Filli Boya’nın Dijital Dönüşüm Yolculuğu: Yapay Zekâ ile Güçlenen Global Vizyon - Yapı İnşaat Dergisi
Bizimle iletişime geçin

GENEL

Filli Boya’nın Dijital Dönüşüm Yolculuğu: Yapay Zekâ ile Güçlenen Global Vizyon

Yayınlandı

-

Nippon Paint – Betek İnşaat Grubu Marka Direktörü Çağdaş Korkmaz


Üretimden satışa, ustalarla iletişimden müşteri memnuniyetine kadar her aşamada yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerle verimliliği artıran Filli Boya, sürdürülebilir ve çevik bir gelecek için güçlü adımlar atıyor.

  • Öncelikle; firmanızı kısaca tanıyarak, Dijital Dönüşüm Yolculuğunuz hakkında bilgi alabilir miyiz? 

Filli Boya, 1988 yılında temelleri atılan ve 2019 yılı itibariyle dünyanın en büyük boya üreticilerinden biri olan Japonya merkezli Nippon Paint çatısı altında faaliyetlerini sürdüren güçlü bir marka. Bu stratejik dönüşümle birlikte yalnızca ürün kalitemizi değil; yönetim anlayışımızı, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı ve dijitalleşme vizyonumuzu da küresel bir seviyeye taşıdık. Bu vizyon doğrultusunda dijitalleşmeyi, iş yapış biçimimizin merkezine yerleştiriyoruz. Dijital dönüşüm bizim için yalnızca bir BT yatırımı değil; müşteri deneyimini uçtan uca geliştirmeye yönelik kapsamlı bir atılımdır. Özellikle son yıllarda bu alana ciddi yatırımlar yaptık. Tedarikten üretime, lojistikten satış kanalına kadar tüm süreçlerimizi dijitalleştirerek hem hız kazandık hem de daha çevik bir yapıya kavuştuk. Üretim tarafında verimlilik ve kaliteyi artırmak amacıyla yapay zekâ destekli planlama sistemleri, otomasyon teknolojileri ve akıllı üretim altyapıları kurduk. Bu sistemler sayesinde olası darboğazları önceden öngörebiliyor ve kapasite kullanımını maksimum seviyeye çıkarabiliyoruz.

  • Dijital dönüşüm yolculuğunuzda Yapay Zeka’yı (YZ) kullanıyor musunuz? Tüm operasyonel süreçleriniz kapsamında Yapay Zeka’nın sağladığı avantajlar ya da karşılaştığınız zorluklar hakkında neler söylemek istersiniz?

Dijital dönüşüm sürecimizde yapay zekâdan aktif olarak yararlanıyoruz. Özellikle üretim planlaması, talep tahmini, kalite kontrol ve geri bildirim analizi gibi alanlarda yapay zekâ bize önemli bir hız ve isabet avantajı sağlıyor. Bu sayede kaynaklarımızı daha verimli kullanıyor, karar alma süreçlerimizi optimize edebiliyoruz. Elbette bu dönüşümde bazı zorluklar da yaşanıyor. En büyük ihtiyaç, doğru veriyle beslenen altyapıların oluşturulması ve kurum içi adaptasyonun sağlanması. Ancak bu süreci bir yatırım olarak görüyor, uzun vadede geri dönüşünü çok net alacağımıza inanıyoruz.

  • Müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik attığınız adımlarda gelişen teknolojinin gücünü nasıl kullanıyorsunuz? 

Tüm iş süreçlerimizde ve paydaşlarımız arasında kurduğumuz geniş ekosistemde, teknolojinin sunduğu avantajları kullanmak bizim için büyük bir öneme sahip. Bu ekosistem içinde ustalarımız bizim için en önemli paydaşlardan biri. 20 yılı aşkın süredir ustalarımızı her geçen gün değişen teknolojilerin sağladığı tüm imkanları kullanarak geliştirmeyi ve dönüştürmeyi temel iş hedeflerimizden biri olarak görüyoruz.

