Günsan’ın Dijital Dönüşüm Vizyonu: Yapay Zeka ile Güçlenen Entegre Üretim ve Müşteri Deneyimi - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Günsan’ın Dijital Dönüşüm Vizyonu: Yapay Zeka ile Güçlenen Entegre Üretim ve Müşteri Deneyimi

Yayınlandı

-

Günsan Elektrik Genel Müdürü Erhan Kaya

Günsan, tedarikten üretime ve müşteri deneyimine uzanan tüm süreçlerini yapay zekâ ve dijital teknolojilerle yeniden kurgulayarak rekabet gücünü artırıyor.

  1. Öncelikle; firmanızı kısaca tanıyarak, Dijital Dönüşüm Yolculuğunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

1982 yılından bu yana elektrik aksesuarları ve anahtar priz üretimi alanında faaliyet gösteriyor; kullanıcıların günlük yaşamını kolaylaştıran, güvenli ve kaliteli çözümler sunma vizyonuyla yolumuza devam ediyoruz. 1995 yılında Samandıra’da kurduğumuz modern üretim tesisimizle birlikte, Türkiye’nin önde gelen elektrik markalarından biri olma hedefimizi daha da ileri taşıdık. Bugün itibarıyla 35’ten fazla ülkeye ihracat yapan, 17 bin parçalık ürün gamıyla inşaat sektörünün ihtiyaçlarına cevap veren güçlü bir markayız.

Dijital dönüşüm yolculuğumuz, sektördeki rekabet gücümüzü arttırmak ve müşteri beklentilerine daha hızlı ve etkili çözümler sunmak amacıyla başlattığımız stratejik bir süreçtir. Bu yolculukta üretimden lojistiğe, satıştan müşteri hizmetlerine kadar tüm iş süreçlerimizi dijital altyapılarla entegre ediyoruz. Aynı zamanda dijital kanallar üzerinden erişilebilirliğimizi arttırıyor, hem iş ortaklarımıza hem de son kullanıcılara daha hızlı ve verimli hizmet sunmayı hedefliyoruz.

Günsan olarak, dijitalleşmeyi sadece teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda kültürel bir değişim olarak görüyor; sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyeti odaklı bir yapıyı dijital araçlarla daha da güçlendiriyoruz. Bu doğrultuda yatırımlarımıza devam ediyor, geleceği şekillendiren çözümler geliştirme vizyonumuzu dijitalleşmeyle daha sağlam temellere oturtuyoruz.

  1. Son zamanlarda, tedarikten üretime ve üretimden satışa ilgili tüm operasyonel süreçlerinizdeki Teknolojik Değişimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Operasyonel süreçlerimizde teknolojik dönüşümü bütünsel bir yaklaşımla ele alıyor; tedarikten üretime, üretimden satışa kadar olan her adımı dijitalleştirerek verimlilik, sürdürülebilirlik ve kalite odaklı bir yapı oluşturuyoruz. Tedarik zinciri tarafında, dijital sipariş yönetimi sistemleriyle hem iç hem de dış tedarikçilerimizle olan iletişimi daha şeffaf ve izlenebilir hale getirdik. Stok takibi ve malzeme planlamasını algoritmaların desteklediği sistemlerle optimize ederek, talep dalgalanmalarına karşı daha esnek ve hızlı yanıt verebiliyoruz. Günsan olarak, bütün tedarik zinciri yapımızı değiştiriyoruz. Talep toplamadan, tedarik planlamasına, üretim planlamadan sevkiyat planlamaya ve depo süreçlerinde daha modern, teknolojik algoritmaların olduğu süreçler geliştiriyoruz. 

Yeni fabrikamızda üretim ve depo yerleşim planını, modern endüstri gereçleri ve analiz yöntemleriyle optimize ettik. Depo verimliliğini arttırmak için gelişmiş bir depo yönetim sistemini devreye alıyoruz. Ayrıca, yeni tesisimizde tüm enerji altyapısını izlenebilir hale getirecek şekilde tasarladık . 

Satış ve müşteri deneyimi alanında ise dijital kanallarımızı güçlendirerek bayi ve distribütör ağımızla daha entegre bir yapı oluşturduk. Ürünlerimizin satış süreçlerini dijital platformlar üzerinden takip edebiliyor, müşteri geri bildirimlerini veri analitiğiyle değerlendirerek ürün geliştirme döngüsünü hızlandırıyoruz.

