, CRM, BI, AI, Cloud ve RPA projelerine büyük önem vermekteyiz. Önceliğimiz, tüm iş süreçlerimizi dijitalleştirerek operasyonel mükemmeliyeti yakalamak ve yenilikçi teknolojilerle rekabet avantajımızı sürdürülebilir kılmaktır.

  1. Dijital dönüşüm yolculuğunuzda Yapay Zeka’yı (YZ) kullanıyor musunuz? Tüm operasyonel süreçleriniz kapsamında Yapay Zeka’nın sağladığı avantajlar ya da karşılaştığınız zorluklar hakkında neler söylemek istersiniz? Yapay Zeka’nın Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) entegrasyonu ile ilgili operasyonel süreçlerin verimliliğinde nasıl sonuçlar elde edildiğini öğrenebilir miyiz? 

İzocam olarak, dijital dönüşüm yolculuğumuzda birçok önemli projeyi hayata geçirdik ve yeni projeler planlamaya devam etmekteyiz. 2020 yılında SAP S/4 HANA’ya geçiş yaparak tüm iş süreçlerimizi entegre bir platformda yönetmeye başladık. 2021 yılında Power BI platformunu devreye aldık ve iş zekası çözümleriyle veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirdik. Aynı dönemde RPA (Robotic Process Automation) teknolojisini kullanarak birçok sürecimizi otomatize ettik ve operasyonel verimliliğimizi artırdık. 2022 yılında yapay zeka (AI) tabanlı satış tahmini, maliyet tahmini, fiyat önerisi yapan projemizi devreye aldık. 2023’te Salesforce CRM projemizi başarıyla tamamladık. 2024 yılında başlattığımız diğer bir proje ile üretim ve enerji verilerini anlık olarak takip ederek süreç optimizasyonunu sağlamayı hedeflemekteyiz. Gelecek dönemde üretim süreçlerinde dijitalleşme, yapay zeka entegrasyonu ve siber güvenlik alanlarına odaklanarak daha geniş çaplı projeler hayata geçirmeyi planlamaktayız.

BT odaklı yatırımlarımız, İzocam’ın operasyonel verimliliğini ve esnekliğini artırarak sektörde fark yaratmamızı sağlamıştır. Dijitalleşme projelerimiz, üretimden satışa, sevkiyattan finansal süreçlere kadar tüm iş birimlerimizde daha hızlı, hatasız ve veri odaklı karar alma yeteneğini güçlendirmiştir. Ayrıca, RPA projelerimiz sayesinde tekrarlayan manuel iş yüklerini azaltarak insan kaynağımızı daha stratejik işlere yönlendirdik.

  1. Dijital dönüşümünüz kapsamında, son dönemde pazara sunduğunuz yüksek teknolojiye sahip ve enerji verimliliği ile öne çıkan ürünlerinizle ilgili bilgi alabilir miyiz? Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonu sahipsiniz? Ürünlerinizle ilgili biraz da teknik bilgi alabilir miyiz? Bu sistemlerin çalışma prensipleri, kullanıcıya sunduğu avantajlar ve çevre dostu yönleri nelerdir?