Mobil dünyaya geçişimizle birlikte, ustalarımızla iletişimimiz hız kazandı, daha pratik hale geldi ve tamamen iki yönlü etkileşime dönüştü. Ustalarımızla Çağrı Merkezi, WhatsApp, canlı chat, sosyal medya ve anket uygulamaları gibi birçok farklı kanal aracılığıyla 7 gün 24 saat iletişim halindeyiz. Ustalarımızla sürekli iletişim kurarak, onların içgörülerini anlamaya çalışıyor ve beklentilerine tam ve doğru şekilde yanıt veriyoruz. Sadece satın alma alışkanlıklarını değil, aynı zamanda iç görülerini doğru şekilde anlamak ve onlara özel çözümler sunmak, müşteri memnuniyetini artırmak için büyük önem taşıyor. Bu nedenle, teknolojiyi ustalarımızla etkileşimimizi geliştirmek ve onların ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilmek için aktif bir şekilde kullanıyoruz.

  • Müşteri Destek Hizmetlerinizde Yapay Zeka’dan faydalanıyor musunuz? Akıllı arıza tespit sistemleri ya da uzaktan izleme çözümleri gibi uygulamalarınız var mıdır? Bu doğrultuda müşterilerinizden aldığınız geri bildirimler için neler söylemek istersiniz?

Dijitalleşme tüm sektörleri hızla dönüştürürken, daha da konuşkan ve kişisel bir ton benimsedik. Tüketici ile birebir ve gerçek zamanlı bir bağlantı kurarak, anında çözümler sunarak, deneyim geliştirerek bu geniş ekosistem içinde en doğrusuna kavuşması için çalışmaya devam ediyoruz.  Bu noktada müşteri destek hizmetlerimizi güçlendirmek ve daha proaktif bir deneyim sunmak adına yapay zekâ tabanlı sistemlerden yararlanıyoruz. Bu sistemler sayesinde servis süreçlerimiz ciddi anlamda hızlandı ve kullanıcı memnuniyeti de belirgin şekilde arttı. Aynı zamanda müşterilerimizle etkileşim kurduğumuz dijital kanallarda, yapay zekâ destekli chatbot’lar ile ilk aşamadaki talepleri hızlıca karşılayabiliyor, daha karmaşık konularda ise ilgili ekiplerimize sorunsuz yönlendirme sağlayabiliyoruz. “Hey Filli” chatbot’umuz 2022 yılında canlıya alındı, bugüne kadar da yaklaşık 200 bin kişinin sorusunu cevapladı. 

Bunun yanında, 2020’de başlatılan e-ticaret çalışmalarımız 2024’te hayata geçirdiğimiz “Dijital Bayim” projesi ile yeni bir boyut kazandı. Filli Boya internet sitesinden ya da Trendyol gibi pazar yerlerinden 7/24 satın alınan boyaları, tüketicilere adreslerine en yakın olan “Filli Boya Plus” bayisi gönderiyor. Böylece, bu bayilerimiz ile e-ticaret kanalında da tam entegre çalışıyoruz. 

Tüm bu çalışmaların başarısının kaynağı, Filli Boya’nın kolektiflik ilkesine dayanıyor. Müşteri Deneyim ekiplerimizin müşteri beklentilerini doğru şekilde BT ekiplerimize yönlendirmesi ve rehberlik etmesi, BT ekiplerimizin de en güncel ve sektörümüze en uygun teknolojileri kullanarak projelerde liderlik etmesi başarımızın anahtarını oluşturuyor. Müşteri Deneyim ekiplerimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlamak ve onların beklentilerine tam olarak cevap vermek için müşteri geri bildirimlerini topluyor, analiz ediyor ve BT ekiplerimize doğru yönlendirmelerde bulunuyor. Bu sayede, teknolojiyi müşteri deneyimini geliştirmek için etkili bir şekilde kullanabiliyoruz. BT ekiplerimiz ise sektörümüzdeki en son teknolojileri yakından takip ederek, projelerimizi yönetiyor ve uygulamaya geçiriyor. İhtiyaçlarımıza en uygun olan teknolojileri belirleyerek, süreçlerimizi optimize ediyor ve verimliliği artırıyoruz. Ayrıca, BT ekiplerimiz sürekli olarak güncel kalabilmek için eğitimlere katılıyor ve sektördeki en iyi uygulamaları takip ediyor.