  1. Dijital dönüşüm yolculuğunuzda Yapay Zeka’yı (YZ) kullanıyor musunuz?

Dijital dönüşüm yolculuğumuzda yapay zeka teknolojilerini aktif şekilde kullanıyoruz. Günsan olarak yalnızca ürünlerimizde değil, aynı zamanda iş süreçlerimizde de yenilikçi teknolojilerden faydalanıyoruz. E-ticaret kanalımız Günsan Online’da, yapay zeka destekli kullanıcı deneyimi platformlarıyla çalışıyoruz. Ziyaretçi davranışlarını analiz ederek kişiye özel ürün önerileri sunabiliyor, dinamik kampanya kurguları oluşturabiliyor ve otomatik iletişim senaryoları geliştirebiliyoruz. Bu sayede hem müşterilerimizin alışveriş deneyimini iyileştiriyor hem de operasyonel verimliliğimizi arttırıyoruz.

Yapay zekayı yalnızca dijital pazarlama ve satış süreçlerinde değil, aynı zamanda karar alma mekanizmalarında, veri analitiğinde ve müşteri içgörülerinin derinleştirilmesinde de aktif olarak kullanıyoruz. Biz bu teknolojileri yalnızca bir araç olarak değil, aynı zamanda dijital dönüşüm kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.

  1. Tüm operasyonel süreçleriniz kapsamında Yapay Zeka’nın sağladığı avantajlar ya da karşılaştığınız zorluklar hakkında neler söylemek istersiniz?

Yapay zeka, operasyonel süreçlerimizde bize önemli avantajlar sağlıyor. Özellikle veri analizi, talep tahmini, müşteri davranışı analitiği ve kişiselleştirme gibi alanlarda manuel iş yükünü azaltarak süreçlerimize hem hız hem de doğruluk kazandırıyor. Örneğin e-ticaret operasyonlarımızda, yapay zeka destekli çözümlerle kullanıcı alışkanlıklarını analiz ediyor, bu analizlere dayanarak kişiselleştirilmiş ürün önerileri ve kampanya kurguları geliştiriyoruz. Bu da hem müşteri memnuniyetini hem de satış performansımızı arttırıyor.

Yapay zekayı entegre etmek, yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; aynı zamanda bir kültürel dönüşüm sürecidir. Bu süreçte karşılaştığımız en büyük zorluklardan biri, operasyonları yeniden tasarlamak ve ekiplerimizi bu dönüşüme adapte etmektir. Ayrıca doğru veriye ulaşmak, veri kalitesini sağlamak ve verileri etik kurallar çerçevesinde yönetmek de öncelikli konular arasında yer alıyor. Günsan olarak biz bu dönüşüme bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşıyor, insan odaklı bir anlayışla teknolojiyi süreçlerimize entegre etmeye özen gösteriyoruz

  1. Dijital dönüşümünüz kapsamında, son dönemde pazara sunduğunuz yüksek teknolojiye sahip ve enerji verimliliği ile öne çıkan ürünlerinizle ilgili bilgi alabilir miyiz?

Dijital dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak, son dönemde pazara sunduğumuz akıllı ürün çözümlerimiz, kullanıcı deneyimini ve enerji verimliliğini aynı potada buluşturuyor. Bu yeni nesil ürün gruplarımız, enerji tüketimini optimize ederken aynı zamanda yaşam alanlarında konfor ve güvenlik sunuyor. Özellikle akıllı priz sistemleri, zamanlayıcılı anahtarlar ve enerji izleme özellikli grup prizlerimiz, kullanıcıların elektrik kullanım alışkanlıklarını analiz etmelerine ve buna göre enerji tasarrufu sağlamalarına olanak tanıyor. Bu ürünler, uzaktan kontrol imkanı sunarak cihazların gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiyor; ayrıca maliyetleri düşürürken çevresel etkiyi azaltma noktasında da büyük katkı sağlıyor.