İzocam olarak, ülkemizde yalıtım sektöründe 7 farklı ürünü aynı çatı altında üretebilen tek şirket konumunda yer almaktayız. Geniş ürün yelpazesine sahip ve her ihtiyaca uygun yalıtım çözümleri sunabilen öncü bir markayız. Zeminden, cephe ve çatıya, duvar ve döşemeden tesisata kadar her uygulama alanına uygun nitelikli yalıtım malzemeleri üretmekteyiz. Bunların yanı sıra; sanayi tesislerinden gemi sektörüne, termik santrallerden akustik panellere, vagonlardan evlerimizde kullanılan fırınlara, yangın kapılarından güneş kolektörlerine kadar geniş bir alanda ısı yalıtımı, ses yalıtımı ve yangın güvenliği sağlayan ürünlerimiz ile diğer üreticilere de malzeme temin etmekteyiz. Türkiye’yi 60 yıl önce çevre dostu ve sağlıklı yalıtımla tanıştıran lider marka olarak, çevresel açıdan “sürdürülebilir üretim süreçleri” ve “yüksek kaliteli ürün” stratejisiyle hareket etmekteyiz ve yapımında geri dönüşümlü malzemelerin de kullanıldığı, insan sağlığına zarar vermediği ve çevre dostu olduğu kanıtlanmış ürünler sunmaktayız. Üretimlerimizde geri dönüştürülmüş malzeme kullanarak döngüsel ekonomiye katkı sağlamaktayız. Çevre dostu malzemeler içeren İzocam ürünleri en az yüzde 30 oranında geri-dönüştürülmüş içeriğe sahip olup İzocam Camyünü üretiminde bu oran yüzde 80’e kadar çıkmaktadır. “Yedinci doğal kaynak” olarak adlandırılan geri dönüştürülmüş malzeme kullanarak atık yönetimini zirveye taşırken, ürünlerimizin içeriği ile sürdürülebilirliğe de hizmet etmekteyiz.

60 yıldır inovasyon ve Ar-Ge’ye verdiği değer sayesinde yalıtım sektörünün lideri konumunda yer almaktayız. Ar-Ge ile ilgili hedeflerimize ulaşırken sadece mevcut ürün gamımızı kullanarak değil, yeni teknolojilerden de faydalanarak katma değeri yüksek ürün ve çözümlerle yol kat etmekteyiz. Değişen piyasa koşullarında doğru ihtiyaca doğru çözüm geliştirme hedefi ile Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde daha ekonomik ve yüksek ısıl konfor sunan ürünleri piyasaya sunmaya devam etmekteyiz. Yanmayan, yüksek ısı yalıtımına ek olarak ses ve titreşim yalıtımına da katkı sağlayan akustik konfor sunan yeni ürünleri sektöre kazandırmaktayız. Bu vizyonumuz doğrultusunda geçtiğimiz haftalarda, ses, ısı ve yangın güvenliğinde yenilikçi çözümler sunarak iç mekanlarda estetik ve konforu bir araya getiren yeni ürünümüz “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”nı ve sanayi tesislerine özel olarak tasarladığımız yüksek sıcaklıklarda yalıtım performansını bir üst seviyeye taşıyan yeni ürünümüz “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”yu sektöre kazandırdık. 

Üstün teknik performansı şık tasarımla birleştiren özel bir ürün olan “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, modern mimarinin ihtiyaçlarına kusursuz bir çözüm getirirken yalıtımı da zirveye taşıyor. Yüksek performanslı mineral yün yapısı sayesinde A sınıfı yangın dayanımı sunarken, aynı zamanda ses ve ısı yalıtımında da üstün bir performans sergiliyor. Farklı en, boy ve kalınlık seçenekleri ile projelere esneklik kazandıran bu yenilikçi çözüm, üzerindeki dekoratif cam tülü kaplama sayesinde estetik beklentileri de karşılıyor. Ofislerden okullara, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok alanda kullanım için ideal olan ürün, mekanlara güvenli ve konforlu bir atmosfer kazandırıyor. Mineral yünün doğal ses yutma özelliği, “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”nın en güçlü yönlerinden biri. Yansımaları engelleyerek ortamda oluşan gürültüyü önemli ölçüde azaltan daha huzurlu ve verimli yaşam alanları sunan “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, okul ve ofislerde hem öğrenciler hem de çalışanlar için dikkatlerini daha kolay toplayarak, performanslarını artırabilecekleri ortamların oluşmasına maksimum katkı sağlıyor.