Müşteri beklentilerini anlamak, teknolojiyi doğru şekilde kullanmak ve projeleri başarıyla yönetmek için tüm ekiplerimiz birlikte çalışıyor. Bu kolektif çalışma yaklaşımı sayesinde, teknolojiyi kendi ekosistemimizde oldukça etkili bir şekilde kullanabiliyoruz. Geri bildirimlere baktığımızda, müşterilerimizin özellikle hız ve çözüm odaklılık konusunda bu yeni sistemlerden memnun olduklarını görüyoruz. Onlara daha öngörülebilir, kesintisiz ve kontrollü bir deneyim sunmak bizim için her zaman öncelikli.

  • Dijital dönüşümünüz kapsamında, son dönemde pazara sunduğunuz yüksek teknolojiye sahip ürünlerinizle ilgili bilgi alabilir miyiz?

Dijital dönüşüm sürecimiz yalnızca operasyonlarımızı değil, ürün geliştirme süreçlerimizi de kökten etkiledi. Özellikle Ar-Ge yatırımlarımızı bu doğrultuda artırarak, yüksek teknolojiye sahip ürünleri pazara sunmaya odaklandık. Son dönemde geliştirdiğimiz dış cephe boyamız Nucleus, bunun en güzel örneklerinden biri.  

Günümüzde etkisi giderek artan küresel iklim değişikliğinin sonucu olarak ani şiddetli yağışlar, artan gece ve gündüz sıcaklık farkları, artan hava kirliliği, güneşin zararlı ışınları hayatın her alanını olduğu gibi binaları da etkiliyor. Etkileri giderek artan küresel iklim değişikliği, dış cephe boyalarının daha dayanımlı hale gelmelerini mecbur kılıyor. Frontier Polymer Technology® ile geliştirilmiş 3D koruma etkili dış cephe boyası Nucleus ile bu duruma meydan okuyoruz. 

Aşırı yağışlarda binanın daha az ıslanmasını sağlaması ve cephedeki nemin dışarı atılmasına yardımcı olması, bir dış cephe boyasında aranan en önemli özelliklerden. Sahip olduğu silikon aşılanmış polimer teknolojisi sayesinde “maksimum nefes alma” özelliği ile cephedeki nemin hızla dışarı atılmasını sağlayan Nucleus ürünümüz, “maksimum su iticilik” göstererek ıslanmaya karşı cephelere dayanım kazandırıyor. Fotokatalitik özelliği sayesinde ise dış cephenin kendi kendini temizlemesine olanak verirken, yüksek UV direncine sahip olması, renklerin uzun yıllar kalıcı olmasını sağlıyor. Türkiye’de ilk kez maksimum su iticilik, maksimum nefes alma ve kendi kendini temizleme (fotokatalitik) özelliklerini bir araya getiren Nucleus, soft parlak dokusu ile cephelere dikkat çekici bir görünüm kazandırıyor.

  • Sürdürülebilirlik odağında en çok karşılaştığınız zorluklar nelerdir? 

Uzun yıllardır sürdürülebilirlik yaklaşımımızı, Birleşmiş Milletler’in (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ile uyumlu ve rasyonel bir temel üzerine inşa etmeye çalışıyoruz. Bağlı olduğumuz Japonya merkezli Nippon Paint Group da bu yaklaşımı benimsemekte ve desteklemektedir. Bildiğiniz üzere BM’nin 17 kalkınma hedefi bulunuyor ve bunlardan 10’u, günlük çalışmalarımızın yoğunlaştığı alanlar arasında yer alıyor. Bu hedefleri daha sade bir şekilde ifade etmek gerekirse, üç ana başlık üzerinde yoğunlaşıyoruz: Öncelikli olarak çevre ve güvenlik alanlarına odaklanılmakta, bu çerçevede iklim krizi kritik bir unsur olarak öne çıkmaktadır. İkinci öncelik ise, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ürünlerin geliştirilmesi ve bu doğrultuda inovasyon kapasitesinin artırılmasıdır. Üçüncü ve en önemli başlıklardan biri ise insan ve toplumdur; burada topluma daha kapsayıcı ve çeşitliliği artıran bir yaklaşımla destek vermek, sürdürülebilir bir toplum olma hedefimiz doğrultusunda önceliklerimiz arasında yer almaktadır.