  1. Konut, Ticari ve Endüstriyel çözümler arasında nasıl bir ürün segmentasyonu sahipsiniz?

Konut ve ticari alanların ihtiyaçlarına odaklanarak çözümlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Anahtar ve priz üretimindeki uzmanlığımız, bu segmentlerdeki gücümüzün temelini oluşturuyor. Bunun yanı sıra, şalt ürün gamımızla da ticari ve endüstriyel alanlarda beklentilerin ötesine geçiyoruz. Kompakt şalterler, kontaktörler, termik röleler gibi genişleyen bir endüstriyel ürün yelpazemiz mevcut. Aynı zamanda, tüm ürünlerimizde kullanıcı güvenliğini en üst düzeyde sağlamak için uluslararası standartlara uygunluk ve güvenilirlik ön planda tutuluyor. Müşterilerimizin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda bu ürün grubunu daha da çeşitlendirmek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Önümüzdeki dönemde hedefimiz; konut, ticari ve endüstriyel tüm müşterilerimizin, Günsan markası altında çok daha geniş bir ürün gamına erişebilmesini sağlamak. Her segmentte güvenilir, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunmaya kararlılıkla devam ediyoruz.

  1. Ürünlerinizle ilgili biraz da teknik bilgi alabilir miyiz? Bu sistemlerin çalışma prensipleri, kullanıcıya sunduğu avantajlar ve çevre dostu yönleri nelerdir?

Günsan Elektrik olarak, inşaat sektörüne yönelik 17 bin parçalık geniş ürün yelpazemizle hizmet sunuyoruz. Enerji verimliliği ve kullanıcı dostu teknolojiler temelinde tasarlanan ürünlerimiz, hem konut hem de endüstriyel tesislerde enerji tasarrufu sağlarken, kullanım kolaylığı ve estetik tasarım avantajlarıyla öne çıkıyor. Hareket Sensörü ürünümüz, ortamda insan hareketini algılayarak yalnızca ihtiyaç duyulduğunda elektrik devresini aktif hale getirirken, gereksiz enerji tüketimini önlüyor. Dimmer, aydınlatma seviyesini kullanıcı tercihlerine göre ayarlamaya imkan tanıyor. Voltaj kontrolü sayesinde enerji tüketimini azaltıyor ve 800 Watt’a kadar kapasite sunuyor. Yüksek trafikli alanlarda kullanılan Energy Saver sistemi, odada kimse olmadığında aydınlatma ve elektrikli cihazları otomatik olarak kapatarak önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlıyor. Smart Priz ürünümüz Wi-Fi bağlantısı üzerinden mobil uygulama ve sesli asistanlarla kontrol edilebiliyor. Kullanıcılar, evde ya da ofiste olmasalar bile cihazlarını uzaktan yöneterek gereksiz enerji kullanımını engelliyor.

Portföyümüzü güçlendiren en yeni ürünümüz GEO serisi, elektrik ihtiyaçlarına estetik ve konforlu çözümler sunuyor. Vida gerektirmeyen orta göbek parçası ve geçmeli plastik şaseli monoblock yapısı sayesinde çoklu çerçeve montajını pratik hale getiriyor. Klipsli terminal özelliği kolay bağlantı imkanı sunarken, çerçeve sabitleyici parça gerektirmeden hızlı ve zahmetsiz tuş montajına olanak tanıyor. Zamandan tasarruf sağlayan bu yenilikçi montaj özellikleriyle GEO serisi, hem ev hem de ofis dekorasyonlarına modern ve şık bir dokunuş katıyor.

  1. Sürdürülebilirlik odağında en çok karşılaştığınız zorluklar nelerdir?

Yeni fabrikamızı tasarlarken sürdürülebilirliği temel önceliğimiz olarak belirledik ve bu yaklaşımı Günsan’ın kurumsal misyonunun merkezine yerleştirdik. Bu süreçte en çok karşılaştığımız zorluklardan biri, ekip içinde sürdürülebilirlik konusunda farkındalığı arttırmak ve bu kültürü içselleştirmek oldu. Aynı zamanda pazarda Günsan’ın sürdürülebilir bir marka olarak konumlanmasını sağlamak da önceliklerimiz arasında yer alıyor. Hem iç hem de dış paydaşlarda bu bilinci oluşturmak, sürdürülebilirlik yolculuğumuzun en kritik ve zorlu adımlarından biri. Bu doğrultuda, distribütörlerimizden alt bayilere ve elektrikçilere kadar tüm iş ortaklarımızı da bu dönüşüme dahil etmek, farkındalık yaratma sürecinde karşılaştığımız önemli bir diğer zorluk.