Yüksek sıcaklıklarda yalıtım performansını bir üst seviyeye taşıyan yeni ürünümüz “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru” ile de endüstriyel yalıtıma güçlü bir katkı daha sunmayı amaçladık. Performans, güvenlik ve konforu bir arada sunduğumuz bu ürünümüzü sanayi tesislerine özel olarak tasarladık. “HT Camyünü Prefabrik Boru”, yüksek performanslı ısı ve ses yalıtımı ile çalışan konforunu artırmanın yanı sıra sanayi boru hatlarında güvenliği ve verimliliği aynı anda sağlıyor. Yüksek birim ağırlığa sahip camyününden imal edilen ve dış yüzeyi alüminyum folyo ile kaplanan ürünümüz, 450°C’ye kadar sıcaklıklara dayanıklılığı ile öne çıkıyor. “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”; sanayi tesisleri, enerji santralleri, doğalgaz ve petrokimya hatları gibi yüksek sıcaklıkla çalışan sistemlerde ideal bir çözüm sunuyor. Yüksek performans ve kullanıcı konforunu önceliklendiren üretim anlayışının örneklerinden biri olan bu yeni ürünümüz, tesisatlarda ve boru hatlarında ısı yalıtımı, terleme ve donmaya karşı koruma gibi temel işlevlerinin yanı sıra; basınçlı su borularında titreşim ve ses yalıtımı amacıyla da kullanılıyor. A2 sınıfı yangın dayanımı ile öne çıkan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, yangın güvenliği açısından da önemli bir avantaj sunuyor. Yüksek sıcaklıklarda bile düşük ısı iletkenlik değerleriyle mükemmel bir enerji tasarrufu sağlayan ürün, çalışanlar için daha sessiz, güvenli ve konforlu bir ortam yaratılmasına katkıda bulunuyor. Modüler yapısı sayesinde kolay montaj imkânı sunan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru” ürünümüz, montaj sürecinde zaman ve iş gücünden de önemli ölçüde tasarruf edilmesini sağlıyor. Böylece büyük ölçekli endüstriyel projelerde hem ekonomik hem de verimli bir tercih olarak öne çıkıyor.

  1. Küresel enerji krizleri ve karbon emisyonu hedefleriniz doğrultusunda, üretim hatlarınızda gerçekleştirdiğiniz enerji verimliliği uygulamalarınız nelerdir? Bu kapsamda geri dönüşüm, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında yaptıklarınızı öğrenebilir miyiz?

İzocam olarak, küresel enerji krizlerinin etkileri ve karbon emisyonlarını azaltma hedeflerimiz doğrultusunda üretim süreçlerimizi sürekli geliştirmekte; çevreye, insana ve ekonomiye değer katan enerji verimliliği uygulamalarını kararlılıkla hayata geçirmekteyiz. 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefimiz doğrultusunda, sürdürülebilirliği tüm iş yapış biçimimize entegre etmiş durumdayız. Üretim tesislerimizde çevresel etkileri en aza indiren bir anlayışla hareket ederken, tüm fabrikalarımızda Sıfır Atık Belgesi ile faaliyet göstermekteyiz. Geri dönüştürülemeyen atıkları azaltmak ve üretim sürecindeki kaynakları döngüsel ekonomiye kazandırmak amacıyla başlattığımız “Zero Waste to Landfill – Düzenli Depolamaya Sıfır Atık” projesiyle önemli bir dönüşüm başlattık. Bu kapsamda proses hurdalarını enerji üretiminde değerlendirmekle kalmıyor; plastik, kağıt ve metal gibi birçok malzemeyi de geri kazanmaktayız.