Sürdürülebilirlik bizim için uzun vadeli bir taahhüt. Elbette bu alanda en büyük zorluk, sadece kendi üretim süreçlerimizi değil, tüm tedarik zincirimizi aynı yaklaşımla dönüştürmek. Bazı çevre dostu malzemelerin yüksek maliyeti ve altyapı uyumları da zaman zaman süreci zorlaştırabiliyor. Ama biz bu dönüşümü bir sorumluluk olarak görüyor ve bu yönde farklı uygulamaları devreye alıyoruz. 

  • Son olarak, geleceğe dair öngörülerinizi ve röportajımızın sonuna eklemek istediklerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Geleceğe yönelik öngörülerimiz oldukça heyecan verici. Boya sektöründe inovasyonun hız kesmeden devam edeceğini ve özellikle sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve kişiselleştirmenin ön planda olacağını söyleyebilirim. Özellikle sürdürülebilirlik, artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldi. Nippon Paint – Betek olarak, çevreye duyarlı ve enerji verimliliği sağlayan ürünler geliştirmeye odaklanmaya devam edeceğiz. Geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımı ve üretim süreçlerimizde karbon ayak izimizi azaltma yönündeki çalışmalarımız yoğunlaşarak devam edecek. Tüketicilerin de bu konuda bilinçlenmesiyle birlikte, çevre dostu ürünlerin pazar payı daha da artacak.

Dijitalleşme, müşteri deneyimini tamamen dönüştürmesiyle birlikte online satış kanalları ve dijital pazarlama stratejileri, markaların tüketicilere ulaşmasında kritik bir rol oynayacak. Biz de bu alandaki yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. Kişiselleştirme trendi ise her sektörde olduğu gibi boya sektöründe de yükselişte. Geliştirdiğimiz Renxmatik sistemi sayesinde, satış noktalarına getirdiğiniz renk örneklerini ölçerek, renk kodunu çıkarıyoruz. Bu kodu makineye yükleyerek kişiye özel renk seçenekleri oluşturuyoruz. Müşteriler, artık sadece standart renklerle yetinmeyip, kendi tarzlarını ve kişiliklerini yansıtan özel renk ve doku arayışında. Bu da bize, onlara daha fazla seçenek sunma ve hatta kişiye özel renk üretimleri yapma fırsatı sunuyor. Böylece Filli Boya olarak müşterilerimizin hayallerindeki renkleri gerçeğe dönüştürerek, tüketicinin aradığı ilham ve imkânı, kişiselleştirilmiş biçimde sunuyoruz. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

İklimle mücadelede en erişilebilir çözüm: Yalıtım

Yayınlandı

-

 
İklim krizine karşı mücadelede enerji verimliliği kritik rol oynarken, yalıtım çözümleri karbon salımını azaltmanın en etkili ve erişilebilir yollarından biri olarak öne çıkıyor. ODE Yalıtım, geliştirdiği yüksek performanslı ürünlerle enerji verimliliğini artırırken, üretim süreçlerinde hayata geçirdiği sürdürülebilirlik adımlarıyla da iklim dostu dönüşümünü güçlendiriyor.
 
İklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl daha görünür hale geliyor. Bu durum, enerji verimliliğini küresel ölçekte en kritik başlıklardan biri haline getiriyor. Toplam enerjinin yüzde 33’ü binalarda tüketilirken, ısıtma ve soğutma ihtiyacı karbon salımlarının da temel nedenleri arasında yer alıyor. Bu noktada yalıtım, enerji tasarrufu sağlarken sera gazı emisyonların azaltılmasına da büyük oranda katkı sağlıyor.
 
ODE Yalıtım da bu dönüşümü yalnızca ürünleriyle değil, üretim süreçleriyle de destekliyor. Şirket, sürdürülebilir üretim vizyonu doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam ederken, üretim tesislerinde enerji verimliliği ve kaynak kullanımını iyileştirmeye yönelik uygulamalar gerçekleştiriyor. Eskişehir tesislerinde kullanılan çatı tipi güneş enerji sistemlerinin yanı sıra, Çorlu üretim tesisinde de yenilenebilir enerji kullanımını destekleyecek çalışmalar yürütülüyor.
 