  1. Küresel enerji krizleri ve karbon emisyonu hedefleriniz doğrultusunda, üretim hatlarınızda gerçekleştirdiğiniz enerji verimliliği uygulamalarınız nelerdir?

Enerji krizleri ve küresel karbon salım hedefleri doğrultusunda, Günsan Elektrik olarak üretim süreçlerimizi çevre dostu ve enerji verimliliği odaklı hale getirmek için kapsamlı yatırımlar gerçekleştirmekteyiz. Yeni üretim tesisimizde, Green Factory prensipleri çerçevesinde hayata geçirdiğimiz uygulamalarla sürdürülebilirlik vizyonumuzu somut adımlara dönüştürüyoruz. Bu kapsamda, enerji ihtiyacımızın önemli bir kısmını karşılamak üzere güneş enerjisi altyapısı kurulumu gerçekleştirdik ve yenilenebilir kaynaklara geçiş sürecimizi hızlandırdık. Yağmur suyu toplama ve geri dönüşüm sistemleri ile su tüketimimizi minimize ederken, kompresörlerde oluşan atık ısıyı kış aylarında tesisin ısıtma ihtiyacında kullanarak enerji tasarrufu sağlıyoruz. Ayrıca, plastik enjeksiyon hatlarında uyguladığımız üretim izleme yazılımları sayesinde enerji tüketimini %10 oranında azaltmayı başardık. 

  1. Bu kapsamda geri dönüşüm, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı konularında neler yaptıklarınızı öğrenebilir miyiz?

Sürdürülebilirlik stratejimizin temelinde geri dönüşüm, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji kullanımı yer alıyor. Bu doğrultuda, üretim süreçlerimizde oluşan plastik ve metal atıkları ‘Sıfır Atık’ hedefimiz doğrultusunda titizlikle ayrıştırıyor ve geri dönüştürülebilir malzemeleri yeniden işleyerek çevresel etkileri en aza indirmeyi amaçlıyoruz. Özellikle plastik enjeksiyon hatlarımızda, enerji verimliliği yüksek makinelerle üretim yaparak ortaya çıkan atıkları geri kazanıyoruz. Ambalaj atıkları, elektronik hurdalar ve kimyasal maddeler gibi diğer atık türlerini de ilgili yasal düzenlemelere uygun olarak lisanslı firmalar aracılığıyla bertaraf ediyor veya geri dönüşüm sürecine dahil ediyoruz. Bunun yanı sıra, güneş enerjisi altyapısına yaptığımız yatırımlar sayesinde yeni üretim tesisimizde enerji ihtiyacımızın büyük bir kısmını yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyor, böylece hem maliyetleri azaltıyor hem de karbon salımını önemli ölçüde düşürüyoruz. Tüm bu çalışmalar, çevre dostu bir üretim anlayışını somut hale getiren ve geleceğe karşı sorumluluklarımızı yerine getirmemizi sağlayan önemli adımlardır. Önümüzdeki dönemde bu alandaki yatırımlarımızı arttırarak hem çevreye hem de topluma değer katmaya devam edeceğiz.

  1. Son olarak, geleceğe dair öngörülerinizi ve röportajımızın sonuna eklemek istediklerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Günsan Elektrik olarak, önümüzdeki dönemde hem bölgesel hem de küresel pazarda daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyoruz. Özellikle ihracat ciromuzdaki payı arttırmak adına, başta Orta Asya ve Baltık ülkeleri olmak üzere yeni pazarlarda aktif olarak yer almak, en önemli önceliklerimiz arasında. 2025 yılı için belirlediğimiz stratejik planlar doğrultusunda, Avusturya, Kazakistan ve Hollanda gibi pazarlarda daha güçlü bir varlık göstermeyi ve bu pazarlarda yapı market segmentine özel ürünlerimizle öne çıkmayı amaçlıyoruz.

Bununla birlikte, sadece ticari başarı değil, çevresel ve toplumsal sorumluluklarımız da büyüme hedeflerimizin ayrılmaz bir parçası. Çevre dostu ambalajlama çözümleri ve sürdürülebilir ürün gruplarımız ile markamızı global ölçekte çevre bilinci yüksek bir üretici olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu

Yayınlandı

-

 

Kastamonu Entegre’nin iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncü durağı İzmir oldu. Ankara ve Kayseri’nin ardından İzmir’de sektör profesyonelleriyle bir araya gelen Kastamonu Entegre bölgenin ihtiyaçlarını ve sektöre yön veren yeni yaklaşımları birlikte değerlendirdi.

Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncüsünü 6 Ekim’de İzmir’de gerçekleştirdi. Ankara ve Kayseri’nin ardından düzenlenen buluşmada şirket, Ege Bölgesi’ndeki iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi.

Üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinde rol alan iş ortaklarını bir araya getiren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, sektörün ihtiyaçlarını farklı uzmanlıkların bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor. İzmir buluşmasında bayiler, mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar ve üreticiler; değişen müşteri beklentilerini, bölgedeki pazar dinamiklerini ve bunların ürün seçimi ile uygulama süreçlerine yansımalarını birlikte değerlendirdi.

Ege Bölgesi’nin üretim, ticaret ve tasarım ekosisteminin önemli merkezlerinden İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte, Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün portföyü sektör profesyonelleriyle buluştu. Etkinlik kapsamında oluşturulan showroom alanında ürünlerin farklı kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sunduğu avantajlar aktarılırken katılımcılar, Kastamonu Entegre’nin yenilikçi çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu.

Kastamonu Entegre Global Ürün Yönetimi Grup Müdürü Hande Okul Yılmaz, İzmir buluşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Ankara ve Kayseri’nin ardından Bölgesel İş Ortakları Buluşmalarımızın üçüncü durağı olan İzmir’de, Ege Bölgesi’ndeki iş ortaklarımızla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. İzmir buluşmamızda da diğer buluşmalarımızda olduğu gibi ürünlerimizi yakından inceleyebilecekleri, renk, doku ve yüzey seçeneklerini bir arada görebilecekleri bir deneyim alanı oluşturduk. Eylül ayında gerçekleşen INTERMOB’da sergilediğimiz yenilikleri de bu alana taşıyarak iş ortaklarımıza yeni ürünlerimizi ve sundukları tasarım olanaklarını kendi bölgelerinde yakından tanıma fırsatı sunduk. Ürünlerimizin farklı tasarım ve uygulama ihtiyaçlarına nasıl karşılık verdiğini birlikte değerlendirmek ve iş ortaklarımızın görüşlerini doğrudan dinlemek, ürün yönetimi çalışmalarımız açısından da değerli. Bu buluşmalarla, ürünlerimiz etrafında kurduğumuz iletişimi güçlendirmeyi ve bölgesel ihtiyaçları daha yakından anlamayı hedefliyoruz.”

Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları İstanbul’da Devam Edecek

Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı sürdürüyor. Ankara, Kayseri ve İzmir’de gerçekleştirilen buluşmalarla yerel dinamikleri yakından takip eden şirket, sektör paydaşlarıyla ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın bir sonraki durağı İstanbul olacak.

Okumaya Devam Et

GENEL

Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimi Türk İş Dünyasıyla Küresel Arenaya Taşınacak

Yayınlandı

-

Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, Türk özel sektöründe sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası iş dünyasına taşınması hedefleniyor.

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iş dünyasında da yeni iş birlikleriyle güçleniyor.

Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik ve sıfır atık alanındaki dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş birliğine gitti. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile DEİK Başkanı Nail Olpak tarafından imzalanan protokolle, DEİK üyesi kuruluşlar ve İş Konseyleri nezdinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesinin önü açıldı.

Samed Ağırbaş: “Önemli Bir İş Birliğini Hayata Geçiriyoruz”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümü açısından önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, “Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden, ‘Dünya Ortak Evimiz’ anlayışını Türkiye’den dünyaya taşıyan Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu özellikle ifade etmek isterim. 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün; atığın yönetilmesinin ötesinde, kaynakların korunmasını, verimliliği, döngüsel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan kapsamlı bir dönüşüm modeline ulaşmıştır. Bu vizyonun ülkemizin çevre ve iklim politikalarına güçlü biçimde yansımasında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ile Sayın Murat Kurum’un kararlı uygulama yaklaşımı önemli bir yere sahiptir” dedi.