Üretim reçetelerinde yapılan iyileştirmeler, cam kırığı kullanımının artırılması ve üretim ekipmanlarında verimlilik odaklı değişikliklerle birlikte karbon ayak izimizi ciddi şekilde azaltırken, enerji tüketimimizi de optimize ettik. Ayrıca tesislerimizde yenilenebilir enerji sistemlerine geçişi hızlandırdık, solar aydınlatma uygulamalarıyla enerji tasarrufu sağladık. XPS üretiminde kullanılan hammaddelerde çevreye zararlı içerikleri elimine ederken, üretim hatlarımızda dijitalleşmeye yatırım yaparak hem kaynak kullanımını azaltmakta hem de süreç verimliliğini artırmaktayız. 2024 yılında Tarsus tesisimizde devreye aldığımız dijital izleme sistemi sayesinde, üretim adımlarını anlık olarak takip edip enerji yönetimini daha etkin biçimde gerçekleştirmeye başladık. Bu sistem önümüzdeki dönemlerde diğer tesislerimize de yaygınlaştırmayı hedeflemekteyiz.

Sürdürülebilir üretim yaklaşımımızı sadece teknik yatırımlarla değil, kültürel bir dönüşümle de desteklemekteyiz. Çalışanlarımızın farkındalığını artırmak amacıyla 2022’den bu yana her yıl düzenlediğimiz Sürdürülebilirlik Günü, bu vizyonun kurumsal hafızaya yerleşmesine katkı sağlamaktadır. 2024’te gerçekleştirdiğimiz “Climate Fresk” uygulamasıyla iklim değişikliği konusunda ekiplerimizde farkındalık oluşturduk; kıyı temizliklerinden fidan dikimlerine uzanan gönüllülük projeleriyle bu bilinci sahaya taşıdık.

Tüm bu uygulamalar, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil, sosyal ve yönetişimsel boyutlarıyla da ele aldığımız bütüncül bir yaklaşımın parçasıdır. İzocam olarak 60. yılımızda “Biz Geleceğiz” derken, yalnızca üretim değil, sürdürülebilirliği bir yaşam biçimi olarak benimsiyor; bu anlayışı da tüm paydaşlarımızla birlikte geleceğe taşımayı hedeflemekteyiz.

  1. Son olarak, geleceğe dair öngörülerinizi ve röportajımızın sonuna eklemek istediklerinizi bizimle paylaşır mısınız?

İzocam’ın hikayesinin başladığı 60 yıl önce varoluş amacımızı, doğal kaynaklara zarar vermeden, can ve mal güvenliğini dikkate alarak, enerji tasarrufu ve konfor sağlayan çevreci ve sürdürülebilir yalıtım çözümleri geliştirmek olarak tanımlamıştık. Çıktığımız bu yolda, kaynakların verimli kullanılması, iklim değişikliği, sürdürülebilir yapıların inşası, enerji tasarrufu, çevreyi koruma ve yaşam kalitesini iyileştirme motivasyonu ile çalışan bir şirket olma özelliğimizi halen korumakta ve geleceğe taşımaktayız. 

İzocam olarak, ülkemizin sanayide ve teknolojideki gücünü tüm dünyaya göstererek, gelecek nesillere aktarabilmek için var gücümüzle çalışmaktayız. “Biz Geleceğiz” mottomuzla, köklü geçmişimizden aldığımız güç ve sorumlulukla geleceğimize hazırlanırken; 60 yıldır olduğu gibi bundan sonra da ülkemize değer katmaya, toplumu bilinçlendirmeye ve sektörde liderliğimizi sürdürmeye kararlıyız. 

Dijitalleşme alanında 2025 ve orta vadeli hedeflerimiz arasında, fabrikalarımızda dijitalleşme projelerini artırmak, yapay zeka (AI) uygulamalarını tüm iş süreçlerine entegre etmek yer almaktadır. Aynı zamanda, siber güvenlik yatırımlarımızı da genişleterek, dijital altyapımızı en güvenli şekilde yönetmeye devam edeceğiz.

Gelecek dönemde de Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımızı da güçlendirerek Sürdürülebilir Sanayi ve Sürdürülebilir Yaşam Alanları konusunda öncü olmaya devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

CUBOARTE PETRA ile Duvarlarda Yeni Bir Yüzey Deneyimi

Yayınlandı

-

Işıkla değişen yansımalar, sedef efekti ve kum tanecikli dokunun uyumu… CUBO’nun yeni dekoratif efekt kaplaması CUBOARTE PETRA, her uygulamada kendine özgü desenler oluşturarak yaşam alanlarına karakter kazandıran estetik yüzeyler sunuyor.