“Yalıtım, iklim kriziyle mücadelede en etkili çözümlerden biri”
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, Dünya İklim Günü’nde yaptığı değerlendirmede yalıtımın iklim kriziyle mücadeledeki rolünü şu sözlerle vurguluyor: “Küresel ölçekte enerjinin üçte biri binalarda tüketiliyor. Isıtma ve soğutma kaynaklı enerji ihtiyacı ise karbon salımlarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Doğru tasarlanmış ve standartlara uygun uygulanan yalıtım sistemleri, binalarda enerji tüketimini yüzde 70’e kadar azaltabiliyor. Bu da yalnızca enerji faturalarında düşüş anlamına gelmiyor; aynı zamanda karbon emisyonlarının azalması ve doğal kaynakların korunması açısından da doğrudan bir iklim katkısı sağlıyor. Bu yönüyle yalıtım, iklim kriziyle mücadelede en hızlı ve en erişilebilir çözümlerden biri olarak öne çıkıyor.”
 
“İklim krizi için tüm sektörler sorumluluk almalı”
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, iklimle mücadelenin çok boyutlu bir yaklaşım gerektirdiğine dikkat çekerek şunları söylüyor: “İklim krizi, tüm sektörlerin sorumluluk almasını gerektiren küresel bir mesele. Biz bu sürece hem ürün geliştirme hem de üretim altyapımızı dönüştürme perspektifiyle yaklaşıyoruz. Yalıtım, binalarda ve sanayide enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşüren en etkili ve ekonomik çözümlerden biri. Bununla birlikte üretim süreçlerimizde yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya ve karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
 
Çevre odaklı yaklaşımını küresel pazarlara da taşıyan ODE Yalıtım, Türkiye’nin yalıtım malzemeleri ihracatının yüzde 17’sini gerçekleştiriyor. Şirket, İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) tarafından düzenlenen İhracatın Liderleri Ödül Töreni’nde “Yalıtım Malzemeleri İhracatı” kategorisinde 2022’den beri ihracat şampiyonu.

Okumaya Devam Et

GENEL

Sistem Alüminyum, Saha Expo’da dövme ve ekstrüzyon çözümlerini sergiledi

Yayınlandı

-

Türkiye’nin savunma, havacılık ve ileri teknoloji sanayilerine odaklanan önemli organizasyonlarından SAHA EXPO, bu yıl da sektörün öncü firmalarını İstanbul’da bir araya getirdi. Sistem Alüminyum da fuarda yer alarak savunma sanayisine yönelik yüksek katma değerli çözümlerini sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Özellikle dövme ve ekstrüzyon çözümlerimiz, ziyaretçiler ve sektör temsilcileri tarafından büyük ilgi gördü.

Küresel savunma ve havacılık sanayisinin en prestijli buluşmalarından biri olarak kabul edilen Saha Expo 2026, sektörün global ölçekte en önemli buluşma noktaları arasında yer alıyor. Üreticileri, mimarları, mühendisleri ve yatırımcıları bir araya getiren organizasyonda Sistem Alüminyum, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerini tanıttı. Fuarda özellikle alüminyum dövme ve ekstrüzyon alanındaki üretim kabiliyetlerini öne çıkaran Sistem Alüminyum’un Savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu yüksek mukavemetli, hassas toleranslı ve kritik uygulamalara uygun alüminyum çözümleri ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve sektör buluşmalarıyla SAHA EXPO, Sistem Alüminyum açısından verimli ve başarılı bir organizasyon oldu.