“DEİK’in Güçlü Uluslararası İş Ağı Büyük Bir Fırsat Sunuyor”

Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil; üretim, yatırım, rekabetçilik ve ekonomik kalkınma meselesi olduğunu belirten Ağırbaş, “DEİK’in İş Konseyleri ve üye kuruluşları aracılığıyla sahip olduğu güçlü uluslararası iş ağı, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi deneyimini küresel iş dünyasına taşımamız açısından büyük bir fırsat sunuyor. Bu vizyonun uluslararası ölçekteki karşılığını, Haziran ayında ikincisini gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık Forumu’nda da gördük. 183 ülkeden katılımın sağlandığı Forum, sıfır atığın artık sadece çevre politikalarının değil; iklim eyleminin, ekonomik dönüşümün ve uluslararası iş birliğinin de önemli bir unsuru olduğunu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.

“Hedefimiz Türkiye’nin Sıfır Atık Deneyimini Dünyaya Uygulama ve İş Birliği Modeli Olarak Sunan Bir Ülke Olması”

İş birliği için DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve DEİK’in yönetimine teşekkür eden Ağırbaş, “Hedefimiz Türkiye’nin sıfır atık deneyimini dünyaya uygulama ve iş birliği modeli ile sunan bir ülke olmasıdır. COP31 sürecinde de bu yaklaşımı güçlendireceğiz. İklim gündemini yalnızca taahhütler üzerinden değil; yatırımlar, teknolojiler, finansman ve sahadaki somut uygulamalar üzerinden ele alacağız” dedi.

Nail Olpak: “DEİK Olarak, Ticari Diplomasi Faaliyetlerimize İklim Diplomasisi Kavramını da Dahil Edeceğiz”

DEİK Başkanı Nail Olpak ise, “Ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31’e çok az bir süre kaldı ve DEİK olarak biz de bu süreçte iş dünyası olarak verebileceğimiz katma değeri ortaya koyabilmeye çalışıyoruz. COP toplantıları ilk ortaya çıktığı zaman, sadece hükümetler arası iklim müzakerelerinin görüşüldüğü bir platformdu. Ancak günümüzde, iklim konuları aynı zamanda ekonomi ve iş dünyasının da ana gündem maddelerinden birisi oldu. Yeşil ekonomiye geçiş, döngüsel ekonomi, yeşil finansman gibi birçok alt başlıkta ve yeniden düzenlenen küresel ticarette iş dünyasının da kaçınılmaz ve önemli bir rolü bulunuyor. Bu çerçevede biz de DEİK olarak iklim diplomasisini ticari diplomasi faaliyetlerimizin ana unsuru olarak görüyor ve COP31 öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere atılacak adımlarda iş dünyamızla birlikte hareket etmeye devam ediyoruz. İş dünyası olarak en önemli önceliğimiz öngörülebilirlik. Bugün hayatımıza çok daha önemli yeni bir rekabet alanı eklendi: güven rekabeti. Güven hem iş dünyasının hem de devletlerin en fazla önem verdiği başlık haline geldi ve böyle olmaya da devam edecek” dedi.

“Sıfır Atık Vakfı ile Yakın İş Birliği İçindeyiz”

“COP31 gibi çok taraflı ve katmanlı bir sürece girerken, iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kurumları da kendilerine güvenli ortak arayışı içerisinde” diyen Olpak, şöyle devam etti:

“DEİK olarak, bu süreçte uzun zamandır Sıfır Atık Vakfı ile yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi kapsamında, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Liderler Toplantısı’nı bizim düzenlememizi arzu ettiler. DEİK de yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetlerine iklim diplomasisi kavramını da dahil ederek, her zaman olduğu gibi iş dünyası ile kamu arasında bir arayüz vazifesi görüyor. DEİK ailemiz ile Sıfır Atık Vakfı arasında bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle, mevcut iş birliğimizi daha üst seviyeye çıkararak, başta döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olmak üzere, sürdürülebilirlik alanında daha etkin bir koordinasyon merkezi kuracağız.”

İmza töreninin ardından, Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilerek sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanlarında özel sektörün rolü ve küresel sürdürülebilirlik gündemine katkı sağlayacak iş birliği alanları ele alındı.

Sıfır Atık Yaklaşımı İş Dünyasının Uluslararası Faaliyetlerine Taşınacak

İş birliğiyle, sürdürülebilirlik ilkelerinin dış ticaret ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde daha güçlü şekilde ele alınması ve Türk özel sektörünün uluslararası arenada sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanında öncü konuma taşınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

Hisense, Türkiye Pazarına Özel bir Lansman ile Giriş Yaptı

Yayınlandı

-

 

Dünya genelinde tüketici elektroniği ve ev teknolojilerinin lider markalarından Hisense, Türkiye pazarına özel bir lansmanla adım attı. “İçindeki Işığı Hisset” temasıyla gerçekleştirilen lansmanda katılımcılar, yüksek teknoloji ürünü Hisense ürünlerini deneyimleme fırsatı buldu.
 