İç mekân tasarımında doğal dokular, ışık oyunları ve yüzeye karakter kazandıran dekoratif çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor. Mimar ve iç mimarların yalnızca renge değil, mekânın atmosferini zenginleştiren özgün yüzey etkilerine yöneldiği bu anlayıştan hareketle CUBO, Efekt Boya ve Kaplamalar ailesine yeni ürünü CUBOARTE PETRA’yı ekledi.

Sedef efekti ile kum tanecikli dokuyu bir araya getiren CUBOARTE PETRA, gün ışığı ve farklı aydınlatma koşullarına göre değişen yansımalar oluşturarak duvarlara derinlik ve hareket kazandırıyor.

Her Uygulamada Kendine Özgü Bir Doku

Saf akrilik bağlayıcı esaslı, su bazlı ve çevre dostu yapısıyla geliştirilen CUBOARTE PETRA, özel fırça uygulaması sayesinde yüzeyde farklı desenlerin oluşturulmasına olanak tanıyor. Sedef efektinin yumuşak ışıltısı ile kum tanecikli dokunun birleşimi, her uygulamaya özgün bir karakter kazandırırken; yüksek buhar geçirgenliği ve kullanıma hazır yapısı uygulama kolaylığı sağlıyor.

Eski boyalı yüzeylerin yanı sıra beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilen CUBOARTE PETRA; konutlardan otel ve restoranlara, mağazalardan ofislere ve prestijli mimari projelere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.

CUBO, CuboArte Efekt Boya ve Kaplamalar ürün grubuyla estetik beklentileri fonksiyonel özelliklerle buluşturan dekoratif yüzey çözümleri geliştirmeyi sürdürürken; CUBOARTE PETRA, sedef efekti, kum tanecikli dokusu ve her uygulamada ortaya çıkan özgün desenleriyle iç mekânlara güçlü bir tasarım dokunuşu katıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Limak Çimento İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Terminali ile dünya pazarlarına erişimini güçlendiriyor

Yayınlandı

-

 

Limak Çimento’dan İhracat Altyapısına Dev Yatırım:

Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali Faaliyete Geçti

Limak Çimento, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal) ile uluslararası sevkiyat ağını daha da güçlendirdi. Çevreci altyapısı ve yüksek otomasyon teknolojisiyle dikkat çeken tesis, şirketin düşük karbonlu ve yüksek performanslı ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı, kolay ve çevreci bir şekilde ulaştırmasını sağlayacak.

Türkiye çimento sektörünün lider şirketi Limak Çimento’nun İskenderun’da inşa ettiği Düşük Karbonlu Çimento Akdeniz Terminali (Low Carbon Cement (LCC) Mediterranean Terminal faaliyete başladı. Şirketin sürdürülebilirlik ve yüksek kalite vizyonu doğrultusunda attığı güçlü bir adım niteliğindeki yeni terminal, Limak Çimento’nun ürettiği yüksek performanslı ürünlerin uluslararası pazarlara sevkiyatına güç katacak. Çevreci ve yüksek teknolojili altyapıya sahip olan terminal, 19 Temmuz 2026 tarihinde İtalya’ya gerçekleştirilen düşük karbonlu dökme çimento sevkiyatı ile faaliyete başladı.