“Savunma sanayisine değer katmaya devam edeceğiz”

Fuara, Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban da katılım sağladı. Organizasyon kapsamında gerçekleştirilen temaslarda, şirketin savunma sanayiine yönelik stratejik üretim gücü, yüksek mühendislik kabiliyeti ve katma değerli çözümleri sektör temsilcileriyle paylaşıldı. Sistem Alüminyum’un savunma ve havacılık sanayiindeki etkin konumu ile sürdürülebilir büyüme vizyonu, fuar boyunca gerçekleştirilen görüşmelerde bir kez daha öne çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın SAHA EXPO’ya katılımı ise Türkiye’nin milli teknoloji hamlesi doğrultusunda savunma sanayisinde ulaştığı güçlü konumu ve küresel rekabet vizyonunu ortaya koydu. Fuar katılımına ilişkin değerlendirmede bulunan Sistem Alüminyum İcra Kurulu Başkanı Ayhan Yerekaban“SAHA EXPO, savunma ve havacılık sanayimizin ulaştığı teknolojik seviyeyi ve yerli üretim gücünü ortaya koyan çok değerli bir platform. Sistem Alüminyum olarak özellikle dövme ve ekstrüzyon alanındaki yüksek mühendislik kabiliyetlerimizi sektör profesyonelleriyle paylaşmaktan büyük memnuniyet duyduk. Savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu yüksek mukavemetli ve hassas toleranslı alüminyum çözümlerinde, entegre üretim yapımız ve sürdürülebilir yatırım vizyonumuzla ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz.” İfadelerini kullandı. 

“Alüminyumun Geleceğinde İmzamız Var”

“Alüminyumun Geleceğinde İmzamız Var” vizyonuyla hareket eden Sistem Alüminyum; yüksek teknoloji yatırımları, mühendislik gücü ve stratejik sektörlerdeki güçlü varlığıyla Türkiye sanayisinin yükselen değerleri arasında yer alıyor.

30 yılı aşkın üretim tecrübesine sahip Sistem Alüminyum; ekstrüzyon, dövme alüminyum, kompozit panel ve mimari sistemler alanlarında üretim gerçekleştiriyor. Özellikle dövme alüminyum, yüksek mekanik dayanım gerektiren savunma, havacılık, otomotiv, enerji ve denizcilik gibi stratejik sektörlerde kullanılan özel bir üretim alanı olarak öne çıkıyor.

 Tam entegre üretim yapısı sayesinde; dökümden ekstrüzyona, yüzey işlemden mekanik işleme ve dövme teknolojilerine kadar tüm süreçleri tek çatı altında yönetebilen Sistem Alüminyum, bugün yıllık 103 bin ton alüminyum profil, 9 milyon m² kompozit panel ve yaklaşık 7 bin ton dövme alüminyum üretim kapasitesiyle Türkiye sanayisinin güçlü üreticileri arasında yer alıyor.

Okumaya Devam Et

GENEL

BOYA VE KAPLAMA SEKTÖRÜ DÜNYANIN 3’ÜNCÜ, AVRUPA’NIN 2’NCİ BÜYÜK FUARI PAINTISTANBUL’DA BİR ARAYA GELİYOR

Yayınlandı

-

Avrasya’nın en büyük boya ham maddeleri ve kaplama buluşmalarından biri olan Paintistanbul Boya Ham Maddeleri, Yapı Kimyasalları ve Yapıştırıcı Ham Maddeleri Teknolojileri Fuarı’nın basın lansmanı, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla Çırağan Sarayı’nda düzenlendi. Lansmanda, 400’ün üzerinde katılımcı firma ile 10 bini aşkın ziyaretçinin bir araya gelmesi beklenen fuarın kapsamı, sektöre sağlayacağı katkılar ve bu yıl öne çıkacak yenilikçi başlıklar kamuoyuyla paylaşıldı. Lansman kapsamında yapılan konuşmalarda 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle dünya pazarından pay alan Türkiye boya sektörünün 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü vurgulandı.

Avrasya’nın en büyük boya ham maddeleri ve kaplama fuarı olan Paintistanbul Boya Ham Maddeleri, Yapı Kimyasalları ve Yapıştırıcı Ham Maddeleri Teknolojileri Fuarı’nın basın lansmanı Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Başkanı Kenan Baytaş, CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman ve Paintistanbul Fuar ve Kongre Çalışma Grubu Başkanı Hakan Ünel’in ev sahipliğinde düzenlenen lansmanda; sektöre ilişkin değerlendirmeler ve Paintistanbul 2026’ya dair öne çıkan başlıklar paylaşıldı. 