Küresel tüketici elektroniği ve ev teknolojilerinin liderler  markalarından Hisense, Türkiye operasyonlarını özel bir lansmanla başlattı. “İçindeki Işığı Hisset” temasıyla düzenlenen ve Hisense’in yüksek teknolojili ürünlerinin deneyimlendiği lansman; iş ortakları, sektör temsilcileri ve teknoloji sektörünün yoğun katılımıyla gerçekleşti.

 

Kullanıcı odaklı inovasyon anlayışı ve küresel mühendislik birikimini paylaşma hedefiyle sektöre adım atan Hisense, ilk aşamada yaşam alanlarına sinematik konfor sunan yüksek teknoloji ürünü televizyonları ve üstün iklimlendirme performansı sağlayan akıllı klima modelleriyle Türkiye’deki tüketicilerle buluştu.

Hisense Teknoloji Ekosistemi İlk Kez Bir Arada Deneyimlendi
Lansmanın öne çıkan ürünlerinden biri, Hisense’in RGB MiniLED teknolojisini 116 inç dev ekranla buluşturan 116UXQ modeli oldu. Davetliler, RGB MiniLED ailesinin UR8 ve UR9 modellerinin yanı sıra Türkiye’de satışta bulunan ULED MiniLED ve Hi-QLED serilerini de yakından inceleme fırsatı buldu. 65 inçten 116 inçe uzanan farklı ekran boyutlarındaki Hisense televizyonlar; görüntü kalitesi, renk performansı, ekran büyüklüğü ve akıcı görüntü deneyimiyle etkinlik boyunca ziyaretçilerin deneyimine sunuldu.

 

Televizyonların yanı sıra Hisense’in Türkiye’deki Hi-Smart, Max Comfort ve Energy Pro X klima serileri ile Air Master modeli de lansmanda sergilendi. Marka, mevcut ürün gamının ötesindeki global ürün ekosistemini ise “Hisense ile Geleceğin Evi” konseptiyle ziyaretçilere tanıttı. Henüz Türkiye’de satışa sunulmayan beyaz eşya ve küçük ev aletlerinin de yer aldığı deneyim alanı, Hisense’in akıllı yaşam vizyonunu ve gelecekte Türkiye’ye taşımayı planladığı daha geniş ürün dünyasını bir arada görme imkanı sundu.

 

“Türkiye’ye Uzun Vadeli Bir Vizyonla Geldik”

 

Lansmanda Türkiye pazarının stratejik önemine vurgu yapan  Hisense Europe CEO’su Hanson Han şu değerlendirmelerde bulundu: ” Hisense olarak yarım asrı aşan teknoloji ve inovasyon deneyimimizin merkezinde çok temel bir vizyon  var: Biz teknolojinin insanlara hizmet etmesi ve günlük hayatı daha iyi hale getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayış global yolculuğumuza yön verdiği gibi, Türkiye’de kuracağımız geleceğe de pusula görevi görüyor.. Türkiye pazarının  yüksek potansiyeline inanıyoruz. Bu nedenle bu pazara  uzun vadeli bir vizyonla giriş yaptık. Türkiye’deki hikayemiz daha yeni başlıyor ve önümüzdeki yıllarda birlikte inşa edeceğimiz yolculuk için büyük bir heyecan duyuyoruz.”

 

“Spor, Teknoloji ve Tüketici Deneyimini Bir Araya Getiriyoruz”
Lansmanda spor sponsorlukları üzerine bir sunum gerçekleştiren Hisense Avrupa Pazarlama Direktörü ve Hisense Avrupa Yönetim Komitesi Üyesi Alenka Potočnik Anžič ise şunları kaydetti: “Hisense’in global büyümesinde yalnızca teknolojiye değil, insanlarla güçlü ve uzun vadeli bağlar kurmaya da yatırım yapıyoruz. Spor da bu yaklaşımın en önemli platformlarından biri. 2016’dan bu yana sürdürdüğümüz FIFA ve UEFA iş birlikleriyle marka görünürlüğünün ötesine geçerek teknolojiyi, futbolu ve taraftar deneyimini bir araya getiriyoruz. Bu uzun vadeli yaklaşım, Hisense’in global bilinirliğini ve tüketici güvenini güçlendirirken perakende iş ortaklarımız için de yeni fırsatlar yaratıyor. Türkiye’de de global marka gücümüzü yerel tüketici deneyimleriyle buluşturarak Hisense’i insanların hayatının doğal bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz.”