Limak Çimento, üretimden lojistiğe doğa dostu ve yüksek performanslı çözümlerle sektörüne öncülük ediyor

İnşaat endüstrisinde hem çevre dostu hem de yüksek performanslı ürünlere olan talebin tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Limak Çimento Grup Dış Ticaret ve İş Geliştirme Müdürü S. Mete Turan şunları söyledi:

“Üretimden sevkiyata her aşamada karbon ayak izimizi en aza indirme stratejimizle hareket ediyor, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile sektörümüzdeki çevresel standartları en üst seviyeye taşıyoruz. Şirketimizin düşük karbonlu üretim ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirme hedefiyle inşasını tamamladığı yeni terminalimiz, dayanıklılığı, yüksek kalitesi ve çevreci özellikleri ile yüksek performanslı ürünlerimizi dünya pazarlarına ulaştıracak.”

Küresel pazarlara rekabetçi ve sürdürülebilir sevkiyat avantajı

Limak Çimento, yeni terminal yatırımını Avrupa pazarı başta olmak üzere Akdeniz Havzası ülkelerine yönelik geniş dış pazar stratejisi doğrultusunda hayata geçirdi. Küresel ölçekte büyüyen sürdürülebilir yapı malzemesi talebini yakından takip eden şirket, Limak Cement LCC Mediterranean Terminal ile ihracat lojistik operasyonlarında verimliliği artırırken, operasyonel maliyetleri de optimize edecek.

Yıllık yaklaşık 500 bin ton kapasiteyle çalışacak şekilde tasarlanan tesiste, öncelikli olarak Limak Çimento Kilis Fabrikası’nda üretilen düşük karbonlu ve yüksek performanslı dökme çimento ürünlerinin depolanması ve ihracatı gerçekleştirilecek. Şirketin ilerleyen dönemlerdeki operasyonel ihtiyaçları ve planlamaları doğrultusunda Şanlıurfa Fabrikası’nın ihracat faaliyetleri de bu terminal üzerinden desteklenecek. Halihazırda bünyesinde üç adet silo barındıran ve 7.500 ton depolama kapasitesiyle faaliyete geçen Limak Cement LCC Mediterranean Terminal, projenin tüm aşamaları tamamlandığında sekiz siloya ve toplam 20.000 ton depolama hacmine ulaşacak.

Limak Cement LCC Mediterranean Terminal’in ileri otomasyon sistemi, çevresel etkileri en aza indirirken sevkiyat süreçlerini dijital, kayıpsız ve anlık olarak izlenebilir hale getiriyor. Terminalde çimento transfer süreçleri, pnömatik dolum hatlarından havalı bant ve helezonlara kadar tamamen sızdırmaz gövdeler içinde, ürün dış ortamla hiçbir şekilde temas etmeden gerçekleştiriliyor. Silo dolumlarında ortaya çıkan basınçlı hava, yüksek verimli Jet-Pulse filtrelerden geçirilerek atmosfere yalnızca temiz hava olarak salınıyor. Yükleme aşamasında kullanılan teleskopik çift cidarlı dolum körükleri ve eşzamanlı toz emiş sistemleri sayesinde yer değiştiren tozlu hava vakumlanarak dışarı sızması önleniyor. Körük uçlarındaki seviye sensörleri akışı otomatik olarak keserek muhtemel taşma ve tozlanma risklerini sıfıra indiriyor. Bu sistem, çalışanlar için tozsuz ve güvenli bir ortam sunarken ürün kalitesine ve tam sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Bticino Light Now, Estetik Tasarımı Yeni Nesil Akıllı Teknolojilerle Buluşturuyor

Yayınlandı

-

 
 
Legrand Türkiye Grubu markalarından Bticino, elektrik ve dijital bina altyapısı konusundaki deneyimini Light Now adını verdiği serisiyle yeniden yorumluyor. Evlerde yönetim ve kullanım deneyimini daha akıllı ve sezgisel bir yapıya taşıyan seri, tasarım alanının en saygın ödüllerinden iF Design Award 2024 ile de uluslararası ölçekte tescillendi. Minimalist çizgileri güncel teknolojiyle bir araya getiren Light Now, hem klasik elektrik tesisatlarıyla hem de akıllı ev sistemleriyle uyum sağlayarak yaşam alanlarına hem şıklık hem de erişilebilir bir konfor sunuyor.
 