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ​BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Baytaş, boya sanayisinin; üretim kapasitesi, ileri teknoloji altyapısı ve yarattığı yüksek katma değer ile Türkiye ekonomisinin stratejik ve öncü sektörleri arasında yer aldığını söyleyerek, inşaattan otomotive, enerjiden denizciliğe kadar pek çok alanda kritik rol üstlenen sektörün hem koruyucu hem de estetik çözümleriyle modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti. 

BOSAD Başkanı Baytaş: “Sektörümüz 1 Milyon Ton Büyüklüğe Sahip”

Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) olarak, 130’u aşkın üyeyle sektörün yaklaşık yüzde 85’ini temsil eden güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirten BOSAD Başkanı Baytaş, “Katılımcı ve ziyaretçi sayılarıyla dünya çapında kabul gören Paintistanbul yerli ve yabancı firmaları bir araya getirerek boya, boya ham maddeleri ve yapı kimyasalları alanında önemli bir ticaret ve etkileşim köprüsü kuruyor. Bu yıl da fuarımızın sektörümüze, sanayimize ve ülke ekonomimize değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi. 

Türkiye boya sektörüne yönelik bilgiler de paylaşan Baytaş, sektörün hacim olarak 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle dünya pazarından yaklaşık yüzde 2 pay aldığını kaydetti.  2025 itibarıyla 1,5 milyar doları aşan boya ve ham maddeleri ihracatının sektörün uluslararası entegrasyonunu açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Baytaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa’da üretim sıralamasında Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından beşinci sırada yer alıyoruz. Hedefimiz, bu sıralamada daha üst basamaklara çıkarak küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmak. Bölgesel bir üretim üssü olmanın ötesine geçerek, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerle dünya pazarında daha etkin bir rol üstlenmeyi amaçlıyoruz.”

Kayalar: “Sektörümüz 2,47 Milyar Dolarlık Ekonomik Büyüklüğe Sahip”

Etkinlikte konuşan BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tolga Kayalar, küresel boya pazarının 2026’da yaklaşık 198 milyar dolar büyüklüğe ve 48 milyon tonluk hacme ulaşacağını, 2030’a gelindiğinde ise pazarın 227 milyar dolara ve 52,7 milyon tona çıkmasının beklendiğini vurguladı. Türkiye boya sektörünün, köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı ve yaygın KOBİ yapısıyla bölgesinde önemli bir oyuncu konumunda bulunduğunu kaydeden Kayalar, “BOSAD 2024 verilerine göre Türkiye boya sektörü, yaklaşık 926 bin tonluk iç pazar hacmine ve 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip. Üretim gücümüz ile ihracattaki değer payımız arasındaki bu makas, sektörümüzün önündeki en somut büyüme alanını gösteriyor. Yalnızca daha fazla üretmek değil, daha fazla değer yaratmak ve bunu ihracata taşımak işte asıl hedef bu” diye konuştu. 

Akçalı: “Sektörümüzün En Güçlü Yönlerinden Biri Dünya Regülasyonlarına ve Değişen Standartlara Çok Hızlı Adapte Olabilmesi”

Yaptığı konuşmada Türkiye’nin küresel boya sektöründeki avantajları vurgulayan BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Akın Akçalı, “Dünyanın en büyük boya üreticilerinin önemli bir bölümü Türkiye’yi yalnızca bir pazar olarak değil aynı zamanda üretim ve ihracat merkezi olarak değerlendirip büyük yatırımlar yapıyor. Özellikle Avrupa, Afrika ve Orta Doğu pazarlarına yönelik operasyonlarda Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, hızlı üretim kabiliyeti, kaliteli insan kayna ve esnek sanayi yapısı büyük avantaj sağlıyor. Bunun yanında sektörümüzün en güçlü yönlerinden biri de dünya regülasyonlarına ve değişen standartlara çok hızlı adapte olabilmesi” dedi. BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Fuar Komite Başkanı Hakan Ünel de yaptığı konuşmada uluslararası arenada takip edilen, verimli ve sürdürülebilir bir etkinlik gerçekleştirmek istediklerini söyleyerek, farkındalık yaratacak, güçlü bir etki oluşturacak sosyal ve teknolojik etkinlikler planlandığını vurguladı. 

CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Yaman:Avrupa ve Asya’dan çok sayıda katılımcı ve ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz”

BOSAD Yönetim Kurulu Üyeleri’nin ardından söz alan CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman ise bu yıl “Renklerin Büyüsünü Keşfedin” (Discover the Magic of Colours) temasıyla yola çıkan fuarın, yakaladığı ivme ile Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın ise en büyük üçüncü fuarı konumuna yükseldiğini söyledi. Bu yıl katılımcı sayısında rekor kırıldığını söyleyen Yaman sözlerine şöyle devam etti: “Başlangıçta 350 katılımcı hedefiyle yola çıkmış olsak da bugün itibarıyla 35 farklı ülkeden 400’ün üzerinde kayıt alarak beklentilerimizin üzerine çıktık. Almanya, Belçika ve İtalya başta olmak üzere; Avrupa ve Asya kıtalarından çok sayıda katılımcı ve ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz. Yabancı katılımcı oranında yüzde 35 olan hedefimizi, yüzde 46 gibi rekor bir seviyeye taşıdık. Fuarımızın profili de her geçen gün güçleniyor. Boya üreticisi firma oranımızı yüzde 6’dan yüzde 20’ye, genel üretici sayımızı ise yüzde 7’den yüzde 25’e yükselerek nitelikli bir büyüme sergiledi. Katılımcılarımızın yüzde 38’inin fuarımıza ilk kez katılıyor olması, sektördeki değişim ve yenilik arayışının en somut kanıtıdır. Hedefimiz; 70 ülkeden 3 bin 500’ü yabancı olmak üzere, toplam 10 binin üzerinde sektör profesyonelini bu çatı altında buluşturmak” dedi. 

Üç gün sürecek olan organizasyonun, sadece bir ticari platform değil, aynı zamanda sektörel bir “akademi” işlevi göreceğini de vurgulayan Yaman, gerçekleştirilecek oturumlar ve panellerle, en yeni teknolojilerden sürdürülebilirlik çözümlerine kadar sektörün geleceğine hep birlikte ışık tutacaklarını söyledi. 

10 Bini Aşkın Ziyaretçi Bekleniyor

Bu yıl 8’inci kez kapılarını açacak olan Paintistanbul 2026, 17-19 Haziran’da boya, ham madde, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim ekipmanları sektörlerini tek çatı altında buluşturacak. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek organizasyon, sektörün önde gelen firmalarını, karar vericilerini ve uzmanlarını güçlü bir iş ağı içinde bir araya getirmeyi hedefliyor.

İstanbul Fuar Merkezi’nde dört ayrı salonda düzenlenecek organizasyon, toplam 40 bin metrekare brüt ve 14 bin metrekare net sergi alanıyla boya ve kaplama sektörünün en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yapacak. Fuarda, sektörün öncü markaları arasında yer alan 400’ün üzerinde katılımcı firma ile 10 bini aşkın ziyaretçinin bir araya gelmesi bekleniyor. Etkinlik, katılımcılara yeni ticari bağlantılar kurma, potansiyel iş ortaklıkları geliştirme ve küresel pazardaki güncel eğilimleri yakından takip etme imkânı sunacak.

“Yenilikçi Ürünler ve İleri Teknoloji Uygulamaları Tanıtılacak”

Üç gün boyunca fuar kapsamında sergilenecek yenilikçi ürünler, ileri teknoloji uygulamaları ve sektörün dönüşümüne yön veren çözümler, firmalar için uluslararası ölçekte güçlü bir tanıtım ve iş geliştirme platformu oluşturacak. Fuarla eş zamanlı gerçekleştirilecek konferans programında ise alanında uzman isimler sektörün geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulunacak. Yurt içi ve yurt dışından  profesyonellerin katılımıyla gerçekleşecek oturumlarda sürdürülebilirlikten teknolojik dönüşüme, yeni üretim trendlerinden küresel pazardaki fırsatlara kadar birçok kritik konu masaya yatırılacak.

Okumaya Devam Et

Son Yazılar

Trendler

Egepen


Kapanma Süresi 20Saniye