 

“Hisense’in Işığını Türkiye’de İş Ortaklarımızla Birlikte Yayacağız”

Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, “Türkiye, Hisense için uzun vadeli potansiyeline inandığımız önemli bir pazar. Bu nedenle önceliğimiz yalnızca ürünlerimizi satışa sunmak değil, yerel ekibimiz, güçlü satış ve dağıtım iş ortaklarımız ve güvenilir satış sonrası hizmet ağımızla doğru temelleri oluşturmak oldu. TV ve klima ile başlayan yolculuğumuzu 2027’den itibaren yeni ürün kategorileriyle kademeli olarak büyütmeyi planlıyoruz. Bu yolculuğun merkezinde ‘Ulaşılabilir Lüks’ yaklaşımımız var. İleri teknolojinin, güçlü tasarımın ve üstün deneyimin yalnızca belirli bir kesime değil, çok daha fazla insana ulaşması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’deki hikayemizi de tek başımıza değil, iş ortaklarımız ve tüketicilerimizle birlikte yazmak istiyoruz. Global hikayemiz 1969’da başladı, bugün ise Türkiye’de yeni bir bölüm açıyoruz. Gelin, Hisense’in ışığını Türkiye’de birlikte yayalım.” dedi.

“Teknolojiyi Hayatın Önünde Değil, Hayatın İçinde Konumlandırıyoruz”

Hisense Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ticari Direktörü Ekin Doğan Çomak ise  “Hisense olarak inovasyonu yalnızca daha yeni, daha hızlı veya daha gelişmiş teknoloji üretmek olarak görmüyoruz. Asıl değer, teknolojinin insanların hayatına dokunduğunda neyi değiştirdiği, neyi kolaylaştırdığı ve insana ne hissettirdiğiyle ortaya çıkıyor. Biz teknolojiyi hayatın önünde değil, hayatın içinde konumlandırıyoruz. İleri teknolojiyi, kaliteli tasarımı ve premium deneyimi daha fazla insan için erişilebilir kılarken Türkiye’de uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Tüketicinin Hisense ile ilk karşılaşmasından ürün deneyimine ve satış sonrası hizmetlere kadar her noktada aynı kaliteyi ve güveni sunmak istiyoruz.” diye konuştu.
Hisense,  ilk aşamada satışa sunduğu 55, 65 ve 75 inç boyutlarında  Hi-QLED ve ULED MiniLED TV serisinin yanı sıra küresel pazar liderliğini elinde bulundurduğu 100 inç ve üzeri TV serilerini 2027 itibariyle Türkiye’ye taşıyacak. Ayrıca giriş segmentinden premium segmente uzanan geniş bir yelpazede Hi Smart, Max Comfort, Energy Pro X klima serileriyle farklı ihtiyaç ve beklentilere yanıt veriyor.
 
Futbol Heyecanı Hisense Ekranlarına Taşındı
Lansman, basın toplantısının ardından, teknoloji ve futbolu bir araya getiren özel bir deneyimle devam etti. Eski milli futbolcular Volkan Demirel ve Caner Erkin, Hisense RGB MiniLED ekranlarında konsol üzerinden karşı karşıya geldi. Keyifli rekabete sahne olan aktivite, davetlilere Hisense televizyonların geniş ekran deneyimini, görüntü kalitesini ve hareketli sahnelerdeki akıcılığını doğrudan deneyimleme fırsatı sundu.
“İçindeki Işığı Hisset” teması etrafında teknoloji, spor ve eğlenceyi bir araya getiren gece, ürün deneyimlerinin ardından Ezgi Alaş’ın sahne performansıyla devam etti. Davetlilerin Hisense’in farklı teknoloji ve yaşam kategorilerini yakından keşfettiği lansman, müzik performansıyla sona erdi.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Winsa


Kapanma Süresi 20Saniye