Legrand Türkiye Grubu bünyesinde yer alan Bticino, Light Now serisinde sürdürülebilirliği önceliklendirerek üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımı merkeze alıyor. Yeşil ve geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına ağırlık veren marka, ambalajlarında “sıfır plastik” ilkesini benimseyerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Böylece daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk odaklı bir üretim anlayışı sunuyor. Teknolojiyi estetik tasarımla birleştiren Bticino, Light Now ile yaşam alanlarının farklı ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm yaklaşımı getiriyor. Seride yer alan yüzey koleksiyonlarından Döngüsel koleksiyonu, geri dönüştürülmüş ABS ve viskoz elyafların yenilikçi birleşimiyle çevresel duyarlılığı tasarımla buluşturuyor. Taş koleksiyonu, biyokütle bazlı içerikler ve geri dönüştürülmüş materyallerle geliştirilerek hem sürdürülebilirliği hem de dokunsal bir zenginliği öne çıkarıyor. Patina koleksiyonu ise doğal yüzey dokularıyla daha sofistike bir görünüm sunuyor. Hafif kavisli formlar ve merkezi LED aydınlatma detayıyla seri, modern mimariye uyum sağlayarak mekânlara hem görsel hem de hissel bir derinlik kazandırıyor.

Tasarımda Esneklik ve Mimari Uyum
 
Farklı iç mekan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan Light Now, yalın ve zamansız estetik yaklaşımıyla öne çıkıyor. Mat yüzeylerden dokulu alternatiflere kadar uzanan yüzey seçenekleri ve beyaz, siyah ile taş tonlarındaki mekanizmalarla uyumlu 9 farklı çerçeve alternatifi, seriye geniş bir tasarım özgürlüğü kazandırıyor.

 

Ürünün arka kısmında yer alan esnek “Yüzer Çerçeve” sistemi, duvar yüzeyi ideal olmasa bile ürünün dengeli ve doğru biçimde konumlanmasını mümkün kılıyor. Geliştirilmiş kilitleme mekanizmasına sahip kaide yapısı ise duvara sağlam oturma sağlayarak hizalama hassasiyetini artırıyor. İnce form dili, dengeli oranlar ve yumuşak hatlar bir araya gelerek hem görsel hem de dokunsal açıdan rafine bir bütünlük oluşturuyor.

 

Serinin modüler yapısı, farklı projelere hızlı adaptasyon imkanı sunarken yatay ve dikey montaj seçenekleri ile kurulum süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Alet gerektirmeyen montaj yapısı ve geniş ürün gamı uygulama kolaylığı sağlarken, merkezi LED detayı ve karakteristik tasarım dili kullanıcı deneyimine hem işlevsel hem de estetik bir değer katıyor.
 
Akıllı Sistemlerle Entegre Konfor Deneyimi
 
Light Now, estetik bir tasarım serisinin ötesine geçerek modern yaşamı kolaylaştıran bütüncül bir akıllı kontrol altyapısı sunuyor. Klasik kablolu çözümlerden gelişmiş akıllı ev teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı oluşturuyor. Apple Siri, Google Assistant ve Amazon Alexa gibi sesli asistanlarla uyumlu çalışarak kullanıcıların evlerini zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyor.

 

Home+Control uygulaması üzerinden enerji tüketimi izleme, sıcaklık yönetimi ve kişiselleştirilmiş senaryo oluşturma gibi işlevleri tek bir platformda bir araya getiriyor. Böylece hem konforu hem de enerji verimliliğini aynı anda destekleyen bir kontrol deneyimi sunuyor. BTicino MyHome ve KNX sistemleriyle uyumlu altyapısı sayesinde Light Now, hem konut projelerinde hem de profesyonel bina otomasyonlarında entegre ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor.

Okumaya Devam Et

Trendler